Bu Eserlere Bakmadan Geçmeyin
Miro'dan Banks'ye, Ai Weiwei'den Anish Kapoor'a, Nuri Bilge Ceylan'dan Marina Abramovic'e dünya sanatının yıldız isimlerini İstanbul'a getiren Art Intentaional sanat fuarı Haliç Kongre Merkezi'nde açıldı. Cem Erciyes, pazar günü sona erecek fuarı gezdi ve dikkat çeken eserleri yazdı.Duyarsız
Evliliğinde Tecavüze Uğrayan Kadınlar
Gündelik hayatta tecavüz denilince akla ilk gelen; bir kadının herhangi bir anda ve yerde tanımadığı bir erkek tarafından cinsel şiddete maruz kalmasıdır. Bu tanım doğru olmakla birlikte eksiktir. Çünkü ülkemizde pek çok kadın aynı evde aynı yatakta uyuduğu eşleri tarafından da tecavüze maruz kalmaktadır.Karşılıklı uzlaşmayı içermeyen, vücuda zarar verme tehdidi ve güç kullanılarak yapılan oral, anal ya da vajinal ilişki olarak tanımlayabileceğimiz evlilik içi tecavüzler genellikle 3 şekilde gerçekleşir.1-Tamamen yıkıcı tecavüz: Koca, örneğin tecavüz etmeden birkaç dakika önce eşini dövmüştür ve bunun hemen arkasından onunla cinsel ilişkiye girer. Daha doğrusu tecavüz eder, tecavüz esnasında da fiziksel şiddet uygulamaya devam eder. Burada erkeğin temel amacı cinsel ilişki ve doyum değil karısını her açıdan yıkmak, sarsmak ve öfkesini kusmaktır. Cinselliği bir cezalandırma aracı olarak kullanır. Kadının uğradığı fiziksel ve duygusal şiddetin devamı olarak bir saldırı amaçlı tecavüzdür.2-Güç amaçlı tecavüz: Bu durumda fiziksel bir şiddet yoktur. Amaç, erkeğin eşi üzerindeki güçlülüğünü ona cinsel olarak da göstermesi, ‘evde kimin otorite olduğunu’ ispatlamaya çalıştığı durumlardır. Bu tecavüz türü,  karısının cinsel ilişkiyi istememesi ya da reddetmesi durumunda erkeğin zorla ilişkiye girmesi durumlarında geçerlidir.3-Patolojik tecavüz: Erkek eşinden olağan dışı, sapkınlık içeren ya da acı verici şeyler yapmasını ister. Cinsel ilişki şiddet içerikli ve olağan dışıdır. Bu erkekler çoğunlukla hayat kadınları ile olan ilişkilerinde bunu daha rahat ve sınırsızca yapma eğilimindedirler. Örneğin, karısının başka bir erkekle ilişkiye girmesini ve kendisinin bunu seyretmesi, eşini grup seks yapmaya zorlama, cinsel ilişkiyi çocuklarının  önünde gerçekleştirme, sado-mazoşist içerikli cinsel ilişkiler bu gruba girer.Evlilik sürecinde maruz kalınan tecavüzlerde tıpkı diğer tecavüzlerde olduğu gibi kurbanda olumsuz duygular ve sonuçlara yol açar. Eşi tarafında tecavüze uğrayan kadınların çoğunda kendisine olan saygısının düşmesine, yoğun kaygılara, korkulara, suçluluk duygusuna,cinsel işlev bozukluklarına, eşten nefret etmeye, uyku ve yeme bozukluklarına ve intihar düşüncelerine yol açmaktadır. Evlilik içi tecavüze maruz kalan kadınların yüzde 50 ila 80 arasında değişen oranda depresyon yaşadıkları görülmüştür.Eşi tarafından tecavüze uğrayan kadınlar, eşlerini şikayet ettiklerinde yakın çevreleri tarafından dışlanmaktan ya da çocuklarının bakımını kocaları olmadan sürdürememekten korkarak susarlar. Özellikle cinsel bilgi ve deneyimden yoksun olan kadınlar yaşadıklarını çoğu zaman bir tecavüz olarak adlandıramaz bunun bir kadınlık görevi olduğunu zannederler. Zaten toplumuz bu gibi durumlar içi yeterince tecavüz mitlerine sahiptir;‘Kadınlık vazifeni yapmazsan başına gelenleri hakedersin’‘Kocasına karşı gelen kadın her şeyi hakeder’‘Dayak yemek kadının hatasıdır’‘Adamın çok üstüne gidersen hak edersin bunları’‘Sarhoşsa istemiştir canım ne var bunda’Tecavüz mitleri erkeklerin cinsel saldırganlık içeren davranışlarının inkar edilmesine ya da toplum tarafından kabul edilebilir şekilde onaylanmasına hizmet eder. Otoriteye itaat eden, aşırı muhafazakar, katı değerlere sahip kadın erkek rollerine bağlı kültürler tarafından yaratılır ve sürdürülürler. Şiddet, erkekler için güçlü olmak,eşi kontrol etmek, çatışmaları çözmek, son sözü söyleyen insan olmak terk edilmeyi engellemek, atalarımızdan öğrendiklerimize uygun davranmak kısacası ‘erkeklik’ rolünü sürdürmek ve korumak için önemli bir araçtır. Ortaya şöyle bir durum çıkmaktadır; evliliğinde yukarıda saydığımız tecavüz şekillerine maruz kalan kadın evine ekmek getiren erkeğine karşı kendini sunmak zorundadır bu onun kadınlık vazifesidir.Ülkemizde kağıt üzerinde yapılan değişikliklere rağmen, pratikte kadınlarımız gündelik hayatlarında ayrımcılığa uğramaya devam ediyorlar, şiddete maruz kalıyorlar, erken yaşta evlendiriliyorlar ve evliliklerinde tecavüze uğruyorlar. Bu nedenle kadını yok sayan, ona şiddet uygulayan veya onu bir meta olarak algılayan tüm zihniyet ve yapılara karşı yılmadan mücadelenin sürdürülmesi gerekiyor. Evlilikteki ya da birliktelikteki tecavüzün önlemesi için toplumun her kesimine, sivil toplum kuruluşlarına, devlet kurumlarına ve medyaya görevler düşmektedir. Birliktelikteki ya da evlilikteki cinsel şiddet, tecavüz ve saldırganlığı durdurma öncülüğü ve sorumluluğu kadına aittir.Öncelikle kadının; Zihnindeki tecavüz tanımını değiştirmesi, Cinselliği bir görev olarak görmemesi, cinselliğin zorlamayla olamayacağını anlaması ve anlatması, Sevgi, arzu, haz, şefkat ve bütünlüğün cinselliğin birer parçası olduğunu bilmesi ve öğretmesi,  Korku, kaygı ve suçluluk duygularının ortaya çıkmasına neden olan cinselliğin sağlıksız bir cinsellik olduğunu özümsemesi ve gereken durumlarda resmi kurum ve kuruluşlardan  yardım istemesi gerekmektedir.
