SPK'da Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanları Görevden Alındı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11′inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11'inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi. SPK'dan yapılan resmi açıklamada, değişikliklerin 'yönetimde görülen lüzum üzerine' yapıldığı kaydedildi. ATANAN İSİMLERYeni görevlendirmelerle birlikte Kurul Başkan Yardımcıları Tevfik Kınık, Ayşegül Ekşit, Bora Oruç ve İ. Ömer Gönül'den oluştu. Daire Başkanları ise Uğur Yaylaönü, Gül Ertan, Enver Usca, Fatma Akgün Olum, Hasan Seyman, Esra Ada Vural, Yusuf Kaya, Ali İhsan Güngör, Emre Önyurt, Ahmet H. Halaçlıoğlu, Yalçın Ay ve Hüseyin Emre Üzer oldu.Haber Türk
25 Nisan: Tarihte Bugün
Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
Reklam
Reklam
Reklam
Daha Önce Hiç Görmediğiniz Tarihi Kareler #2
Daha önceden 'Daha Önce Hiç Görmediğiniz Tarihi Kareler' adlı bir galerimiz vardı ve bu galeri yoğun ilgi görmüştü.Biz de ikinci galeriyi sizler için derledik ve oluşturduk. Birinci galeri için buraya tıklayınız.
Yurtdışında Çalışmak: Dünyanın En Cazip 20 Mesleği
HemşireSon 10 yıldır birçok ülkede* hemşirelere talep var.Avustralya'da ihtiyaç duyulan hemşireler arasında ruh sağlığı alanında ve ameliyatlarda çalışan hemşireler var. Ücret yılda 55.617 Avustralya dolarından (57.876 ABD doları) başlıyor.2013'te Avusturya'nın listesinde 13 alanda hemşireye ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Psikiyatri ve pediyatrinin yanı sıra ameliyathanede çalışacak hemşireler de aranıyor.Belçika'nın aradığı hemşireler arasında yaşlıların ve hastaların sıkıntısını azaltmaya yönelik geriatrik ve palyatif bakım hizmetleri sunabilecek, acil koğuşlarında görev yapacak hemşireler var.Hükümete göre, Almanya'da yaşlılara bakım hizmeti sunan her hemşireye karşılık bu alanda çalışacak üç kişiye daha ihtiyaç var.İngiltere yeni doğanların yoğun bakım koğuşunda ve ameliyathanede çalışacak hemşireler arıyor.Florida ve California, ABD'de en çok hemşire açığı bulunan eyaletler. Ortalama yıllık ücret (2011'de) .110 tutarındaydı.Hemşireler dünyada en çok aranan meslek sahiplerinden. Peki ya siz?Makine mühendisiÖzellikle havacılıkta ve otomotiv sanayiinde 18 ülkede* makine mühendislerine ihtiyaç var.Avusturya'nın talep listesinde 23 alanda çalışacak makine mühendisi ve teknisyenler yer alıyor. Bunlar arasında otomotiv, ısıtma, havalandırma ve klima cihazları alanında çalışanlar da var.Almanya özellikle otomotiv sanayiinde çalışacak mühendisler arıyor.Singapur, otomasyon ve hassas cihaz mühendisliği dallarında çalışacak makine mühendisliği mezunları arıyor. Ücretler yılda yaklaşık .200'den başlıyor.İspanya'da işsizlik oranı yüksek olmasına karşın, makine mühendislerinin iş bulma şansı genelde diğerlerinden fazla görülüyor.İngiltere havacılık ve uzay sanayiinde çalışacak makine mühendisleri arıyor. Yeni mezunlar yılda ortalama £23.000 (.850) kazanıyor.Makine mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?DoktorAnestezi uzmanları, gastroentereloglar ve nörolojik cerrahi uzmanları Avustralya'da ihtiyaç duyulan 30 uzmanlık dalı içerisinde.Almanya'nın yaklaşık 5000 doktora ihtiyacı var. Ülkedeki en yüksek ücretli iş olan doktorlukta yılda ortalama 49.000 euro ($ 63.741) kazanılıyor.Yeni Zelanda'nın pratisyen hekimlere ve en az 10 dalda uzman sağlık personeline ihtiyacı var. Bunlar arasında genel cerrahi ve anestezi uzmanları da bulunuyor.İngiltere'nin pediyatri ve jinekoloji gibi en az yedi dalda doktorlara, ayrıca hematoloji ve adli psikiyatri gibi konularda uzman sağlık personeline ihtiyacı var.Doktorlar dünyada en çok aranan meslek sahiplerinden. Peki ya siz?Elektrik mühendisiElektrik mühendisleri ve teknisyenlere özellikle enerji ve inşaat sektörlerinde ihtiyaç duyuluyor.Avusturya otomotiv, enerji ve inşaat sektörlerinde çalışacak mühendis ve teknisyenler arıyor.Elektrik mühendisliği Macaristan'da en fazla uzun vadeli işgücü eksikliği olan 10 meslekten biri.Singapur'da kimyasal ve biyo-medikal üretim, deniz ve offshore, havacılık ve uzay sektörlerinde elektrik mühendislerine ihtiyaç var.İngiltere petrol, doğal gaz sanayii ve enerji dağıtım sektöründe çalışacak elektrik mühendisleri arıyor. Yeni mezunlara ödenen ücret yılda ortalama £23.000 (.850).Elektrik mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Bilgisayar uzmanı ve programcısıBu uzmanlar AR-GE çalışmaları yapar veya yazılımlar, uygulamalar, web siteleri için program kodu ve talimatlar hazırlar.Avusturya'da web, yazılım ve multimedya geliştirilmesi ile bilgisayar programcılığı alanlarında en az 15 dalda açık var.Yeni Zelanda'nın son listesinde en az dokuz çeşit programcılık ve geliştirme uzmanlığı yer alıyor.Singapur'un web geliştiricilerinin yanı sıra, oyun yazılım sektöründe çalışacak uzmanlara ihtiyacı var.Yazılımcılar ve gölgelendirme anlamına gelen 'shader' komut fonksiyonlarını yazanlar, bu kategoride İngiltere'nin aradığı uzmanlar arasında. Yılda £31.000 (.664) kazanıyorlar.Bilgisayar uzmanı ve programcıları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Bilgisayar mühendisi ve analistleriSistem mühendisleri ve sistem analistlerine özellikle bilgisayar uzmanlarına ihtiyaç duyulan ülkelerde talep var. Telekomünikasyon mühendisleri de genelde bu grupta.Avusturya en az dokuz alanda bilgisayar mühendisi ve analist arıyor.Hükümetin araştırmasına göre Lüksemburg'da bilişim uzmanlarına iş imkanları 2010'dan 2012'ye iki kattan fazla arttı.Yeni Zelanda'nın mevcut işgücü açığı listesinde bilişim uzmanlığı gerektiren en az 12 meslek var. 5 yıla kadar deneyimi olan sistem analistlerinin ücreti yılda .699'dan başlıyor.