30 Harika Fotoğrafla Eşsiz Bir Seyahate Çıkın
'İnviv0' isimli Deviantart kullanıcısı, gezdiği yerlerin harika fotoğraflarını çekip, bunları hem Facebook sayfasında, hem de Deviantart profilinde paylaşıyor. Almanya'da yaşayan fakat memleketi İstanbul olan inviv0'nun, gerçek ismini maalesef bilemiyoruz. Profesyonel bir fotoğrafçı olmadığını, sadece seyahat ettiği yerlerin fotoğraflarını çekmekten hoşlandığını dile getiren inviv0'nun objektifinden 30 fotoğraf sizlerle...
Öncesi ve Sonrasıyla Bakmanız Gereken 15 İnanılmaz Değişim
Fazla kilolar, hem kadınların, hem erkeklerin ortak sorunu. Yine de kadın-erkek özelinde değerlendirecek olursak, kadınların fazla kilolara olan takıntısı erkeklere oranla daha fazla. Galeride spor yaparak inanılmaz değişime uğrayan 15 kadını görüyoruz. Midelerine kelepçe taktırmadılar, zayıflama hapı içip sağlıklarını tehlikeye atmadılar ve yeni hallerinden oldukça memnun gibi gözüküyorlar.  Kızlar tarafından reddedilince gaza gelen şişman gencin yeni halinden 8 fotoğraf , 1 yılda 75 kilo veren kadının fotoğraflarla inanılmaz değişimi galerileri de konuyla yakından alakalı...
Dünya'nın En Eski Aşk Şiiri
Sümer inancına göre Sümer kralı her sene bereket ve aşk tanrıçası İnanna’nın yeryüzündeki temsilcileri kabul edilen rahibelerden bir tanesiyle evlenirdi.Bu şiir Sümer kralı Suşin için seçilmiş bir gelin tarafından tapınakta yapılan düğününde söylenmek için yazılmıştı ve müzik ve dans eşliğinde söyleniliyordu.Yazıtın çevirisi şöyledir :canlar canıey sevgili güvey, canımın içiey güzeller güzeli, ballar balı,canıma can katan arslanım benim,güzellikte bir tane, ballar balı.büyüledin beni, bak titriyorum,güvey, beni yatak odana götür.büyüledin beni, bak titriyorum,al, yatak odana götür arslanım.gel, güvey, koynuma gir sevişelim,baldan tatlıdır benimle sevişmek.dört yanından bal damlayan gerdektegüzelliğinin tadına varayım.arslanım, koynuma gir, sarılalım,baldan tatlıdır benimle sevişmek.sevgili güvey, tadıma vardın ya,anam kuş sütüyle beslesin seni,babam armağanlar yağdırsın sana.ben bilirim gönlün nerede şenlenir,bizde uyu güvey şafağa kadar.bilirim nerede sevinir yüreğin,arslanım bizde uyu sabaha dek.sen seviyorsun beni, yalvarırımsarıl bana, okşa beni, öp beni.benim efendim, koruyucu tanrım!enlil’in yüreğini şenlendirenşusin’im, sarıl bana, okşa beni.yerin baldan tatlı, okşa elinle,güzelim giysileri okşar gibi,elini doldursun cânım dokusu.Bu eşsiz yazıt İstanbul Arkeoloji Müze şark eserleri bölümünde sergilenmektedir.
En İyi 10 Dalış Bölgesi
Bu yazımızda dalış sporu meraklılarına, dalış yapabilecekleri en iyi 10 bölgeyi tanıtıyoruz. Dalmanın spor olduğu kadar bir tutku da olduğunu biliyoruz. Sualtındaki eşsiz güzellikleri keşfetmek, mavinin bin bir tonu arasında kaybolmak, birbirinden renkli sualtı canlılarıyla beraber yüzmek inanılmaz keyifli bir aktivite. Şimdiye dek sizlere hep yeryüzü güzelliklerini anlattık; bu kez sıra sualtının mucizelerinde!
