Mali Müşavir Kimdir Nedir .?
İşletme, iktisat, maliye, kamu yönetimi gibi İİBF bölümlerinde okuyan öğrencilerin tamamına yakınının, girdiği kpss b,  kpss a, ales ve yds sınavlardan sonra yenik düştüklerini anladıkları an akıllarına gelen ve birden hedeflediği üst düzey muhasebecilik pozisyonudur.Netice de daha az uğraşla daha çok parası olan bir meslek sahibi olacaklarını düşündüklerinden dolayıdır.Stajı dahil doktordan çok okuyan ama daha az para alan, bir hukuk fakültesi mezunu kadar hukuk bilen ama avukat sayılmayan, saygın meslektir.
İlkokullara 'Kodlama' Dersi Geliyor
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, artık ilkokul çağındaki çocukların kodlamayı öğrenmelerinin gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’na ilkokullar için kodlama dersinin eklenmesiyle ilgili teklifte bulunacaklarını belirtti.İki hafta önce ABD’deki Silikon Vadisi’ni ziyaret ettiklerini belirten Fikri Işık,  'Bize en çok sorulan soru, FATİH Projesi oldu. Neden? Çünkü bu, dünya çapında bir proje. Bu yavrularımız 5. sınıfa geldiğinde ellerine tablet verilecek ve bütün dijital imkanlardan tablet sayesinde yararlanma imkanları olacak. Sınıfta etkileşimli tahtayla ders yapacaklar. Sadece kitapla yetinmeyecekler. İnsan vücudunda, mideyle kalbin yerini karıştıran öğrenci dönemi bitiyor. Bunun için büyük yatırımları hayata geçirdik' dedi.Öğrencilerin vatan ve doğa sevgisinin yanı sıra eğitim alanında becerilerinin geliştirilmesinin sağlanmasını gerektiğini belirten Işık, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Dijital okur yazarlığı okullarımızda daha fazla ön plana alma zorunluluğumuz var. Teknoloji ve bilgisayarlar bizi esir mi alacak? Yoksa teknolojiyle dost, hayatın anlamını kavrayan bireyler mi yetiştireceğiz? Bu noktada daha fazla odaklanmak durumundayız. Özellikle yakında Milli Eğitim Bakanlığımıza, bakanlık olarak resmen teklif edeceğiz, artık ilkokullarımıza bilgisayar kodlama dersleri koyalım. Daha ilkokul çağında yavrularımız kodlamayı öğrensin. Bugün bir haber vardı, '10 yaşında bir delikanlı Instagram'ı dize getirdi' diye. ABD'de bir genç, yazdığı programla günde bin dolar kazanıyor. Biz bu yarışta geç kalmamalıyız. Ben matematik okudum, benim matematikçi olmamın sebebi, ilkokulda birinci sınıftaki öğretmenimdir. Şimdi öğretmenlerimizin çocuklarımıza hem okulu hem de matematiği ve Türkçe'yi sevdirmesi geliştirmesi çok önemli.Kod yazılımını da bu noktada önemsiyoruz. En basitinden başlayarak çocuklarımızın kod yazılımını ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Eğer bilim ve teknolojide sürdürülebilir başarı yakalayacaksak, eğitimdeki kalitemizi daha da yükseltmek durumundayız. Hedefimiz, hem Kocaeli hem de Türkiye'nin çok daha kaliteyi yakalaması ve dünyada sayılı ülkelerden birisi olması.'Webtekno
47 Bin Öğretmenin Atamaları Ağustosta
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, MEB'e 47 bin kadro kullanabilme yetkisinin verildiğini söylediMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı , öğretmen atamaları, rotasyon ve dershane öğretmenlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB) istihdam edilmesine dair açıklamalarda bulundu.MEB'e 47 bin kadro kullanabilme yetkisinin verildiğini anımsatan Bakan Avcı,Öğretmen atamalarıyla ilgili 'seçim geliyor' argümanlarınındile getirildiğini söyleyen Avcı, 'Böyle bir şey yok. Bugüne kadar ne öğretmen atamalarında ne diğer ekonomik konularda seçim geliyor diye yapmamız gereken bir işi yapmamakla övünüyoruz. Popülist davranmamakla, kendimizi hep öyle takdim ettik. Seçim ekonomisi uygulamayız dedik, uygulamadık' şeklinde konuştu.Bakan Avcı, 'atanamayan öğretmenler' ifadesinin de düzeltilmesi gerektiğine dikkati çekerek, 'Siz 'atanamayan öğretmen değilsiniz.' Siz atanabilmek için sınava girmiş fakat atanmak için gerekli puanı tutturamamış olan öğretmen aday adaylarısınız. Sınavda gerekli puanı alamamışsınız' dedi.Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerde çalışan öğretmenlerin MEB bünyesinde istihdam edilmesi konusunda da açıklama yaparak, 'Yasada, toplam 6 yıl sigortalı çalışmış olanlar müracaat edebilirler' denildi. Kesintisiz 6 yıl değil, girmiş 8 ay sigortalı çalışmış, çıkmış 10 ay sigortalı çalışmış çıkmış, 2 sene sigortalı çalışmış . Bunların hepsini topladığımız zaman 6 seneyi dolduruyorsa, o zaman onlar bu müracaatları yapabilecekler' açıklamasını yaptı.Avcı, öğretmen rotasyonu konusunda ise '12 yıl ve fazla, bir yerde görev yapmış öğretmenler, il içinde rotasyona tabii olacaklar. Ondan sonraki yıl 11'e, ondan sonraki yıl 10'a, ondan sonraki yıl 9'a, en son 8 yıla. Dolayısıyla 4 sene sonra 8 yıldan fazla bir okulda görev yapamaz kuralını yerleştirmiş olacağız' dedi.T24
Mahkemeye Sevk Edilen ÖSYM Eski  Başkanı Yarımağan Serbest Bırakıldı
