onedio
Çocuğu Okula Yeni Başlayan ve Uyum Sorunu Yaşayan Aileler Dikkat!
Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanlarından Psikolog Pınar Akdemir GANDUR ile, çocuklar için sancılı olabilecek okula uyum sürecinde, anne ve babaların nelere dikkat edebileceklerini konuştuk.Okulların açılmasına da az bir süre kaldı. Birçok çocuk öğrencilik ve okulla yeni tanışacak. Anaokuluna ya da ilkokula yeni başlayacak çocuğu olan ailelerin, çocuklarının alışma ve uyum süreçlerine dair endişeleri var. Eğer sizin de, çocuğunuzun okula başlamasına ve uyumuna ilişkin endişeleriniz varsa, bu yazıya mutlaka göz atın. Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanlarından Psikolog Pınar Akdemir GANDUR ile, çocuklar için sancılı olabilecek okula uyum sürecinde, anne ve babaların nelere dikkat edebileceklerini konuştuk.Gandur , her yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte, çocuklar ve aileler için zorlu bir dönemin başladığı, bu dönemde çocuklarda bazen beklenen bazen de beklenmedik tepkiler görülebildiği konusunda aileleri uyardı. Anaokuluna gitmenin amacının çocuğu ilköğretime hazırlamak olduğunu belirten Gandur, bu açıdan bakıldığında aslında çocuk anaokuluna ne kadar hazır değilse aslında o kadar çok okul öncesi eğitim alması gerektiğini; eğer çocuk annesinden ayrılamıyorsa, özbakım becerilerini geliştiremediyse, kurallara uymakta zorlanıyorsa, davranış sorunları varsa, dil gelişimine ilişkin problemler yaşıyorsa, özel eğitim almaya başlamadan önce okul öncesi eğitime başlamasını, ailenin 2-3 ay çocuğu gözlemledikten sonra bu sıkıntılar geçmez ise Merkezlerine başvurmalarını önerdi.Gandur konuşmasına şöyle devam etti;“Okula ilk adım sürecini kolaylaştırmak için, anne- babaların öncelikle kendilerinden emin olması, kendi aralarında net ve tutarlı davranmaları ve hem eğitimcilere hem de uzmanlara güven duyabilmeleri oldukça önemli.Bazen çocuklar okula gitme konusunda ailelerine zorlu saatler yaşatabilirler. Anne ve babalar çocuklarını okula bırakırken ya da okuldan alırken çocuklarının çeşitli protestolarıyla karşılaşabilirler. Çocukların okula gitmeyi reddetmelerine bazen baş ve mide ağrısı ya da mide bulantısı gibi fiziksel şikayetler de eklenebilir. Bu nedenle gideceği okul netleştikten sonra, okuldaki klasik bir gününün nasıl geçeceği konusunda çocuğunuzu bilgilendirin. Çocuğunuzun kafasındaki belirsizlik ne kadar az olursa, ilk günleri o kadar rahat geçecektir. Ona birçok şey öğreneceğini, arkadaşları ile birlikte yeni bir sürü faaliyet yapacaklarını söyleyin.İlk gün okula annesi ve babası ile birlikte giden çocuk kendisini daha çok güvende hisseder. Ailelerin çok önemli bir işi yoksaokulun ilk günü çocuklarına eşlik etmeliler. Hatta eğer mümkünse okul çıkışına da birlikte gitmeleri, çocuklarını mutlu eder. Okul sonrasında ailecek beraber bir aktivite yapmak (yemeğe gitmek, parkta oyun oynamak gibi) ve okulun ilk günü hakkında sorgulayıcı olmadan sohbet etmek çocuğu rahatlatır.”Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanı Psikolog Pınar Akdemir GANDUR , okula başlamanın zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir hazır oluş ve olgunluk gerektirdiğini; bu hazır oluşun kronolojik yaştan çok, çocuğun gelişim düzeyi ile ilgili olduğunu vurguladı. Okula hazırlığın değerlendirildiği birçok envanter ve testin mevcut olduğunu, anaokulu ya da ilkokul 1. sınıfa başlayacak olan çocukların duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğunun değerlendirilmesi için, ailelerin Merkezlerinden randevu alabileceğini, bu testler ile 5 ve 6 yaş düzeyindeki çocukların duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğu ölçümünün bilimsel metodlarla yapıldığını belirtti.
