Seksi Görünmenin 10 Pratik Yolu
Küçük dokunuşlarla seksi görünebilir, dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz... Seksi görünmek ve beğenilmek kadınların en büyük tutkularından biridir. Bunun için çoğu zaman saatler harcayabilirler. Seksi olmayı kolaylaştıracak 10 pratik öneri ile artık bu saatler size kalacak.Milliyet
Cildiniz İçin En İyi 25 Şey
Cildinizi bir tabloyu saklar gibi muhafaza etmek kolay bir iş değil. Kırışıklıklar, güneşin zararlı ışınları, kuruluk, tahriş ve istenmeyen tüylere karşı sürekli savaşmalısınız. İyi haber hayat boyunca 1000 kere yeni cilt katmanı üretiyor olmanız. Böylece cildinizin pürüzsüz ve parlak olabilmesi için elinize birçok şans geçmiş oluyor. Size yardımcı olmak için yapılan son araştırmaları inceledik, birçok dermatoloji uzmanı ile görüştük. Sonuç olarak ortaya 25 mükemmel ipucu çıktı:mahmure.com
Skandallar Kralı Dennis Rodman!
NBA yıldızı Dennis Rodman, aykırı kişiliğinin yanı sıra sivri diliyle de gündemin tepelerinde yer almaya devam ediyor.Kaynak: AMKSpor
Düşündüğünüzden Çok Daha Güzelsiniz!
Nedendir bilinmez kendimizi olduğumuzdan daha çirkin hissederiz. Aslında başkalarının gözünden durum bambaşkadır. Bunu kanıtlamak amacıyla çok ilginç bir çalışma yapılmış. İzliyoruz...
Belçika Senatosu Çocuklara Ötenazi Hakkını Onayladı
Belçika 2002 yılında yetişkinler için ötenaziyi yasallaştırmıştı. Şimdi bu yasanın ölümcül bir hastalığa yakalanan ve dayanılmaz fiziksel acılar çeken çocukları da kapsaması yolunda bir öneri Senato'da onaylandı. Kimileri bunu 'mantıklı bir adım', kimileri ise 'delilik' diye niteliyor. Tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmış bir çocuk düşünün. Ve zehirli bir iğne ile öldürülmeyi talep edişini. Birçok insan için bu, hayal bile edilemeyecek bir kabus senaryosu. Çoğumuz bir çocuğun ölümcül bir hastalığa yakalanıp yavaş yavaş eridiği acımasız gerçeklikle yüzyüze gelmeyeceğiz muhtemelen. Fakat bazı Belçikalı çocuk doktorları, bu durumdaki çocukların acıları giderilemiyorsa, ölmeyi talep etme hakkına sahip olması gerektiğini savunuyor. Ziekenhuis Üniversitesi'nden Doktor Gerlant van Berlaer, 'Nadiren şöyle durumlar olabiliyor: Tedavi etmeye çalıştığımız ama daha iyi olmaları için hiç bir şey yapamadığımız çocuklar oluyor. Bu çocukların hayatlarına son verme kararı almaya hakkı olması lazım.' diyor. Van Berlaer ve 16 diğer çocuk doktoru, Belçikalı senatörlerin çocuklar için ötenazi yasasını kabul etmeleri talebiyle Kasım ayında bir açık mektup yayımladı. Doktor van Berlaer 'Hayır, kendimizi Allah yerine koymuyoruz, zaten sona erecek hayatlardan söz ediyoruz.' diyor: 'Doğal haline bırakıldığında sefil, acı içinde ve korkunç bir şekilde son bulabilecek hayatlar bunlar. Hastanelerde bir çok arkadaşlarının aynı hastalıktan nasıl öldüğünü görmüş olabilirler. Ve bu durumda 'Böyle ölmek istemiyorum. Kendi istediğim gibi ölmek istiyorum' derler ise, doktorları olarak elimizden gelecek tek şey bu arzularını yerine getirmek olabilir. Ben bunu yapabilmemiz gerektiğine inanıyorum.' Geçen ay Belçika Senatosu'ndan 17'ye karşı 50 kabul oyu ile geçen yasa tasarısına göre, bu hakkın kullanılabilmesi için öncelikle çocukların ötenazinin ne olduğunu anlamaları, sonra anne-babaları ve doktorlarının da bu talebe onay vermeleri koşulları konuluyor. Belçika'nın kuzey komşusu Hollanda'da ötenazi 12 yaşın üzerindeki çocuklar için, anne ve babalarının da rızası olmak koşuluyla yasal bir hak sayılıyor. Fakat Belçika'daki tasarı meclisin diğer kanadınca da onaylanırsa, dünyada ilk kez bir ülkede çocuklar için ötenazi, hiç bir yaş sınırı