KPSS'de usulsüzlük soruşturması kapsamında savcılıkça ifadesi alınan eski ÖSYM Başkanı Yarımağan, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturması kapsamında ifadesi alınan eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, tutuklama istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilmişti. Ünal Yarımağan'ın adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi.Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı Yücel Erkman, 'şüpheli' sıfatıyla ifadesini aldığı Yarımağan'ın, 'görevi kötüye kullanmak, devlet memurunun resmi belgede sahteciliği ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçlarından tutuklanmasını talep etmişti.AA
Demir: ‘Bildiğim Ne Varsa Anlatacağım’
Eski ÖSYM Başkanı Demir, KPSS'deki usulsüzlük iddiaları soruşturmasına ilişkin, 'Yargıya saygımız var. Bildiğimiz ne varsa anlatacağım' dedi.Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Yücel Erkman'ın daveti kapsamında ifade vereceğini söyledi.Yargıya saygı duyduğunu ifade eden Demir, 'Yargıya saygımız var. Bildiğimiz ne varsa anlatacağım. Gerçeğin açığa çıkması, hakkın ve adaletin tesis edilmesi için elimden geleni yaptım, yapmaya da devam edeceğim. Görev sürem boyunca kimseye haksızlık etmedim. Edilmesine de müsaade etmedim. Suçluların ortaya çıkartılması için ne gerekiyorsa her türlü katkıyı verdim. Talep edilen her türlü bilgi ve belgeyi geciktirmeden ilgililere ilettim' dedi.ÖSYM'nin her yıl 500 milyon sayfa sınav evrakı bastığını, bunu depolaması için de mekanı ve imkanı bulunmadığını belirten Demir, depo ihtiyacı oluştuğunda Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden de izin alınarak, yasal işlemlerinin yapılmasının ardından saklama süresi dolan evrakın imha edildiğini söyledi.Bunun kurum için olağan bir uygulama olduğunu ve kendilerinin de bu doğrultuda her yıl evrakı imha ettiğini anlatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:'Özellikle herhangi bir sınava yönelik olarak evrakı imha etmemiz diye bir şey söz konusu olmamıştır. İlgili yılda söz konusu sınav evrakının imhası hususunda devam eden soruşturmanın olumsuz etkilenmemesi için öncelikle savcılığın görüşü talep edilmiş ve oradan gelen 'olur' doğrultusunda sınav evrakı imha edilmiştir. 'KPSS evrakını yakma ile imha etme' diye bir şey söz konusu olmadığı gibi bu tür bir suçlama da gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu kopya olayı ben göreve gelmeden 3 ay önce gerçekleşmiştir. İlgili sınav evrakının akıbeti hakkında göreve gelmeden önce neler olduğunu bilemem. Göreve geldikten sonra soru kitapçıkları ile ilgili bir talep ile karşılaşmadım. Doğal olarak gerekli olan tüm evrakın savcılık tarafından el konulduğunu düşündüm. Savcılık tarafından talep edilen diğer bilgileri geciktirmeden temin edip sunmak dışında sürece hiç bir zaman dahil olmadım. Dolayısıyla ben görevde iken savcılığın bilgisi dışında bir imha söz konusu olmamıştır. Ben, görev sürem olan 4,5 yıl boyunca kurum içerisinde soruşturmaya ve mahkemelere konu olan sınav evrakının türü ne olursa olsun imha edilmemesi talimatını da verdim. Uygulama da bu yönde gerçekleşti.'Ali Demir, 2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarını soruşturan Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Yücel Erkman tarafından, UYAP Sistemi üzerinden SMS ile 4 yıl yürüten Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan'ın, 'sınav kitapçıklarının imhası yönündeki talimatını, kanuna aykırı olmasına karşın uygulayarak, delilleri yok ettiği ve böylece görevini kötüye kullandığı' iddialarıyla ilgili ifadeye çağrılmıştı.Yıldız Aktaş, AA
KPSS'deki Gülen Dosyası 'Paralel Yapı' Savcısında
2010'daki KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada, 1 numaralı şüpheli olduğu belirtilen Fetullah Gülen hakkındaki dosya, 'Devlette Paralel Yapı' iddialarına ilişkin soruşturma dosyasıyla birleştirildi.KPSS'de usulsüzlük iddialarını soruşturan Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, Gülen dosyasını ayırma kararı verdi. Erkman, ayırdığı dosyayı, 'Devlette Paralel Yapı' iddialarıyla ilgili ana soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun'a gönderdi.Savcı Coşkun, gelen dosyayı, 'Devlette Paralel Yapı' dosyasıyla birleştirdi.Ayırma kararındaki değerlendirmelerKararda, 2010'daki genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimleri alanlarından oluşan KPSS sınavının üçüne de giren adaylar yönünden, sınav sorularının önceden elde edilerek aracılar ve adaylar vasıtasıyla sınava girenlere dağıtılmasıyla ilgili 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak', 'resmi belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'suç delillerini yok etme', 'görevi kötüye kullanma' suçlarından yapılan soruşturmada, şüpheli sayısının net belli olmadığı kaydedildi.Ayırma kararda, 23 Mart 2015'teki adli soruşturma ve yakalama kararları uyarınca 32 şüphelinin tutuklandığı, 30 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiği hatırlatıldı.YÖK Denetleme Kurulu, Jandarma Kriminal, Emniyet Bilişim Uzmanlığı, TÜBİTAK, MASAK raporları, ÖSYM, SGK, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Kredi ve Yurtlar Kurumundan alınan yazılar, müşteki beyanları, bir kısım şüpheli ikrarı, bilirkişi raporları, HTS analizleri ile tüm delillere göre, YÖK raporunda 100 ve üzeri net yapan 3 bin 227 adayın şüpheli konumunda olduğu ifade edilen kararda, 'bin 435 şüphelinin doğrudan, kalanların ise büyük çoğunluğunun dolaylı olarak kamuoyunda bilinen bir yapıyla bağlantılı olduğunun tespit edildiği' aktarıldı.Kararda, 'Fezlekede 1. sırada gösterilen Fetullah Gülen ile ilgili değerlendirmeler ve delillere göre, tarafınızca yapılmakta olan 'ana örgüt' soruşturması kapsamında, iki dosya arasında fiili ve kişisel bağlandı olduğu değerlendirilmiştir' denildi.AA
