İnternet Yasakları ve Streisand Etkisi
İnternet ortamında bir şeyi yasaklamaya çalışmanın bazen yan etkileri de olabiliyor. Bu yan etkilerden birisi de, adını ünlü aktris Barbara Streisand’dan alan etkiden başka bir şey değil. Fotoğrafçı Kenneth Adelman, kıyılardaki yalı erozyonuna dikkat çekmek için Kaliforniya kıyılarından yaklaşık 12 bin hava resmi çekmiştir. Bu resimlerden bir kısmı Pictopia.com isimli sitede yayınlanmıştır. Ünlü sinema aktrisi Barbara Streisand’ın evinin havadan görüntüsü de bu resimler arasındadır. Streisand, kamuya açık yayınlanan bu resimlerin arasında, kendi özel mülkiyeti olan evinin havadan çekilmiş görüntülerine karşı dava açarak, bu görüntülerin kaldırılmasıyla birlikte 50 milyon dolar da tazminat istemiştir. Streisand, dava dilekçesinde mahremiyetinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Bu davanın açılması, medyanın oldukça ilgisini çekince her tarafta davanın ayrıntılı haberleri yayınlanmaya başlandı. Haberin yoğun bir şekilde yapılması, okuyucuların ve internet kullanıcılarının yoğun ilgisini çekti ve sonuçta dava konusu resimler bir ayda 420.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Tabi iş sadece bununla kalmadı, mahkeme Streisand’ı davasında ayrıca haksız buldu. İnternet tarihine “Streisand Effect” olarak geçen bu olay gösterdi ki, yasaklanmaya veya sansürlenmeye çalışılan her şey, aslında bir çığ gibi büyüyüp sakınılanın aksine çok daha büyük bir kitleye ulaşabiliyor.Dünyada, Streisand’dan başka bir çok ünlü kişi ve şirket, saklamaya çalıştığı şeyin daha fazla yayılmasına engel olamadı. 2006’da Brezilyalı ünlü manken, plajda erkek arkadaşıyla sevişmesini gösteren videonun kaldırılması için Youtube’un Brezilya’da erişime kapatılmasını sağlamıştı. Bu görüntüler, Youtube’da belki de sadece binden daha az kişi tarafından izlenmişken, erişim engelleme haberlerinin tüm dünyaya ajanslar tarafından duyurulmasıyla neredeyse bütün dünya tarafından izlendi. Twitter’daki sadece 20 abonesine, apartman yöneticisi firma hakkında şikayette bulunan kişiye karşı firma tarafından tazminat davası açıldı. Fakat işler beklenildiği gibi yürümedi ve davacı firma kendi hizmet kusurunun milyonlarca kişiye yayılmasını ve dolayısıyla prestij kaybını engelleyemedi. İran’da hükümet muhalif internet sitelerini sansürledi. Hatta, daha da ileri giderek sosyal ağ sitelerine erişim engeli koydu. Fakat, muhalifler ve destekçilerinin bile bilmediği bir çok sosyal ağ sitesi bir anda kulaktan kulağa yayılarak popüler oldu ve muhaliflerin seçim kampanyası sırasında en çok kullandığı haberleşme araçlarının başında geldi. Bu etkinin benzer örnekleri Türkiye’de de yaşandı. Örneğin, ünlü bir dizi oyuncusunun fazlasıyla özel görüntülerinin yayılmasından dolayı eski sevgilisine açmış olduğu davanın hemen sonrasında, bu görüntülerin dolaşmadığı bilgisayar kalmamıştı. Ekşi Sözlük, zaten popüler olmasına, binlerce yazarı ve milyonlarca okuyucusu olmasına rağmen, hakkında açılan davalarla birkaç kez erişime kapatıldı, ancak her erişim engelinden sonra çok daha fazla güçlenerek, okuyucu ve trafik artırarak yoluna devam etti. Sözlüğü kapatma girişiminde bulunan kişi / kişiler ise ne yazık ki saklamak istediklerini daha fazla kişiye ulaştırmış olmanın şaşkınlığını yaşadılar. Youtube, Türkiye’de Mart 2009’dan 2008′den beri engelli durumda. Ancak, Youtube’un bu engelden etkilendiğini söylemek mümkün değil. Zira, Youtube ile ilgili haberler geçtikçe ve bir çok siyasinin ses bantlarının burada yer aldığı konusunda fısıltılar arttıkça, popülaritesi her geçen gün katlanarak arttı. Nitekim, engelli Youtube’a ulaşmayı sağlayan 6-7 site dahi, Türkiye’de en çok ziyaret edilen 100 site arasında başlarda yer alıyor. Yine, TİB’in