olmaksızın kabul edilmiş olacak. Senato'daki sosyalist grubun lideri ve tasarının destekçilerinden Philippe Mahoux, düzenlemeyi 'En büyük insanlık jesti' diye tanımladı. Mahoux, asıl skandalın, ölümcül hasta çocukların acı çekmesine dur dememek olduğunu söylüyor. Tasarıya karşı oy kullananlardan Hristiyan Demokrat senatör Els van Hoof ise insanın kaderini belirlemesi prensibinin herkesin sadece nasıl yaşayacağına değil, nasıl öleceğine de karar vermesi şeklinde yorumlanmasının yanlış olduğuna inanıyor. Van Hoof 'Tasarıyı önce akıl sağlığı sorunları olan çocukları da içerecek şekilde sunmuşlardı.' diyor ve, 'Tartışma sırasında ötenaziyi savunanlar anoreksik çocuklar, hayattan yorulan çocklar gibi kategorileri de gündeme getirdiler. Nereye kadar gidecek?' diye soruyor. Senatör van Hoof, yetişkinler için uygulanan ötenazi hakkının kaygan bir zemin olduğunun şimdiden kanıtlandığı görüşünde. 2002'de kabul edilen ötenazi yasası yetişkinlerin: yetkin ve şuuru yerinde talebi defaatle dile getirmiş tedavisi mümkün olmayan ciddi bir hastalık nedeniyle dayanılmaz fiziksel ya da zihinsel acılar içinde olmalarını şart koşuyor. Fakat 2013 yılı içinde Belçika'da kamuoyu gündemine gelen iki vaka, van Hoof'un kaygılarını iyice artırmış. Marc ve Eddy Verbessem, genetik bir hastalık nedeniyle bir süre sonra göremeyeceklerini öğrenince, artık kendi başlarına yaşamlarını sürdüremeyeceklerini düşünerek ötenazi talebinde bulunmuşlardı. Bunu dokuz ay sonra kadından erkekliğe geçiş yapan transseksüel Nathan Verhelst'in ölümü izledi. Bir dizi cinsiyet değiştirme ameliyatı başarısız olunca ölmek istemişti. Els van Hoof, danıştığı bir hukukçuya göre, ikizlerin muhtemelen yasadaki ötenazi kriterine uyduğunu söylüyor, ama Nathan Verhelst'in durumu onu kaygılandırıyor. Her üç olayda da ötenazi kararını onaylayan kişi, Brüksel Üniversitesi'nden onkolog ve geçici bakım uzmanı Profesör Doktor Wim Distelmans. Dr. Distelmans aynı zamanda doktorlar, hukukçular ve ilgili tarafların yasanın uygulanışını denetlemek üzere biraraya geldiği Ötenazi Komisyonu'nun eş başkanı. Ötenazi konusunda eleştirileri olanlar bu komisyonun yasanın kabul edildiği 2002'den 2012'ye kadar gerçekleştirilen 6 bin 945 ötenazi vakasının hiçbiri hakkında savcılıktan soruşturma istemediğine dikkat çekiyorlar.Yani komisyon on yıl içinde, istisnasız bütün ötenazi uygulamalarını yasaya uygun bulmuş. 2012 yılının 20 Nisan'ında kimya dalında öğretim üyesi Tom Mortier'e Brüksel'deki bir hastaneden telefon gelmiş. Annesinin öldüğü bildirilmiş. 64 yaşındaki Godelieva de Troyer depresyon geçiriyormuş. Ölmeden üç ay önce oğluna üç e-posta göndererek doktorlarından ötenazi istediğini bildirmiş. Ama Mortier doktorların buna asla izin vermeyeceğini düşünmüş. Tom Mortier çok öfkeli. Annesinin 'ölmeye hakkı olduğu' tezini kabul etmiyor. 'Benim bakışıma göre bu hastalar için değil doktorlar için çıkarılmış bir yasa. Böylelikle ceza almaktan kurtuluyorlar' diyor. 'Ötenazi etik olmayan bir şey. Hastanı öldürüyorsun. Şimdi de bunu bir tür en büyük insan sevgisi gibi lanse ediyorlar. Belçika ne hale geldi, anlamıyorum...' diye konuşuyor. Bu yasanın çocukları içerecek şekilde genişletilmesi girişimi ise Mortier'e göre 'delilik'. Doktor Marleen Renard Leuven Ünivertise Hastanesi'nde çocuklar için geçici bakımdan sorumlu bir onkolog. Çocuklar için bir ötenazi yasası çıkarmanın gerekmediğini, ölmekte olan çocukların acısını dindirecek yollar bulunduğunu söylüyor. 