Nokia ve Samsung'dan Harita İşbirliği
Nokia'nın geliştirdiği harita uygulaması HERE, Samsung cihazlarda kullanılmaya başlanıyor. Uygulama aynı zamanda Samsung marka akıllı saatlerde de yer alacak.Nokia tarafından geliştirilen HERE isimli navigasyon ve harita uygulaması uzun zamandır firmanın telefonlarında kullanılıyordu. Bugüne kadar farklı platrformlara çıkmayan HERE, özel bir anlaşma ile Samsung cihazlarına geliyor.Samsung'un Galaxy serisine özel olarak hazırlanan yeni HERE sürümü, orjinalinde olduğu gibi internet olmadan da çalışabilme özelliğine sahip olacak. Bugüne kadar iOS ve Android uygulaması belli ülkeler ve belli mağazalarda bulunan HERE, bu sayede dolaylı ve kısıtlı da olsa da Android cihazlara gelmiş oluyor.Akıllı telefon birimini Microsoft'u satan ancak navigasyon birini elinde bırakan Nokia, Samsung ile yaptığı işbirliği ile navigasyon alanındaki pazar payını genişletmeyi amaçlıyor. Firmanın HERE uygulaması birçok özelliği ile yenilik sunuyor olsa da çok fazla yayılamadı. Yapılan işbirliğinin HERE'in daha fazla cihazda kullanılmasını sağlayacağı düşünülüyor.Saatlere de geliyorNokia'nın duyurduğu işbirliği sadece Samsung marka akıllı telefonları değil aynı zamanda firmanın Tizen işletim sistemini kullanan akıllı saatlerini de kapsıyor. Yani HERE aynı zamanda Samsung marka akıllı saatlerde de kullanılabilecek.Samsung'un Google'a çalımıAkıllı telefonlarında Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemini kullanan Samsung, Android'in en büyük destekçilerinden. Ancak telefonlarında Google Maps yerine farklı bir navigasyon uygulamasına da yer vermesi firmanın farklı açılımlara da yeşil ışık yaktığını gösteriyor.Nokia ve Al Jazeera
UNUTULMAZ 20 DİZİNİN UNUTAMADIĞIMIZ MÜZİKLERİ
Reşat Nuri Gültekin'in aynı adlı romanından uyarlanarak bir çok kez ekranlara aktarılan dizinin kuşkusuz en unutulmazı Aydan Şener'in 'Feride' yi canlandırdığı 1986 yılı yapımıydı. Günümüzde tekrar çekilmeye çalışılsa da dizi 1900 lü yıllarda geçen bir aşk hikayesi olmaktan öteye geçemediği için ilk sezonunda final yaptı. Dizinin Esin Engin'in bestelediği müziklerinin de hatıralarımızda ayrı bir yere sahip olduğu ise tartışılmaz bir gerçek.
Dünya'nın Zirvesi Nepal'de Gezilecek 5 Yer
Dünya'nın en barışçıl ülkelerinden Nepal tam bir Unesco Kültür Mirasları Listesi favorisi. Renkli kimliği, festival ve bayramları, farklı yaşam tarzı ve çılgın turist sayısı ile her zaman çekici bir seçenek.Kaynak: http://www.kesfetsene.com/nepal-gezi-rehberi
Yeni Nesil 10 Akıllı Saat Modeli
Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde kullandığımız aletler bir bir 'akıllanıyorlar'. Akıllı telefon, akıllı televizyon derken şimdi de teknoloji dünyasının gözü akıllı saatlerde.Akıllı telefonunuzla sürekli bağlantı halinde olan ve telefon görüşmeleriniz, e-posta kontrolleriniz, fotoğraf çekme gibi özellikleri olan bu giyilebilir teknoloji ürünleri şimdiden birçok firma tarafından farklı modellerle piyasaya sürüldü. Yeni nesil 10 akıllı saat modelini sizler için listeledik.Kaynak: http://www.birinfo.com/Haber/Habergoster/Yeni%20Nesil%2010%20Ak%C4%B1ll%C4%B1%20Saat%20Modeli/41
Taksit Yasağı Telefon Satışlarını Yüzde 40 Düşürdü
