Birkaç ay önce bir etkinlikte senaryosunu okuduğu sonra da ilk posterini paylaştığı yeni filmi The Hateful Eight merakla beklenen yönetmen Quentin Tarantino, filmin çekimleriyle ilgili detayları açıkladı. Filmin çekimlerine önümüzdeki aralık ayında Colorado’da başlanıyor.8 Aralık tarihinde başlayacak çekimler için Utah, Wyoming ve Colorado eyaletleri adaylar arasındaydı. Filmin Wyoming’de geçiyor olması söz konusu eyaleti en güçlü aday haline getirse de Colorado’dan yetkililerin, 5 Milyon Dolar’lık bir bütçe önermesi çekimlerin Colorado’da yapılmasına sebep olmuş gibi gözüküyor. Coloradolu yapımcı Donald Zuckerman, filmdeki tüm sahnelerin Colorado’da çekileceğini ve çekimler için büyük bir çiftliğin inşa edildiğini belirtti.Tarantino’nun kariyerinin sekizinci filmi olan The Hateful Eight, toplamda 44 Milyon Dolar’lık bütçesiyle, Colorado’da bugüne kadar çekilmiş en pahalı film olacak. Filmin oyuncu kadrosunda Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Amber Tamblyn ve Tim Roth bulunuyor.Bantmag
iPhone 6 piyasaya çıkar çıkmaz, hemen onun rakibi olacak modeller de piyasadaki yerini almaya başladı. Bu yazımızda iPhone 6’nın ilk rakiplerinden Samsung Galaxy Alpha modelini inceliyoruz.Kamera ve Ekran ÖzellikleriAkıllı cihazların en çok karşılaştırma konularından birisi de kamera ve ekran özellikleridir. Samsung Galaxy Alpha’nın üzerindeki kameralara baktığımızda ise 12 MP’lik arka kamera ve 2.1 MP’lik ön kamera bulundurduğunu görüyoruz. iPhone 6’da ise 8 MP arka kamera ve 1.2 MP’lik ön kamera bulunduğunu göz önüne alırsak Samsung Galaxy Alpha bu konuda iPhone 6’dan ilerdedir.Ekran özelliklerine baktığımızda ise görüyoruz ki Samsung Galaxy Alpha’nın 4.7 inç genişliğinde ekranı, 720p (1280 x 720 piksel) çözünürlüktedir. Ekran genişliği iPhone 6 ile aynı olmasına rağmen çözünürlük olarak iPhone 6’dan geri kalmaktadır.Performans ÖzellikleriElbette akıllı telefon seçiminde önemli olan bir diğer kıstas ta cihazın gösterdiği performanstır. Samsung Galaxy Alpha, 8 çekirdekli Exynos 5 Octa işlemci ile piyasaya sürülmüştür. Bu işlemcilerden 4 tanesi 1.8 GHz hızında çalışırken diğer 4’ü de 1.3 GHz hızındadır. Samsung Galaxy Alpha’nın RAM kapasitesi ise 2 GB’tır.Yine performans özellikleri arasında dahili hafızasını da sayarsak, 32 GB dahili hafıza bulundurduğunu görüyoruz. Ancak herhangi bir hafıza kartı yuvası bulunmuyor.Samsung Galaxy Alpha 1800 mAh gücünde batarya ile çalışıyor.İşletim sistemi ise Android 4.4 KitKat’tır.FiyatıSamsung Galaxy Alpha’nın bu günlerde piyasada olması beklenmektedir. Ülkemizdeki satış fiyatı ise 1950 TL’dir.
2 Aralık 1946 Çankırı doğumlu yazar, şair, gönül insanı, öğretmen. Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verilmiştir. Cihgerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından kısa bir süre hüküm giymiştir.Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı.1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerden. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.
Blendtec markalı blenderların sağlamlığı ve parçalamayacağı şey yok cinsinden yapılan bir video. iPhone 6 Plus ve Samsung Note 3 telefonları blenderlara atarak kül ediyor.