'Acıyı bastıramazsak, çocuğu uyutabiliyoruz. Eğer bunu da artık gerçekten insanlık dışı bulmaya başlarsak, Etik Komisyonuna giderek çocuğun hayatının sonlanması için izin istiyoruz. Ama bunu yapmak için çok sayıda kişinin hemfikir olması gerekiyor.' diyor. Renard, kendi tecrübesine göre çocukların 'ölmek istiyorum' demediğini söylüyor. 'Çok sayıda büyük acılar çeken ergen çocuk gördüm. Daima bir sonraki günden umutları vardır. Hiç bir zaman hiçbiri bana 'Artık dayanamıyorum, ne olur durdurun bunu' demedi. ÖLmek değil, yaşamak istiyorlar.' Çocuklar ölmek istediklerini söyleseler bile, acaba böyle bir kararı verebilecek olgunluktalar mı? Ötenazi savunucusu Doktor Gerlant van Berlaer, ölümcül bir hastalığa yakalanan ve yaşamlarının önemli bir kısmını yetişkinlerle geçiren çocukların çok erken büyümek zorunda kaldıklarını düşünüyor. Kendi oğlu 8 yaşında kanserden ölen ve şu anda Leuven Üniversite Hastanesi çocuk onkoloji bölümünde gönüllü olarak çalışan Feike van den Oever da bu görüşte. 'Onunla sohbetlerimizde, çocuğun nasıl yaşının çok ötesinde bir düzeyde düşündüğünü farkedebiliyordunuz.' diyor ama 'Çocuklar neler olup bittiğini anlıyor. Peki bu ötenazi talep edebilecek kadar mı? Bence hayır.' Tasarı yasalaşırsa kaç çocuğun ötenazi isteyeceğini bilmek mümkün değil. Yetişkinler açısından bu sayı 2002'den bu yana her yıl arttı. Kanser hastalarının yüzde 80'i ötenazi istiyor. Ötenazi hakkını ilk savunanlardan Doktor Jan Bernheim, ne zaman öleceğini ve acısız, seçtiği bir zamanda ölebileceğini bilmesinin hastaların kalan günlerinin kalitesini yükselttiğini, onlara moral verdiğini söylüyor. 'Acı bütün diğer faktörlerin üzerine çıkan bir şey. Günler süren acılar, inlemelerle ölmek yerine bir törenle, genellikle hoş bir duygusal ortamda ölüyorlar.' diyor. Bir çocuğun ölümü kuşkusuz bir trajedi. Fakat Belçikalı çocuklara hayatlarına son verilmesini isteme hakkı verilecek mi, bunu bu yılın ilk aylarında Belçika parlamentosunun diğer kanadında yapılacak oylama belirleyecek. Linda Pressly Belçika | BBCTürkçe
Reklam
Engelli Mankenler ile Güzellik Algımıza Gönderme
İsveçli Pro Infirms engelli insanlar için kurulmuş bir yardım vakfı. Vakıf insanların aklındaki güzellik anlayışını tersine çevirmek  ve engelli insanların da farkındalığına dikkat çekmek için bir reklam kampanyası oluşturmuş. Kampanyanın sloganı “ Kim Mükemmel Ki? Yaklaş.” olarak belirlenmiş ve engelli birçok kişinin mankeni yapılmış. Sonra bu mankenler Zürih’teki bir alışveriş sokağındaki ünlü mağazaların vitrinlerine koyulmuş. Gerçekten dikkat çekici ve başarılı bir çalışma. Bu sayede engelli insanlarında aramızda olduğu ve duyarsız kalmamamız gerektiğini tekrar bizlere hatırlatmıştır. Özellikle projenin yapılış aşamalarını anlatan videoyu mutlaka izleyin.
İstanbul 1964 Senesinde Nasıldı?
İstanbul'un 1964 senesindeki hali, profesyonel bir biçimde kameraya alınmış. Her şeyden uzaklaşmak istiyorsanız bu videoya 10 dakikanızı ayırmanız yeter. İyi seyirler...
Reklam
Yağlı Ciltlere 9 Doğal Maske
Bu maskeler, cildin yağ oranını dengelerken siyah nokta ve sivilce oluşumunu da engeller. Hangi maskenin sizin için en uygun olduğunu anlamanın tek yolu ise belirli aralıklarla denemektir. İşte en kısa zamanda sonuç veren 9 maske... mahmure.com
İnternetin Yeni Trendi Kedi Bıyığı
İnsanlar sürekli kendilerini farklı şekillerde ifade etmeyi ve yeni şeyleri seviyorlar sanırım. Bu yüzden internette sürekli ilginç şeylerle karşılaşabiliyoruz. Şimdi de yeni internet akımı kedi bıyığı.. Kedi sahipleri kedileriyle çekildikleri fotoğrafları instagramdaki #CatBeard adresine  yüklüyor. Çoğu komik bu fotoğraflar hoşunuza gidebilir ve bir kediniz varsa sizde bu gruba katılabilirsiniz.
