Gerçek  Işın Kılıcı
Bilimkurgu tarihinin en popüler silahı nedir diye sorsak kimsenin hararetli bir tartışma içine gireceğini sanmıyoruz. Kabzasından yayılan saf enerji ile hemen her türlü maddeyi rahatlıkla kesebilen, üzerine gelen atışları ateş edene geri yansıtabilen, farklı renkleri ve sahibinin tarzına uygun tasarımıyla kişilik kazanan ışın kılıçları Jedi'lar ve Sith'ler arasındaki düellolarla ve bu esnada çıkardığı vızıltıyla hepimizin aklına kazınmıştır.Işın kılıcı, isminde 'Star Wars' geçen çoğu oyunda bir şekilde boy gösterir. Doğrudan bir Jedi'ı yönetebildiğimiz Jedi Knight , Knights of the Old Republic ve The Force Unleashed gibi serilerde ön plandadır, hatta bu oyunlar yer yer ışın kılıçlarının geçmişine ve üretimine dair bilgiler de içerir. Popüler bir evrenin popüler bir silahı olması nedeniyle kimi zaman Soul Calibur IV gibi oyunlara da misafir olmuştur. Ayrıca benzer silahlar başka evrenlerde de (örn. No More Heroes serisindeki Beam Katana, Gundam oyunlarındaki Beam Saber) bir çeşit enerji kılıcı olarak yer alır.Evimizin bir köşesinde duran, yoksa da almak istediğimiz oyuncakları saymazsak (bizim ofiste şu an ışın kılıcı saplı bir şemsiye bile var) bugüne dek gerçek bir ışın kılıcı görebilmiş değiliz. Ne dersiniz, günün birinde onu elimize alıp önümüze geleni doğrayabilecek miyiz?Işın kılıçlarının nasıl çalıştığı çeşitli Star Wars kaynaklarında detaylı olarak ele alınmıştır. Young Jedi Knights serisinin Lightsabers kitabında Luke Skywalker öğrencilerine işin temelini şöyle anlatır:'Her ışın kılıcında standart bir güç kaynağı bulunur ki bu kaynak, küçük blaster'lar ve hatta glowpanel'lardakinin aynısıdır. Uzun süre dayanır, zira bir Jedi ışın kılıcını nadiren kullanmalıdır. Temel parçalardan biri de odaklama kristalidir. En güçlü ve en çok rağbet gören cevher Kaiburr kristalidir. Ancak ışın kılıcının tasarımı o kadar esnektir ki neredeyse her çeşit kristal kullanılabilir.'Eğer biz de her şeyi kesen bir ışın kılıcı üretmek istiyorsak bunun için çok güçlü bir enerji kaynağına ihtiyaç duyacağımız kesin. Böyle bir bataryayı bir kılıcın kabzasına sıkıştırmanın yoluysa nanoteknolojiden geçiyor. Saç telinizden yirmi bin kat daha ince olan karbon nanotüplerden trilyonlarcasını üretip kabzaya yerleştirmek ve taşıdıkları yükten faydalanmak mümkün olabilir. Diğer yandan Star Wars evreninde de ışın kılıçları ilk başta kullanıcının beline bağlı ek bir güç kaynağı gerektiriyordu ve buna rağmen aşırı ısınma nedeniyle çok kısa bir süre kullanılabiliyordu. Adı Protosaber olan bu cihazlar, yeni güç kaynaklarının üretilmesiyle tarihe karıştılar. Benzer bir teknolojik atlamayı biz de beklersek ayıp olmaz diye düşünüyoruz.İşin 'kesme' kısmına gelecek olursak, halihazırda bu amaçla kullanılan iki teknolojiden, lazerden veya plazmadan faydalanabiliriz. Maddenin dördüncü hali olarak bilinen plazmayı kılıcımızda kullanmanın bir dezavantajı, üreteceği yüksek ısı. Önlem olarak günümüzde uzay araçlarını atmosfere girişte oluşan ısınmaya karşı koruyan seramik malzemeden faydalanabiliriz. Hayalimizdeki ışın kılıcı tanımına tam olarak uymuyor, ama başlangıç için neden olmasın?Nereden bakarsanız bakın lazer hem daha havalı, hem de işin içine kristal sokma şansımız var. Fakat burada da karşımıza yine şöyle bir sorun çıkıyor: Işığı oluşturan fotonlar herhangi bir kütleye sahip olmadığı gibi birbiriyle etkileşime de girmiyor. Dolayısıyla, yaptığımız ışın kılıçlarını birbirine tokuşturmak mümkün değil. Işığı kılıç uzunluğu kadar mesafede durduramamak da cabası. Kimse elindeki kılıçtan çıkan ışın ta fezaya uzansın istemez.Ancak bu konuda tamamen ümitsiz değiliz. Eylül ayında Nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre Harvard ve MIT'deki bilim insanları şimdiye dek yalnızca teoride mümkün kabul edilen, maddenin yeni bir halini gerçeğe dönüştürmeyi başarmış. Işığın doğasına dair bugüne dek bilinenlerin aksine, sanki kütlesi varmış gibi hareket etmeye, hatta birbirine bağlanıp moleküller oluşturmaya başlamış. Buradaki '-mış gibi' kısmı önemli, ama yine de bizim için yeterli. Ekipten Prof. Mikhail Lukin şöyle diyor:'Bunu ışın kılıçlarıyla karşılaştırmak hiç de yersiz olmayacaktır. Fotonlar birbiriyle etkileşime girdiğinde, birbirini itip başka yöne doğrultabilir. Bu moleküllerde gerçekleşen fizik olayı, filmlerde gördüğümüze benziyor.'Star Wars evrenindeki gibi bir ışın kılıcı üretmek en azından önümüzdeki on yıl içinde mümkün görünmese de, umut var.
Japon Sanatçıdan Harika Bir Çalışma: Göründüğü Gibi Değil!
Japon sanatçı Hikaru Cho tarafından boyanan bu meyve ve sebzeler harika şekilde kamufle edilmişler. Akrilik boya kullanarak bir meyveyi ustaca başka bir şeymiş gibi göstermek... Sanat bu olsa gerek. İşte boyanan sebze ve meyveler. Sizde kendinize bir test yapın, bakalım alttaki fotoğrafa bakmadan aslında ne olduklarını tahmin edebilecek misiniz?