Gebelikte Cinsellik
Bebek bekleyen çiftler hamileliğin getirdiği heyecan ve coşkuyu yaşarken bebeklerini ve kendilerini bekleyen sürece dair yüzlerce soru sorarken, genelde bilmedikleri ve utandıkları için doktorlarına soramadıkları bir soru ile karşı karşıya kalırlar;Gebelikle beraber cinsellik sonlandırılmalı mıdır, yoksa cinsel hayatın devamı  mümkün müdür?Özellikle cinsellik konusunda bilgilendirme soru sormaya bile çekindiğimiz  bizimki gibi toplumlarda gebelik sürecinde  cinselliği konuşmak daha da zor bir hal almakta ve bu da bilginin, yerini yanlış inançlar  ve asılsız korkulara bırakmasına neden olmaktadır. Gebelik dönemi kadın hayatının en karmaşık dönemlerinden biridir. Hamilelik psikolojik ve fiziksel birçok değişimin olduğu bir dönemdir. Bununla beraber yaşanan bu sürece uyum adına yapılanların, yanlış bilgilenmeler yüzünden,  bebeği korumak uğruna korkuların takıntı halini alması doğru ve açık bilgilendirme ile engellenebilir. Burada hekim-hasta ilişkisinin açık, samimi ve anlaşılır şekilde kurulması bebek bekleyen çifti rahatlatacağı gibi anne karnındaki  bebek için her koşulda en doğrunun yapılabilmesine olanak sağlayacaktır.Anne- baba adaylarının en sık merak ettiği sorular ve cevapları şunlardır;-Hamileliğin ilk aylarında cinsel ilişki düşüğe neden olur mu?Hayır. Hamileliliğin ilk dönemlerinde başka bir tıbbi sorundan kaynaklanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir. Yapılan çalışmalarda başka nedenlere bağlı olarak düşük tehdidi olmayan kadınların cinsel ilişkiye girmesinin düşük olasılığını artırmadığı kanıtlanmıştır.-Gebelikte cinsel istek azalır mı?Gebeliğin ilk üç ayında anne adayında genel olarak bir halsizlik, uyku hali, mide bulantısı mevcuttur. Özellikle kokulara karşı artmış hassasiyet bile cinsel isteği olumsuz etkileyebilir. Bu agresif değişimler anne adayının cinsellikten uzaklaşmasına ve isteksizliğine neden olabilmektedir. Bu çok doğal ve aynı zamanda geçici bir süreçtir. Gebeliğin ilk üç ayından sonra normale döner. Anne adaylarının çok az bir kısmında bu isteksizlik altta yatan başka nedenlere bağlı olarak devam edebilir. Bu durumlarda çiftlerin birbirine açık, yardımcı ve anlayışlı olması sürecin daha kolay geçirilebilmesini sağlamaktadır.-Orgazm olmak bebeğe zarar verir mi?Bu konuda yanlış bilgilenmelerden biri de orgazm olmanın bebek ya da anne sağlığı açısından bir risk teşkil edebileceği düşüncesidir. Orgazmın kadın vücudunda nelere sebep olduğu uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Bununla beraber, yine uzun zamandır gebe kadınların orgazm yaşamaları sırasında ve sonrasında bedeninde oluşan değişiklikler bilimsel açıdan bilinmektedir. Gebe kadının orgazm olmasının bebeğe ya da kendine hiçbir zararı yoktur. Orgazm sonrası genel bir rahatlamadan sorumlu olan endorfin salgısının, bebeğin de yararına olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle cinselliği hem en istekli hem de en rahat yaşayabileceğiniz ikinci üç aylarda bu konuda çok rahat olabilirsiniz.-Gebelikte cinsel ilişki erken doğuma neden olur mu?Cinsel ilişkinin erken doğuma neden olabileceği de sıkça karşılaşılan bir düşüncedir. Ancak genel kanının aksine cinsel ilişki varlığı ya da sayısının erken doğumla bir ilişkisi saptanmamıştır. Gebeliğin doğuma yakın zamanlarında da cinsel ilişkiye girilebilir. Genel olarak erkek ejekulat sıvısındaki prostoglandinlerin artık olgunlaşmış ve reseptörleri gelişmiş olan rahimde hafif  kasılmalara yol açabileceği bilinmelidir. Bunlar geçici kasılmalardır ve normal seyreden bir gebelikte bebeğe bir zararı olmaz. Fakat özellikle son üç ay doğumun yaklaşması nedeniyle kadında beliren doğum korkusu, endişe ve heyecan  bu kasılmalar nedeniyle artabilir.Eğer anne adayının cinsel ilişkiye girmesine engel bir problemi varsa ya da yüksek riskli bir gebelik mevcutsa bu durum takipleriniz esnasında hekiminiz tarafından size zaten bildirilecektir. Bütün bunlardan önemlisi  gebenin kendi durumu hakkında hekimden bilgi alması ve gebelikte yapabileceklerini dair doğru bilgileri edinmesidir. Herhangi bir tıbbi probleminiz bulunmadığı koşullarda cinsellik yaşamaktan çekinmenize hiçbir neden bulunmamaktadır. Gebelik,  kadın olarak yaşayabileceğiniz en güzel ve eşsiz deneyimdir. Bu güzel döneminizde cinselliğinizi de sınırlamanız gerekmez.