“Yaşadığım ne varsa sadece haklılıklarımdan bahsetmiyorum, yanlışlıklarımdan da bahsediyorum. Hepsi benim… Onları yaşamasaydım bugünkü Tuncel Kurtiz olamazdım” diyen büyük insanı birinci ölüm yıl dönümünde seslendirdiği altı şiirle anıyoruz. Ve şu da bir gerçek ki; sesinin olduğu her yerde bir damla gözyaşım hazırdır.
Daha önce yaptığı telefon şakasıyla fenomen olan adam yeni videosuyla karşınızda. Çocuk sesiyle insanları şakalayan adam yaptığı diyaloglarla herkesi güldürdü. Bir çocukla konuştuğunu sanan kişilerse uzun süre şakalandıklarını anlayamadılar.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emekli, dul ve yetim aylıklarının Kurban Bayramı'ndan önce ödeneceğini bildirdi.ANKARAÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emekli, dul ve yetim aylıklarının Kurban Bayramı'ndan önce ödeneceğini bildirdi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli, dul ve yetim aylığı alanların aylıklarının Kurban Bayramından önce ödeneceğini açıkladı.Buna göre, 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu Kapsamında emekli, dul ve yetim aylığı alanlardan ödeme günü 1 ve 2 Ekim'dekilere 29 Eylül Pazartesi; 3 Ekim'dekilere 30 Eylül Salı; 4 Ekim'dekilere 1 Ekim Çarşamba ve 5 Ekim olanlara da 2 Ekim Perşembe günü ödeme yapılacak.Muhabir: Duygu Can
Bir çok insanın dövme yaptırmayı düşünüp de cesaret edemediği ya da pişman olacağından korktuğu şu günlerde, aslında en çok merak edilen konu da dövmelerin nasıl yapıldığı.Smarter Every Day de bu konuyu ciddiye aldı ve dövme yapmanın incelikleri ve dövme yaptırmanın nasıl bir şey olduğunu yaptırmayı düşünen - düşünmeyen herkesin bilgisine ve de ilgisine sundu.
Yeşilçam'ın efsane isimlerinden Hale Soygazi, Türk yapımı dizi ve filmlere ilişkin olarak, son zamanlarda iş yapan genç yönetmenleri iyi bulduğunu ama çok 'erkek filmler' çekildiğini söyledi. “Kadın kahraman yaratmak zor' diyen Soygazi, 'Türk dizilerinde de sinemasında da ciddi bir kadın kahraman eksikliği var' ifadesini kullandı.Taraf gazetesi yazarı Murat Belge ile evli olan Hale Soygazi, 2006’da Belge’nin düşünce suçundan hapse girme riski ortaya çıkınca, olur da ceza alırsa görüş günlerinde görüşemezler diye evlenmişler. Soygazi evliliklerini şu sözlerle özetliyor:“O anlamsız kâğıt parçasının varlığı bu yüzden. Yoksa biz evlenmeyi düşünmüyorduk. Aynı evde yaşıyorduk, hayatı paylaşıyorduk, zaten evlendikten sonra da hiçbir şey değişmedi.”Sibel Arna 'nın yazısı şöyle:Sinemaya adını ‘Kadının Adı Yok’, ‘Bir Yudum Sevgi’ ve ‘Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri’ gibi filmlerle yazdıran oyuncu Hale Soygazi’ye göre artık yeni kadın karakter yaratılmıyor.Hale Soygazi eski güzellik kraliçelerimizden. 