Bakın Ambulansa Nasıl Yol Açıyorlar!
Yer Polonya, trafik oldukça sıkışık. Ancak araçlar ambulansa adeta trafikte bir kanal açıyor. Ambulansın peşine takılmalar yok, gereksiz işgüzarlıklar yok! Medeniyet bu olsa gerek.
Show Tv Dizisinden Wikipedia'da Bir İlk!
Show TV'nin senaristliğini Gani Müjde'nin yaptığı başrollerinde Ayşegül Aldinç, Turan Özdemir, Asuman Dabak, İlkay Akdağlı, Eda Ece, Melis Babadağ, Burak Alkaş, Halil Babür, Hazal Şenel gibi oyuncuların rol aldığı gençlik dizisi 'Pis Yedili' , 2013 yılında internet ansiklopedisi Wikipedia'ya Türkiye'de en çok aranan 100 kelime listesine ilk ve tek dizi olarak girdi. Acun Ilıcalı'nın 46., Kıvanç Tatlıtuğ'un 64., Beren Saat'in 85. olduğu listede, Pis Yedili 68. sırada yer aldı. Medyatava
Reklam
En İyi Vine ve Instagram Videosu Nasıl Çekilir?
Vine ve Instagram videoları sosyal medyanın 2014 trendleri arasında. Herkes Vine ve Instagram’da aktif olmaya çalışıyor ancak tam olarak nasıl yapılacağı konusunda sıkıntı yaşayanlar da oldukça fazla. Öncelikle kaliteli bir video hazırlamadan önce biraz diğer videolardan ilham almalısınız. Ne kadar çok video izlerseniz o kadar daha iyi içerikler üreteceksinizdir. İlhamı aldınız, peki ya sonra? Kendinize bir template hazırlayın, gerekirse kağıt kalemi elinize alıp çekeceğiniz videoyu kurgulayın. 6,5 saniyelik bir video olması önemli değil. Ne çekeceğinizi, nasıl çekeceğinizi baştan sona iyice kurgulamalısınız. İkinci adımda ise bir tripod ayarlamalısınız. Fikriniz ne kadar güzel olursa olsun titreyerek çekilmiş bir videoyu kimse izlemek istemeyecektir. 6,5 saniye oldukça değerli bir zaman sosyal medyada. Özellikle Vine’da arka arkaya çekimler yapacağınızdan ötürü farklı kareleri çekmek yerine aynı karede aynı çerçeve içerisine odaklanmanız gerekecek. Videoda her santimlik kaymalar çok fazla belli olacaktır. Çekimi yapacağınız alet sabit olmalı. Çekime başlamadan önce ışığınızı iyice ayarlamalı, deneme çekimleri yapmalısınız. İlk denemede çok iyi bir büyük ihtimalle çıkmayacaktır, tekrar tekrar çekim yaparken yine aynı ortamı sağlayabilmeniz gerekecek. Ona göre hazırlıklarınızı yapmalısınız. Çekimi yapacağınız alanda parazit sesler olmamalı. Çekime başlamadan önce çevrenizdeki gürültüyü yalıtmanız gerekmekte. Eğer bunu sağlayamıyorsanız çekimi yapmanızın ardından videonuzu bilgisayar ortamına alıp, arkaplandaki sesleri temizleyip paylaşmanız daha sağlıklı olacaktır. sosyalmedya-tr.com
Profesyonel Lol Oyuncusunun Başına Gelmeyen Kalmadı
Amerikan Rüyası'nın sonu.Alman League of Legends takımı oyuncusu Dexter , oyunculuk hayatının en kötü günlerini Amerika - Kaliforniya'da bulunan Counter Logic Gaming isimli turnuvaya giderken yaşadı. Marcel ' Dexte r' Feldkamp'ın önce iki defa uçağı ertelendi. Tek sorunum geç kalmak olsun derken valizinin kaybolduğunu öğrendi. Bir şekilde bunları atlatabileceğini düşünürken asıl büyük sorun yeni başlıyordu.Havaalanı güvenliği tarafından üst düzey bir aramadan geçen Dexter'ın ülkeye giriş yapmasına izin verilmedi ve o günü tutuklu geçirdi. Ardından da ülkesine geri yollandı . Bütün bunların hepsi şanssızlık olabilir fakat profesyonel sporcuların atlet vizesi aldığını da unutmamak gerekiyor. Yani sıkıntı biraz Amerika'nın gereksiz güvenlik önlemlerinde gibi. Bu karmaşayı başka hiç bir sporcunun yaşamamasını temenni ediyoruz. Kendisine geçmiş olsun.