Reklam
Süpermarketti Bakın Ne Hale Geldi
Almanyanın Esslingen şehrinde bulunan bir 240 metrekarelik bir Süpermarket mağazası,Müşterilerine her türlü ürün tedariği konusunda yardımcı olmayı bir görev addetmiş kendisine,Öyle ki Süpermarket içerisinde Şarküteri ürünlerinden Kasap reyonuna çikolata bisküvi tarzı bakkaliye ürünlerinden zuccaciye ürünlerine kadar birçok ürün iç içe müşterilere sunulmaktadır.    Markette en ilginç olanı ise meyve sebze reyonu ile değerli madenlerin ve altın bileziklerin yan yana satılması    Uzun yıllar mağazasını bu şekilde karma bir süpermarket ve kuyumcu mağazası olarak kullanan işletme sahibi Mehmet bey yıllar sonra bir karar alır ve bu kararı tüm müşterilerini ve hatta tüm Almanya da bulunan Kuyum ve takı işleri ile ilgilenmekte olan insanların dikkatini çekmektedir.    Nedeni ise Süpermarketten değişime uğrayan Mağaza an itibariyle Almanya ve Avrupanın en büyük Kuyum ve Mücevher satış noktası olmuştur.    Aşağıda Dekorasyon çalışmaları yapılmadan evvelki Süpermarkete ait görselleri ve Sonrasında İç Mimari ve Dekorasyonu tamamen Türkiyede tasarlanıp yerinde uygulama yapıldıktan sonraki görüntüleri bulabilirsiniz.
Reklam
Reiki: Negatif Bir Varoluştan Pozitif Bir Varoluşa Yolculuk
İsmail Bülbül 17. Işık aşamasında Usui Reiki Grand master. Almanya’da uzun yıllar hocalık yapmış ve 3 yıldır Türkiye’de. Almanya’daki Reiki konfederasyonunda yönetim kurulunda bulunmuş bir kişi ve oradaki düzeni Türkiye’de de uyguluyor.  Ve İsmail Bülbül, ayak bastığı gibi Reiki’nin anlayışında sağlam değişimler getirdi. Benim İsmail Bülbül ile tanışmam, Perihan hanım (Perihan Aydın) ile mailleşmem üzerine gerçekleşti. İstanbul’a onları görmeye gittim ve İsmail hocadan Usui Reiki 3b seviyesine 2010 yılının Mayıs ayında yeniden uyumlandım. İzmir’de bir dönem yaşamasına rağmen İsmail hocayla tanışmam İstanbul’da nasip oldu. Onların ofisine ilk gittiğimde açıkçası biraz endişeliydim. Ama kapıyı tüm neşesi ve iyi niyetiyle melek gibi bir bayanın açıp, candan bir şekilde “hoş geldiniz” demesiyle tüm endişem yok oldu ve kendini huzurlu bir güvene bıraktı. Buradan hocayla tanışmama vesile olduğu için ve sevgi dolu karşılaması, yardımları için Perihan Aydın’a da ayrıca teşekkür ediyorum. (Perihan hanım psikolojik danışman ve İsmail hocayla birlikte Reiki Okulu isimli Reiki merkezinde çalışıyor.) İçeri davet edildikten sonra Perihan Aydın ile sohbet etmeye koyulduk. İsmail Bülbül uyumlama verdiği için birazdan gelecekti. Sohbet ederken, sağ tarafımda bir ses duydum ve sağa baktım gayri ihtiyari olarak. Bakmamla şaşırmam bir oldu. Sağa döndüğümde saf bir ışık görüyordum. Bembeyaz bana doğru ilerleyen bir ışık… İlk başta anlayamadım. Ama yaklaşınca, ışık arasından İsmail hocanın yüzünü seçtiğimde şaşırmam daha da arttı çünkü gördüğümün bir insan değil bir görü olduğunu sanmıştım. İşte o anda İsmail hocada ki “Reiki ışığı” beni çok etkiledi ve bu ışık beni tazeleyip, yeni bir doğuş sürecine getirdi. Şimdilerde ise Türkiye’de ciddi anlamda bir ilki gerçekleştiriyor sayın İsmail Bülbül. Reiki’nin 1. Seviyesinden 3.seviyesine kadar herkese hitap edecek bir DVD çıkardı. Reiki el hareketlerinden, Reiki sembollerine, Reiki meditasyonlarından, Reiki uyumlamasının nasıl yapıldığına ve Reiki’de farklı tekniklere kadar her konuya değinilen harika bir DVD. Elbette bu DVDyi görenler veya hocanın ismini duyanlar merak ediyor, İsmail Bülbül kimdir, grandmasterlık nedir, yurtdışında sistem nasıl işliyor? İşte bizde bunları sorduk ve değerli hocamızda cevap verdi. Röportaj: Efe Elmas Hocam Merhaba, ben sizi tanıyorum lakin tanımayanlar olabilir. Öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz, ne zamandır Reiki öğretiyorsunuz, nasıl bir süreç geçirdiniz? 