Sadece Çalışan Anne Çocuklarının Anlayabileceği 18 Şey
Annesi çalışan çocuk karışık duygulara sahiptir. Bir yanda annenin çalışmasının getirdiği özgüven, rahatlık, öte yanda anne özlemi, yalnızlık. Yani çalışan bir anneye sahip olmak zordur. Bunu en iyi annesi çalışanlar bilecektir ama biz yine de 20 madde ile empati kurmaya çalıştık.
Sosyal Deney: Kızların ve Erkeklerin Dış Görünüme Verdikleri Değerlerin Canlı Karşılaştırması
Son dönemlerde ilişkilerde yaşanan dış görünüm ile ilgili sorunlara dikkat çekmek amacı ile iki erkek sosyal deney yapmaya karar vermişler. Bu deneyde normal hayatlarında zayıf ve çekici olan kadın ve erkeği plastik makyaj ile kilolu hale getirmişler. Daha sonra ise bir hafta boyunca konuşup buluşma ayarladıkları kişilerin karşısına bu halde çıkarmışlar. Kadındaki sonuçlar pek de parlak sayılmaz, görüştüğü kişilerin çoğu kadını gördükten sonra masayı terk ediyor daha da kötüsü kırıcı sözler sarf ediyorlar. Erkekte ise başta şaşıran kadınlar daha sonralarda kişiyi tanımaya çalışıyorlar ve ona bir şans veriyorlar hatta çoğu ile buluşması pozitif tamamlanıyor. İşte size o videolar, siz olsaydınız ne yapardınız?
Reklam
Reklam
İstanbul'da Eşcinsel Evlilik
2 Eylül’de 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Ekin Keser ile 28 yaşındaki Emrullah Tüzün düğün yaptı. Onların düğünlerini diğerlerinden farklı kılan ise eşcinsel bir çift olmalarıydı. Kaos GL’den Emre Korlu, Ekin ve Emrullah’ın hikâyesini yazdı.Geçtiğimiz günlerde devletin resmî nikahıyla olmasa da; alternatif bir törenle İstanbul’da evlenen eşcinsel çift, ‘heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik’ diyor. 21 yaşındaki Arap kökenli olan Ekin Keser, güzel sanatlar öğrencisi. Emrullah Tüzün ise 28 yaşında. 2 yaşındayken ailesi İstanbul’a göç etmiş, Batmanlı bir Kürt. Hizmet sektöründe çalışıyor ve fotoğraf çekmeye bayılıyor.'‘Elele tutuşmaktan hiç kaçınmadık’'Emrullah ile karşılaştığın o anın bir tesadüf olduğunu düşünüyor musun? Nasıl tanıştınız?Kesinlikle bir tesadüftü. Onunla ilk karşılaşmam, iki yıl önce arkadaşlarımı kıramayarak gittiğim Taksim’de bir açılış partisinde oldu. İlişkimizin başlayışı o zamana tekabül eder. Tanışmamızdan kısa bir süre sonra da aynı evi paylaşmaya başladık.Aynı evi paylaşmaya başladığınızda bulunduğunuz çevrenin içerisinde “anlaşılırız” korkusu hissettiğiniz oldu mu?Olmadı çünkü aileme olduğum kadar çevreme de açık bir eşcinselim. Emrullah ile ilişkimizi biliyorlardı. Ona karşı duyduğum hisleri saklamadım.Sahi, sokaklarda içinizden geldiği gibi aşkınızın getirdiği özgürlüğü yaşayabildiniz mi?Yaşadık. Heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik. Duygularımızı görselliğimize de yansıttık. Birbirimize dokunduk, sarıldık ve el ele tutuşmaktan kaçınmadık.Aileleriniz cinsel yöneliminizi biliyor muydu?Ailem biliyordu. Emrullah’ın ailesine açılması ise daha sonra oldu.İlişkinizi öğrendiklerinde bu durumu nasıl karşıladılar?Sıradan bir ilişki gibi gördüler. İleriye dönük olduğunu düşünmüyorlardı.Biriniz Arap kökenli, diğeriniz Kürt; bu iki farklı etnik köken, iki ayrı kültür... Tüm bunlara bağlı yaşayan akrabalarınızdan tepki aldınız mı?