Tony Bennett Duets II albümünde, Lady Gaga ile stüdyoya giren ve müzik dünyasının kült şarkılarını seslendiren ikili, müzik piyasalarını altüst etti. 85 yaşındaki Bennett, son albümünde düet yapmak için Lady Gaga’ya teklif götürmüş ve ardından “ Lady Gaga, bu ülkenin Picassosu’dur. O, Elvis Presley’i bile geçecek” diyerek, birçok kişiyi hayrete düşürmüş, sosyal medyadan Bennett’ın artık bunadığını söyleyenler bile olmuştu. Genç kadın, bu sözlere karşılık “Altı ay önce müziği bırakma noktasına gelmiş, bezmiştim. Tony hayatımı kurtardı” demişti. İkilinin birlikte seslendirdikleri klasik parçalar Cheek to Cheek, Anything Goes ve Let’s Face The Music And Dance’den oluşan albüm, raflara konduğu ilk haftasında 131 bin kopya satarak, bir rekora imza atmış oldu. Bu aynı zamanda Tony Bennett’ın, 63 yıllık müzik kariyeri için de bir rekor oldu. REUTERS&Taraf
Arduboy programlanabilir kartvizitlerinin üreticisi Keven Bates, görüp görebileceğiz en karizmatik bilekliği geliştirmiş bulunuyor. İflah olmaz bir Tetris hayranıysanız Bates’in bu cihazını seveceksiniz. Üstelik Bates, gelecekte 3D yazıcılar yardımıyla gerçek anlamda giyebileceğiniz Tetris bileklikleri üretmeyi planlıyor.
Kırmızı Işıkta Beklemeyerek Kendilerini Tehlikeye Atan Yayalar İçin Eğlenceli Bir Uygulama YapmışlarKimse beklemeyi sevmez. Bu durum kırmızı ışıklarda görülürse yayalar için büyük tehlike oluşturur. Peki bunu daha eğlenceli hale dönüştürsek ne olur?İşte karşınızda dans eden trafik ışıkları
Milyarlarca insanın arkadaşlık dahil çeşitli bilgilerini tutan Facebook’un uzun kolu şimdi de mobil ödeme dünyasına uzanacak gibi görünüyor. iOS ve Mac için bir hack aracı olan Cycript’i kullanan Stanford üniversitesi öğrencisi Andrew Aude, Facebook Messenger’da henüz yayınlanmamış bir özellik yakaladı. Aude’nin yakalayıp paylaştığı görüntülerde cep telefonlarından kolayca para alınıp gönderilebilmesi için gereken bilgilerin olduğu kodlar görülebiliyor. Facebook’un geçtiğimiz Haziran ayında Paypal’ın başındaki isim olan David Marcus’u bünyesine katması zaten bu ihtimalleri güçlendirmişti.Aude, uygulamada “gönderim ücreti” bilgisine rastlamadığını paylaşıyor. Bu da uygulamanın en azından ilk başlarda ücretsiz para transferi sunacağı anlamına geliyor olabilir.
iOS 8 ile birlikte gelen üçüncü parti klavye desteği pek çok ilginç klavyeye yol açmış gibi gözüküyor. GIF klavyeleri ve kısaltma klavyelerinden sonra şimdi de yazıldığı an farklı dillere çeviri yapan klavyeler gelmiş durumda!iOS 8 için Translator Keyboard, Microsoft’un çeviri altyapısını kullanarak girilen kelimeyi tam 44 farklı dile çevirebiliyor. Üst kısmında bulunan bölümden şu anki dilinizi ve çeviri yapmak istediğiniz dili seçip, yazmak istediğinizi yazdıktan sonra gönder tuşuna bastığınızda yazdığınız cümle çevrilerek ekrana düşüyor.Klavye, genel olarak performansında problemler olmasına ve kopyala-yapıştıra izin vermemesi gibi bazı sıkıcı olabilecek özelliğine rağmen her defasında Google Translate’e girerek metin çevirmek istemeyenler için kullanışlı olabilir.