1996 yılında başladı reiki ile olan yolculuğum. Eğitimlerimi Almanya’da aldım. Elbette orada öğrencilik dönemi çok uzun tutulur; Ben Reiki 1. seviyede 4 yıl bekledim. Bir dört yılda öğretmenlik aşamasını alana kadar geçti. İyice hazır olmadan, olgunlaşmadan öğretmenlik aşamasına geçmek zordur orada. Daha sonra da kendimi tamamen bu yola adadım. Ve şimdiye kadar da Rabbim bana binlerce can’la buluşmayı nasip etti. İsmail Bülbül ve öğrencilerinin bir kısmı Almanya’da belli ki daha disiplinli bir sistem var. Siz Reiki’yi nasıl bir sistem olarak tanımlıyor ve görüyorsunuz? Reiki, kişinin çakralarının açılması sonucu ortaya çıkan ilahi enerjinin, kişinin özüyle temasa geçmeye başlaması ve her an yeni farkındalıklara kavuşmasıdır. Reiki bir kapıdır esasında, bu kapıdan geçince kişinin özünde ne varsa ona yakınlaşır. O kapıyı nereye açmak istediğiniz çok önemli,; sağlığa açmak isteyen sağlığa kavuşur, sağlıklı olur ve hatta iyi bir şifacı olur, kendini ilme açmak isteyene ilim verilir ve hatta bir öğretmen olur, başarıya açmak isteyene, evren tüm nimetlerini yağdırır… Kısacası sizin gerçek varoluş amacınızı gerçekleştirmenizi engelleyen ne varsa, bu ilahi enerji bir bir onları ortadan kaldırır ve sizi varoluş amacınıza yakınlaştırır. Reiki’yi Tasavvuf ile sentezlediğinizi biliyorum. Tasavvuf ile Reiki’yi nasıl sentezliyorsunuz, Tasavvufu idrak etmede ne gibi bir faydası oluyor Reiki’nin? Tasavvuf bir deryadır, Reiki de ona açılan kapılardan biridir. Dediğim gibi Reiki sizi varoluş amacınızı gerçekleştirmeniz için çeşitli yollara sevk eder. Haliyle Reiki, Tasavvufa geçişi kolaylaştırır. Biliyorsunuz, eski zamanlarda sufiler öğrencileri yetiştirmeye başlamadan önce yıllarca onları arındırmak için çeşitli çilelere tabi tutarlardı. Onların auralarını temizlemek, çakralarını açmak, algılarını yükseltmek için yaparlardı bunları. Reiki inisiyesi bir nevi bu arınma sürecinin yerine geçiyor. Kişi inisiye aldıktan ve çakraları açıldıktan sonra farkındalıkları artmaya başlıyor, algısı yükseliyor, varoluşun sırlarını özümsemeye daha hazır hale geliyor. Fark ettiğimiz gibi Türkiye’de bir fikir birliği yok. Türkiye’ye geldiğinizde ne gibi zorluklar yaşadınız? Açıkçası Türkiye’ye ilk geldiğimde buradaki Reiki algısı beni şok etti. Reiki adına her kafadan bir ses çıkıyordu. Herkesin bir doğrusu vardı. Reiki çok ciddi bir öğretidir, saygı ve sabır ister. Kuralları, doğruları vardır. Ama benim burada gördüğüm maalesef ‘”ben yaptım oldu” mantığıydı. Buraya ilk geldiğimde bu algıyı değiştirmeye uğraştım hala da bu konuda çaba harcıyorum. Gerçekten bu bir sıkıntı aslında Türkiye’de. Çünkü bir sistem yok ve her kafadan bir ses çıkıyor. Hatta yanlış uyumlamalara kadar gidebiliyor ki sizin de en çok üzerinde durduğunuz konulardan biri. Yanlış uyumlanmış kişiler genelde ne gibi sıkıntılarla size geliyorlar? Genelde gördüğüm ya uyumlamalar birkaç dakikada yapılmış ya da toplu uyumlama verilmiş. Neredeyse hiç kimsede ayaklara dokunulmamış. Kök çakra hep tıkalı. Bu nedenle de çakralarının bazıları açık bazıları tamamen tıkanmış, tükenmeye