Çok fazla tepki aldık. Hatta öyle ileri gidenler oldu ki ölüm tehditleriyle bile karşılaştık. “Tamam yaptınız bu kadarını. Bundan sonra gizlenin!” söylemlerine kulak asmadık. Emrullah’ın ailesinden ise herhangi bir nefret tutumuyla karşılaşmadık. En azından şu an ılımlı bir duruş sergiliyorlar.Aile eşrafından düğüne geldilerEvlilik isteği ilk kimin sürpriziydi?Teklif Emrullah’tan geldi. Bu benim için oldukça büyük bir sürprizdi.Nasıl bir teklifti? Sıradan mı, yoksa akılda iz bırakacak cinsten mi?Nişanlandığımız gün iş yerinden çıkış saatimi geciktirmek için elinden geleni yapmaya çalıştı. Daire kapısının önüne vardığımda kapıda asılı bir sürpriz ile karşılaştım. Kâğıt’ın üzerinde “Bekbek seni çok seviyor” yazılıydı. (“Bekbek” birbirimize seslenirken kullandığımız bir hitap şeklidir.) Kapıyı açıp içeri girdiğimde duvarda asılı duran çiçek ve üzerine iliştirilmiş başka bir kâğıt gözüme çarptı. Kâğıttaki notun ne olduğu heyecandan zihnimden silinip gitti zira salonda sehpanın orada duran laptop’a gizlenmiş ses kaydı ezberimde. Emrullah, bana evlenme teklifinde bulunuyordu sonra yüzüklerimizle yanıma geldi. Eve gizlenmiş arkadaşlarım da o gece bizi yalnız bırakmadılar. Bu benim için oldukça heyecan vericiydi. Kendimi çok özel hissettim. Düğün organizasyonu öncesi heyecanı merak ediyorum.Bize o dönemden biraz bahseder misin? Kostüm, davetiye, mekan vs. Nasıl bir telaştı?Evlilik heyecanı bir yana, yorucuydu. Davetiye tasarımı bize aitti. Tamamıyla el emeğiydi. Taslağı biz hazırladık; yakın arkadaşlarımızdan biri de karikatür çizimini gerçekleştirdi. Mekân için arkadaşımızın da aracılığıyla yatta karar kıldık, çünkü deniz özgürlük demekti. Zira aklımda ‘'homofobik bir tehlikeye maruz kalır mıyız’' sorusu olmasaydı, merasimi bir villanın bahçesinde yapmayı istemiştim. Hayalim buydu diyebilirim. Kostüm arayışı bizi çok uğraştırdı. Neredeyse gezmediğimiz yer kalmadı. Çocukluk arkadaşımın seçimiyle kostümlerimiz de belirlenmiş oldu ve giyindiğimizde oldukça güzel durdu üzerimizde.Düğüne katılım beklediğiniz gibi miydi? Evlilik merasimine katılımını beklediğiniz zira sizi yokluğuyla üzenler oldu mu? Mesela aileden davetinize icabet edenler var mıydı?Daveti yüz yirmi kişiyle sınırlamıştık. Katılım beklediğimiz gibiydi. Sevdiğimiz ve bize destek olan insanlar oradaydı. Gelmeyenlerin yokluğunu hissetmedim. Aktivist arkadaşlarımızdan da düğünümüze katılanlar oldu. Evet, aile eşrafından kuzenlerim beni yalnız bırakmadılar.'‘O senin kocan mı?'’ sorusu çok mutlu ettiEmrullah ile seni damatlık içinde görenlerden olumlu-olumsuz tepkiler aldın mı?Trafiği hesaplayamadığımızı düşünüyorum. Trafikte kaldık. Baktık bu böyle olmayacak kendi düğünümüze yetişemeyeceğiz; vapurda aldık soluğu. Yanımızda nedimelerimiz ve sağdıcımız vardı. Gözler üzerimizdeydi. Hatta Eminönü iskelesinde karnımızın açlığını bastırmaya çalışırken çikolata yemeye başladığımız esnada bir kadın, çevresindeki insanlara bizi göstererek, “Bakın bakın! reklam çekiyorlar” dedi. Çikolata ve iki damat... Kadının böyle bir kombin oluşturması bizi güldürmüştü. En ilgi çekici olanı ise tören çıkışında Suriyeli bir kadının yanıma gelip Emrullah’ı göstererek, “o senin kocan mı?” diye sorması oldu. Bu soru beni ve Emrullah’ı çok mutlu etmişti.Türkiye’de eşcinsellere evlat edinme hakkı tanınsaydı çocuk sahibi olur muydunuz?Kalabalık bir aile sayılırız. Bir köpeğimiz ve iki kedimiz var. Tabi neden olmasın eğer bu ülkeden eşcinselleri görmemekte direten, koltuğunu mesken bellemiş insanlar çeker giderse bir ya da iki çocuğu evlat edinmek istiyoruz.CNN Türk
Evliliği Kurtarma Yöntemleri
Birazdan okuyacağınız 'evliliği kurtarma yolları' adlı yazımız, size rehber olacak. İşte evliliğinizi kurtarmanın 10 yolu...Evliliğinizin o ilk romantik ve tutku dolu halleri zamanla yerini sıkıcı bir rutine mi bıraktı? İlişkinizi yeniden canlandırmak ve eşinizle ilk günkü gibi yeniden mutlu olmak istiyorsanız, bu kuralları asla atlamayın!Birazdan okuyacağınız “ evliliği kurtarma yolları ” adlı yazımız, size rehber olacak. İşte evliliğinizi kurtarmanın yolları …
Reklam
Sevgilinizi Kaybetmemek İçin Uzak Durmanız Gereken 6 Hareket!