Oyungezer Özel League Of Legends Dergisi Bulamayanlara İyi Haber!
Bayilerdeki Stokları Yeniledik.YAZANSinan AkkolEğer Oyungezer Özel League of Legends sayısını arayıp da eli boş dönenlerdenseniz, size iyi bir haberimiz var: Tüm Türkiye'ye 10.000 adet daha dergi yollandı. Daha önce bakıp bulamadığınız yerlerde şu anda dergi bulunması ihtimali var. Elinizi çabuk tutsanız iyi olur, çünkü bu ilk sayıdan daha fazla basılmayacak. Önceki basımların satılış hızına bakarsak, 10 gün içinde bunun da tükeneceğini tahmin ediyoruz.Eğer bulamazsanız da üzülmeyin, Oyungezer Özel League of Legends dergisinin ikinci sayısı için çalışmalara şimdiden başladık :) Bu yeni sayının sürprizlerini de zamanı gelince sizlerle paylaşacağız, yani: Bizi izlemeye devam edin!Bayi listesine buradan ulaşabilirsiniz. Oyungezer Özel League of Legends sayısının içeriğini ise kapsamlı haberimizde bulabilirsiniz.
Vodafone'dan Kadına Şiddete Karşı Kırmızı Işık
Vodafone Türkiye, ülkemizde giderek artan kadına yönelik şiddete karşı mobil iletişim teknolojisinin gücünü kullanmak için harekete geçti ve “Kırmızı Işık” uygulamasını hayata geçirdi. Vodafone Kırmızı Işık uygulaması, kadınların şiddete maruz kaldığı anlarda, kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına kolaylıkla haber verebilmesini sağlıyor. Uygulama, her kesimden kadının kolayca anlayabileceği basitlikte geliştirildi. Acil durumlarda ulaşılması istenen 3 kişi tek tuşla kaydedilebiliyor ve Salla & Uyar özelliğiyle telefonun sallanması ile kayıtlı kişilere mesaj ve konum bilgisi “Acil SMS” olarak gönderiliyor. Ayrıca Alo 183, 155 Polis Imdat, Ambulans ve Jandarma acil numaraları tek tuş ile aranabiliyor. Kırmızı Işık uygulamasında, kadına en yakın ASPB Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi adresleri, başvurabileceği kuruluşlar ve haklarıyla ilgili bilgiler de bulunuyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, Kırmızı Işık uygulamasıyla ilgili şu şekilde konuştu: “Vodafone Türkiye olarak toplumsal değişimin ve gelişimin öncüsü olmak için çalışıyoruz. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın itici gücü konumunda bulunan telekomünikasyon sektörü ve “bilgiye anında erişim” imkânı ile mobil iletişim teknolojileri, toplumsal dinamikleri, yaşantıları ve iş yapma biçimlerini kökünden değiştirebilecek çok güçlü bir potansiyel barındırıyor. Bu konuda bir dünya devinin iştiraki olarak bizim omuzlarımızdaki sorumluluk ise mobil iletişimin gücünü ülkemizde daha fazla birey için erişilebilir kılmak, sosyal inovasyon alanında örnek olacak atılımlarda bulunmak.' WeBeyn.com
12 Yaş Altı Çocuklarda Mobil Cihazların Yasaklanması İçin 10 Sebep
Amerikan Pediatri Akademisine ve Kanada Pediatri Derneği'ne göre 0-2 yaş arasındaki çocuklar teknoloji ile haşır neşir olmamalı, 3-5 yaş arasında günde 1 saat, 6-18 yaş arasında ise teknoloji kullanımları günde 2 saat ile sınırlanmalı. Teknoloji ile bu önerilerin 4-5 katı fazla içli dışlı olan çocuklar ve gençler ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalıyor.  Elde kullanılan cihazlar (cep telefonları, tabletler, elektronik oyunlar, vb.) özellikle küçük çocuklarda teknolojiye erişimi ve teknoloji kullanımını artırıyor. Pediatrik terapistler okullara, hükümetlere, ailelere 12 yaş altındaki çocukların bu tür cihazları kullanmalarını yasaklamaları çağrısında bulunuyor. Sizlere bu yasaklamaya gerekçe olarak araştırmalarla kanıtlanmış 10 gerçeği açıklıyoruz.
Reklam
Google Neden Açılmıyor?
Son bir haftadır Google’da sorun yaşanıyor. Google’ın açılmama sebebi ne? Dünyanın en büyük internet arama motoru Google son günlerde sorun yaşıyor. Google sayfası açılmadığı için arama yapılamıyor. Google ‘ın serverlerına erişim sağlanamadığı için açılamayan sayfalar internet kullanıcılarını bezdirdi. Google dışında popüler olan Bing ve Yandex ‘i kullanmaya çalışan internet kullanıcıları alışkanlıklarını değiştirmeye başladı. Birçok insanın sürekli olarak Google üzerinden arama yapması ve alışkanlıklarından vazgeçememesi nedeniyle internet trafiğinde de düşüşler yaşanıyor. Google ‘dan konuyla ilgili herhangi bir açıklama gelmedi ancak Twitter üzerinde kullanıcılar Google ‘a tepkilerini gösteriyor. Umarız Google en kısa sürede sorunu çözer ve herkes için hayırlı bir iş yapmış olur…
New York'u Daha Önce Hiç Bu Şekilde Görmediniz
Jamie Beck ve Kevin Burg isimli tasarımcıların yaptığı bu Manhattan, New York temalı cinemagraph GIF serisi 'Seeing New York' adıyla anılıyor ve Manhattan'ı Giorgio Armani gözlüklerle bambaşka bir şekilde tanımanıza olanak sağlıyor.