Yakın zamanda Rosetta uzay aracının bir asteroit yüzeyinden görüntü almasıyka asteroit yüzeylerinin nasıl gözüktüğüne dair detaylı bilgi edinebildik. Bu yüzeyin gezegenlere ve onların uydularına kıyasla nasıl gözüktüğünün daha rahat anlaşılabilmesi için NASA, yüzeylerin yan yana gözüktüğü bir fotoğraf yayınladı. Elbette hepsi daha önceden gördüğümüz yüzeyler ancak yan yana geldiklerinde birinin diğerine oranla nasıl pürüzsüz olduğunu görmek oldukça ilginç.
Plastik bulunmadan önce kontakt lenslerin bildiğimiz “cam”dan üretildiğini biliyor muydunuz? Leonardo Da Vinci’nin 1500’lü yıllarda fikir babası olduğu söylenen kontakt lenslerin 19 yüzyıl boyunca cam versiyonları deneniyordu. O lenslerin “gözleri kırpmaya” imkan vermemesi sebebiyle 1920 yılında L. Heine adında Alman bir doktorun geliştirdiği, göze daha rahat oturabilmesi için inceltilmiş lensler oldukça dikkat çekmişti. Kayganlaştırıcı solüsyonlar yardımıyla gözde durabilen bu lenslerin gerçek anlamıyla “gözlüğü göze sokmak” olduğunu su götürmez bir gerçek.
SGK işçilerden kesilen milyonlarca lirayı İşsizlik Sigortası Fonu’na aktarmadı. Fonun kaybı 246 milyon lirayı buldu.İşçinin işsiz kaldığında tek dayanağı olan işsizlik sigortası fonuna yine işçiden kesilen milyonlarca liranın aktarılmadığı ortaya çıktı. Ancak Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) bunun takibini yapmadı. İŞKUR, SGK’yi suçladı. Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ı haberine göre, işsizlik sigortası prim gelirlerine ilişkin yeterli kontrollerin yapılmaması nedeniyle fonun toplam kaybı 246 milyon lirayı buldu. Ayrıca mevzuata aykırı olmasına karşın İŞKUR’da birçok giderin de fon gelirlerinden karşılandığı belirlendi.Sayıştay’ın İŞKUR denetim raporunda, işçilerin işsiz kaldıklarında bir süre ücret aldıkları işsizlik sigortası fonuna ilişkin usulsüzlüklere dikkat çekildi. Rapora göre, işsizlik sigortası primlerini tahsil etmekle görevli olan SGK, İŞKUR’a eksik ödeme yaptı. Ancak İŞKUR’un gerekli takibi yapmaması nedeniyle bundan doğan alacağı hakkında bilgi sahibi olmadığı ve alacağın takibine ilişkin herhangi bir işlem yapmadığı ortaya çıktı. SGK tarafından tahsil edilen işsizlik sigortası prim gelirlerinin hesap edilebileceğine dikkat çekilen raporda, şöyle denildi:“Sonuç olarak yüzde 1’i sigortalı, yüzde 2’si işveren payı olmak üzere matrahın yüzde 3’ü tutarındaki 6 milyar 23 milyon 855 bin 789,92 TL’nin SGK tarafından fona aktarılması gerekmektedir. Buna karşın 2013 yılında fona toplam 5 milyar 850 milyon 24 bin 797.42 TL aktarıldığı, tahsil edilmeyen 173 milyon 830 bin 992,50 TL tutarındaki alacağa ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı ve bu tutarın muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.”Raporda, prime esas kazancın SGK’den yapılan tahsilat üzerinden hesaplanması ve bu hesaplamanın alacağın tamamı üzerinden yapılamaması nedeniyle, işsizlik sigortası devlet payı tutarının da eksik tahsil edildiği kaydedildi. Toplam 246 milyon eksik!Raporda bu durum şöyle ifade edildi:“Kurumun 2013 yılında tahsil etmesi gereken devlet payı tutarının 2 milyar 7 milyon 951 bin 929.97 TL iken Hazine’den toplamda 1 milyar 934 milyon 809 bin 608.09 TL tahsil ettiği görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; işsizlik sigortası prim gelirlerine ilişkin yeterli kontrollerin yapılmaması nedeniyle fon kaynağında toplamda 246 milyon 973 bin 314.38 TL eksiklik olmuştur.”Mustafa Çakır | Cumhuriyet