Flört, çıkmak, sevgili olmak... İstediğiniz şekilde tanımlayabilirsiniz, ciddi bir ilişkinin altı kusurlu hareketi vardır ve kesinlikle yapılmaması gerekir. İşte size flört ederken yapılmaması gereken 6 hareket!İlişkinizin geleceği açısından aşağıdaki maddelere dikkat etmenizi önemle tavsiye ediyoruz. Aksi takdirde 10 sezonluk fırtınalı aşksenaryolarına mahkum kalabilirsiniz. Karşınızdakinin ve kendi huzurunuz için ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız, işte size dev hizmet ! Bu altı maddeden uzak durun ve özel hayatınızda istikrarı yakalayın!
Reklam
Evli Kadınlar Ne Sıklıkla Seks Yapıyor?
Amerikan Kinsey Enstitüsü'nün kadınların cinsel yaşamlarına dair yaptığı araştırmaya göre, evli çiftlerin neredeyse yarısı ayda birkaç kez, yüzde 10'u da ayda sadece bir kez seks yapıyor.Jillian Kramer ’in Amerika'da yayımlanan Brides dergisi için hazırladığı haberde, evli kadınların cinsel yaşamlarıyla ilgili açıklamaları da yer aldı. Araştırmaya ilişkin haberde, 'evliliğinden son derece memnun' olduğunu belirten bir kadın “Eşinizle en son ne zaman seks yaptınız” sorusuna “Sevişmeyeli en az iki ay olmuştur' diye cevap verirken, bir başka kadın “Eşimle haftada bir kere seks yapıyor olmak bizim için yeterli” açıklamasında bulundu. Aynı kadın 'Aslında ayda iki kere yapmaktan da mutluyum” diye ekledi.Kinsey Enstitüsü'nün araştırma sonuçları, yeni evli çiftlerin daha sık seks yapacağına dair beklentinin aksi yönünde bulgular da ortaya koydu.Los Angelaslı fizyolojist Yvonne Thomas, kadınların ayda iki ya da haftada bir kez seks yapmaktan tamamıyla memnun olduklarını söylemelerini 'beklenebilecek bir şey' olarak görüyor. Thomas'a göre, stres, yorgunluk, hayatın beklenmedik olumsuzlukları (beklenmedik harcamalar veya hastalıklar gibi) çiftlerin seks yapma isteklerini azaltıyor. Thomas şunları ekliyor:“Memnuniyet ve birbirine kesin gözüyle bakmak da sıklıkla, farkında olmadan ilişkileri ve duyguları monoton hale getiriyor. Bu durum, evlendikten sonra çiftler arasındaki heyecan ve gizem gidecekmiş gibi hissettiriyor.'Eğer kendinizi bu durumdan dolayı mutsuz hissediyorsanız ya da evlendikten sonra bu durumla karşılaşmak istemiyorsanız, Thomas'a göre işte yapmayı deneyebileceğiniz dört şey:“Farklı şeyler insanları açar. Sevişirken farklı duyguları harekete geçirecek seksi gecelikleri, yaktığınız mumu ve iPod’unuzdan çalacak romantik (veya erotik) bir müziği dikkate alın.”“Bu film, sonrasında, hatta belki film sırasında, çiftlerin kişisel olarak romantik ve erotik bir ilişkiye girmek istemeleri için mükemmel bir başlangıç olabilir.”“Çok pahalı olmasına gerek yok. Önemli olan birbirinizle ve kaliteli vakit geçirmek. Haftanın dışarı çıkmanızı rutinmiş gibi hissettirmeyecek bir gününü seçin.”“Bu, kayıtsızlık veya birbirine artık kesin gözüyle bakma gibi çiftlerin arasında oluşabilecek olumsuz durumların oluşmamasına yardım eder. İnsanlar kendilerini daha değerli hissettiklerinde ve başkaları için önemli olduklarını bildiklerinde, seks yaparak aşklarını paylaşmaya daha eğilimli.”
Reklam
Kardeş Kıskançlığı Nasıl Önlenir?