Reklam
Tutkunu Olacağınız 5 Nişan Oyunu
Güzel nişan oyunlarından olan bu oyunda elinizde bulunan topu ateşleyerek size gösterilmiş hedeflerin hepsini vurmaya çalışıyorsunuz..Oynamak İçin Tıklayın
'The Walking Dead' 4. Sezon 14. Bölüm Türkçe Altyazılı Fragmanı
'The Walking Dead' 4. sezon 14. bölüm Türkçe altyazılı fragmanı yayında!'The Walking Dead'in 4. sezon 14. bölümü 16 Mart 2014 (Pazar) tarihinde yayınlanacak. Bölüm adı 'The Grove' olarak açıklandı.'The Walking Dead'in 4. sezon 14. bölüm Türkçe altyazılı fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
Reklam
Karım Balım Peteğim İlgi Görmeye Devam Ediyor
Şehir Tiyatrosundan Kahkaha Tufanı - Afyonkarahisar Belediye Şehir Tiyatrosu 19 Şubat'ta galasını yaptığı Karım Balım Peteğim adlı oyunla perdelerini açmıştı. Georges Feaydeu'nun yazdığı ve Engin Karslıoğlu'nun uyarladığı, yönetmenliğini ise Hasan Elmas'ın yaptığı komedi türü oyun, büyük beğeni topladı.  Yaklaşık üç ay süren prova çalışmalarının ardından yepyeni bir oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıkan Afyonkarahisar Belediye Şehir Tiyatrosu'nun oyuncuları, sahneledikleri komedi türü oyunla izleyiciden tam not adı. Başarılı tiyatrocular, sergiledikleri oyunla profesyonelleri aratmadı. Rehberlik Araştırma Merkezi'nde sahnelenen oyuna Afyonkarahisar halkı büyük ilgi göstermeye devam ediyor. 30 Nisan'a kadar her çarşamba ve cuma günleri gösterimde olacak oyunu izlemek isteyenler rezervasyonlarını Afyonkarahisar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nden yaptırabilecekler. Oyuncular: Cemil Koska - Özgür Arzu Sapan Poyraz - Tamer Demirci - Dilara Horoz - Metin Kayacan - Kübra ÖnsesYusuf Agunsoy - Cansu Kozludere - Seyhun Sertan - Burak Aydemir - Gizem Demircan - Zafer SeçmeOrçin Işık - Ceren Gürlek - Oya İloğulları - Eylül Başoğul - Mehmet Yetere - Emre Yüksek
Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Vezir-i Azamları
1-Piri Mehmed PaşaYavuz Sultan Selim saltanatının son yıllarında ve Kanuni Sultan Süleyman saltanatının ilk yıllarında 25 Ocak 1518 - 27 Haziran 1523 tarihleri arasında beş yıl beş ay iki gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.Yavuz Sultan Selim'in vefatına kadar mevkiini muhafaza ettiği gibi oğlu Sultan Süleyman'a da üç sene vezir-i âzamlık yaptıktan sonra 1523'de vezaret haslarıyla emekli edildi.2-İbrahim(Pargalı) PaşaI.Süleyman saltanatı döneminde 27 Haziran 1523 - 15 Mart 1536 arasında sadrazamlık yapmış, önemli siyasal ve askeri olaylarda rol oynamış Osmanlı devlet adamıdır.Kanuni'yle birlikte akşam yemeği yedikten sonra Paşa, kendisi için sarayın harem dairesinde hazırlatılmış olan odada, âdet olduğu üzere başı vurularak değil, padişah soyundan olanlara -kanı akmasın gerekçesiyle- uygulanan biçimde boğularak öldürülmüştür.3-Ayas Mehmed PaşaI.Süleyman saltanatı döneminde 14 Mart 1536-13 Temmuz 1539 arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.İbrahim Paşa'nın katli üzerine 14 Mart 1536'da veziriazamlığa getirildi. 13 Temmuz 1539'da veba hastalığından vefat etti.4-Lütfi PaşaI.Süleyman saltanatı döneminde 13 Temmuz 1539 - Nisan 1541 arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.13 Temmuz 1539'da Ayas Mehmed Paşa'nın vebadan vefatı üzerine sadrazam görevine getirilmiştir. Lütfi Paşa bu görevde iki yıl kalmıştır.Padişahın kardeşi olan Şah Sultan'a tokat attığı gerekçesiyle görevinden azledilmiştir.5-Hadım Süleyman PaşaI.Süleyman saltanatı döneminde Nisan 1541-28 Kasım 1544 arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.28 Kasım 1544'te yerine Mısır Beylerbeyiliğine getirilen Deli Hüsrev Paşa ile Hadim Süleyman Paşa'nın Mısır Beylerbeyi olduğu sıradaki uygulamaları hususunda suçlamalarda bulununca aralarında tartışma çıktı. Hatta padişah önünde hançerler çekildi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman her iki Paşayı da görevden aldı.6-Rüstem PaşaI.Süleyman saltanatı döneminde 28 Kasım 1544 -6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555-10 Temmuz 1561 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.1544'de Hadım Süleyman Paşa'nın azledilmesinin ardından vezir-i azamlık görevine Rüstem Paşa'yı getirtti.Kanuni, Şehzade Mustafa'yı öldürttükten sonra yeniçerilerin ayaklanma çıkarabileceği korkusuyla Rüstem Paşa'yı azletti (1553) ve yerine Kara Ahmed Paşa'yı getirdi.29 Eylül 1555 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman basit bir bahaneyle Kara Ahmed Paşa'yı Divan-ı Humayun'un ortasında idam ettirdikten sonra Rüstem Paşa tekrar sadrazam oldu. 10 Temmuz 1561 İstanbul'da ölümüne dek sadrazamlık görevini sürdürdü.7-Kara Ahmed PaşaKanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 6 Ekim 1553 - 28 Eylül 1555 arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.29 Eylül 1555 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman basit bir bahaneyle Kara Ahmed Paşa'yı Divan-ı Humayun'un ortasında idam ettirdikten sonra Rüstem Paşa tekrar sadrazam oldu.8-Semiz Ali PaşaKanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 1561-1565 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.Devşirme olarak saraya girmiş, 1545 de Emir-i Alem olarak Enderundan çıkmıştır. Yeniçeri Ağası, Rumeli Beylerbeyi, Mısır Beylerbeyi, Kubbe Veziri olmuş; Rüstem Paşa’nın vefatı üzerine de 10 Temmuz 1561 günü Sadrazamlığa atanmıştır.28 Haziran 1565 günü vefat etmiştir.9-Sokullu Mehmed PaşaI. Süleyman döneminde Osmanlı donanmasının Kaptan-ı Deryalığı ve yine I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde toplam 14 yıl, 3 ay, 17 gün Osmanlı Devleti'nin sadrazamlığını yapmış Sırp asıllı bir Osmanlı devlet adamıdır.Sokullu Mehmed Paşa, 11 Ekim 1579 tarihinde III. Murat'ın eşi Safiye Sultan tarafından tutulan ve derviş kılığına girmiş bir yeniçeri tarafından bir ikindi divanı çıkışında kalbinden hançerlenerek öldürüldü.
