Tarihin Gelmiş Geçmiş En İkonik 10 Bikini Modeli
Her yıl yaz yaklaşırken bizi kendimizi ve hayat tarzımızı sorgulamaya iten, çok güçlü iki parçalı giysiye biz kadınlar “bikini” diyoruz. Şahsen benim kendisiyle çok uzun yıllar aşk-nefret ilişkim oldu. Ne zaman bikiniler vitrinlere çıksa yaz geldi diye bir yandan sevinir bir yandan da kilo, selülit gibi yersiz streslere girerdim...
Mars Atmosferinde Yeni Bir Keşif
Gökbilimciler, mor ve kızılötesi görüntüleme yöntemleri kullandıkları yeni araştırmalarda, Mars'ın atmosferinde iki farklı boyutta katı parçacık keşfetti. Araştırmada, Mars atmosferinin Dünya'dan daha temiz olduğu ifade edildi. Rus ve Fransız araştırmacılar, Mars'ın kuzey yarımküresindeki atmosfer tabakası üzerindeki analizlerinde yenir bir parçacık keşfetti. Icarus dergisinde yayımlanan araştırmada, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Mars Express uzay aracı kullanılarak Kızıl Gezegen'deki atmosfer tarandı. Güneş'in önünden geçtiği esnada güneş ışınlarının aydınlattığı atmosferi spektrometresi ile tarayan Mars Express, toz parçacıklarıyla Güneş'ten yayılan radyasyonun etkileşimini gözlemledi. Araştırma, Mars atmosferinin homojen olmadığını, tersine iki farklı özellikte yeni bir parçacık içerdiğini ortaya koydu. Parçacığın ilk özelliği, katı ve iri su-buz tanecikleri; ikincisi ise daha ince ve bir arada kümelenmiş taneciklerden oluşuyor olması. Gökbilimciler, Mars atmosferinin 20-28 km irtifada oldukça düşük bir yoğunluk içerdiğini belirterek, ince taneciklerin metreküp başına sadece üç tane bulunduğuna dikkat çekti. İri tanelerin bu irtifadaki yoğunluğu ise metreküp başına sadece iki olarak ölçüldü. Dünya'ya göre çok daha temiz Mars atmosferinin Dünya'ya kıyasla çok daha temiz ancak tozlu olduğunu belirten araştırmacılar, toz kümelerinin Kızıl Gezegen'deki iklim değişiminde önemli rol oynadığını belirtti. Hafif taneciklerin buzlu parçacıkların oluşumunu hızlandırarak bulutların ortaya çıkmasını sağladığı ve bulutların Mars'ın yüzeyinde yaşanan yağış ve sıcaklığı doğrudan etkilediği ifade edildi. Araştırmacılar, toz kümelerinin irtifa ve jeolojik koordinatlarını tespit ederek, Mars'ta neler olup bittiğini çok daha iyi anlayabileceklerini ifade etti. Gökbilimciler, Mars'ın yörüngesine Eylül 2014'te girmesi beklenen MAVEN uzay aracıyla aradıkları soruların cevabını bulmayı ümit ediyor. MAVEN, Mars atmosferinin milyarlarca yıl içinde nasıl kaybolduğunu ortaya çıkarmaya çalışacak. Mars atmosferindeki elektrik yüklü parçacıkları analiz edecek olan MAVEN, aynı zamand Güneş fırtılanalarının saçtığı yüklü parçacıkları tarayacak. Kaynak: RedOrbit
Gelirlerine Göre Dünyanın En Büyük 10 Şirketi
Walmart Stores Inc. Sam Walton tarafından kurulmuş dünya çapında şubeleri olan bir Amerikan perakende satış yapan mağazalar zinciridir. Amerika'nın birçok eyaletinde şubeleri vardır. Walmart, Amerika'nın önemli ekonomi dergisi Fortune'nun 2007 sayısında yeralan 'Amerika'nın en büyük yatırımlarını yapan 500 şirket' raporunda 'Dünya çapında yüksek ciro yapan şirket' olarak yer almıştır. Walmart mağazalar zincirinde büyük çoğunluğu Amerika'da olmak üzere 2.1 milyon insan çalışmaktadır. Walmart'ın en önemli rakipleri Metro, Carrefour ve Tesco'dur.
