Çay poşeti nasıl uçar?
Çay poşetinden roket olur mu demeyin,bal gibi olur.Peki nasıl?Videoyu sonuna kadar izleyin,gülümsemenin tadını çıkarın :)Not 2 :İnternet sitem henüz yapım aşamasındadır,isteyen içeriğime https://www.youtube.com/user/pratikbilgiIer 'den ulaşabilir
Sevimli Köpekten Emekleme Dersi
ABD'de Jack Russell Terrier cinsi Buddy adlı köpeğin, sahibinin 7 aylık minik kızına nasıl emeklemesi gerektiğini gösterdiği o anlar, saniye saniye görüntülendi ABD'nin Atlanta kentinde Jack Russell Terrier cinsi Buddy adlı köpeğin, sahibinin 7 aylık minik kızına nasıl emeklemesi gerektiğini gösterdiği o anların görüntüleri, internette büyük ilgi gördü. Video paylaşım sitesi Youtube'de yayınlanan bir video, 'köpek, insanın en iyi dostudur' sözünü hatırlattı.
Karabasan Nedir?
Halk dilinde karabasan olarak geçen ama bilimsel açıklaması uyku felci olan korkulu rüyamızı halka sorduk karabasan nedir? Buyurun izleyelim...
Nuh'un Gemisi Cudi'ye Getirilecek
Rusell Crowe'un başrolünü oynadığı 'Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan 'Nuh'un Gemisi'nin ABD'den getirip Cudi Dağı eteklerine koymak için İstanbul’da bir toplantı gerçekleştirildi. Gemi Cudi Dağı'na getirilecek ve bölge milli park ilan edilecek. Cizre'de özel bir hastanenin sponsorluğunu üstlendiği, Şırnak Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği'nin girişimleri ile yürütülen proje tamamlandığında bölgede turizm patlamasının yaşanması bekleniyor. İstanbul Allevents Fuarcılık’ta yapılan “Nuhun Gemisi” toplantısına; Nuh'un Gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru, Allevents Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kalkavan, Yönetim Kurulu üyesi Murat Akan ve Projeler İletişim Koordinatörü Ebru Gençoğlu katıldı. NOAH Filminin yapım şirketi ve aynı zamanda yönetmeninin firmasıyla iletişim halinde olduklarını, filmde kullanılan geminin ne durumda olduğu ile ilgili görüştüklerini ifade eden Kalkavan, 'Firmadan edindiğimiz bilgiye göre; filmin tamamlanmasının üzerinden bir buçuk seneden fazla bir zaman geçmesi nedeniyle, film setinde kullanılan malzemelerin bazılarının ellerinde bulunduğunu, bazı parçaların ise ne yazık ki sökülerek geri dönüşüme verildiği cevabını aldık. Bunun üzerine yapım şirketiyle yapılan 2. görüşmede, kendilerinin geminin projelerini tarafımıza sağlayabileceklerini ve Türkiye’de üretim ve montaj aşamasında teknik destek verebileceklerini söylediler. Dolayısıyla; bu kapsamda ele alınarak geliştirilecek ve uzun süreçli olan bu projenin içerisinde yapılabilecekler konusunu karşılıklı görüştük. Bu projenin sadece geminin getirilip, kurulmasıyla kapsamlı kalmaması adına proje için ellerinden gelen her türlü desteği sağlayacaklarını söylediler' diye konuştu. Nuh'un gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru ise Cudi Dağı eteklerine geminin getirilmesi ve alanın Milli Park ilan edilmesiyle beraber bölge şartlarına uygun bir hayvanat bahçesinin yapılacağını söyledi. Üniversite öğrencileri ve vatandaşlar projeye dahil edilecek Doğru, Bölge üniversitelerinden öğrencilerinin ve halkın projeye dahil edileceğini, Şırnak’ta tekrar inşa edilecek geminin yapım aşamasında o dönemin şartlarına uyularak bir çalışma yürütüleceğini ifade etti. Öğrencilerin Cudi Dağı eteklerinde çadırlar kurarak