Buzdan Kamyon Yapıp 1,5 km Yol Gittiler
Kanada’nın Ontario eyaletinde bir şirketin çalışanları, 6 bin 350 kilo buz kullanarak yaptıkları pikap tarzı kamyoneti çalıştırarak 1,5 kilometre yol gittiler. Ontario eyaletindeki Hensall kentinde Canadian Tire isimli bir şirketin çalışanları daha önce hiç yapılmamış bir şeyi başarıyla yapıp Guinness Rekorlar kitabına girmeye aday oldular. 2005 model Chevy Silverado 2500 marka pikabın alt iskeleti üstüne buz kalıplarını yerleştirerek yapılan buzdan kamyonet için tam 6 bin 350 kilogram buz kullanıldı. Kamyonetin dış kaportası, camları, silecekleri, dikiz aynaları, farları, plakası, konsolu, hatta aynaya asılan araç kokusu bile buzdan yapıldı. Yani motor ve yürüyen aksam dışındaki her şey el işçiliği ile yapıldı. Milliyet
Reklam
RTÜK, 'Duygusuz Seks'e İzin Vermedi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Arkadaştan Öte filmindeki “Benden seksten başka bir şey istemediğine yemin eder misin?' gibi replikleri uygunsuz buldu T24 TV2'de yayınlanan Arkadaştan Öte filminin tanıtımında karakterlerin, 'sadece seks' yapmak için anlaşması, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kanala ceza vermesi için neden oluşturdu. RTÜK raporunda, arada aşk olmadan cinsel ilişkinin genel ahlak yapısına ters olduğunu bildirdi. Milliyet gazetesinden Önder Yılmaz 'ın haberine göre, RTÜK, 2014’te yayınlanması planlanan Arkadaştan Öte adlı filmin program tanıtımında, “seksin duygusal ilişki yaşanmaksızın pazarlık konusu edildiği” gerekçesiyle TV2 televizyon kanalına ceza kesti. RTÜK, ‘Arkadaştan Öte’ filminin tanıtımlarında kullanılan “Benden seksten başka bir şey istemediğine yemin eder misin?”, “Sadece seks”, “Mükemmel bir anlaşma” ifadeleriyle yatak odası ve ilişki görüntülerinin yayınlanmasını mevzuat açısından ele aldı. RTÜK uzmanlarının hazırladığı raporda şu ifadeler yer aldı: “Söz konusu filmin program tanıtımında ‘cinsellik’ olgusu, herhangi bir aşk ilişkisi veya duygusal bir birliktelik yaşanmaksızın kurulan arkadaşlığın, ilişkinin başlangıcında bir pazarlık konusu edilmesi ve şart koşulması şeklinde sunulmaktadır. Cinsel ilişki esnasından kimi görüntülerin seyirlik malzeme haline getirildiği ve izleyiciye sunulduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizin kendi iç dinamikleri ve ahlaki kodları göz önüne alındığında, filmin öyküsünün ve sunduğu mesajların Türk toplumunun genel ahlak yapısal uygunluk göstermeyen görüntüler içerdiği görülmektedir.” Kurul rapora uyup ceza kesti Raporda, filmin geç saatlerde yayımlanması gerektiği vurgulandı. Üst Kurul ise değerlendirme toplantısında, uzmanların raporu doğrultusunda, TV2 televizyonuna ceza verilmesini kararlaştırdı. Ceza, mevzuatın “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar, bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz” hükmüne dayandırıldı. Elbise reklamına ceza RTÜK ayrıca, Elle Style Awards Ödül Töreni’nin canlı yayınlayan CNN Türk televizyonuna sunucular ve törene katılanların giydiği kıyafetlerin markalarını söyledikleri ve kimlerin sponsor olduğunun açık açık belirtildiği gerekçesiyle ceza verdi. RTÜK uzmanlarının raporunda özellikle Buse Terim ’in elbisesi, küpeleri ve ayakkabılarına ilişkin ticari markaları ekrandan söylediğine dikkat çekildi. Üst Kurul, programda “gizli ticari reklam” ve “sponsor firmalar açıklandığı” gerekçesiyle CNN Türk televizyonuna ceza verdi.
Yaşayan En Büyük Panayır: Pavli Panayırı
Eylül ayı yaklaşırken heyecan başlar Pehlivanköy’ de. Pavli panayırı 1910 yılından beri Panayır geleneğini aksatmaksızın sürdürüyor. Çatalca ve Pavli panayırları Trakya’daki son iki panayır. Pavli Pehlivanköy’ün eski adı. Pavli demeyi tercih eder eskiler… Ama Pavli deyince panayır gelir akla… Bu renkli panayırı  elimden geldiğince fotoğraflamaya çalıştım.. Aslı Bağdadioğlu’nun sesinden Pavli Panayırı