Çocuklarda kardeş kıskançlığını önlemek için ebeveynlere düşen görevleri Dr. Arzu Türkkan “Bebeğinizi Büyütürken/Onun Sorunlarına Mucize Çözümler (0-4 yaş)” adlı kitabında açıklıyor; biz de Pegarose sayfalarında sizinle paylaşıyoruz.Çocuklar genellikle annenin büyüyen karnı, yeni bir bebek karyolası, yeni oyuncaklar ve küçük bebek bezleri gibi delillere rağmen eve yeni bir bebek geleceği gerçeğini tam olarak kavrayamazlar. Ta ki beklenen olay gerçekleşene ve kapıdan içeri bir bebek girinceye kadar.İşte o anda anne kucağında bir bebekle eve geldiğinde çocuğunuzun yüzünde bir dehşet ifadesi oluşabilir. İçinde bu pis kokulu, sürekli bağıran, kıvranan bebeği yoksa annemle babam benim odama mı yerleştirmeye karar verdiler diye düşünebilir.Bu karmaşık duygular ilk başta çocuğunuzun aşırı derecede öfkelenmesine ancak daha sonra da eve yeni gelen bebeğe karşı aşırı derecede korumacı davranmasına neden olabilir. Ancak endişe etmeyin, çünkü çocuğunuzda oluşan tüm bu kıskançlık belirtilerinin yoğunluğunu azaltmak için başvurabileceğiniz değişik yollar bulunuyor.1-4 yaş arasıBabayı teşvik etmekÇocuğunuzun bakımını babayla ve küçük çocuğunuzla paylaşmanız işlerin yoluna girmesini kolaylaştıracaktır. Şayet baba sadece hafta arası işe giden ve hafta sonları eğlenmek için dışarı çıkan biriyse ona çocuğunuzun bakımı için gereken bazı angarya işleri yaptırabilirsiniz. Örneğin bebeğinizi beslerken eşiniz ve çocuklarınız da günlük ev işlerine yardımcı olabilirler. Üstelik işleri yaparken bir taraftan da çeşitli konularda sohbet edip eğlenebilirler. (Gökyüzü neden mavi, akşamüstü atıştırmak üzere nasıl çikolatalı kek hazırlanacak gibi.)Hamilelik süresinceHamilelik süresince hastaneye kontrol için giderken eğer mümkünse yanınızda çocuğunuzu da götürün. Böylece çocuğunuz kardeşini ultrason görüntülerinde görebilir ve kalp atış seslerini duyabilir. Aynı zamanda ona bebeğin ultrason görüntülerinin resimlerini gösterebilirsiniz ve ona karnınızda ne gibi hisler hissettiğinizi anlatabilirsiniz. Tüm bunlar onun yeni gelen bebeğe uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.2-4 yaş arasıEğer çocuğunuz yeni bebeği aşırı derecede kıskanıyorsa hatta ona karşı saldırgan tavırlar gösteriyorsa büyük bir problemle karşı karşıyasınız demektir. Örneğin çocuğunuz bebeğini ısırıyorsa ya da bebeğe başka şekillerde zarar veriyorsa hiç vakit kaybetmeden hemen harekete geçmeniz gerekir. Böyle bir durumda öncelikle yapmanız gereken çocuğunuzu bebeğin yanından uzaklaştırmak ve ikisini asla yalnız bırakmamaktır. Bebeğinizle ilgilenmeye her ara verdiğinizde büyük çocuğunuzu da mutlaka odadan çıkarmanız ve ikisini yalnız bırakmamanız bebeğe zarar vermesine izin vermeyeceğinizi anlamasını sağlayacaktır.Birçok anne çocuğunun kıskançlıklarını önemsiz görür ve çocuğunun küçük kardeşine o kadar da kindar olmadığını düşünür. Fakat unutmayın ki siz bu kadar iyimser olduğunuz bir anda çocuğunuz kıskançlığının etkisiyle bebeğin saçından bir tutam dolusu saç koparabilir. Bu nedenle bu durumu önemli görmeniz ve çocuğunuza, bebeğe ancak sizinle birlikte dokunabileceğine dair küçük bir ders vermeniz iyi olur.Bu dersin ardından en az birkaç hafta boyunca çocuğunuzun bebekle hiçbir şekilde yalnız kalmasına izin vermeyin. Fakat bu tedbiri çocuğunuza karşı açıkça belli etmeden uygulayın.Bu süre zarfında da kıskançlık duygusunun etkisi altında olan çocuğunuzun dikkat çekmeye çalışabileceğini ve bebekle tek başına kalabilmek için fırsat kollayabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Tüm bu tedbirlerinize rağmen çocuğunuz küçük kardeşine karşı saldırgan tavırlar göstermeye devam ederse hiç vakit kaybetmeden profesyonel birinden yardım alın.2-5 yaş arasıİlk ziyaretÇocuğunuzun hastaneyi ilk ziyaretinde (hastane ziyaretine gitmeden önce hastane kurallarını öğrenin) ona yeni doğan bebek hakkında bir ön konuşma yapmanız iyi olur. İkisini karşı karşıya getirme işini bu konuşmanın sonrasına bırakın. Ancak çocuğunuzla konuşurken yeni gelen bebeğin yabancı biri değil onun küçük kız ya da erkek kardeşi olduğunu vurgulamayı ihmal etmeyin. Çocuğunuzun zamanla bu konuda kendini daha rahat hissettiğini anladıkça onunla daha çok konuşabilirsiniz.Eğer bebeğe kısaca bakmak istiyorsa bunun için ona izin verin. Bu görüşmeyi onun eline küçük bir oyuncak vererek daha rahat hale getirebilirsiniz. Çocuğunuz eğer bebeğin ellerine ve ayaklarına hafifçe dokunmak istiyorsa, ona zarar vermeyeceğinden emin olduktan sonra dokunmasına izin verin. Daha sonra küçük bebeğin nasıl tutulacağını ve nelere dikkat etmek gerektiğini ona detaylı olarak açıklayın. Bu konuda çocuğunuza örnek olun.Yardımda bulunmakBüyük çocuğunuzun bebeğin bakımı konusunda size yardımcı olmasına izin verin. Onun da bu sürecin bir parçası olduğunu hissetmesi önemlidir. Diğer taraftan bazı çocukların bu sürecin bir parçası olmak istemediklerini de aklınızdan çıkarmayın. Siz de böyle bir durumla karşılaşırsanız çocuğunuza zor kullanmayın. Çocuğunuz eğer küçük bebeğin bakımı konusunda size