zynga.com isimli oyun sitesi hakkında uygulamış olduğu erişim engelleme kararı, ne yazık ki bu firmanın oyunlarının, özellikle de Farmville oyununun Türk kullanıcı sayısını iki katı artırmaktan başka bir işe yaramadı. Türk Telekom da Streisand etkisinden hayli etkilenmiş durumda. Türk Telekom’un birkaç siteyi mahkeme kararıyla engelletmesi yüzünden, küçük bir grup tarafından başlatılan “Telekom’a kafam girsin” kampanyası artık internet kullanıcıları arasında oldukça meşhur olmuş durumda.. Üstelik bu davayla dalga geçenlerin sayısı hiç de az değil. Bazı siyasileri hicveden karikatürlerin, yayınlandığı mizah dergilerinden çok, açılan davalardan dolayı e-posta zincirleri ve Facebook ile çok fazla bir kitleye ulaşmış olması Türkiye’de bilinen bir başka örnek oldu. Hakaret olsun, iftira olsun veya kişilik haklarına ağır saldırı durumlarında olsun, mutlaka yasal yollardan hak aramak gerekir. Ancak, hak ararken daha da haksız, belki de komik duruma düşmemek gerekir. Buluttan nem kaparak, basit şeylere bile tahammül edememek gibi zaafları olanların hakkını aramadan önce küçük bir durum analizi yapmasında fayda var. Hukuk nezdinde haksız bulunmanın yanı sıra daha da mağdur olunmaması için Streisand Etkisi’nin gözden geçirilmesi gerekli olabilir. Belki biraz hoşgörü ve bir şeylere de tahammül etmek gerekli olabilir. “Streisand effect” konusunda kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Streisand_effect
Çok Satan Kitapların Sırrı Ortaya Çıktı
ABD'de bir üniversitede bilgisayar uzmanları, 'istatistiksel stilometri' yöntemiyle 'en çok okunanlar'ın sırrını ortaya çıkardı 'Bestseller' kitapların sırrının, klişelerden uzak durmak ve aşırı fiil kullanmamak olduğu ortaya çıktı. 'Association of Computational Linguistics' dergisinde yayımlanan araştırma, bu konudaki yapılan ilk bilimsel çalışma. ABD'nin New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla 'istatistiksel stilometri' adını verdikleri bir algoritma geliştirdi. Araştırmacılar, geliştirdikleri algoritmayı bilim kurgudan şiire birçok alanda uyguladı. Bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebilen teknik, sözcüklerin ve dilbilgisinin kullanımını matematiksel olarak irdelemeye dayanıyor. İnternet kütüphanesi olarak da bilinen 'Project Gutenberg' arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim adamları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti. Bol bağlaç ve sıfat, az fiil ve zarf Çok satan kitaplarda 've', 'ancak', 'fakat' gibi bağlaçların sıkça kullanıldığını belirten araştırmacılar, ticari başarı yakalayan eserlerin aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu belirledi. Raflarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede fiil ve zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor.T24
Pornoda da Lider Playstation 4!
Yeni nesil konsol savaşlarında açılmayan bir porno cephesi kalmıştı, sonunda o da açıldı!İnternet üzerinden porno kiralama servisi olan SugarDVD'nin açıkladığı sayılara göre, PS4 kullanan SugarDVD üye sayısı, Xbox One kullanan üyelerin üç katı civarında. Bu bilgi Aralık ayına ait. Bu döneme kadar satılan 3.4 milyon PS4'e karşılık sadece 2.4 milyon Xbox One kullanıma girmiş durumda. Ancak bu durum, verilen 1/3 oranını haklı çıkarmaya yetmiyor.CEO Jax Smith'in Buzzfeed'e söylediğine göre, Xbox One'ın birincil porno izleme aracı olması aslında daha muhtemel: ' Basitçe söylenirse, Xbox One, geleceğin pornosuna açılan bir kapı. PS4 güzel gözüküyor ama Xbox One daha kesintisiz ve daha interaktif bir tecrübe sunuyor. 'Kinect'i göz önüne alırsak, bu açıklama mantıklı. Ancak şurası da bir gerçek: En azından şu an için, PS4 kullanıcılarının pornoya olan ilgisi, Xbox One kullanıcılarından çok daha fazla...