Geçen yıl ayda ortalama 330 bin cep telefonu satan teknoloji marketlerinin satış rakamı, kredi kartı düzenlemesinden sonra 130 bin adet düşerek 200 bine gerilediBankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 1 Şubat 2014'te yürürlüğe giren cep telefonlarına taksit sınırlaması, teknoloji marketlerin aylık cep telefonu satışlarını ortalama yüzde 40 düşürdü.Geçen yıl ayda ortalama 330 bin cep telefonu satan teknoloji marketlerinin satış rakamı, kredi kartı düzenlemesinden sonra 130 bin adet düşerek 200 bine geriledi. Böylece taksit yasağı teknoloji marketlerin telefon satışlarını yüzde 40 civarında düşürmüş oldu.Konuyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Gold Teknoloji Marketleri Pazarlama Müdürü Kılınç Orhan Erdemir, araştırma şirketi GfK rakamlarına göre Türkiye'de 2014 yılının ilk 6 ayında 5,7 milyon cep telefonu satıldığını, 2013 yılının aynı döneminde bu rakamın 6 milyon olduğunu söyledi. Türkiye'de alışverişi etkileyen en önemli faktörlerden birinin kredi kartlarındaki taksit imkanı olduğunu belirten Erdemir, şunları kaydetti: 'Zaten satın alma gücü açısından AB ülkelerine göre çok daha düşük bir durumdayız. Taksit imkanı da düşürülünce toplum yeni teknolojiye ulaşmakta zorlanmaya başladı. Yeni teknoloji ürünlerinin kolay ulaşılabiliyor olması aslına bakarsanız sosyal statülerin de bu noktada eşitlenmesini sağlıyor. Şubat ayına kadar bin 500 liralık son model bir cep telefonunu asgari ücretli bir çalışan bile taksitle alabiliyordu. Teknoloji kullanımında en zenginle aynı kulvarda olabiliyordu.'‘Son 5 ayda cep telefonu pazarı sadece el değiştirdi’Erdemir, taksit yasağının teknoloji marketlerindeki büyümeyi sıfırladığını belirterek, 'Teknoloji marketlerindeki cep telefonu satışları 1 Şubat itibariyle büyük bir düşüş yaşadı. Teknoloji marketlerinde 2013'te ayda ortalama 330 bin adet cep telefonu satılıyordu. Kredi kartı düzenlemesinden sonra bu rakam 200 bine düştü' dedi.Ancak Türkiye'de satılan toplam cep telefonu adetlerinde küçülmenin aksine büyümenin yaşandığını aktaran Erdemir, bunun sebebinin de GSM operatörlerinin 24 aylık kontratlı satışları ve senetli satış mağazalarındaki satışların artması olduğunu kaydetti. Ödeme sisteminde yapılan değişiklik ile teknoloji marketlerindeki 1-1,5 milyar liralık pazarın diğer satış kanallarına kaydığı bilgisini veren Erdemir, sözlerine şöyle devam etti:'Cep telefonu tüketimini sadece bir ödeme sistemini yasaklayarak azaltmanın imkanı yok. Bunun olmadığını Türkiye'deki toplam pazarda cep telefonu satışlarının azalmamasından görüyoruz. Son 5 ayda cep telefonu pazarı sadece el değiştirdi. Eğer amaç gerçekten cep telefonu satışını azaltmak olsaydı, aynı zamanda kontratlı satışların da yasaklanması gerekirdi. Ancak kontratlı satışların büyük oranda arttığı da gün gibi ortada. Şubat ayından bu yana teknoloji perakendecileri, alternatif ödeme yöntemlerine yöneldi. Örneğin mağazalarda finans kuruluşlarının desteği ile hızlı tüketici kredisi sunuluyor. Mağazadaki online sistem üzerinden 15 dakika içerisinde onay aşaması tamamlanıyor. Onaylanmış olan krediye istinaden personel kredi evraklarını tamamlıyor. İşlemlerin tamamlanmasını müteakip, ürünü hemen müşteriye teslim ediliyor.'‘Kredi kartlarına limit sınırlaması doğru bir adım’Kılınç Orhan Erdemir, ekonomi yöneticilerinin özellikle cep telefonu gibi pazarın lokomotifi olan bir alanda yıl sonuna doğru en azından kredi kartına 3 taksit ile iyileştirme yapacağını düşündüklerini söyledi. Bunun hem yerli üretimi teşvik edeceğini, hem bankaların kaybettiği geliri elde etmesini sağlayacağını, hem de teknoloji perakendeciliğini rahatlatacak en büyük hamlenin bu olacağını vurgulayan Erdemir, kredi kartlarına geçen yıl getirilen limit sınırlamasının uzun vadede çok önemli ve doğru bir adım olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bunun yanı sıra