Reklam
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Okula Teşvik Başvuru Sonuçlarını Açıkladı
MEB tarafından 2014-2015 eğitim-öğretim yılında eğitim öğretim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin isimleri ile destek alacak özel okullar, 'www.meb.gov.tr' internet adresinden açıklandı.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2014-2015 eğitim-öğretim yılında eğitim öğretim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin isimleri ile destek alacak özel okulların 'www.meb.gov.tr' internet adresinden açıklandı.Eğitim öğretim desteği için 180 bin 637 öğrenci ve 4 bin 361 kurum başvurmuştu. Eğitim ve öğretim desteği almaya hak kazanan özel okulların ve öğrencilerin isimleri bakanlığın resmi internet sayfasında açıklandı.Okul öncesi özel kurumlara gidecek öğrencilere 2 bin 500, özel ilkokullara gidecek öğrencilere 3 bin, özel ortaokul ve liselere gideceklere yıllık 3 bin 500, temel liselere ise 3 bin lira eğitim öğretim desteği verilecek.Sonuçlara buradan ulaşabilirsiniz...AA
Üniversite Kayıtları Başladı
Üniversite sınavı sonucu yükseköğretim programına yerleşen 922 bin 275 kişi için kayıtlar 5 Eylül’e dek sürecek.Bu yıl ilk kez öğrenciler isteğe bağlı olarak elektronik kayıt da yaptırabilecek. 32 üniversiteyi kapsayan E-Kayıt süresi yarın sona eriyor.Üniversitelere giderek kayıt yaptıracak öğrenciler ise fakültelerin kayıt günlerini programlarının bağlı olduğu üniversitelerin internet sitelerinden veya üniversiteler ile iletişime geçerek öğrenebilir. Kayıtlar için gerekli belgelere de ilgili üniversitelerden ulaşılabilir.Üniversite sınavı sonucu tercih yapma hakkı olan 1 milyon 903 bin 242 adaydan 1 milyon 239 bin 761’i tercih yaptı. 922 bin 275 kişi yükseköğretim programına yerleşti. Lisans ve önlisansta 59 bin 12 kontenjan boş kaldı.Öğrenciler bu yıl ilk kez gerçekleşecek elektronik kayıt (E-Kayıt) işlemini https://www.turkiye.gov.tr/ web sitesi üzerinden yaptırabilecek.Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) sitesinde yer alan bilgilere göre öğrenciler sitede ‘e-hizmetler' bölümü altında yer alan ‘Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı' başlığı altında ‘Üniversite E-Kayıt' seçeneğini seçmeli.26 Ağustos’ta başlayan E-Kayıt yarın sona erecek. Öğrenciler ‘e-Devlet' kapısı üzerinden elektronik olarak kayıtlarını gerçekleştirebilecekleri gibi 1 - 5 Eylül 2014 tarihleri arasında üniversitelerine giderek şahsen kayıt da yaptırabilir.Elektronik kayıt olmayı tercih eden öğrencilerin üniversitelere giderek tekrar kayıt yaptırmalarına gerek olmayacak. Öğrenciler, elektronik kayıt işleminin ardından üniversitelerin duyurduğu tarihte ders kayıtlarını yaptırarak eğitime başlayabilecek.YÖK, bu yıl 32 üniversitede gerçekleştirilen pilot uygulamanın gelecek yollarda tüm üniversitelerde yaygınlaştırılacağını belirtti. Üniversite E-Kayıt klavuzu için .E-Kayıt yapılabilecek üniversiteler şöyle:Adıyaman Üniversitesi ; Afyon Kocatepe Üniversitesi; Akdeniz Üniversitesi; Anadolu Üniversitesi; Atatürk Üniversitesi; Batman Üniversitesi; Bitlis Eren Üniversitesi; Bozok Üniversitesi; Bülent Ecevit Üniversitesi; Çankırı Karatekin Üniversitesi; Çukurova Üniversitesi; Erzincan Üniversitesi; Erzurum Teknik Üniversitesi; Gaziosmanpaşa Üniversitesi; İnönü Üniversitesi; İstanbul Medeniyet Üniversitesi; İstanbul Üniversitesi; İzmir Katip Çelebi Üniversitesi; Kafkas Üniversitesi; Karadeniz Teknik Üniversitesi; Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi; Kastamonu Üniversitesi; Necmettin Erbakan Üniversitesi; Ordu Üniversitesi; Orta Doğu Teknik Üniversitesi; Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi; Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi; Siirt Üniversitesi; Sinop Üniversitesi; Süleyman Demirel Üniversitesi; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi. (BK)