11 Fotoğrafla Aynı Pozu Veren Sevimli Çocuk ve Dadısının Maceraları
Kanadalı fotoğrafçı Alex Neary ve bakıcılığını yaptığı sevimli Henry'nin fotoğraf serisi görenleri şaşırtıyor. Fotoğrafçı, direktör ya da model olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Henry'nin ileride hangisini daha çok seveceğini zaman gösterecek. Fotoğrafların hikayesine gelirsek; Dadısı bir gün kendi cep telefonuyla Henry'nin fotoğraflarını çekmiş. Sonrasında Henry de dadısından aynı pozları vermesini istemiş ve bu fotoğraf serisi başlamış. Fotoğraf serisinin ismi ise Henry'nin konsepti...Not: Aslında 22 fotoğraf var:)
Reklam
Düşündüğünüzden Çok Daha Güzelsiniz!
Nedendir bilinmez kendimizi olduğumuzdan daha çirkin hissederiz. Aslında başkalarının gözünden durum bambaşkadır. Bunu kanıtlamak amacıyla çok ilginç bir çalışma yapılmış. İzliyoruz...
Reklam
Engelli Mankenler ile Güzellik Algımıza Gönderme
İsveçli Pro Infirms engelli insanlar için kurulmuş bir yardım vakfı. Vakıf insanların aklındaki güzellik anlayışını tersine çevirmek  ve engelli insanların da farkındalığına dikkat çekmek için bir reklam kampanyası oluşturmuş. Kampanyanın sloganı “ Kim Mükemmel Ki? Yaklaş.” olarak belirlenmiş ve engelli birçok kişinin mankeni yapılmış. Sonra bu mankenler Zürih’teki bir alışveriş sokağındaki ünlü mağazaların vitrinlerine koyulmuş. Gerçekten dikkat çekici ve başarılı bir çalışma. Bu sayede engelli insanlarında aramızda olduğu ve duyarsız kalmamamız gerektiğini tekrar bizlere hatırlatmıştır. Özellikle projenin yapılış aşamalarını anlatan videoyu mutlaka izleyin.
İyi ki Doğdun Simone de Beauvoir!
Fransız yazar filozof Simone de Beauvoir'un 106. doğum günü bugün özel bir Doodle ile kutlanıyor. SIMONE DE BEAUVOIR KİMDİR? Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908 ile 14 Nisan 1986 yılları arasında yaşamış ünlü bir yazardır. Simone de Beauvoir'un en önemli eseri ise 1949 yılında yazdığı İkinci Cins eseri ile tanınmıştır.Bu baskıda kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelenmesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini ayrıca “Kadın doğulmaz kadın olunur' prensibini anlatmaya çalışmıştır. Simone de Beauvoir'un hayatı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908’de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Geleneksel bir ailenin büyük kızıdır. Otobiyografisinin ilk bölümünde (Bir Genç Kızın Anıları) dinine ve ülkesine bağlı ataerkil bir ailenin sorumluluklarla donatılmış kızı olarak yaşadığı dönemden bahseder. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenebilir. Çocukluk ve ergenlik çağını etkileyen iki ilişkisinden biri kardeşi Helen diğeri arkadaşı Zaza ile olan ilişkisidir. Helen’in küçüklüğünden itibaren ona sürekli bir şeyler öğretmeye onu yetiştirmeye çalışmış ilişkisinde öğretici bir kaygı içinde olmuştur. Zaza ise trajik yaşamı ve ölümü ile Simone’nun karşılaştığı ilk sorunu oluşturuyordu. Matematik ve felsefede Baccalauréat sınavını geçtikten sonra Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Saınte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde yazın eğitimi gördü. Daha sonra Sobone’da felsefe eğitimi aldı. 1929’da seçkin Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sabone’da kurs almakta olan Jean-Paul Sartre ile tanışır. Beavuvoir’un Ecole Normele’de eğitim gördüğü yanlış ve yaygın olan bir bilgidir. Ancak bu okuldaki Sartre ve felsefe gurubundaki diğer insanlar tarafından iyi tanınmaktadır. 1929’da felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olur. Sartre o yıl birinci olur, Simone ise ikinci. Ancak herkes bilir ki de Beauvoir felsefede en iyi idi. Sartre’a birincilik erkek olduğu için verilmişti. Sorbonne’da iken hayatı boyunca bilinecek lakabı Castor(Cesur) edinecektir. 1943 yılında Simone Konuk Kız (L'Invitée) adlı Rouen okulundaki öğrencilerinden Olga Kosakiewicz ile olan kronik lezbiyen ilişkisinin öyküsünü yayınladı. Bu öykü aynı zamanda de Beauvoir ile Sartre arasındaki karmaşık ilişkiyi ve ilişkinin bu üçlü ilişkiden nasıl zarar gördüğünü anlatır Ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra De Beauvoir Sartre’ın Maurice Merleau-Ponty ve diğer arkadaşları ile kurduğu Modern Zamanlar (Les Temps Modernes ) adlı politik gazetede çalışmaya başladı. De Beauvoir bu gazetede kendini geliştirdi ve ölümüne kadar editör olarak çalışmaya devam etti. Haber Türk
Selfie Çılgınlığının Dibine Vuran 13 Hayvan
Son zamanların en büyük çılgınlığına hayvanlar da katıldı. Birbirinden sevimli hayvanlar verdikleri pozlarla gülümsetiyor. Kim Kardashian'ın selfie pozlarından sıkıldıysanız bu galeri size ilaç gibi gelecek :)
Reklam
"Farklı" Olduğunu Nasıl Anlarsın?
