'Tanrılar ve Krallar' Filmi İki Ülkede Yasaklandı
Ridley Scott'ın son filmi 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' Fas’ın ardından Mısır’da da yasaklandı.İngiliz yönetmen Ridley Scott ’ın 12 Aralık'ta Türkiye'de de gösterime giren 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filmi Fas ve Mısır'da yasaklandı. Filmin Fas'ta gösterilmesine daha önce izin verilmiş, ancak gösterime girmesine bir gün kala yasak getirilmişti.BBC Türkçe'nin haberine göre, Mısır’daki yasak kararını alan sansür kurulu filmde tarihi hatalar olduğunu belirtti. Kurul, Piramitleri Yahudilerin inşa ettiği ve Kızıldeniz'in Musa Peygamber’in mucizesiyle değil, bir depremle yarılarak, Yahudilerin Mısır’dan kaçmasına imkan anıdığı yönündeki senaryonun “kabul edilemez” olduğunu ifade etti.Filmde ayrıca Hz. Musa'nın düğün sahnesinde 'Bir Gün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem' türküsü Türkçe olarak söylendi.Fas’tan ise yasakla ilgili bir açıklama gelmedi. Filmlerle ilgili düzenleyici kurum olan Fas Sinema Merkezi’nin gece ülke genelinde sinema salonlarını arayarak yasağı tebliğ ettiği belirtiliyor. Yasağa uymayan sinemaların kapatılacağı uyarısının yapıldığı kaydediliyor.Senaryosunu Bill Collage , Adam Cooper ve Steven Zaillian 'ın kaleme aldığı; başrollerini ise Christian Bale , Aaron Paul ve Ben Kingsley paylaştığı filmin konusu şöyle:Musa ve Ramses, Mısır hükümdarı ailede birlikte yetişirler. Aralarında kan bağı olmasa da birbirlerine son derece yakın iki kardeş gibidirler. Ramses sonunda firavun olunca Musa'yı en güvendiği danışmanı ve komutanı yapar. Ancak Ramses, küçükken bir nehrin kenarında bulunan Musa'nın İbrani olduğunu öğrendiğinde kardeşini çölde ölüme terk edecektir. Musa ise piramitlerin yapımında köle olarak çalışmaya zorlanan İbranilerin sesi olmuştur. Bir gün rüyasında tanrının kendisiyle konuştuğunu ve İbranileri özgürleştirmek için yola çıkması gerektiğini görür. Böylece 600.000 köle ile birlikte kırk yıl sürecek uzun bir yolculuğa çıkar. Hedefleri ise 'vaadedilen topraklara' ulaşmaktır.BBC Türkçe
Sundance Film Festivali Başlıyor
Yönetmen Tolga Karaçelik 'in, yeni filmi 'Sarmaşık' ile yarışacağı, bağımsız filmlerin 'kalesi' olarak bilinen Sundance Film Festivali 2015 'in jüri üyeleri açıklandı.1981 yılında Hollywood'un yıldız aktörlerinden Robert Redford tarafından kurulan ve Sundance Enstitü bünyesinde gerçekleştirilen Sundance Film Festivali 2015'in 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde yarışacak filmler; dünyanın bir numaralı film sitesi IMDB'nin kurucusu Col Needham, Fransalı yönetmen Mia Hanson-Love ve Yeni Zelandalı yazar, yönetmen, aktör Taika Waititi tarafından değerlendirilecek. Dünyanın en önemli beş festivali arasında yer alan, 22 Ocak – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek festival için bütün gözler şimdiden Utah'a çevrildi.Tolga Karaçelik 'in, 4500'ü uzun metraj olan toplam 12.000 film başvurusu arasından ilk 12'ye seçilerek bugüne kadar festivale kabul edilen ikinci Türk filmi olan 'Sarmaşık'ı bir armatörün iflas edip ortadan kaybolmasının ardından, deniz hukuku gereği gemide kalmak zorunda olan ve hiçbir yere gidemeyen beş gemici ile bir kaptanın arasındaki hiyerarşik mücadeleyi anlatıyor. Görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki'nin, montajını Evren Luş'un yaptığı, müzikleri Ahmet Kenan Bilgiç imzası taşıyan filmde; Nadir Sarıbacak, Kadir Çermik, Hakan Karsak, Osman Alkaş, Özgür Emre Yıldırım, Seyithan Özdemir de performanslarıyla göz dolduruyor.