Reklam
"Baştan Çıkarma" İmzasıyla 5 Birahane Kapatıldı
Denizli, Beyağaç İlçesi’nde, bir grup kadın, birahanelerde çalışan kadınların kocalarını ayarttığı iddiasıyla imza kampanyası başlattı. 170 kadın imza topladı, belediye birahaneleri kapattı.  DENİZLİ’nin Beyağaç İlçesi’nde kadınların 'Birahanede çalışan kadınlar kocalarımızı başta çıkarıyorlar' diyerek imza toplaması üzerine Belediye Meclisi 1.5 yıl önce aldığı taşınma kararına uymayan ilçedeki 5 birahaneyi mühürledi. Beyağaç Belediye Başkanı Ak Partili Mustafa Akçay, 'Buralar içki mekan olmaktan öte fuhuş yeri haline geldi' dedi. Beyağaç İlçesi’nde, bir grup kadın, birahanelerde çalışan kadınların kocalarını ayarttığı iddiasıyla, 1.5 yıl önce imza kampanyası başlattı. Birahanelerdeki kadınların giyim ve davranışlarıyla ilçenin örf ve adetlerine ters düştüğünü de öne süren kadınlar, topladıkları 170 imzayı belediye teslim etti. Bunun üzerine Beyağaç Belediye Meclisi, birahanelerin ilçe merkezi dışına çıkartılması kararı aldı. İlçe merkezindeki 5 birahanenin sahiplerine, 1 kilometre uzaklıktaki Kale Caddesi yakınında yer yapıp, faaliyetlerini sürdürebilmeleri için 31 Aralık 2013 tarihine kadar süre verdi. İDARE MAHKEMESİNDE DAVA Belediye Meclisi'nin aldığı karardan memnun olmayan birahane sahipleri, “Ekmeğimizle oynanıyor” diyerek, Denizli İdare Mahkemesi’nde kararın iptali için dava açtı. Dava devam ederken, kendilerine gösterilen yerin elektrik, su ve yol gibi hiçbir altyapısının bulunmadığını belirten birahane sahipleri faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Bunun üzerine belediye bugün ilçe merkezindeki 5 birahaneyi süresiz kapattı. Buna tepki gösteren birahane sahiplerinden İsmail Yunak, “Belediye, işyerlerimizi mühürledi. Bu birahaneler bizim ekmek teknemiz. Yanımızda bir çok kişi çalıştırıyoruz. Kredi borcumuz var. Ekmeğimizle oynamaya kimsenin hakkı yok. Bize altyapısı hazır bir yer göstersinler, gidelim. Aksi takdirde, mahkeme sonucunu beklemekten başka çaremiz yok” dedi. Beyağaç Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Hasan Soyuçok, üyeleri 5 birahanenin kapatılmasının ilçe ekonomisine zarar vereceğini söyledi. Soyuçok, “Esnafın durumu ortada. Birahane işletmecileri de kooperatiften kredi kullandı. Buralarının kapatılması demek, kredilerin geri ödemelerinin yapılmayacağı anlamına gelir. Hem ilçe ekonomisi hem de kooperatif zarar edecek' dedi. “FUHUŞ MEKANI HALİNE GELDİ” Ak Partili Beyağaç Belediye Başkanı Mustafa Akçay, ilçedeki birahanelerin içkili mekan olmaktan öte fuhuş mekanı haline geldiğini ileri sürerek şöyle dedi: 'Buraları amacının dışında kullanılıyor. Kadın ticareti yapılıyor. Oralarda çalışan kadınlar, ilçe merkezinde ahlaka uygunsuz olarak müstehcen şekilde geziyor. İnsanlar rahatsız oluyor. Ak Partili bir başkan olarak içkili yerlere karşı değilim ama adabına uygun hareket etmiyorlar. O nedenle kapatılarak, ilçe sakinlerinin rahatsız olmayacağı yere taşınması istendi. Belediye başkanı olarak bu konuda istedikleri desteği vermeye hazırım.' Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA) -
Yük Trenlerinde Hayatlarını Geçiren Evsiz Gençlerin İnanılmaz Fotoğrafları
Fotoğrafçı Mike Brodie, tanıştığı ve arkadaş olduğu gençlerin hayatlarını fotoğraflamak için onların inanılmaz hayatına katılıyor ve yük trenleriyle Amerika'yı dolaşmaya başlıyor..Bu süreç boyunca, yaklaşık 80.000 kilometre yol yapıp, 170'den fazla tren değiştirip, 46 Amerika Eyaletini gezmiş.  Asi, macera arayan, evden kaçmış gençlerden oluşan grup yük trenlerine kaçak ya da izin alarak binerek, yollarda otostop çekerek ilginç bir hayat yaşıyorlar..Çalışmalarını bir kitapta toplayan Mike Brodie'nin eserlerinden seçimler aşağıda. Kitaba da buradan ulaşabilirsiniz..