Reklam
Kredi ve Yurtlar Kurumu Başvuru Sonuçları Açıklandı
Kredi ve Yurtlar Kurumu'na (KYK) ait yurtlarda barınmak isteyen öğrenciler için yurt başvuru sonuçları açıklandı. 2014-2015 öğretim yılında Lisans Yerleştirme Sınavı'na girerek yurt içi ve KKTC'de ilk defa herhangi bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan hazırlık ve 1. sınıf öğrencileri ile herhangi bir yükseköğretim kurumunda eğitimine devam eden ara sınıf öğrencilerinin yurt başvuru işlemleri tamamlandı. Yurt başvuru sonuçları, KYK'nın 'www.kyk.gov.tr' internet adresinden öğrenilebilecek.T24
Profesör Görür, ‘Üniversiteler Fukaralaştı’ Diyerek Akademisyenliği Bıraktı
İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür , 9 Eylül’den itibaren akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı aldı. Üniversitelerin bilimden uzaklaştığını düşünerek bu kararı alan Görür, çok sert açıklamalar yaptı. İTÜ’nün artık eskisi gibi olmadığını, bir bilim insanının taşıması gereken evrensel ölçütlerin tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Görür, “İTÜ, inanılmayacak ölçüde geriye düşen öğretim üyesi profiliyle inanılmayacak düzeyde fukaralaşan üniversiteye dönüştü. Genel olarak üniversitelerde insanlar uluslararası standartlardaki başarıları ile araştırmaları ile algılanmıyor. Bizden mi bizden değil mi, hangi topluluğa, hangi düşünceye aidiyeti var gibi saçma sapan bir yolun içine girildi. Eğer belirli bir düşüncenin insanı değilseniz sizi görmezlikten geliyorlar. Öyle olunca da gerçek bilim adamları küstürülüyor. İnsanlar artık kendi üniversitelerine aidiyetlerini yitirdiler” dedi. Prof. Dr. Naci Görür, emekliye ayrılarak akademi dünyasından ve beklenen büyük İstanbul depremi açısından çok büyük önem taşıyan Marmara Denizi’ndeki araştırmalardan çekilme kararı ile ilgili Cumhuriyet gazetesine açıklamalar yaptı. ‘İçime sindiremiyorum’ Görür, emekli olduktan sonra üniversitelerde öğretim üyeliğine devam etmenin mümkün olduğunu, birçok üniversiteden teklif de aldığını belirterek “Özel üniversitelerden teklif var, iyi de para veriyorlar. Gidip orada da bu işi yapabilirim ama ben içime sindiremiyorum. Bu üniversite sisteminde bir şeylerin yapılabileceğini düşünmüyorum” dedi. ‘Standardımı düşürdüm’ Görür, öğrencinin de bu kokuşmuş üniversite düzeni içinde daha kolay nasıl mezun olacağına baktığını, birçoğunun neredeyse hiç çalışmadan diploma aldığını vurguladı. Görür, “Bunları dekanlığa, rektörlüğe yazdım. Ben işi ciddiye aldığım için öğrenci açısından da hedef haline geldim. ‘Naci Hoca’nın dersinden geçersen üniversite bitmiştir’ gibi bir algı oluşmuş. Halbuki zor bir hoca değilim. Ben sınav kâğıtlarını ciddi ciddi okursam kimse geçemiyor. Bunun ürküntüsü ile ben de standardımı düşürdüm, buna rağmen unvanım bu. Düşünün artık üniversite ne hale gelmiş” yorumunu yaptı. ‘Profesör olmak kolaylaştı’ İTÜ’de evrensel bilim kriterlerinin tehdit olarak görülüp içinin boşaltıldığına dikkat çeken Görür, “Bu değerler ne kadar sulandırılırsa profesör, doçent olmak, kadro almak daha kolay oluyor. İşin bu hale gelişinde siyasetin büyük etkisi var. Üniversiteler siyasallaştı. Her dönemde bu oldu ama benim asistanlığımdan, yani 1971’den bu yana hiçbir dönemde bu son 10 senedeki gibi üniversiteler siyasallaşmadı” diye konuştu.Kimse dert edinmiyor Türkiye’de üniversitelerin durumunun hiç de iç açıcı olmadığını, evrensel ölçütlerde bilim üretilmediğini, araştırma yapılmadığını söyleyen Görür, eğitimin kalitesinin de buna bağlı olarak düştüğünü vurguladı. İTÜ’deki durumun da aynı olduğunu ifade eden Görür, “Üniversitenin yetkili organlarına da bildirdim. Gördüm ki bunu kimse dert edinmiyor. Siyasi iktidar