taksit sınırlandırmasının cep telefonlarında tamamen kaldırılması değil 3-4 taksite indirgenmesi sektörün bir anda kan kaybetmesini engelleyecekti. Vatandaşın borçlanma düzeyini indirmeyi sadece kredi kartları üzerinden düşünmemek lazım. Kişisel borçlanma farklı ödeme yöntemleriyle devam ediyor. Önemli olan bunu kademeli bir şekilde azaltabilmektir diye düşünüyorum. Aksi halde insanlar alışverişi keseceklerine farklı ödeme yöntemleriyle satın almaya yöneliyor. Bu seferde kişisel borçlanması takip etmeniz gittikçe güçleşiyor.'Erdemir, Türkiye'nin bilişim-teknoloji alanındaki gelişme potansiyeline inandıklarını belirterek, 'Almanya'da teknoloji pazarı yıllık 130 milyar lira ciroya sahip. Biz de 2023 Türkiye'sinde bu derece güçlü bir sektör oluşacağına inanıyoruz' şeklinde konuştu.T24
True Detective'in 2. Sezonu 2015 Yazında Başlayacak
Bu yıla damgasını vuran HBO dizisi “True Detective”in yeni sezonuyla ilgili günden güne spekülasyonlar artıyor.“Game of Thrones”, “Boardwalk Empire” bir yana diğer tüm yapımlardan daha farklı konusuyla dikkat çeken True Detective’in yeni bir fenomen haline geldiği yadsınamaz bir gerçek. Öyle ki Ocak ayındaki birinci sezon finalinden beri herkesin merak ettiği dizinin oyuncu kadrosu, konuları veya karakterleri dışında tek bir şey vardı o da True Detective’in ikinci sezonunun ne zaman başlayacağıydı.Normalde mevzubahis bir HBO dizisi ise, prömiyer tarihi çok geçmeden açıklanırdı. Game of Thrones‘un baharda prömiyer yapıp her yıl aynı zamanlarda yayımlanması da HBO’nun bu tür konularda oldukça dikkatli olduğunun bir göstergesi. Birkaç istisna olsa da çoğu dizi benzer aylarda yeni sezonuna başlıyor. Eğer True Detective’in de bunlardan biri olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz zira dizimiz yeni sezonuna uzun bir süre sonra başlayabilir.True Detective’in ikinci sezonu hakkındaki en son çıkan söylentiler Vince Vaughn, Jessica Chastain, Colin Farell ve Elizabeth Moss gibi oyuncuların dizide yer alacağıydı. Hatta oyuncuların hangi karakterleri oynayacağı bile belirlenmişti. Tabii hem HBO hem de dizinin yaratıcısı Nic Pizzolatto suskunluğunu korumaya devam ediyordu. Neredeyse yeni sezon bölüm adlarının bile duyurulacağına vakit sonunda kanaldan resmi bir duyuru geldi.Edinburgh’deki Guardian Uluslararası Televizyon Festivali’nde HBO’nun Program Müdürü Mike Lombardo True Detective’le ilgili şok edici bir açıklama yaptı;“Gelecek yaz yayımlamak için True Detective’in 2. sezon çekimlerine Eylül ayında başlayacağız.”Şimdilik True Detective’in 2. sezon prömiyer tarihinin halen net olarak belirlenmediğini de söyleyelim zira her an bir değişiklik yapılabilir. Fakat “True Blood” gibi reyting kazandıran bir dizinin final vermesinin ardından HBO True Detective’i vampir dizisinin yayımlandığı Haziran‘ın sonlarına doğru denk getirebilir.Henüz dizinin yeni sezon tarihi belli olmasa da, haber kaynaklarının HBO’nun dizi takvimini de göz önüne alarak yaptığı tahmine göre True Detective’in 21 Haziran, 2015′de ikinci sezona girmesi olası.Süper Karga
Teknoloji'nin Gülen Yüzü Doğa Rutkay İle Ropörtaj