'Sünni, Alevi ile Evlenip Çocuk Yaparsa Ölür'
Amasya'da Mehmet Paşa Ortaokulu'nda din öğretmeni olan Arslan'ın derste 'Bir Sünni, Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür' dediği ileri sürüldü. Veliler suç duyurusunda bulundu. Cumhuriyet gazetesinden Mehmet Menekşe'nin haberine göre, Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesi Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan derste, “Bir Sünni Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür”, “Kurtuluş Savaşı’na yardım eden bayanların başı kapalı olduğu için biz bu savaşı kazandık, bugün olsa kazanamayız”, “Bugün eteğini kısaltan yarın lisede en değerli şeyini kaybeder” şeklinde sözler söyledi. Velilerin şikâyeti üzerine soruşturma başlatılırken, okul müdürü Yakup Doluer olayın abartıldığını ileri sürerek, “Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım” diye konuştu. Din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak okul yönetimi ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne suç duyurusunda bulunan öğrenci velisi Ulaş Söylemez şunları, “O öğretmen, şortla gezmenin günah olduğunu söylüyor. Bir kız öğrencinin eteğine dokunarak katlayıp katlamadığını kontrol ederek ‘Siz şimdi eteğinizi böyle kısaltıyorsunuz, liseye gidince de en değerli şeyinizi kaybediyorsunuz’ diye konuşuyor. Erkek öğrencilere anne ve kız kardeşlerinin başlarını kapatmaları için telkinlerde bulunuyor. Alevi ile Sünni evliliklerinin günah olduğunu savunuyor. Öğretmenin bu tutumu çocuklarımızın psikolojini bozdu. Öğrenci velileri olarak öğretmen hakkındaki şikâyetimizi gidebildiği yere kadar götüreceğiz” dedi. 'BU NE BİÇİM ZİHNİYET' “Bu ne biçim öğretmen, bu ne biçim zihniyet?” ifadesini kullanan öğrenci velilerinden Sebiha Yürekli de şöyle konuştu: “Bir Sünni'nin bir Alevi ile evlenmesi durumunda 140 kırbaçla cezalandırılması gerektiğini nasıl söyler? Şoktayız ve ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Bu öğretmen Türkiye’nin getirildiği durumdan cesaret alıyor. Her şeyimize karışıyorlar. Okul müdürü Yakup Doluer’e şikâyet ediyoruz o olayı kapatmaya çalışıyor ve ‘İşi tatlıya bağlayalım, büyütmeyelim’ diyor. Bu öğretmeni buradan alıp başka bir okula verdiklerinde de orada bu işlere devam edecek. Bu zihniyet değişmeli. Biz veliler olarak bu işin peşini bırakmayacağız.” EĞİTİM-SEN: ÜZERİ KAPATILMAK İSTENİYOR Gümüşhacıköy’de geçen yıllarda da bu tür olaylar yaşandığını, bu gibi insanların ceza almak yerine ödüllendirildiğini söyleyen Eğitim-Sen Gümüşhacıköy Şube Temsilcisi Emrah Parlak ise şu görüşleri kaydetti: “Gümüşhacıköy’de cinsiyet ve mezhep ayrımcılığını nedense son yıllarda sık sık yaşamaya başladık. Şimdi de Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni kız öğrencilere kapanması için baskı yapıyor, etek boylarını ölçüyor, etek boyu kısa olanın en değerli şeyini kaybedeceğini, Sünni birinin Alevi ile evlendiğinde 140 kırbaç vurulacağını söylüyor. Bu öğretmen bunları söylemek için cesareti yöneticilerden alıyor. Birçok veli ile görüştük ve olayın doğru olduğunu tespit ettik. Bu olaydan okul müdürünün de ilçe milli eğitim müdürünün de haberi olduğunu öğrendik ancak nedense üzerine gidilip de ilgililerden hesap sorma yerine bu olayı kapatmaya çalıştıklarını tespit ettik. Demokratik, laik bir ülkede eğitim camiasında bir öğretmen bunu konuşabiliyorsa burada yönetim boşluğu var demektir. Biz Eğitim-Sen temsilciliği olarak bunun takipçisi olacağız.” OKUL MÜDÜRÜ: ABARTILDI “Bunların hepsi duyum. Din dersinde, din gereği uzun eteğin giyilmesi gerektiği, eteklerin çok kısa olmaması gerektiği üzerinde konuşulmuş. Önce çok afaki şeyler duyar gibi olduk, sonra o öğrencileri çağırdık, anlatmalarını istedik” diyen Mehmet Paşa Ortaokulu Müdürü Yakup Doluer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrenciler bana ‘Hocam biz bu konuyu evde yorumlayarak konuştuk da öyle anlaşıldı, olay bizim yorumladığımız gibi değil’ dediler. Bu ifadeleri ilçe milli eğitim müdürlüğüne gönderdik. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Velilere, öğretmenin artık bu konulara girmeyeceği konusunda garanti verdim. Hocamızı çağırdım ve müfredatta ne varsa onu anlatmasını, Allah ile kul arasına girmemesini söyledim. Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Şikâyet üzerine öğrencilerin ifadelerini alıp ilçe milli eğitim müdürlüğüne verdim. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım.” Radikal
Reklam
Savaşa Tanıklık Eden Çocukların Etkileyici Çizimleriyle 'War Toys' Projesi
War Toys, Amerikalı fotoğrafçı Brain McCarty'nin savaş, sanat ve çocukların çizimleri üçgeninde yürüttüğü anlamlı bir çalışma. McCarty, savaşın çocuklar üzerindeki etkisini araştırmak için Batı Şeria, Gazze Şeridi ve İsrail'deki okullara, kamplara, insani yardım kuruluşlarına ve mahallelere giderek, çocuklardan savaşla ilgili yaşadıkları bir sahneyi çizmelerini istedi. Çünkü savaştan en çok zarar gören ve en tarafsız olanlar onlardı. McCarty, çocukların çizimlerinden sonra bu sahneleri oyuncak objelerle canlandırmakla kalmayıp, çocukların çizimlerine konu olan olayları, yaşandıkları yerde canlandırdı. Bölgede yaşanan şiddetin çocuklar üzerindeki etkisini tam anlamıyla gözler önüne seren proje, psikolojik bir deney niteliğinde.   Üstte çocukların çizimleri, altta ise McCarty'nin canlandırmalarıyla 'War Toys' çalışması...