ünlü sanatçılarla geminin kalan kısmının inşasına katılacaklarını belirten Doğru, global PR çalışmalarının da sürdürülmesiyle projenin uzun soluklu ve bölge turizmini geliştirecek bir boyut kazanacağını belirtti. Doğru, Milli Park'ın açılışı sırasında düzenlenecek organizasyona Yönetmen Daren Aronofsky ve Ünlü Aktör Russell Crowe‘u da getirmek istediklerini söyledi. Doğru, ayrıca proje konusunda kendilerine yardımcı olan ve her türlü desteğin sağlanacağı sözlerini veren Şırnak Valisi Hasan İpek'e teşekkür etti. (TRT HABER)
Verimli bir çalışma performansı için konsantrasyonu güçlendirmenin yolları
Her şeyin çok hızlı başladığı, geliştiği ve sonlandığı bir dünyada yaşıyoruz. Multitasking (aynı anda birden fazla işi halletmeye çalışmak) çoğumuz için bu ritmi yakalamanın tek yolu olarak düşünülüyor. Arkadaşlarımızla açık büfe kahvaltı yaparken aynı zamanda e-postalarımızı gözden geçiriyor; ya da bir Excel dosyası üzerinde çalışırken bir yandan telefon görüşmesi yapıyoruz. Üstelik akıllı telefonların, tabletlerin ve dizüstü bilgisayarların hayatımıza girdiği günden bu yana, bunları çoğu zaman farkına bile varmadan yapıyoruz.Fakat şöyle bir sorun var: Psychology Today’de yer alan bir makaleye göre, insanlarınsadece %2’si bu şekilde çalışırken gerçek anlamda verimli olabiliyor. Kalan %98’imizse ne yazık ki çok yönlü çalıştığını zannederken aslında verimsiz bir şekilde bir işten diğerine atlıyor.Beyinlerimiz aynı anda birden fazla konuya odaklanmakta genellikle başarısız. Michigan Üniversitesi Psikoloji Departmanı öğretim üyelerinden Moore ve Weissman’ın çalışmalarına göre, beyin birden fazla işle karşı karşıya kaldığı zaman aşırı yükleme durumu ortaya çıkıyor.Moore ve Weissman’ın araştırmasına göre aynı anda birden fazla işle uğraşmaya çalıştığımız zaman, bilgiler tıkanmaya başlıyor ve dikkat, bir konudan diğerine atlatıyor. Kişi bu tip bir çalışmanın başta daha verimli olacağını düşünüyor; ancak bu çabanın sonunda elde edilen, genellikle yorgun bir beyin ve azalmış verim oluyor.Çalışma performansınızı arttırmak için ne yapabilirsiniz?Eğer siz de %98’lik çoğunluğa ait olduğunuzu düşünüyorsanız ve aynı anda birden çok iş yapmaya çalışmanın bir avantajını göremediyseniz, bunun yerine belirli bir zaman diliminde yalnızca bir şeyi üretmeye odaklanmayı deneyebilirsiniz. Bu sayede işlerinizi çok daha hızlı ve kolay bir yoldan halledebilirsiniz.Konsantrasyonunuzu arttırmak için aşağıdaki önerilere göz atabilirsiniz:Telefonunuzu bir kenara bırakınİster çalışırken, ister arkadaşlarınızla dışarıdayken sizi içinde bulunduğunuz andan koparacak bütün dikkat dağıtıcıları çevrenizden uzaklaştırın. Kullanmadığınız zamanlarda telefonunuzu yanınızdan uzaklaştırarak veya izlemiyorken televizyonu kapatarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Kısacası herhangi bir şey yaparken dikkatinizi başka bir yöne çeken ne varsa göz önünden kaldırmalısınız...
Tarihin Gelmiş Geçmiş En İkonik 10 Bikini Modeli
Her yıl yaz yaklaşırken bizi kendimizi ve hayat tarzımızı sorgulamaya iten, çok güçlü iki parçalı giysiye biz kadınlar “bikini” diyoruz. Şahsen benim kendisiyle çok uzun yıllar aşk-nefret ilişkim oldu. Ne zaman bikiniler vitrinlere çıksa yaz geldi diye bir yandan sevinir bir yandan da kilo, selülit gibi yersiz streslere girerdim...