20 Video İle Yeşilçam'da Şener Şen
Şener Şen (d. 26 Aralık 1941, Adana) Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı. Kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı'nda ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi ile büyük sükse yaptı. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.Şener Şen, 1984'e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez'e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman'la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan bayrağını çekti ve Başar Sabuncu'nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı. Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez'in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen'in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa 'sında saf bir köy ağasını, Milyarder 'de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey 'de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu ödülü'nü kazandı. Bu filmi yönetmenliklerini Yavuz Turgul'un yaptığı, 'nesli tükenen bir kabadayıyı' canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz'la paylaştığı Av Mevsimi (2010) izledi.
Reklam
Reklam
Beyaz Perde Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı
Seyirci ilgisinin her geçen gün arttığı sinema sektörü, yerli yapımların da etkisiyle 2014'ü tüm zamanların rekoruyla kapatıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine sinemanın 100. yılında elde edilen büyük başarıları ve geride bırakılan 1 yılı değerlendirdi.Erkul, bir asrın geride bırakıldığı bu yılın başında, sinemada 2. yüzyıla iyi bir başlangıç yapmayı hedeflediklerini belirterek, 'Beyaz perdedeki 50 haftayı aşan vizyon yolculuğunda sinema gişelerinde, 58 milyona yakın bilet kesildi. Hem yerli hem de yabancı yapımların görücüye çıktığı bu sürede, bilet satışlarından yaklaşık 618 milyon lira hasılat elde edildi. Türk filmleri ise sektöre 345 milyon hasılat getirdi. Toplam film hasılatında yerli filmlerin payı yüzde 56'ya ulaştı' diye konuştu.Yerli filmleri 35 milyon kişi izlediErkul, seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşan yerli yapımlar için bu yıl 35 milyondan fazla bilet satıldığını bildirdi. Erkul, şunları söyledi:'3 Ocak-18 Aralık tarihleri arasında 103'ü yerli olmak üzere 341 yeni film gösterime girdi. Beyaz perdeye gelen tüm filmlerin içinde yerli film izleme oranı yüzde 59 oldu. Ayrıca yerli film seyirci sayısı geçen seneye göre yüzde 30 arttı. Yine bu yıl en çok izlenen 10 film listesinin tamamı yerli filmlerden oluştu. Şahan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği Recep İvedik, 4 ilk sırada gelirken onu sırasıyla Ata Demirer ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı Eyvah Eyvah 3, geçtiğimiz yıl vizyona giren Düğün Dernek, Cem Yılmaz imzalı Pek Yakında, Unutursam Fısılda, Birleşen Gönüller, Deliha, İncir Reçeli 2, Patron Mutlu Son İstiyor, Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı takip etti. En çok izlenen yabancı filmler ise başrolünde Russell Crowe'un yer aldığı Nuh: Büyük Tufan ile Karlar Ülkesi oldu.'13 film 1 milyon sınırın aştıCem Erkul, bu yıl gösterime giren yapımlardan 11'i yerli olmak üzere 13 filmin 1 milyon izleyici sınırını aşmayı başardığını da belirtti.En çok izlenen ilk 10 filmin, Türk filmi olduğunu dile getiren Erkul, 1 milyon sınırını aşan yerli yapımların bir kısmının da yılın bitmesine az süre kala 'seyirci kaygısıyla' vizyona