'Eski film' denince muhtemelen pek çoğumuzun aklına 'izlerken uyunacak filmler' gelir, hele bir de siyah-beyaz ise. Fakat modern sinema endüstrisi artık içimizi kaldıran klişeleri salt pazarlama stratejisi olarak sinemanın değişmezi haline getirmeden önce beyaz perdede sanat, derinlik ve -belki de en önemlisi- insanın ta kendisi vardı. En nihayetinde bol patlamalı, saçma sapan aksiyonlu ve izleyene hiçbir şey katmayacak filmlerden artık gına geldiyse, sinemaya gitmek dahi içinizden gelmiyorsa, ya da 'izlediğim film bende iz bırakmalı' düşüncesindeyseniz, çok doğru yerdesiniz. O halde başlayalım, değil mi?
JK Rowlig'i Dünyanın en zengin kadını halini getiren Harry Potter dünya üzerindeki milyonlarca insana da yaşamak isteyecekleri muhteşem bir dünya sundu. Fantastik edebiyatın en büyük fenomenlerinden biri elbette beyaz perdeye de yansıdı, 7 kitaplık muhteşem serinin yanına 8 filmlik oldukça ses getiren bir de DVD arşivi hazırlamamıza neden oldu.Ancak bu filmlerin hiçbir zaman tatmin edemediği bir grup var. Harry Potter'la kitaplar vesilesiyle tanışmış olan kişilerin geneline göre 4 yönetmenin elinden geçen film serisi büyük bir hayal kırıklığı. Haklılar mı? Kesinlikle. Peki bunun nedenleri neler?
35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da bölgedeki hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran...Baran 35 yıl sonra hapisten çıkınca ilk işi köyüne dönmek olur. Ama doğduğu topraklar şimdi baraj suları altındadır. Geçmişin izlerini sürmeye başlayan Eşkıya, yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşının ihaneti neden olmuştur. Bu arkadaş Eşkıya Baran'in çocukluk aşkını, Keje’yi satın alarak İstanbul’a kaçmıştır. Eşkıya ne İstanbul’u ne de arkadaşının adresini bilmemektedir. Tren'de, Tarlabaşı'nın arka sokaklarında büyümüş, pavyon, kumarhane, uyuşturucu muhabbetinin içinde yaşayan Cumali adlı genç bir adamla tanışır. Onla birlikte İstanbul'a gider ve kendisinin derdinin yanında bir de Cumali'nin derdiyle uğraşmaya başlar. İstanbul ve bu karanlık sokaklar adım adım sevdiği kadın Keje ye yaklaştırır Eşkıya'yı....
Hollywood'un binbir surat aktörü Gary OLDMAN'ın sinematografisinde iki film var ki diğerlerinden farklı olarak değerlendirilmeli. 'Leon: The Professional' ve 'Immortal Beloved' Bu iki filmin ilk ortak özelliği, iki filmin de 1994 yapımı olması. Yani peş peşe çekilip vizyona girmişler. Peki hangisi önce? Leon! İkinci ortak nokta ise, Gary Oldman canlandırdığı karakterlerde ya Beethoven'in kendisi, ya da hayranı durumunda. 'İmmortal Beloved' filmi, ünlü Alman besteci Ludwig Van Beethoven'in biyografisinden kesitler sunarken başrolde kim var? Tabi ki Gary Oldman!...Peki Leon: The Professional filmindeki güzeller güzeli Mathilda'nın ailesini katleden o psikopat polis memuru kim? Tabi ki Gary Oldman!Bir diğer ortak nokta da şu ki; Gary Oldman sanki aynı gün içinde bir setten çıkıp diğerine koşturmuş ve rolleri fena halde karıştırmış. Immortal Beloved filmindeki adresif Beethoven canlandırması ile, Leon filmindeki polis memurunun agresif hareketleri yanyana konulduğunda arada pek de fark göremiyor insan. Zaten Gary, Leon filminde ortalığı kan gölüne çevirirken de kulağında kulaklıkla BEETHOVEN! dinlemektedir. Hatta filmin bir sahnesinde uzunca bir Beethoven muhabbeti döner ki hemen ardından duvarın önünde boş parmaklarla Piyano çalar. (ortada Piyano falan yok)Buyrun size bu iki filmden kesitler eşliğinde Gary Oldman çılgınlığı! Bunu herkes izlemeli...EVERYONE!!!!! (filmi izleyenler kaptı mevzuyu hemen)
1970'lerin anlatıldığı filmde Johnny Depp Amerikalı suç makinesi Jimmy Bulger’ın gerçek hayatını canlandıracak. Abisi Bill Bulger'ı ise Benedict Cumberbatch canlandıracak.