Reklam
Bakan Avcı: 'Türkiye'nin 115 Bin 400 Yeni Öğretmen İhtiyacı Var'
Milli Eğitim Bakanı Avcı, Türkiye'nin öğretmen ihtiyacı sayısının ideal koşullarda 115 bin 420 olduğunu söyledi.TBMMMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi kurulmasını öngören Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Öğretmen atamalarına esas olan KPSS'nin Temmuz ayında yapılacağını belirten Avcı, 'Nisan sonunda öğretmen ataması yapılmayacak. KPSS'ye girecek yüzbinlerce gencin, kendilerinin de değerlendirileceği tarihte atama yapılması için haklı talebi var. İnşallah ağustostan itibaren bu adımları planlayacağız' diye konuştu.Türkiye'nin öğretmen ihtiyacı sayısının emekli olacakların branş dağılımına göre değişebileceğine işaret eden Avcı, 'İdeal koşullarda 115 bin 420 yeni öğretmen ihtiyacı var' dedi. Konuşmaların ardından, teklifin maddelerinin görüşülmesine geçildi.Muhabir: Ali Hakan DerAA
Bakan Işık: 'Kişilerin Sahte Delillerle Suçlanması Son Derece Vahimdi'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Balyoz davasında verilen 236 beraat kararıyla ilgili, 'Kişilerin sahte delillerle suçlanması son derece vahimdi, beraat kararları sevindirici” dedi.Katıldığı bir televizyon programında gündemini değerlendiren Bakan Işık, sıcak gündemi yorumladı. Balyoz davasında verilen 236 beraat kararını değerlendiren Işık, sahte delillerle suçlanan sanıkların beraat etmesinin sevindirici olduğunu söyledi. Bakan Işık, 'Bütün sanıkların beraat etmesi sevindirici, insanların ceza alması kimseyi sevindirmez, baştan beni tavrımız ’ümit ederiz suçsuz bulunurlar’ şeklindeydi. Burada kişilerin sahte delillerle suçlanıyor olmasıdır bu hukuk açısından son derece vahimdi, bu durumun neden olduğunu biliyoruz, devletin içinde yapılanan paralel yapının nasıl sahte delil üreteceğini, mizansenler kurup masum insanları suçlayacağını görmüş olduk.Emniyette yapılanmış, TÜBİTAK’ta TİB’de ve yargıda, diğer bazı kritik devlet yapılarında yapılanmış bir ağ meydana getirmişler. Bir yere sahte delil koyuyorlar, hakim delilin doğruluğunu belirlemek için TÜBİTAK’a gönderiyor, paralel yapıya mensup bilirkişi ’sahte değil’ raporu veriyor sonra hakim karar eriyor. Hakim bazen bunlardan oluyor bazen bunlardan olmayan ama eldeki delile göre karar verince durum farklı oluyor. Türkiye kritik bir dönem yaşadı. Ümit ediyoruz bundan sonra hiçbir paralel yapıya müsaade edilmez ve hukukun dışına çıkılmaz' dedi.“MUHALEFET SÜT DÖKMÜŞ KEDİ”2010 KPSS’nin sorularının çalındığı iddialarıyla ilgili soru üzerine Bakan Işık, muhalefetin tavrını da eleştirdi. Işık, 'Muhalefetin KPSS konusu paralel yapıya dayandığında hemen suskunlaştığını görüyoruz. Hükümet söz konusu olunca aslan kesiliyorlar, işin ucu paralele dayanınca kör sağır oluyorlar. Bu toplumda ciddi endişeler oluşturuyor. İddialar ilk ortaya atıldığında muhalefet KPSS’de yolsuzluk oldu üzerine girelim diyordu. Bunun altından paralel yapı çıkınca süt dökmüş kedi gibiler' şeklinde konuştu.İHA
Reklam
ALES Başvuru Süresi Uzatıldı
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) ilkbahar dönemi başvuruları, yurt genelindeki elektrik kesintisi nedeniyle bir gün uzatıldı.ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 2015-ALES ilkbahar dönemi başvuru işlemlerinin bugün sona ereceği anımsatıldı.Yurt genelindeki elektrik kesintisinin başvuru merkezlerinde yoğunluk oluşturması nedeniyle işlemlerinin yarın sona ermesine karar verildiği bildirilen açıklamada, başvuruların, merkezlerden başvuracaklar için yarın mesai saati bitiminde, internet aracılığıyla başvuracaklar için ise saat 23.59'da sona ereceği kaydedildi.Ödeme işlemlerinin, bankadan ödeme yapacak adaylar için 2 Nisan'da mesai saati bitiminde sona ereceği belirtilen açıklamada, ÖSYM'nin internet sayfasındaki 'Ödemeler' alanından kredi kartı veya banka kartı ile yapacaklar için ise ödeme işlemlerinin saat 23.59'da sonlanacağı ifade edildi.AA
Thug Life Fenomeninin Nereden Geldiğini Duyunca Çok Şaşıracaksınız!
Amerikalı rap sanatçısı 2PAC tarafından; hayata  hiçbir şeye sahip olmadan başlamış fakat yıllar içinde her şeye sahip olmuş olanların felsefesi olarak tanıtılmıştır. Fakat thug kelimesinin kökenine inince karşımıza bambaşka bir mekan bambaşka bir hikaye çıkmaktadır. Bilinen Thug Life felsefesine göre başarıya giden her yol mübahtır. Fakat ilk Thug Life felsefesini benimseyenlerin bu durumu oldukça abarttıkları su götürmez bir gerçektir.
