Evliliğinizi Cehenneme Çevirmek için Gerekli 7 Davranış
Evliliğimizi cehenneme çevirmek ve sinir hastası olmayı garantilemek için yapılması gerekenler nelerdir? Nasıl hareket edelim de mutsuz bir evliliğe yelken açalım ? Tabii ki hiç kimse bunu istemez. Hepimiz mutlu bir yuva düşüncesiyle harekete geçiyor ve evleniyoruz. Farklı aile ve kültür ortamında yetişen iki yabancı insanın bir araya gelip aynı evi ve hayatı paylaşması pek de kolay değil. Büyüklerimizin bunu başardığını görürken özellikle son yıllarda artan boşanmalar, bazı şeylerin yanlış yapıldığının göstergesi. Şimdi 7 adımda evliliğimizi nasıl cehenneme çevireceğimize bakalım:
'Bir Gün LGBTİ Arkadaşlarımızı Meclis'te Göreceğiz'
Erkoçlar, Demirtaş'ın LGBTİ'lerle ilgili açıklamalarına dikkat çektiRüzgar Erkoçlar, Trans bireyleri cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda uyardı. Trans bireylerin, kimlik konusunda zorluk yaşama ihtimallerini dile getiren Erkoçlar 'Ehliyetiniz yani sürücü belgenizle de oy verebileceksiniz. Unutmayın, bir oy bir oydur' dedi. Erdoçlar, 'Seçim öncesi LGBTİ’lerle ilgili somut siyasi açıklamalar duyuyor muyuz?' diye sordu. Rüzgar Erkoçlar'ın T24'te yayımlanan 'Bir gün LGBTİ arkadaşlarımızı Meclis'te göreceğiz' başlıklı yazısı şöyle: Bu yıl Türkiye’de Cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçilecek. Seçimin ilk turu 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılacak. İlk turda hiçbir aday seçilmek için yeterli oyu alamazsa ikinci tur 24 Ağustos Pazar günü olacak. Oy vermeye giden seçmenler sırayla içeriye alınacak ve öncelikle hastalar, yaşlılar, gebeler ve engelliler sıra bekletilmeden oylarını kullanabilecekler. Seçmenler, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan nüfus cüzdanı, resmi dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki belgelerden birini sandık başında verecek ve seçmen sıra numarasını söyleyecek. Bu belgelerden birini vermeyen seçmen oy kullanamayacak. Trans bireyler, nüfus cüzdanı şart değil Trans bireylerin, her zaman olduğu gibi, tam da bu kimlik konusunda zorluk yaşama ihtimallerini düşünerek altını çizmek istiyorum; ehliyetiniz yani sürücü belgenizle de oy verebileceksiniz. 'Ne gerek var, oy vermesem' de olur demeyin. Unutmayın, bir oy bir oydur. Sizden özellikle nüfus cüzdanınız istense bile, eğer göstermek istemiyorsanız kesinlikle ehliyetinizle oy kullanma hakkınızın olduğunu bilin. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi seçmen hakkınızı kullanmak en büyük hakkınız. Peki seçim öncesi LGBTİ’lerle ilgili somut siyasi açıklamalar duyuyor muyuz? Kaos GL’nin haberine göre; Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş, “LGBTİ’leri savunmak riskse, o riski alıyoruz” diyor ve LGBTİ’leri “amasız” savunduklarını vurguluyor. Haberi dikkatli okuduğumuzda, çok uzun zamandır gözardı edilen bir gerçeği, insan haklarının LGBTİ bireylerde ihlalinin ne kadar fazla olduğu mesajını görüyoruz. Var olan ama görmezden gelinen bir avuç yürekli insan… Evet, birçoğumuz yeni yasal düzenlemeler bekliyoruz, herkes için standart olanı… Demirtaş; “LGBTİ’lere ve seks işçilerine dönük saldırılara ilişkin, insan hakları ‘amasız, ancaksız’ hayata geçirildiği takdirde insan haklarıdır. Kişilerin cinsel kimlikleri, cinsel yönelimleri insan haklarında kriter değildir. LGBTİ’ler de dahil olmak üzere herkes toplum içerisinde insanca yaşamalıdır, yeni yaşam belgemizin ilkesi de budur. ’Ama’ dediğiniz zaman insan hakkı ortada kalmaz. Bütün ayrımcılığa uğrayan kimliklerde dik durmak gerekiyor” diyor. İnanıyorum ki bir gün, bizim de nefes aldığımızı gören, sorunlarımıza arka çıkıp, çözüm üretip, yasalaştıran birileri olacak; hâlihazırda bu yolda büyük emekler veren LGBTİ arkadaşlarımızı da bir gün Meclis'te göreceğiz. Bence bir halkın mutluluğu, kendi içinde hiçbir ayrım yapılmaksızın haklarının güvence altında olduğunu bilmekte ve öncelikle bu temel hakların birliğini ve beraberliğini deneyimlemekte yatar. Rüzgâr ErkoçlarT24
Protein Tozu mu Yoksa Normal Beslenme mi?