İngiltere'de bir sistem mühendisinin ortalama ücreti yılda £41.000 (.993).Bilgisayar mühendisi ve analistleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?İnşaat mühendisiİnşaat mühendisleri arasında özellikle jeo-teknik uzmanlarına ihtiyaç duyuluyor. 17 ülkeden* en az sekizinde bu uzmanlara talep var.İnşaat sektöründe gelecekteki spor turnuvalarının tetiklediği büyüme nedeniyle, ülkeye daha fazla sayıda yabancı jeo-teknoloji uzmanı ve inşaat mühendisliğinin diğer dallarından uzmanlar geldi.Almanya'da inşaat mühendislerinin ücreti yılda .000 - .000'den başlıyor.Hintli yetkililere göre, inşaat sektöründe yılda en az altı milyon kişiye, özellikle de teknisyenlere ihtiyaç var.İngiltere'de inşaat mühendislerinin ücreti mezuniyetten sonraki ilk yılda £20.800'den (.345) başlıyor, yönetici düzeyinde yılda £70.000'e kadar (.000) yükselebiliyor.İnşaat mühendisi ve teknisyenler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Veri tabanı ve bilgisayar ağı uzmanıBu uzmanlar veri tabanlarının, ağların ve işletim sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve desteği konularında çalışıyor.Avusturya'da elektronik veri işlem uzmanları bu kategoride en çok rağbet görenler.Yeni Zelanda'da bir veri tabanı yöneticisinin ücreti yılda .000 - .000'den başlıyor.Moskova yakınlarında bir yüksek teknoloji parkı olan Skolkovo Yenilik Merkezi'nin bilişim uzmanlarına ihtiyacı var. Skolkovo'daki şirketlerin işe aldığı kişilerin ülkeye kabulü için istenen koşullar, diğerlerinden daha az.Veri tabanı ve bilgisayar ağı uzmanları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?MuhasebeciMuhasebecilere en çok ihtiyaç duyulan ülkeler* arasında kısa süre önceki mali krizden kötü etkilenen İrlanda ve Yunanistan da var.Mali sektör, Yunanistan'da yüksek vasıflı çalışanlara ihtiyaç duyulan en önemli iş kolu.Ekonomik krizden en çok etkilenen ülkeler arasında bulunan İrlanda'nın iş analistlerine, risk değerlendirme ve vergi uzmanlarına ihtiyacı var.Singapur'da üç ila beş yıl deneyimi olan bir muhasebeci yılda .757 ile .000 arasında ücret alıyor.Muhasebeciler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Finlandiya'nın yanı sıra, tüm İskandinav ülkelerinde nitelikli ve deneyimli diş hekimlerine ihtiyaç var.Planlama Komisyonu'nun 2012 tarihli raporuna göre, Hindistan'ın kırsal kesimlerinde %58 oranında diş hekimi açığı var.EczacıHastanelerin ve ilaçlarla ilgili araştırma, reçetelendirme ve deneyler yapan sanayi dallarının nitelikli eczacılara ihtiyacı var.Bir ila beş yıl deneyimli bir eczacı Yeni Zelanda'da yılda .579 ile .810 arasında ücret alıyor.Eczacılar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Endüstri ve üretim mühendisiEndüstri ve üretim mühendisleri araştırma ve tasarım yapar; sanayi tesislerinin işletim ve bakımıyla ilgilenir ya da denetler.Singapur'un deniz ve offshore sektöründe olduğu kadar, havacılık ve uzay sektöründe de üretim ve işleme mühendislerine ihtiyacı var.İngiltere havacılık ve uzay sektöründe çalışacak üretim ve işleme mühendisleri arıyor.Endüstri ve üretim mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Elektronik mühendisiEn az sekiz ülkede* elektronik ürün tasarlayacak, geliştirecek ve imalatını denetleyecek uzmanlara ihtiyaç duyuluyor.Elektronik mühendisleri Yeni Zelanda'da işe yılda .696 ücretle başlıyor. Deneyimli uzmanların ücreti yılda .327'ye kadar çıkabiliyor.Elektronik mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Kimya mühendisiÜrün geliştirme, su arıtma, petrol ve gaz sanayii gibi sektörlerde çalışacak kimya mühendisleri aranıyor.Yeni Zelanda'da bir kimya mühendisinin kazandığı ücret yılda .000 ile .000 arasında.Singapur'da kimya mühendislerinin ücreti yılda yaklaşık .000'den başlıyor.Kimya mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Maden ve petrol mühendisiMaden, doğal gaz ve petrol çıkarma konularında uzman mühendislere özellikle Brezilya gibi kalkınmakta olan ülkelerde ihtiyaç var.Brezilya'da yeni petrol rezervleri bulunduktan sonra maden ve petrol mühendislerine talep arttı.İngiltere'nin işgücü açığı bulunan meslekler listesinde en az 10 çeşit maden veya petrol mühendisi var.Maden ve petrol mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?FizyoterapistFizyoterapistler sağlık sektörünün en fazla ihtiyaç duyduğu yüksek vasıflı meslek sahipleri arasında.Avustralya'da klinik deneyimi olan bir fizyoterapist yılda .500 ile .600 arasında ücret alabiliyor.ABD Çalışma İstatistikleri Kurumu'na göre, fizyoterapi uzmanlarına duyulan ihtiyacın 2020'ye kadar %39 artması bekleniyor. Bu oran diğer iş kollarında beklenen ortalama artıştan daha fazla.Fizyoterapistler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?PsikologPsikologlara ihtiyaç duyulan tüm ülkelerde* yabancılardan en az bir yüksek lisans derecesi isteniyor.Yeni Zelanda'da klinik psikoloji ve eğitim psikolojisi dalında uzmanlara ihtiyaç var. 3-10 yıl deneyimi olan psikologların ücretleri genelde yılda .400 ile .200 arasında.