Çocuklarınıza Arkeoloji, Tarih ve Mitolojiyi Sevdirecek 5 Başucu Kitabı
Kitabın yazarı: Gülay SertResimleyen: Cemal EkerKitabın yayınevi: Doğan Egmont Yayıncılık 2010Doğan Egmont’un Tarihte yolculuk dizisinden ‘’Taş Çağı Öyküleri’’ i insanlığın Afrika kıtasından başlayan serüveninden itibaren günümüzden 7500 yıl öncesine, yani Kalkolitik Çağ’a kadar yaşadığı gelişmeleri anlatıyor. Buzul Çağlarında yaşam koşulları, ilk icatları ve atalarımızın kendilerini geliştirme çabaları Arkeolog Gülay Sert’in sade anlatımı ve Cemal Eker’in neşeli çizimleri eşliğinde hayat bulmuş.  Arka sayfada yer alan sözlük küçük okuyucuların kavramları öğrenmeleri için önemli bir detay oluşturuyor. Altı yaş ve üstü için önerilen bu kitap her yaş için ‘’Taş Çağlarda’’ yapılacak bir yolculuk olabilir.
Çin İşi Range Rover
Range Rover Evoque modelinin neredeyse aynısını taklit eden Çinli firma, aracı orjinalinin üçte biri fiyatına satıyor.Çin'in Guangzhou eyaletinde düzenlenen bir Otomobil fuarında görücüye çıkan LandWind X7, Jaguar Land Rover şirketinin Range Rover Evoque modeline olan inanılmaz benzerliği herkesi şaşırttı.Daily Mail'in haberine göre, 40 bin sterlin (62 bin dolar) fiyatla satışa sunulan Range Rover Evoque'a benzerliği ile büyük tepki çeken LandWind X7'nin fiyatı ise sadece 14 bin sterlin (22 bin dolar).Ana gövdesi, radyatör çizgileri ve farlarının tasarımındaki benzerlikler göze çarparken, benzer modelin Jaguar Land Rover'ın Çin'de ilk fabrikasını açtığı zamana denk gelmesi de dikkat çekti.JAGUAR DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYORJaguar Land Rover yetkilileri ise dava açmak için harekete geçti. Şirketin CEO'su Ralf Speth yapılanın fikri mülkiyet hakkının ihlali olduğunu belirtirken uluslararası yasaların çiğnendiğini vurguladı.LandWind'in CV9 modeli 2010'da Avrupa çarpışma testlerinden sadece 2 yıldız alabilmişti.Range Rover’ın Evoque serisi otomobiller Türkiye ’deki yüksek vergiler nedeniyle en ucuz (Pure Tech model) 83 bin 755 euro yani yaklaşık 231 bin TL’ye satılıyor.Milliyet
Kedi Evden 3700 Km Uzakta Bulundu
Amerika Birleşik Devletleri’nde Cadılar Bayramı’nın kutlandığı 31 Ekim günü kaybolan bir kedi, tam 25 gün sonra evden 3700 kilometre uzakta bulundu.New Mexico’nun Albuquerque kentinde kaybolan Spice adlı kedi, ABD’nin doğusundaki 3700 kilometre uzaklıktaki Maine’de ortaya çıktı.6 aylık kedi, Great Protland’da bir kişi tarafından dışarda bir spor çantanın içinde bulundu. Portland Hayvan Barınağına teslim edilen kedinin sahibinin yerini de üzerindeki mikroçiple buldu.Spice adlı kedinin sahibi, kedinin gittiği yolu takip ettiğini anlatırken Maine’ye nasıl gittiği konusunda hiçbir fikrinin bulunmadığını söyledi. Kedinin sahibi daha önce hiç Maine’de bulunmadığını, kedinin orada ne aradığını da bilmediğini ekledi.Kediyi eve getirmek isteyen sahibi yol parası bulamazken devreye Maine'deki hayvanat bahçesinin yöneticileri girdi. Hayvanat bahçesi kedinin yol masraflarını karşılayarak sahibine ulaşmasını sağlayacak.Kaynak: Reuters
Yerel Gıda Devrimi Yapan 10 Kent