Topkapı Sarayında’ki Kutsal Emanetler arasında yer alan Hz. Fatıma’nın sandukasının Irak’a hediye edileceği haberi asparagas çıktı.Alevilere kırmızı fişleme sorusu yanıtsız!Hz. Muhammed’in kızı ve Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’ya ait Topkapı Sarayı’nda bulunan sandukanın, Kerbela’daki İmam Hüseyin Müzesi’ne gönderileceği bilgisi şubat ayında basına yansımıştı. Ancak CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın önergesine gönderilen gecikmeli yanıtta, Bağdat Büyükelçisi’nin ziyareti sonrasında Kerbela’daki Hazreti Hüseyin Müzesi Müdürlüğünün web sitesinde yanlış anlamaya yol açan mesaj konulduğu, daha sonra özür dilenerek bu mesajın kaldırıldığı bildirildi.Bağdat Büyükelçisi Kerbela’yı ziyaret ettiCHP’li Umut Oran, şubat ayında iddianın gündeme gelmesi üzerine konuyu TBMM’ye taşımış ve dönemin Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir soru önergesi yöneltmişti. Oran önergesinde, “Hz. Muhammed’in kızı ve Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’ya ait Topkapı Sarayı’nda bulunan sandukanın, Kerbela’daki İmam Hüseyin Müzesi’ne gönderileceği açıklandı. Topkapı Sarayı’ndaki Has Oda’da bulunan Mukaddes Emanetler Dairesi’nde 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyılın ilk yarısına kadar toplanan Kutsal Emanetler arasında yer alan sandukanın, Irak’la hükümetiniz döneminde gerilen ilişkilerin yumuşaması amacıyla bu ülkeye göndereceğiniz belirtilmektedir” demişti.Bu önergeye Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler imzasıyla hazırlanan yanıt gecikmeli olarak TBMM’ye gönderilirken konunun Irak’taki müze müdürünün yanlış anlamasından kaynaklandığı belirtildi. Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’nin 12-13 Şubat 2014 tarihlerinde Irak’ın Necef ve Kerbela vilayetlerine gerçekleştirdiği gezi sırasında diğer temaslarını yanı sıra Kerbela’daki Hazreti Hüseyin Müzesi Müdürü ile de görüşüldüğü belirtilen yanıtta, “Görüşme sırasında müzede Hazreti Fatıma’nın sandukasının bir replikasının bulunduğu ve sandukanın aslının geçici bir süre müzede sergilenmesinden memnuniyet duyacaklarını belirten müze yetkililerine, bu talebin ilgili makamlarımıza iletileceği yanıtı verilmiştir” denildi.Hz. Hüseyin Müze Müdürü özür dilediBu görüşme sonrasında müzenin internet sitesinde Bağdat Büyükelçisine atıfla, sandukanın Hazreti Hüseyin Müzesine verileceği yönünde açıklamaya yer verildiği görülmesi üzerine büyükelçiliğin müze yönetiminden açıklama istediği ifade edilen yanıtta, “Müze Müdürü kendi bilgisi dışında gerçekleştiğini ileri sürdüğü bu hatadan dolayı Büyükelçiliğimizden özür dilemiş, içeriği basına da aksettirilen söz konusu haber metninin derhal müzenin internet sitesinden kaldırıldığı bilgisini vermiştir” denildi. Yanıtta ayrıca, Hz. Fatıma’nın Sandukasının eserinin kendi ülkelerinde sergilenmesi hakkında Türkiye’ye iletilmiş herhangi bir talebin de olmadığı vurgulandı.Alevilere kırmızı fişleme sorusu yanıtsız!Oran’ın önergesinde yer alan ve kamu personeli alımında kırmızı, mavi, yeşil kodlarla fişleme ayrımcılığı yapıldığı ve kırmızıyla fişlenen Alevilerin işe alınmadığı iddiasına ilişkin şu sorular ise yanıtsız bırakıldı:- İlk aşamada KPSS’ye giren, sonra da sözlü sınava alınan adayların eşitlikçi, adil ve tarafsız bir tutumla değerlendirilmesi gerekirken, kırmızı, mavi, yeşil renklerle işaretlenerek daha sözlü sınav bile yapılmadan memuriyete alınmaması yönündeki uygulama hangi tarihten itibaren uygulanmaktadır?