İsveç'teki psikologlar yılda ortalama .500 kazanıyor.Psikologlar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Röntgen uzmanıLaboratuarlar ve tanı hizmetlerinde röntgen uzmanları gibi tıbbi görüntüleme teknisyenlerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor.İngiltere'de bir röntgen uzmanının aldığı ücret, tedavi amaçlı çalışan uzmanlarda yılda £20.710 (.220), tanı amaçlı uzmanlarda £44.258 (.000) olabiliyor.Röntgen uzmanları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?İşitme ve konuşma terapistiİşitme uzmanları (odyologlar) işitme, konuşma ve iletişimi etkileyen fiziksel bozuklukları tespit ve tedavi edebilir.Yeni Zelanda'da bir işitme uzmanı (odyolog) yılda .200 ile .000 arasında ücret alabiliyor. Konuşma terapistleri ise yılda .000'e kadar kazanabiliyor.İşitme ve konuşma terapistleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Şef aşçılarDünyada en az beş ülke* yaklaşık beş yıl deneyimi olan yüksek vasıflı şef aşçılara ihtiyaç duyuyor.Yeni Zelanda'da şef aşçılar saatte ortalama ,20 ile ,33 arasında ücret alıyor.İngiltere sadece kıdemli şefler arıyor: yönetici aşçılar, baş aşçılar, aşçı yardımcıları ve belli uzmanlıkları olanlar. Bu şef aşçılar için aynı zamanda fast-food veya belli bir isim hakkını almış olan zincirlerde değil, diğer restoranlarda çalışma koşulu getiriliyor.Şef aşçılar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?AvustralyaAvustralya yüksek vasıflı göçmenleri teşvik eden, onları çekmek için puana dayalı bir sistem uygulayan ilk ülkelerdendi. Hükümet kısa süre önce farklı bölgelerin, özellikle de büyük şehirlerin dışında bulunan yerlerin ihtiyacını karşılamaya yönelik, daha seçici bir göç politikası benimsedi. Daha fazla beceri ve deneyim sahibi, İngilizce'yi iyi konuşan ve daha nitelikli meslek sahiplerini seçmek için vize kategorilerinin sayısı yarıya indirildi, puan sistemi gözden geçirildi.$ 44.983AvusturyaAvrupa Birliği'ne 2004'te katılan ülkelerin vatandaşlarının serbest dolaşıma hak kazanmasıyla göç de göreceli olarak arttı. OECD'ye göre, yerli halktan çok göçmen istihdamında artış görüldü. Avusturya, 2012'den bu yana yüksek vasıflı göçmenlere puana dayalı bir sistem uyguluyor. Buna göre iki tür kart verilebiliyor: Almanca Kırmızı-Beyaz-Kırmızı sözcüklerinin baş harflerinden oluşan RWR kartının ilk türü oturum ve belli bir işverenle çalışma izni veriyor. RWR-artı denen kart ise oturma izninin yanı sıra, istenen işte çalışma özgürlüğü tanıyor.$ 43.555Belçika2000 yılında OECD içindeki en serbest uygulamalardan birini başlatan Belçika, vatandaşlığa erişimi oldukça kolaylaştırdı. Her bölgede ihtiyaç duyulan mesleklerin listesi birleştirilerek ulusal bir liste hazırlanıyor. Bu mesleklerde olanların çalışma ve oturma izni koşulları daha esnek. Düşük vasıflı işlere artık Avrupa Birliği vatandaşları alındığı için, yüksek vasıflı yabancı göçmenler şu anda işe girenlerin çoğunluğunu oluşturuyor.$ 44.364BrezilyaBrezilya'nın işgücü göçüne yaklaşımını, yabancı işçi almak için Çalışma Bakanlığı'ndan izin alması gereken şirketlerin talepleri belirliyor. Yüksek lisans ya da doktora dereceleri olanların sadece bunu belgelemeleri yetiyor. Son zamanlardaki ekonomik büyüme sırasında Brezilya özellikle mühendislik ve bilişim alanında eleman sıkıntısı çekmeye başladı. Bu özelliklere sahip kişilerin göçünü kolaylaştırmak için, eleman açığı olan mesleklerin listesinin hazırlanması gibi bazı politikalar tartışma aşamasında.$ 9336KanadaKanada'da son yıllarda göçmen işçilere talep arttı. Ancak artık daha nitelikli kişilerin kabul edilmesine odaklanıyor. Göç işlemlerini hızlandırmak ve biriken başvuruları temizleyebilmek için, Kanada hükümeti ihtiyaç duyulan 29 meslek dalındaki kişilerin başvurularını kabul etmeyi geçici olarak durdurdu. Ancak belli bir iş teklifi alanlar veya doktora programı çerçevesinde başvuranlar kabul edilebiliyor.$ 42.253Hong KongHong Kong 2006'da nitelikli işçilere puan sistemi uygulamaya başladı ve OECD'ye göre yılda 20.000'den fazla nitelikli yabancı göçmen aldı. Hong Kong'un ihtiyaç duyulan meslekleri gösteren resmi bir listesi yok, ancak resmi raporlar, 2018 yılına kadar özellikle bilişim, sağlık ve mühendislik sektörlerinde işgücü açığı olacağını gösteriyor. Çin'in yüksek vasıflı göçmenleri çekmeye yönelik özel bir politikası yok. Halen alanlarında uzman olarak görülenler kabul ediliyor. Hükümet yurtdışında yaşayan yüksek vasıflı Çinlileri çekmeye odaklanıyor.$ 18.540Çek CumhuriyetiÇek Cumhuriyeti'nde 2008'den bu yana göçte azalma oldu. 2003 yılından bu yana yürürlükte olan yüksek vasıflı göç programı 2010'da sona erdi. Ancak AB dışındaki ülkelerden vasıflı işçilerin gelebilmesi için bunun yerine bir Yeşil Kart ve AB'nin Mavi Kart uygulaması başlatıldı. Bu şekilde Çek Cumhuriyeti'nde işgücü açığı olan sektörlere gerekli niteliklere sahip yabancıların alınması kolaylaştı. Bunlar genelde Çek veya AB vatandaşlarından geriye kalan işlerden oluşuyor.$ 19.630DanimarkaDanimarka, 2008 yılında talep olan meslek dallarından göçmenlerin kabulünü kolaylaştırmak için 'Olumlu Liste' adını verdiği bir liste belirledi. Puana dayalı bir sistem de, vasıflı işçilerin ülkede iş aramasına imkan tanıyan Yeşil Kart almasını sağlayabiliyor. 2011'de yeni hükümet göç politikasında reform yaptı. Buna göre sürekli oturma izni almanın artık dört koşulu var: En az beş yıl Danimarka'da ikamet etmek, üç yıl tam zamanlı bir işte çalışmak, mali açıdan kendine yetebilmek ve bir dil sınavından geçmek.