artan üniversite sayısı ile övünüyor” diye konuştu. ‘Yok sayıyorlar’ Prof. Görür, Türkiye’de bilim insanı profilinin fukaralaştırıldığını vurgulayarak şunları söyledi: “Dünyada bir bilim adamı akademik basamakta yükseltilecekse yayınlarına, aldığı atıflara, yazdığı kitaplara, dünya bilim camiası ile ne kadar iç içe olduğuna bakılır. Bizde ise kesinlikle öyle değil. Eğer uluslararası bilimsel kriterlere uyuyorsan tehdit olarak bakıyorlar. Belki kolayca bileğini büküp harcayamıyorlar ama seni yok saymaya çalışıyorlar. Çünkü o tür ölçütler üniversitedeki insanları rahatsız ediyor. O ölçütlerin gelmesi demek onların değersizleşmesi demek. İşlerinin zorlaşacağını, belirli akademik basamaklara tırmanamayacaklarını düşünüyorlar. Onun için o değerleri bırakıp yeni yeni eften püften değerler üretip kendilerine değer biçiyorlar.” ‘Yerlerde sürünüyoruz’ Kendi fakültesinde yaptığı bir incelemede 40 akademisyen içinde sadece üçünün Avrupa veya Amerika’da profesör olabilecek niteliğe sahip olduğunu gördüğünü ifade eden Görür, “Yerlerde sürünüyoruz. Ama bundan kimse rahatsız olmuyor” dedi. ‘Laboratuvarımızı almaya çalıştılar’ Depremle ilgili Marmara Denizi’nde yaptıkları çalışmalar nedeniyle de hedef haline geldiklerini söyleyen Görür şöyle devam etti: “Türkiye’de deprem araştırmaları fazla yapılmıyordu. Uluslararası kaynaklar, projeler bulup biz yaptık. İTÜ’de deprem araştırmaları yapılıyor, kurumsal desteği var gibi anlaşılıyor ama öyle değil. Biz fazla etkin oluyoruz diye üniversitemiz rahatsız. Laboratuvarımızı elimizden almaya bile çalıştılar. Üretmeyeceksin, çalışmayacaksın. Üretirsen fark yaratıyorsun. O farkı yarattığın zaman da rahatsız oluyorlar. O fark oluşmasın diyorlar. Marmara’yı dünyanın en iyi bilinen denizi haline getirdik. Bunun için sürekli yurtdışından gemiler getirdik, araştırmalar yaptık, aletler yerleştirdik, bizzat çalıştık. Kendi kurumlarımızdan destek istedik, çoğu kez de alamadık.” Görür, artık jeotermal enerji ile ilgili araştırmalar yapacağını belirterek “Bilgi birikimi ve tecrübemle araştırmanın tam içinde olarak Türkiye’ye hizmet edebileceğimi düşünüyorum” dedi.T24
TEOG'da Boş Kontenjanlar Açıklandı
İstedikleri okula yerleşemeyen öğrenciler Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri e-okul üzerinden nakil talebinde bulunabilir Milli Eğitim Bakanlığı orta öğretim kurumlarında bu hafta oluşan boş kontenjanları açıkladı. e-okul üzerinden görülebilecek kontenjanlara nakil başvuruları önümüzdeki hafta Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri yapılabilecek. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı , TEOG sonrası istemediği okula yerleşen yaklaşık 40 bin öğrenci velisine “boş kontenjanları takip edin” çağrısında bulundu. Avcı şöyle konuştu: 'Özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında şimdiden 15 bin kontenjan oluştu. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek' dedi. Avcı, 40 bin öğretmen atamasının ise Meclis'in olağanüstü toplanmasıyla çözüleceğini açıkladı. Bakan Avcı, Cibuti Eğitim Bakanı Djama Elmi Okieh ile görüşmesinin ardından gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı. Bu haftadan itibaren özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında yeni kontenjanların oluşmaya başladığını belirten Avcı, 'Son aldığım bilgiye göre bu kontenjan 15 bine yaklaştı. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek' dedi. 1 milyon 3000 öğrenci liseye geçiyor  TEOG nakillerine ilişkin bir soru üzerine Bakan Avcı, liselere yerleştirme süreciyle ilgili 1 milyon 300 bin öğrencinin ortaokulu bitirerek liseye başlayacağını, bu öğrencilerin yüzde 93'ünü oluşturan 1 milyon 50 bin öğrencinin 15 tercihinden birine yerleştiğini, burada bir sorunun bulunmadığını söyledi. ‘Velilerimize zorluk verdiğimizin farkındayız’ Kalan 250 bin öğrencinin ise seçtikleri okul türüne göre yerleştirildiklerini dile getiren Bakan Avcı sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bu hafta itibariyle kontenjanlarda bazı sıkıntılar vardı. Bunun anlaşılabilir nedenleri var. Çünkü özel okullara geçiş henüz başlamamıştı. O yüzden okullarda kontenjan boşlukları yeterince oluşmamıştı. Şimdi bu haftadan itibaren özel okullara geçişler başladığı için devlet okullarımızda yeni kontenjanlar oluşuyor. Son aldığım bilgiye bu kontenjan 15 bine yaklaştı. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Onlara biraz zorluk verdiğimizin farkındayız. Ama sistem oturuyor. ‘Eylül sonuna kadar nakiller devam edecek’ Özel okullara geçişlerle birlikte her bölgede devlet okullarında yeni kontenjanlar oluşacak ve bulundukları yerlerden daha uzak yerlere yönlendirilmiş olan öğrencilerimizi telafi edeceğiz. Boşalan kontenjanlara onlar kayıtlarını yaptırabilecekler. Bu süreç Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Her hafta pazartesi, salı, çarşamba, perşembe günü nakil talepleri alınacak. Bu talepler cuma günü değerlendirilecek ve her cuma kaymalardan ötürü oluşan yeni kontenjanlar tekrar ilan edilecek. Onu takip eden pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri o yeni boşalan kontenjanlara nakil talepleri alınacak. Sistem eylül sonuna kadar bu şekilde düzenli bir biçimde işleyecek. Dolayısıyla 1 milyon 300 bin öğrencimizin mümkün olan en yükseğini, kendi tercih ettikleri, istedikleri ve kendilerine uygun olan yerlerdeki okullara yerleştirmek için eğitim teşkilatımız, okullarımız, müdürlerimiz, yöneticilerimiz olağanüstü bir gayretle çalışıyorlar. İnşallah eylül ayı içerisinde bu sorunların tamamını çözmüş olacağız.' ‘Öncelik farkı olmayacak, yerleştirme puana göre’  Pazartesiden itibaren nakil taleplerinin alınacağını dile getiren Avcı, pazartesi nakil talebinde bulunan veli ile diğer günler talepte bulunan veliler arasında bir öncelik farkı olmayacağının altını çizdi. Taleplerin, puan üstünlüğüne göre gerçekleştirildiğini vurguladı.T24
Reklam
Eğitimde Kadrolaşmada Çığır Açtık
İlk çıktığında çok tartışılan “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik” ile özellikle eğitimcilerin en büyük endişesi iktidarın okul müdürlerini puanlama yöntemlerinde vegörevlendirilmelerinde yine iktidara yakın eğitimcilerin kayırılacağı konusundaydı. Müdürlerin puanlamaları hangi kriterlerle yapılıyor sorusu bu günlerde yanıt bulmaya başladı. Şöyle ki; 13 Temmuz 2014 tarihinde hayatını kaybeden Ankara Etimesgut’ta bulunan Ufuk Arslan Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ahmet Şimşek’in vefat tarihinden yaklaşık bir ay sonra “Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Değerlendirme Sonucu 75 ve Üzeri Puan Alan Okul Müdürleri’nin Listesi”nde yer almış olması bu değerlendirmelerin, yönetmeliğe aykırı biçimde öğretmenlere, okul aile birliğine ve okul öğrenci başkanına sorulmadan keyfi bir biçimde yapıldığını açıkça ortaya koydu. Bu vahi olayın eğitimde kadrolaşmanın somut bir kanıtı olduğunu iddia eden CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesin şu sorulara yer verdi; 1-  10 Haziran 2014 tarih ve 29026 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen “Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim KurumlarıYöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik” gereğince görevden alınan okul müdürleri hangi sendikalara üyedir? 2-  İlgili yönetmelik gereğince görevden alınan okul müdürlerinin yerine getirilen okul müdürleri hangi sendikalara üyedir? 