Sinemanın Sessiz Nefesi Kim Ki Duk'un; İnsanı Derin Düşüncelere Sevkeden 20 Filmi
Kim Ki-Duk; Güney Kore'nin bir taşra köyünde 1960 yılında dünyaya gelir. Seoul'e taşındıktan sonra maddi imkansızlıklardan dolayı tarım eğitimi aldığı okulundan ayrılıp bir fabrikada işci olarak çalışmaya başlar. Daha sonra Deniz kuvvetlerine katılan Kim Ki-Duk; 5 yıl çavuş olarak görev yapar. 1990'da sanat eğitimi almak için Fransa'ya gider ve geçimini sağlamak için kendi resimlerini sattığı ve kısa bir süre budist rahipliği yaptığı da söylenmektedir.  Kim Ki-Duk; Fransa'da bulunduğu sırada yani 30'lu yaşlarında hayatının ilk sinema filmini izlemiştir. Bu film ise; 1991 yapımı The Silence of the Lambs yani Kuzuların Sessizliği'dir. Daha sonra Fransız filmleriyle de tanışan ve sinemadan çok etkilenen Kim Ki-Duk; senaryo yazarlığına adım atmaya karar verir. 1993'de tekrar Kore'ye dönen yönetmen, film senaryosu yazmaya başlar ve bir yarışmada iki senaryosu birden ödül kazanır. 1996'da ilk filmi olan Crocodille' i çeken Kim Ki-Duk'un  yönetmenlik serüveni böylelikle başlar. İlk filmleriyle ağır eleştirilere maruz kalan Kim Ki-Duk; genel olarak filmlerinde az replik kullanmasıyla ve benzersiz sinemasal anlatımıyla tanınır.
Aslında Tiyatro Oyunu Olan 6 Şahane Film
Arthur Miller'ın şaheseri. Yayınlandığından itibaren büyük yankı uyandırmış bu eser ilk olarak 1949'da sahneye koyulmuş. Broadway'in gözbebeği olan bu oyun, Pulitzer dahil birçok ödülü silip süpürmüş. 'Satıcının Ölümü' ilk bakışta sıradan bir Amerikan ailesinin hikayesi gibi gözükse de döneminin ekonomik ve sosyal profili ile ilgili izleyiciye ipuçları verir. Zaten Miller'ın tarzına baktığımızda haşin toplumun içindeki 'küçük adam' profilini inceler, onların vicdanlarıyla yaşamasını, sorumlulukları ve hayallerini konu alır. Yazar, oyunu ile ilgili şunları söylemiştir:'Willy satıcı idi. Satıcı adamın hayatında dayanacak, temel olacak bir şeyi yoktur. Bir gülümseyişe bakar, bir cilâlı ayakkabıya. Gülümsemesine karşılık gülümsemediler mi işte o vakit dünyanın sonu gelmiştir. Ondan sonra başına iki delik, oldu bitti. Bu adamı kim kabahatli çıkaramaz. Satıcı adam hayal kurmaya mecburdur. Mesleğin icabıdır bu'Birçok kez sinemaya aktarılmıştır ama 1985 versiyonu dikkat çeker. Bunun en önemli sebebi de John Malkovich'in çıkış yaptığı film olması. Ülkemizde şu sıralar Ankara Devlet Tiyatrosu programındadır. Şiddetle tavsiye edilir!
Reklam
Grinin Elli Tonu 'Devam' Ediyor
Yazar E.L James'i ‘dünyanın en çok kazananları' listesine sokan erotik roman 'Grinin Elli Tonu'nun, devamı büyük bir tanıtım kampanyası ile piyasaya çıkıyor.Son yılların en çok satan kitabı Grinin Elli Tonu'nun devamı iki hafta içinde raflardaki yerini alıyor.İngiliz yazar E.L. James'in geçen yıl beyazperdeye de uyarlanan ünlü Grinin Elli Tonu adlı erotik roman serisinin yenisi, 18 Haziran'da İngiltere'de piyasaya çıkıyor. Duyuruyu Instagram hesabından yapan yazar E.L. James, yeni kitabın, romanın erkek kahraman Christian Grey'in gözünden yazıldığını açıkladı.ANINDA DİJİTAL PAZARA DA GİRİYORKitabın yayınlanacağı gün, e-book ve İspanyolca versiyonları da satışa çıkacak.Grinin Elli Tonu, şimdiye kadar 125 milyon adet satarak yayıncılık tarihinin satış rekorunu kırmıştı.Sputnik News
Reklam
Kuzeyli Filmler Festivali 4 Haziran'da Başlıyor
İstanbul Modern Sinema, Kuzeyli Filmler Festivali'nin programını açıkladı. İskandinav sinemasından dünya çapında öne çıkan, taptaze filmleri bir araya getiren festivalin konuğu ise Norveçli yönetmen Hisham Zaman.  Yönetmen Hisham Zaman, festivalde Krala Mektup filminin Türkiye prömiyeri için katılım sağlayacak. Zaman, 4 Haziran günü 17.00'deki Krala Mektup ve 6 Haziran 15.00'teki Kar Yağmadan Önce film gösterimlerinin ardından soruları yanıtlayacak. Festival, 4 Haziran Perşembe günü The Disciple filmiyle başlayacak ve 14 Haziran Pazar günü 1001 Grams filmiyle sona erecek.
