Doğuyoruz, yaşıyoruz, ölüyoruz ve bedenimiz çürüyor. Bu alışılageldik bir düzen. Ölmeyeceğini veya bedeninin çürümeyeceğini iddia eden var mı? Eminim ki yoktur. Çünkü herkes bilir ki ölmek ve çürümek yazgımızda vardır. Ama öyle insanlar var ki, onların bedenleri çürümüyor. Tarihin farklı dönemlerinde yaşamış bu insanların bedenleri çürümeyi reddediyor. İşin ilginç yanı şu ki, bedeni çürümeyen bu insanlar genellikle önemli dini figürler, azizler veya toplum tarafından saygı görmüş kimseler. Bu galeride çürümeyi reddeden 5 inanılmaz insan bedenini sizler için sıraladık. Sizce bu bedenler bir mucizenin ürünü mü? Yoksa sahte mi?
13 Ekim Ankara’nın başkent olduğu gündür. Peki neden Ankara başkent seçilmiştir? İnfovidyo olarak bu seçimin arkasında yatan 6 önemli nedeni listeledik. Aynı zamanda infovidyo’nun listelerine de başlamış olduk.Ankara’nın başkent olmasının altında yatan 6 önemli neden bulunuyor. Bunlar;● Ankara’da doğal olarak meydana gelen Kuva-yı Milliye ruhunun Milli Mücadele’yi ateşleyen ve şekillendiren bir güç olması ve bunun Ankara’yı Milli Mücadele’de bir sembol haline getirmesi.● Ankara’nın jeopolitik, stratejik ve coğrafi konumunun uygun olması, Anadolu’nun tam ortasında yer alması ve bu yönüyle güvenli olması, etrafının dağlarla çevrili olmasının İşgal edilmesini zorlaştırması.● Ankara’nın, Anadolu’nun tam kalbinde olmasının yanında Batı Cephesi’ne de yakın olması. Batı Anadolu’dan ve İstanbul’dan gelen demir yollarının Ankara’ya kadar ulaşması, Bundan dolayı ulaşım ve haberleşme imkânının daha kolay olması.● Ankara’nın daha önceden işgale uğramamış olması.● Ankara’nın İstanbul’a yakın olması. Bu sayede İstanbul’daki gelişmeleri daha yakından takip etme imkânına sahip olması.● Son zamanlarda bilhassa halk arasında İstanbul’un siyasal ve toplumsal çevresine karşı duyulan güvensizliğin iyiden iyiye artmış olması.
İntihar ettiği kabul edilen Kurt Cobain, aslında cinayete kurban gittiğinin kanıtı olarak bir çok delil ortaya atıldı.Nirvana'nın vokalist ve gitaristi Kurt Cobain, 5 Nisan 1994 tarihinde evinde ölü olarak bulunmuştu. Uzun süren araştırmalardan sonra Cobain'in yüksek doz uyuşturucu alarak kendisini vurduğu rapor edilmiş ve tüm dünya tarafından kendisini öldürdüğü kabul görmüştü.Bu yıl Cobain'in ölümünün 20. yılı olması sebebiyle, konuyla ilgili geniş çaplı araştırmalar ve makaleler yapıldı. Bunlardan bir tanesi ise Cobain'in öldürüldüğünü ispatlamak adına yapılmış bir çalışmayı içeriyor. İşte o çalışmanın detayları:1-) Eşinden Ayrılma Sürecindeyken ÖldürüldüKurt Cobain, Seattle'dan tamamen ayrılma sürecindeyken odasında ölü olarak bulundu. Cobain'in eşinden ayrılmak istediği biliniyordu. Ölümünden yalnızca bir kaç hafta önce Courtney Love tarafından 'en acımasız boşanma avukatı' olarak nam salmış bir avukat tutuldu.2-) Öldükten Sonra Kredi Kartı KullanıldıKurt Cobain'in ölümünden sonra kayıp olan bir adet kredi kartının halen kullanılmaya devam edildiğibildirildi. Bu durumla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadı.3-) Pompalı Tüfek Savunma Amaçlı Olarak AlındıKurt Cobain rehabilitasyon merkezinde tedavi görüyordu.