Reklam
Mars Atmosferinde Yeni Bir Keşif
Gökbilimciler, mor ve kızılötesi görüntüleme yöntemleri kullandıkları yeni araştırmalarda, Mars'ın atmosferinde iki farklı boyutta katı parçacık keşfetti. Araştırmada, Mars atmosferinin Dünya'dan daha temiz olduğu ifade edildi. Rus ve Fransız araştırmacılar, Mars'ın kuzey yarımküresindeki atmosfer tabakası üzerindeki analizlerinde yenir bir parçacık keşfetti. Icarus dergisinde yayımlanan araştırmada, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Mars Express uzay aracı kullanılarak Kızıl Gezegen'deki atmosfer tarandı. Güneş'in önünden geçtiği esnada güneş ışınlarının aydınlattığı atmosferi spektrometresi ile tarayan Mars Express, toz parçacıklarıyla Güneş'ten yayılan radyasyonun etkileşimini gözlemledi. Araştırma, Mars atmosferinin homojen olmadığını, tersine iki farklı özellikte yeni bir parçacık içerdiğini ortaya koydu. Parçacığın ilk özelliği, katı ve iri su-buz tanecikleri; ikincisi ise daha ince ve bir arada kümelenmiş taneciklerden oluşuyor olması. Gökbilimciler, Mars atmosferinin 20-28 km irtifada oldukça düşük bir yoğunluk içerdiğini belirterek, ince taneciklerin metreküp başına sadece üç tane bulunduğuna dikkat çekti. İri tanelerin bu irtifadaki yoğunluğu ise metreküp başına sadece iki olarak ölçüldü. Dünya'ya göre çok daha temiz Mars atmosferinin Dünya'ya kıyasla çok daha temiz ancak tozlu olduğunu belirten araştırmacılar, toz kümelerinin Kızıl Gezegen'deki iklim değişiminde önemli rol oynadığını belirtti. Hafif taneciklerin buzlu parçacıkların oluşumunu hızlandırarak bulutların ortaya çıkmasını sağladığı ve bulutların Mars'ın yüzeyinde yaşanan yağış ve sıcaklığı doğrudan etkilediği ifade edildi. Araştırmacılar, toz kümelerinin irtifa ve jeolojik koordinatlarını tespit ederek, Mars'ta neler olup bittiğini çok daha iyi anlayabileceklerini ifade etti. Gökbilimciler, Mars'ın yörüngesine Eylül 2014'te girmesi beklenen MAVEN uzay aracıyla aradıkları soruların cevabını bulmayı ümit ediyor. MAVEN, Mars atmosferinin milyarlarca yıl içinde nasıl kaybolduğunu ortaya çıkarmaya çalışacak. Mars atmosferindeki elektrik yüklü parçacıkları analiz edecek olan MAVEN, aynı zamand Güneş fırtılanalarının saçtığı yüklü parçacıkları tarayacak. Kaynak: RedOrbit
Reklam
Gelirlerine Göre Dünyanın En Büyük 10 Şirketi
Walmart Stores Inc. Sam Walton tarafından kurulmuş dünya çapında şubeleri olan bir Amerikan perakende satış yapan mağazalar zinciridir. Amerika'nın birçok eyaletinde şubeleri vardır. Walmart, Amerika'nın önemli ekonomi dergisi Fortune'nun 2007 sayısında yeralan 'Amerika'nın en büyük yatırımlarını yapan 500 şirket' raporunda 'Dünya çapında yüksek ciro yapan şirket' olarak yer almıştır. Walmart mağazalar zincirinde büyük çoğunluğu Amerika'da olmak üzere 2.1 milyon insan çalışmaktadır. Walmart'ın en önemli rakipleri Metro, Carrefour ve Tesco'dur.