Reklam
Demokrasi Öyle Bir Şeydir ki Dadından Yinmez
Türkiye sinemasının unutulmaz karakteri Zübük. Kemal Sunal, Aziz Nesin'in aynı adlı kitabından uyarlanan 1980 yapımı Zübük filminde bugünleri hatırlatan bir siyasetçi portresi çiziyor.Yeşilçam Türkiye YouTube Kanalı'ndan
Efekt Öncesi ve Sonrası ile Mad Max: Fury Road Filminden 17 Sahne
Post apokaliptik filmlerin öncülerinden olan “Mad Max” serisinin yönetmeni George Miller'ın seriyi devam ettirdiği Mad Max: Fury Road filmi yaklaşık 15 gün önce sinemalarda vizyona girdi. Kadrosunda Tom Hardy ve Oscarlı oyuncu Charlize Theron gibi iki önemli ismi barındıran film bol aksiyon vadettiğini fragmanlarında da ortaya koymuştu. İzleyen çoğu kişinin aksiyon anlamında yere göğe sığdıramadığı filmde nasıl efektler uygulandığına dair karşılaştırmalı görüntüler içeren içeriğimizle sizi baş başa bırakıyoruz.
Reklam
Başka Sinema'dan Cannes Takipçilerine Müjde
Cannes bitse de yankıları daha uzun süre devam edecek gibi. Yarışma filmleri, galalar, yeni keşifler derken; film görseli, fragmanı ve basın bültenleriyle yetinemeyen film severlere BAŞKA SİNEMA'dan ilaç gibi haber.Festivali kasıp kavuran  'Son of Saul'dan, Paolo Sorrentino imzalı ‘Youth’a, sansasyonel Noé filmi Love'dan, merakla beklenen Maiwenn şaheseri Mon Roi'ye, Cannes rüzgarı çok yakında Başka Sinema'da esecek.
Reklam
Absürt Olduğu Kadar Muhteşem 30 Dakikalık Aksiyon Filmi: Kung Fury
Bir grup İsviçreli amatör Reddit üyesi sinemacı 80′li yılların aksiyon filmlerinden esinlenerek içerisinde; zaman yolculuğu, kült polis hikayesi, dinozorlar ve hatta Hitler'inde olduğu bol efektli absürt aksiyon dolu filmi hazırlamışlar.  30 Dakikanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
9 Cümlede Yeşilçam'ın Tonton Dedesi Nubar Terziyan
Nubar Terziyan Ermeni asıllı sinema oyuncusu, Türkçe adıyla Nubar Alyanak 1909 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'da doğdu 1994 yılında ise aramızdan ayrıldı. Hayatı boyunca kayıtlara geçen 500'e yakın filmde rol almıştır. Genellikle iyi yürekli tonton amca rollerinde oynamıştır. Türk sinema tarihinin Münir Özkul ve Hulisi Kentmen'den sonraki en çok sevilen karakteridir. Terziyan'ın bir de 'Ne İdim Ne Oldum' adında kitabı bulunuyor.
Sherlock BBC - Videolu Dizi İncelemesi (SPOILER) + Bonus!
2. sezon ve 3.sezon arasında ki dev boşlukta, Sherlock'un neden ölmediği hakkında teori üretmek için çok vaktimiz olmuştu. Şimdi de Moriarty'nin geri dönüşünün arkasındaki sırrı düşünmek için 3 katı vaktimiz var. Bu yüzden izleyici, 4. sezonu beklerken, sabırsız ve beklemekten yorgun. İşte bu yüzden de o heyecanı tekrar hareketlendirmek için, izleyebileceğimiz çok güzel ve keyifli bir inceleme videosu var.
Reklam