Ölmeden kısa bir süre önce rehabilitasyon merkezinden kaçtı. Ölümüne sebep olan pompalı tüfeği, rehabilitasyon merkezinden kaçtıktan sonra aldığı düşünülüyordu fakat rehabilitasyon gördüğü sıralarda tüfeği zaten satın almıştı. Tüfekte yalnızca 3 adet mermi bulunuyordu ve bu, tüfeğin satışı sırasında satılan mermi adetiydi. Yalnızca savunma amaçlı bir girişim.Buna ek olarak tüfeğin üzerinde okunabilir herhangi bir parmak izine rastlanamadı. Kurt Cobain eğer kendisini vurmuşsa nasıl oluyor da parmak izleri tüfeğin üzerinde yer almıyor? Tüfek ile ilgili parmak izi taramasının, ölümden 1 ay sonra yani 5 Mayıs 1994 tarihinde yapılması da kafaları karıştıran bir durum. 4-) Herhangi Bir İntihar Mektubu BulunamadıKurt Cobain'in ölümünün ardından odada bulunan bir not direkt olarak polisler tarafından 'intihar notu' olarak lanse edildi. Fakat o notta kendisini öldüreceğine dair, kızına ya da eşine yazılmış herhangi bir ifade yer almıyordu. O not fanları için yazılmış bir nottu ve müziğe daha fazla devam edemeyeceğininaçıklamasını yapıyordu. 5-) Öldükten Sonra İkinci Bir Not Ortaya ÇıktıEşi Courtney Love tarafından saklanan ikinci bir notun ortaya çıkması bir takım şeyleri iyiden iyiye belli etmeye başladı. Rolling Stone dergisine verdiği röportajda, Kurt Cobain'in yazdığı ikinci mektubu gün yüzüne çıkartan Courtney Love, bu notu olay yerinde bulmuştu. Notun özelliği ise polisler tarafından bulunan ilk notu destekleyen ifadelerin yer almasıydı. O notta Kurt Cobain, müziği bırakmaktan ve Seattle'ı terk etmekten bahsediyordu. Dünyayı terk etmekten değil.6-) Kanda Çıkan Eroin Oranının Aşırı FazlalığıKurt Cobain'in kanının litresinde 1,52 mgr oranında eroin tespit edildi. Bu orana çıkabilmek için en az 3 vuruş birden yapmak gerekiyor ve bunu en büyük eroin bağımlıları bile yapamaz. Buna ek olarak Cobain'in kan sisteminde Diazepam isimli beyinde dengesizlik yaratan ilaca rastlandı. Peki tüm bunları alan bir kişi, nasıl oluyor da tüfeği kendine sıkabilecek durumda olabiliyor? Tüfeği eline alamaması ve tetiği çekememesi gerekiyordu.7-) Aşırı Doz İle Ölmeyi Tercih Ettiyse Neden Silah Sıksın?Kurt Cobain'in aşırı doz uyuşturucu almasını, intihar etmek istemesine bağlayanlar oldu. Peki öyleyse, aşırı doz uyuşturucu alarak, uyuyup ve tekrar bir daha uyanmamak şeklinde ölmek varken neden kendine silah sıksın? Ki aldığı yüksek doz uyuşturucu sebebiyle onu bile yapamaması gerekiyordu.Kafamızı karıştıran bir çok çelişki yukarıda olduğu gibi anlatılmış. Bu olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğuna siz karar verin.
Grafik ve web tasarımcısı Shkodran Arifi, Instagram sayfasını yeniden tasarladı. Sosyal ağ sayfasını tasarımıyla yeniden yorumlayan Arifi, çalışmasında temiz bir arayüze yer veriyor. Buna göre; yeni arayüz tasarımında fotoğraflar tüm ekran boyutunda. Arayüzde ayrıca minimalist ikonlar yer alıyor.Daha sade bir tasarıma ulaşmak adına ana menüye, ikonuna tıklayarak veya sağ kaydırarak erişilebiliyor. Yine benzer şekilde kullanıcılar, yorum bölümüne görseli sola kaydırarak ulaşabiliyor.