Dedikodu Yapmanın Yararları ve İncelikleri
Başkalarının arkasından konuşmak kariyerini mahvedebilir, ilişkilerini bozabilir ve ismine leke sürebilir. Ancak dedikodunun o kadar da kötü olmayan (hatta faydalı bile olabilen) tarafları var. Neler mi? “Magazin sayfaları, Twitter ve Facebook sağolsun, dedikodunun ne kadar iğrenç olabileceğini hep birlikte görüyoruz. Gossip: The Inside Scoop kitabının yazarlarından, Northeastern Üniversitesi Sosyoloji ve Kriminoloji Bölümü’nden Profesör Jack Levin ise, “Dedikodu, iş ve sosyal çevremizle bağlantı kurabilmemizin önemli yollarından biridir” diyor. Kötü niyetle yapılanları saymazsak, istihbarat almanın ve aktarmanın hiçbir kötü tarafı olmadığı gibi, duygusal ve fiziksel anlamda kendini iyi hissetmene faydası bile var. Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma da, dedikodunun insanlarla olan iletişimini güçlendirdiğini, ruh hâlini iyileştirdiğini ve stresi azalttığını ortaya koyuyor. Tabii düşüncesiz davranmadığın sürece… İşte güvenilir kaynaklardan öğrendiğimiz altın kurallar. Facebook profilinde yazanlardan daha fazlasını açık etmeyi kim ister? The Blame Game kitabının yazarı New Yorklu Psikolog Ben Dattner, küçük bir dedikodunun hızla yayılıp büyüyebileceğini söylüyor. Örneğin patronunun hakkında konuşuyorsan, sadece küçük bir detayla sınırlı kalmanda ve güvenilir bir arkadaşınla konuşmanda fayda var. Böylece daha büyük dedikoduların çıkıp patronun kulağına kadar gitmesini önlersin. Onun tuhaf yemek alışkanlıklarından bahsetmek çok zevkli olabilir ama asla çok kişisel bilgileri açıklama. Liposuction yaptırdığı ya da boşanmanın eşiğinde olduğu gibi. Özel ama olumlu olan haberleri yaymak (en iyi arkadaşının hamile olduğu ya da ofisten birinin terfi ettiği haberi gibi), sosyal çevrenle olan bağının sıkı olduğunu gösterir. Bir artısı daha var: Arkadaşının haberi kendi veremeyeceği durumlarda, ona destek olmuş olacaksın. Dattner, sadece iyi haberi bilen tek kişi olup olmadığına dikkat etmeni öneriyor. Ona şöyle diyebilirsin: “Senin adına çok heyecanlanıyorum! Bu gizli bir bilgi mi, yoksa duyurmaya başlayalım mı?” Gerçekten iş hakkında olduğu (örneğin ofis arkadaşının kötü kokan nefesi ya da berbat saç kesimiyle ilgili olmadığı) sürece, bazı ofis dedikoduları sana fayda sağlayabilir. Gossip kitabının yazarı Joseph Epstein, “Küçük dedikoduların sosyal değeri büyüktür. Ortaya iyi ve sosyal anlamda değeri olan bir laf atarsan, sana geri dönüşü mutlaka iyi olacaktır” diyor. İş arkadaşlarından birinin Amerika’daki ofise transfer olduğunu öğrenirsen hiç durma; detayları paylaşmaya başla. Belki de bir fırsat yakalaman için sana da bir kapı açılır. Patronunu sektörle ilgili aydınlatmak ya da personelle ilgili bilgi vermek de, onun gözündeki yerini sağlamlaştıracaktır. Araştırmalar, dedikodunun düzgün yapıldığında ve bir grup sınırları içinde kaldığında son derece etkili olduğunu gösteriyor. Eğer bir arkadaşına bir konuda uyarıda bulunmanın zamanı geldiyse, bunu ortak arkadaşlarınızın yanında onu şikâyet eder gibi konuşarak yapma. Örneğin elbiseni lekeli olarak geri verdiğini ya da senden aldığı borcu hâlâ ödemediğini doğrudan söylemek yerine, bunu ekstra bir bilgi gibi paylaş: “Esra’nın düğününde Gülten’in giydiği elbise muhteşemdi. Bu arada Esra’ya ortak hediye almıştık ama Gülten bana para vermeyi