yüz tutmuş şekilde gelenler var. Ya da bazen üst çakralar (taç çakra- zihin çakra) açık diğer çakralara müdahale edilmemiş ve enerji sadece maneviyatı destekleyen çakralarda yoğunlaşmış. Veya zamanı beklenmeden üst üste inisiyeler verilmiş. Bu yanlış inisiyeler sonucu kişilerde duygusal dengesizlik, zihinsel negatiflik ve bedensel problemler ortaya çıkıyor maalesef. Neyse ki bu konuda çok önemli bir adım attınız. Yeni DVDniz çıktı ve bu DVD uyumlamaların nasıl yapılacağı ve semboller detaylı anlatılıyor. Sanırım bu ülkemizde bir ilk. Bu kadar detaylı ve açıklayıcı bir DVD çıkarmanızın amacı bu hataların düzeltilmesini sağlamak mıydı? Evet. DVD’de Usui Reiki’nin inisiyesini de anlattım. Bu benim doğrum değil. Bu, adına Reiki dediğimiz saygın öğretinin doğrusudur. Bu yolun öğretmenleri doğruyu yapmaya yoğunlaşmalıdırlar. Ben de elimden geldiğince bunu anlatmaya çalıştım. Herkes öğrensin herkes uygulasın diye. _DVD’den bahsetmişken, çok güzel bir DVD olmuş. Emeğinize sağlık. Reiki’ye başlayanlar ve ilerleyen _seviyeler için hem görseli bol hem de içerik olarak dolu dolu bir DVD. ___Bütün seviyelere değinilmiş; çakralar, Reiki teknikleri, uyumlamanın nasıl yapılacağı ve auralara kadar bir çok konuya girilmiş.  ___ Evet bu tarz bir DVD yalnızca Türkiye’de değil dünyada da bir ilk.. Yabancı kaynaklarda da daha önce bu içerikte bir çalışma yapılmamış. Reiki 1. aşamadan Reiki öğretmenlik aşamasına kadar olan tüm temel bilgilere değinmeye çalıştık. Hem Reiki öğrencileri için görsel bir döküman hem de Reiki öğretmenleri için çok destekleyici bir kaynak oldu.  Hocam biraz grandmasterlık aşamalarından bahsedebilir misiniz? Bu da Türkiye için hala yeni bir kavram. Bana çok sorulan bir soru var; Usui Sensei grandmaster mıydı? Grandmasterlık aşaması 3b öğretmenlik aşamasını hakkıyla yaptıktan sonra verilen ustalık aşamalarıdır. Bu yolculuğu daha derinlerde tecrübe etmek isteyen ve buna baş koyanlara verilen bir aşamadır. Nasıl ki 100 Reiki öğrencisinden bir tanesi Reiki öğretmeni olursa, 100 öğretmenden de bir tanesi ışık aşamalarına devam eder. Bu nedenle de zaten bu aşamalara sahip olan insanlar nadirdir.Ve evet bu aşamalara sahip kişiler çok bilinmiyordu. Fakat şu düşünülmelidir ki son yıllarda internetin kullanımıyla birlikte Reikiile ilgili her türlü bilgiye ulaşılır oldu. Ondan öncesindeki genel bilgilerimiz batılı masterların yazdıkları kitaplardandı ve onların bahsetmemiş olması bu aşamaların olmadığı anlamına gelmez. Japonya içe kapalı bir kültürdür ve kendilerinde olan bilgileri de çok nadir dağıtırlar. Biliyorsunuz ki bu ilim Japonya’da keşfedildi ama henüz dünyaya yayılmamıştı, sadece orada uygulanıyordu. Dünyaya yayılması da Amerika’da yaşamış olan Bayan Takata’dan sonradır. Yani dünyanın Reiki ile tanışması yine bir batı mantığı taşıyan kişinin oradan bu bilgiyi tutup çıkarmasından sonra oldu. Grandmasterlık aşamaları da Japonya’da araştırmalar yapan oradaki ilk ve Dr. Usui’nin yakınlarında bulunmuş kişilerden öğrenilmiş bilgilerdir ve evet Usui Sensei 8. aşama Grandmaster Teacher’dır. Ayrıca, Bayan Takata da bu aşamadaydı ve bu aşamayı sadece Barbara Ray adlı öğrencisine verdi. Ve onu halefi olarak gösterdi. Fakat bu durum torunu olan Phyliss Frumoto tarafından olumlu karşılanmadı ve örtbas edildi. Biliyorsunuz Dünya’daki en büyük reiki topluluğu Pyhliss Frumotonun önderliğini yaptığı Reiki Allianztır ve bir çok