İklim değişikliği ile beraber, kentlerde yerel gıda sistemlerinin geliştirilmesi ve böylece gıda üretim ve dağıtım yöntemlerinin oluşturulması her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda. Dünyadaki birçok kent, bu konuda önemli adımlar atıyor. Vatandaşlar, işletmeler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar birlikte çalışıyor, gıdalarımızı nasıl yetiştirdiğimizi, sattığımızı, satın aldığımızı ve yediğimizi gözden geçiriyorlar. Bu gıda devrimi, gıdanın üç tekerlekli elektrikli bisikletlerle taşınmasından boş alanların kent bostanları haline getirilmesine kadar birçok şekilde gerçekleşiyor. İşte Food Tank’ten Emily Seifert’in seçtiği, gıda devriminde önde gelen 10 kent:AmsterdamSürdürülebilir bir gıda kenti olarak bilinen Amsterdam, gıda taşımacılığı üzerinde de çalışmaya başladı. Yerel gıdaların, çiftliklerden dükkânlara ve restoranlara taşınması için Foodlogica isimli bir sistem geliştirildi. Bu sistemle yerel gıdalar, üç tekerlekli, üzerine güneş enerjisi panelleri bulunan elektrikli bisikletlerle taşınıyor. Program, hem kentteki çevresel kaygılara hem de kalabalığa ilişkin sorunlara çözümler sunuyor.AustinSürdürülebilir Gıda Merkezi‘nin “Yerel Gıda Yetiştirme” programı, okul bostanlarının oluşturulmasına ve sürdürülmesine, 30 yıldan fazla süredir yardımcı oluyor. Austin’deki Merkez, toplumun gıda ile ilgili çözümlere dâhil olabilmesi için farklı yollar geliştiriyor. Vatandaşlar, kendi gıdalarını yetiştirerek, yerel çiftçilerle tanışarak, gıdaları mevsimine göre ve besin değerini koruyacak şekilde pişirerek daha sürdürülebilir bir gıda sistemi oluşturmada aktif rol oynuyorlar.BrükselSürdürülebilir kafeteryalar ve mutfak bostanları gibi gıda programları oluşturan kent, “Yavaş Gıda Brüksel” kapsamında sık sık “Lezzet Gezileri” düzenliyor. Bu etkinlikler, yerel gıdaya ve kentteki tarım faaliyetlerine dikkat çekiyor. Birçok yerel restoran, menülerinde sürdürülebilir gıda ve şarap çeşitlerine ayırdığı yeri artırarak, sürdürülebilir gıda hareketine verdiği desteği gösteriyor.Calgary“Kent tarafından yürütülen ve topluma ait bir inisiyatif olan” Calgary EATS!, Calgary’i daha sürdürülebilir bir gıda kenti haline getirmeyi planlıyor. Bu inisiyatif, 2036 yılına kadar, yerel gıda tüketiminin %30’a çıkarılmasını, kentteki gıda tedariğinin %100 sürdürülebilir yöntemlerle sağlanmasını ve kentsel gıda üretiminin %5’e yükselmesini amaçlıyor. Bu hedefler, Calgary’li vatandaşların geri bildirimleri esas alınarak belirlenmiş. Calgary’liler, sürdürülebilir gıda inisiyatiflerinin kentleri için çok önemli olduğunu düşünüyor.Edinburghİngiltere’deki en sürdürülebilir gıda kenti olma amacı güden Edinburgh, “Yenilebilir Edinburgh” adında sağlık, refah, çevre, toprak kullanımı ve ekonomi gibi konularla ilgilenen bir plan geliştirdi. Plan, toplumun her kesimini bu harekete dâhil etmeyi amaçlıyor. Vatandaşlar, aileler, kurumlar ve işletmeler geri bildirim sağlamak ve kent için daha iyi bir gıda sistemi oluşturmak amacıyla harekete geçmeye çağrılıyor.NewcastleGeçen sene, Food Newcastle, kentin daha sürdürülebilir, daha sağlıklı ve daha aktif bir gıda politikasına sahip olmasını amaçlayan ‘Gıda Sözleşmesi’ni uygulamaya geçirdi. Program, vatandaşları bu sözleşmeyi imzalamak ve Newcastle’ın gıda kültüründe bir farklılık yaratmak için teşvik ediyor. Kent, ayrıca, “Dünyanın İlk Sürdürülebilir Balık Kenti” olmak için büyük gayret gösteriyor. Newcastle Üniversitesi, “Sürdürülebilir Balık Taahhüdü”nü imzalayarak yalnızca sürdürülebilir deniz ürünleri servis edeceğini beyan etti. Newcastle, “Sürdürülebilir Gıda Kentleri” programının