Her İnsan Evladının Facebook Profilinde Mutlaka Bulunan 12 Klişe İnsan Tipi
Bu konuda bir şeyler yazmamak için kendimi zor tutuyordum ama artık dayanamayacağım. Biliyorum oldukça korkutucu gerçekler bunlar, ben de korkuyorum ama birilerinin çıkıp bunları söylemesi gerekiyordu. Bu nedenle, bu çerikte tamamen dürüst olacağım. Kendimi sıcak anne evindeymiş kadar güvende hissediyorum ve umuyorum ki hiç kimse alınganlık göstermeyecek. İşte Facebook'ta sıkça karşılaştığımız 12 klişe insan tipi.
Sigaradaki Uyarı Türkiye'yi 'Örnek Ülke' Yaptı
Türkiye'nin, sigara paketlerinde bulunması gereken resimli uyarılarla ilgili Dünya Sağlık Örgütü kriterlerini karşılayan 12 ülkeden biri olduğu vurgulandı.Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'ni onaylayan ülkelerin temsilcilerinin katıldığı Moskova'daki toplantıda, nargile ve elektronik sigara üzerinde duruldu, sigara paketlerindeki uyarıların ve tütün kontrolü çalışmalarının, endüstrinin müdahalelerinden korunması gerektiği belirtildİ.Türkiye'nin, sigara paketlerinde bulunması gereken resimli uyarılarla ilgili Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerini karşılayan 12 ülkeden biri olduğuna dikkat çekildi.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, DSÖ Genel Kurulunca 2003 yılında kabul edilen Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'ni onaylayan 179 ülkenin temsilcilerinin katıldığı 'Taraflar Toplantısı' (Conference of Parties-COP) Moskova'da yapıldı.Sağlık Bakanlığı Tütün Kontrolü Ulusal Komitesi Halkı Bilgilendirme, Bilinçlendirme ve Eğitim Çalışma Grubu Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Nazmi Bilir'in verdiği bilgiye göre, iki yılda bir değişik ülkelerde düzenlenen toplantıda, tütün kontrolünde dünyanın geldiği nokta tartışılıyor ve ileriye dönük yapılması gerekenler, atılması gereken adımlar ele alınıyor.Bu yıl 6'ncısı düzenlenen toplantıda, tütün ürünlerinin vergilendirilmesi ve fiyat konularının ön planda bulunduğunu belirten Bilir, vergi artırımı yoluyla fiyat düzenlemesine gidilmesinin, tütün kullanımının azaltılması ve özellikle gençlerin sigara kullanmaya başlamasının önlenmesi bakımından en etkili uygulama olduğuna işaret edildiğini bildirdi.Üye ülkelere bu yönde tavsiyede bulunulduğunu anlatan Bilir, Güney Afrika, Brezilya, Fransa, Filipinler ve İngiltere'nin tütün vergilerini artırmak suretiyle tütün kullanımını azaltmayı başardığı, diğer ülkelerin de bu yönde uygulama yapmasının uygun olacağının dile getirildiğini anlattı.Bilir'in verdiği bilgiye göre, toplantıda ayrıca nargile ve elektronik sigara üzerinde duruldu, sigara paketleri üzerindeki uyarıların ve tütün kontrolü çalışmalarının endüstrinin müdahalelerinden korunması gerektiği belirtildi.Türkiye'deki çalışmalarTürk delegasyonunun da çeşitli konularda görüş bildirdiği toplantıda Türkiye'deki uygulamalardan da söz edildiğini ifade eden Bilir, şunları kaydetti:'Bu tür uluslararası toplantılara katılınca Türkiye'nin bu alandaki başarısı daha iyi değerlendirilebiliyor. Örneğin Türkiye tütün ürünleri vergisinin en yüksek olduğu, kapsamlı medya kampanyalarının uygulandığı ülkeler arasında yer alıyor. Tütün ürünleri paketleri üzerindeki yazılı ve resimli uyarı mesajlarının en üst düzeyde uygulandığı ülkelerden birisi de Türkiye. Dünyada 77 ülkede tütün ürünleri paketleri üzerinde resimli uyarılar bulunuyor ancak bu uyarılar konusunda DSÖ tarafından belirlenen kriterleri karşılayan sadece 12 ülke var. Bu ülkelerden birisi de Türkiye.'Prof. Dr. Bilir, DSÖ'nün, sigara paketleri üzerindeki sağlık uyarılarının sahip olması gereken kriterlerle ilgili bilgi verirken, paketlerin ön ve arka yüzlerindeki uyarıların kapladığı alanların ortalamasının en az yüzde 65 ayrıca yazılı ve resimli olması, yazılı uyarıların ülkenin ana dilinde yazılması, büyüklük, fon, zemin ve renk olarak da kolay okunabilmesi gerektiğini belirtti.AA