- Ulusal basında yer alan bir listeye göre bir şahıs “Kürt asıllı Muşlu olması”, bir başkası “Gaziosmanpaşa’da oturan bir Alevi vatandaşımız olması”, bir diğeri “babasının adının Ali Haydar olması”, bir başkası ise “ulusalcı olması” gerekçesiyle kırmızı listeye alınmış ve memuriyetten men edilmiştir. Vatandaşları etnik tabiyetlerine ve siyasal inanışlarına göre ayrımcılığa maruz bırakan bu uygulamaya karşı Başbakanlık tarafından adli veya idari soruşturma başlatılmış mıdır, bu soruşturmanın sonucu ne olmuştur?- Kırmızı fişlerde yer aldığı biçimiyle “Kürt asıllı”, “Alevi” “babasının adı Ali Haydar” veya “ulusalcı” olmak kamu çalışanı olmaya engel midir?- Söz konusu fişleri kim düzenledi, isim ve görevleri nedir? Bu fişleri düzenleyen kamu görevlilerine herhangi bir idari ceza verildi mi?- Kamu memuriyetine alımlarında etnik köken, dini veya siyasal inanışa bağlı ayrımcılık yapılmasının önüne geçmek için hükümetiniz tarafından alınan önlemler nelerdir?- Bu fişleme uygulaması, tam da kurulması düşünülen Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu’nun görev alanına girmiyor mu? 11 yıllık iktidarınız döneminde kamu bürokrasisinde bu tür ayrımcılığa niçin halen son verilebilmiş değil?
Hollywood ünlülerinin iCloud hesaplarının hacklenerek özel fotoğraflarının internete yayılması internet güvenliği hakkındaki endişeleri artırırken, daha ciddi bir tehlike uyarısı Avrupa Polis Ofisi’nden (EUROPOL) geldi.EUROPOL, yaralanma ve muhtemel ölümlere yol açacak online suçların artacağı, üstelik 2014’ün sonunda ilk internet cinayetinin işleneceği değerlendirmesini yaptı.Independent’ta yer alan habere göre, EUROPOL’ün uyarısı Amerikan güvenlik firması IID tarafından yayınlanan bir değerlendirmeye dayanıyor. Değerlendirmede, 2014 sonunda internet bağlantılı bir cihazın hacklenmesiyle ilk online cinayetin işleneceği aktarılıyor. IID Başkanı Rod Rasmussen, firmasının öngörüsünün bu yıl olmasa bile gelecek birkaç yıl içinde büyük ihtimalle gerçekleşeceğini düşünüyor.EUROPOL, hükümetleri internet teknolojilerinin kötüye kullanılmasıyla işlenebilecek ‘online cinayetler’ e yeterli hazırlanmadıkları konusunda uyardı. Buna göre, garaj kapılarından hastane sağlık sistemlerine çok farklı yapıların birbirine teknolojik olarak bağlandığı ‘Herşeyin İnterneti’ (IoE) olarak bilinen sistemlere düzenlenecek saldırılara karşı polisin adli tekniklerini geliştirmesi gerekiyor.Bu online suçlar, akıllı ev ve arabalar, hatta şehirlerin oluştuğu günümüzde para kazanmak ya da saldırı düzenlemek amacıyla hacker’lar tarafından işlenebilir. Online cinayetlere örnek teşkil edecek bir durum henüz görülmüş değil ama Rasmussen, online şantaj ve fidye örnekleriyle intiharların gerçekleştiğini belirtiyor.Değerlendirmede örnek olarak gösterilen bir olay şöyle: ‘İyi hacker ‘ Barnaby Jack, bir eylem sırasında bir bankamatiği