Farklılık her zaman ilgi çekmiş bir olgudur. Ama tabiki etkisi kadar yan etkisi de fazladır. Ne kadar farklı olduğunu merak mı ediyorsun ? O zaman aşağıdaki maddeleri oku ve farklılığını kendin belirle :)
Boyalarla Oluşturulmuş Karadelik Fotoğrafları
    Fotoğrafçı Fabian Oefner Kara Delik adını verdiği bu seride metal çubuk üzerinden saniyenin  1/40000  hızında ayrılan akrilik boyaları flaş aracılığı ile fotoğraflayarak karadeliği anımsatan rengarenk ve farklı kareler yakalamış. Serinin devamına ve sanatçının diğer işlerine kendi sitesinden ulaşabilirsiniz.
Reklam
İnternetin Yeni Trendi Kedi Bıyığı
İnsanlar sürekli kendilerini farklı şekillerde ifade etmeyi ve yeni şeyleri seviyorlar sanırım. Bu yüzden internette sürekli ilginç şeylerle karşılaşabiliyoruz. Şimdi de yeni internet akımı kedi bıyığı.. Kedi sahipleri kedileriyle çekildikleri fotoğrafları instagramdaki #CatBeard adresine  yüklüyor. Çoğu komik bu fotoğraflar hoşunuza gidebilir ve bir kediniz varsa sizde bu gruba katılabilirsiniz.
İşte Dünya'nın Kalp Atışı
Bilim insanlarının, Dünya’nın ‘kalp atışını’ dinlemek için 1990’da başlattığı proje başarıya ulaştı. Almanya’da açılan 9101 metre derinliğindeki teleskop, Dünya’nın en derin noktasındaki sesi kaydetti. Dünya’nın çekirdeğine inecek en derin sondajı yapmak ve gezegenimizin derinliğindeki sesi dinlemek için 20 yılı aşkın bir süredir çalışan bilim insanları, amaçlarına ulaştı. Almanya’nın güneyinde, 300 milyon yıl önce süper kıta Pangea’yı oluşturan iki kara parçasının birleştiği noktada sondaja başlayan araştırmacılar, on yıllar süren çalışma sonunda yerkabuğunu 9101 metre delmeyi başardı. İŞTE O SES Yapılan çalışma, kayaların ısı haritasından, sismik basınca ve kaya katmanlarının yapılarına kadar bilim insanlarına birçok yeni bilgi sundu.Ancak araştırmacıların en çok merak ettiği sorulardan bazıları, en derin noktada nasıl bir ses olduğu, hatta nasıl bir kokuya sahip olduğuydu. Hollandalı sanatçı Lotte Geeven, Almanya Yerbilimi Araştırma Merkezi’ndeki bilim insanlarının yardımıyla gerçekleştirdiği çalışmada, sondaj çalışması sona eren delikteki sesi yakalamayı başardı. DERİNLİKTE YATAN GİZEM Dünya’nın en derin noktasına inme çabası, ilk olarak 1970 yılında Sovyet Rusya’da, Kola Yarımadası’nda başlatılan sondaj çalışmasıyla hayata geçti. Kola Superdeep Borehole adı verilen ve olabildiğince derine inmeye çalışan sondaj projesini temsil eden çalışmada, 12 bin metrenin ötesine geçen Ruslar, 180 dereceye varan sıcaklıklar nedeniyle 15 bin metre hedefine ulaşamadı. Bavyera eyaletinde 1990 yılında başlayan KTB Borehole projesi ise 9101 metrede durdu. Geeven, ses mühendislerinin yardımıyla bu derinlikteki sismik aktiviteyi okumayı başardı ve ‘Dünya’nın kalp atışı’ ilk kez duyurdu. Günümüzde, Katar’dan ABD’ye kadar dünyanın birçok noktasında derinlikleri 9 bin metrenin ötesine geçen sondaj delikleri bulunuyor. Milliyet
Reklam
2013'ün En İyi 40 Sokak Sanatı Örneği
Müzisyeninden, şairine, ressamına, sokak sanatını icra eden kişiler kesinlikle yaratıcı insanlar. Her fırça darbesi, her sprey darbesi duvarlara, sokaklara hayat veriyor. Böyle güzel bir sanatın harika örneklerini gördüğünüzde dediklerime hak vereceğinizi düşünüyorum. Keşke Türkiye'de de her şehirde o şehrin ruhunu, kültürünü yansıtan sokak sanatı örnekleri görsek.İşte 2013'ün en iyi 40 sokak sanatı örneği...