yardımcı olmak istiyorsa banyo zamanında bebeğin göbeğini yıkamak, bebek bezi getirmek, bebeğin yeni bir oyuncağını bulmak gibi basit işleri yapması durumu kabullenmesi ve küçük kardeşine alışması için faydalı olabilir.Ancak bir süre sonra çocuğunuzun bebeğin bakımını tümüyle üstlenmek istemesine ya da birkaç hafta içinde size bebeğe nasıl bakılacağıyla ilgili talimatlar yağdırmasına şaşırmayın.Emzirme sırasındaSiz yeni bebeğinize süt verirken çocuğunuz ikinizin arasındaki bu yakın temas karşısında kıskanç tavırlar sergileyebilir. Bu yüzden süt verme işleminden önce çocuğunuzu yanınıza çağırın. Siz ona bir hikaye anlatırken çocuğunuz da bir taraftan kucağınızdaki küçük bebeği sevebilir ya da sizin kontrolünüzde onunla oynayabilir. Ancak çocuğunuz oyuna çok meraklıysa ve bebekle çok fazla oynamak istiyorsa sevdiği bir TV programını koyup bebeğinizi emzirirken birlikte izlemeniz sizi rahatlatacaktır.Ayrıca birlikte TV seyrederken ona program hakkında sorular sormanız, bebeğiniz sizin kucağınızdayken çocuğunuzun da kendini önemli biri gibi hissetmesini sağlayacak ve kardeşini kıskanmasını engelleyecektir.Bebek sütüBazı çocuklar kardeşlerinin mamasına özenip yeniden bebek sütüyle beslenmeyi isteyebilir ve hatta bu konuda ısrarcı olabilirler. Bu durum pek çok annenin başına gelebilir. Bir gün bebek sütünü denemek isteyen çocuklarınızdan birine bir fincanın içinde az bir miktar anne sütü verebilirsiniz. Bir yudum içtiğinde başka bir şey içmek istediğini söyleyebilir.Eğer bunu yapmaktan rahatsızlık duyarsanız ya da bu yöntem çocuğunuz üzerinde işe yaramıyorsa, bu durumda anne sütünün yalnızca bebekler için uygun olduğunu çocuğunuza anlatın. Ona bebekken süt içtiğini, sonra büyüdüğünü artık farklı içecek türlerinden içebileceğini açıklayın. Bebeğin de sürekli olarak anne sütü ile beslenmeyeceğini ve kendisinin de artık bebek sütü içmek için çok büyük olduğunu anlamasını sağlayın.DengelemeÇocuğunuzun yeni kardeşini kıskanmasını engellemek için başvurabileceğiniz yöntemlerden biri de zaman ayarlamasıdır. Küçük bebeğiniz gelişim sürecinde elbette çok ilgi istiyor olabilir ancak bu ilgiyi ona gösterirken büyük çocuğunuza da verdiğiniz sözü yerine getirmeli ve onu parka götürmelisiniz. Uzmanların çoğu her bir çocuk için özel olarak zaman ayrılması gerektiğini söyler.Birden fazla çocuğu olan anneler için bu durum zor olabilir. Sürekli olarak birini ya da ikisini yanınıza almanız gerekebilir. Eğer küçük bir bebek dünyaya getirdiyseniz çocuğunuzun hayat boyu etrafında olacak küçük bir kız ya da erkek kardeşi olacağını kabullenmesi gerek. Üstelik yolculuklarınızı da bir takım olarak yapmanız gerekecek.
Erkeklere Kendinizi Sevdirmenin Yöntemleri
Sevgilin bir süre sonra senden uzaklaşmasın istiyorsan onu elde tutmanı sağlayacak yolları öğrenmelisin.Onu güldürKadınlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanır. Erkekler de aynı şekilde böyle düşünüyor. Onu güldüren kadın sen ol. Unutma seninle ne kadar gülerse o kadar mutlu olur.Onu affetBir tartışmadan sonra her ikiniz de özür dileyip bir kenara çekiliyorsanız, bu durumu uzatıp ona tavır alma. Unutmaya ve affetmeye çalışırsan her ikinizin de daha mutlu olacağını göreceksin. Eğer bir şey yapmayı unutursa hemen sinirlenme, hatırlat ve devam et.Bakımlı olPartnerinle birlikte olmaya başlaman, bakımlı olmak için çaba harcamaman anlamına gelmiyor. Seni makyajsız halde eşofmanlarla otururken görebilir ama her gün değil! Senin hala güzel olduğunu düşünse de yanında bakımlı olmanı da görmek isteyecektir.Arkadaşlarıyla iyi anlaşBiz kadınların olduğu gibi, erkeklerin de bazı zamanlar arkadaşlarıyla konuşmaya ihtiyacı oluyor. Eğer partnerinin arkadaşlarına karşı iyi davranırsan, onların da sana karşı iyi davranacağını ve hakkında iyi konuşarak seni yücelteceklerini göreceksin. Böylece partnerin hem seninle hem de arkadaşlarıyla vakit geçirdiği için oldukça mutlu olacaktır.Özgür bırakPartnerinin sürekli seninle vakit geçirmesini istiyor olabilirsin. Ancak onun da arkadaşlarıyla takılmasına ihtiyacı var. Arkadaşları konusunda katı tutum takınırsan ve onlara zaman ayırmasına fırsat tanımazsan ilişkinizin seyri kötü ilerlemeye başlayacaktır. Bu durumu onun seni özlemesi için bir fırsat olarak gör. Senden ne kadar uzak kalırsa o kadar çok görmek isteyecek, yokluğunu hissedecek ve seni özleyecektir.Sporla ilgilenPek çok kadın futbola ilgi duymaz ama erkeklerin neredeyse tamamı için bu vazgeçilmezdir. Partnerini etkilemek için biraz da olsa futbolla ya da sevdiği herhangi bir spor dalıyla ilgilenmekten zarar gelmez. Maçın hepsini seyretmene gerek yok, yanına oturup biraz dikkat kesilsen yeterli olacaktır. Hatta az da olsa kuralları bilmeye çalışman partnerinin hoşuna bile gidebilir.Fast Food yeErkekler hamburger ve salata arasında bir denge kurabilen kadınlardan hoşlanırlar. O kebap yerken sen sadece salata yiyorsan, partnerin bundan memnun olmayacaktır. Arada bir onunla bu tarz şeyler yemekten ve küçük kaçamaklar yapmaktan hiçbir zarar gelmeyeceğini unutma.