Reklam
Scarlett Johansson'ın Beklenen Bilimkurgusu !F İstanbul'da
Scarlett Johansson’ın erkekleri baştan çıkararak yok eden bir uzaylıyı canlandırdığı, yılın beklenen bilimkurgusu ‘Under the Skin (Derinin Altında)’, Türkiye’de ilk kez 13 Şubat’ta başlayacak 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilecek.Radiohead’den Massive Attack’e, pek çok ünlü gruba çektiği videolarla ve ‘Sexy Beast’, ‘Birth’ filmleriyle tanıdığımız Jonathan Glazer’ın yönettiği ‘Under The Skin (Derinin Altında)’, kendisine seksi bir kadın imajı vererek erkekleri avlayan tehlikeli bir uzaylıyı anlatıyor. Yolda gördüğü yalnızca belirli özelliklere sahip otostopçu erkekleri arabasına alan ve onları baştan çıkararak yok eden uzaylı rolünde Scarlett Johansson’ı izleyeceğimiz bu etkileyici bilimkurgu, Kuzey İskoçya’nın donuk ve sessiz manzarası eşliğinde seyirciyi büyülüyor. Michel Faber’ın Türkçede de yayımlanan aynı adlı kitabından uyarlanan ‘Derinin Altında’, “İnsanın derisinin altında yatan şeyler hayvanınkinden ne kadar farklı?” sorusunu soran çarpıcı bir fikre doğru ilerliyor. David Bowie’nin oynadığı 1976 tarihli klasik bilimkurgu ‘The Man Who Fell to Earth/Dünyaya Düşen Adam’ın kadın versiyonu olduğu yorumları yapılan film, İngiliz görüntü yönetmeni Daniel Landin’in kusursuz çalışması ve Micachu kısa adıyla tanınan İngiliz besteci ve şarkıcı Mica Levi’nin yılın en iyi soundtrack’leri listesinde mutlaka yer alan müzikleriyle yılın kült olmaya aday filmlerinden biri.ZETE
Volkswagen Transporter' dan 2 Odalı Karavan Yapmak
Sıra dışı bir tasarımla, yaratıcı bir arkadaşımız Volswagen Transportar'dan Karavan yapmayı başarmış. Mükemmel bir düşünceyle aracı genişletmiş. Uzun yollar ve kamp için bire bir hale getirmiş. Ne diyelim ben ilk gördüğümde keşke bizde de olsa da bir Türkiye turu yapsak dedim. Fakat düşününce; ne vakit ne hazırda para var.  İyi seyirler.
İçinde Başka Ünlülerin de Oynadığı, Sizi Çok Şaşırtacak 20 Nostaljik Klip
Bazı klipler vardır ki, oradan hiç tahmin edemeyeceğimiz bir kişi çıkabilir. Bu zamanında çok ünlü olan ya da sonradan üne kavuşmuş bir kişi olabilir. Kliplerde bir görünüp bir yok olan ünlüleri sizin için derledim. Ayrıca fotoğrafların altındaki linke tıklarsanız çocukluğunuzun ya da gençliğinizin şarkılarına gidebilirsiniz. İyi seyirler...