29 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Sırlarla Dolu "Beyin" Hakkında Bilinmesi Gereken 24 Şaşırtıcı Gerçek
etiket
Hepimizin en büyük isteği, sağlıklı olan ve aktif çalışan bir beyine sahip olmak. Zinde kalıp, mantıklı kararlar verebilmenin sırrı da bu aslında; 'düzgün çalışan bir beyin'. Peki günlük hayatımızda yaptığımız hareketler beynimizi nasıl etkiliyor, bu konu hakkında neler biliyoruz? İşte günlük hayatta karşılaştığımız, beyin fonksiyonlarımızı etkileyen dış etkenler ve beyin hakkında bilmediğimiz bazı gerçekler;
Reklam
Hamilelikte Vücut Nasıl Değişir?
Sağlıklı geçen bir hamilelikte, anne bazı değişimler yaşar. Aşırıya kaçmadıkça bu değişimlerin hepsi normal tepkilerdir.Hamilelik sürecinde adet görülmemesinden kaynaklanan şişme, özellikle göğüste daha fazladır. Hatta ilk göze çarpan değişim bu olur. Meme uçlarından başlayan esmerleşme, zaman içerisinde vücudun belli bölgelerine de dağılır. Kalça ve karında oluşan çatlaklar çoğu anne adayının korkulu rüyası olsa da doktor tavsiyeli nemlendiriciler ve bol su tüketimi ile bu sorunun üstesinden gelinebilir.Bir hamilelik belirtisi olarak kusma ve bulantı hamilelik sürecinde de devam eder. Tamamen sonlanması mümkün olmasa da sık aralıklarla yemek, yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçınmak, yemekten 1 ila 2 saat öncesinde sıvı tüketmek, sebze ve meyve yemek bu durumu kontrol altına alabilir. Yemekten sonra hemen yatmamak gerekir, bu gıdanın borudan mideye geçiş sürecini rahatlatır ve aşırı şişkinlik, hazımsızlık problemlerinin önüne geçer.Başlangıçtaki yorgunluk hissi normaldir ve bu süreçte annenin dinlenmesi, istirahat etmesi gerekir. Tansiyon, baş dönmesi ve bayılma durumlarına karşı koymak için bu gereklidir. Rahimde gerçekleşen büyüme sonucu, idrar kaçırma durumu ilk ve son 3 ayda kendini gösterir. Koyu kıvamlı ve kokusuz akıntılar meydana gelebilir, bunun için günlük ped kullanılabilir. Bu süreçte birtakım ağrılar oluşur. Bu ağrılar da pozisyon değiştirme ve sıcaklıkla dindirilebilir.Gerek bebeğin ağırlığı gerek yaşanan değişimlerle her anne hamilelikte kilo alır. Ancak aşırıya kaçılmaması için dikkatli olunması gerekir. Aksi takdirde, doğum önce ve sonrasında kiloya bağlı sorunlar baş gösterebilir. Bunun önüne geçmek adına, doktor kontrolünde hareket etmeli, yeme içme düzeni kaçırılmamalı ve alınan maksimum kilo 12.5 kg olmalıdır.Yazar: Esra Hurma
Reklam
Okul Öncesi Eğitim: Çocukların Geleceğe Büyük Adımı
Grup çalışması, arkadaşlar ile iyi bir iletişim, sosyallik bir çocuğun 0-6 yaş arasında kazanabileceği noktalardır. Özellikle bireyselliği yaşayan bir çocuk için, ileride insanlarla iletişim problemi ortaya çıkmaması adına okul öncesi eğitimlerde kazanacağı arkadaşlıklar, iyi ilişkiler, sosyallik ve takım çalışması önemli olacaktır. Dünyada birçok ülkede yaygın olan bir konu olan okul öncesi eğitim, Türkiye'de de 0-6 yaş arası çocuklar için önemini korumaktadır. Okul öncesi eğitimde nasıl bir bakış açısı kazandırılıyor?Küçük yaştan itibaren, fizyolojik ve mental gelişime katkı sağlayan okul öncesi eğitim, birçok çocuk için gelişim ve karakter oturması anlamında ciddi öneme sahiptir. Bu anlamda siz de, çevrenizdeki örneklerden de yola çıkarak çocuğunuz için okul öncesi eğitim seçeneğini önemsemelisiniz.