Reklam
Bir Öğretmenin El Çantasında Olması Gereken 12 iPad Uygulaması
Google DriveiPadiniz üzerinden Google Drive(*) uygulaması ile dokümanlarınızı saklayabilir, diğer kullanıcılar ile doküman paylaşabilir ve istediğiniz yerden Google hesabınıza giriş yaparak dokümanlarınıza ulaşabilirsiniz.Aynı zamanda Google Dokümanlar, Google eTablolar, Google Slaytlar, Google Formlar ve Google Çizimler uygulamaları ile içeriklerinizi ve etkinliklerinizi zenginleştirebilirsiniz.iMovieiMovie ile pratik bir şekilde iPadiniz üzerinden kısa film veya fragmanınızı hazırlayabilirsiniz. Dilerseniz resimlerinizi birleştirip arka planına bir müzik koyarak kendi filminizi de oluşturabilirsiniz. Dilerseniz de hali hazırda çektiğiniz videolar üzerinde düzenlemeler yapıp efektler vererek kendinizi yönetmen koltuğuna oturtabilirsiniz.BeFunkyBeFunky, resimlerinizi düzenleyebileceğiniz bir uygulamadır. befunky ile fotoğrafınıza filtre uygulayabilir veya kesip biçebilirsiniz. Fotoğraflarınızı düzeltmenin yanında web 2.0 aracı sürümünde befunky.com adresinden giriş yaptığınızda kolaylıkla kolaj oluşturabilir ve bunu paylaşabilirsiniz.Skitch(*) uygulaması befunky yerine kullanabileceğiniz alternatif bir uygulamadır. Skitch ‘den farklı olarak görselleriniz üzerine oklar koyarak çok rahat bir şekilde işaretlemeler yapabilirsiniz.CanvaCanva(*) uygulaması ile ister canva içerisindeki ücretli ve ücretsiz binlerce grafiği kullanarak isterseniz de kendi fotoğraflarınızı veya grafiklerinizi kullanarak iPadiniz üzerinden ilk posterinizi oluşturabilirsiniz.KeynoteKeynote uygulaması ile ipad üzerinden sunum oluşturabilirsiniz. Oluşturduğunuz sunumu keynote dosyası olarak kaydetmenin haricinde isterseniz Powerpoint veya PDF olarak da kaydedebilir ve böylece diğer platformlarda da sunumlarınıza ulaşabilirsiniz.Google Slaytlar(*) ve Prezi(*) uygulamalarını Keynote ‘a alternatif uygulama olarak kullanabilirsiniz. Eğer Google Okulu’ysanız öncelikli olarak Drive üzerinden çalıştığı için Google Slaytları ‘da denemenizi öneririm.ThingLinkOluşturduğunuz ders materyallerini Thinglink kullanarak öğrenciniz ile tek bir görsel üzerinden paylaşmayı sağlayabilirsiniz.Thinglink ile görselinizin üzerine yazı, link, fotoğraf veya video ekleyebilirsiniz. Bu sayede öğrenci ile paylaşacağınız tüm materyallere öğrencinin tek bir yerden ulaşmasını sağlayabilirsiniz.ShowBieShowbie ile iPad üzerinden sanal sınıfınızı oluşturup sınıfınıza dahil olan öğrencilerinize quiz yapabilir, ödev verebilir, ödevi kontrol edebilir veya ödeve geri dönüt sağlayabilirsiniz.Öğrenciler verdiğiniz ödevinize ister kalemle çizim yaparak, isterse klavyeden yazı yazarak cevap verebilir.İsterseniz ödev veya quizin süresi bittiğinde etkinliği kilitleyerek süresi geçen etkinlik üzerinde değişiklik yapılmasını engelleyebilirsiniz.İster tüm sınıfa içerik gönderebilir isterseniz de sınıf içerisinden seçtiğiniz bir öğrenciye içerik gönderebilirsiniz.PoppletÖğrencilerinize ders sonunda zihin haritası oluşturtarak akıllarında kalanları rahat bir şekilde öğrenebilirsiniz. İşte bu durumda popplet size ipadinizden(*) zihin haritası oluşturmanızı sağlıyor. Popplet uygulaması ile oluşturduğunuz zihin haritalarını sunuma dönüştürerek çalışmalarınıza farklı bir boyut kazandırabilirsiniz.ClassDojoClassDojo bir sınıf yönetim uygulamasıdır. Kendi sanal sınıfınızı oluşturarak sınıfınızı iPad(*) üzerinden de yönetmeye başlayabilirsiniz. ClassDojo ile öğrencilerinize olumlu ve geliştirilmesi gereken olmak üzere iki ayrı tip davranış puanı verebilirsiniz. ClassDojo sizin her verdiğiniz olumlu veya geliştirilmesi gereken davranış notunda çıkardığı farklı ses ile sınıf düzenini sağlamanıza yardımcı oluyor. Bu süreçte ilk 2-3 hafta öğrencilere davranış notu verirken ekrana da yansıtıp sonrasında yansıtmazsanız öğrencilerinizin sınıf içerisinde davranışlarının olumlu yönde değiştiğiniz somut olarak göreceğinize eminim.Explain EverythingFlipped Classroom modelinde en çok kullanılan uygulamalardan birisi olan Explain Everything uygulaması ile iPadiniz üzerinden kendi ders videolarınızı kolaylıkla hazırlayabilirsiniz.Uygulama videolarınızı hazırlarken her sayfayı ayrı ayrı video kaydı yapmanızı sağlamaktadır. Bu özelliği ile isterseniz yalnızca bir sayfanın videosunu iPadinize kaydedebilir veya isterseniz de tüm sayfaları peş peşe kaydederek tek bir video haline getirebilirsiniz.CamScannerCamScanner uygulaması ile istediğiniz dokümanı fotoğrafını çekerek iPadiniz üzerinden tarayabilirsiniz. Taradığınız dokümanın kenarlarındaki fazlalıkları silerek doküman üzerindeki fazlalıklardan kurtulabilirsiniz.Taradığınız dokümanı ister tek tek fotoğraf olarak isterseniz de tüm sayfaları tek bir pdf dosyası olarak kaydedebilirsiniz.WordSaladWordsalad ile ipadiniz üzerinden birkaç saniye içinde kelime bulutları oluşturabilirsiniz.Wordsalad ‘ın haricinde kelime bulutu oluşturmak için Cloudart, Visual Poetry – Word Collage veya WordFoto ‘yu da deneyebilirsiniz.Not: Yanında yıldız gördüğünüz uygulamalar ipad uygulaması olduğu gibi aynı zamanda web 2.0 aracıdır ve bilgisayarınızdan da kullanabilirsiniz.
