Finlandiya Gündeminden 15 Manşet
Biz Türkiye'de IŞİD, Suriye, cumhurbaşkanlığı seçimleri, hakim savcı atamaları, paralel yapı, barış süreci, bayrak indirme, devamında görevden alınan polisler, Musul elçiliği baskını, şike, yeniden yargılama, balyoz, ergenekon, gezi olayları, ölümler, trafik kazaları, cinayetler, tecavüzler ve hatırlayamadığımız daha birçok gündem ile uğraşırken acaba Finlandiyalılar ne yapıyor diye merak ettik ve Finlandiya gazetelerinin manşetlerinden sizler için öne çıkan 15 haberi başlıklar halinde derledik.
Ekranda 'Muhteşem' Devir Kapandı
Muhteşem Yüzyıl, 139. final bölümü ile ekranlara veda etti. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm sahnesi izleyicileri ekrana kilitledi. Nefes kesen son bölümde, Bayezid’in ölümünden sonra hastalığı ilerleyen Kanuni Sultan Süleyman son seferine çıktı. Son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman, hastalığa yenik düştü. Süleyman'ın son etkileyici konuşmasının ardından fenlaşarak hayatını kaybettiği o anlar izleyiciyi ekranlara kilitledi. Süleyman'ın ölüm sahnesinde Pargalı İbrahim'in sesinin duyulması şaşırttı. Muhteşem Yüzyıl, nefesleri kesecek son bölümüyle ekranlara veda ediyor! Bayezıt’ın ölümünden sonra iyice karanlığa gömülen Süleyman’ın hastalığı ilerliyor. Selim ise yaşadığı acıyı içkiye sığınarak hafifletmeye çalışıyor! Defne oğlunu cellatlardan korumak için var gücüyle savaşıyor. Karşısında Nurbanu’yu görünce kaçışın olmadığını anlıyor. Anne oğul birbirine tutunarak ölüme yürüyor. İntikam ateşiyle yanan Mihrimah, Nurbanu’nun başına büyük bir bela açıyor. Gülfem olanların tüm sorumlusu olarak gördüğü Süleyman’ı öldürmeye çalışıyor! Ancak o gece karanlık bir sırla son buluyor! Yaşanan tüm acılardan sonra Selim tahtın yegane varisi olarak payitahta geliyor! Mihrimah, kardeş katili olarak gördüğü Selim’le tüm bağını koparıyor. MUHTEŞEM SÜLEYMAN ASLINDA NASIL ÖLDÜ? Gittikçe güçten düşen Süleyman ise halkın hakkındaki konuşmalarını duyunca deliye dönüyor. Ve Muhteşem Süleyman, tüm ihtişamıyla hayatının son seferine çıkıyor! Cihana hükmeden Sultan Süleyman son nefesini verirken, bir devir kapanıyor! Muhteşem Yüzyıl, hafızalara kazınacak final bölümüyle 11 Haziran Çarşamba akşamı Star’da Yaşanan tüm acıların ardından saraydaki bayram kutlaması hanedanı bir araya getirir. Eski ihtişamlı günlerin özlemini duyan Süleyman, ailesini kaybetmenin kederini yaşar. Bu buluşma sarayın karanlık sırlarını da gün yüzüne çıkaracaktır. Bayezıt’a yapılan zulmü hazmedemeyen Mihrimah, Selim’le tüm bağlarını koparır. Defne’nin ve oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu Nurbanu için de büyük bir sürprizi vardır. Selim ise kardeşinin ölümünden duyduğu acıyla içkiye sığınır. Tebdil halde çarşıya çıkan Süleyman, halkın kendisi hakkında söylediği sözleri duyunca çileden çıkar. Mihrimah’ın ve hekimlerin itirazlarına rağmen sefere çıkma kararı alır. Ölümünü bekledikleri Süleyman’ın tüm ihtişamıyla saraydan çıkışı tüm dünyayı şaşkına çevirir. Büyük bir umutla son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman’ın yorgun bedeni, hastalığa yenik düşer. Dünyayı dize getiren Muhteşem Süleyman son nefesini verirken, bir devir sona erer.