Age of Ultron’un eleştirel anlamda, Ant-Man’in de gişe anlamında bekleneni veremediği; ya da daha doğrusu Marvel’ın önceki başarılarının altında kaldığı için ister istemez güdük gözüktüğü 2015 yılında Fikirler Evi’nin başına gelen en güzel şey Netflix oldu. Hiç şüphe yok. Marvel’ın stream platformuyla yaptığı beş dizilik anlaşmanın ilk ayağı Daredevil çıktı, herkes beğendi, bayıldı, üstelik de Netflix’in en çok izlenen işlerinden biri hâline geldi.
Hatırlayacağınız üzere geçen aylarda Türk sinema filmlerinin ve dizilerinin çekildiği lokasyonlarda fotoğraf çektiren Yeşilçam Hafiyesi lakablı Kürçat Çetin'e bir içeriğimizde değişmiştik. İlgili içerik Şimdi de aynı projeye baş koymuş ABD vatandaşı bir adamın film lokasyonlarında çektirdiği ve bununla beraber sahneleri birebir canlandırmaya çalıştığı karşılaştırmalı fotoğraflara bir bakalım.Tumblr hesabı
Yeşilçam'ın en kötülerinden, ince, çenesine sarkan buğday rengi bıyıkları, yüzünden eksik etmediği diagonal eğik başıyla orantılı sert bakışı, dayak atmanın kadar tatlı tatlı dayak yemenin de emektar ustalarındandı. Erol Taş, Kenan Pars, Yadigar Ejder, Turgut Özatay diye devam eden abiler kuşağının kare aslarındandı. Dile kolay Yeşilçam'da 400'ü aşkın filmde yer aldı. Şimdi geçti buradan yandan yandan çelimsiz bir bakış atarak Süheyl Eğriboz.
Sinema dünyasının en prestijli etkinlikleri arasında yer alan 72. Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ödülü için yarışacak filmler açıklandı. Nuri Bilge Ceylan'ın jürisinde yer aldığı ana yarışmaya Türkiye'den de bir film seçildi: 'Tepenin Ardı'yla tanınan Emin Alper'in yoğun bir politik şiddet ortamında ayakta kalmaya çalışan iki kardeşin hikayesi anlattığı yeni filmi 'Abluka'.
'Frances Ha'nın önlenemez başarısının ardından tekrar bir araya gelen, yönetmen Noah Baumbach ve biricik oyuncusu Greta Gerwig, 'Mistress America' ile yine baş ucu filmimizi çektiler gibi görünüyor.