Teknoloji ile iç içe yaşayan Doğa Rutkay’ın “Teknoloji beni insanlarla yakınlaştırıyor” demesi üzerine HWP ekibi harekete geçti. Bu güzel röportaj için kendilerine teşekkür ediyoruz. Sıcacık bir yaz günü Doğa Rutkay’ın evine davet etmesi üzerine başlayan keyifli sohbet, Sosyal Medya ve projeleri üzerine akıp gidiyor. Bakalım Teknoloji ile yakından ilgilenen Doğa Rutkay neler anlatmış birlikte göz atıyoruz. TEKNOLOJİ’NİN İÇİNDEN BİRİSİ Bu yaz tatilini İzmir Alaçatı’da geçiren Doğa Rutkay, İstanbul sınırları içinde olmadığı için röportaj yapmak biraz zor oldu. Alaçatı’da Fly’lnn Beach’te bir çocuk atölyesi açmaya karar veren güzel oyuncu, ismine “ Doğa Rutkay Çocuk Atölyesi ” olarak vermiş. Çok güzel bir projeye imza attığı için kendisini tebrik etmek gerekli, zaten kendisi de enerjik, sürekli çevresine pozitif gülücükler dağıtan ve neşeli bir kişiliğe sahip. Lafı fazla uzatmadan HWP’nin gerçekleştirdiği röportaja göz atalım, iyi okumalar şimdiden ! Bu aralar hayatınız nasıl geçiyor neler ile uğraşıyorsunuz ? Şu sıralar Alaçatı’yla ilgileniyorum aslında. Ev – bahçe işleri ve yanı sıra tatil modunda geçiyor günlerimin çoğu. Ayrıca yeni açılan “Doğa Rutkay Çocuk Atölyesi” nin heyecanı var hep içimde. Alaçatı’nın yeni bir plajı olan Fly-lnn Beach’te açıldı bu okul. Çocukların aileleri ile beraber denize koşmasını değil de atölyeye heyecanla gelmelerini istiyorum açıkçası. Bu sezon sizi Güldür Güldür’le gördük, bunun dışında yeni sezonda başka projeler var mı ? Başka proje şuan için düşünmüyorum açıkçası. Güldür Güldür çok keyifli gidiyor. Haftanın dört günü çalışıyorum ve geriye kalan günlerde kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. ( İpucu verelim: Güldür Güldür’ün yeni sezon çekimleri çoktan başladı.. ) Teknoloji sizin için ne ifade ediyor ? Çekici ve oldukça cazibeli diyebilirim. Hayatımı oldukça kolaylaştıran hızlı zaman tüneli bütünü ile :)) Fena meraklıyım ve her geçen gün yeni bir şeyler keşfetmeye çalışıyorum, keyif alıyorum keşfederken. Teknolojik ürün alırken nelere dikkat edersiniz ? Kıstaslarınız neler ? Renklerine dikkat ederim ilk olarak. Renkler benim hayatımın önemli parçalarından. Kalitesi de elbet önemli fakat biçimi ve şekli beni çarpıyorsa denemeye her zaman varım diyenlerdenim. Sosyal Medya’da aktif misiniz ? En sevdiğiniz platformlar hangileri ? Oldukça aktifim diyebilirim, evet. Instagram ve Twitter’ı severek kullanıyorum. Kendimi olduğum gibi ifade edebiliyorum ve bu oldukça avantajlı benim açımdan. Sevdiklerimle, sevenlerimle ve yepyeni insanlarla yüz yüze tanışmadan hayatı paylaşabiliyoruz. Kaçınılmaz, zevkli bir yolculuk diyebilirim. Hangi marka telefon kullanıyorsunuz ? iPhone ve daima iPhone diyebilirim, çok seviyorum En sık kullanmış olduğunuz ve önerebileceğiniz uygulamalar var mı okurlarınıza ? Fotoğraf programları olabilir mesela. Çeşitli programlar denemeyi seviyorum. Instagram’da kullanıcı adım “doarutkay” hatta, aktif olarak kullanıyorum. İnternetten alışveriş yapar mısınız ? Ne tarz ürünler için hangi siteleri ziyaret ediyorsunuz mesela ? İnternetten alışveriş yapmayı tercih etmiyorum pek. Bizzat gözümle görüp, dokunmayı sevenlerdenim. Televizyonda takip ettiğiniz programlar nelerdir ? Haber, tartışma programları, bilgi yarışmaları ve her türlü belgeseller favorimdir. Favori film ve dizilerinizi öğrenebilir miyiz ? Game of Thrones ilk aklıma gelenlerden. Söz konusu dizi ve biyografi filmleri ise çok severim. Hatta en sevdiğim türlerden birisidir. Doğa Rutkay’ın önümüzdeki bir yıl içinde hedefleri neler, neler yapmak istiyor ? Yaşadıklarımdan yana devamlılık istiyorum açıkçası. Uzak hayallerden pek hoşlananlardan değilim. DOĞA RUTKAY’A TEŞEKKÜR Doğa Rutkay ile birlikte gerçekleştirilen bu güzel röportajın yanı sıra, Teknoloji ile iç içe olmasını bizde ilgi ile karşıladık. Bu fırsatı ve Teknoloji ile iç içe olan hikayelerini takipçileri ile paylaştığı için kendisine teşekkür ediyor, Güldür Güldür ve daha birçok projede kendisine başarılar diliyoruz. Ayrıca bu güzel röportaj için hwp ekibine de teşekkür ediyoruz.PCHOCASI
