'Frozen' film müziğine her geçen gün yeni bir versiyon daha ekleniyor. 25 farklı ülkenin sanatçıları bir araya gelerek 'Let it Go' parçasını 25 farklı dilde seslendirdiler.
Araştırmacı Tram-Semen'in ortaya çıkardığı Eski Türk astrolojisi sisteminde, 36 ayrı burç bulunuyor. Karaçay Türkleri'nden araştırmacı Sofi Tram-Semen, 20 yıllık çalışma sonucunda yüzlerce yıl önce Nart-Karaçaylar'a ait 36 burçluk sistemi belirledi İşte o burçlar ve özellikleri...
Hollandalı sanatçı Arie Vant Riet bir çeşit ikili xray kamerası kullanarak hayvan ve bitkilerin xray fotoğraflarını çekiyor. Daha sonra da photoshop aracılığıyla renklendirme uyguluyor. Gerçekten çok yaratıcı ve ilgi çekici
İtalya’da yaşayan ünlü yönetmen Ferzan Özpetek yine seyirciyi derinden etkileyecek tutkulu ama bir o kadar da dramatik bir aşk hikayesi yarattı.Ülkemizde 14 Mart’ta vizyona giren yeni filmi “Kemerlerinizi Bağlayın/ Allacciate le Cinture” ünlü yönetmenin son filmlerine göre pek neşeli bir film sayılmaz. Filmi izlemeye başladığınızda kendinizi çok derin bir aşk hikayesinin içinde bulacağınızı zannedip bir anda kanser hastalığının korkunç etkileriyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ferzan Özpetek bu sefer, izleyicinin eğlenceli, bol kahkahalı ve kalabalık İtalyan ailelerinin gürültülü akşam yemekleriyle geçen senaryo beklentilerinin tam tersi ile karşımızda. İzleyicinin hayata ve kansere isyan edip hüngür hüngür ağlamasına sebep olabilecek kadar dramatik bir senaryo yazmış Özpetek, ünlü senarist Gianni Romoli ile birlikte. Film, iki kişinin aşkından çok, Kessia Smutniak’ın canlandırdığı Elena karakterinin yıllar boyu geçirdiği değişimi ve olgunlaşmasını ele alıyor. Diğer başrol oyuncusu yani esas adamımız Antonio (Francesco Arca) ise diğer oyunculara kıyasla biraz sönük kalıyor. Kendisinin ilk sinema deneyimi olmasına rağmen filmin bir kısmında canlandırdığı 13 yıl sonraki Antonio için 12 kilo alması yine de takdir edilemeyecek bir durum değil. Film, Elena ve Antonio’nun çekişmeli ama bir o kadar da tutkuyla anlatılan aşkıyla başlayıp bir anda 13 yıl sonrasına geçiliyor. Bu tip geçişler her zaman izleyicinin dikkatini çekmiş ve filmi sıradan bir romantik- komedi havasından çıkartıp daha heyecanlı bir aşk filmine dönüştürmüştür. Ancak Ferzan Özpetek bunu bir çok karakteri tanıtmadan ve bazı olayların ucunu açık bırakarak yapmış. E haliyle bu durum izleyicinin kafasında tam Elena ve Antonio’nun tutkulu aşkıyla oluşmuş kalplerin soru işaretlerine dönüşmesine neden oluyor. Çünkü filmin devamında gördüğümüz çift hiç de birbirine inanılmaz derecede aşık ve tutkulu bir çift değil. Ta ki Elena’nın tedavisi sırasında Antonio ile arasında geçen olaylara tanık olana kadar. Gelelim filmde bizlere tanıdık gelen ve Ferzan Özpetek filmlerinde her zaman olan detaylara. İlk olarak filmdeki aile bireyleri çok sempatik ve aralarında sürekli bir didişme durumu olsa da birbirlerine son derece bağlılar. Bunları Elena’nın ailesi için söylüyoruz çünkü esas erkek Antonio’nun ailesi anlatılmıyor filmde. Bir başka güzellik ise tabi ki müzikler. Ferzan Özpetek her zamanki gibi müzik seçimleri ile izleyiciyi senaryonun içine çekmeyi çok iyi başarıyor. Diğer filmlerinde genelde Sezen Aksu parçalarına yer veren yönetmen bu defa Aynur Doğan’ın seslendirdiği kürtçe “Bexo” parçası ile izleyiciye bambaşka bir müzik keyfi sunuyor. Filmde Özpetek’in diğer filmlerinden tanıdığımız yüzler de var Paola Minaccioni (Egle) ve Elena Sofia Ricci ( Dora) gibi. Filmin en çok güldüren karakterleri diyebiliriz onlar için. Filmde çok kısa yer verilen Elena’nın en yakın gay arkadaşı Fabio (Flippo Scicchitono) filme yakışıyor ve rahat tavırlarıyla izleyiciyi etkiliyor. Filme yüzeysel bir şekilde baktığınızda bir aşk filminde dikkat çekebilecek çoğu unsur var; yasak aşk, tutku, aldatma, sadakatsizlik ve dram. Ancak tüm bunlar bir arada kullanılmak istenirken izleyicinin kafasında nasıl, neden, ne oldu gibi sorular oluşuyor. Kimi izleyiciye göre filmi iyi yapan şey bu soru işaretlerinin oluşması aslında ama kimine