Protein tozunun tam olarak ne oldugunu bilmeyenler kimyasallardan uretiliyor ve zararli derler.Fakat boyle bir durum soz kunusu degildir.Eger iyi bir sporcu olmak istiyorsaniz hangi dalda olursa olsun.Illaki protein tozu ve diger supplementlerden kullanmalisiniz.Bu bir gercek.Bugun milli takimlari incelersek basketbolundan yuzmesine neredeyse butun sporcular protein tozunu kullanirlar.Protein tozunun degisik uretim sekilleri vardir.Egg protein,soy protein,whey protein...Sporcular arsinda en cok whey protein kullanilir.Whey protein peynir alti suyundan elde edilir.Peynir alti suyunu izole ederek toza cevirirler.Protein tozu yerine et yesek olurmu? diye sorular geliyor.Vucudumuzun gunluk belli bir protein ihtiyaci vardir.Kas yapmaya basladiginiz da bu oran resimdeki gibi artacaktir.Bu yuzden yiyeceklerle bu orani saglamaniz cok zor bir hal alacaktir.Tabiki etten,sutten,yumurtadan da protein ihtiyacini karsilayabilirsin.Fakat whey protein ile ayni etkiyi saglamaz.Bunun nedeni whey protein spordan sonra hizli bir sekilde kana karisabilir.Ama et yediginiz zaman kana karismasi icin 2 saatten uzun bir sure gerekir.Ve vucudumuz ette bulunan proteinin %100'unu sindiremez.Isin maddi boyutunada bakarsak; bir olcek whey protein 10 adet yumurtayla ayni miktarda protein degerine sahip diyelim.Yumurtanin tanesi 50 krs ise aylik sadece yumurta gideriniz 150 tl olacaktir.Bunun yaninda tabiki etiydi sutuydu derken cebinizi yakacaktir.Whey proteinlerin 2 kg liklari 2 ay gidiyor dersek.(Bu sure sizin yaptiginiz spora ve protein ihtiyaciniza gore degisiklilik gosterir.)Ulkemizde 2 kg wheyler 180 - 220 tl arasinda degismekte.Hesaplara gore whey protein cok daha uygun oluyor.Fakat yinede karar sizin.
Mercedes Türkiye'de 'Minibüs' Üretip İhraç Edecek
Türkiye'de kamyon ve otobüs imalatı yapan Alman otomotiv devi artık hafif ticari Sprinter minibüsleri Türkiye'de imal edecek. Araç ilk etapta 100 ülkeye ihraç edilecek Radikal'den Mehmet Ali Kantarcı'nın haberine göre, Türkiye ’de en çok tercih edilen minibüslerden Mercedes-Benz Sprinter artık dünya pazarları için sadece Türkiye’de imal edilecek. Mercedes’in Dusseldorf’daki tesislerinde üretilip Türkiye’ye boş olarak gönderilen Sprinter 2007’den beri Tuzla’da üstyapıcı firma işbirliğiyle minibüse çevrilip sadece iç pazarda satılıyordu. Tuzla’daki Arobus ve İnova firmaları işbirliği ile 20 bin Sprinter minibüse dönüştürülerek Türkiye’de yollara çıktı. Satış ve üretimde başarı sağlayan Mercedes-Benz Türk Daimler yönetiminin ilgisini çekti. Yaklaşık 1 yıl süren görüşmeler sonrasında Mercedes headquarters, Sprinter’in minibüs versiyonlorunun Türkiye’de üretilip başta Afrika, Ortadoğu ve D.Avrupa olmak üzere yaklaşık 100 ülkeye ihraç edilmesi kararını aldı. Mercedes-Benz Türk ihracatçı ünvanını da alacak Bu yıl ı içinde tamamlanması planlanan Sprinter Minibüs ihracat projesi ile Mercedes-Benz Türk, Arobus ve İnova ile birlikte ürettiği araçları farklı ülkelere ihraç etmeye başlayacak. Bu sayede Mercedes-Benz Türk hafif ticari araçlar ürün grubunda da sadece ithalatçı değil aynı zamanda ihracatçı ünvanını alacak . Türkiye rol model MB Türk AŞ Hafif Ticari Araçlar Pazarlama ve Satış Müdürü Tufan Akdeniz “Arobus ile 2007 'de başlayan ilişkimiz şu anda stratejik iş ortaklığına dönüştü. . Bilindiği gibi Türkiye’nin otomotiv alanındaki bilgi birikimi ve deneyimi artık Avrupa standartlarında üretim yapılmasını sağlıyor. Biz de Arobus ile birlikte bu bilgi birikimini Sprinter Minibüs ihracatı yaparak dünyanın bir çok ülkesi ile paylaşabileceğiz. ”dedi. Daimler Global Hafif Ticari Araçlar Satış ve Paz. Müdürü Klaus Maier, 'Daimler, Mercedes-Benz Türk, Arobus ve İnova birlikteliği birçok ülke ve üstyapıcı için rol model oldu. Bu model, müşteri ihtiyaç ve taleplerinin Mercedes-Benz kalitesi ile en iyi şekilde karşılandığının en somut örneğini oluşturmakta. Gelecekte de bu tip stratejik ortakların Daimler bünyesinde artması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu. Milliyet