$ 45.560FinlandiyaFinlandiya, 2012'nin Ocak ayında AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlattı. Mavi Kart, AB dışı ülkelerden gelen ve istenen alanda en az bir yıl çalışmış yüksek vasıflı göçmenlere oturma ve çalışma izni sağlıyor. Ancak ortalamanın üzerinde bir ücret alabilme koşulu getiriliyor. Finlandiya'nın ayrıca fazla ve orta düzeyde talep olan işleri belirleyen bir listesi var.$ 36.676FransaFransa 2011'de AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlattı ve listesinde işgücü açığı olan meslek sayısını 30'dan 14'e indirdi. Aynı zamanda nitelikli kişilerin ülkede kalıp geçici işçi olarak deneyim kazanması için daha katı kurallar belirledi. Bununla birlikte Fransa'nın (yüksek ve düşük vasıflı) bazı meslek dallarında Kongo, Benin, Burkina Faso ve Tunus gibi anlaşma yaptığı Afrika ülkelerinden vatandaşların başvurabileceği açıkları kapsayan listeleri de var.$ 38.128AlmanyaAlmanya kendi yerel işgücünü korumak için 1973 yılından beri yabancı işçi istihdamını yasaklamıştı. Ancak mühendislik, bilişim, sağlık gibi alanlardaki vasıflı işçi açığı, hükümeti 2012 yılında AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlatmaya yöneltti. AB dışı ülkelerden göçmenlerin işgücü piyasasına girmesi kolaylaştı. Nitelikli işçilerin altı ay süreyle ülkeye girip iş aramasına da izin veriliyor.$ 40.223YunanistanYunanistan ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerden biri ve işsizlik muazzam seviyelere ulaştı. OECD'ye göre, son 10 yılda ülkeye giren göçmen işçilerin çoğu düşük vasıflı işlere kabul edildi. Düşük ve orta düzeyde vasıflı işçilere hala ülkenin bazı kesimlerinde talep var. Mali sektörde ise yüksek vasıflı işgücü açığı bulunuyor. Ancak Yunanistan'ın bu tür göçmenleri çekmek için özel bir programı yok.$ 26.295MacaristanMacaristan da ekonomik krizden etkilendi ve 2008'de rekor düzeye ulaşmış olan uzun dönemli göçte azalma gözlendi. Ancak girişimcileri ve özellikle sağlık sektöründe yüksek vasıflı göçmenleri çekmek için önlemler alınıyor. 2011'de Macar hükümeti AB dışı ülkelerin vatandaşları için AB'nin Mavi Kart Direktifi'ni uygulamaya koydu ve ülkeye kabul için gereken işgücü piyasası sınavlarından üst düzey yöneticileri muaf tutan yeni bir yasa çıkardı.$ 19.437HindistanHindistan dünyaya ve özellikle OECD ülkelerine en fazla vasıflı göçmen ve uluslararası öğrenci gönderen ülkelerden biri. Şimdiye kadar Hindistan hükümeti, yurt dışında yaşayan vasıflı Hint nüfusunu çekmeye ve yerli nüfusun becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarına odaklandı. Ülkde resmi bir işgücü açığı listesi bulunmuyor, ancak sürekli olarak, özellikle de sağlık ve inşaat sektörlerinde vasıflı kişilere ihtiyaç duyuluyor.$ 3540İrlandaMali krizden çok etkilenen İrlanda'ya net göç oranında büyük bir azalma görüldü. Özellikle de yüksek ve orta düzeyde vasıf gerektiren işlerde çalışan göçmenler, iş kaybından İrlanda'da doğanlardan daha çok etkilendi. İrlanda, 2010'dan bu yana göç politikasını belirli vasıflara sahip olanları çekmeye yönlendirdi. Yeni çalışma izni çıkarılması sadece yüksek ücretli iş teklifi alanlarla ve işgücü açığı bulunduğu kabul edilen mesleklerden olup, Yeşil Kart programı çerçevesinde ülkeye alınanlarla sınırlandı.$ 50.764LüksemburgEkonomik kriz sırasında Lüksemburg'da işe giren göçmenlerin sayısı, yerli işçilerden fazla oldu. Lüksemburg 2011'de AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışı ülkelerin vatandaşları için Mavi Kart uygulamasını başlattı. Hak kazanabilmek için çalışanların yüksek öğrenim diploması veya uzmanlık alanında beş yıl deneyimi olması, en az bir yıllık bir iş sözleşmesi ve yılda en az 66.000 euro (.000) veya bilişim sektörü gibi talep olan alanlarda 53.000 euro ücret alması gerekiyor.$ 52.847Yeni ZelandaYeni Zelanda vasıflı göçmen çekmek için puana dayalı bir sistemi ve işgücü açığı listelerini kullanan ilk ülkelerden biriydi. 2010 yılında yeni bir göç yasası yürürlüğe girdi ve göçmenlerin, sürekli vizeleri çıkarılmadan önce geçici vizeyle de çalışmalarına imkan tanındı. Sponsorluk sistemi de güçlendirilerek şirketlere daha fazla koşullar getirildi. Yatırımcıların, girişimcilerin ve ziyaretçi akademisyenlerin giriş yapması kolaylaştırıldı.$ 27.396NorveçNorveç'e göç oranı, özellikle İsveç, Litvanya ve Polonya gibi ülkelerden gelenlerden dolayı 2010'da rekor düzeye ulaştı. Norveç vasıflı göçmen kabulünü yılda 5000 kişi ile sınırladı, ancak şimdiye kadar bu rakama ulaşılamadı. Hükümet girişimcileri çekmeye yönelik adımlar da atıyor. 2011'de vasıflı işçilere çıkarılan izinler tavan noktasına ulaştı. Norveç'in halen, yüksek, orta ve düşük vasıflı işgücü talebi olan 150 mesleğin yer aldığı bir listesi bulunuyor.$ 43.990PolonyaOECD'ye göre, 2010-11 yıllarında Polonya'da yabancılara verilen çalışma izinleri arttı. Yüksek vasıflı göçmen çekmeye ve ülkede kalmalarını sağlamaya gerek olduğunu kabul eden hükümet, göç için yeni ölçütler belirledi. Artık beş tür çalışma izni var. Talep olan belirli meslek dallarında, ülkeye kabulden önce işgücü piyasası sınavından geçme koşulu kaldırıldı. İşverenler yabancılara Polonyalı işçilerle aynı düzeyde ücret vermekle yükümlü.$ 20.069PortekizKrizden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Portekiz'e göç azalırken, bu ülkeden dışarıya, özellikle Angola ve Brezilya'ya gidenlerin sayısında artış oldu. OECD'ye göre, tahminler yılda 70.000'den fazla kişinin ülkeyi terk ettiği, bunlardan yarısından çoğunun 29 yaşın altında olduğu yolunda. 