1972’de Saklambaç gazetesinin düzenlediği yarışmada Türkiye Güzeli, ardından gönderildiği İtalya’da Avrupa SinemaGüzeli seçildi. Aradan 42 yıl geçti. Sohbetimize güzellikle başladık: “Türkiye Güzeli seçildiğimde kıvrımlı kadın en güzel olandı. Hatlar belirgin olmalıydı. Sonra koca gözlü Twiggy ile incecik modeller moda oldu. Günümüzdeyse maskülen kadınlar cazip. Maskülenliği ben de çok seviyorum. Abartıdan, bas bas bağıran seksilikten hiçbir zaman hoşlanmadım. Değişmeyen nadir yönlerimden biri de budur.”Peki ya değişenler? “Geçmişten bugüne en çok hangi noktada değiştiniz” diye soruyorum. Eskiden daha sivri biri olduğunu söylüyor, “Düşündüğümü hemen söylerdim. Şimdi de söylüyorum ama çevreyi, koşulları hesaba katıyorum artık. Gençken gerçekten dilimin kemiği yoktu. Şimdi daha çok empati kuruyorum” diyor.Bilenler bilir Hale Soygazi, Türk sinemasının en devrimci kadın oyuncularından biri. Onun kuralları değil kuralsızlığı meşhurdur. Duygu Asena’nın kitabından uyarlanan Atıf Yılmaz’ın yönettiği ‘Kadının Adı Yok’ filminin son sahnesi için kamera karşısında çırılçıplaktı: “Sinema kanıma girdiği günden beri kendi kararlarımı kendim veriyorum ve oyunculuk adına faydalı olabilecek şeylere ‘evet’ diyorum.”‘Gustosu olmak’ diye bir tabir var ya Hale Soygazi öyle bir kadın işte. Lüks değil ama iyi yemekten, iyi içkiden, iyi müzikten, iyi kumaştan anlıyor. Kendini bildi bileli parfüm olarak Chanel No5 kullanıyor. “İstanbul’un bozuk yolları dört çekerle çekilir” diye düşündüğü, “Makinenin ideolojisi olmaz” dediği için cip kullanıyor, yaz tatillerinde bir hafta tekne turuna çıkıyor: “İki kez arı soktu ama alerjim yok, o koyların huzuru da başka hiçbir yerde bulunmaz” diyor. Gözlerinde daima meraklı bir bakış var, 64 yaşında ama liseli bir kız muzırlığıyla bakıyor hayata... Yan masada biri zayıflamak için akşamları tarçınlı yoğurt yiyorum diye anlatıyorsa hemen tarifini istiyor. Örneği diyetten verdiğime bakmayın, inanılmaz yemek yiyor: “Kilolu bir kadın olmak istemiyorum tabii... Hayatım iki dönemden oluşuyor, hiç düşünmeden sınırsız yediğim dönem ve kilo aldığımı fark edip dikkat ettiğim dönem. Haftada üç gün pilates yapıyorum, yürüyorum.”Hayatta hiçbir şeyi kategorize etmiyor, çerçevelemiyor. En dramatik anlarda bile komik bir taraf bulup çıkarmakta ustalaşmış: “Diyelim ki çok kızıyorum, bağırıyorum, sesimin oktavına gülüp sakinleşebiliyorum. Ama hayatta bir ok bana doğru geliyorsa sağa çekiliyorum, duvara saplanıyor. Hiçbir şeyi kişiselleştirmiyorum, üzülmüyorum. Öbür türlü nasıl yaşanır ki!”Oyunculukla olan hesabına gelince... Oyunculuğu seviyor ve başka bir iş yapmayı da düşünmüyor. Son zamanlarda iş yapan genç yönetmenleri iyi buluyor bulmasına ama çok ‘erkek filmler’ çektiklerini söylüyor. Nedenini de çözmüş: “Kadın kahraman yaratmak zor. ” Soygazi’ye göre, daha meraklı olmak, daha çok araştırmak ve derinleşmek gerekiyor: “Bence Türk dizilerinde de sinemasında da ciddi bir kadın kahraman eksikliği var” diyen sanatçı, yerli dizileri de pek izlemiyor.Hale Soygazi sinema yapmayalı 10 yılı geçmiş. Sıradaki proje bir dizi değil de sinema olacak gibi duruyor. Her türlü teklife açık, yeter ki oyunculuk binasının üzerine bir tuğla daha koyabilsin.15 yıla yakın bir süredir Türkiye’nin en önemli entelektüellerinden Murat Belge ile birlikte... 