Dubai'nin Rekor Kıran Yeni Yıl Havai Fişek Gösterisi Ağzınızı Açık Bırakacak
6 dakikalık havai fişek gösterisinde 500.000'den fazla havai fişek kullanan Dubai, bu alanda rekoru eline geçirdi.  Toplam 94 kilometrelik alanda, Dubai'nin en ünlü yerlerini merkez alan gösteriyi planlamak yaklaşık 10 ay sürmüş. Havaifişekleri ve müziği kontrol edip, herşeyin senkron bir şekilde yürümesini sağlamak için 100 bilgisayar çalışmış.  1.7 milyon kişinin izlediği gösteri daha önce 77.000 havai fişekle rekoru elinde bulunduran Kuveyt'i daha ilk dakikada geçmiş.  İşte bazı fotoğraflar ve video!
Akşamdan Kalmalara Tavsiyeler
Akşamdan kalma durumu Aşırı alkol yüzünden vücuttaki su ve şeker oranının düşmesi durumu, mideyi etkiler ve uyku düzenini bozar. Otomobil kullanma West England Üniversitesi uzmanlar akşamdan kalma insanların daha fazla hata yaptığını tespit etti. Bu kişilerin direksiyona geçmesi önerilmiyor. Kadınları neden alkol daha fazla çarpar Kadınların vücutlarında erkeklere oranla daha fazla yağ ve daha az su bulunur. Bu yüzden alkolün yol açtığı vücuttaki su kaybı daha olur. Ne içmeli Bira, şampanya gibi asitli içeceklerde bulunan karbonmonoksit kabarcıklar alkolün kana daha hızlı karışmasına neden olur. Diğer alkollere oranla daha fazla çarpar. İçmeden önce önlem Alkol almadan önce haşlanmış patates ve tereyağı ile yapılan püre yenmesi mide rahatsızlıklarına engel olur. Daha uzun sürede sarhoş olmayı sağlar. Ayrıca alkolden önce su içmek öneriliyor. Karıştırmak Aynı gece içinde farklı farklı alkol tüketimlerinin daha fazla sarhoş ve akyamdan kalma durumuna yol açtığı hakkında toplumda yanlış bir kanı var. Uzmanlara göre alkolü karıştırmak değil ne kadar içtiğiniz önemli ve vücudunuzun alkole ne kadar alışık olduğuyla alakalı. Yatmadan önce Uzmanlar yatmadan önce vücuttaki su kaybını minimuma indirmek için su tüketilmesini tavsiye ediyor. Ancak Migren hastaları için süt içmelerinin daha iyi olacağına dikkat çekiliyor. Mayo Clinic'in yaptığı araştırmalara göre yatmadan önce bir tane aspirin alımı da ağrıların hafiflemesine yardımcı oluyor. Çivi Çiviyi sökmez Akşamdan kalmaların uyandıktan sonra bir tane bira veya asitli içecek içerek ayılmaya çalışması tamamen yanlış. Bu içecekler içildiği anda bir rahatlama hissi verse de vücudun daha fazla su kaybına neden oluyor. Bol bol su içmek daha faydalı. Acı kahve ayıltmaz Sert kahve tüketiminin aşırı alkolden sonra insanı ayılttığı söyleniyor. Ancak Brigham Hastanesi'nin yaptığı araştırmaya göre kahve sadece ihtiva ettiği uyarıcılar sayesinde başınızı kaldırmaya biraz faydası dokunur. Vatan
Reklam
55 Bin Altın Sikke İle Araba Kaplamak
Klasik bir 'arap yağı bol bulunca' vakasıyla karşı karşıyayız. Dubaili bir Arap milyoner 100 bin Euro değerindeki cipinin üzerini yaklaşık 55.000 sikkeyle kaplatmış.
Reklam
Dünya'nın En Büyük Eğlence Parkı (Cedar Point)
Cedar Point Sandusky,Ohio,ABD'de Erie Gölü'nün kenarındaki 1,5 km² bir yarımadada bulunan bir eğlence parkı dır.68 ride ve 16 rollercoaster ile dünyanın en büyük eğlence parkıdır.Dünyanın ikinci en yüksek ve ikinci en hızlı rollercoasterı buradadır,Top Thrill Dragster.Parkta ayrıca 1.5 km uzunluğunda plaj,iki su parkı (Soak City ve Castaway Bay),marina,bir kaç otel ile go-kart ve minyatür golf sahası gibi değişik etkinliklerin yapıldığı 'Challenge Park' bulunur.'America's Roller Coast' olarakta adlandırılan park 9 yıldır Amusement Today tarafından 'Dünyanın En İyi Parkı' seçilmiştir.