'Türkiye'nin The Cut'ı İzlemeye Hazır Olduğuna İnanıyorum'
Fatih Akın’ın, Türkiye’de daha izlenmeden kimi aşırı milliyetçi çevrelerin tepkisine yol açan yeni filmi “The Cut” (Kesik), bugün Venedik Film Festivali’nde gösteriliyor. Akın’ın “Agos”a yaptığı açıklamalardan sonra gazetenin tehditler aldığı film Osmanlı dönemindeki 1915 faciası sırasında iki kızıyla bağlantısı kopan Ermeni bir demirci ustasının öyküsünü anlatıyor. Fransız-Cezayirli oyuncu Tahar Rahim’in canlandırdığı Ermeni demirci, iki kızını bulmak için Halep’ten Havana’ya, Kuzey Dakota’ya, yollara düşüyor. Yayınlanmadan önce sert tartışmalara yol açan 'The Cut' için, 'Hâlâ Türkiye'nin filmi izlemeye hazır olduğuna inanıyorum' ifadelerini kullanan Akın, 5 ülkede 15 milyon Avro’luk bir bütçeyle çekilen filme ilişkin New York Times’ın gazetesinin sorularını yanıtladı. Geçenlerde Türkiye’deki bir gazeteye, ülkenin 1915 olaylarını konu alan bir filmi izleyecek olgunlukta olduğunu söylemiştiniz. Gazete o günden sonra ölüm tehditleri aldı. Fikrinizi değiştirdiniz mi? Hayır, hâlâ Türkiye’nin filmi izlemeye hazır olduğuna inanıyorum. İki yapımcı arkadaşım senaryoyu okudu. Biri filmi taşlayacaklarını, biri de çiçek atacaklarını söyledi. Ama filmi, 1915’in bir “soykırım” olduğunu hem reddeden insanlara, hem de kabul eden insanlara gösterdim ve her iki kesimde de aynı duygusal etkiyi gördüm. Umarım, bu film bir köprü olarak görülür. Hiç kuşkusuz, her türlü uzlaşmadan korkan köktenci gruplar var. Bunlar ne kadar küçükseler sesleri o kadar yüksek çıkıyor. Söyleşi verdiğim Agos gazetesi Türkiye’de yayımlanan bir Ermeni gazetesi, gazeteci Hrank Dink orada çalışıyordu. Dink bir Ermeniydi ve genç bir Türk milliyetçisi tarafından öldürülmüştü. 2010’da Dink’in yaşamı üstüne bir film yapmaya kalktınız ve Türkiye’de onu oynayacak bir oyuncu bulamadınız. Dink’i oynayabilecek 5 Türk oyuncu belirlemiştim. Ama hepsi de senaryodan tedirgin oldu. Kimse incinsin istemiyorum. Ben Türkiye’de yaşamadığım için güvendeyim. Ama o oyuncular bazı sorunlarla karşılaşabilirdi. Hiçbir film buna değmez. “The Cut”ın Türkiye’de geçen sahneleri Ürdün’de çekildi. Neden? Büyük ölçüde lojistik nedenlerle. Film, 1915’te, Güneydoğu Türkiye’nin bugünkü Suriye’ye çok yakın olan bir yerinde geçiyor. O günlerde Almanların Türkiye’de inşa etmekte oldukları Bağdat Demiryolu’ndakilere benzeyen pek çok eski tren gerekiyordu. Bu trenler ve o manzaralar Ürdün’de vardı. Filmin öyküsü ne ölçüde gerçek bir kişinin yaşamına dayanıyor? Öyküyü yazarken pek çok araştırma yaptım ve 20’li yaşlarında Havana’ya gitmiş Ermenilerin günlüklerini buldum. Ölüm kampları ve ölüm yürüyüşleriyle ilgili sözlü tarihler ve edebiyattan yararlandım. Çok zengin tanık portreleri topladım ve onları birbirine dikmeye çalıştım. Tahar Rahim’le çalışmak nasıldı? “Yeraltı Peygamberi” beni çok etkilemişti. Büyük bir filmdi, bir başyapıt. Ve filmin üstünlüğünün yüzde 90’ı Tahar Rahim’den kaynaklanıyordu. Tanıştığımızda pek çok ortak yanımız olduğunu gördük. O Arap kökenliydi ve Fransa’da yetişmişti. Ben Türk kökenliydim ve Almanya’da yetişmiştim. Filminizin Venedik’teki ilkgösterimiyle ilgili olarak heyecanlı mısınız, yoksa tedirgin mi? Hem tedirgin, hem de heyecanlıyım. Bu filme çok fazla vaktimi verdim. Bir filme genellikle iki yılınızı verirsiniz. Ama ben bu filme 7 yılımı verdim. Son 4 yıldır her gün çalışıyordum. Evet, tedirginim.T24