2006’da Belge’nin düşünce suçundan hapse girme riski ortaya çıkınca, olur da ceza alırsa görüş günlerinde görüşemezler diye evlenmişler: “O anlamsız kâğıt parçasının varlığı bu yüzden. Yoksa biz evlenmeyi düşünmüyorduk. Aynı evde yaşıyorduk, hayatı paylaşıyorduk, zaten evlendikten sonra da hiçbir şey değişmedi.”Konu açılınca 20’li yaşlarda yaptığı ilk evliliğini hatırlıyorum. Şimdi Ahmet Özhan’la siyahla beyaz kadar farklı iki insanlar... Sözleri evlenmeyi düşünenlere öğüt gibi: “Genç yaşta evlenmek gerçekten çok riskli. Çünkü hayat durmuyor, kişilikler farklı yönlerde gelişebiliyor. Evleniyorsanız hayat arabasını birlikte süreceksiniz. Birbirinizi sahiplenmeden, sıkmadan, birey olarak...”Hale Soygazi aşkın içinde hayranlığın da olduğunu düşünüyor. “Karşılıklı hayran olursanız içinizdeki aşkı büyütebilirsiniz” diyor. Peki bunca yıl sonra aşk hâlâ var mı? “Büyüsü geçti. Kavuşunca aşk bitiyor ama yerini başka duygulara bırakıyor. Çok büyük sevgi. Bu sevginin bitmemesi için özgürlük duygusu şart. Kendini özgür hissedersen o ilişkiyi devam ettirebilirsin.”T 24
Google Doodle'larına yenisini ekledi. Büyük ilgi gören bu yeni Doodle ise Google'ın kendi doğum günü. Ana sayfadaki Doodle'a tıklayınca, Google aramasının sonuçları çıkıyor.Google kendi doğum günü için 27 Eylül'de Doodle hazırladı. 16 sene önce kurulan Google bir garajda, Stanford Üniversitesi öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin tarafından kuruldu.yenişafak
Bilim insanları, uzayın derinliklerinde Neptün büyüklüğündeki bir gezegende su olduğunu keşfetti. HAT P-11b adı verilen gezegenin atmosferinde su buharına rastlandı. ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden araştırmacılar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble Spitzer ve Kepler teleskoplarını kullanarak atmosferini inceledikleri gezegenin, Dünya'dan dört kat büyük olduğunu belirtti.Bilim insanları, yörüngesinde bulunduğu yıldızın önüne geçtiğinde gezegenin emdiği ışığın renklerini ölçerek atmosferinde su olduğunu ortaya çıkardı. Ölçümler sırasında gezegenin atmosferinde bulut olmaması, bilim adamlarına yardımcı oldu.Ölçümler, HAT P-11b gezegeninin atmosferinin, yüzde 90 oranında hidrojenden ve önemli ölçüdesu buharından oluştuğunu gözler önüne serdi. Daha önce bu tekniğin sadece Jüpiter gibi büyük gök cisimlerinde kullanılabileceği sanılıyordu. HAT P-11b gezegeninin, yıldızına çok yakın olduğu için yaşam barındıramayacak kadar sıcak olduğu belirtildi.