Hamilelikte Cinsel İlişki
Gelişmekte olan toplumlarda cinsellik bir tabu özelliğini hala koruması nedeniyle,gebelikte anne ve baba adayları doktora pek sormazlar veya soramazlar,doktorlarda anne ve baba adaylarına bu konu da yeterli bilgi vermez ve üstünde fazla durmazlar,bu konu daha çok gebelikte bir problem yada terslik yaşandığı takdirde gündeme gelir ve bu durumlarda genelde cinsel perhiz önerilir.Hamilelikte kadının vücudunda ciddi fiziksel,kimyasl ve hormonal değişiklikler gerçekleşir,bu değişikliklerin sonucunda gebeliğin bazı dönemlerinde kadının libido dediğimiz cinsel arzusunda azalma,normale dönme ve hatta artma bile yaşanabilir.Gebelik süresini 3 hatta dört döneme ayırıyoruz,1.ci trimester(ilk 3 aylık dönem),2.ci trimestr(3.-6.ay) ve 3.cü trimestr (7.aydan doğuma kadar),dördüncü dönem ise doğum sonrası lohusalık dönemidir. bu dönemlerde anne vücudunda farklı değişiklikler meydana gelir.dolayısıyla bu farklı dönemleri ayrı ayrı ele alalım.1.ci trimestr Gebeliğin ilk 3 ayı,burada anne adayı gebeliğin vücudunda meydana getirdiği fiziksel ve ruhsal değişikliklerine uyum sağlamaya çalışır,çoğu gebede bu dönemde gebelik hormonunun ani yükselişine bağlı olarak bulantıları ve kusmaları olur,vücutta ödem artışına bağlı olarak meme de duyarlıklık artışı,yorgunluk ve uyku isteğinde artış olur. bu dönemde çoğu gebe kokulara karşı aşırı duyarlı ve eşlerinin ten ve ağız kokularına karşı tiksinme hissedebilirler.dolayısıyla anne adayı genelde bu dönemde cinsel isteğinde azalma olur ve bu meseleyi ikinci plana atar.onun için erkekler bu konu da daha anlayışlı olmalı ve ısrarcı davranmamaları gerekir. ilk üç ayda istek olduğunda cinsel ilişki yaşanabilir fakat daha dikkatli ve nazik davranmalı,aşırıya da kaçmamalı.eğer bu dönemde anne adayında vajinal kanama veya düşük riski varsa cinsel ilişki risk ortadan kalkana kadar yasaklanır.2.ci trimestr bu dönemde anne adayı gebeliğin fiziksel değişikliklerine artık alışmaya başlamıştır ve ilk aylardaki şikayetleri hafiflemiş ve kendini bedensel olarak daha iyi hisseder.bu dönemde genelde cinsel ilişkiye karşı ilgi artar. 1.trimesterdeki genital bölge ve memedeki kanlanmanın artışı 2.trimestr de de devam eder buda gebenin orgazmı daha yoğun yaşamasını sağlar.Normalde cinsel ilişki de orgazm sırasında rahimde hafif kasılmalar meydana gelir,bu kasılmalar gebe olmayan yada 1.trimestr de gebe bir bayan tarafından hissedilmez,ama gebelik ilerleyince ve rahim büyüdükçe yani 2.trimestr’de bir gebe de bu kasılmalar hissedilebilir ,kasılmalar sırasında bebeğin hareketlerinde azalma olabilir ama bu kasılamalar bittikten sonra bebeğin hareketleri eski haline döner,tecrübesiz bir gebe’yi kasılmaların hissedilmesi ve bebek hareketlerinin kısa süreli duyulmaması endişelendirebilir,halbuki bu kasılmaların normal seyreden bir gebeliğe hiçbir zararı olmaz.3.cü trimestr bu dönemde pelvis bölgesindeki fizyolojik kanlanma artışı ve rahimdeki kasılmaların artışı orgazmdan alınan hazı arttırır ama gebeliğin bu son dönemindeki meydana gelen fiziksel değişiklikler ve bir takım şikayetler gebenin libido(cinsel arzu) ve cinsel isteği tekrar arka plana atmasına neden olur.rahimin ileri büyümesi,mide yanması,memelerin hassas olması,yorgunluk ve uyku isteği hissi,bacaklarda oluşan kasılmalar ve memelerden süt gelmesi,cinsel ilişkinin gebeliğe zarar vermesi endişesi,bütün bunlar gebeyi cinsellikten uzaklaştırır.Hamilelikte cinsel ilişki ile ilgili yanlış düşüncelerCinsel ilişki erken doğuma neden olur mu?Hayır,normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin böyle bir etkiye yol açması söz konusu değildir.Penisin ilişki sırasında bebeğe zarar vermesi mümkün mü?İlişki sırasında penisin bebekle fiziksel teması mümkün değil,bebeğe zarar vermesi ve sakatlığa yol açması söz konusu olamaz.
Reklam