Dedikodu Yapmanın Yararları ve İncelikleri
Başkalarının arkasından konuşmak kariyerini mahvedebilir, ilişkilerini bozabilir ve ismine leke sürebilir. Ancak dedikodunun o kadar da kötü olmayan (hatta faydalı bile olabilen) tarafları var. Neler mi? “Magazin sayfaları, Twitter ve Facebook sağolsun, dedikodunun ne kadar iğrenç olabileceğini hep birlikte görüyoruz. Gossip: The Inside Scoop kitabının yazarlarından, Northeastern Üniversitesi Sosyoloji ve Kriminoloji Bölümü’nden Profesör Jack Levin ise, “Dedikodu, iş ve sosyal çevremizle bağlantı kurabilmemizin önemli yollarından biridir” diyor. Kötü niyetle yapılanları saymazsak, istihbarat almanın ve aktarmanın hiçbir kötü tarafı olmadığı gibi, duygusal ve fiziksel anlamda kendini iyi hissetmene faydası bile var. Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma da, dedikodunun insanlarla olan iletişimini güçlendirdiğini, ruh hâlini iyileştirdiğini ve stresi azalttığını ortaya koyuyor. Tabii düşüncesiz davranmadığın sürece… İşte güvenilir kaynaklardan öğrendiğimiz altın kurallar. Facebook profilinde yazanlardan daha fazlasını açık etmeyi kim ister? The Blame Game kitabının yazarı New Yorklu Psikolog Ben Dattner, küçük bir dedikodunun hızla yayılıp büyüyebileceğini söylüyor. Örneğin patronunun hakkında konuşuyorsan, sadece küçük bir detayla sınırlı kalmanda ve güvenilir bir arkadaşınla konuşmanda fayda var. Böylece daha büyük dedikoduların çıkıp patronun kulağına kadar gitmesini önlersin. Onun tuhaf yemek alışkanlıklarından bahsetmek çok zevkli olabilir ama asla çok kişisel bilgileri açıklama. Liposuction yaptırdığı ya da boşanmanın eşiğinde olduğu gibi. Özel ama olumlu olan haberleri yaymak (en iyi arkadaşının hamile olduğu ya da ofisten birinin terfi ettiği haberi gibi), sosyal çevrenle olan bağının sıkı olduğunu gösterir. Bir artısı daha var: Arkadaşının haberi kendi veremeyeceği durumlarda, ona destek olmuş olacaksın. Dattner, sadece iyi haberi bilen tek kişi olup olmadığına dikkat etmeni öneriyor. Ona şöyle diyebilirsin: “Senin adına çok heyecanlanıyorum! Bu gizli bir bilgi mi, yoksa duyurmaya başlayalım mı?” Gerçekten iş hakkında olduğu (örneğin ofis arkadaşının kötü kokan nefesi ya da berbat saç kesimiyle ilgili olmadığı) sürece, bazı ofis dedikoduları sana fayda sağlayabilir. Gossip kitabının yazarı Joseph Epstein, “Küçük dedikoduların sosyal değeri büyüktür. Ortaya iyi ve sosyal anlamda değeri olan bir laf atarsan, sana geri dönüşü mutlaka iyi olacaktır” diyor. İş arkadaşlarından birinin Amerika’daki ofise transfer olduğunu öğrenirsen hiç durma; detayları paylaşmaya başla. Belki de bir fırsat yakalaman için sana da bir kapı açılır. Patronunu sektörle ilgili aydınlatmak ya da personelle ilgili bilgi vermek de, onun gözündeki yerini sağlamlaştıracaktır. Araştırmalar, dedikodunun düzgün yapıldığında ve bir grup sınırları içinde kaldığında son derece etkili olduğunu gösteriyor. Eğer bir arkadaşına bir konuda uyarıda bulunmanın zamanı geldiyse, bunu ortak arkadaşlarınızın yanında onu şikâyet eder gibi konuşarak yapma. Örneğin elbiseni lekeli olarak geri verdiğini ya da senden aldığı borcu hâlâ ödemediğini doğrudan söylemek yerine, bunu ekstra bir bilgi gibi paylaş: “Esra’nın düğününde Gülten’in giydiği elbise muhteşemdi. Bu arada Esra’ya ortak hediye almıştık ama Gülten