Sınav Ücretlerine Bir Yılda Yüzde 35 Zam
Ekonomideki kötü gidişatın etkilediği zamlar, sınav ücretlerine de yansıdı. Bir yılda sınav ücretlerine yapılan zam yüzde 40’ı buluyor. Bunun yapılması için giderlerin de yüzde 40-50 artması gerektiğini belirten Aktif Eğitim-Sen Başkanı Osman Bahçe, böyle bir artış olmadığına için ÖSYM’nin vurgun yaptığını söyledi.Son dönemde iğneden ipliğe gelen zamlar sınav ücretlerine de yansıdı. 2014’te 40 TL olan YGS ücreti 50 TL olurken ALES 70 TL, TUS ise 100 TL’ye kadar çıktı. 2014 yılında sadece ALES için yatırılan para 13 milyon 774 bin TL’yi buldu. Son zamlar ile bu rakamın daha da artacağı tahmin edilirkan bir yılda sınav ücretlerine gelen zam tutarı yüzde 40 oldu. Her yıl binlerce öğrenci ve akademik kariyer yapmak isteyenler sınavlara girmek için para yatırıyor. ÖSYM her yıl sınav türlerine göre kayıt ücreti alıyor. Bu yıl pek çok sınavın giriş ücretine 20 TL zam gelmesi tepkilere sebep oldu. Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı ‘nın (ALES) 20 TL birden yükselmesi ile sosyal medya üzerinden 1 milyon 897 bin kişi, sınav ücretlerinin düşürülmesi için başlatılan imza kampanyasına katıldı. ÖSYM yerine bu parayı kitaba yatırmak istediklerini belirten öğrenciler, amacın kâr değil kamu hizmeti olması gerektiğini vurguluyor.ÖSYM’nin hiçbir dönemde toplanan sınav ücretlerinin nereye harcandığına dair bir açıklama yapmadığına dikkat çeken Aktif Eğitim-Sen Başkanı Osman Bahçe, toplanan paraların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla özellikle sınava katılarak harç ödeyenlerle paylaşılması gerektiğini söyledi. Sınav ücretlerini hükümetin belli bir maksat için topladığını ifade eden Bahçe, bu paralarla sınav giderlerini karşılamayı planlarken bir süre sonra kâr kapısına döndüğünü kaydetti.
Reklam
MEB'den Okullara ‘Son Mektup’ Genelgesi
Çanakkale Savaşı’nı anlatan ancak savaşta komutanlığı üstlenen Mustafa Kemal Atatürk’ün adının sadece bir cümlede geçmesi nedeniyle eleştirilen “Son Mektup” filmi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “genelgesi” ile öğrencilere izletiliyor.Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “tarih şuurunun gelişmesi, değerlerin tanıtımı” amaçlı genelgesi, filmin sadece ilköğretim kurumlarında tanıtılmasını kapsasa da liseler de dahil tüm öğrenciler velileri ve öğretmenlerle birlikte sinema salonlarına dolduruluyor. Böylece filme MEB’ten verilen gişe desteği 17 milyon TL’yi buluyor. AKP’nin seçim şarkılarını hazırlayan Özhan Eren’in senaryosunu yazıp yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin işleyen “Son Mektup” filmi 18 Mart’ta zaferin 100. yılında vizyona girdi. Filmin Çanakkale’de düzenlenen galasına Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da katıldı. Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü ve 20 milyon TL’nin üzerindeki bütçesiyle Türk sinemasının en pahalı filmi olarak tanıtılan filme, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gişe desteği verildiği ortaya çıktı. Filmin vizyona girmesinden yaklaşık 1 hafta önce, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tüm il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine bir “genelge” gönderdi. Film için “Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen” ifadelerinin kullanıldığı genelgede, “Söz konusu filmin öğrencilerimizde tarih şuurunun gelişmesine katkı sağlaması, değerlerimizin tanıtımı bakımından da önemli bir yapıt olması” ifadeleri kullanıldı. Genelgede, bu nedenlerle filmin ilköğretim kurumlarında görevli öğretmenlere ve öğrencilere “duyurulması” istendi.
‘Farklı Bir Cumhurbaşkanı Olacağım Diyen Birisi Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Oturuyor’
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün katıldığı toplantıda kendisini 'paralelci' olmakla suçlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'le ilgili sözleriyle ön plana çıktı. Arınç, Gökçek'le ilgili olarak ''Bu adamcağız bana çekil git diyor. Partinin Ankara Belediye Başkanı'na tahammül edemem. O gün bir şeyler söylemem gerektiğini kalbim bana söyledi. O da kurşun mermi gibi çıktı bir kere. O hesabını verecek artık. O adam Cumhurbaşkanına yaranmaya çalışıyor'' dedi. Başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Arınç, ''Anayasa'ya göre seçilen, anayasada var olan yetkileri de bir başkan gibi kullanmaya çalışan, 'Ben farklı bir Cumhurbaşkanı olacağım' diyen birisi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oturuyor'' diye konuştu.Arınç, 'Yeni Anayasa Çalışmaları Işığında Demokratik Açılım Süreci ve Başkanlık Sistemi' başlığıyla dün düzenlenen 124'üncü Bab-ı Ali Toplantısı'na katıldı.Bülent Arınç, şunları söyledi:'Ailemi çerez edemem'Bu adamcağız bana çekil git diyor. Partinin Ankara Belediye Başkanı'na tahammül edemem. Özel hayatımı, eşimi, kızımı, damadımı çerez edemem. İftirayı, yalanı hoş karşılayamam. Ben bu topluluğa sevgi ve hoşgörü besledim. Ama bu olaylar ortaya çıkınca ölçülü oldum. Bu adam da onların gayretiyle belediye başkanı seçildi. Onlara da zamanında vermediği kalmadı. Gülen Grubu'ndan Gülerce ve Harun Tokak bir gün bana geldiler. Gökçek'i sürekli ağzıma almamamı istediler. Onu savundular, ben de ağzımı kapattım.Hep Demirel’den şikayet etmedik mi? Bu adam da 25 yıldır Ankara Belediye Başkanı. Parti disiplini var. Söz ağızdan bir kez çıkınca onun esirisinizdir. O gün bir şeyler söylemem gerektiğini kalbim bana söyledi. O da kurşun mermi gibi çıktı bir kere. O hesabını verecek artık. Ben paralelci değilim. O adam cumhurbaşkanına yaranmaya çalışıyor.Düşman olmadan hukuk içinde kalıp, akıl ve hukuk çerçevesinde ÖSYM, KPSS içinde yapılanları inceleyeceğiz. Zamanında Vural Savaş bize “Vampir” demişti. Şimdi de aynsını yapmaya çalışıyorlar. Oysa suç kesinleşmeden kimseyi suçlayamazsınız.  