Mutlu Olmanın Yolları
Mutluluk. Kimileri için elde etmesi çok kolay kimileri için ise hayalleri süsleyen ulaşılamaz şeydir. Mutluluk konusunda herkesin farklı bir algısı vardır. Kimi çok basit şeylerden mutlu olabileceği gibi bazı insanları da mutlu etmek çok olabilir. Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanların çoğunu tanıdık arkadaşlar ve dostlarla birlikte olmak mutlu etmeye yetiyor. Sosyal medyayı da arkadaşlarımıza ulaşmak ya da yeni dostluklar kurmak için kullanıyoruz. Yani mutlu olmak için. Peki mutluluk arttırmak için bir formül var mı? Klinik psikolog Dr Paula Watkins bu konuda şunları yapmanızı öneriyor. İletişim kurun, bağlanın ve bağlı kalın. İlişkiler mutluluğun anahtarı gibidir. Birileriyle birlikte olup basit şeyler yapmak bile sizi mutlu etmeye yeter. Birkaç saatliğine bile olsa teknoloji ile aranızda bir duvar örün. Cep telefonunuzu kapatın. Facebook hesabınıza giriş yapmayın ya da emaillerinizi kontrol etmeyin. Gerçek dünya sizi sandığınızdan daha çok şaşırtıp mutlu edecektir. Yeni bir şeyler yapın. Hayatınızada yer almayan farklı bir şeyler deneyin. Örneğin hiç yemediğiniz bir yemek ya da hiç gitmediğiniz bir yere gidin. Yeni bir şeyler deneyin ve kendinizi şaşırtın. Aklınıza gelen herşeyi kutlayın. Yiyin, için, gezin ve sizi mutlu edeceğini düşündüğünüz herşeyi kutlayın. Korkmayın, arada bunu abartabilirsiniz.
Kilo Vermek İçin Ne Zaman Yemek Yemeli?
Kilo vermek için ne zaman yediğimiz mi önemli ne yediğimiz mi? Aslında cevap basit; doğru zamanda doğru şeyi yemelisiniz. Yedikleriniz tokluk hissinizi etkiler ve bu vücudunuza girecek besinlerin miktarını belirler. Tokken bir şey yemek istemezsiniz. Bu durumda sizi tok tutacak besinleri almak mantıklı görünüyor. Fakat günlük yaşamınızda almanız gereken kalori miktarını da göz önğnde bulundurmanız gerekir. Yeteri kadar kalori almaz ama tok kalırsanız vücudunuza yarardan çok zarar getirirsiniz. Güne başlar başlamaz yapmanız gereken ilk şey kahvaltı etmek olmalıdır. Yapılan araştırmalarda kahvaltı için en uygun zaman uyanmanızı takip eden ilk saat kahvaltı etmektir. Çok zengin bir kahvaltı yapmak zorunda değilsiniz. En azından bir bardak su da içebilirsiniz. Burda amaç vücudunuza uyandığınızı ve güne hazır olduğunuzu anlatmaktır. Kahvaltıdan sonra ara ara yemek yiyebilirsiniz. Yine yapılan araştırmalarda öğünler arasındaki süre 3 saati geçmemeli ki kan şekeriniz dengede kalabilsin. kilo vermek için yine vücudunuzun günlük harcayacağı enerji miktarı kadar yemek yenmesi gerektiği asla unutulmamalı.
Kilo Vermeye Kahvaltıdan Başlayın
Kilo vermek için sabah kahvaltısında ne yiyebiliriz? Bu soruyu sorarken kilo vermeyi hedeflemiş biri gibi düşünelim. Amacımız kilo vermekse sabah tüketmemiz gereken gıdalar yanında hareketli bir yaşam tarzına sahip olmamız gerektiği asla unutulmamalıdır. Bu küçük hatırlatmadan sonra şimdi sabah kahvaltıda tüketip kilo vermenize yardımcı olabilecek gıdalara geçebiliriz; Kio vermebilmek için ihtiyacınız olan bir kelime: Protein. Araştırmalarda yumurta ve pastırma gibi yüksek proteinli kahvaltının size kilo verdirebileceği sonucu ortaya çıktı. Bunun gibi gıdaları tüketmek yemekten sonra daha fazla tok hissetmenize yardımcı olacağı gibi gün boyu bu etkiyi göstermeye devam edecektir. American Journal'ın yaptığı yeni bir çalışmada, yüksek proteinli kahvaltı yapan insanların düşük proteinli bir yemek ile güne başlamış olanlara kıyasla akşam daha az yağlı ve daha az şekerli aperatifler tükettikleri ortaya çıktı. Bu da sağlıklı beslenme ve ihtiyacınız olandan daha fazla kalori yüklemesi yapmayacağınız anlamına geliyor.