Reklam
Enternasyonalizmin, Sosyalizmin Adıdır Küba Devrimi
Küba Devrimi 55’inci yılında Dünya Halklarına örnek olmaya, yol göstermeye, umut aşılamaya, Sosyalizmin bayrağını yükseklerde gururla dalgalandırmaya devam ediyor. Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı daha 1967’de, Sovyetler ve Sosyalist Kamp dünyada büyük bir prestije sahipken görmüştü Küba Devriminin niteliğini: “Küba yöneticileri, bütün dünyada en doğru sosyalist hattı savunuyorlar.” diyordu Usta’mız. Küba Devrimi niçin dimdik ayakta? Lenin; “Biz komünistler olarak okyanusta bir damlayız. Başarımızın sırrı, halkın özlemlerini, isteklerini, taleplerini, duygularını doğru bir şekilde kavramamızdadır. Eğer bunu yapabilirsek devrime önderlik edebiliriz, sosyalist ekonomiyi örgütlendirebiliriz ve toplumu komünist idealimize doğru götürebiliriz, öncülük edebiliriz.” diyor. İşte Küba Halkının 55 yıldır bağırlarına bastıkları önderlerinin, halkın özlemlerini anlayabildikleri, duygularını, ihtiyaçlarını kavrayabildikleri, insanları yürekten, kardeşleri, en yakınlarıymış gibi sevdikleri, kendilerini halktan koparacak hiçbir ayrıcalığı kabul etmedikleri içindir Küba Devrimi’nin başarısı. Küba Devrimi 55 inci yılında dünya halkları tarafından tüm dünyada kutlanıyorsa, saygınlığını yitirmemişse, Küba Halkının ve önderlerinin gericilik rüzgârlarına karşı taviz vermeden yürümesi, insan soyunun en büyük düşmanları AB-D Emperyalistlerine karşı mücadeleyi hiç bırakmaması sayesindedir. Lenin Usta; “Bir siyasi hareketi, biz, adına, programına, bildirgelerine bakarak değerlendirmeyiz. Biz, bir siyasi hareketi ya da bir partiyi, önderlerine ve o hareketin eyleminin siyasi muhtevasına yani içeriğine bakarak değerlendiririz.” diyor. Küba Devrimi’nin önderleri Fidel, Che, Raul, Camilo Yoldaşlara baktığımız zaman, Küba Devrimi neden 55 yıldır neden dimdik ayakta, sorusunun yanıtı da verilmiş olur. Cesareti, yiğitliği, kararlılığı, sosyalizme olan inancı, insan sevgisini bayrak yaptıkları için Küba Devrimi yıkılmadan yoluna devam ediyor. Genel Başkan’ımız Nurullah Ankut , “Cesaret bir vatandır. O vatana sahip değilsek, onurumuzu da, maddi vatanımız olan üzerinde yaşadığımız coğrafyadan oluşan vatanımızı da koruyamayız.” diyor. İşte bu Önderler ve Kübalı Yoldaşlar, cesaret vatanına sahip oldukları, vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tuttukları için, 55 yıldır dünyanın kanlı zalimi, başhaydudu ABD Emperyalizmine karşı, onun yanı başında dimdik duruyorlar, Dünya Halklarının çıkarını ve sosyalizmin onurunu temsil ediyorlar. Sosyalizmin bayrağını dalgalandırıyorlar. O kahpe düşmana karşı savaşıyorlar. Küba Devrimi neler kazandırdı? Küba’da okuma yazma oranını yüzde yüze ulaştırdı Küba Devrimi. Eğitimsiz bir tek insan yok şu anda Küba’da. Küba Devrimi Küba’yı ortalama ömrün 79 yıl olduğu bir ülke yaptı. Küba Devrimi işsiz, yoksul bir tek insan bırakmadı Küba’da. Hastalandığı zaman en modern sağlık hizmetlerine ulaşamayan bir tek insan yok. Küba Devrimi’nin en büyük kazanımlarındandır insanlığın yarısı kadınların sosyal statüsü. Küba’da savcıların yüzde 71’i, eğitim emekçilerinin yüzde 63’ü, parlamento üyelerinin yüzde 43’ü, sağlık alanında çalışanların yüzde 60’ı kadındır. Küba bugün bebek ölümleri oranında dünyanın en düşük oranlardan birisine sahiptir. Küba’da doğan her bin bebekten sadece 5,3’ü, bir yaş içinde ölmekte. Bu, çok büyük bir rekor dünya çapında. Bu, anneler için çok büyük bir mutluluk. Coğrafya üretici güçleri açısından son derecede yetersiz olmasına, akaryakıt-petrol yönünden bağımlı olmasına, zengin maden yataklarının, büyük akarsuların olmamasına rağmen, bu