göre de filmde ‘tamamlanmamış’ duygusu yaratıyor. Tüm bu tartışmalar izleyicinin film hakkında konuşmasını sağladığı için aslında senarist ve yönetmenin kıvrak zekasına hayran kalmamak elde değil. Ferzan Özpetek’in 10. filmi Kemerlerinizi Bağlayın’ı olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele aldık. Eğer İtalyan sineması sizin de ilginizi çekiyorsa izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle meme kanserine ilgi çekmek açısından son derece önemli. İstanbul Bilgi Üniversitesi iletişim Fakültesi öğrencisi Selin Tunca’nın yazısı zete’nin genç dergisi Üniverzete‘den alınmıştırZete
Küresel fenomen Game of Thrones dizisi, taht için güç savaşını ele almasıyla uluslararası siyaset yorumcularının da dikkatini çekiyor. ABD’de yayın yapan kablolu televizyon kanalı HBO’nun, George R. R. Martin’in kült fantastik roman serisi A Song of Ice and Fire’a dayalı dizisi Game of Thrones’un dördüncü sezonu bugün başlıyor. Türkiye dahil dünyanın dört bir yanında dizinin hayranları yeni bölümleri sabırsızlıkla beklerlerken Yedi Krallık’a hükmeden Demir Taht iÇin verilen kanlı güç savaşı uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından da dikkatle takip ediliyor. Fransa’da yayımlanan Le Courrier International dergisi dizinin dünya basınındaki yansımaları için özel bir ek hazırladı. Dergi, dizinin geçtiği hayali Westeros kıtasının ‘jeopolitik dengeleri’yle ilgili bir harita hazırladı. ‘Jeopolitik destan’ Küresel siyaset üzerine yayınladığı haber ve analizlerle bilinen Foreign Policy dergisi ise ‘jeopolitik destanı’, ‘dış politika için gerçek bir rehber’ ifadelerini kullandığı dizinin ‘pragmatizm, gizli diplomasi ve güç ittifakı’ üzerine düşünmek için etkileyici bir zemin oluşturduğunu yazdı. “Martin’in romanları uluslararası ilişkilerin son derece sofistike ve karmaşık bir felsefesine dayanıyor. Egemen bir devletin tanımı, bir borcun varlığının hükümdarın elini kolunu bağlaması, hüküm sürmenin savaşmaktan daha zor olması, ittifak kurmak için ikna gücü her iktidar sahibinin dikkat etmesi gereken konular” yorumunu yapan Foreign Policy, Lannister hanedanının en az ‘Çin kadar güçlü’ olduğunu belirtti. Milliyet
Russell Crowe’un başrolünde oynadığı, ‘Nuh: Büyük Tufan’ filmi, İslami gerekçelerle Malezya’da da yasaklandı. Malezya Film Sansür Kurulu Başkanı Abdül Halim Abdül Hamid, kararın iki hafta önce alındığını söyleyerek “Bir peygamberin yüzünün gösterilmesi İslam’da yasaktır. Eğer film Malezya’da gösterilseydi çok fazla tepkiye yol açabilirdi” dedi. Film, daha önce Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de yasaklanmıştı. Mısır’daki El Ezher Üniversitesi de filmin yasaklanması yönünde fetva vermişti. Turkhishny
Önemini yaşı 24-25 ve daha üstü olanların çok daha iyi anlayacağı bu diziler hayatımızın bir parçasıydı. Çünkü bunların her biri tam bir aile dizisiydi saati geldiğinde herkes hazırlığını yapmış ekran başına geçmiştir bile. Özellikle internetin bu denli yaygın olmadığı dönemden bahsediyorum yani tekrarını izleme şansı bugünkü kadar erişilebilir değildi.
Haftanın 6 günü çalışıp sadece Pazar günleri dinlenme fırsatı bulan, ancak bu Pazar'ları da çeşitli sebeplerle zehir edilen insanların haklı çığlıkları. Temizlik, gezme, tadilat derken sinir katsayısının aşama aşama yükselmesi.
www.twittermeclisi.com, siyasetçilerin ve politikacıların Tweet'lerini derleyen ve veritabanına kayıt eden bir takip sistemidir. (Atılan Tweet silinse bile sistemden takip edebilirsiniz!) Twitter Meclisi aracılığıyla yaptığımız araştırmaya göre en çok RT edilen siyasetçilerin listesini çıkardık. İşte top 10! Ne diyoruz? SOSYAL MEDYA UNUTMAZ!
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Özellikle yeni evli çiftler bu manzaralara kendilerini hazır hissedene kadar çocuk yapma konusunda fazla aceleci davranmamalılar.İyi eğlenceler dileriz...
İş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda ülkeler onlarca yeni düzenleme yapıp insanları tehlikeden uzakta tutmak isterken bu kişilerin yaptıkları sonuçlarını hak eder cinsten.