geldiğini kaydetti.Sinema Genel Müdürü Erkul, 'Bizim sinema seyircimiz hala kışın film izlemeyi, yazın izlemeye tercih ediyor. Biz renkli bir ülkeyiz, hem iklim hem de yaşam olarak. Yazın daha az izlenmesini çok da yadırgamıyorum ama muhakkak bu kadar çok vizyon baskısı altında bir sektörün de vizyon tarihlerini biraz daha genişletmesi izleyicinin de buna inşallah adapte olmasını gerekir. Böyle olsaydı rakamlar en az yüzde 20 daha fazla olabilir.''Bütün hedeflerimizi tutturduk'Temel hedeflerinde şu ana kadar sektör olarak başarılı olduklarını anlatan Erkul, 'Temel hedefimiz ilk olarak sinema seyirci sayımızı 60 milyona çıkarabilmekti. Bu rakamın en az yüzde 60'ının yerli olmasını sağlamaktı. Vizyona giren yerli filmler içinde bakanlık destekli filmlerin en az yüzde 30 pay almasını sağlamak ve en çok izlenen ilk 10 filmin de yerli filmler olmasını sağlamaktı. Bütün hedeflerimizi tutturduk' değerlendirmesinde bulundu.Bakanlık sektörden desteğini esirgemediYıl sonunda vizyona giren film sayısının toplamda 348 olacağını anlatan Cem Erkul, bunlardan 32'sin Bakanlık destekli olduğunu dile getirdi.Erkul, bunlar arasında 'Kusursuzlar, Ferahfeza, Yunus Emre: Aşkın Sesi, Daire, Şarkı Söyleyen Kadınlar, Mavi Dalga, Köksüz, Soğuk, Mavi Ring, Peri Masalı, Mandıra Filozofu, Lal, Cennetten Kovulmak, Bensiz, İksir, Kış Uykusu, Göl Zamanı, Toprağa Uzanan Eller, Biz Babasız Büyüdük, Ben O Değilim, Balık, Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları, Sivas, Unutma Beni İstanbul, Deniz Seviyesi, Annemin Şarkısı, Kumun Tadı, Asfalt Çiçekleri, Seni Seviyorum Adamım, Fakat Müzeyyen Bir Derin Tutku, Yağmur Kıyamet Çiçeği, Evliya Çelebi' gibi yapımların bulunduğunu bildirdi.'Türk sineması 100. yılında mührünü bastı'' Türk sineması 100. yılın sonunda mührünü sinema sanatına bastı' diyen Erkul, sektörle belirledikleri hedefleri gerçekleştirmekten son derece mutlu olduklarını söyledi.Satılan bilet sayılarının gerçekten bir rekor olduğuna dikkat çeken Erkul, şöyle devam etti:'Yeşilçam'ın 'altın çağında' bile böyle bir şey yok. İnsanlar her gün değişik bir film izleme şansına sahip oldu. Sinemalarda dünya kültürünün örneklerini gördü vatandaşlar ama kendi duygularımızın, kendi kültürümüzün beyaz perdeye yansımasını da görme imkanı bulduk bu yıl. 109 yerli filme baktığınızda da neredeyse 2,7 güne 1 yerli film düşüyor. Bizim seyircilerimizin alışkanlığının senede 1,4 kere sinemaya gitmek olduğunu düşünürseniz, sinemaya gitme potansiyeli sunan anormal bir sunum var. Bu kendi arzını üretecek inşallah. Beklentimiz de bu yönde. Bizim koyduğumuz 2023 hedefleri arasında 100 nitelikli film. Bunu söylerken gişe filmlerinin hepsini dahil etmiyoruz. Bunlar 'Hababam Sınıfı' gibi olsun, insanların gönlüne dokunabilmiş, yüreğinde yer edinebilmiş, uzun yıllar sonra da tekrar tekrar izlenebilecek nitelikte filmler olsun. Bunun yanında gişeye de yönelik olarak yapılabilmiş insanların eğlence ihtiyacını da karşılayabilecek bir eser, bunun yanında 100 milyon seyirci hedefimiz var. Sektörle birlikte çalışmayı sürdürebilirsek bu hedeflere daha erken ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.'Yerli yapımların gişedeki başarısının yanı sıra yurt dışında önemli festivallerde ödüller aldığına değinen Erkul, Türk filmlerinin özgün senaryolarının Anadolu dışında bulunmasının mümkün olmadığını söyledi.Erkul, 'Türkiye'nin jeopolitik konumundan, siyasi duruşundan, 2023 hedeflerinden, büyük ülke hedeflerinden bahsedilen bir dönemde sinemanın da bu hedeflere kendisini yerleştirmiş olması ve bunu da kendi dili, etiği ve kaygılarıyla gerçekleştiriyor olması bence son derece anlamlı' ifadelerini kullandı.Şenay Ünal, AA