kazanımlar elde edilmiştir. Bu başarının sırrı, Küba Önderliğinin, kurtuluş davalarına, içtenlikle, ruhlarıyla, zekâlarıyla, enerjileriyle kilitlenmelerinde, odaklanmalarında yatmaktadır. Küba Önderliğinin insan, hayvan, doğa sevgisini mücadelelerine temel yaptıkları, kendilerini asla halkının üstünde görmedikleri, halkının acılarını, duygularını, düşüncelerini anında hissettikleri içindir ABD Emperyalizminin bütün provokasyonlarına rağmen, Küba’da devrim hiç sarsılmaması. Fidel: “(…) Biz matematik varsayımlarımızı yalnız adam sayısı, silahların ateşinin şiddeti üzerine değil, en az silahların ateşince sıcak, başka bir şey üzerine de, gönüllerdeki ateş ve bütün halkın yiğitlik ateşi üzerine de yapıyoruz.” diyor. İşte Küba Halkı, gönüllerindeki ateşi kendi yüreklerinde hisseden bir önderliğe sahip olduğu için tereddüt geçirmiyor devrimden vazgeçmeme, devrimi sürdürme konusunda. Herkes sadakatle bağlı Devrime ve Önderliğe. Aksi düşünülemez bile… Fidel der ki, Programını kapsamlı bir şekilde açıkladığı 1961 Aralık’ında: “Ben bir Marksist-Leninistim. Ölünceye kadar da böyle kalacağım.” 1961’den bu yana elli üç yıl geçti. Fidel, hep sözüne sadık kaldı. Hiç sarsılmadı, hiç esnemedi, hiç tereddüt geçirmedi yolu konusunda. “Adamızı batırabilirler emperyalistler, ama sosyalist sistemimizi asla değiştiremezler” dedi. Böylesine kararlı oldu Küba Önderliği. Önderimiz Nurullah Ankut’un dediği gibi “Küba Halkı, bu dünya ve dünyada insanlık var olduğu sürece Marksist- Leninist kalacak ve sosyalist kalacak. Ve insanlığın onuru olmaya devam edecek” . AB-D Emperyalistleri, böyle bir önderliğe sahip oldukları ve bu önderliğin arkasında sapasağlam durdukları için Küba Halkına abluka uygulamaktadır. Bu abluka halka büyük maddi zararlar vermesine rağmen diyor ki Fidel, ABD Emperyalistlerinin ablukası için: “Devrimimizi olumlu yönde etkiledi. Bize savaşma azmi, savaşma ruhu kazandırdı.” Yine Fidel: “Bir komünistin belirleyici niteliği, oligarşilere, sömürüye ve emperyalizme karşı durmasıdır” diyor. Kübalı Yoldaşlar, Uluslararası Proletarya Hareketiyle dayanışmayı ihmal etmediler 55 yıl boyunca. Kübalı yoldaşların bütün bu niteliklerinden etkilendiği için Hugo Chavez, Evo Morales Yoldaşlar Latin Amerika’dan sol rüzgârlar estirdiler. Chavez Yoldaş: “Kübalı yoldaşlar, kırk yıldan bu yana direniyorlarsa ABD Emperyalistleri karşısında, biz de direnebiliriz.” diyordu. Küba Devrimi dünya halklarında emperyalizme karşı direnme, gericilik rüzgârlarına karşı yürüme bilincini hep diri tuttu. Ve hep diri tutmaya devam edecek. Bizler de bu topraklarda yerli Parababalarına karşı savaşı hiç aksatmadan, saniye ara vermeden, sürekli, kararlı bir şekilde, yavaşlatmadan sürdürmek, ama aynı anda da uluslararası proletarya hareketi ile bağlarımızı en sıkı şekilde güçlü tutmak; kendi yürüttüğümüz savaşı, dünyanın her yerindeki devrimci savaşın bir parçası olarak görmek durumundayız. İşte o zaman, yanılmayız, Kübalı devrimcilerin yolundan gideriz ve zafere yürürüz. Son söz olarak; Önderimiz Nurullah Ankut ’un dediği gibi: “Küba’nın zaferi bizim zaferimizdir. Küba’nın onuru bizim onurumuzdur. Çünkü biz aynı insanlık ideali için savaşan insanlarız. Ve bugün dünyanın başhaydudu ABD Emperyalizmine karşı aynı savaşı yürüten, aynı ordunun dünyanın değişik bölgelerindeki temsilcileriyiz.” 05.01.2014 Halkın Kurtuluş Partisi Genel Merkezi
Reklam
Google Ofisleri (Moskova ve Dublin)
Google'ın ofislerinin dünya üzerinde hatırı sayılır bir popülaritesi vardır.  Dünya üzerinde değişik lokasyonlarda var olan google ofislerinden moskova ve dublin ofislerini sizler için derledim, umarım beğenirsiniz.