ilk döneminde, İngiltere’de hedeflerine yaklaşırken finansal yardım alması için seçilen altı kentten biri.OaklandOakland Gıda Politikaları Konseyi, HOPE Ortak Girişimi ve Kent Çocuğu Çiftlikleri, kent çiftçiliği, bölgesel gıda merkezleri ve kent sakinlerinin gıda güvenliği gibi konuları ele alarak, kentteki gıda sistemini iyileştirmeye çalışıyor. Oakland aynı zamanda, boş alanların uzun vadeli kent bostanlarına dönüştürülmesine olanak sağlayacak Kent Tarımı Teşvik Bölgeleri Yasası’nın kabul edilmesi için uğraşıyor.PortlandGıda sistemi konusunda önde gelen kentlerden birisi olan Portland, kent sakinlerine ve ziyaretçilere yeni bir deneyim yaşatmayı planlıyor. James Beard Halk Pazarı, taze gıda, içecek ve çiçek satıcılarının olacağı 4.180 metrekarelik bir pazar alanı yaratacak. Pazar sürdürülebilirlik, güneş panellerinin kullanımı, yeşil çatı ve gıda atığının azaltılması gibi konulara odaklanacak. Pazar alanının üst katında ise örnek yemeklerin pişirildiği ve kent sakinlerine eğitimlerin verildiği bir alan olacak.Salt Lake CitySalt Lake City, Gıda Politikaları Çalışma Kolu‘nun kurulduğu 2009 yılından bu yana, gıdanın sürdürülebilirliği konusuna odaklanmış durumda. Hedeflerinin arasında toplumu bilinçlendirmek, kent çiftçiliği yapılan alanı artırmak ve vatandaşları yerel gıda tüketimine teşvik etmek var. Kent, yakın zamanda, önümüzdeki senede de büyümeyi sürdürmeye dair hedeflerin belirlendiği 2015 Sürdürülebilir Salt Lake Planı‘nı sundu.SeattleSeattle, kentin gıda sürdürülebilirliğini iyileştirmek için birçok politika ve programı uygulamaya koymuş durumda. Kentte, gıda geri dönüşüm konteynırlarının zorunlu olarak kullanılması, yerel gıda inisiyatifleri ve sıfır atık programları gibi birçok girişimle, herkes için daha iyi bir gıda sistemi yaratılmaya çalışılıyor. Kent bostanlarının yanı sıra, kent sakinleri, kaldırımlar boyunca kurulan ekim alanlarında gıda yetiştirmeleri ve böylece sokaklarını güzelleştirmeleri konusunda teşvik ediliyor.Haber: Emily SeifertYeşil Gazete için Çeviren: Elif İlikYeşil Gazete, Foodtank 
Reklam
Amasra'da 'Ağaç Katliamı Başladı'
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Amasra’da henüz kurulmayan termik santral için Çatalağzı’na kadar 50 metre genişliğinde 54 km’lik bir alanda yüksek gerilim hattı yapılması amacıyla binlerce ağacın kesilmeye başlandığını açıkladı.“Sadece Bartın il sınırları içindeki kesilen ağaç sayısının 40 bin olduğu söyleniyor” diyen Yalçınkaya, buna karşın turizm ve orman bölgesi olan Amasra’ya termik santral kurulamayacağını kaydetti.CHP Bartın Milletvekili Yalçınkaya, Amasra’da Hema Endüstri A.Ş. tarafından yapılması planlanan termik santralde üretilecek elektriği, Çatalağzı’nda Türkiye’nin enterkonnekte (şebeke) sistemine dahil etmek için 54 kilometrelik enerji iletim hattı kurulmaya çalışıldığını anlattı. Enerji Bakanlığı’nın başlattığı çalışma kapsamında hattın 35 kilometrelik bölümünün orman alanından geçtiğini ifade eden Yalçınkaya, “ Bu koridorlardaki bütün ağaçları kesiyorlar. Şuanda yaklaşık 12-13 çeşit ağaç türü bu hattın geçiş koridorunda kesime uğruyor. Kestane, kayın, meşe ağaçları, ıhlamur, kara çam gibi ağaçlar bu gerilim hattının direklerinin dikileneceği koridor içerisinde yok ediliyor. Sadece Bartın il sınırları içindeki kesilen ağaç sayısının 40 bin olduğu