Reklam
Julia Roberts: ‘Estetiksiz Başrol Zor’
ABD’li oyuncu Rene Zellweger’in yeni yüzüyle ortaya çıkmasının ardından başlayan estetik tartışmasına Julia Roberts de katıldı. Oscarlı oyuncu, “Benim gibi 45’ine gelip estetik yaptırmadıysanız, başrol kapmanız zor” dediAmerikalı aktirist Rene Zellweger’ in katıldığı bir ödül töreninde, yüzünün tamamen değişmesi üzerine estetik operasyon yaptırdığı iddiaları gündeme gelmişti. Dünyaca ünlü bir güzellik markasının modelliğini yapan Oscarlı oyuncu Julia Roberts, Hollywood aktiristlerinin estetik operasyonları hakkında yorumlarda bulundu. “Aslına bakarsanız benim gibi 45 yaşına gelmişseniz ve hâlâ yüz gerdirme operasyonu yaptırmadıysanız, bu Hollywood’da başroller alamabilmeniz ihtimalini azaltır” diyen oyuncu, buna rağmen yüzü olduğu kozmetik markasının yetkililerine, 50 yaşına kadar doğal yaş almasını dilediğini ve markanın bunu kabul ettiğini de sözlerine ekledi. Taraf
Reklam
Aldığımız Kilolar Bizi Depresyona Sürüklüyor
Fazla kilolar, psikolojimizi olumsuz etkileyerek depresyonu tetikliyor!Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz'un verdiği bilgilere göre, yanlış beslenme alışkanlıkları, iş stresi ve benzer birçok problem ile kilo alımı hızlı olarak gerçekleşebilir. Alınan kilolar ise fiziki ve ruhsal birçok probleme yol açar. Fazla kilolar, başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Kilo alma depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olma da kilo almayı beraberinde getirir. Bu, kişilerde hayatı etkisi altına alan bir kısır döngü oluşturur.Neden Kilo Alıyoruz?Yemek yeme kadınlarda rahatlama sağladığı gibi, ölçü kaçırıldığında pişmanlık ve kızgınlık duygularını da tetikler. Spor yapmaktan kaçan ve kilo almaya başlayan bir kadın, mutlaka konuyla ilgili kendini sorgulamalıdır. Söz konusu durum, kısa bir süre sonra kısır döngüye dönüşür ve kilolu olma gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verilip, spor yapmaktan kaçınılabilir. Böylece kilolar baş edilemez hale gelebilir.Depresyon sonucu kilo alan kadınlar, antidepresan kullanımı konusunda dikkatli olmalıdır. Böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir, bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gerekir.Kimler Risk Altında?Kadınların kilo almaya en müsait oldukları dönem olarak bilinen gebelik dönemi ve sonrasında, vücutta kalan fazla kilolar için çaba gösterilmesi önemlidir. Eğer kilolardan kurtulmak için bir çaba harcamazsa ve gerçekleşen birden fazla doğum varsa, şişmanlık yaşam kalitesine büyük ölçüde zarar verir. Doğum dışında kadının hayatında oluşan çeşitli değişiklikler nedeniyle fiziksel aktivitelerinin azalması, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçmesi, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketiminin azalması da kilo kontrolünde sorunlara yol açar.