unuttu herhalde…” Aynı zamanda arkadaşlarını da böylesi dedikodulardan koruyabilirsin. Levin, “İnsanlar sosyal çevresinde konuşulacağını bildiği zaman olumsuz davranışlardan daha uzak durur. İster inan ister inanma; davranışları denetlemek söz konusu olduğunda, dışlanma korkusu adaletin kılıcından daha caydırıcıdır” diyor. Eğer çeneni tutamıyorsan (insanlık hâli), ağzından çıkan sözleri iyi seç. Bir kadın hakkında dedikodu yapacaksan, hiç değilse anlattığın kişi bir erkek olsun. Knox College’ın araştırmalarında, insanların kendi cinsinden biri hakkında anlatılanlara daha fazla kulak kabarttığı ortaya çıkmış. (Muhtemelen kendi deneyimlerimiz hakkında bize faydalı ipuçları verebildiği içindir.) Dolayısıyla erkek arkadaşına bir kadının dedikodusunu yaptığında, muhtemelen sağda solda bunu anlatmayacaktır. Bir erkek hakkında sağlam bir dedikodun mu var? Bu durumda onu kız arkadaşlarınla paylaş. Anlatırken insanların beden diline de dikkat et. Gözlerini kaçırıyor, dudaklarını sıkıp geriliyorlarsa, bunları pek duymak istemediklerini anlayabilirsin. O zaman gevezeliğe bir son verip sohbeti daha hoş bir konuya çevir. Elbette en iyisi, bu tarz tepkilere yol açabilecek bir dedikoduyu kendine saklaman olur. Seninle ya da bir tanıdığınla ilgili çirkin bir iftirayı susturman gerektiğinde, bunu en hızlı şekilde yapmanın yolları:
Reklam
Reklam
Resimlere Doğum Yapan Ressam Yine Çıplak
Vajinasından çıkardığı boya kapsülleriyle resim yapan İsviçreli sanatçı Milo Moiré Basel’de yine olay yarattı. Geçtiğimiz Nisan ayında çok konuşulan bir sanat performansına imza atan Milo bu kez Basel Resim Festivali’ne çırılçıplak gelerek adından yine söz ettirmeyi başardı. Vücudunun çeşitli bölgelerine o bölgeye giyilen kıyafet isimlerini yazan Milo’ya müdahale festivalin görevlileri tarafından yapıldı. Sanatçının festivale çıplak girmesi ise yasaklandı.
Reklam
Star Wars'un Yönetmeni Değişiyor mu?
İki yeni “Star Wars” filmini, “Looper / Tetikçiler” filmiyle tanınan Rian Johnson yönetecek Hollywood haber sitesi Deadline’ın geçtiği habere göre, Disney’in satın aldığı ve “Star Wars”un haklarına sahip olan Lucasfilm, serinin sekizinci ve dokuzuncu filmlerini yazması ve yönetmesi için Rian Johnson’la anlaştı. Çekimleri devam eden yedinci filmin yönetmen koltuğunda ise “Lost” serisinin yaratıcısı J.J. Abrams oturuyor. Hollywood dedikodularına odaklanan başka bir site olan The Wrap ise, Deadline'ın haberinin aksine Johnson’ın dokuzuncu filmde görev alacağını fakat yönetmenliğini yapmayacağını bildirdi. Rian Johnson, Joseph Gordon-Levitt'in rol aldığı bağımsız kara film 'Brick' (2005) ve yine Gordon-Levitt ile Bruce Willis’i buluşturan 2012 yapımı bilimkurgu filmi “Looper / Tetikçiler” ile adını duyurmuştu. Johnson ayrıca, “Breaking Bad” serisinin üç bölümünün de yönetmenliğini üstlendi. Disney 2012 yılında Lucasfilm’i satın almış ve yeni bir “Star Wars” üçlemesi çekileceğini duyurmuştu. “Jedi’ın Dönüşü”nden 30 yıl sonrasını anlatacak üçlemenin ilk filminin yönetmenliğini J. J. Abrams üstlendi. “Star Wars Episode VII“nin çekimleri devam ediyor ve filmin 18 Aralık 2015 tarihinde vizyona girmesi bekleniyor. Mark Hamill, Harrison Ford, Carrie Fisher ve “12 Yıllık Esaret”le yıldızı parlayan Lupita Nyong’o, filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimler. Milliyet
Reklam