Muhteşem Yüzyıl Kadrosuna Sürpriz İsim
İşte dizisinin kadrosuna dahil olan sürpriz isim...Muhteşem Yüzyıl dizisinde 'Hürrem Sultan' rolünü üstlenen Vahide Perçin'in kızı Alize Gördüm de dizi kadrosuna dahil oldu. Dizide Şehzade Mustafa'nın kızı Nergizşah Sultan'ı canlandıracak olan Alize Gördüm'ün babası Altan Gördüm, 'Alize, diziye yeteneği ve deneme çekimlerinde sergilediği performansla girdi. Yolu açık olsun' dedi.
Reklam
Valilik 6 bilgisayar oyununu yasakladı
Balıkesir valiliği oyunlar için bir komisyon oluşturarak oyunları incelemeye aldı ve aşırı derecede şiddet , argo, cinsellik, uyuşturu vs içerdiğini gerekçe göstererek toplamda 6 oyunu internet cafelerde oynanmasını yasaklayan bir karar çıkardı.Oyunların +18 olduğunu açıklayan Valilik , internet cafelerin yaş ortalamasının genelde 18 yaş ve altı olduğuna dikkat çekerek oyunların bu ortamlarda oynanmasını yasakladı.İşte yasaklanan oyunlar ;- Grand Theft Auto- Hitman- Bloodrayne 1-2- Battlefield Vietnam- The Godfather 1-2- Metin 2
Bankaların Yeni Mağdurları Üniversite Öğrencileri
ARİFE KABİL HABERLER PazarTüketici şikâyetlerinde ilk sıralardan hiç inmeyen bankalar, mağdur yelpazesine üniversite öğrencilerini de ekledi. Kampüslerde tezgâh açan bankalar, öğrencilerden hiçbir gelir beyanı ya da teminat istemeden kredi kartı pazarlıyor.“Kartı alırım da benim bir gelirim yok ki” sözlerine karşılık, tatlı dille pazarlanan kredi kartlarında sıra borçları tahsil etmeye gelince o tatlı dil yerini mutsuz yüzlere bırakıyor. Tüketici haklarıyla ilgili derneklere ulaşan şikâyetlere göre bugün binlerce öğrencinin başı kredi kartı borcuyla dertte. Yapılan araştırmalarda Türkiye’de üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğu ‘gizli yoksulluk’ çekiyor.Öğrencilere kredi kartı pazarlamak için üniversite kampüslerinde konuşlanan bankalar, kayıt işlemleri sırasında hiçbir teminat ya da gelir beyanı istemiyor. İlk olarak ortalama 500 lira limitle açılan kredi kartları daha sonra yine hiçbir teminata gerek kalmadan 3 bine kadar yükseltiliyor. Oysa 2006’da çıkan kredi kartı yasasına göre bin TL üzeri kredi kartlarında limit ilk yıl en fazla aylık gelirin iki katı, ikinci yıl ise dört katı kadar yükseltilebilir. Bin liranın altındaki kartların muaf tutulduğu yasa, bankaların öğrencilere kredi kartı dağıtmasının önünü açıyor. Ancak binlerce mağdurun dosyasını inceleyen tüketici dernekleri, bin TL’nin de bir öğrenci için ödenebilir bir miktar olmadığı görüşünde. Düzenlemelerdeki eksiklik ve denetimsizliğin en açık örneği ise öğrenciler için açılan hesaplar. Erzurum Atatürk Üniversitesi öğrencisi Ahmet Ç., öğrenci kartı çıkarırken üniversitenin anlaşmalı olduğu bankaya 10 lira verince kredi kartı alabildiklerini söylüyor. Geçtiğimiz yıl kredi kartını açtırmak isterken kendisine geçmişte bir kez bile sigortalı gözükmüşse 3 bin TL’ye kadar limitinin artırılabileceği söylenmiş. Nitekim SSK kaydını gösteren Ahmet, kartının limitini 3 bin liraya çıkarmış. Ancak hâlihazırda öğrenci olan ve düzenli bir geliri olmayan Ahmet, bugün ailesinden sakladığı borçları nasıl ödeyeceğini düşünüyor.