söyleniyor. Bartın sınırı içinde mevki olarak Sarıgöl, Göldağ, Hasarlık tepesi mevkisi, Gürgenpınarı Asma Altı mevki ve Gavur Pınarı mevki gibi bölgelerdeki ormanlık ağaçlar kesiliyor ” dedi.CHP’li Rıza Yalçınkaya Amasra’da kurulması planlanan termik santrale karşı olduklarını belirterek, şunları kaydetti:“54 kmlik gerilim hattı için ormanlar kesiliyor ancak bu termik santralin henüz ÇED süreci bitmemiş, raporu alınmamış, bir çivi bile çekilmemiş. Amasra’da termik santral kurulması imkansız. Çünkü, Çevre Bakanlığı’nın yaptığı 1/100 binlik planına göre bu yer turizm, orman ve tarım alanı olarak gözüküyor. O alan sanayi alanı olarak görülmüyor. Plan notlarında Amasra’nın üç bin yıllık tarihi geçmişi olduğu, arkeolojik değerlere sahip olan bir bölge olduğu için bu anlamda mutlak korunması gereken bir alan olarak kabul edilip bölgenin sürekli turizm açısından kalkınma pilot bölgeleri olarak değerlendiriliyor. Bunu devlet yaptırdığı planda notların içine koymuş. Ama buna rağmen yaklaşık 6 senedir firma buraya termik santral yapmak için uğraşıyor. Olmayan bir termik santral için 54 km’lik bir alanda enerji hattı kuruyorlar, binlerce ağaçı kesiyorlar.”Alican Uludağ | Cumhuriyet
500 Ton Siyanürlü Atık Dereye mi Karıştı?
Bergama Ovacık Altın madeninin eski Genel Müdürü Hayri Öğüt'ün şoförlüğünü ve korumalığını yapan eski maden çalışanı Ersan Var, madenin ikinci atık barajına siyanürlü çamur taşıyan borunun patlaması üzerine tonlarca siyanürlü atığın dereye boşaldığını ileri sürdü.Bergama’da yıllardır dile getirilen felaket gerçek mi oldu? Bu iddia doğru ise felaket kapıda!Özer Akdemir'in Evrensel'de yer alan haberine göre, yıllardır tüm karşı çıkışa rağmen siyanürle altın üretimi yapılan Bergama Ovacık Altın Madeninde siyanür kazası olduğu ileri sürüldü. Evrensel'i arayan madenin eski Genel Müdürü Hayri Öğüt'ün şoförlüğünü ve korumalığını yapan eski maden çalışanı Ersan Var, madenin ikinci atık barajına siyanürlü çamur taşıyan borunun patlaması üzerine tonlarca siyanürlü atığın dereye boşaldığını ileri sürdü.ŞİRKETTEN YANIT ALAMADIKİddiaya dair görüşünü almak üzere aradığımız şirket yetkililerinden konuyla ilgili açıklama alamadık.'YILLARIN İHMALİ'Kazanın Narlıca köyü yakınlarında, madenin ağır iş makinelerinin giriş çıkış yaptığı B kapısı civarında meydana geldiğini belirten Var, “Madenden bana bilgi verdi arkadaşlar. Cuma günü meydana gelmiş kaza ve cumartesi sabaha karşı bütün maden geçirilmiş. Bütün vardiyaları çağırmışlar. Öğütücü değirmeni de durdurmuşlar. 500 tonun üzerinde bir sıvı atık çamurunun dereye karışmış” diye konuştu. Madene karşı çıkanların yıllardır bu tehlikeye dikkat çektiğini kaydeden eski maden çalışanı “Hep bunları görmezden geldiler. Ama bir hata yılların ihmalini ortaya çıkarır. Bütün yetkili kurumlar harekete geçirilmeli. Ben Bergama belediye Başkanı Mehmet Gönenç'i de aradım. Kendisine bilgi verdim, kendisi hemen bir ekibi araştırma yapmak üzere görevlendireceğini söyledi. Bütün devlet kurumları harekete geçmeli” diye konuştu.BİLİM YILLARDIR UYARIYORDUÇokuluslu şirketler tarafından kurulan, 2004 yılından bu yana da Koza Altın şirketi tarafından işletilen Ovacık Altın madeni, Türkiye’nin ilk altın madeni özelliğini de taşıyor. Bergama Köylülerinin ve bilim insanlarının yıllarca karşı çıkmasına, eylemler yapmasına rağmen siyanürlü