reiki kitabı da kendileri referans alınarak hazırlanmıştır. Şimdiye kadar bu bilgiye ulaşılamaması için yeterli ve önemli bir gerekçedir diye düşünüyorum. Bu konu hakkında daha detaylı bilgiye http://reikiokulu.com/makaleler.php?content=usui-reiki-ekolu-ve-isik-asamalari-gercegi yazımdan ulaşabilirsiniz. Şimdi çok daha net geliyor kulağa. Zaten Bayan Takata, kendisinin grandmaster olduğunu dile getirmiştir ama nedense bu çok göz önüne alınmamış ve açıklanmamıştır. Tabi grandmasterlık seviyeleri bahsettiğiniz kadarıyla çok daha ciddi seviyeler. Ciddi disiplin ve olgunlaşma gerektiriyor. Ama maalesef birkaç günde bütün seviyeleri alıp grandmaster olanlar var. Bu kişilere karşı nasıl dikkatli olabiliriz? İnternetle birlikte edindiğimiz birçok nimetin yanında çeşitli sıkıntılar da edindik maalesef. Bilgi kirliliği, ilim ve emek korsanlığı da bunların başında geliyor. Grandmasterlık sembollerini eline geçiren bir kişi (bir çılgın da denebilir) bu sembolleri internet üzerinden satmaya başladı ve sonra bu sembolleri alan kişi de satmaya başladı, ardından onu alan da sattı ve derken uzayıp giden bir kendini kandırmaca başladı, hala daha devam ediyor. Eğer gerçekten inisiye olsalardı, bu insanlar kolayca kendilerine gelemezdi. Yani ağırdır bu aşamalar. Ben ilk 5&6. Aşamayı aldığımda 6 ay kendime gelemedim. Yine grandmasterlığa uyumladığım öğrencilerimden arınmaları 1 yıl süren var. Bu kişilere karşı dikkatli olmak için sertifikalarını sorun, soy ağaçlarını sorun, kendilerini iyice tanıyın,  eğitim içeriklerini sorgulayın. Bilinçaltı kodlama terapisi nedir, olumlu sonuçlar alıyor musunuz? Bilinçaltı kodlama terapisi geçmişte yaşanılan üzüntüler, acılar, travmalar, suçluluk duyguları, öfke, affedememe ya da gelecek endişe ve kaygısına yönelik yapılan bir zihin arındırma terapisidir. Yaptıran açısından çok pratik ve kolay bir terapidir öyle ki bunu 8 yaşındaki bir çocuğa da 80 yaşındaki bir insana da yapabiliyoruz. Yeter ki geçmişi hatırlamaya yönelik bir problemi olmasın. Terapinin sonuçları çok mutluluk verici. Seans sırasında ağlayan insanların seans sonunda şaşkınlıkla gülümseyip inanamıyorum “artık rahatsız etmiyor” demeleri benim bu işi sürdürmemde ki en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Peki Kodlama terapisini kimlere önerirsiniz? Başta depresyon, panik atak, anksiyete gibi psikolojik problem yaşayan kişilere ve bunun dışında aşırı stres altındaki ya da boşanma, ölüm, ağır hastalık gibi yoğun zihinsel yıpranma yaşamış kişilere veya sadece zihinsel olarak yenilenmek isteyen herkese önerebilirim. Size nasıl ulaşabilirler? Ofisimiz İstanbul Göktürk’te bulunuyor. Ayrıca www.reikiokulu.com web sitemizde de iletişim bilgilerim mevcut. _Hocam başka eklemek istedikleriniz veya söylemek istedikleriniz var mı Reiki ile alakalı olarak?_ Reiki çok yalın ve sade bir öğretidir, kullandıkça her an yeni mucizelere tanık oluruz ve kuralları çok basittir. Bizden çok şey istemez; sadece doğru uyumlama! Lütfen uyumlama yapan kardeşlerim de, uyumlama almak isteyen kardeşlerim de bu hususa dikkat etsinler. Doğru inisiye alsınlar ve sabırla bu güzel öğretiyi uygulasınlar. Sonra tüm güzellikler kendilerine akmaya başlayacaktır. Röportaj için teşekkür ediyoruz… Bende teşekkür ederim. İsmail Bülbül Kimdir? 14 yıllık Usui Reiki eğitimini bu ekole ait olan tüm aşamaları alarak tamamlamıştır. 