Ama her memuru da paralelci diye suçlayamayız. Cemaatte öyle kabiliyetli insanlar var ki...KPSS'de belli kişiler eşleriyle  hem de her soruyu biliyor. Çok çalışmayla değil güçlü bir organizasyonla olmuş. TİB'de de benzer uygulamalar vardı. Uçları nereye uzandı bilinmiyor.Arınç, toplantıda seçimle ilgili olarak şöyle konuştu:''Cumhurbaşkanı 400 milletvekili istiyor. Ağanın eli tutulmaz. Ama ben 399'a razıyım. Farklı tablolu bir parlamento olabilir. HDP'nin yüzde 11-12 alması ihtimaldir. Bu da AK Partili milletvekili sayısını düşürür. 330 iddiamızı sürdürür ama 367'yi tutturamamaktan korkuyorum''Başkanlık sistemi: 'Yapacağımız işin alaturka değil alafranga olması lazım'Arınç, 'Başkanlık sistemi'ni anlatırken, 'Yapacağımız işin alaturka olmaması lazım, alafranga olması lazım. Alafrangadan kastım, Batı’yı motamot taklit etmek değil. Bu sistemler hangi ülkede başarıyla yürüyorsa, sistemi birbirinden koparmamak lazım' dedi.Arınç, Türkiye’nin bir 'siyasi partiler mezarlığı' olmaktan çıkması gerektiğini vurgulayarak, 'Yargıtay Başsavcısı’nın iki dudağı arasından veya kaleminden çıkacak bir iddianameyle bir parti hakkında kapatma verilmemeli. Yargı kararı olsa dahi, Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonuçta siyasi bir karardır ve adeta bir insanın idamı gibi bir partinin kapatılması... Partileri millet kapatırsa bir anlam ifade eder' dedi.Ak Parti olarak 2015 seçimleri için en büyük iddialarının 'yeni bir anayasaya sahip olmak' olduğunu söyleyen Arınç, 'Yeni anayasayı eğer yine yapabilirsek, Meclis içerisindeki işlemeyen, çalışmayan ama 2015’ten sonraki profili görmediğimiz için bir ümitle diğer partilerin de iştirakiyle yapabilmektir. Eğer anlaşılabilirse, doğru olan budur. Yok onlardan bir çalışma gerçekleşmiyorsa, bizim gücümüz yeterse, en azından 330’u geçtiğimizi düşünerek söylüyorum, yani yine referanduma götürebilecek bir sayımız olursa, yeni anayasayı yapmaktır. 367’den fazla olursa, zaten sorun yok. Ancak her halükarda yeni anayasanın Meclis’te kabul edilmesine rağmen yine de halk oylamasına sunulmasını da şahsen arzu ediyoruz, arkadaşlarımız da bu kanaatte' şeklinde konuştu.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümet olarak öncelikle yeni anayasayı hedeflediklerini vurgulayarak, 'Yeni anayasa yapabilecek güce gelirsek, bunun içerisine de bu hükümet modelini koymak mecburiyetindeyiz. Düşüncelerimiz, projelerimiz var ama sayın Cumhurbaşkanımız gibi doğrudan başkanlık sistemi, Türk tipi başkanlık sistemi, bunların hepsinin tartışılabileceğini ama gerçekleştirilmesi için seçimlerden sonraki gücümüzü görmek gerektiğini düşünüyoruz' diye konuştu.Başkanlık sistemi tartışmaları başladığında, bilir bilmez herkesin karşı çıkmaya başladığını, bazı kişilerin parlamentonun feshedileceğini söylediğini kaydeden Arınç, başkanlık sistemlerinin hemen hemen hepsinde, bazılarında senato da dahil olmak üzere bir meclisin mutlaka bulunduğunu dile getirdi. Bülent Arınç, 'Check-balansta başkan bütün yetkilerini kullanırken, bazen bunların kongreden geçmesi de gerekebilir. Oralarda da Anayasa Mahkemeleri bazı yetkiler konusunda anayasal denetim yapabilir. Yapacağımız işin alaturka olmaması lazım, alafranga olması lazım. Alafrangadan kastım, yani Batı’yı motamot taklit etmek vesaire değil, bu sistemler hangi ülkede başarıyla yürüyorsa sistemi birbirinden koparmamak lazım' dedi.'Ben farklı bir Cumhurbaşkanı olacağım diyen birisi Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda oturuyor'Cumhurbaşkanı’nı doğrudan halkın seçmesinin kamuoyunun onayına sunularak kabul edildiğini hatırlatan Arınç, şöyle devam etti:'Şimdi şöyle bir çelişkiden bahsedilebilir; ’Halkın yüzde 52 oyunu birinci turda almış bir cumhurbaşkanı var. Güçlü bir cumhurbaşkanıdır, adeta ilan edilmemiş bir başkanlık gibidir’. İyi ama, anayasada yazılı olan 102, 103, 104. maddelerinde cumhurbaşkanına tanınan yetkiler Meclis’ten seçilen cumhurbaşkanının yetkilerinin aynısı... Seçilme modeli değişti ama yetkiler konusunda değişiklik olmadı. Bugün cumhurbaşkanının geçmişten bu yana, yani 82 Anayasası var olduğu müddetçe yargıya ait yetkileri var, yürütmeye ait yetkileri var ve yasamaya ait yetkileri var. Pek çok atamalar yapabiliyor, pek çok kararlar da alabiliyor. Bu yetkileri kullananlar geçmişte bir başkasıydı, bugün bir başkası olmuştur. ’Bu yetkileri artık sen kullanamazsın’ veya ’Bu yetkiler varken sen bu başkanlık