hackleyerek paraların dışarı fırlamasını sağlamıştı, aynı zamanda bir diabet hastalarının kullandığı insülin pompasının nasıl hacklenebileceğini göstermişti.Jack, geçen yıl hayatını kaybetmese, bir kalp pilinin nasıl hackleneceğini göstermeye hazırlanıyordu. Yine geçen yıl eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Chaney’nin kalp pili cihazındaki kablosuz erişim olanağı sağlayan aparatları güvenlik endişesi ile devre dışı bıraktırdığı ortaya çıkmıştı. Aynı fikir Amerika’nın ‘terörle mücadele’ yöntemlerini konu alan Homeland dizisinde de işlenmişti.EUROPOL’ün raporu aynı zamanda yeni cihazlarla fidye ve şantaj yöntemlerinin de artacağı uyarısını yapıyor. Buna göre, hacker’lar fidye amacıyla insanları akıllı arabalarına veya evlerine kilitleyebilirler. Online suçlular, önümüzdeki birkaç on yılın ardından birbirine daha da bağlı hale gelen onmilyarlarca cihazı istismar etmek için açıklar aramaya devam edecek. Karmaşık teknolojiler de saldırganların kimliğinin tespitini zorlaştıracak. Bir güvenlik ve özel yaşam şirketinde çalışan Craig Spiezle, arka planda gelişmiş sistemleri kötüye kullanmaya çalışan birilerinin her zaman olacağını vurguluyor.Diken
ABD'li John O'Keefe ile Norveçli araştırmacı çift May-Britt ve Edvard Moser, bu yıl Nobel Tıp Ödülü'nü paylaştı. Bilim insanları beyinde dâhili navigasyon sistemi işlevi gören hücreler keşfetmiş, sözkonusu hücrelerin yön tayininde önemli rol oynadığı kanıtlanmıştı. Nobel Tıp Ödülü'nün bu yıl 870 milyon euro değerinde olduğu belirtildi. 2014 Nobel ödüllerini kazananlar, bu hafta içinde duyuruluyor. Yarın fizik, çarşamba günü kimya, merakla beklenen barış ödülünün sahibi ise cuma günü açıklanacak.Haftaya pazartesi günü ekonomi ödülünün sahibi belli olacak. Edebiyat ödülünün açıklanacağı gün henüz kesinleşmedi. Gözlemciler bu alandaki ödülün sahibinin geleneklere uyularak perşembe günü belli olmasını bekliyor.Nobel Ödülleri, Alfred Nobel'in ölüm tarihi olan 10 Aralık'ta törenle sahiplerine sunulacak. Nobel tıp ödülüne geçen yıl insan hücrelerindeki temel taşıma işleminin veziküller (kesecikler) yardımıyla gerçekleştirildiğini saptayan Alman Thomas Südhof ile Amerikalı meslektaşları James E. Rothman ve Randy W. Schekman layık görülmüştü.Deutsche Welle Türkçe
Alexander Khokhlov ve Veronica Ershova yaratıcı projeler için bir araya gelmiş iki sanatçı yapmış oldukları çalışmalar ile her kesimin ilgi odağı olmayı başarmış ve dikkat çekmişlerdir.Sıradışı fikirlerini ortak çalışmalarıyla cesur bir biçimde ele almayı başarmaları belkide başarılarının en önemli sıralarından biri.Garip Güzellik üzerinde duran sanatçılar çalışmalarında modellerin yüzlerine 2D makyaj yaparak çalışıyor ve çok ilginç görüntüler elde ediyorlar.2013 yılında yeni bir çalışmaya başlayan ikili fotoğrafçılık ve filoloji bir araya getirerek bu tabloları tamamlamışlardır. Bu Tablo Hikayeler serisinde minimalist bir yaklaşım izlemişlerdir aynı zamanda.İşte çalışmalarından bir kaç örnek;
