Cem Yılmaz'dan +18 Tepkisi!
Başrollerinde Serkan Keskin, Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan'ın yer aldığı komedi filmi 'İtirazım Var' filmi Cuma günü vizyona girdi. Onur Ünlü'nün senaryosunu yazıp yönettiği 'İtitazım Var' Kültür Bakanlığı tarafından şiddet içerdiği gerekçesiyle 18 yaş altındaki izleyiciye yasaklandı. Filmin yasaklanmasına bir tepki de komedyen Cem Yılmaz'dan geldi. Yılmaz sansüre şu tweet'lerle tepki gösterdi: 'Sinema filmlerine yaş sınırı getiren kurumdan istek yapabiliyomuyuz ? Mesela bana 21 ver 43 ver diyebilirmiyiz ? Ver oradan bana bi 53 ! Onur Ünlü'nün filmi 'İtirazım Var' sinemalarda ...gidin ! 17 iseniz gitmeyin 23 sen bakın çıkın ! 5 yaşındaysanız tek başınıza gidin ! Tv lere seyirci uyarısı...ahlakına uymuyorsa Kemal Sunal filmini yayınlama ! Yayınlarsan bipleme ..Çok akıllıysan kendi filmini yap ! Ok ? BİP TV ! 1999 da gösterimin Dvd sine tekrar bakın yaş sınırı 46 dır ! Öngörü :)'medyatava**https://twitter.com/CMYLMZ/status/457256433470701568****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457257576745680896****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457262817507540992**
Yeryüzünün İlk 'Penisli' Dişisi
Brezilya'da 'penisli' bir dişi böcek türü keşfedildi. Uzmanlar yeryüzünde karşı cinsin üreme organına sahip ilk hayvan örneğinin bu olduğunu söylüyorlar. Neotrogla denilen türün dişisi sertleşme özelliğine sahip üreme organına, türün erkeği ise vajina benzeri bir üreme organına sahip. Dişi, ginosom adı verilen penis benzeri organıyla erkeğin vajinaya benzeyen organına girerek sperm emiyor. Current Biology adlı dergide yayımlanan araştırma raporuna göre Neotroglalarda dişinin daima üstte olduğu çiftleşme dikkate değer bir süre -40 ila 70 saat- devam ediyor. Raporun yazarı Japonya'nın Hokaido Üniversitesi'nden Kazunori Yoshizawa, 'Cinsiyet rolü değişikliği bir çok başka hayvanda daha önce bulunmuştu ama üreme organlarının ters olduğu ilk örnek Neotrogla' diyor. Böcekler Brezilya'nın doğusundaki bir mağarada bulundu ve bu özellikler Neotrogla familyası içinde dört ayrı türü kapsıyor. Dişinin ginosom adı verilen penis benzeri organı erkeğin içine girdiğinde şişiyor. Organın içindeki dikenler sayesinde iki böcek birbirine yapışıyor. Bu olağanüstü rol değişikliğinin, böceklerin yaşadığı mağara ortamındaki besin yetersizliği sonucu gelişmiş olabileceği düşünülüyor. Çiftleşme dişiye erkeğin vajinasından sadece sperm değil, besleyici değeri yüksek diğer sıvıları da emme imkanı veriyor. O nedenle çiftleşme ne kadar sık olursa dişi o kadar beslenmiş de oluyor. Bu tuhaf türün incelenmesi türlerde cinsel organların evrimi, bilim insanlarına cinsler arası çelişki ve çatışmalar konusundaki tezlerin test edilebileceği yeni alanlar açıyor. Japonya'daki Keio Üniversitesi'nden Yoshiitaka Kamimura 'O kadar seks rolleri değişimi görülen hayvan arasında neden sadece Neotrogla'da dişi penis geliştiğini açıklayabilmek önem taşıyor' diyor. Bunu yapabilmek için önce laboratuarda yeterli sayıda böcek üretmeleri sonra deneylere girişmeleri gerekecek.BBC Türkçe
496 Işık Yılı Uzakta Yaşam İzi