sistemini düşünemezsin’ demek, eğer bu bir çelişkiyse, bu çelişkinin sorumlusu biz değiliz. Anayasa'ya göre seçilen, anayasada var olan yetkileri de bir başkan gibi kullanmaya çalışan, ’Ben farklı bir cumhurbaşkanı olacağım’ diyen birisi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oturuyor. Eğer bu bir çelişkiyse, Anayasa’nın içerisindeki pek çok çelişkiler gibi bir bütünlük, bir ahenk, bir akort içerisinde yeni anayasayı yaparken, bu sistemi de gözden geçirip, en iyi hükümet modelini ortaya koymamız lazım. Bunun hazırlığına sahibiz ama bunun bugün için çok güncel, konuşulması, tartışılması gerekli olan bir konu olup olmadığı konusunda hükümetimizin görüşü, önce yeni anayasa. ’Ey millet bana yetki ver. Ben yeni bir anayasa yapacağım. Bu yeni anayasanın içerisinde de yıllardan beri eksikliği hissedilen, yeni güzel umdeler koyacağım’ diye ortaya çıkıyoruz.''Siyasette çok güçlü olan Recep Tayyip Erdoğan başkan olur diye ödleri patlıyor'Başbakan Yardımcısı Arınç, başkanlık sistemi konuşulunca karşı çıkanların cehaletlerini gösterdiğini belirterek, şöyle dedi:'İstemezükçüleri dinlediğiniz zaman bu sistemi de bilmedikleri anlaşıldı. Eğer Recep Tayyip Erdoğan gibi birisi siyasette çok güçlü olmasaydı, başkanlık iddiasını da o kişi ortaya atsaydı bu kadar karşı çıkmayacaklardı. Sisteme değil karşı çıkışları, bu şahsın başkan olmak istemesine. ’Bu kadar karizması güçlü, liderlik vasfı olan, 13 yıldır her girdiği seçimden başarıyla çıkan, 12 yıl aralıksız başbakan olmakla da son belki 50-60 yılın rekorunu kıran bir insanın bir de başkan olduğunu düşünün’ diye ödleri patlıyor. Halbuki sistem için ne konuşacaksak onu konuşalım ama, şahıslara yönelik bir eleştiri zayıf kalabilir diye düşünüyoruz.'DHA
Reklam
KPSS Soruşturmasında 32 Tutuklama
2010 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı KPSS’de usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili soruşturmada mahkemeye çıkarılan 62 kişiden 32'si tutuklandı.2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 75 kişiden 6'sı emniyetteki, 7'si ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklanma talebiyle Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 62 kişiden ise 32'si tutuklandı. Şüphelilerden 30'u ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.32 kişi 'suç örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak', 'resmi belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 'suç delillerini yok etme', 'görevi kötüye kullanma' ve 'yasaklanan bilgileri açıklama ve temin etme' suçlarından tutuklandı.Kamu sektörüne memur ve işçi alımında kriter olarak değerlendirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı 2010 yılında kopya iddialarıyla gündeme geldi. İddialar 10-11 Temmuz 2010'da gerçekleştirilen ve 280 bin kişinin girdiği KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda 350 kişinin tüm soruları doğru cevapladığının anlaşılmasıyla ortaya atıldı. Daha önceki sınavlarda başarı gösteremeyen bazı adayların söz konusu sınavda soruları eksiksiz yanıtlaması ve karı koca olan 70 adayın tam puan alması 2010 KPSS ile ilgili şaibeleri güçlendiren bulgular oldu. Bunun üzerine soruların sızdırıldığı şüphesiyle soruşturma başlatıldı.Şüphelilerin avukatlarından Hasan Basri Aksoy, beraberindeki diğer avukatlarla birlikte yaptığı açıklamada savcılığın, müvekkillerini peşinen suçlu ilan eden açıklamalar yaptığını öne sürdü. Aksoy, 'Soruşturma aşaması, sanki kesinleşmiş mahkeme kararı gibi açıklanmaktadır' dedi. Aksoy, sorumlular hakkında şikayette bulunacaklarını belirtti.'Çalıştık, kazandık'Şüphelilerin çoğunun nasıl tam puan aldıklarına dair ifadelerinde, 'Kendimiz çalıştık, kazandık' beyanında bulundu.Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman'ın talimatıyla harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize ve Mali Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ekipleri, 15 ay süren çalışmanın ardından 3 gün önce 19 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlemişti.Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 3 gün önce başlattığı operasyonda, toplam 82 kişi hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı. Bu kişilerden bazılarının yurtdışına kaçtıkları belirlenmişti.Emniyette ‘Gülen’ sorusuŞüphelilere emniyetteki ifadelerinde 'Fethullah Gülen liderliğindeki suç örgütüyle' bağlantılarının olup olmadığı soruldu.İfadesine başvurulan şüphelilere “Fethullah Gülen liderliğindeki suç işlemek amacıyla kurulan suç örgütüne üye olduğunuz, örgüt yöneticilerinden aldığınız talimatlar doğrultusunda sınav öncesi gizli kalması gereken 2010 KPSS sorularını sınavdan önce ele geçirerek örgüt üyelerine açıkladığınız, bu şekilde örgüt üyelerinizin bir kısmının özellikle iptal edilmeyen genel yetenek ve genel kültür puanları üzerinden kamu kurumlarına sızmalarını sağladığınız değerlendirilmektedir. Bu konuda savunmanız nedir?” sorusu yöneltildi.Şüpheliler ise bu bağlantıyı reddetti.'