17. (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk’u da alarak USUI REIKI ekolünde dünyada 8 kişiden birisi olmuştur. 1996 yılında Usui Reiki 1 Marga Bayer’den 2000 yılında Usui Reiki 2′yi yine Marga Bayer’den 2004 yılında Usui Reiki 3a’yı Doris Kujer’den 2004′in sonunda yine Reiki 3b Doris Kujer’den alarak geleneksel aşama Usui Reiki Master/Teacher olmuştur. Usui Reiki geleneksel aşamalarını tamamladıktan sonra, IŞIK Aşamalarını da almak için gereklişartlar olan 1000 öğrenci inisiye etme ve Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavını başarma sürecini de aşmış ve Usui Reiki Işık Aşamalarını 5, 6, 7 ve 8. seviyeye kadar almaya hak kazanmıştır. 2007 yılının başlarında Ilka Speermanns’tan Usui Reiki 5 (Grose Harmonie) Büyük Huzur ve Usui Reiki 6 (Grose Teilen) Büyük Paylaşım’ı alarak Usui Reiki Grandmaster (Büyük Üstat) olmuştur. 2007 yılının ortalarında yine Ilka Speermanns ‘tan Usui Reiki 7 (Große Freiheit) Büyük Özgürlük ve 8. (Große Friede) Büyük Barış aşamalarını alarak Grandmaster/Teacher olmuştur. 2008′de Usui Reiki’ye ait olmayan Bilgelik ve Aydınlanma (Zoner, Kom, Dai Kiro Sey) (Weisheitssymbolen) inisiyelerini almıştır. 2008 yılında yine 9′dan 17′ye kadar olan Işık aşamalarını almak için gerekli olan Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavının son aşamasını da başarıyla geçmiştir. Ve üstadı olan Ilka Speermanns’dan 9- aşama (Wahre Glück) Gercek Mutluluk 10- aşama (Große Hoffnung) Büyük Umut 11- aşama (Große Kraft) Büyük Güç 12- aşama (Große Liebe) Büyük Sevgi 13- aşama (Große Lehrer) Büyük Ögreti Üstad aşamalarını almıştır. 14- aşama (Erkenne Dein Selbst) Kendini Tanıma. 15- aşama (Lebensweg und Bestimmung) Yaşam Yolu. 16- aşama (Das Kollektiv) Birlik Beraberlik.. 17- (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk. Uzmanlık Alanları: , Usui Reiki Eğitmeni, Kapsamlı Bilinçaltı Terapi, Kapsamlı Karma Terapi, Özgüven Terapisti… İletişim: http://reikiokulu.com/ info@reikiokulu.com https://www.facebook.com/ReikiOkulumuz
Volkswagen Transporter' dan 2 Odalı Karavan Yapmak
Sıra dışı bir tasarımla, yaratıcı bir arkadaşımız Volswagen Transportar'dan Karavan yapmayı başarmış. Mükemmel bir düşünceyle aracı genişletmiş. Uzun yollar ve kamp için bire bir hale getirmiş. Ne diyelim ben ilk gördüğümde keşke bizde de olsa da bir Türkiye turu yapsak dedim. Fakat düşününce; ne vakit ne hazırda para var.  İyi seyirler.
Reklam
Erkeğin Kadını Sokak Ortasında Dövdüğünü Görseniz Ne Yaparsınız?
Bir adam düşünün, sokağın ortasında kadını dövüyor. Kadın çaresizce sizden yardım istiyor. Peki siz böyle bir durumda ne yaparsınız? Müdahale mi edersiniz, uyarır mısınız yoksa bir Türk atasözü olan 'karıyla koca arasına girilmez'i mi devreye sokarsınız. Amerika'da bununla ilgili bir sosyal deney yapılmış. Bakalım kaç kişi olaya müdahale etti, kaç kişi kayıtsız kaldı. İzliyoruz.
Valilik 6 bilgisayar oyununu yasakladı
Balıkesir valiliği oyunlar için bir komisyon oluşturarak oyunları incelemeye aldı ve aşırı derecede şiddet , argo, cinsellik, uyuşturu vs içerdiğini gerekçe göstererek toplamda 6 oyunu internet cafelerde oynanmasını yasaklayan bir karar çıkardı.Oyunların +18 olduğunu açıklayan Valilik , internet cafelerin yaş ortalamasının genelde 18 yaş ve altı olduğuna dikkat çekerek oyunların bu ortamlarda oynanmasını yasakladı.İşte yasaklanan oyunlar ;- Grand Theft Auto- Hitman- Bloodrayne 1-2- Battlefield Vietnam- The Godfather 1-2- Metin 2
Reklam