Gökbilimciler, Dünya’dan 496 ışık yılı mesafede yer alan Kepler-186 güneş sisteminde kayalık ve su barındırdığı düşünülen bir gezegen keşfetti. Kepler-186f adı verilen gezegenin yaşam barındırıyor olabileceği belirtildi.NASA’nın Kepler teleskopu, Dünya’nın uzayda yaşam olan tek gezegen olmadığı savını güçlendiren yeni bir keşfe imza attı. Kepler-186 adı verilen kırmızı cücenin yörüngesinde, Dünya’dan sadece yüzde 10 daha büyük ve kayalık bir gezegen keşfedildi.Kepler-186f adı verilen gezegenin yıldızı ile arasındaki mesafe, Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin 3’te 1’i kadar. 'Kırmızı cüce' adı verilen yıldızların, Güneş’ten daha soğuk ama uzun ömürlü olmasının, yeni keşfedilen gezegendeki yaşam olasılığını da arttırdığı ifade edildi. Kepler 186f, beş gezegenli sistemde yıldızına en uzak mesafede yer alan gezegeni temsil ediyor. Gökbilimciler, gezegenin yaşanabilir bölgede yer aldığına emin olduklarını belirtirken, Kepler-186f’te yaşamın oluşmasını sağlayacak iklimsel ve evrimsel sürecin gerçekleşmiş olabileceğine inanıyor. NASA Astrofizik Bölümü’nden Douglas Hudgins, “Yapılan en son keşif, Dünya büyüklüğündeki gezegenlerin diğer yıldızların yaşanabilir bölgelerinde olabileceğini gösteriyor” ifadesini kullandı. Hudgins, yıldızı nedeniyle Dünya’nın ikizi olmaktan çok kuzeni olan Kepler-186f gibi birçok gezegenin uzayın derinliklerinde keşfedilmeyi beklediğinden emin olduklarını belirtti. NASA Ames Araştırma Merkezi’nden Thomas Barclay, “Samanyolu Galaksisi’nde 100 milyar yıldız bulunuyor ve bu yıldızların yüzde 70’i kırmızı cücelerden oluşuyor. Bu da Dünya benzeri gezegenlerin ağırlıklı olarak kırmızı cücelerin etrafında yer aldığına işaret ediyor” yorumunda bulundu. Kırmızı cücelerin Güneş’e kıyasla daha sönük olmasına rağmen yaşamı destekleyebileceklerine dikkat çeken Washington Üniversitesi’nden Victoria Meadows ise “Kepler-186f, bitkilerin fotosentezde kullandığı ışığın 6’da 1’ini dalga boylarında alıyor. Dünya’da bu miktarla yaşamını sürdürecek birçok bitki türü bulunuyor” dedi. ‘Yaşam olmaması için bir sebep yok’ Gökbilimciler, Kepler-186f’in Dünya’ya kıyasla yıldızına çok daha yakın olmasının yaşam için bir tehdit oluşturmayacağını da belirtti. Meadows, Güneş Sistemi’ne kıyasla, kırmızı cücelerde yaşanan patlama ve fırtınaların gezegenlerini fazla etkilemediğine dikkat çekti. Meadows, yaşlı ve ‘sessiz’ bir yıldız olan Kepler-186’da meydana gelen patlamaların Güneş’le kıyaslanamayacak seviyede güçsüz olduğunu ve olası yaşamı tehdit etmeyeceğini belirtti. Gökbilimciler, James Webb Telecope gibi yakın gelecekte uzaya ateşlenecek gelişmiş teleskopların Dünya benzeri gezegenler hakkında yeni bilgiler toplanmasında büyük rol oynayacağını belirtti. Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması (SETI) projesi araştırmacıları da, bir gün gezegenimizden yayılan radyo dalgalarının olası komşularımız tarafından tespit edilme ihtimalinin her geçen gün arttığı görüşünde. Araştırmada yer almayan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Dimitar Sasselov, “Evren’de Dünya dışı yaşam olup olmadığı sorusuna cevap bulma yolunda tarihi bir keşif yapıldı. Bu çok heyecan verici” yorumunda bulundu. Kaynak: Space.com ve Los Angeles Times|al jazeera
Gerçek Olmadığına İnanamayacağınız 5 Realistik Karakalem Çalışması
Diego Fazio isimli sanatçı, karakalem kullanarak inanılmaz çalışmalar ortaya koymaktadır. Sanatçının realist çalışmaları adeta gerçek gibi, ve bu siyah beyaz portrelerin bir çoğu ayırt edilemeyecek derecedeler.1989 Lamezia, İtalya doğumlu olan Fazio, bu yeteneğini kendi kendine öğrenmiş ve kariyerine dövme sanatçısı olarak başlamış. Her çalışma Fazio'nun saatlerini almaktadır, ve söylediğine göre bu işe 2007 yılında başlamış. Yeteneği daha gelişme aşamasında olan Fazio, şimdiden sayısız ödül kazanmıştır ve Facebook'ta 120 bin küsür fanı vardır.DiegoKoi.it | HyperrealismDiegoKoi ARTDiegoKoi (DiegoKoi) on deviantART