The Interview Filmi Tüm Tehditlere Rağmen Yayınlandı
Sony hack skandalının sebebi olan The Interview filmi, sayısız tehdit ve saldırılara rağmen Google Play, YouTube, Xbox Video gibi platformlarda yayınlandı.Sony Pictures'in yaklaşık olarak son 1 aydır yaşadığı sıkıntılar ve saldırı sürecinde yaşanan gelişmeler bazı kararların kesinleşmesiyle sonuçlanacak gibi görünüyor. Zira Sony hack skandalının merkezinde yer alan The Interview filmi, Guardians of Peace (GOP) hacker grubu tarafından yapılan tüm tehdit ve hack saldırılarına rağmen yayınlandı. Film Google Play, YouTube Movies, Xbox Video ve kendi web sitesi olan seetheinterview.com adresinde yayınlandı. (Filmi izlemek için kiralama (5.99 dolar) ve satın alma (14.99 dolar) seçenekleri bulunuyor)Son dönemde en çok konuşulan ve konuşulacak olan The Interview filminin yayınlanmaması için hack saldırıları düzenleyen GOP hacker grubu, Sony Pictures şirketine ve şirket çalışanlarına birçok tehdit içerikli e-postalar ve çeşitli dökümanlar göndermişti. Saldırıyı ilk etapta çok fazla dikkate almayan Sony, daha sonra işin ciddiyetini kavrayarak GOP'un The Interview filminin galasını iptal etme talebini kabul edeceği ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Ancak ABD Başkanı Barack Obama'nın da aralarında bulunduğu birçok kişi ve kurum Sony'nin geri adım atmaması konusunda uyarılarda bulununca Sony de filmi yeniden yayınlama kararı almıştı. (Bu süreç zarfında Kuzey Kore ciddi internet sıkıntıları yaşamıştı).WebMasto.com
Azrail de İşini Kötü Yapabilir | Kısa Film
Simpals stüdyolarında üretilen kısa animasyonda Dji ismindeki adamın uykulu araç kullanırken karıştığı kaza sonucu azraille arasındaki ilişkiler anlatılmış. İzliyoruz.
Reklam
Altıoklar, Erdoğan'a Hakaretten Yargılanıyor
Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan yönetmen Mustafa Altıoklar, mahkemeye Erdoğan'ın kendisinin de katılmasını talep etti.Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Mustafa Altıoklar ile Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız katıldı. Duruşmada söz alan sanık Altıoklar, 1984'ten bu yana doktor olarak Türkiye 'nin değişik yerlerinde görev yaptığını, mesleğiyle ilgili hastalara ve adli vakalara teşhis koyduğunu, aynı zamanda bir senaryo yazarı ve yönetmeni olarak da karakter analizi yapabildiğini söyledi.CNN Türk'teki bir programda kendisine yöneltilen sorulara karşılık kişisel görüşlerini açıkladığını ifade eden Altıoklar, Erdoğan'la ilgili karakter analizi yaptığını, sözlerinin hakaret kastı taşımadığını savundu.'EĞER YÖNETMEN OLARAK GÖRÜŞÜNÜ BEYAN ETSEYDİ...'Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız da Altıoklar'ın doktor olduğunu beyan ettiğini ifade ederek, 'Sadece bir yönetmen olarak görüşünü beyan etseydi, fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilebilirdi. Ancak doktor olarak sarf ettiği sözün ne anlama geldiğini bilmektedir. Dolayısıyla müvekkilimi küçük düşürmek amacıyla kasıtlı olarak bu sözleri sar fetmiştir” dedi.'DURUŞMAYA MÜŞTEKİNİN KATILMASINI İSTİYORUM'Bu sırada söz alan Altıoklar, “Ben müştekinin bizzat duruşmaya katılmasını ve