Twitter'da Tehditler Havada Uçuştu
Sosyal medyada 'Bingöllü Kenan' ismiyle adını duyuran birçok suçtan 10 yıl hapis yatmış 29 yaşındaki Kenan Yayla, Twitter'da Nihat Doğan ile birbirine girdi. Milliyet'in haberine göre, laf dalaşıyla başlayan ikili arasındaki kavga, dün gece sosyal medyaya da gecenin en çok konuşulan konularından biri oldu. Niaht Doğan'ın ' Twitter çıktı ağzı süt kokan bebeler 2 resim koyup kolpacılık yapmaya basladı. Sever misin sabaha mı bırakırsın arkadaş' şeklindeki açıklamasına Bingöllü Kenan 'Şerefin kadar konuş desem ömür boyu susacak insanlar tanıyorum' sözleriyle yanıt verdi. SENİ OTEL ODASINA KİTLERİM Bu sözler sonrası öfkelenen Nihat Doğan 'Benim lafimi bana satme seni otel odasina kitlerim kenooo' şeklinde bir tweet daha attı. Bingöllü Kenan Nihat Doğan'ın bu sözlerine de 'Otel odalarında grup seks yaparken yakalanan biri bana nasıl atarlanıyo anlamıyorum' tweetiyle yanıt verdi. Vatan
Meslekten Kovulan Eşcinsel Polis Anlattı
Osman, 28 yaşında. Geçtiğimiz aylarda, altı senedir yaptığı polislik mesleğinden eşcinsel olduğu için ihraç edildi. Yaşadıklarını Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'na anlattı.Osman, 28 yaşında. Geçtiğimiz aylarda, altı senedir yaptığı polislik mesleğinden eşcinsel olduğu için ihraç edildi. Mesleğe iadesi için dava açtı. Duruşma tarihini bekliyor. Kendini muhafazakar olarak tanımlıyor: “Dinime bağlıyım, namazımı kılarım. Eşcinsel olmam, dinsiz yaşayacağım anlamına gelmiyor. Bir heteroseksüel çift, nasıl toplumsal kalıpların içinde ilişkilerini yaşıyorsa, ben de yaşayabilmeli ve mesleğimi yapabilmeliyim. Devlet de bunu normal karşılamalı.” Osman’la buluşup, meslekten ihracına giden süreci ve sonrasını konuştuk. Neden polislik yapmaya başladınız? Vatanımı ve milletimi gerçekten çok seviyorum ve hep onlara hizmet edecek bir iş yapmak istedim. Çocukluğumdan beri, aslında ya doktor ya da bir hukuk adamı olacağım derdim. Keşke avukat olsaydım da, benim gibi ayrımcılığa uğrayan insanların hakkını savunabilseydim diye düşünüyorum şimdi geriye bakınca. 2006’da polisliğe başladınız. Polisliğe başlamadan kendinize ya da ailenize, arkadaşlarınıza açılmış mıydınız? Ben bu (eşcinsel) ortamı yaşamıyordum. Kendimi biliyordum, içimde farklı bir duygu vardı. Ama hem inançlarım gereği hem de sosyal baskıdan korkarak bunu hep erteledim. Depresyon ilaçları kullanmaya başladım. Ama ilaçlar işe adaptasyonumu ve sosyal yaşantımı etkileyince ilaçları bıraktım. Daha sonra gittiğim şehirde biriyle tanıştım ve bu konuda dertleşmeye başladım. Zaten ortalıkta beraberlik yaşayan biri değilim, Türkiye gibi bir yerde böyle bir lüksümüz de yok zaten. Bu ilişkiyi mi öğrendiler diğer polisler? Evet ama dolaylı olarak. İstihbarat Şube’ye tayinim çıkmıştı. Ancak biri İstihbarat Şube müdürüne “Dikkat edin, o şahsın erkeklere eğilimi var” demiş. Sonra telefonlarım usulsüz olarak dinlemeye alınmış, hatta İstihbarat Şube’deki arkadaşlar, Emniyet’e hakkımda soruşturma açılması için ilişkilerimle ilgili bir mail atmışlar. Bir gece 22.00 gibi telefonum çaldı. Polis arkadaşlar görüşmemiz gerektiğini söyledi. Aşağı indiğimde Emniyet’e gitmemiz gerektiğini söylediler ve nedeniyle ilgili hiçbir açıklama yapmadılar. Saat 23.00’da Asayiş Şube Müdürü’nün kapısında yarım saat beklettiler. Hiç unutmuyorum, içeride Hande Yener’in şarkısı çalıyordu. Beni içeri aldıklarında Teknik Takip’in komiser yardımcısı da oradaydı. “Buraya neden geldiğini biliyor musun? Tahmin edebiliyor musun?” gibi soruların ardından, cinsel yönelimime ilişkin hakaret ve küfürler etmeye başladılar. Ben bunları hak edecek bir şey yapmadım. Mesleğimde de başarılıydım. Bana gey olduğunu düşündükleri 4-5 kişinin isimlerini söylediler. “Bunların isimlerini de ver ifadende” dediler. “Hayır, ben onları bilmiyorum. Herkesin özel hayatı” dedim. Ama kendi cinsel yönelimimin farklı olduğunu da söyledim. Bir arkadaşımı da içeri almışlar. Onun hali de