Başrollerini Şafak Sezer, Açelya Samyeli Danoğlu ve Gökçe Özyol’un paylaştığı “Şimdi Onlar Düşünsün” isimli yeni dizinin ilk bölümü Malatya’da çekiliyor.Malatya merkez Akpınar Kuyumcular Çarşısı civarındaki bir pasajda sürdürülen dizi çekimleri sırasında vatandaşlarda sanatçılarla resim çektirme yarışına girdi. Malatyalıların birçoğunun ilk defa bir dizi çekimini izleme şansına sahip olduğu düşünüldüğünde set ekibine saç baş yolduran yoğun kalabalığın aşırı ilgisi dizinin yayınlandığında da aynı ilgiyi göstereceğinin bir habercisiydi.Malatya’da ilk bölümü çekilen dizinin setinde sanatçılarla Malatyalılar arasında gülümseten diyaloglar yaşanıyor. Şafak Sezer hayranlarının dizi setine akın etmesiyle çekimlerde zaman, zaman aksamalar meydana geliyor. Bir taraftan resim çektirmek isteyen hayran kitlesi diğer yanda meraklı kalabalıklar arasında cep telefonlarıyla görüntü almaya çalışanların görüntüsü eşliğinde çekimlere devam ediliyor.Dizi setinde ziyaret ederek kısa bir söyleşi yaptığımız Şafak Sezer, oldukça neşeli görülüyordu. Rolünde bir Çiğ Köftesi ustasını canlandıran Şafak Sezer, beline bağladığı esnaf önlüğünün hakkını fazlasıyla veriyordu. Hatıra resmi çektirmek istediğimizde “Ağama çiğ köfte getirin, nerede kaldı çiğ köfteler usta!..” dedikten sonra içeri girip çiğ köfte tepsisini olduğu gibi kapıp geldi. Gençler bizim resimleri çekerken ben de “ bu tepsi, ikimize az olmaz mı” dedim ve gülüştük…Dizinin çekildiği pasajın merdivenlerinde sıralanmış olan meraklı kalabalığın ellerinde cep telefonları ve fotoğraf makineleriyle resim alma telaşı görülmeye değerdi. Birkaç kare resim aldıktan sonra oradan uzaklaşırken “film işi zor iş, bu kalabalıkta role bürüneceksin, kameraydı, ışıktı, sesti sessizlikti…” diye düşünerek setten ayrıldım.DİZİ HAKKINDA, KISACAYapımını Medyalab Sinema’nın, yapımcılığını ise Çagrı Gedikoğlu’lunun üstlendiği dizinin yönetmenliğini, Ömer Uğur ve Süleyman Seçik ikilisi yapıyor.Dizinin başrollerinde, Şafak Sezer, Açelya Samyeli Danoğlu ve Gökçe Özyol, yer alırken diğer rollerde ise Sennur Nogaylar, Mehmet Ulay, Melis Tüzüngüç, Lemi Filozof, Ferdi Kurtuldu, Aykut Taşkın ve Asiye Dinçsoy bulunuyor.K.Turgut GÖLE- Malatya Son Havadis
Zaten IMDb tarafından ''Dünyanın En İyi 300 Filmi'' listesinde yer sahibi olan bu muhteşem ötesi filmi izlemeniz için size bazı nedenler sunduk. Filmi mutlaka izleyin zaten aşık olacaksınız.
Çoğumuzun en büyük sıkıntılarından birisi halı saha maçlarındaki düzensizliktir. Öyle bir takımımız olsun isteriz ki efsane olsun. Bu listede bu hayalin nasıl gerçek olacağı anlatılmıştır.
Siyah kızılımsı renkte olan ve Türkiye’de “deli bal” olarak bilinen bu madde, ormangülü bitkisinin özünde bulunan ve doğal bir nömrotoksin olan grayanotoksin bileşenini içeriyor. Az miktarda kullanıldığında dahi denge kaybı ve halüsinasyonlara neden olan grayanotoksin, 1700’lü yıllarda Karadeniz Bölgesi’nden Avrupa ülkelerine ihraç ediliyordu ve Avrupa’da içecekler ile karıştırılarak, alkolün etkisinden çok daha güçlü bir etki yarattığı için, piyasaya sürülüyordu.Deli Bal aşırı derecede tüketildiğinde düşük kan basıncına ve bulantı, uyuşukluk, görme bozukluğu, bayılma, halüsinasyon, felç ve hatta ölüm gibi nedenler doğuran kalp atış ritminde düzensizliklere neden olabiliyor. Günümüzde deli bal zehirlenmesi her beş yılda bir –genellikle Türkiye’yi ziyaret eden kişilerde- gözlemlenmektedir.Meraklı her gıda tüketicisi tarafından sorulabileceği gibi: bu güçlü balın arkasında yatan sır nedir ve neden çay