dinlenmesini istiyorum” diye konuştu. Hakim Abdurrahman Yılmaz, suçtan zarar görme ihtimaline karşı müşteki Recep Tayyip Erdoğan 'ın davaya müdahil olmasını kabul etti.Erdoğan'ın duruşmada bulunmasının zorunlu olmadığını belirten Yılmaz, Altıoklar'ın da talebini reddetti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da duruşma öncesinde adliyeye gelerek Altıoklar'a destek verdiğini ifade etti. Feyzioğlu, bir süre kaldıktan sonra adliyeden ayrıldı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Mustafa Altıoklar'ın, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarfettiği sözlerden dolayı “kamu görevlisine hakaret” suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sol
Transformers Film Serisi Devam Edecek
Transformers üçlemesinin ardından oyuncuların ayrılmasından dolayı bir süre ara verilmiş, ardından tam olarak reboot olmasa da hikayeyi bir süre sonrasında şeklinde devam ettiren dördüncü film çekilip vizyona girmişti. Transformers: Age of Exinction / Transformers: Kayıp Çağ, 2014 yılında açık ara en çok gişe hasılatı elde eden film ünvanını kazandı. İkinci sıradaki Guardians of the Galaxy’e ortalama 300 milyon dolar fark atarak hem de.Gişe hasılatı demişken, son 1,5 hafta içerisinde Hobbit hızla 700 milyon doları geçerse ikinci sıraya oturabilir ama geç vizyona girdiği için 2014′te toplam 2.5 haftalık vizyon süresinde 1 milyar doları aşması imkansız. Dolayısıyla 2014′ü Transformers birincilikle bitirdi diyebiliriz.Transformers serisinin devam edeceğini bu gişe hasılatından sonra söyleyebiliriz herhalde. Zaten Paramount’un Transformers serisini yeni bir üçlemeye çevirmek istediği de biliniyor. Bu konuda Mark Wahlberg’e yeni filmi The Gambler galasında bir soru soruldu ki beklenmedik bir şekilde açık cevap verdi.
Reklam
Reklam
Hobbit İlk 5 Gün Rekoru Kırdı
'Hobbit: Beş Ordunun Savaşı', ilk 5 günde 643 bin 689 kişi tarafından tüm zamanların en iyi ilk beş Ggn yabancı film açılış rekorunu kırdı.'Hobbit: Beş Ordunun Savaşı', ilk 5 günde 643 bin 689 kişi tarafından Tüm Zamanların En İyi İlk Beş Gün Yabancı Film Açılış Rekorunu kırdı.Warner Bros'tan yapılan açıklamaya göre, New Line Cinema ve Metro-Goldwyn-Mayer Pictures (MGM) yapımı olan film, ilk 5 günde 643 bin 689 kişi tarafından izlendi.Oscar ödüllü yönetmen Peter Jackson'ın İngiliz yazar John Ronald Reuel Tolkien'ın 'The Hobbit' romanından uyarladığı üçlemenin son filmi, böylece 'Tüm Zamanların En İyi İlk Beş Gün Yabancı Film Açılış Rekorunu' kırmış oldu.Film vizyona girdiği 17 Aralık günü 109 bin kişi tarafından izlenerek, tüm zamanların en iyi 'hafta içi yabancı film açılışı' rekoruna da imza atmıştı.Ian McKellen'ın 'Gri Gandalf', Martin Freeman'ın 'Bilbo Baggins', Richard Armitage'ın ise 'Thorin Meşekalkan' rollerini üstlendiği filmin senaryosunu Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson ve Guillermo del Toro yazdı.'Hobbit: Beklenmedik Yolculuk' ve 'Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları'nın ardından çekilen final filmi, Miramar-Wellington'daki tesisler ile Yeni Zelanda'da yapıldı.Tayfun Salcı, AA
Yalnız Bir Robotun Hayatını Konu Alan Kısa Film | R32
Evsizlerin zorlu hayatlarının anlatılmak istendiği kısa filmde başrolü yalnız bir robot oynuyor. İnsanlar tarafından saygı görmeyen ve yardıma ihtiyaç duyduğu anda etrafında kimsenin olmadığı evsizlerin benzer hayatlarına sahip robotun hikayesini izliyoruz...
Reklam