haraptı. Dövmüşler, hakaret etmişler, hakkımda sorular sormuşlar... O da polis miydi? Hayır. Sivil bir vatandaştı. Onu da ailesine her şeyi anlatmakla tehdit etmişler. Bizim cinsel bir beraberliğimiz yoktu. Sadece dertleştiğim bir insandı. Ona nasıl ulaşmışlar? Telefonumu dinlerken konuşmalarımızı duymuşlar. İşyerinden gidip almışlar “hakkında iddialar var” diyerek. Benim ifadem de sabah mesai saatlerinde alınabilecek bir meseleydi. Ama gece, Teknik Takip’in olduğu büroda ifademi aldılar. Usulsüzlüğün daniskası! Avukat istedim, “Hayır, bu rezaleti hiçbir avukat duymayacak” dediler. İfademi verirken hiç duymadığım küfürler işittim. Bunu ispat edemiyorsun, yaşadığınla kalıyorsun. O gece kendime bir şey yapmayayım diye silahıma el koydular. Sabaha karşı 4’te evdeydim. İki gün sonra ifademi alan arkadaş beni aradı, eve geldi. Tutanağı gösterdi; “Şurada bir yanlışlık olmuş” falan dedi . İfadeyi yazan ve alan kişinin ismi ile ifademin alındığı saat tutanakta değişmişti. Çünkü ifademi alan ve yazan kişinin böyle bir işi yok normalde. Teknik Takip sadece takibi yapar ve bürolara verir işleyiş olarak. Tutanakta yapılan değişiklikle Ahlak Masası’ndan bir komiserle normal bir polis memuru, gündüz saatlerinde ifademi almış gibi gösterildi. Ve bana da bunu imzalattılar. 15 gün sonra beni bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gönderdiler. Orada kurula çıktım. Cinsel yönelimimin farklı olduğunu söyledim. Emniyet Hizmetleri Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen bir hastalık dilimi verildi. Buna göre görevimi yapmamda herhangi bir sakınca yok. Devlet eşcinsel olduğum için “sen hastasın” diyor ama “kişi kendini iş ortamında belli etmeyecek durumdaysa görevine devam eder” diyor. Sonra? Buradan bir şey yapamayınca hakkımda disiplin soruşturması açtılar. İki müfettiş geldi. Eski bir arkadaşımı da ifadeye çağırmışlar. O da benim bir adamla bir otele gittiğimi söylemiş. Ben ne kadar gizli yaşıyorum, kendimle bile yüzleşmekten korkuyorum. Bir adamla otele gittiğimi iddia ediyorlar. Ki gitsem bile kime ne! Ben de müfettişlere anlatmaya başladım: Önce kendim kabul etmedim. İstanbul’da göreve başladığımda iki kız arkadaşım oldu. İlişkilerimde başarılı olamadım. Kendimle çelişiyordum ve mutlu değildim. Çift kişilikli gibi olmaya başlamıştım. Kendime ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin, dedim ve bu deveyi gütmeye karar verdim. “Ben buyum” dedim. Müfettişler, hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlık duygusunu azaltmak suçuyla dosyamı disiplin kuruluna yönlendirdi. Kurulda zaten beni en başından beri araştırıp, ifademi alan kişiler yer alıyordu. 6 ay kıdem tenzili verilmesi gerekirken, kurul yüz kızartıcı suç işlediğimi söyleyerek dosyayı İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor. Ancak dosya kapalı gizli ibareli zarfta gelmesi gerekirken, bayrak gibi sallandırılıyor ve bu nedenle olayı duymayan kalmadı. Aslında gizlilik kurallarını ihlal ederek beni istifaya zorladılar, psikolojik baskı uyguladılar. Ama ben yılmadım. Tüm bunlara tek başıma göğüs gerdim. Artık LGBT örgütlerini de tanıyorum. Bu saatten sonra son nefesime kadar bu işin arkasında duracağım. Ben yaşadım, başka devlet memuru arkadaşlar ya da LGBT bireyler bunu yaşamasın. Devlet memurluğundan ihraç edilmeniz nasıl oldu? Dosya İçişleri’ne gittiğinde sözlü savunma vermeye gittim. Müsteşarının bana ilk söylediği şuydu: “Oğlum, ben buna suç demiyorum. Anlat”. Görüşme iyi geçmişti. Ama 2 ay sonra devlet memurluğundan çıkarıldığımı öğrendim. Verilen karar Anayasa’nın 10., AİHS’in 8 ve 14. Maddelerine aykırı. İşin hukukunu da öğrenmişsiniz bu süreçte. Tabii ki. Sonuçta polisler de hukuk insanı. Başıma gelenlerden sonra da çok araştırdım. Bana normalde Emniyet Hizmetleri Disiplin Tüzüğü’ndeki cezalardan verilmesi gerekirken, en ağır ceza verildi. Sicil notlarım 90’dan aşağı değil, daha önce hakkımda hiçbir soruşturma yok. Bu durumda bir alt ceza