Bitcoin Kullanıyorsanız Bu Siteleri Bilmeniz Gerekiyor
Şu anda herkes, bundan bir yıl önce çok az kişinin adını duymuş olduğu Bitcoin’den bahsediyor. İnternetin para birimi olarak ünlenen Bitcoin’in değerinin 1000 doların üzerine çıkmış olması dünyanın en saygın ekonomi uzmanlarının bile artık bu konuya kayıtsız kalamamasına neden oluyor. Diğer yandan Bitcoin çoğu kişi için hala bir muamma. Nedir, nasıl çalışır ve daha önemlisi Bitcoin ile neler yapılabilir gibi sorulara yanıt arayanların sayısı her geçen gün artıyor. Biz de sizler için Bitcoin konusuna ilgi duyan herkesin mutlaka bilmesi gereken Bitcoin sitelerini bir araya getirdik. Bu siteler arasında genel bilgi alabileceğiniz sitelerin yanı sıra Bitcoin’lerinizi saklayabileceğiniz sanal cüzdan alternatifleri, alım satım yapabileceğiniz Bitcoin borsaları, Bitcoin madenciliğine başlamak için bilmeniz gereken siteler veya madenciliğe başlamadan sistemi denemenizi sağlayabilecek ve ücretsiz Bitcoin dağıtan siteler, elde ettiğiniz Bitcoin’leri harcayabileceğiniz mağazalar ve Bitcoin’e alternatif diğer sanal para birimleri yer alıyor. Genel bilgi, haberler Bitcoin’i biraz daha yakından tanımak, nasıl çalıştığını, nelere dikkat etmek gerektiğini öğrenmek için internet üzerinde çok sayıda site var. Bunlardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz. Bununla beraber Bitcoin ile ilgili en son gelişmeleri Webrazzi’deki Bitcoin bölümünden de düzenli olarak takip edebilirsiniz. Bitcoin.it Bitcoin.org Bitcoins Bitcoin Foundation Sanal cüzdanlar Bitcoin’lerinizi saklayabileceğiniz sanal cüzdan seçenekleri çeşitli. Bitcoin’leriniz bilgisayarınıza kuracağınız cüzdan yazılımlarında durabileceği gibi, web tabanlı ve kurulum gerektirmeyen seçenekler de mevcut. Bilgisayarınızda Bitcoin-Qt MultiBit Armory Electrum Web’de Coinbase Blockchain.infoBitcoin borsaları Bitcoin elde etmenin en kolay yolu satın almak. Eğer 1 Ocak 2013’te 1000 dolar karşılığında Bitcoin almış olsaydınız şu anda elinizde yaklaşık 78.500 dolarınız olurdu. Bitcoin almak ve satmak için kullanabileceğiniz hemen hemen tüm siteleri şurada görebilirsiniz bulabilirsiniz. En önemli olan bazılarını ise sizler için seçtik. Bunlar arasında TL karşılığında Bitcoin alım satımı yapabildiğiniz Paribu ve BTCTurk de yer alıyor. ParibuBTCTurk BitstampBitcoin.de Btc·e BTC China Canadian Virtual Exchange LocalBitcoins - Bu bir borsa değil ama coğrafi olarak size yakın olan ve alım – satım yapan kişilerin listesini gösteriyor. Tabi ki tanımadığınız kişilerle alışveriş yaparken dikkatli olmanız gerektiğini de unutmamakta fayda var.Bitcoin Madenciliği Bitcoin’ini “taştan çıkartmak isteyenler” için hazırlanmış olan yazılımlar sayesinde Bitcoin madenciliğine başayabilir ve satın almak zorunda kalmadan Bitcoin sahibi olabilirsiniz. Fakt bu işlemin uzun ve harcayacağınız elektrik vs gibi kaynakları