maden hükümetlerin desteği ve yasal düzenlemelerle çalışmaya devam ediyor. Ülkenin en üst yargı organı olan Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 1997 yılında madene karşı açılan davalarda “siyanürle altın üretiminde kamu yararı yoktur” diyerek madenin çalışmasının önünü açan işlemleri iptal etmişti. Zamanın koalisyon hükümeti ise bu kararı aşmanın yollarını bularak madenin çalışmasına, yargı kararına rağmen devam etmesinin yolunu açmıştı.Altın madeninden olası bir siyanür sızıntısı bilim insanları tarafından yıllardır “felakete yol açabilecek bir risk” olarak ortaya konmuş ve bu risklere sahip madenin çalışmasına izin verilmemesi isteniyor.BERGAMA BELEDİYE BAŞKANI: BANA DA BİLGİ GELDİBergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç ise 'Bana da böyle bir bilgi geldi. Bir saat kadar önce çevre mühendisi ve zabıtadan bir arkadaşı görevlendirdim. Fotoğraf falan da çekmelerini istedim' diye konuştu.Özer Akdemir | Evrensel
Reklam
24 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Son 5 Yılda Tuz Gölü'nün 2 Katı Büyüklüğünde Tarım Arazisi İmara Açıldı
Soma’nın Yırca köyünde santral için 6 bin zeytin ağacının kesilmesiyle gündeme gelen arazilerin imara açılması tarımı tehdit ediyor. Son 5 yılda 2 milyon 712 bin dönüm tarım arazisi imara açıldı. İmara açılan alanlar bu yıl üç kat artış yaşandı.Son yıllarda milyonlarca dönümlük tarım arazisi imara açılarak kullanılamaz hale geliyor. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamı dışına çıkarılan tarım alanı büyüklüğü son beş yılda 2 milyon 713 bin dönüme ulaştı. Diğer bir ifadeyle Tuz Gölü’nün iki katı kadar verimli arazi imara açıldı. Tarım Bakanlığı verilerine göre bu yılın ilk dokuz ayında amaç dışı faaliyete izin verilen toprak büyüklüğü, geçen yıla kıyasla üç kat arttı. 2010’da 394 bin dönüm arazinin tarım dışı kullanımına izin verilirken, bu yılın ocak-eylül döneminde 1 milyon 94 bine yaklaştı.Şaban Gündüz ’ün Zaman’da yer alan haberine göre, amaç dışı kullanımın en yaygın görüldüğü alanlar sanayi, inşaat, turizm, madencilik ve ulaştırma amaçlı kamu yatırımları. TÜİK verilerine göre tarım arazilerinde en çok kayıp yaşanan iller Konya, Yozgat ve Diyarbakır diye sıralanıyor. Tarım alanlarını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getiren sebeplerin başında mevzuat yetersizliği geliyor. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda korumaya yönelik hükümler olsa da uygulamada zorluklar yaşanıyor. Ranta dayalı yerel yönetim politikaları ise arazilerin sonunu hazırlıyor.2011 yılına göre tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına yönelik sektör bazlı değerler konut amaçlı 124 bin dönüm, sanayi amaçlı 224 bin dönüm, turizm amaçlı 12 bin dönüm, madencilik amaçlı 79 bin dönüm ve ulaştırma amaçlı 6 bin 500 dönüm olmak üzere toplam 445 bin dönüm oldu.Son olarak Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde Kolin Şirketler Grubu’nun termik santral yapmak için kestiği 6 bin zeytin ağacı ile bir kez daha gündeme gelmişti. TBMM’ye gönderilen, zeytinliklerin enerji yatırımlarına açılmasını öngören tasarısının kanunlaşması halinde verimli tarım topraklarının yok olması daha da hızlanacak. Tarım alanlarının yapılaşma tehdidi altında olduğu, Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Arazilerinin Sürdürülebilir Kullanımı Özel İhtisas Komisyonu Raporu’na da yansıdı. Rapora göre tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, bu arazilerin sürdürülebilirliğini ve dolayısıyla tarım üretimini tehdit ediyor. Türkiye’deki tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı hızlı nüfus artışı, yaygınlaşan plansız şehirleşme ve gelişen endüstrileşmeyle birlikte hızlı bir biçimde artıyor. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının özellikle verimli tarım arazilerinin bulunduğu sahalarda yoğunlaşması, konunun önemini daha da artırıyor.5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na rağmen tarım alanlarının yok olması önlenemiyor. Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda önemli tespitler yer alıyor. Buna göre tarım alanlarının amaç dışı kullanım talepleri hızla artarken, yerleşim alanlarının sürekli ve aşırı büyümesi, verimli toprakları yapılaşma baskısı altına itiyor. Şehirlerin büyümesinin tehdit ettiği doğal alanların başında tarım arazileri geliyor. Hızla büyüyen şehirlerin genişleme ihtiyacı ve eğilimi, verimli tarım toprakları yok olma tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Meselenin kaynağında, tarım alanlarının korunmasıyla ilgili mevzuat yetersizliği bulunuyor. İmar Kanunu, tarım alanlarının korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlayacak araçları yeterli düzeyde içermiyor. Ayrıca Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım arazilerinin korunması ve rasyonel kullanımına ilişkin hükümler getirilmiş olsa da uygulanmasında zorluklar yaşanıyor. Ranta dayalı yerel yönetim politikaları ise tarım alanlarının sonunu hazırlıyor.Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır , tarım topraklarının kaybedilmesinin sebeplerini şöyle sıralıyor: “Toprakların insanların şahsi menfaatleri nedeniyle imara açılması. Plansız ve çarpık kentleşme. Yanlış tarım politikaları ve yasal düzenlemeler. Toprakların miras yasası nedeniyle küçülmesiyle tarımın rantabl olmayışı ve bu nedenle tarım topraklarının farklı sektörlere kayması. Turizm sebebiyle yapılan gereksiz büyüklükteki konaklama alanları. Toplum olarak aşırı lüks tüketim alışkanlığı.”T24
Öğretmenliğin Neden Kutsal Olduğunun 12 Kanıtı
24 Kasım öğretmenler günü Listevari.com ekibi için çok büyük bir öneme sahip. Bize okuma yazmayı, oturup kalkmayı, matematiki, coğrafyayı, edebiyatı öğreten o kutsal varlıklar.. Hakkınızı ödeyemeyiz. Bu listeyle listevari.com tadında sizleri  tüm okuyucularımızla birlikte tekrar anmak istedik.Bizler aklımıza geldiğince listeledik.. sizler de kendi aklınıza gelenleri yorum olarak paylaşırsanız listemizi hep beraber büyütebiliriz..Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarız..
Reklam
Reklam
Londra'ya Giriş 1001
Londra ilginç bir şehirdir. Havası insanı depresyona sokmak için yeterlidir. Ancak yaşam konforu ve hayatın size sağladığı kolaylıklarda oldukça fazladır. Bu galeride birkaç tane temel olan faydalı bilgiler bulacaksanız.
Yıllar Geçse de Kulaklarımızdan Silinmeyen Öğretmen Klişeleri
Tabi bir sınıf dolusu çocukla uğraşmak hiç kolay değil. Her birine tek tek cevap yetiştirmektense belli kalıplar kullanmak öğretmenliğin şanından... İşte kimini hiç ciddiye almadığımız, kiminde ise ne yapacağımızı şaşırdığımız öğretmen klişeleri! 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Reklam