Günümüzün en gündem de ve bana göre en güzel akımlarındandır “ Şiir Sokakta ” Defteri kapatıp şiirlerini duvara yazan gençler, çocuklar, yaşlılar, aşıklar, mutsuzlar.. Duvarlarımız artık, “#şiirsokakta” hashtagi ile güzelleşiyor. Daha çok ikinci yeni akımının şairleri olan Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever, İlhan Berk şiirleri karşımıza çıkıyor. Hadi başlayalım.. Şiir sokakta azizim… Ayna kenarında, otobüs durağında, çardak köşelerinde, paranın üstünde, ellerde, kollarda… Yaz yahu, ölmezsin. Biri bulur okur mutlu olur. Aklına gelir şu zalımın oğlu. Dertlenir belki, olsun dertlensin… Olgunlaştırır insanı. yaz sen. “biraz birazdım her şeyden dün biraz sinirlenmiştim mesela yarın bir kadını seveceğim biraz biraz biraz kör oldum bügünlerde… haydi sirtaki yapalım palyaço rakı doldur, yine eksildik biraz “ —————————————————– “sen gittikten sonra yalnız kalacağım. yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse… “ —————————————————– “anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz. hayır, sanırım sabahı bekleyemem bilmiyorum. insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.” —————————————————– “o kadar içten gülüyordun ki, içini kıskandım. için olmak istedim. gülüşünden öpüyorum.” Defteri Kapat #ŞiirSokakta
Bilim insanları, insan beyninin nasıl çalıştığını ortaya çıkarmak için yaptıkları çalışmalarda önemli bir adım attı. Fare beynindeki tüm sinir bağlantılarını gösteren 3 boyutlu harita çıkarıldı. Nature dergisinde iki yeni araştırmanın sonuçlarını açıklayan bilim insanları, sağlıklı ve hasarlı insan beyninin nasıl çalıştığını anlamak adına önemli bir gelişme kaydedildiğini belirtti. İlk çalışmada, fare beynindeki kısımların birbirleriyle bağlantısını gösteren en detaylı harita sunulurken, ikinci çalışmada beynin gelişim süreci esnasında sinirlerin nasıl oluştuğu ortaya kondu. Gelişim sürecini gösteren ikinci harita, aynı zamanda farklı sinirlerin oluşumundan sorumlu genlerin de belirlenmesini sağladı. Bilim insanları, elde edilen haritanın, bugüne kadar bir memelinin beynine ait en detaylı bağlantı şeması olduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, beynin ‘Google Maps’ çalışması olarak adlandırdıkları her iki haritanın, beyni daha iyi anlamaya yardımcı olacağı ifade etti. ABD’nin Seattle kentindeki Allen Beyin Enstitüsü’nden Hongkui Zeng, ‘beyindeki bağlantıların son bir asırdır önemli bir araştırma dalı olduğunu ancak farklı beyin araştırmalarında hep bir kısma odaklanıldığı için önemli bilgiler elde edilemediğini’ söyledi. Zeng, “Görüntüleme ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler, detaylı ve sistematik harita çıkarmamıza yardımcı oldu” dedi. Beyin hastalıklarının kökeni bulunabilir Elde edilen beyin haritası, belli hastalıkların anlaşılmasında tıp dünyasına yardımcı olabilir. Doktorların, beyin rahatsızlıklarına ait modelleri Zeng ve ekibinin geliştirdiği haritayla kıyaslamasıyla, hastalıkların beyindeki sinir bağlantılarını nasıl etkilediği görülebilecek. Zeng, sağlıklı ve hasta beyin modellerini yan yana koyarak, ‘beynin içinde neler olup bittiğini daha iyi anlayabileceklerini’ ifade etti. Dahası, beynin belli bölümlerinin hangi faaliyetlerden sorumlu olduğunu araştıran bilim insanları, yeni haritalardan yararlanabilecek. Gelişmekte olan beyindeki genetik özelliklerin ortaya çıkarılması ise özellikle hamilelik esnasında etkili olan genlerin tespit edilmesine yardımcı olacak. Bilim insanları bu şekilde hamilelik sürecinde ortaya çıkabilen beyin rahatsızlıklarının kökenini daha iyi anlayabilir. Fareler, büyüklük ve kapasite açısından olmasa da, beyinleri insan beynine en çok benzeyen canlılardan biri. Fare beyninden 2000 bin kat büyük olan insan beyninin sahip olduğu nöron oranı da 1000 kat daha fazla. İnsan beyni 86 milyar nöron içerirken aynı sayı şempanzede 28; babunda 14 milyar, farede ise 75 milyon. En az beyin nöronuna sahip toprak solucanında ise bu sayı 302. Zeng ve meslektaşları, fareler üzerinde büyük aşama kaydeden beyin araştırmalarının, yarar sağlaması açısından insan beyni üzerinde de ilerlemesi gerektiğine ifade etti. Zeng, Avrupa ülkeleri tarafından yürütülen ve insan beyninin bilgisayar ortamında simülasyonunun hazırlanmasını öngören Human Brain Project çalışmasına da katkıda bulunacaklarını açıkladı. aljazeera.com.tr