Altın Portakal’daki belgesel yarışmasından çıkarılan “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı film küfürlü bir İngilizce altyazının çıkarılmasıyla yeniden yarışmaya alındı. Belgesel Sinemacılar Birliği “Sansür kadar sansür baskısıyla oluşan otosansüre karşı da daha güçlü kararlılık” gerektiğini açıkladı. Birlik, benzer uygulamalara davetiye çıkarmamak adına festivalden çekildi.Reyan Tuvi’nin yönettiği ve Gezi Direnişi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in yarışma seçkisinden çıkarılmasıyla büyük bir kriz yaşayan 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali, filmin yeniden yarışmaya alınmasıyla çöküşün eşiğinden döndü.Ancak, Altın Portakal yönetiminden yapılan açıklamada, belgeselin “yeniden gönderilen versiyonunun yapılan değerlendirmesi sonucunda” yarışmaya davet edildiğinin belirtilmesi, kafalarda soru işaretleri uyandırdı.Tuvi’nin filminin, “bir İngilizce altyazının kaldırılması” sonucunda festivalde yarışabileceği öğrenildi.Yönetmen Reyan Tuvi ise, twitter hesabından yaptığı açıklamada konuya açıklık getirdi:“Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması’nda yarışacak. Bir haftaya yakın süredir devam etmekte olan ve sinema sektöründe topyekûn çok önemsediğim bir tartışma başlatan bu durum, filmin İngilizce altyazısındaki bir küfür çevirisini kaldırmamla sora erdi. Belgeselimiz, İstanbul Film Festivali ve diğer festivallerde izleyici ile buluştuğu haliyle, kurgusuna dokunulmadan Antalya izleyicisi ile buluşacak. Sokaklarda, duvarlardan küfürleri boyayarak silen ve “küfürle değil, inatla diren” diyen kadınları selamlıyorum. Bana destek veren, yanımda duran herkese, içtenlikle teşekkür ederim.”Ceren Çıplak/Cumhuriyet
“Görünmezlik” pek çok bilim kurgu öğesine ilham olmuştur: casus filmleri, bilgisayar oyunları ve çizgi filmler gibi. University of Rochester’dan araştırmacılar tam olarak görünmezliğin sırrını keşfetmeseler de optik illüzyonlar sayesinde benzeri bir sistem elde etmeyi başardılar.Basitçe anlatmak gerekirse, normal lenslerden bir düzenek kuran bilim adamları iki lens arasına girin cisimlere giden ışık dalgalarını büküp cismin etrafından dolaşmasını sağlayarak cismi “arka plan görünmesine rağmen” görünmez kılmayı başardılar. Elbette bu hal sadece lenslerin içinden bakarken geçerli.Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Ücretsiz oyunlar içinde sunulan “uygulama içi ödeme”ler bir aileyi daha yaktı. Üstelik bu defa bu çılgın eyleme giren 5-6 yaşında bir çocuk yerine 15 yaşındaki bir genç ve harcadığı miktar da tam 37.000 Euro.Belçika’da yaşayan genç, Game of War: Fire Age adlı ücretsiz ancak oyun içi ödemeler sunan bir oyunda iddia ettiğine göre yanlışlıkla yaptığı harcamalar ile normal bir insanın bir yıllık maaşını birkaç ay içerisinde tüketmiş. Ödemeyi dedesinin kredi kartından yapan gence bu kart annesi tarafından kendi tabletine birkaç e-kitap alması için verilmiş. Avrupa Komisyonu birkaç ay önce artan benzeri olaylardan sonra uygulama içi satın alım sunan uygulamaların “ücretsiz” adı altında yayınlanmaması gerektiğini savunmuştu. Google uygulama mağazası ise kurallarını bu tavsiyelere uyacak şekilde değiştirmişti.
Far Cry 3’e çok fazla benzemesine rağmen Far Cry 4, sunduğu yeni özelliklerle oyunseverlerin gönlünü sadece bir trailer videosu ile fethetmeyi başardı. Hali hazırda çok popüler bir oyun olan Far Cry 3’ün üzerine ölümcül bıçaklar, gerçekçi hayvanlar ve kullanım alanları, çok daha gerçekçi silahlar ile çıkan Far Cry 4’ün silahlarının tanıtıldığı videoyu aşağıda bulabilirsiniz.