2010'da Portekiz'de çalışma vizelerinin sayısı hükümetin yıllık kotasının altına düştü. 2012'de yüksek ücretle iş teklifi alan AB dışı ülke vatandaşlarına AB'nin Mavi Kart Direktifi uygulanmaya başladı.$ 22.742RusyaRusya Federasyonu yabancıların işgücü piyasasına erişimini kolaylaştıran önlemler sayesinde göçte artış yaşadı. 2010'da yüksek vasıflı yabancı uzmanların işe alınabilmesi için gereken işlemler basitleştirildi. Başlıca kabul ölçütü yılda en az 2 milyon ruble (yaklaşık .000) ücret alınması, ancak üst düzey öğretim üyeleri ve araştırmacılar için bu miktarın sadece yarısı yeterli sayılıyor. Giriş yapmaya hak kazanan göçmenlerin ailelerini de getirmesine izin veriliyor.$ 14.580SingapurSingapur son yıllarda uyguladığı politikalarla yüksek vasıflı göçmenler için en çekici ülkelerden biri haline geldi. İşgücüne talep olan meslekler listesinde 93 vasıf yer alıyor. 2012 Haziran'ına kadar ülkeye yaklaşık 174.000 yüksek vasıflı göçmen kabul edildi. Aynı yılın Eylül ayında hükümet, ülkenin sosyal altyapısı üzerindeki 'baskıyı azaltmak amacıyla' göçmen işçilerin ailelerini getirmeleri için öngörülen ücret koşullarını arttırdı.$ 31.392SlovakyaSlovakya hükümeti 2011'de işgücü piyasasının ihtiyacını karşılayacak yüksek vasıflı göçmenleri çekmek için yeni bir göç politikası benimsedi. AB'nin Mavi Kart uygulamasına benzer bir Slovak kartı çıkarıldı. Ülkeye dönen yüksek vasıflı Slovak göçmenlerin entegrasyonunu kolaylaştırmaya ve ekonomik avantajlar sunmaya başladı. Slovakya'nın işgücü talebini yansıtan resmi bir meslek listesi yok, ancak kamu sektörünün bazı kesimleri konuyu araştırıyor.$ 19.068SlovenyaSlovenya hükümeti 2009'daki ekonomik kriz üzerine Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından gelen işçileri kapsayan yıllık çalışma izni kotasını düşürdü. Bunun sonucunda 2010 yılında göç oranı yarıdan fazla azaldı. Slovenya kısa süre önce AB/AEA dışından vasıflı göçmenleri çekebilmek için bazı önlemler aldı. 2011'de AB'nin Mavi Kart uygulaması başlatıldı. Yeni göç yasasına göre fiilen birlikte yaşayan ve eşcinsel eşler de oturma ve çalışma izni alabiliyor.$ 32.480Güney AfrikaGüney Afrika, Afrika kıtasına en fazla yüksek vasıflı işçi göçü veren ülke ve yurtdışında yaşayan vasıflı vatandaşlarıyla ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Hükümet 2002'den bu yana ülkede çalışmak isteyen yüksek vasıflı kişilere karşı bir 'açık kabul politikası' izliyor. Hükümet her yıl ülkeye kabul edeceği göçmenleri seçmek için az bulunan ve hayati önem taşıyan vasıfların bir listesini yapıyor. Göçmenlerin en az beş yıl iş deneyimine sahip olduklarını kanıtlamaları gerekiyor.$ 22.056İspanyaKrizden en çok etkilenen ülkelerden biri olan İspanya'da büyük istihdam kaybından dolayı ülkeye gelen göçmen sayısı azaldı, aksine buradan başka ülkelere göç arttı. Avrupa Birliği İşgücü Araştırması'na göre yabancılar arasında işsizlik oranı 2011'in yarısına kadar %32'ye ulaştı. İspanya 2011'de AB dışı ülkelerden gelen ve ülkede iş bulmuş yüksek vasıflı göçmenler için AB'nin Mavi Kart Direktifi'ni uygulamaya soktu. Ancak İspanya'daki yerel işgücünü korumak için göçü kısıtlayan bazı önlemler de aldı.$ 34.387İsveçİsveç, işgücüne Avrupa'da en liberal göç politikası uygulayan ülkelerden. 2008'den bu yana Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından işgücü istihdamı kolaylaştırıldı. Yüksek, orta ve düşük vasıflı alanlardan yaklaşık 80 mesleği kapsayan bir ihtiyaç listesi var. Göçmenlerin İsveç'teki potansiyel bir işverenden yazılı iş teklifi aldıklarını göstermeleri gerekiyor. Aile üyelerine genelde ülkede oturma ve çalışma izni veriliyor.$ 37.734İsviçreİsviçre Avrupa'da en çok göç alan ülkelerden biri. Göçmenlerinin çoğu yüksek vasıflı. Kriz döneminde yerli halkta işsizlik, göçmenler arasındaki işsizlikten daha çok arttı. AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından gelenlerin çalışma izni alması için gereken koşullar çok daha katı olduğundan, göçmenlerinin çoğu AB üyesi ülkelerden. Diğer ülkelerden gelen yabancıların elinde iş teklifi olması ve işverenin öncelikle İsviçre ve AB ülkelerinden eleman almak için 'yoğun çaba' sarf ettiğini göstermesi gerekiyor.$ 50.242İngiltereİngiltere'nin göç sistemini 2010'dan bu yana ihtiyaçlar yönlendirmeye başladı. 2010'da hükümet, yerli işgücünü korumak amacıyla, vasıflı olanlarınki de dahil olmak üzere, net göçü azaltmaya yönelik önlemler aldı. Örneğin yüksek vasıf kategorilerinde (1. ve 2. derece) ülkeye kabul edilenlerin sayısı sınırlandı. 2011'de işgücü talebi olan meslekler listesi daraltıldı. 2012'de işyerleri ve işverenlerden gelen talep üzerine bazı koşullar daha esnek hale getirildi.$ 44.743ABDOECD'ye göre, 2000-2010 yılları arasında ABD emekli olan her yüksek vasıflı kişiye karşılık, yaklaşık üç yüksek eğitimli göçmen kabul ediyordu. Ancak ekonomik krizden bu yana, mali sektör gibi yüksek vasıflı çalışanları istihdam eden sektörlerde büyük oranda iş kaybı meydana geldi. ABD, 'A listesi' adını verdiği, işgücüne talep olan meslekleri gösteren bir liste bulundurmaya devam ediyor. Bu mesleklerden kişilerin Yeşil Kart'a başvuru koşulları kolaylaştırılıyor, ancak iş teklifi almış olmaları gerekiyor.$ 54.450Bu meslek dalında işgücü açığı var ancak ayrıntılı bilgi yok.