‘Daha rahat harcarım dedim, borçtan kurtulamıyorum’Mahmut, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğrenci. Beş yıl önce Diyarbakır’dan İstanbul’a okumaya gelen Mahmut, ilk olarak okula kayıt yaptırdığı yıl bir bankadan kredi kartı alır. Ailesinin maddi durumunun iyi olmadığını söyleyen genç, “Daha rahat harcama yapmak için kredi kartı alsam iyi olacak diye düşündüm.” diyor. Düşük limitle başlayan kart, zamanla 750 TL’ye yükselir. Ancak borcunu ödeyemeyince bütçesini döndürmek için başka bir bankaya kart başvurusu yapar. O banka da hiçbir teminat istemeden üniversite öğrencisine kartı verir. Mahmut, bu şekilde tam dört bankadan kredi kartı alır ancak hiçbirinin borcunu ödeyemez. Bunun üzerine memleketteki babasına tebligat gelir. Bunca hesaplar açılırken velinin onayını almaya gerek duymayan bankalar, sıra borcu tahsil etmeye gelince baba hakkında icra takibi başlatır.Öğrencilerin anlattıklarında dikkat çeken diğer husus ise kampüsteki kredi kartı pazarlama yöntemi. Kız öğrencilere erkekler, erkek öğrencilere ise kadınlar iletişim kuruyor. Konuştuğumuz bir öğrenci, “Benimle çok samimiydi. ‘Almazsan çok üzülürüm, bana bir iyilik yapmaz mısın’ gibi sözler, gençlerin nasıl suistimal edildiğini ortaya koyuyor. Kampüste şahit olduğumuz bir konuşmada, bir öğrenciye, “Lütfen hedefimi tamamlamaya yardım edin” diye yalvaran genç kız, o kadar ısrar ediyor ki, öğrencilerden biri, “Düzenli gelirim yok. Borç yapsam ödeyemem ama yerime birini bulamazsam kendim alacağım.” diyecek noktaya geliyor.”diyorBin lira kredi limiti, öğrenci için çok fazlaTüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, “Klasik pazarlama yöntemlerini üniversitelilere uyguluyorlar. Kampüste bunu yapmak hiç ahlaki değil.” diyor. BDDK’nın bize yaptığı açıklamada, Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik’in ‘Kredi kartı limitli’ başlıklı maddesindeki, “İlk defa kredi kartı sahibi olacak kişinin aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyinin tespit edilememesi durumunda tüm kart çıkaran kuruluşlardan edinilebilecek toplam kredi kartı limiti en fazla bin Türk Lirası’dır.” ifadesi söz konusu. Ancak bankalar bu maddeye riayet etmezken, öğrencinin başka bir bankaya borcu olup olmadığına da bakmıyor. “Bin lira banka için az bir meblağ olabilir ama bu parayı ödeyemediği için bunalıma giren, ailesiyle sorun yaşayan onlarca gençle tanıştık.” diyen Çakar, hayatın başındaki gençleri borca sokarak bankaların ipoteği altında ezmenin ahlaki olmadığını savunuyor.