3- 13 Temmuz 2014 tarihinde hayatını kaybeden Ankara İli Etimesgut İlçesi’nde bulunan Ufuk Arslan Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ahmet Şimşek’in vefat ettiği tarihten yaklaşık bir ay sonra “Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Değerlendirme Sonucu 75 ve Üzeri Puan Alan Okul Müdürleri’nin Listesi’nde” yer aldığı iddiaları doğru mudur? 4-  Bu iddialar doğru ise 13 Temmuz 2014 günü vefat etmiş bir okul müdürünü Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü nasıl değerlendirmeye almıştır? 5-  Bu değerlendirmeler yönetmeliğe uygun şekilde yapılmakta mıdır? Bu değerlendirmeler yönetmeliğe uygun yapılıyor ise; “okul öğretmenlerince seçilen iki öğretmen, okul öğrenci başkanı, okul aile birliği başkanı”nın puanlamaya katıldıkları düşünülünce bu kişiler kendi okul müdürlerinin vefat ettiğini bilmemekte midir? Yoksa değerlendirme için yasaya aykırı biçimde bu kişilerin fikri alınmamış mıdır? 6-  Merhum okul müdürü için kim ve hangi yasal dayanaklar ve yine hangi kriterler göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmıştır? 7-  Müdürlere ilişkin değerlendirmeleri ilçe milli eğitim müdürlükleri tek başlarına mı yapmaktadır? Bunun yasal dayanağı nedir? 8-  Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında bu olaya istinaden Bakanlığınızca başlatılmış herhangi bir işlem mevcut mudur? Bu işlem nedir?
TEOG ile Yerleştiği Okuldan Memnun Olmayanlar İçin 8 Soruda Yol Haritası
TEOG sistemiyle yerleştikleri okuldan memnun olmayan ve daha iyi bir okula “nakil olmak” isteyen öğrenciler, kaygılı bir bekleyiş içinde. Veliler ve öğrenciler, nakil sürecinin üçüncü günü olan dün de e-okul’a girdiklerinde‘sıfır’ kontenjanla karşılaştılar. Anadolu liselerinde kontenjan açığı olmaması ve çok yüksekokul puanları, veli ve öğrencileri umutsuzluğa düşürüyor. Cumhuriyet'ten Figen Atalay nakil süreciyle ilgili velilerin aklına takılan soruları Uğur Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil'e sordu:  Nakil nedir? Kontenjan boşluğu nasıl oluşur?Ortaöğretim sistemi içinde farklı okul türleri bulunmaktadır. Öğrenciler bu okul türlerine farklı şekillerde yerleşirler. 1- TEOG sonucuna göre yaptıkları A grubu tercihlerle, 2- A grubu tercihlerine yerleşemezlerse B grubunda seçtikleri okul türleriyle, 3- Her iki gruba da yerleşemezlerse MEB tarafından ev adresine göre (bu yılki yerleştirmelerde evlerine uzak okullara yerleştirilen öğrenciler bulunuyor. Veliler durumdan şikâyetçi ve bakanlığın çözüm üretmesini bekliyor), 4- Yabancı özel okullara bireysel başvuru ile, 5- Askeri liselere TEOG dışında ayrı yapılan sınav sonucu ile, 6- Özel okullara ise otomatik olarak MEB tarafından yerleştirildikleri okullardan nakil alarak yerleşirler. Bu yerleşmeler sırasında MEB’in amacı TEOG sistemi içinde yer alan tüm okullardaki kontenjan boşluklarını doldurmak. Velilerin amacı ise öğrencilerin istedikleri okullarda okumalarını sağlamak. Kontenjan boşlukları, MEB tarafından yapılan merkezi yerleştirme ile kayıt olunan okullardan Türk ve yabancı okullara geçen öğrencilerin oluşturduğu kontenjan açığıdır. MEB bu kontenjan açıklarını geçmiş yıllarda ek tercihler yoluyla kapatmaya çalışıyordu. Bu yıl ise öğrencilerin kayıtlı oldukları okullardan boş kontenjanı olan okullara nakil başvuruları yaparak bu kontenjan boşluğunu kapatmayı hedefliyor. Şu anda sistemde çok az boşluk görünüyor. Hep böyle mi olacak?Şu anda henüz özel okullara gidecek öğrencilerin hepsi nakil başvurusu yapmadı. Asıl kontenjan açığı eylül ayı itibarıyla ortaya çıkacak. Bu yüzden veli ve öğrenciler panik yapmamalılar. Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan var ise bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. Her okulda mutlaka boşluk olacak mı?Geçmiş yıllara göre cevap verecek olursak yüksek puanlı okullarda daha az kontenjan açığı varken puan aşağı doğru indikçe kontenjan açığı artıyor. Bunu kartopu gibi düşünmek lazım. Kontenjan açığı her yıl aşağı doğru artmıştır. Bu yıl da benzer bir durum olmasını bekliyoruz. Böylece yerleştiği okullardan memnun olmayan öğrencilerin farklı okullarda şansı olacak. Nakil için herhangi bir sınırlama var mı?Nakil başvurusu için puan, il, ilçe gibi sınırlamalar bulunmuyor. Nakil başvurusu yapmak isteyen veli, e-okul sisteminden okulların boş kontenjanlarını incelemeli, bu okullardan istediği 1 okula nakil başvurusu yapmalıdır. Nakil başvurusu yapan öğrenciler neye göre yerleşecek?Nakil başvurusu sırasında öğrencinin başvuru yaptığı okulun taban puanı ile öğrencinin puanı arasında bir eşitlilik aranmıyor. Ancak bu, her başvuran o okula yerleşecek anlamına gelmiyor. Bu başvurular puana göre sıralanacak ve okulun boş kontenjanına denk gelen en yüksek puanlı öğrenciler o okula yerleşecek. Yani burada da bir merkezi yerleştirme söz konusu. Nakillerde nelere dikkat etmek gerekiyor?Nakil başvurularında her ne kadar puan sınırlaması olmasa da sonuçlar açıklandığında tüm okulların puanlarının yükseldiği görülüyor. Nakil başvurularında da merkezi yerleştirme olacağından ve öğrencilerin okullara yerleşmesinde okulun boş kontenjanına göre puan üstünlüğü esas alınacağından, veliler nakil başvurusu yapacakları okulun puanını dikkate almalılar. Çünkü nakil başvuru döneminde yalnızca bir okula başvuru yapabilecekler. Puan olarak yüksekte kalan bir okula nakil başvurusu yapmak, öğrencinin o okula yerleşme ihtimalini azaltacak. Bu durumda veli bir sonraki haftayı bekleyip tekrar kontenjan boşluğuna göre nakil şansını deneyecek. Nakiller ne zamana kadar devam edecek?Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan varsa bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. A grubu tercihlerimde ve B grubu tercihlerimde herhangi bir okula yerleştirilemediğim için MEB tarafından bir okula yerleştirildim. Ama bu okul evime çok uzak. Ne yapabilirim?Bu durumda MEB şikâyet dilekçesi verebilirsiniz, adres yakınlığına göre yerleştirilmediğinizi beyan edebilirsiniz. Bakanlık bu konuyla ilgili mutlaka açıklama yapacaktır. Diğer taraftan nakil başvurusu yoluyla istediğiniz okullara gelmeyi deneyebilirsiniz. Hiçbir durumda okul değişmez ise o okulda eğitim görmekten başka şans yok. Teorik olarak böyle ama; Ekim ayı itibarıyla okul kontenjan açıkları, puan durumu netleşecek. Figen Atalay | Cumhuriyet
Reklam
Her Vatandaşa Yüzme Öğretilmeli
Türkiye’de sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde seyrederken serinlemek için suya giren çocuklarımız ve vatandaşlarımızın boğulduğu haberleri peşi sıra geliyor.  Denize yakın olanlar denize, daha karasal bölgelerde yaşayanlar ise su kanallarından derelere, barajlardan süs havuzlarına nereyi bulurlarsa kendilerini suların içine atıyor. Serinleyeyim derken ne yazık ki boğularak hayatlarını kaybediyorlar. Her yaz bu şekilde boğulan yüzlerce insanımız var. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, üç tarafı denizle çevrili bir ülke olarak denizle bir türlü barışamadığımızın sinyallerini geçen sene sosyal medya üzerinden vermişti. Boğularak hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüzme eğitiminin verilmediğini söyleyerek Hükümeti eleştiren Tanal, her vatandaşa yüzme eğitiminin verilmesi gerektiğini belirtti. Ülkemizde denizin dibinde büyüyüp, yüzme bilmeyen çok fazla insanımız bulunmaktadır. Sadece yüzme bilseler belki de kimse boğulmayacak. İşte burada yüzme eğitiminin önemi ortaya çıkıyor. İngiltere'de 1970'lerden beri bütün çocukların altı yaşına kadar yüzme öğrenmesi şart koşuluyor. Yüzmeyi öncelikle bir can güvenliği olarak ele almak lazım. Çünkü her yıl yüzlerce insan yüzme bilmediği için boğuluyor. Eğer yüzme bilseler, böyle sonuçlar