Bu Tabloda Boya Yok!
Californialı cam sanatçısı Loren Stump’ın “murrine” tekniğini kullanarak yaptığı çalışmalar görenleri büyülüyor Bu teknik, blok halindeki camın, enine kesit alındığında ortaya çıkan renkli desen ve resimlerle süslenmesi olarak tanımlanıyor. Stump’ın cam çubukları bir araya getirerek ürettiği blok kesildiğinde inanılmaz detaylarla bezenmiş bir sanat eseri ortaya çıkıyor. Eserin en önemli özelliği, son halinin ancak cam kesildikten sonra görülebilmesi. Sanatçı tekniğini otuz beş yılda o kadar geliştirmiş ki, şu anda cam blok üzerine portre ve resimleri bütün halinde döşeyebiliyor. Bugüne kadarki en büyük çalışması Leonardo da Vinci’nin “Kayalıklar Bakiresi” adlı tablosunu detaylı bir şekilde yorumladığı eseri, fakat küçük çaplı çalışmalarının da işçilikte ondan aşağı kalır yanı yok.Milliyet Sanat
20. Dünya Kupası'na Özel Her Zaman Karşınıza Çıkmayacak 20 Dikkat Çekici Bilgi
İlk Dünya Kupası Jules Rimet Kupası adı altında 1930 yılında Uruguay’da gerçekleştirildi. Toplamda 13 takımın katıldığı turnuvayı ev sahibi Uruguay, Arjantin’i 4-2 yenerek aldı. Kupaya ismini veren kişi o dönemin FIFA Başkanı Jules Rimet’ti. Fotoğrafta görünen kupa tasarımı 1970'e kadar kullanılmaya devam edildi.
Yağmurda yürümek mi, yoksa koşmak mı daha az ıslatır?
Hava şartlarını kontrol etmemiz mümkün değil. Farz edin ki bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor ve siz evden çıkmadan önce saçlarınızı özenle taramıştınız. Otoparktan marketin girişine kadar da bozulmasını istemiyorsunuz. Acaba daha yavaş yürüyerek yağmur altında daha çok vakit geçirmek mi, yoksa koşarak yanlardan daha çok yağmur damlacığıyla temas etmek mi sizi daha çok ıslatır?Minute Physics’in yaratıcısı Henry Reich, fizikle ilgili konuları açıklamak için, yaptığı çizimleri time lapse tekniğiyle videolara dönüştürüyor. Birazdan izleyeceğiniz videoda ise yağmurda koşmanın mı yoksa yürümenin mi bizi daha kuru tutacağı sorusuna değinmiş.Reich, bu çok eski sorunun cevabını bulabilmek için paralelogramlardan ve toplam ıslanma miktarı gibi denklemlerden yola çıkarak analizler yapıyor. Minute Physics videosu, bu sorunun cevabını bilimsel olarak açıklayabilmek için yapılan ilk girişim değil...
Beynimiz kalbimizi kandırıyor olabilir mi?
1948 senesinde Amerika’da nörobilim dünyasını yüz yıldan fazla etkisi altına alan talihsiz bir kaza gerçekleşti. O sıralarda Phineas Gage adlı 25 yaşında bir genç, demiryolu fabrikasında çalışıyordu. Fabrikadaki bir patlama sonucu, yaklaşık 1 metre uzunluğunda ve 3 santim çapında demir bir boru, Gage’in sol elmacık kemiğinden girip, kafatasının ön kısmında bir delik yarattı.Deliğin ön frontal kortekste oluşturduğu ağır hasara rağmen, Gage kaza sırası ve sonrasında; ne bilincini, ne de hafızasını kaybetmişti. Gage’in beyninin tüm fonksiyonları yerinde gözüküyordu, eskisi gibi konuşabiliyor ve yürüyebiliyordu. Eskisine göre yerinde olmayan tek özelliği, kendini kontrol etme yeteneğiydi. Gage tamamen yeni bir kişiliğe bürünmüştü. Onu eskiden tanıyanlar ona “No longer Gage” ismini takmışlardı ve Gage’in yeni halini irrasyonel ve karmaşık buluyorlardı. Tüm arzu ve duyguları tamamen dürtüsel şekilde işliyordu. Çalıştığı fabrikanın lojistiğine hala hakim ve fiziksel olarak eskisi gibi çalışabilecek durumda olan Gage, duygu ve dürtülerini kontrol etme yeteneğine sahip olmadığından, iş arkadaşlarıyla geçimsizlik sebebiyle işten çıkarıldı...