Ölümü Bilen Test
Bilim insaları geliştirdikleri bir kan testi sayesinde bir kişinin beş yıl içinde ölüp ölmeyeceğini tespit edebiliyor. Finlandiya ve Estonyalı araştırmacılar, kişinin 5 sene içinde ölme ihtimalini öngören bir test keşfetti. Araştırmacılar, kandaki 4 değerin belirleyici olduğunu söylüyor. Araştırmada, sağlık sorunu olmayan 17 bin kişinin kanlarındaki yüz değişik biyomoleküle bakıldı. Kişilerin sağlık durumları 5 yıl süresince takip edildi. Takip boyunca bu kişilerden aşağı yukarı 700′ü kalp ve kanser de dahil çeşitli hastalıklar sebebiyle yaşamını yitirdi. Ölenlerin hepsinde dört değerin benzer düzeyde olduğu saptandı. Bu göstergeler albumin, alfa-1 asit glikoprotein, sitrat ve düşük yoğunluklu lipoprotein....haber kaynağı: 365haber.org/sağlık-haberleri
Reklam
Şehzade Mustafa kimdir?
Şehzade Mustafa (1515, Manisa – 6 Ekim 1553, Konya), (Osmanlıca adı: شهزاده مصطفى) Kanuni Sultan Süleyman’ın Mahidevran Sultan’dan olma oğlu.Saruhan, Amasya, Konya sancak beyliklerinde bulunmuştur. Babasının tahtına göz dikmekle suçlanmış; Nahcıvan seferi’ne giden Osmanlı ordusunun Konya’da konakladığı sırada, padişahın otağında boğdurulmuştur. Katli, devlete isyan suçundan dolayıdır; ancak deliller ve şahitler konusunda tartışma bulunmaktadır. Hürrem Sultan’ın tahta kendi oğullarından birini geçirmek için Şehzade Mustafa’ya tuzak kurduğu ve ölümünü hazırladığı iddia edilmektedir.1553 yılında Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi 1.561 sayfasında Fransız trajedisi La Soltane ya Gabriel Bounin tarafından konu edinilmiştir.1515 yılında babası Kanuni Sultan Süleyman’ın şehzadeliği sırasında Manisa’da dünyaya geldi. Dedesi Yavuz Sultan Selim’in 1520’de hayatını kaybetmesi üzerine Osmanlı tahtına oturmak üzere İstanbul’a giden babasının yanında İstanbul’a gitti.Hürrem Sultan’ın babasının sarayına girmesinden sonra annesi Mahidevran Sultan ile Kanuni’ye dört şehzade daha doğuran Hürrem Sultan arasında, Kanuni’den sonra kendi oğullarının tahta çıkmasını sağlamak için büyük bir mücadele yaşandı. Şehzade Mustafa, 1533 -1541 arasında Saruhan Sancakbeyi (Aydın sancağı ilavesiyle) olarak görev yaptı. Saruhan (Manisa), padişah adayının görev yaptığı yer kabul edilirdi, dolayısıyla Şehzade Mustafa dönemin veliaht şehzadesiydi. 16 Mayıs 1541’de Amasya Sancakbeyliğine atandı; Saruhan Sancakbeyliğine ise kardeşi Şehzade Mehmed getirildi. Halk ve askerler bu duruma tepki gösterdi, bunun üzerine I.Süleyman doğu topraklarının güvenliği için şehzadenin Amasya’ya gönderildiğini ve veliahtlığının sürdüğünü açıkladı[2]. Ardından, Mehmet’in beklenmedik şekilde 1543’te ölümünden sonra Saruhan Sancakbeyliğine Şehzade Selim getirilirken; Şehzade Mustafa ise 1549 yılında Konya Sancakbeyliğine atandı.Şehzade Mustafa’nın şahsına dair önemli verilerden biri de Bernardo Navagero adlı İtalyan elçinin hakkında verdiği bilgilerdir. Yazdığı bir mektup aynen şu şekildedir:“ “Şehzâde Mustafa, sultanın ilk oğlu. Annesi de Çerkes olan kadın. Şu anda Amasya’da ikamet ediyor. İranlılar’ın sınırında, İstanbul’dan 26 gün uzaklıktaki bir mesafede. Yıllık geliri 80 bin dükaya tekabül ediyor. Annesi de onunla birlikte yaşıyor ve oğlunun zehirlenmesini engellemek için her türlü önlemi alıyor. Onun için en tehlikeli şeyin zehir olduğunu, başka hiçbir şeyden korkmaması gerektiğini söylüyor. Mustafa’nın annesini büyük ölçüde sevip saydığı söyleniyor.Herkes onu çok seviyor ve herkes babasının yerine tahta çıkmasını istiyor. Yeniçerilerin de onun hükümdar olmasını istedikleri çok açık. Sultanın bütün kullarının arzusu da bu, çünkü ilk oğlu olmasından yanısıra çok dürüst, cömert ve cesur olması da herkesin onu istemesi için yeterli sebepler. Topraklarına gelen her yeniçeriye, sultanın kullarına, sadece çok iyi davranmakla, onları misafir etmekle kalmıyor, aynı zamanda çok güzel hediyeler de sunuyor. İşte sahip olduğu nâmı da böyle kazanmış. Her ihtiyaçları için yeniçeriler kendisine rahatça başvurabiliyorlar ve onun idaresinden bugüne kadar kimse sultana şikâyetçi olmamış.Babasına sık sık armağan olarak güzel atlar, ayrıca birkaç bin düka da gönderiyor ve bunu seve seve yaptığı çok belli.