Çizgi roman okurlarının 17 yıldır mizah dergilerinden takip ettiği “Robinson Crusoe & Cuma” filminin beklenen teaserı nihayet yayınlandı! Teaser yarından itibaren sinema salonlarında da gösterilmeye başlayacak!Yapımcılığını Film Bahçesi’nin üstlendiği, serinin yazarı ve çizeri Gürcan Yurt’un senaristliğini ve yönetmenliğin yaptığı filmde Robinson Crusoe karakterini Serhat Kılıç, Cuma’yı ise John Nyambicanlandırıyor. Issız adadaki serüvene dahil olan Viktor ve kızları rollerine ise Beyti Engin, Damla Debre veEbru Yücel isimleri hayat veriyorlar. Küba'da 6 hafta boyunca gerçekleşen çekimlerde ayrıca Robinson’un İngiltere’deki gençlik anılarının anlatıldığı sahnelerde sürpriz isimler de seyirciyle buluşacak.Film için, yaşadığı ülke Malawi'den çekimlerden 6 ay önce Türkiye'ye getirilerek, Cuma'yı canlandıran Jhon Nyambi'ye Türkçe eğitimi ve oyunculuk dersleri verildi. Serhat Kılıç'ın canlandırdığı Robinson ve Beyti Engin'in canlandırdığı Viktor karakterlerinin saçları protez olarak, Amerika'da Holywood yıldızlarının hair stylist uzmanlarına yaptırıldı.Mekanları, kostümleri ve hikayesi ile çizgi romanlardaki atmosferi birebir perdeye yansıtan film 4 Eylül’de seyircisiyle buluşacak. Şimdiden büyük merakla beklenen, çok eğlenceli ve farklı bir yapım olan 'Robinson Cruose ve Cuma' filmi ve karakterleri Türkiye'nin yeni fenomenleri olmaya aday!
Caz trompetçisi Miles Davis’in hayatını konu alan film “Miles Ahead' New York Film Festivali'nin kapanışını yapacak.ABDli aktör Don Cheadle “Miles Ahead” filmiyle yönetmenlik kariyerine hızlı bir giriş yapıyor. Caz ve blues efsanesi Miles Davis'in müziği bırakmasını ve tekrardan geri dönüşünü anlatan film, 53. New York Film Festivali’nde kapanış filmi olarak gösterilecek.Ödüllü oyuncu Cheadle, yönetmenliğin yanısıra Miles Davis’i de canlandırıyor. Caz trompetçisini anlatan filmde, Ewan McGregor ve Zoe Saldana gibi isimleri de izleyebileceğiz. McGregor muhabir, Saldana ise Davis’in eski eşi Frances rolünde. Kasım ayında ABD’de gösterime girecek filmin Türkiye vizyon tarihi ise henüz belli değil.Milliyet Sanat
Sinema üstatlarının ellerinden çıkmış bu filmleri izlerken hem keyifli saatler geçirecek hem de senaryoların özgünlüğünden ötürü bakış açılarınızda olumlu değişimler yaşayacaksınız. Bir nevi win - win durumu yani.Not: Sıralama IMDb puanına göre yapılmıştır.
İnternette birçok garip evlenme teklifi ile karşılaşabilirsiniz, fakat Harry Potter Büyücülük Dünyası'nda yapılan bu evlenme teklifi şu ana kadar en sihirli olanı.
Açıklanan 72. Venedik Film Festivali jürisinde Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan da yer alıyor.2-12 Eylül arasında gerçekleşecek 72. Venedik Film Festivali jürisi açıklandı. Ana yarışma jürisinde geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali'nde Kış Uykusu filmiyle Altın Palmiye'nin sahibi olan Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan da yer alıyor. Üç farklı jürinin bulunacağı festivalin jüri başkanı başarılı yönetmen Alfonso Cuaron. Ayrıca Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un 2012’de açılan Masumiyet Müzesi'nden yola çıkan ve yönetmenliğini İngiliz Grant Gee'nin yaptığı 'Hatıraların Masumiyeti' de Venedik Film Festivali'nde gösterilecek.Festival jürisinin tam listesi ise şöyle: Venezia 72Alfonso CuaronEmmanuel CarréreNuri Bilge CeylanPawel PawlikowskiFrancesco MunziHou Hsiao-hsienDiane KrugerLynne RamsayElizabeth BanksOrizzontiJonathan DemmePaz VegaFruit ChanAnita CaprioliAlix DelaporteLuigi De LaurentiisSaverio CostanzoRoger GarciaCharles BurnettDaniela MichelNatacha Laurent