verilir. Ama bireysel davranıldı, böyle bir şey yaşadım. Ben IPA (Uluslararası Polis Teşkilatı) üyesiydim. IPA’nın, yurtdışındaki eşcinsel polis topluluklarının ve İstanbul Barosu’nun davamı takip etmesini istiyorum. Kimseden yardım istemiyorum ama takip istiyorum. Bir baksınlar, benim hakkım yeniliyor mu yenilmiyor mu? Bu süreçte size destek olanlar oldu mu? Evet, birçok polis arkadaşım da çok destek oldu. “Bugün sana, yarın bizim çocuklarımıza” dediler. Hala arayıp soruyorlar. Hepsi evli, çocuklu, heteroseksüel insanlar. Polis arkadaşlardan darbe yediğim de oldu, destek veren de… Birlikte sohbetlere gittiğimiz, hizmetin içinde olduğum arkadaşların bana destek olmaması, telefonlarıma bile çıkmaması ise beni üzdü. Özellikle çocukluğumdan beri dostum olan bir meslektaşımın aleyhime ifade verip, sonra da bana sırt çevirmesi beni çok kırdı bu süreçte. Hizmet derken? Polis teşkilatında çok net bir ayrım vardır. Onlardan olanlar ve onlardan olmayanlar. Siz bu sohbetlere bu yüzden mi katılıyordunuz? Hayır. İnançlarım gereği gidiyordum. Oraya gittiğimde huzur alıyordum. Böyle bir durumum var ama çok şükür sağlığım yerinde, diyordum. Cinsel yönelimimle ilgili bocalamalarımdan uzaklaşıp huzur buluyordum. Bu yüzden hizmet hareketinin içerisindeydim. Şimdi meslekten ihraç edildiniz. Ne iş yapıyorsunuz? Nasıl sürdürüyorsunuz hayatınızı? Bir esnafın yanında çalışıyorum. Açıkçası hayatımı sürdürmekte çok zorlanıyorum. Ağabeyim ödemelerime yardım ediyor. Aileniz olup bitenlerden haberdar mı? Büyük ağabeyim her şeyi biliyor. Diğerleri hiç bilmiyor, rahatsızlığım nedeniyle bir süre çalışmayacağımı söyledim. Bu konuda bilgili değiller, onları da kaybetmek istemiyorum. Peki tüm bunlardan sonra polisliğe devam mı etmek istiyorsunuz? İleride eder miyim etmez miyim bilmiyorum ama bu hakkın bana verilmesi lazım. Geldiğim yerde benim insanlık onurumu zedelediler. Ben tayinim çıkıp gelirken, utancımdan kimseyle vedalaşamadım. Ben davamı kazanıp, gerekirse kendi onurumla istifa edeyim istiyorum. Ben bunun sınavına girdim, kazandım, bunun eğitimini aldım. Kısacası emek verdim. Anketler, polislerin çoğunun mesleği bırakmak istediğini ya da intiharı düşündüğünü gösteriyor. Siz polislik yaparken hiç böyle düşündünüz mü? Evet, benim de bunu düşündüğüm anlar oldu. Siz hiçbir hobisi olan, bir kursa giden, ya da terapiye giden bir polis gördünüz mü? Hayır. Bakıyorsun, ilişkilerinde sorun yaşıyorlar çünkü 24 saat çalışıyorlar. Amir baskısı haksızlıklar, teşkilat içindeki yapılanmalar… İnsanı o raddeye getiriyor. Polislerin translara sokakta yürürken bile ceza yazdıklarını, LGBT bireylere kötü davrandıklarını biliyoruz. Siz olayın diğer tarafındayken, yani polisken nasıldı durum? Mesleğe ilk başladığımda, kendi yönelimimi kabul etmediğim zamanlarda, karakola bir travesti gelmişti. Ama kolları kan revan içerisinde… Polis arkadaşlar da dalga geçiyor. Çok zoruma gitmişti. Kızı nezarete atacaklardı, hayır, dedim. Onu bizim dinlenme odamıza götürdüm, bir kahve yaptım. Sağlık raporuna da ben götürdüm. Bana dediği tek şey: “İlk defa bir polis tarafından insan muamelesi görüyorum”. Orada çok duygulanmıştım. Burada yine devletin bir sorunu var. Devlet bu insanlara bir iş imkanı açarsa, kurum olarak “gel, çalış” derse, zaten kimse gidip o işi yapmayacak. Kimse o hayattan memnun değil. Bazı şeylerin önünü açacaksın. Kim olursa olsun, din, dil, ırk, cinsel yönelim, kimse hor görülmeyi hak etmiyor. Çiçek Tahaoğlu | Bianet
Fersah Fersah Kaçılması Gereken 10 Arkadaş Profili
Belirtelim ki arkadaşlar hayatımızı çekilebilir, hareketli ve keyifli kılan varlıklar listesinde ilk sıralardadır. Seçme şansının bize verildiği aile bireyleri gibidirler çoğu kez. Gerçekten şanslıysak, birbirimize kızsak da kırılsak da asla yalnız kalmayacağımızı biliriz hayatta. Tabi eğer seçimlerimizi doğru yaptıysak. Zira fersah fersah kaçmak gereken arkadaş profilleri de mevcut, birkaçını aşağıda sıraladık;
Reklam