yaşanmayacak. Ayrıca siz yüzme öğrendiğinizde bir kişinin canını kurtarma şansınız oluyor. Kumburgaz’da kaybolan 5 gencimiz, Siirt’te baraj kapaklarının açılmasıyla boğulan insanlarımız en son yaşadığımız acılar. Bunu önleyebilmek adına, çocuklarımızı suyla erken yaşta tanıştırmak gerektiğini belirten Tanal, yüzme dersinin zorunlu ders olarak müfredata konması ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altını çizmişti. Üzerinde durulmayan fakat çok önemli olan bu tespit, bazı kesimler tarafından lüks olarak bile karşılanmıştı. Bahse konu talebin önemi, içinde bulunduğumuz yaz aylarında boğulma vakalarının ciddi oranlarda olması ve gittikçe artması ile de umarız anlaşılmıştır.
Reklam
10 Adımda Sağlık Yönetimi
Sağlık yönetimi mesleği hakkında özet bilgi içerir.  Sağlık yönetimine destek olmak için çok geç değil sende twitter da ‪#‎sağlıkyönetimine1000kadro hashtagi ile bize destek olabilirsin. Ayrıca aşağıdaki internet sitesine girip sağlık yönetiminin önünün açılması için imzan ile katkıda bulunabilirsin.  http://www.change.org/tr/kampanyalar/sa%C4%9Flik-bakanli%C4%9Fi-sa%C4%9Flik-y%C3%B6neticilerinin-%C3%B6n%C3%BCn%C3%BC-a%C3%A7in?share
Türkiye'nin En Büyük 5 Kariyer Klübü
Üniversite kayıtlarının ve yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına bu kadar az bir süre kalmışken, artık sadece belirli birkaç bölüm degil bütün üniversite bölümlerinin öğrencilerine hitap eden öğrenci kulüplerini tanımakta fayda var! Kampüsün tadını çıkarırken hem yeni arkadaşlar edinmek, hem de kişisel gelişiminiz ve gelecek planlarınıza yardımcı olmak için kurulan pek çok öğrenci kulübünün arasından en iyilerini sizin için seçtik. İşte daha okula başlamadan adını bilmeniz ve takip etmeye hemen başlamanız gereken Türkiye'nin en iyi 5 kariyer odaklı öğrenci kulübü:
ÖSYM'nin 2015 Sınav Takvimi Açıklandı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nce (ÖSYM), 2015 yılında yapılacak sınavlara ilişkin takvim belirlendi. ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, 2015 yılında yapılacak sınavların tarihleri yer aldı. Takvimin güncel gelişmelere göre yenilenebileceği belirtilen duyuruda, ilgililerin takvim bilgilerini sık sık kontrol etmeleri istendi. Duyuruya göre, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 15 Mart 2015, Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) ise 13-14 Haziran ve 20-21 Haziran 2015'de gerçekleştirilecek. 2015 yılında yapılacak bazı sınavların tarihleri şöyle:-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) : 15 Mart 2015 -Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS İlkbahar dönemi): 5 Nisan 2015 -Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS İlkbahar Dönemi): 12 Nisan 2015 -Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES İlkbahar Dönemi) :10 Mayıs 2015 -Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-4 Sosyal Bilimler: 13 Haziran 2015 -Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-1 Matematik: 14 Haziran 2015 -Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-5 Yabancı Dil: 14 Haziran 2015 -Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-2 Fen Bilimleri: 20 Haziran 2015 -Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-3 Edebiyat-Coğrafya: 21 Haziran 2015 -Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS A Grubu ve Öğretmenlik): 4-5 Temmuz 2015 -KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT): 12 Temmuz 2015 -Dikey Geçiş Sınavı (DGS): 26 Temmuz 2015 -Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS Sonbahar Dönemi): 13 Eylül 2015 -Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS Sonbahar Dönemi): 20 Eylül 2015 -Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES Sonbahar Dönemi): 22 Kasım 2015AA
Reklam