Şimdiye kadar babasına karşı hiçbir ters harekette bulunmamış. Hem de başka bir kadından olan diğer kardeşlerinin babasına yakın olduklarını bildiği, hatta biri sarayda yaşadığı halde. Bu konuda çok ılımlı.Söylediğim gibi herkes babasının ardından Şehzâde Mustafa’nın hükümdar olmasını bekliyor ve istiyor. Ancak değişik olaylardan dolayı şans Şehzâde Selim tarafına da düşebilir (Diğer ikisine çok fazla önem verilmemiş). Sultanın çok sevdiği annesinin planları ve çok yetkili olan Rüstem’in planları da bu doğrultuda. Yani sultanın ölümünden sonra Selim’in padişah olmasını desteklemek için şimdi planlar yapıyorlar. Bu yüzden paşa en önemli mevkilere kendine yakın, onun emrinde olan kişileri yerleştiriyor. Sancakların yanısıra, hem yeniçeri ağasını yerleştirdiği, hem de kardeşini kaptanıderya mevkilerine çıkardığı gibi. Paşa kaptanıderya olan kardeşinin görevden alınmaması için büyük çaba gösteriyor. Bu mevkiden kardeşini alsa bile yerine çok güvendiği başka birini koyacak. Zira Mustafa’nın tahta çıkmasını engellemek için bir donanma ile onun yolunu kesmekten daha iyi bir şey yok.Sultan Selim, İstanbul’a çok yakın. Hayatta kalmayı başarırsa, annesi de ölmezse, paşa da hazinenin ve sultanın paralarının sahibi olarak, kaza eseri bir ölüm ile Sultan Selim’i tahta oturtmak onlar için pek de zor olmaz. Herşeyi elde eden para aracılığı ile insanların kalbindeki Sultan Mustafa sevgisini kısa sürede silip atabilir. Bu şekilde kendisi de tahtı elinde tutmaya devam etmiş olacaktır. Ancak Mustafa’nın öldürülememesi durumunda ise Mustafa, hakettiği tahta çıkmak ve çıktıktan sonra da kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır. Sultandan sonra tahta çıkan kim olursa olsun, herkesin bir korkusu var. Bunu Türkler de söylüyor: Bu taht meselesi oldukça kanlı olacağa benziyor ve bunun felaketlerin başı olduğunu düşünüyorlar. Bu konu ile ilgili olarak sultanın taht için kimi tercih ettiğini anlamak kolay değil çünkü hepsi onun oğlu ama yanında her zaman Rus karısı var ve bu kadın kendi oğullarını hep ön plana çıkarıp, sürekli Mustafa’yı kötülüyor. Ama Mustafa’nın tahta çıkması konusunda pek bir şey değiştiremeyeceğini de biliyor. Sultan da bu konuda bir şey yapamaz zira kendi ağzıyla Mustafa’nın tahta çıkacağını söyledi.”„—Bernardo NavageroDiğer bir veri ise Guillaume Postel’in Osmanlı gelenek-göreneklerini ve Osmanlı’nın siyasi durumunu anlattığı kitapta bulunmaktadır. 1536′da, Fransız kralı I. François, Kanuni Sultan Süleyman’la bir sözleşme imzaladı ve ardından resmi tercümanı ve tarihçisi Guillaume Postel’i yardımcı olarak Fransız elçisi olan Jean de La Forêt’in yanına, İstanbul’a gönderdi. Fransız tarihçi Guillaume Postel,”De la République des Turcs”(Türklerin Cumhuriyeti) adlı kitabında Şehzade Mustafa’nın iktidarı devralabilecek yaşa ve olgunluğa ulaştığını, tedbirli, ve son derece iyi eğitimli bir şehzade olduğunu yazmaktadır.KişiliğiMustafa, şairdir (Mahlası Muhlisî[5]), hattattır (Elyazısı: Viyana, Şark yazmaları, No:998 de nesh ile yazılmış Süleyman-name). Manisa Bozdağ da, cami, saray, türbe, çeşmeler yaptırdı. Irakeyn ve Korfu seferinde (1534, 1536, 1537) ve Boğdan seferinde Anadolu muhafızı, 9. seferde (1541) İstanbul muhafızı oldu. Manisa Bozdağ da, cami, saray, türbe, çeşmeler yaptırdı. Görüntüsü ve tavırlarıyla dedesi Yavuz Sultan Selim’e çok benziyordu.[6]Şehzade Mustafa’nın bilhassa Amasya’dayken ilim meclislerinde bolca bulunduğu, devrin önemli müderrislerinden dersler aldığı ifade edilir. Celalzade Salih çelebi, Manisalı Senai Mehmed çelebi, Hayreddin Hızır efendi, Şems efendi, şair Lali çelebi, Karaçelebizade Hicri Mehmed Muhyiddin efendi, İstanbul kadısı, şair Muhyiddin Mehmed Hüseyni efendi gibi alimlerden dersler aldı. Şehzadenin hocalarından olan Mustafa Sürûrî Efendi, Bahrü’l- Maarif ve Zahiretü’l Müluk yazıp şehzadeye sunmuştur. Şehzadenin katli üzerine de Kanuni ile alakasını kesip bir daha görüşmemiş ve kendisine verilmek istenen bütün resmi vazifeleri de reddetmiştir.[7] Kanuni Sultan Süleyman’a yazdığı bir mektupta şu ifadeler geçmektedir.“ Cihan padişahı babası gibi adil, atası Sultan Selim gibi yavuz ve korkusuz, büyük atası Sultan Mehmet gibi zeki.Devlet-i Aliye’nin gördüğü en parlak şehzade.„AilesiZevcesinin adı bilinmemektedir. 1525, Kırım doğumludur. Şehzade Mustafa’nın ölümünden sonra 1555 de, Pertev Mustafa Paşa ile evlendirilmiştir.Çocukları:Nergisşah Sultan: 1536 yılında Manisa’da doğdu. Damat Cenabi Ahmet Paşa (şair, tarihçi, Enderuni ve çeşnigirbaşı, 20 yıl kadar Anadolu Beylerbeyi) ile evlenmiştir.Şehzade Mehmed: 1546′da Amasya’da doğdu. Ölümü; 1553, Bursa.Şehzade Orhan: Ölümü; 1552, Konya.Şah Sultan: 1547 yılında Konya’da doğdu. 2 Ekim 1577′de öldü. Zevci Damat Abdülkerim Ağa.Ölümü ve SonrasıTaht yarışında Şehzade Mustafa’yı bertaraf edebilmek için Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından sahte mektuplar ürettiği düşünülür. Bu mektuplar, Şehzade Mustafa’nın babası hayatta iken onun tahtına göz diktiğini ve isyan hareketlerine destekte bulunduğunu gösterir niteliktedir. Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni, güvendiği din alimlerinden tavsiye istedi. Güvenilen bir kölenin efendisinin parasını irtikap ettiğine ve ona karşı bir tuzak kurduğuna ilişkin hayali bir hikayeyle buna karşı ne yapılması gerektiğini sordu.[10] Aslında bu, Mustafa’nın isyan hareketlerine başvurduğuna ve babasının tahtına göz diktiğine dair endişelerinin çok uzağındadır. O dönemin alimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi Süleyman’a şu cevabı vermiştir; “bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur.” Bu ifade, şeraite göre kendisine bir cinayet izninin verilmesi demektir, ancak bir fetva niteliği taşımamaktadır. Çünkü Şehzade Mustafa’nın yaşadıkları Süleyman’ın danıştığı hikayeden çok farklıdır.1553 yılında Veziriazam Damat Rüstem Paşa İran seferi için hareketinden sonra Aksaray taraflarına gelince, orduyu durdurdu ve yeniçerilerin Şehzade Mustafa’ya yatkınlığı olduğunu ve askerin, ihtiyarlığı sebebiyle sefere çıkamayan padişahın Dimetoka da oturmasını, Mustafa’yı hükümdar olmasını istedikleri dedikodusunun yayılmakta olduğunu bildirmek için, sipahiler ağası olan, Kızıl Ahmedliler den Şemsi Ağa’yı (Şemsi Paşa) İstanbul’a yolladı ve padişahın bizzat askerin başında sefere çıkmasını arz ederek, Aksaray’dan ileri gitmeyip bekledi.Padişah bunu haber alınca Rüstem Paşa’yı geri çağırdı ve 1553 ağustos sonlarında kendisi İran seferine çıktı. Kütahya sancakbeyi Şehzade Bayezid’i Rumeli muhafazasında bulunmak üzere Edirne’ye gönderdi. Bolvadin’e gelince Saruhan sancakbeyi Şehzade Selim orduya gelerek el öptü. Bundan sonra padişah Aktepe konağına geldiği vakit, sefere çağrılan Şehzade Mustafa orduya iltihak ederek çadırı kuruldu. Ertesi gün şehzade babasının elini öpmek için otağ-ı hümayuna yürüdü. Çadıra girdiği zaman babasını göremedi, yedi dilsiz onu karşıladı ve hemen üstüne atılarak boğmak istedilerse de Mustafa bunların elinden kurtulup kaçarken, saray hademelerinden Zal Mahmud ağa arkadan yetişip şehzadeyi boğdu.Cesedi çadırın önüne bir İran halısı üzerinde bırakılmak suretiyle ölümü ilan edildi. Bu, aynı zamanda İran ile iş birliği yaptığı iddia edilen Şehzade Mustafa’nın durumunda bir mesaj niteliği taşıyordu. Cenazesi daha sonra Bursa’ya gönderilerek II. Murat türbesi yakınına defnedilmiştir.OSMANLI TARİHİNİN EN ACI OLAYIKanunî’nin oğlu Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesi Osmanlı tarihinin bugüne kadar unutulmayan en acı hadiselerinden biridirŞehzâde Mustafa, 1515’te babasının Manisa Sancakbeyliği sırasında doğdu. Annesi Mahidevran Hatun’du. 1520’de babasının tahta çıkması üzerine İstanbul’a geldi. 1533’te Manisa Sancakbeyliği’ne tayin edildi.Yeniçerilerin sevgisiŞehzâde Mustafa, Manisa Sancakbeyliği sırasında şairleri ve âlimleri himayesi altına aldı. Halka, ulemaya ve askerlere karşı cömert oldu. Şehzâde hemen herkes tarafından sevilerek saltanatın varisi olarak görüldü.Şehzâdenin bu şekilde geniş bir nüfuza sahip olması ve değişik halk kesimlerinden destek görmesi, Hürrem Sultan’ı huzursuz ediyordu. Hürrem Sultan’ın da etkisiyle Veziriazam Makbul İbrahim Paşa öldürüldü. Böylece Şehzâde Mustafa İstanbul’daki en büyük destekçisini kaybetti. Hürrem Sultan ise kızı Mihrimah Sultan’ı evlendirdiği Rüstem Paşa’yı ikbal merdivenlerinden çıkararak, Şehzâde Mustafa’ya karşı önemli bir müttefik buldu.Valilere mektup yazdıKanunî, Hürrem Sultan’ın da tesiriyle Şehzâde Mustafa’yı saltanat merkezine daha yakın olan Manisa Sancakbeyliği’nden alarak yerine Şehzâde Mehmed’i tayin etti. Şehzâde Mustafa’yı da Amasya’ya gönderdi. Ancak Şehzâde Mehmed’in 1 yıl sonra 1543’teki beklenmedik ölümü Şehzâde Mustafa’yı tekrar şanslı duruma getirdi.Şehzâde Mustafa da bu arada valilere mektuplar yazarak çevresini genişletmeye çalışıyordu. Mahidevran Sultan, Amasya’da Şehzâde Mustafa’ya yol gösteriyor, oğlunu korumak için çabalıyordu.Venedik Elçisi Navagero, Hürrem Sultan ile Rüstem Paşa’nın Şehzâde Mustafa’yı engellemek için neler yaptıklarını da şöyle anlatır:Sahte mektuplarGelişmelerin günden güne kendi aleyhlerine gittiğini gören Rüstem Paşa, gizlice şehzâdenin mührünü kazıttı. Şehzâde Mustafa’nın ağzıyla İran Şahı Tahmasb’a bir mektup yazdı. Sahte mektupta, şehzâde “padişah olması halinde Şah Tahmasb ile yakın bir dostluk kuracağını bildiriyor ve Şah’ın güzel kızı Feride ile evlenmek istediğini” söylüyordu. Rüstem Paşa, şehzâde adına yazdığı sahte mektubu Zeynel Bey vasıtasıyla İran şahına gönderdi. Şahın cevaben şehzâdeye yazmış olduğu mektubu da aynı yolla ele geçirdi. Rüstem Paşa çok büyük bir koz yakalamıştı. Gerektiğinde bu