Sadece Model Dinleyenlerin Bildiği 10 Kelime
'Değmesin ellerimiz' adlı şarkı ile popüler olan başarılı rock grubu Model'i, çoğumuz beğenerek dinliyor.Grubun şarkı sözlerini genelde bas gitarist Can Temiz ara ara da solist Fatma Turgut yazıyor. Buraya kadar her şey normal! Asıl şaşırtmalı kısım; şarkı sözleri :) Bu kelime gruplarından bazıları sadece Model şarkılarında duyabileceğiniz cinsten.
Beynin Nasıl Şuur Kazandığı Anlaşıldı
Bilim insanları, yeni bir araştırmanın sonucuna dayanarak narkoz etkisinden veya komadan çıkan beynin nasıl tekrar bilinç kazandığı sorusuna yanıt bulduklarına inanıyor. Araştırmada yer alan New York Weill Cornell Medikal Yüksel Okulu'ndan anestezi uzmanı Dr. Alex Proekt, 'İlaçlar beyni terk ettiği zaman oluşturdukları etkinin ortadan kalktığını ve narkoz sonrası bilincin geri geldiğini zannediyorduk. Ancak bu süreci yeterli anlayamadığımız ortaya çıktı' ifadesini kullandı. Bilim insanları, beynin faaliyet esnasında oluşturduğu izleri inceleyerek, bilinç kazanmaya doğru spesifik bir şekilde ilerlediğini düşünüyordu. Araştırmada, beynin bilinçliliğe doğru adım adım mı ilerlediği yoksa aynı anda birçok hale geçiş yapıp yapamadığı anlaşılmak istendi. Proekt ve meslektaşları, anestezi altındaki farelerin beynindeki belli bölgelerin elektriksel faaliyetini inceledi. Deneyde, fareler uyanıncaya kadar verilen anestezinin etkisi azaltıldı. Gözlemler, beynin tekrar bilinç kazanmak için birçok belli aşamadan geçtiğini gösterdi. Bilinç kazanma esnasında, beyindeki bazı basamaklar arasında net bir dönüşüm yaşandığı, beynin diğer haller arasında bağlantı kurmak için de bir nevi bağlantı merkezi oluşturduğu görüldü. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada, beynin bilinç kazanma sürecinde farklı 'güzergahlar' seçebileceği, ancak basamaklar arasında geçişi sağlayan merkezlerin ana rolü üstlendiği ifade edildi. Yeni tedaviler keşfedilebilir Bilim insanları, elde edilen yeni bulguların ileride komadaki insanlara yardım etmek için kullanılabileceğini belirtti. Proekt, 'komadaki ve baygın insanların beyninde uyku halinin periyotlara bağlı olarak elektriksel faaliyetler gerçekleştiğine değinerek, 'beynin koma ve genel anestezi altında bazen normal faaliyetlere dönmeyi başaramadığını' belirtti. Beynin şuur kazanmasını sağlayacak uyanma basamaklarını sonuçlandıramaması, bazen insanların uzun yıllar komada kalmasına neden olabiliyor. Bilim insanları, insanlara yardımcı olabilmek için ilk olarak farelerde gözlemlenen sürecin insanlarda da var olup olmadığını anlamak istiyor. Proekt, ileride şuursuzluğa neden olan halleri ortadan kaldıracak ve nihayetinde hastaları uyandıracak tedavinin geliştirilebileceğini belirtti. Hastaların sadece fiziksel değil, faaliyetleriyle de bilinç kazandıklarını ortaya koyabilmesi, bir gün insanların gerçekten nasıl bilinç kazandığına da net bir açıklama getirebilir. Livescience | Al Jazeera