bana para vermeyi unuttu herhalde…” Aynı zamanda arkadaşlarını da böylesi dedikodulardan koruyabilirsin. Levin, “İnsanlar sosyal çevresinde konuşulacağını bildiği zaman olumsuz davranışlardan daha uzak durur. İster inan ister inanma; davranışları denetlemek söz konusu olduğunda, dışlanma korkusu adaletin kılıcından daha caydırıcıdır” diyor. Eğer çeneni tutamıyorsan (insanlık hâli), ağzından çıkan sözleri iyi seç. Bir kadın hakkında dedikodu yapacaksan, hiç değilse anlattığın kişi bir erkek olsun. Knox College’ın araştırmalarında, insanların kendi cinsinden biri hakkında anlatılanlara daha fazla kulak kabarttığı ortaya çıkmış. (Muhtemelen kendi deneyimlerimiz hakkında bize faydalı ipuçları verebildiği içindir.) Dolayısıyla erkek arkadaşına bir kadının dedikodusunu yaptığında, muhtemelen sağda solda bunu anlatmayacaktır. Bir erkek hakkında sağlam bir dedikodun mu var? Bu durumda onu kız arkadaşlarınla paylaş. Anlatırken insanların beden diline de dikkat et. Gözlerini kaçırıyor, dudaklarını sıkıp geriliyorlarsa, bunları pek duymak istemediklerini anlayabilirsin. O zaman gevezeliğe bir son verip sohbeti daha hoş bir konuya çevir. Elbette en iyisi, bu tarz tepkilere yol açabilecek bir dedikoduyu kendine saklaman olur. Seninle ya da bir tanıdığınla ilgili çirkin bir iftirayı susturman gerektiğinde, bunu en hızlı şekilde yapmanın yolları:
Resimlere Doğum Yapan Ressam Yine Çıplak
Vajinasından çıkardığı boya kapsülleriyle resim yapan İsviçreli sanatçı Milo Moiré Basel’de yine olay yarattı. Geçtiğimiz Nisan ayında çok konuşulan bir sanat performansına imza atan Milo bu kez Basel Resim Festivali’ne çırılçıplak gelerek adından yine söz ettirmeyi başardı. Vücudunun çeşitli bölgelerine o bölgeye giyilen kıyafet isimlerini yazan Milo’ya müdahale festivalin görevlileri tarafından yapıldı. Sanatçının festivale çıplak girmesi ise yasaklandı.
Star Wars'un Yönetmeni Değişiyor mu?
İki yeni “Star Wars” filmini, “Looper / Tetikçiler” filmiyle tanınan Rian Johnson yönetecek Hollywood haber sitesi Deadline’ın geçtiği habere göre, Disney’in satın aldığı ve “Star Wars”un haklarına sahip olan Lucasfilm, serinin sekizinci ve dokuzuncu filmlerini yazması ve yönetmesi için Rian Johnson’la anlaştı. Çekimleri devam eden yedinci filmin yönetmen koltuğunda ise “Lost” serisinin yaratıcısı J.J. Abrams oturuyor. Hollywood dedikodularına odaklanan başka bir site olan The Wrap ise, Deadline'ın haberinin aksine Johnson’ın dokuzuncu filmde görev alacağını fakat yönetmenliğini yapmayacağını bildirdi. Rian Johnson, Joseph Gordon-Levitt'in rol aldığı bağımsız kara film 'Brick' (2005) ve yine Gordon-Levitt ile Bruce Willis’i buluşturan 2012 yapımı bilimkurgu filmi “Looper / Tetikçiler” ile adını duyurmuştu. Johnson ayrıca, “Breaking Bad” serisinin üç bölümünün de yönetmenliğini üstlendi. Disney 2012 yılında Lucasfilm’i satın almış ve yeni bir “Star Wars” üçlemesi çekileceğini duyurmuştu. “Jedi’ın Dönüşü”nden 30 yıl sonrasını anlatacak üçlemenin ilk filminin yönetmenliğini J. J. Abrams üstlendi. “Star Wars Episode VII“nin çekimleri devam ediyor ve filmin 18 Aralık 2015 tarihinde vizyona girmesi bekleniyor. Mark Hamill, Harrison Ford, Carrie Fisher ve “12 Yıllık Esaret”le yıldızı parlayan Lupita Nyong’o, filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimler. Milliyet