‘Bursumu direkt kart borcuna yatırıyorum’Üniversiteye kaydolurken okulun kendilerine hesap açtığını söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinden Zeynep Ç., “Bilgimiz olmadan kredi kartı hesabı açılmış ama aktifleştirilmemişti.” diyor. Bursunun yatacağı bankadan hesap açtırmak için gittiğinde kendisine kredi kartı teklif ettiklerini söylüyor Zeynep “Üst limit 750 TL idi. Her ay en azından asgarisini yatırsam da bir türlü borcu kapatamıyorum. Sanki harcadığımdan çok ödüyormuşum gibi geliyor. Çünkü önceki aylar faiziyle sürekli üzerine ekleniyor.” Aldığı burs da aynı bankaya yattığı için daha eline geçmeden kartın borcuna gittiğini söyleyen Zeynep, “Bu yüzden elimde nakit para olmayınca yine kartla harcama yapmak zorunda kalıyorum.” diyerek, bankaların bursla geçinen öğrencileri soktuğu çıkmazı ortaya koyuyor.Tüketici Hakları Merkezi’nden Avukat Faruk Hançer, 2006’da yürürlüğe giren yasayla stant kurarak kredi kartı pazarlamasının yasaklandığını söylüyor. Ancak denetim eksikliğinden dolayı kanunun düzgün uygulanmadığını anlatan Hançer, “Kanuna göre gelir beyanı olmadan kredi kartı verilemiyor. Ek kartın dışında bir kart çıkarmak için gelir durumunun yapılması şart.” diyor. Denetim olmadan kanun çıkarmanın bir önemi olmadığına dikkat çekiyor: “Bankacılık bakış açısı insanları sisteme bir şekilde dahil etmek. Daha sonrası bir şekilde geliyor.” Bu konuda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun görevini yapmadığını düşünen Hançer, BDDK’nın denetimsizliğinden bankaların cesaret aldığını savunup, hukuksuzlukların her geçen gün arttığını ekliyor: “Bankalar ne yazık ki öğrencilerimizin iki kuruşuna göz dikti.”
Sokak Sanatı Hareketlenirse!
Giflerin de sanat eseri olabileceğini gösteren yaratıcı çalışmalar!Photoshop'un sihirbazı ABVH tarafından yapılmıştır.
Üniversite'de Vize & Final Haftasında Söylenen Özlü Sözler
İLK VİZEN KAÇ ?arkadaşının vize notunun düşüklüğünü öğrenip ona göre gaza gelmek amacıyla söylenir..HACIM NAMAZA MI BAŞLASAK?normal zamanlarda dünyanın aşkından ahiret hayatını unutan pek çok öğrencinin , sınav zamanı kasılmalardan kurtulmak amacıyla Allaha yakınlaşma cümlesi :) uzar o namaz ..kaza namazları falan kılınır...belki gaza gelinip tövbe de edilir...ama sınavlar bitene kadar :))BEN ŞİMDİ YATICAM , SİZ YATARKEN KALDIRIN BENİ.ders çalışmaya gönlü olmayan öğrenci türünün kendini ve etrafındakileri ileriye odaklamak amacıyla söylediği söz..zira o saatte mümkün değil kaldıramazsınız..BİR ÇAY KOY DA İÇELİM BE OLUM.doğru düzgün olmasa da bir saat çalışma sonucunda evin uyanığının çay yapmasını iyi bilen şahsa yönlendirdiği rica görünümlü emir kipli cümle.BU ADAM GEÇEN SENE NE SORMUŞkonuların yoğunluğu ve zamanında aynı oranda kısıtlı olması sonucu çalışmayı sevmeyen öğrenci türünün evde varsa dersi geçen sene almış , ya geçen sene dersi alanlardan soruları öğrenmiş kişiye yönlendirdiği soru.KESİN BURDAN ÇIKAR6.hissi yüksek öğrenci türünün söylediği cümle..garanti çıkmaz ordan :)ÇALIŞ ÇALIŞ NEREYE KADAR ( kalem fırlatılır bu sırada)sanki sabah akşam ders çalışıyormuş havası oluşturmaya çalışan , gösterişe meraklı fakat engellere karşı zaafı olan öğrenci türünün favori cümlesi...
Reklam