Reklam
İstanbul'da Lale Devrini Yaşayabileceğiniz 8 Mekan
Beykoz Korusu ya da Abraham Paşa Korusu ,   İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan koru İstanbul Boğazı sırtlarında, Beykoz ile Paşabahçe semtleri arasında geniş bir arazi üzerine yayılmıştır. Boğaz'a bakan yamaçlardan başlayarak içlerde Riva'ya kadar uzanır. Doğuda doğal ormanlarla bütünleşir. Koru adını, Mısır Hıdivi Mehmet Ali Paşa'nın yakın adamlarından olan Ermeni kökenli Erem Amira'nın torunu Abraham Paşa'dan (1833-1918) almaktadır. Abraham Paşa, dönemin Osmanlı padişahı Abdülaziz'le dostluk kurmuş ve bir rivayete göre padişahla oynadığı bir tavla oyununda galip gelmesi üzerine bu korunun bulunduğu geniş araziyi kazanmıştır. :) Abraham Paşa'nın mülkiyetindeyken, koru Fransız bahçe uzmanları tarafından düzenlenmiş, içinde köşkler, kuşhaneler ve havuzlar inşa edilmiştir. Türkiye ikliminde doğal olarak yetişmeyen, yurtdışından getirilmiş egzotik bitki ve ağaçlar dikilmiştir.İki büyük yapay mağara, beş havuz, kayalarla oluşturulmuş 3 yapay çağlayan bulunan korudaki havuzlardan birinin içinde küçük bir yapay ada vardır. Günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan koru, halkın ziyaretine açıktır. İçinde iki otopark, iki kır kahvesi, bir restoran, iki sera, açık spor alanları, çocuk parkı, oturma terasları ve piknik alanları bulunmaktadır. Koruda bulunan ağaçlar arasında sekoya, kırmızı yapraklı karaağaç ve Japon saforası gibi nadide türler bulunur. Bunların yanı sıra çok miktarda at kestanesi,çınar,ıhlamur,meşe, erguvan ve akasya türü de bulunur. Bu özelliklerinin yanı sıra Lale festivali kapsamında Beykoz Korusu'na 16 farklı türde toplam 250.000 lale dikildi. Bu görsel şöleni kaçırmayın :)
Reklam
Sarhoş Olan Filler'in 7 Fotoğrafı
Güney Afrika’daki Sigita Kruger doğa parkında fermante olmuş marula meyvesi yiyen filler sarhoş oldu.Park görevlisi Ross Couper İngiliz Daily Mail gazetesine yaptığı açıklamada, “Meyveleri yedikten sonra filler sallanmaya ve birbirlerinin üzerine düşmeye başladı” dedi.Park görevlisi, aynı çakırkeyif insanlar gibi davranan filleri uzun süre eğlenerek izlediğini anlattı.Son derece sulu olan Afrika’ya özgü marula meyveleri aynı zamanda yüzde 17 alkol içeriyor.Uzmanlar, marula ağacının meyvelerinin olgunlaşıp dalından düştüğünde fermante olup hayvanları sarhoş edebilecek derecede alkol içermeye başladığını ancak fillerin garip davranışlarının yanlışlıkla marula ağaçlarında bulunan böcek lavralarını yemiş olmalarından da kaynaklanıyor olabileceğini söyledi.
Kağıt Kesme Sanatının En Güzel 31 Örneği
Estonyalı Illüstratör ve grafik tasarımcısı Eiko Ojala tarafından yapılan kağıt kesme sanatı göz kamaştırıyor. Işığı da çok iyi kullanan sanatçı üç boyutlu görüntü elde ediyor...
'Sanat Korkulacak Bir Şey Değil'
Türk sineması ve tiyatrosunun en önemli aktörlerinden Bülent Emin Yarar, tek kişilik Hamlet oyunu, Shakespeare’in toplumun her kesimine nasıl hitap ettiği ve sanat kurumlarının durumuyla ilgili Al Jazeera Türk’e konuştu. İhanet, aşk ve intikam... İngiliz yazar William Shakespeare’in bundan 450 yıl kadar önce yazdığı Hamlet’in özündeki duygular varlığını ve önemini koruyor. Hamlet, dünyanın en çok sahnelenen oyunlarından biri. Ancak bu yıl İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Işıl Kasapoğlu’nun rejisi ve Bülent Emin Yarar’ın performansıyla sahnelenen oyunun eşi benzeri yok. Zeynep Avcı’nın metnini yeniden düzenlediği Hamlet’te, Kral da, Kraliçe de, Hamlet de, Ofelya da aynı kişi: Bülent Emin Yarar. Bu yılki 18. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde en başarılı yönetmen, erkek oyuncu, ışık tasarımı ve sahne tasarımı dallarında aday olan oyuna başlamadan salonun ışıkları kapanıyor ve sahnedeki kırmızı, kadifeden devasa mücevher kutusu iyice belirginleşiyor. Handel’in ‘İnci Avcıları’ çalarken mücevher kutusunun kapağı yavaş yavaş açılıyor ve içinden en değerli armağanlardan biri çıkıyor. Dünya kültür mirasının tektaşlarından Hamlet, Türk tiyatrosunun duayen oyuncusu Bülent Emin Yarar’ın vücudunda karşımızda beliriyor. Bülent Emin Yarar’la bir mücevher kutusunun içinde saklanması gereken ‘Hamlet’ oyununun yanı sıra okul koridorlarından çay bahçelerine kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara tiyatroyu nasıl ulaştırdığını, oyunculuğu ve sanat kurumlarının son durumunu konuştuk. Hamlet’i sahneleme fikri nasıl ortaya çıktı? Ben bundan 10 yıl kadar önce Hamlet oynamak istediğimi Işıl Kasapoğlu’na söylemiştim. Gerçi çok da ayağı yere basan bir istek değildi bu. O zaman Işıl Kasapoğlu bana ‘Hamlet için sen biraz geciktin galiba’ dedi ve benim zaten az miktarda olan cesaretim de kırılmış oldu. Bunu bir daha sormama kararı aldım ve aradan zaman geçti. Bu yıl için Işıl’a Macbeth yapalım dedim. Ama sonra ne olduysa, bir şekilde Işıl ‘Gel, Hamlet yapalım’ dedi. Her ikisi de aynı anda başka yerlerde de çalışılıyordu ya da sahneleniyordu. Ama Işıl, Hamlet yapmakta ısrar edince bir şey hissetmiş olabileceğini düşündüm ve ‘Tamam’ dedim. Provalara başlamadan önce nasıl bir çalışma yapman gerekti? Ben tabii metin üzerine çalışırken, bir yandan da kaç kişiyle çıkarabiliriz bu oyunu diye de hesap yaptım. Benim hesaplarıma göre altı kişiyle bu oyun çıkabiliyordu. Yani ben Polonius’u da oynamak istediğim için beş kişilik bir oyuncu kadrosuyla Hamlet’i çıkarabileceğimizi anladım. Tabii Işıl’la da her gün haberleşiyorduk, ne yaparız, nasıl yaparız diye. Şakir Gürzümar’a götürdük, ondan da onay aldık. Peki