Kadınlarda En Çok Görülen 6 Hastalık
Kadınlar fizyolojik yapıları gereği yaşamları boyunca pek çok hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Kadınlara özel sağlık problemleri çoğunlukla erken tedavi ile çözüme kavuşabilirken, gerekli önemin gösterilmediği durumlarda ciddi sonuçlar ile karşı karşıya kalınabiliyor.Kadınların hayatları boyunca karşısına en sık çıkabilecek 6 hastalık ile ilgili bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, “Önemsemeyip geçiştirdiğiniz her hastalık tedavi sürecini uzatır” dedi.Çocuklukta ve Menopoz Sonrasında Görülen Kanamalara DikkatKadınların hayatları boyunca en sık karşılarına çıkan sorunların başında adet düzensizlikleri gelir. İlk adet 12-13 yaşlarında görülür. Eğer çocukluk döneminde kanama görülürse bunun mutlaka araştırılması gerekir. Buluğ çağı ile menopoza yakın dönemlerde ise vücut bu yeni sürece adapte olmaya çalıştığı için adet düzensizlikleri sıkça görülebilir. Ancak beklenmedik zamanda ortaya çıkan, düzensiz, leke tarzında veya uzun süreli kanamalar mutlaka araştırma ve tedaviyi gerektirir. Menopoz döneminden sonra görülen kanamanın miktarına bakılmaksızın üzerinde önemle durmak gerekir.Yanlış Beslenme Polikistik Over Sendromunu TetikliyorKadınlarda en sık rastlanan hormon bozukluğu polikistik over sendromudur. Nedeni tam olarak bilinmese de yanlış beslenme, aşırı kilo alma gibi problemler hastalığı tetikleyebilir. Hastalık tipik olarak genç kızlarda ve genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Polikistik over sendromu görülen kızlarda genellikle kilo fazlalığı, tüylenme, saçlarda dökülme ve sivilcelenme problemleri görülür.Tedavideki ilk aşama kilonun kontrol altına alınmasıdır. Polikistik over sendromlu kadınlarda kilo kaybı biraz daha zordur. Hormon bozukluğuna bağlı kilo alımı varsa diyetin buna göre planlanması gerekir.İdrar Kaçırma Büyük Sosyal Problemİdrar kaçırma sorunu çok önemli bir sosyal problem olup, günümüz modern tedavileri ile başarılı olarak ortadan kaldırılmaktadır. Temelde kadınların hastalığı olan idrar kaçırma 35 yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde görülmektedir. Kişinin sosyal yaşantısını etkileyecek olan her idrar kaçırma bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir. İdrar kaçırma; öksürme, hapşırma, gülme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkabileceği gibi, daha az eforla da meydana gelebilir.
Reklam
Bakanlık Müsteşarı Açıkladı: Konsolosluklara Gönderilen Tebeşir Tozuymuş...
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Ebola ve mers virüsü ve konsolosluklara gönderilen tozla ilgili açıklamalarda bulundu.Gümüş, şu ana kadar Hatay'da Suudi Arabistan'da çalışan bir kişinin mers virüsü sebebiyle yaşamını yitirdiğini söyledi.Cuma günü İstanbul'daki ABD konsolosluğu başta olmak üzere bazı konsolosluklara zarf içerisinde gönderilen tozla ilgili de Gümüş, üst düzey laboratuarlarda yapılan incelemelerde söz konusu maddelerde biyolojik silah tabiri olarak kullanılabilecek bir toksine rastlanmadığını ifade etti. Yapılan incelemelerde söz konusu tozların tebeşir tozu olarak kendilerine rapor edildiği bilgisini veren Gümüş, 'Herhangi bir risk yoktur' dedi.Gümüş, toza maruz kalanların Bakırköy Sadi Konukoğlu Hastanesi'nde gözetim altında tutuldukları ve dün de taburcu edildiklerini belirtti. Gümüş, Macaristan Konsolosluğu'nda çalışan 6 kişinin ise bugün taburcu edilebileceklerini ifade etti.Cumhuriyet
28 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam