Baykuş "Kafe"si
Japonya tuhaflıklar cenneti desek yeridir. Japonya’da canlı baykuşların bulunduğu kafeler yeni bir akımın habercisi. Japonya’da kafe açanların çoğu tuhaf konseptlerin üzerinde duruyor. Fotoğrafların devamı için tıklayın
5 Adımda Mükemmel Tıraş
Sevseniz De, Sevmeseniz De, Tıraş Olmak Hayatımızın Bir Parçası… Sevseniz de sevmeseniz de tıraş olmak hayatımızın bir parçası. Sakallarınız bir noktaya kadar dış görünüşünüze “karizma” katıyor olabilir. Ancak “karizma” ile “bakımsızlık” arasındaki ince çizgiyi de gözden kaçırmamak gerekiyor. Türk erkeklerinin sakalları genellikle serttir. Bu da çoğu erkek için tıraş esnasında daha fazla çaba, yani daha fazla tahriş mânâsına gelebilir. Oysa, böyle olmak zorunda değil. Üzerinde durulacak ilk nokta, cildin tıraşa hazırlanması süreci. Peki, tıraşın inceliklerinin neler olduğunu biliyor musunuz? Erkek bakımının en temel öğesi olan tıraşı daha keyifli hâle getirmek, aynı zamanda da cildinizi korumak için birkaç basit kural var. Sadece beş adımda, daha iyi bir tıraş mümkün. Haberin detayı için tıkla
Hedeflerine Ulaşan Tesla Vites Büyütüyor
Elektrikli otomobil devriminin öncüsü Tesla, ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Hedeflerine ulaşan firma, aralarında yeni üretim tesisleri kurmanın da yer aldığı yol haritasını paylaştı. Tesla, ikinci çeyrekte lüks elektrikli otomobili Model S’in üretim ve sevkiyatında rekor kırdı. Üç aylık süreçte, 92 bin dolar fiyatla satılan Model S’lerden 7579 adet sevkiyat gerçekleştirilirken, Tesla her hafta 800 otomobil üretti. Tesla’nın hedefi bu yıl 35 bin otomobil satmak ve görünüşe göre bu hedefe kolaylıkla ulaşacak. Firma, 2015′te hedefini üç kat artırarak, 100 bin elektrikli otomobil üretmek istiyor. Tesla CEO’su Elon Musk, sıradaki otomobilleri Model X’i üretecek üretim tesisini kurmak için kolları sıvadıklarını açıkladı. Model X, CUV türü bir otomobil olacak. Panasonic de Tesla’nın yükselişine dahil oluyor. İki firma, kuracakları Gigafabrika pil tesisi ile Tesla’nın ekonomik otomobili Model III için pil üretecek ve elektrikli otomobil üretiminin maliyetlerini düşürmede rol oynayacak. Tesla, 2020′ye kadar 500 bin elektrikli otomobil üretmeyi planlıyor.Stuff
Türkiye'den Birbirinden İlginç 20 Düğün Davetiyesi
Bir kısmımız tüm arkadaşlar evleniyor, fotoğraf paylaşıyor diye Instagram, Facebook bile açmıyoruz. Hatta 'Acaba evde mi kaldım, ilkokuldaki Aylin bile evlenmiş, e bu sene herkes evlendi' gibi tespitler yapıyoruz. Bir kısmımız da o tatlı heyecanı yaşamaya başladık. Evlilik arefesinde bakılan gelinlik, damatlık, ve davetiye modellerinin haddi hesabı yok. Zor iş, kolay gelsin. Sizler için Türkiye'den yapılmış en ilginç davetiye tasarımlarını derledim. Eğer diyorsanız ki, bizimki de şöyle iyiydi, böyle güzeldi; facebook sayfamızdan yollayın bize fotoğrafı, ekleyelim!
Alkol Oranı En Yüksek İçkiler
Alkol tüketenler, bazen içkinin tadını değil de içeriğindeki alkol miktarını göz önüne alabiliyor. İçkilerin dışında yazan alkol oranları genellikle içkinin içerisindeki saf alkol oranını gösteriyor. Bazen %5 gibi küçük miktarlardan başlayan bu oran %40’lara ve daha fazla seviyelere çıkabiliyor. Bu seviyeler normal kabul edilse de çok spesifik örneklerle karşılaşmak da mümkün. Alkol oranı %75’lere çıkan içkiler bulmak mümkün. Son derece sert olan bu içkilerden bazılarının satışı ülkemizde yasak olabiliyor. Peki alkol oranı en yüksek içkiler hangileri? İşte detaylar…
Beyonce'nin Dans İçin Yaratıldığının Kanıtı Olan 17 GIF
Beyoncé Giselle Knowles-Carter Amerikalı şarkıcı ve oyuncu. Houston,Teksas'ta doğup büyüyen Beyoncé, çocukken çeşitli şarkı ve dans yarışmalarında performans sergiledi ve 1990'ların sonunda R&Bkız grubu Destiny's Child'ın solisti olarak ünlendi.
Pek Bilinmiyor Ama Türkiye'de...
Rize'nin Çayeli ilçesindeki Ağaran Şelalesi'nde yöre halkı, şelalenin döküldüğü uçurumun üst kısmındaki küçük göletlerde yüzerek hem serinliyor hem de adeta 'jakuzi keyfi' yapıyor. İlçe merkezine 12 kilometre mesafedeki Ağaran Şelalesi, pek fazla bilinmese de yöre halkının yanı sıra son zamanlarda yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Şelaleye gelen turistlerin büyük çoğunluğu şelalenin çevresindeki doğal ortamda zaman geçirirken, bir kısmı da şelalenin döküldüğü uçurumun üst kısmına çıkarak, burada suyun kayaları aşındırmasıyla oluşan doğal göletlerde yüzmeyi tercih ediyor. Oldukça tehlikeli olmasına rağmen şelalenin üst kısmındaki doğal göletlerde, çağlayarak çıkan suda yüzerek serinleme imkanı bulan turistler, yüksek olduğu için buradan manzaranın da tadını çıkartıyor. Göletlerde yüzerek serinleyenlerden Hüseyin Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Buraya gelenler genellikle şelalenin döküldüğü ön kısmı görüyor fakat şelale yakınında bir yürüme parkuru var. Bu parkuru takip ettiğiniz zaman şelalenin başlangıç noktasını ve saklı bir cenneti görebilirsiniz. Biz de bu cenneti tamamen şans eseri bulduk' dedi. Arkadaşları ile şelalenin üst kısmındaki göletlere yüzmeye geldiklerini belirten Öztürk, 'Şelaleye gelince hem trekking yapıyoruz hem de yüzüyoruz. Yani birkaç sporu aynı anda yapabilme şansına sahipsiniz. Burası Çayeli için büyük bir lütuf, jakuzi gibi. Birçok insan burayı bilmiyor. Herkese burayı görmesini tavsiye ediyorum. Mükemmel bir yer' diye konuştu. Milliyet
Sertleşme Sorununun İlacı Benzincide!
Sertleşme sorunu yaşayan 6 erkekten 1’i tedaviyi eczane dışında arıyor. Uzmanlar “bitkisel” denen pek çok ilacın aslında tehlikeli madde içerebildiği uyarısı yapıyor.14 İLDE, 400 erkekle yapılan Sertleşme Sorunu Tedavisi ve Hastaların Çözüm Arayışları Araştırması’na göre, hastaların yüzde 53’ü sertleşme sorunuyla ilgili arkadaşına danışıyor. Yüzde 48’i eczaneye başvuruyor. Hekime gidenlerin oranı ise sadece yüzde 10. 6 hastadan biri sertleşme sorunu tedavisini eczane dışındaki kanallarda arıyor. Eczane dışındaki kanalların tercih edilme gerekçelerinin başında yüzde 56 ile satın almanın daha kolay olması geliyor. BENZİNCİDEN ALINIYOR Yüzde 19’u daha ucuz olduğu, yüzde 10’u internetten “arkadaşlarıyla” aldığı, yüzde 10 eczacıdan çekindiği, yüzde 6’sı kutuda daha çok ilaç olduğu gerekçeleriyle sözkonusu seçenekleri tercih ediyor. Bu kanalların başında internet geliyor. İnternetin yanı sıra telefon siparişleriyle, benzin istasyonlardaki marketler, aktarlar, çarşı-pazarlardan, firmaların kendi satış noktalarından da alınıyor. İnternetten ilaç alanların ana sebebi (yüzde 73) gizliğin korunması. ÖLDÜREBİLİR Yine araştırmaya göre, internetten satın almayı tercih edenlerin hepsi ilaçların gerçek olduğundan şüphe duymuyor. İlgili uzmanlar ise tam tersi fikirde. Türk Androloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Selahittin Çayan, etken madde içermeyen sahte ilaçların tedavi özelliği olmadığını hatırlatıyor. Ama bunlar belki en masumları. Asıl sorun, gerçek içerikleri tam olarak bilinmeyen veya gizlenen ilaçların yol açabileceği, ölüme kadar varan ciddi sorunlar. Önemli bir başka konu ise “bitkisel” diye satılan ve belki de bu nedenle tercih edilen sözkonusu sahte ilaçların aslında yüksek oranlarda bile kimyasal maddeler içermesi. Prof. Dr. Çayan, “Bazı ani ölümlerin sahte ilaçların başka ilaçlarla etkileşimlerinden kaynakladığını düşünüyoruz. Hastalar ilaçları aldıklarını da gizledikleri için ayrıca risk yaşıyorlar” diyor. Hürriyet/ Mesude Erşan