tek kişilik bir oyun haline nasıl dönüştü? Her telefonda Işıl’a da söyledim, ‘Unutma bak ben hem Polonius’u hem de Hamlet’i oynamak istiyorum, böyle düşün’ diye. Işıl da ‘Tamam’ diyordu her seferinde. Bir gün Işıl aradı, ‘Ben okuyorum okuyorum bu metni ama Zeynep tek kişilik yazmış bunu. O zaman sen oynarsın’ dedi. Ben de ‘Oynamam’ demek durumunda kaldım. Ben tek kişilik oyunu izlemeyi de sevmem, oynamayı da. Çünkü ister istemez bir anlatıcı durumuna düşersiniz. O yüzden keyifli gelmez. Dolayısıyla ‘Ben yokum’ dedim. Işıl, ben tepki verince bir şekilde orta yol bulacağımızı, altıysa altı, beşse beş kişiyle işi çıkarabileceğimizi söyleyip beni sakinleştirdiyse de beni çok iyi tanıdığı için bu düşüncenin kafama gireceğini de biliyordu. Bu sefer ben kendimi tek başıma çalışırken buldum. Okumaya başladım ve yürüdüğünü gördüm ama bu defa başka bir heyecan sarmaya başladı beni. Hamlet’in tek başına sahnelenmesine olanak veren özellikleri nedir? Hamlet genel olarak baktığımızda zaten tektir. Hamlet’in merkezinde döner bütün oyun. Çünkü Hamlet farkına varan, ne olup bittiğini anlayan adamdır. İktidarın amcasına geçmesi, annesiyle amcasının birlikteliği onun gerçeği görmesine sebep olur. Hamlet görmeye başlar, daha önce görmediklerini. Halbuki aynı dünyanın içindedir. Ayrıca Hamlet dışında herkes mutludur ve hayatına devam eder. Sadece Hamlet huzursuzdur ve huzursuz eder. İsmini ‘Yalnız Hamlet’ gibi düşünmüştük önce ama sonra düşündük belki o ‘yalnız’ kelimesi bile fazla gelebilirmiş. Dekor ve ışık da çok farklı ve özel. Nasıl bir süreçti? Hakan Dündar dekor ve giysi tasarımını yaptı ve provalarda da hep Işıl’ın, benim, ışığı yapan Cem Yılmazer’in aklındakilere yakın malzemeler getirdi. Işıkta da böyle oldu. Yani herkesin bir parçası olduğu ve birbirinin alanına girdiği bir prova sürecimiz oldu. Bir mücevher kutusunun içinde olup bitiyor her şey, o kutunun nasıl çağrışımları var? İnsanlara farklı farklı çağrışımlar yapıyor. Orayı dünya olarak gören var, mezar olarak gören var... Bir resim gibi sonuçta, herkes her şeyi söyleyebilir. Ben Shakespeare’i bir mücevher olarak görüyorum. Düşün ki öğrenciliğimizden beri Hamlet bizim aklımızda ve ağzımızdadır. Fakat provalar başlayınca Shakespeare’i tekrar okuyorsunuz ve ‘Bu nasıl bir adam’ diye şaşırıyorsunuz. BÜTÜN KARAKTERLER İÇİMİZDE Aynı anda birden çok karakteri canlandırmak nasıl bir deneyim? Tek bir karakteri oynarken bir kişilik düşünürken, bu sefer birkaç kişilik düşünüyorsunuz. Ama o karakterlerin benim içimden çıktığını biliyorum. O her ne ise, bir haykırışsa mesela hepimizin içinde var ve onu içinden attığı zaman aynaya da bakmış oluyor. Geçen gün öğrencilerimle birlikte Ghetto diye bir oyun oynadık ve ben Kitel adlı Nazi subayı rolünü oynadım. Öyle işkence sahneleri vardı ki ve onlar öyle vahşice yapılıyordu ki, ben de oynarken, ben de dahil hepimizin içinde böyle duyguların olabileceğini fark ettim ve bir an duraksadım. Ancak aynı zamanda aynı adamın içinde aşk da vardı, fakat geri dönüşü o kadar imkansız ki, gidemiyor. Emri altındaki Musevilerle birlikte saksofon çalıp müzik yapmaya çalışıyor ama ahengi bozuyor, bir parçası olamıyor çünkü. O da benden çıkıyor işte. Hepimizin içinde bu duygular var. Biz sokakta melek diye gezemeyiz. Sadece bir günümüze baksak kim bilir neler çıkacak içimizden. Farkında olmuyoruz ya da kanıksamışız ama birine öyle bir bakıyoruz ki kötülük o bakışta yatıyor işte. Hamlet’in hikayesi bugünün 3. sayfa haberlerini düşününce çok naif kalıyor sanki. Şu an insanlar bu duygular için sayfalarca dil dökerler mi? İnsanlar dökmez belki, dökemez ya da ama izliyorlar dikkatle. Onu dinlemelerini, bu yüzleşmeleri, o şiirsel dil ile anlatışını duymalarını istiyordum. Bunun her bir kelimesinin de anlaşılması gerekiyordu ve bunların yaratıkların ağzından değil insanların ağzından çıkması gerekiyordu. Shakespeare’i okuması da, dinlemesi de, oynaması zor geliyor çoğunlukla. Çünkü onla ilgili aklımızda hep kalıplar vardır. Mesela rol kesmek gerekiyormuş gibi hissediyorlardı. İzleyiciye senin ‘naiflik’ dediğin duygunun Shakespeare’de nasıl sayfalarca betimlemelerle ifade edildiğini anlatmak da istiyordum. İNSANLAR ARASINDA GEREKSİZ BİR UÇURUM VAR Sen çok da iyi bir tenorsun aslında. Operaya nasıl girdin? Ben hayata operayla başladım ve dört yıl opera okudum. Parçam yoktu ama benim sesimi sevdiler ve bana neden bir parça hazırlamadığımı sordular. Ben de umudum olmadığını, Ankara’da kazanamadığımı söyledim. Jüri benden bir şey söylememi istedi, bir yeşil ışık yaktı; ben de ‘Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın’ şarkısını söyledim. Çok sevdiler. İkinci sınavda da ‘Ey çoban nedir kederin, yalnızlık buymuş kaderin’ diye bir şarkı söyledim. Sonra da kazandım. TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) Yasası'yla sanatın halkın her kesimine ulaşıp ulaşmadığı tartışması yapılıyor, sen ne düşünüyorsun bununla ilgili? Genel anlamda gereksiz bir uçurum olduğunu okuldayken, öğrenciyken sezmiştim. Ama bunu sadece sezmiştim, emin değildim. Hep bu sezgiyle hareket ettim. Mesela yabancı bir çocuk oyunu oynadığımızda öğrenciyken, ben o karakteri yine bu coğrafyanın adamına göre oynuyordum. Ben oyunun yazıldığı yerlere ait bir adam değilim ki, olamam ki. Bunu dememek zaten taklit etmek olur. Bir de ister istemez sanatla sıradan insanın arasına inanılmaz bir mesafe konmasına sebep oluyor işte. Sanat sanki dokunulmaz bir şeymiş gibi gösteriliyor. Her yere gidemeyen bir şeymiş gibi sunuluyor. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’ndaki beş yıllık deneyiminde neler gözlemledin? Işıl Kasapoğlu ile biz orada tanıştık, 1993 yılında Macbeth oynadık Diyarbakır’da ve önceleri ekip olarak mümkün olmayacağını düşündük. Sahneye koyduk ve o kadar çok izlendi ki. Dicle Üniversitesi’nden, çevre yerleşmelerden gençler geldi ve bize sorular sormaya, eleştiriler yapmaya başladılar. İstanbul’a geldiğimde izleyiciyle tiyatro-tiyatrocu-oyun arasındaki mesafenin uzayıp gittiğini hatta bazı zeminlerde yok olduğunu gördüm. Şu andaki Hamlet’i, hiç Hamlet okumamış birinin izleme ihtimalini görebiliyorum. Çoğalmak, var olan yapı içerisinde kendini iyi hissetmektir. Ancak böylelikle birlikte çoğalabileceğimizi düşünüyorum. SANAT KORKULACAK BİR ŞEY DEĞİL Sence geri dönüşü olmayan bir noktada mıyız? En büyük üzüntüm öğrencilik yıllarımda, sokaklarda çocuk oyunları oynadığımdan beri izleyicinin tepkilerini yakından gözlemleme şansı buluyorum. O zamanlar bir banka bize destek oluyordu bir araç ve dekor arabası veriyordu. Gideceğimiz yerleri biz seçiyorduk, arabalar oraya geliyordu ve biz oyunları oynuyorduk. Bazen bir okul koridoru oluyordu bu, bazen bir çay bahçesi. Sahnesi olmayan, gecekondu semtlerinde, tiyatroya ulaşma imkanı zor olan yerlerde çocuk oyunları oynuyorduk ve aldığımız tepkiler inanılmazdı. İnsanların o bekleyişini, beklentisini biliyorum ben. Hâlâ da öyle olduğuna eminim. Rize, Çorum, Adapazarı, Samsun... Böyle gittiğimiz şehirlerden sadece birkaçı. Bence sanat korkulacak bir şey değil. İnsanın kendine baktığı her an sanat zaten. Sanat kötüye kullanılabilir mi sence? O zaman sanat olmuyor. İyi niyetle bile başlanmış olabilir ama eğer kimseye ulaşmamışsa ve gitmiyorsa mutlaka bir sorun vardır. İnsanlar eğitimsiz diyoruz ya hani, eğitimsiz insan hiçbir şeyi almazmış gibi geliyor bize. Aslında tam tersi, daha çok almaya ve öğrenmeye açıktır. Zaten bizim yapmamız gereken eğitimi olmayan insanın da alabileceği, sezebileceği, hissedebileceği bir şey çıkartmak ortaya. Sanatı başucuna koyup, ‘Siz uzaktan bakın, nasılsa anlamazsınız’ tavrıyla izleyicisine yaklaşanlar olabilir. Bazen öyle oyunlar izlerim ben de. Seyircilerin yarısından fazlası anlamamıştır oyunu fakat bunu göstermemek için ya da nezaketen alkışlamışlardır. Böyle de kandırıldık. Ama ben Diyarbakır’da yanımıza gelen bir izleyicinin ‘O çocuk iyi oynamıyor bak’ diyerek hem çok haklı olduğuna, hem de son noktayı koyduğuna şahit oldum. Bizim Diyarbakır’da ‘tiyatro eleştirmenimiz’ yoktu ki. İyi ki de yoktu. İzleyici vardı. Sen politika konuşan ya da sanatını politik bir dille anlatan bir sanatçı değilsin. 1980’lerde şöyleydi, şimdi böyle denecek bir tavrın da olmadı. Bu çizgini nasıl korudun? Bu meslek bir şekilde hayatıma girdi ve bunun için çok mutluyum. Ben öyle oyunların içinde oldum ki, okulda da böyleydim. O karakterlerle uğraşmaya başlayınca gördüm ki sanatta taraf yok. Sanat insanlığın kirli çamaşırlarını da, güzelliklerini de o kadar açıkça gözünüzün önüne seriyor ki, içinden mutlaka bazılarını alıp, seçiyorsun. Bunun insanda bıraktığı büyü, sizi kendiliğinden etkisi altına alıyor. Benim hissettiğim, kendim de dahil olmak üzere henüz kendini tamamlayamamış bir süreç var önümüzde. Sanat her defasında bana bunu gösteriyor. O ‘insan’ dediğimiz ne ise, ne demekse gerçekten biz onu bulamadık henüz. Ama ben her gün bu sahneden konuşuyorum. Her gün şunu söylüyorum, ‘Lanet olsun, ne bakımsız bir bahçe ki şu dünya, azgın bitkileri tohuma kaçmış. Pis, kaba ne varsa tabiatta sarmış içini.’ Bunu diyebiliyorum, her gün konuşuyorum. Hiç de boş konuşmuyorum. Dolayısıyla yaptığımız işin içerisinde o kadar büyük bir zenginlik var ki, ben onunla kendimi ifade etmeyi tercih ettim. Sen devlet kurumunda çalışmanın olanaklarını kullanarak Türkiye'yi turnelerle gezmiş birisin. Yeni yasa belki de bu olanakları alacak elinizden, neler hissediyorsun? Bu çok aceleye getirilmiş, iyice düşünülmeden ortaya atılmış bir süreç oldu. Biraz daha netleşebilsek, biraz daha anlama üzerine gitsek daha iyi olacak diye düşünüyorum. Sonuçta bugün elinizi attığınız her türlü yapının içerisinde bazı denge kaymaları vardır. Ama yok etmek ve sonlandırmak bir çözüm değil ve çok sığ bir düşünce şekli. Konservatuarlardaki eğitimin ciddi anlamda sorgulanması gerekebilir. Opera, bale, tiyatro, klasik müzik hepsi dahil olmak üzere bunlar bir toplumun olmazsa olmazları haline gelmeli ve herkes seyredebilmeli. Bundan da kimsenin korkmaması gerekiyor. Çünkü gerçek anlamda o zaman huzura ulaşabilecek toplum, o zaman renklenecek ve şeffaflaşacak. Hatta korkularından arınacak herkes. ‘Amerika gibi, Fransa gibi, İngiltere gibi’ diye başlayan cümleler yerine biz kendi coğrafyamıza bakıp, buna göre çözümler üretebilmeliyiz. AKM’nin (Atatürk Kültür Merkezi) durumu hâlâ çok belirsiz, en son ne oynamıştın orada? AKM’de en son Çayhane oynamıştım. İlk kez 18 yaşında bir velettim, hocam götürmüştü. Nedense işte öyle yanınızda biri olmadan kolay kolay giremeyeceğiniz bir yerdi o zamanlar. O koridorlarda ben aklımı kaybettim. Sahneye çıktığımda ise hissettiklerim tarifsiz. Baktım, bir noktaydım. Dedim ki ‘Ahh ben ileride burada mı şarkı söyleyeceğim kendi kendime.' Sonra oldu, Cyrano De Bergerac ile çıktım o sahneye elim ayağım titreyerek. 1300 kişilik salonda. Bir gün bile şikayet etmeden o kadar keyifli oyunlar oynadım ki orada. Ve şimdi öyle üzülüyorum ki orası olmadığı için. Bedia Ceylan Güzelce/Al Jazeera
Reklam