da hesaba kattığınızda her zaman çok karlı olmayabileceğini hatırlatalım. Daha hızlı sonuç almak isteyenlerin “imece usulü” diyebileceğimiz yöntem için kullanıcıların bir arada madencilik yapmasını sağlayan havuz’lara göz atmalarında fayda olabilir. Yazılımlar CGminer BTCMiner DiabloMiner BFGminer GUIMiner Havuzlar Slush’s pool BTC Guild 50BTC BitMinterBitcoin Dağıtan Siteler Bitcoin elde etmenin üçüncü yolu ise bu sanal para birimini ücretsiz olan dağıtan siteler. Ama tabi ki ücretsiz Bitcoin elde etmenin de bir karşılığı var. Bu seçeneklerin çoğunda siteler size bedava Bitcoin dağıtmak için size reklam gösteriyor ve reklamlara tıklamanızı istiyorlar. Karşılığında ise oldukça düşük miktarda Bitcoin’e sahip oluyorsunuz. Bu yöntemi Bitcoin’den zengin olmak isteyenlere değil ama ilk Bitcoin’lerine sahip olmak ve sistemin nasıl çalıştığını biraz daha iyi anlamak isteyenlere tavsiye ederiz. Bu konuda öne çıkan ve denemiş olduğum bir kaç tanesi aşağıda ama daha detaylı bir listeye şuradan ulaşabilirsiniz. BitVisitor EarnFreeBitcoins CoinTube Bunny Run BitcoinerBitcoin Kabul Eden Satıcılar Satın aldığınız, madencilikle elde ettiğiniz veya reklamlar karşılığında kazandığınız Bitcoin’lerinizi nerede harcayacaksınız? Aşağıda Bitcoin’lerinizi harcayabileceğiniz için tanınmış sitelerden bazıları yer alıyor. Bunların dışında Bitpay kabul eden farklı siteler üzerinden de alışveriş yapabilirsiniz. BitDazzle - Satıcıların Bitcoin karşılığında mal ve hizmet satabildikleri bir pazar yeri. MEGA Vector Toons Reddit Gold Namecheap OKCupid
LG'nin Bükülebilen OLED TV'si Tanıtıldı!
'Lanetli' işletim sistemi WebOS ve bükülebilen ilk OLED TV sonunda yüzlerini gösterdiler! Kavisli, şekli değiştirilebilen TV teknolojisi 2014'ün trendi olma yolunda ilerlerken LG , ilk bükülebilen OLED televizyonunu CES 2014'te ortaya çıkardı. LG'nin CEO'su Hyun-Hwoi Ha 'ya göre LG'nin bükülebilen 77 inç'lik TV'sinin ne kadar müthiş olduğuna inanabilmemiz için onu görmemiz gerekiyor. Ekranın kavisini değiştirerek TV'nin açısını ayarlamanıza imkan veren yeni LG, odanızın neresinde oturursanız oturun size en iyi TV izleme deneyimini yaşatmayı amaçlıyor. Bu arada Samsung'un da CES'te tanıttığı kavisli bir TV'si var. Samusung'un bükülebilen TV'si, 105 inç'lik boyutuyla LG'nin TV'sinden daha büyük olsa da OLED teknolojisini kullanmıyor. LG'nin yeni webOS TV platformu, CES 2014'te resmi olarak ortaya çıktı. HTML5 uygulamalarıyla uyumlu olan yeni arayüz, izlemek istediklerinizi bulmayı kolaylaştırmayı amaçlıyor. Kullanım kolaylığıyla öne çıkan webOS TV platormu, giriş ekranınızı özelleştirmeye ve TV izlerken tek tıklamayla web'de gezinmeye izin veriyor. LG, 2014'te piyasaya süreceği PC'lerin yüzde 70'inin webOS arayüzüyle geleceğini söylüyor. Yeni Smart TV platformuna sahip LG TV'ler de Mart sonunda ortaya çıkmaya başlayacak.chip
Reklam