sahte mektupları padişaha gösterecek ve şehzâdenin sonunu hazırlayacaktı.Kanunî’ye iletti1552’de Veziriazam Rüstem Paşa, İran seferine çıktı. Ancak Anadolu’daki asker ve halkın Şehzâde Mustafa’ya büyük muhabbet beslediklerine şahit oldu. Padişahın yaşlandığı ve Rüstem Paşa’nın da ortadan kaldırılması gerektiği yönünde dedikodular üzerine veziriazam, hemen bir adamını İstanbul’a göndererek meydana gelen olayları Kanunî’ye iletti. Bu arada daha önce Şah Tahmasb’a yazdığı sahte mektupları da Şehzâde Mustafa’nın aleyhine delil olarak gönderdi. Artık, Kanunî Sultan Süleyman tamamen oğlunun aleyhine dönmüştü. Özellikle, “Padişahın kalan ömrünü Dimetoka saraylarında ibadetle geçirmesi gerektiği” şayiası kendisini çok üzmüştü. Dedesi İkinci Bâyezid tahttan indirilerek Dimetoka Sarayı’na gönderilmiş ancak yolda aniden ölmüştü.Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesiSultan Süleyman, Rüstem Paşa’yı geri çağırarak seferin ertesi yıl bizzat kendi komutasında yapılacağını bildirdi. Kanunî, 28 Ağustos 1553’te ordusuyla Üsküdar’dan hareket etti. Ordu 5 Ekim’de Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı. Orduya katılması talimatı verilen Şehzâde Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, birlikleriyle babasının otağının 2 mil uzağına otağını kurdu.Uyarıları dinlemediŞehzâde Mustafa, akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kâğıt bulunan bir ok atıldı. Kâğıtta babasının otağına kesinlikle gitmemesi, babasının onu öldüreceği yazılıydı. Şehzâde Mustafa bunu Rüstem Paşa’nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü. Şehzâde Mustafa, çevresinin bütün uyarılarına rağmen babasının kendisini öldürteceğine inanmıyordu.Şehzâde Mustafa, padişahın çadırına girdiğinde elinde bir yayla tahtta oturan babasını hürmetle selamladı. Kanunî bu selama, “Ah köpek! Sende hâlâ beni selamlayacak cesaret var mı” diyerek arkasını döndü. Bu işaret üzerine iri cüsseli dilsiz yedi cellat şehzâdenin üzerine atıldılar.Şehzâde Mustafa böyle ani bir saldırı karşısında bile cellatlardan kurtulup, onları yere sermeyi başardı. Bu sırada karşısına çıkan Zal Mahmud Ağa, şehzâdeye çelme takarak onu yere düşürdü ve hemen kemendi boynuna geçirdi. Birkaç dakika sonra şehzâdenin cesedi çadırın dışına çıkarılarak bir İran halısının üzerinde teşhir edildi.Rüstem Paşa azledildiOlup bitenler Şehzâde Cihangir’i derinden yaraladı. Şehzâde Cihangir, kısa bir süre sonra vefat etti. Şehzâde Mustafa’nın ölümü ordu arasında derin bir üzüntü ve hoşnutsuzluk meydana getirdi. Rüstem Paşa azledilip, Şehzâde Mustafa’ya yakınlığı ile bilinen Kara Ahmed Paşa veziriazamlığa getirildi. Şehzâdenin cenazesi Bursa’ya gönderilerek defnedildi. Hürrem Sultan’ın kışkırtmasıyla, babasının intikamını alır gerekçesiyle Şehzâde Mustafa’nın 7-8 yaşlarındaki oğlu Şehzâde Mehmed de öldürüldü.Düzmece MustafaŞehzâde Mustafa öldü ama arkasından en az 5 kişi ben Şehzâde Mustafa’yım diye isyan çıkardı. Şehzâdenin katlinden kısa bir süre sonra Dobruca’da ortaya çıkan bir kişi Şehzâde Mustafa olduğunu iddia etti. Şehzâdeye benzerliği ve cesareti ile etrafına Rumeli eyaletlerinden binlerce sipahiyi topladı. Düzme Mustafa bir müddet devlet güçlerini uğraştırdıktan sonra yakalanıp, İstanbul’da çengele geçirilerek öldürüldü.Arka arkaya isyanlarDüz­me­ce Mus­ta­fa is­yan­la­rı dur­ma­dı. 1557’de Ana­do­lu­’da Sa­fe­vi­le­r’­in de des­tek­le­di­ği bir is­yan çık­tı. Sul­tan Sü­ley­ma­n’­ın taht ko­nu­sun­da­ki en­di­şe­le­ri­ni sa­de­ce 1566 yı­lı­na ka­dar ye­ni­den or­ta­ya çı­kan Düz­me­ce Mus­ta­fa­lar can­lı tut­tu. 1564’te fark­lı böl­ge­ler­de iki Düz­me­ce Mus­ta­faor­ta­ya çık­tı. Bir Düz­me­ce Mus­ta­fa ise 1565 Ha­zi­ra­nı­’n­da idam edil­di.Hürrem Sultan’a suçlamaŞehzâde Mustafa ile ilgili birçok mersiye yazıldı. Kadın şair Nisâyî yazdığı mersiyede Hürrem Sultan’ı açıkça suçlamıştır:Bir Urus câdısınun sözin kulağuna koyupMekr ü âle aldanuban ol acûzeye uyubBâğ-ı ömrün hâsılı ol serv-i âzâda kıyupBi-terahhum şâh-ı alem n’itdi Sultan MustafâŞâh-ı âlemsin veli halk tutdı senden nefretiKimsenün kalmadı hergiz sana meyl-i şefkatiBâis olan müftiye irmesün Hak rahmetiMerhametsüz şâh-ı âlem n’itdi Sultan MustafâNisâyiUnutulmayan MERSiYEŞehzâde Mustafa adına birçok mersiye yazıldı. Bunların en meşhuru Taşlıcalı Yahya’nınkidir:Meded, meded bu cihânın yıkıldı bir yanıEcel celâlîleri aldı Mustafa Hân’ı.Dolundu mihr-i cemâli, bozuldu erkânı,Vebâle koydular âl ile Âl-i Osmân’ı.………….Enîsi gâib erenler, celîsi ehl-i sefâ,Ziyâde ide yaşım gibi rahmetin mevlâ.İlâhi! Cennet-i firdevs ana durağ olsun,Nizâm-ı âlem olan Pâdişah sağ olsun!
Şehzade Cihangir ve Şehzade Beyazıt Nasıl Ölmüştür ?
Hürrem Sultan dan olma diğer şehzade Cihangir (1531-1553) kamburluğu ve başka fiziksel hastalıkları yüzünden öz kardeşleri tarafından alay konusu olsa da, Şehzade Mustafa onu her zaman korumuştu. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra kendisini öldürmüş olduğu veya üzüntüden öldüğü söylenir. Kanuni zaten Mustafa'yı öldürtmesinden pişman olmuşken bir de Cihangir'i yitirmiştir. Kanuni kaybettiği oğlu adına Cihangir semtini kurdurur. Şehzade Cihangir yaşasaydı da hastalıkları yüzünden tahta çıkamayacaktı. Hürrem’in aslında taht için başından beri şehzade Beyazıt’ı düşündüğü söylenir. Beyazıt çocukların içinde karakter olarak Kanuni’ye en çok benzeyendir.Ancak şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra çıkan Düzmece Mustafa isyanında rolü olduğu düşünülür ve İran’a sığınmak zorunda kalır. Hürrem’in Kanuni’ye oğlunu affetmesi için yazdığı mektuplar Kanuni’yi yumuşatsa ve oğlu için İran’la pazarlığa başlasa da, şehzade Beyazıt kendisini teslim almak için gelen Osmanlı heyetince öldürülür.
Reklam
Alman İş Bulma Sitesinin Süper Yaratıcı Reklam Kampanyası
'Hayat sevmediğiniz bir işi yapmak için çok kısa' sloganıyla yola çıkan Alman iş bulma sitesi 'jobs in Town' harika bir reklam kampanyasına imza atmış. Her gün kullanmış olduğumuz otomatların üzerine yapıştırılan reklamlardaki mutsuz insanlara dikkat çekerek insanları sevdikleri işi yapmaya / aramaya motive etmek amaçlanmıştır. Bu harika afişlere yakından bakalım...
İnternetten Satış Yapmak İçin Bilmeniz Gerekenler
İşletmelere e-ticaret yazılımı ve alt yapısı sunan IdeaSoft, e-ticarete adım atmak isteyenlerin bilmeleri gereken temel konuları 4 ana başlıkta özetleyen yazısını kurumsal bloğunda yayınladı. İnternetten satış yapmak ile için bilmeniz gerekenler  1. Zaman AyırmakE-ticarete başladığınızda işletmenizde bu konuyla ilgilenecek bir ekibiniz varsa veya siz kendiniz günde birkaç saatinizi ayırabiliyorsanız bir sorun yok demektir. Eğer internetten satış yapacağınız siteniz ile bir işletme sahibi olarak siz zaman ayıracaksanız e-ticaret sitesi açtığınızda günlük belirli bir süreyi ayırmanız hem e-ticaret sitenizin gelişimi için hem de kendi gelişim ve öğreniminiz için oldukça önemli. Gün içerisinde 2-3 saatinizi ayırmanız, yönetim süreçlerinizi, sipariş takip ve süreçlerinizi yönetmek için ilk etapta yeterli olacaktır.  2. Vergi Mükellefi OlmakEğer bir işletme sahibiyseniz yeni bir firma kurmanıza gerekmiyor. Eğer şirketinizi yeni kuracaksanız en düşük maliyetlisi Şahıs Şirketi, veya Adi ortaklık kurmanız olacaktır. 2013 yılı verilerine göre bu tip şirketleri kurmanın maaliyeti 500 TL ile 1500 TL arasında değişmektedir. Limited veya Anonim şirketler için maliyetler daha yükselmektedir.  3. Bütçe Ayırmakİnternetten satış yapacağınız sitenin hazırlanması ve satış sürecinin oluşması için ihtiyaç duyacağınız bütçeyi iyi belirmeniz gerekmektedir. Bütçenizi belirlerken firma kurulum maliyetlerinizi, yazılım maliyetlerinizi ve ürün teminini sağlamak için gerekecek olan maliyet hesabınızı iyi yapmanızda fayda var. E-ticaret sitenizin büyüme stratejisisine bağlı olarak bütçeniz değişiklik gösteriyor olacaktır. Uzun vadede bir gelir kalemi oluşturmasını istiyorsanız, yavaş ve kararlı ilerleyebilirsiniz. Kısa sürede bir noktaya gelmesini istiyorsanız, reklam ve analiz süreçlerinizi yönetmek için daha fazla bütçe ayırabilirsiniz.  4. Profesyonel E-ticaret YazılımıÖzellikle küçük işletmelerin hazır bir e-ticaret çözümüne yönelmeleri çok daha doğrudur. Hazır çözümlerin en büyük avantajı sorunsuz, gelişmiş ve düşük maaliyetli bir e-ticaret sitesini hızlı bir şekilde hayata geçirmenize olanak vermesidir. Ülkemizde yüksek satış rakamlarına ulaşan bir çok büyük işletme de e-ticaret konusunda hazır çözümleri kullanmaktadır.  Satın alacağınız e-ticaret paketine karar vermeden önce e-ticaret siteniz için ihtiyaçlarınızı belirlemeli, kullanacağınız yazılımın o ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığını iyice incelemelisiniz. Satış temsilcilerine danışmanız bilmediğiniz birçok konuda size faydalı bilgiler sağlayacaklardır. E-ticaret yazılımının tek başına yeterli olmayacağını unutmayın. Ödeme sistemleri, kargo şirketleri, tedarikçileri gibi işortaklarıyla entegre çalışabilen bir e-ticaret yazılımı sizi birçok maaliyetten kurtaracak, zaman tasarrufu sağlayacaktır. Eğitim, teknik destek, satış ve pazarlama konusunda özel fırsatlar gibi konularda çözümler bulabileceğiniz e-ticaret çözümlerine yönelmeniz başarı yüzdenizi artırıyor olacak.
Reklam