İnsan Vücudunu Şeffaflaştırmanın Yolu Bulundu
Bilim insanları doku ve organları şeffaf hale getirebilen bir yöntem keşfettiKemirgenler üzerinde araştırmalar yapan uzmanlar insan vücudunun tamamını şeffaf hale getirmenin yolunu buldular. Cell adlı bilim dergisinde yayınlanan araştırma bulgularına göre bu hiç bir dokuyu zedelemeden vücuttaki önemli organlar ve bağlantıları görmeyi sağlayan bir yöntem olarak kullanılabilir. BBC Türkçe’de yer alan habere göre, bilim insanları bu sayede her bir organın bir diğeriyle ilişkisinin görsel olarak daha iyi anlaşılabileceğini ve 'yeni nesil' tedavi yöntemlerinin yolunun açılabileceğini belirtiyor. Bu yöntemin virüslerin ve kanserli hücrelerin dokulara ne kadar yayıldığını saptamakta da kullanılabileceği kaydediliyor. Bilim insanları neredeyse yüz yıldır, organların içini görebilmek için yöntemler geliştirmeye çalışıyor. Fakat kullanılan tekniklerin çoğu dokulara zarar verdiğinden bu konudaki tıbbi deneyler sürdürülemiyor. Hücrelerde bulunan yağlı lipid molekülleri hafif ışınları kırarak dokuların arkasının görünmesini engelleyebiliyor. Fakat onları çözelten süreçler de organları çevreleyen dokuları temel bir yapısal doku malzemesinden yoksun bırakarak incelenen dokunun şekilsiz bir kütleye dönüşmesine sebep olabiliyor. İşte son araştırmayı yapan California Institute of Technology (California Teknoloji Enstitüsü) uzmanları buldukları teknikle 'Biyoloğun rüyasını' gerçek kılmayı başardıklarını söylüyorlar. Daha önce yapılmış çalışmalardan da yararlanan ekip üç aşamalı bir teknik geliştirmiş: - Yumuşak plastiğe benzer bir ağla dokulara destek sağlanıyor - Ardından kana karıştırılan moleküler bir deterjan lipidleri eriterek organları şeffaf hale getiriyor - En önemli bağlantıları görebilmek için kullanılan sıvıya iz sürmeyi sağlayacak boyalar ya da işaretlenmiş moleküller karıştırılabilir. Bu yöntemi kemirgenler üzerinde deneyen araştırmacılar hayvanların böbrek, kalp, akciğer ve bağırsakları gibi tek tek organlarını üç günde, tüm vücutlarını ise iki hafta içinde temizlemeyi başarmışlar. Ayrıca kanser hastalarından alınan örnekler üzerinde aynı yöntemle yaptıkları denemeler hastalığın ne kadar yayıldığını görmelerini sağlamış. Fakat yöntem şu ana kadar yaşayan bir organizma üzerinde denenmemiş. Bütün deneyler sadece öldürülmüş fareler ve ameliyatlar sırasında insanlardan alınan parçalar üzerinde yapılmış. Bilim insanları bu yöntemin gelecekte uzun sinir dokularının beyinden vücudun diğer yerlerine tam olarak nasıl ulaştığından tutun da farklı virüslerin hangi dokuların neresinde saklandığını haritalamaya varana kadar bir çok farklı amaçla kullanılabileceğini söylüyor. Araştırma ekibi şimdi diğer bilim insanlarıyla işbirliği yaparak demanslı hastaların beyin dokularını incelemeye hazırlanıyor. Bu örnekleri, sağlıklı doku örnekleriyle karşılaştırarak, hücre yapıları ve sayılarındaki potansiyel farklılıkları daha önce mümkün olmadığı kadar detaylı bir şekilde görebileceklerini düşünüyorlar.T24