kaşıklarımızı deli bal ile doldurup bu doğa mucizesinin tadına bakamıyoruz?Ormangülü çiçekleri dünyanın her tarafında bulunmaktadır, fakat deli bal çoğunlukla Türkiye’nin en büyük bal üretim bölgesi olan Karadeniz Bölgesi’nde üretilmektedir.Deli Bal’ın etkileri üzerinde çalışan ve bugüne kadar 200’den fazla deli baldan zehirlenme vakası ile karşılaşmış Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıb Fakültesi doktorlarından Süleyman Turedi’nin açıklmasına göre: “Dünyada 700’den fazlaormangülü çeşidi bulunmaktadır, fakat yapılan araştırmalara göre yalnızca iki ya da üç çeşit ormangülü özlerinde grayanotoksin içermektedir. “Zehirli ormangülünün bu bölgede bol miktarda bulunmasının yanı sıra, Karandeniz Bölgesi bu çiçeklerin yetişmesi için harika bir ortam oluşturan ılıman ve dağlık bayırlar da içermektedir. Arılar bu alanlarda diğer hiçbir çiçek özü ile karışmadan yalnızca deli bal ürettiğinde, elde edilen sonuç saf ve etkili olmaktadır.Deli bal Karadeniz Bölgesi’nin ürettiği tüm bal miktarının çok küçük bir yüzdesini oluşturmasına karşın, bu bal çeşidi Türkiye’de oldukça rağbet görmektedir. Doktor Süleyman Turedi bu durumu şöyle açıklıyor: “İnsanlar bu balın bir çeşitilaç olduğuna inanıyor ve yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve bazı diğer mide rahatsızlıkları için bu balı kullanıyor. Bununla birlikte, bazı insanlar cinsel performanslarını arttırdığı gerekçesiyle deli bal kullanıyor.”Deli bal oldukça az miktarda kullanılıyor ve genellikle süt ile birlikte kaynatıldıktan sonra kahvaltı öncesinde tüketiliyor. Doktor Turedi’ye göre, deli balı kızarmış ekmek üstüne sürmek veya normal bal kullanılır gibi çay ile karıştırmak tercihedilen yöntemler değil. Deli balın insanlar tarafından rağbet görmesi, arı yetiştiricilerini teşvik etmekte ve normal bal üretiminin yanı sıra deli bal üretimi için sık sık ormangülü alanlarını ziyaret etmelerine neden olmaktadır.Seyehat gazetecisi Johnny Morris, deli balın Türkiye ile birlikte anılmasının tarihsel bir süreçten ileri geldiğine dikkat çekiyor. “Grail Trail” adlı popüler gazete köşesinde tanıtmak üzere deli balı denemek için 2003 yılında Trabzon şehriniziyaret eden Morris: “İstila ordularını yok etmek için geniş çaplı bir silah olarak kullanılmış olan deli balın Türkiye’de oldukça uzun bir geçmişi bulunmakta.”Milattan önce 67 yılında, Roma İmparatorluğu askerleri tarafından general Pompey’in komutasında istila edilen Karadeniz Bölgesi Kral Mithridates komutası altındaydı. Mithridates’in sadık askerleri, Roma askerlerinin sık sık kullandığı yollara oldukça lezzetli görünen deli balı gizlice yerleştirir. Roma askerleri yol üzerinde gördükleri bal yığınlarını iştahla yerler ve halüsinasyona neden olan bu bal yüzünden sarhoş olarak kendilerinden geçerler. Kolayca avlanabilecek birer hedef haline gelen bu askerler neticede bozguna uğratılır ve Mithridates’in askerleri deli bal sayesinde zafere ulaşır.Deli balın günümüzde geniş kitlelerce bilinmesinde, Türkiye’nin 1700’lü yıllarda ticaretini de yaptığı bu balın zengin tarihi oldukça büyük bir paya sahip. Deli balın Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilmesinin ardında bazı sebepler bulunmakta, fakat yine de, bu balı bulmaya çalışmak bir hazine avına çıkmak anlamına geliyor.Yüzyıllar önce Roma askerlerinin zehirli bal ile hezimete uğratıldığı yer olan Trabzon’da deli bal köklü bir yere sahip. Fakat bölgeyi ziyaret eden Morris’in deneyimine göre, deli bal bulmak için bir süre arama yapılması gerekiyor.