Şüpheliler Cemaat'le bağlantılı'Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon sonrası yaptığı açıklamada gözaltına alınan kişilerin Cemaat'le bağlantılı olduğunu açıkladı:'İlk etapta gözaltı kararı verilen 82 kişi ile toplamda bin 435 şüphelinin doğrudan kamuoyunca bilinen belirli bir yapıyla mali, sosyal ve ekonomik bağlarının olduğu tespit edilmiştir. Bu kişilerin sınav sorularını sınavdan önce örgütlü bir şekilde ele geçirip dağıttıkları, bu suretle atamalarda diğer adaylara göre öncelik elde ederek haksız ve hileli bir şekilde kamu kurumlarına memur olarak atandıkları ve bu nedenle de yüz binlerce adayın haksızlığa uğratıldığı anlaşılmıştır.''Cumhuriyetimiz tehdit altında'Başsavcılık açıklamasında 'Cumhuriyetimizin büyük bir tehdit altında olduğuna, atamalarda öncelik elde ettikleri ve aileleri göz önüne alındığında milyonlarca kişinin hakkının yendiği yönünde delillere ulaşılmıştır' ifadeleri de yer aldı. Başsavcılık soruşturmada şüpheli 3 bin 227 kişiden 616'sının halen devlet memuru olduğu tespitini de kamuoyuyla paylaştı.Soruşturma nasıl başladı?2010 KPSS kopya soruşturması 10-11 Temmuz 2010'da gerçekleştirilen ve 280 bin kişinin girdiği KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda 350 kişinin tüm soruları doğru cevapladığının ortaya çıkmasıyla başladı.O dönem soruşturmayı yürüten memur suçlarından sorumlu Başsavcıvekili Şadan Sakınan'ın talimatıyla ÖSYM ve METEKSAN'da aramalar yapıldı. Bilgisayarların kopyalarına el konuldu. Soruşturmada ilk gözaltına alınan Isparta'da çobanlık yapan öğretmen adayı Baki Saçı oldu. Saçı verdiği ifadede, soruların kendisine Ankara'da oturan Berat Koşucu adlı arkadaşı tarafından 'Sana bir hediyem var' denilerek e-posta üzerinden gönderildiğini, ancak bilgisayarının arızalı olması nedeniyle buna bakamadığını anlattı. Gözaltına alınan Koşucu sorgusunun ardından serbest bırakıldı.Soruşturmayı derinleştiren savcılık, ÖSYM çalışanlarının mal varlıkları ile banka hesaplarını mercek altına aldı. Bazı çalışanların hesaplarında yüklü miktarda para giriş çıkışları olduğunu tespit eden savcılık, soruşturmayı 2005-2010 yıllarını kapsayacak şekilde genişletti.ÖSYM personeli ifade verdiSoruşturma savcısı Şadan Sakınan 2013 yılında ÖSYM’de çalışan 143 kişi şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurdu. Sınav sorularının hazırlandığı birimlerde bulunan uzman ekiplere ait bilgisayarlarda internet bağlantısı bulunduğu ve mail trafiğine rastlandığı ifade edilirken, söz konusu bilgisayarlardan veri taşındığı iddiaları kapsamında da 50 kişinin ifadesi alındı.Soruşturmadan Savcı Şadan Sakınan'ın alınması sonrası Savcı Yücel Erkman TÜBİTAK'tan KPSS soruşturması kapsamında rapor hazırlama talimatı verdi. TÜBİTAK'ın raporu doğrultusunda yeni operasyon kararı alındığı ifade edildi. Erkman'ın yürüttüğü Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) kopya soruşturmasında 82 şüpheli hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkarıldı. 14 ilde düzenlenen operasyon kapsamında 75 şüpheli gözaltına alındı.Kaynak: Al jazeera
Eğitimcilerden 'Öğretmen Öküz, Öğrenci Eşek' Kitabına Tepki
Edirne’nin Keşan İlçesi’nde milli eğitim müdürlüğü tarafından ilkokul öğrencilerine dağıtılan “Öğretmen Öküz”, “Öğrenci Eşek”, “Doktor Tilki”, “Trafik Polisi Kurbağa” adlı resimli hikaye kitaplarında, öğrencilere ve meslek dallarına hakaret edildiği iddiasıyla eğitimciler duruma tepki gösterdi.Eğitim İş Keşan Temsilcilik Başkanı Erol Yazla, konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, “Öğretmen Öküz” adlı kitaptaki hikayede “Bir varmış, bir yokmuş. Sürekli saman yiyen bir öküz varmış. Su içer, saman yer, başka da bir şey yapmazmış. Ama bir gün bu öküz durup dururken öğretmen olmaya karar vermiş” şeklinde geçen metnin öğretmenlik mesleğini küçük düşürdüğünü iddia etti.
ÖSYM Başkanlığına Ömer Demir Atandı
ÖSYM Başkanlığı'na Prof. Dr. Ömer Demir getirildi.Başbakanlık ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na ait atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre, Başbakanlığa bağlı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı'na Prof. Dr. Ömer Demir getirildi.Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı Sanayi Genel Müdürlüğü'ne Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, Meteroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü'ne Prof. Dr. Necip Camuşcu, Isparta Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'ne Tufan Uysal atandı.AA
Üniversite Hayatı ile İş Hayatı Arasındaki 12 Temel Fark
4 ya da 5 sene sonunda binbir güçlükle, kâh güle oynaya kâh hoplaya zıplaya öğrenim gördüğün üniversiteden mezun oldun.Okuduğun bölümle alakalı bir işe girerek ülkedeki şanslı azınlık arasında yerini aldın.Çalıştığın şirket özel sektör, öyle 3 kuruşa 5 köfte yok tabi. Ama yine de hatırı sayılabilecek bir maaş alıyorsun.Ama işte ne olursa olsun, olmuyor.Üniversite yıllarının yerini tutmuyor. Söylerlerdi de inanmazdık.Hayatının en deli dolu, en güzel yıllarını üniversitede geçireceksin diye.Ya da içindeyken farkına varamadık. Gel gör ki ne zaman ay başını kutsal ilan ettik, Ne zaman o işe giden yolda bin kez ölüp, ölüp dirildik; işte o zaman gözlerimizin önünden film şeridi gibi geçmeye başladı; 'O güzelim yıllar'
Reklam