Londra’nın önümüzdeki 40 yıl içinde tamamen hizmete girecek metroları görücüye çıktı. Tasarım ve sahip olduğu teknolojilerle adeta bilim kurgu filmlerinden kopup gelmiş gibi duran trenlerin ilk seferlerine 2020 yılının ortalarına doğru başlamaları bekleniyor. Trenlerin sunduğu yenilikler arasında kapılarda yolculara uyarılar gösterebilen LED ışıkları, dijital reklam panoları, Wi-Fi bağlantısı bulunuyor. Trenler sürücüsüz olarak çalışabilecek şekilde tasarlansalar da ilk birkaç yılında personel ile birlikte hizmet verecekler.
Uyumanız gerektiği zaman, uyumanız gerekir. Yani yapın gitsin. Uzun uçuşlar genellikle uçakta uyumanız gerektiği anlamına gelir. Eğer uçağınız rötar yaparsa bu gerçekten sorun olabilir. Bundan sonra kasmanıza gerek yok. Bunu birlikte çözebiliriz, sadece size birazdan göstereceğimiz gerçek hayatta denenmiş 8 püf noktaları okuyun. Hangisini seçeceğiniz size kalmış, ve tabi yorgunluğunuza!
Yeni çıkan sızıntılar ışığında popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a bir sonraki güncellemede sesli görüşme özelliği geleceği tahmin ediliyor. Ancak rakipleri Viber, Skype, Tango, Google Hangouts’un aksine uygulama bu görüşmeleri ‘kaydetme’ imkanı da sunacak. Skype ve Google Voice için üçüncü parti uygulamalar ile elde edilebilen bu özellik bugüne kadar başka herhangi bir uygulamada desteklenmiyordu. Bazı ülkelerde yasadışı sayılabilecek bu özelliğin hukuki zorluklarının nasıl aşıldığı henüz belli değil. Üstelik eğer konuşmalar buluta kaydedilecekse güvenlik ve gizlilik konularında oldukça ses getirebilir.
Durağan haldeki 3 boyutlu objelere, arka arkaya çekilen fotoğrafların birleşimi sonucu hareket ediyormuş izlenimi verilen 'Stop Motion' tekniğinin tarihi 1800 yılların sonuna kadar dayanıyor. Bu zamana kadar, kısa ve uzun metrajlı hallerini izlediğimiz 'Stop Motion' animasyonları; Vine, Instagram ve buna benzer saniyelik video paylaşımlarının yapılabildiği sosyal medya araçlarının hayatımıza girmesiyle birlikte daha popüler hale gelmiştir.Vine'daki videolarıyla Türk halkının beğenisini kazanan, diğer sosyal medya hesaplarında da Vine'daki performansını aratmayan Türk fenomen Emre Ayaz'ın, yeteneklerini gözler önüne seren stop motion animasyonlarını sizler için derledik.Kendisinin Twitter'ı: https://twitter.com/emreayazjjVe Vine'ı: https://vine.co/john.oldmanİşte birbirinden yaratıcı 17 'Stop Motion' örneği;
Sokakta uyuyan bir köpek arkasından sessizce yaklaşan bir leoparın kurbanı oldu. Zavallı köpeği bir hamlede pençelerinin arasına alan leopar daha sonra bölgeden derhal uzaklaştı.
Facebook şüphesiz halen en büyük sosyal ağ ama zamanında onu şu anda bulunduğu noktaya taşıyan genç nüfusun büyük çoğunluğu, son birkaç yılda kendisinden uzaklaştı. Nitekim öyle görünüyor ki bu durum yavaş yavaş tam tersine dönüyor... Bir yatırım bankası olan Piper Jaffray tarafından, gençlerin online alış - verişten sosyal medya kullanım alanlarına kadar gerçekleştirilen araştırmaya göre, Facebook en çok kullanılan üçüncü favori sosyal medya aracı olarak belirlendi. Yaş ortalaması 16 olan 7.200 genç yaşta insan ile yapılan araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 80'lik kısmın favori sosyal medya sitesi olarak Instagram'ı gösterdi. Yüzde 65'lik bir kısım Twitter'ı da kullandığını söylerken, sadece yüzde 40'lık kısım Facebook'u kullandığını açıkladı. Google+ ise yüzde 10'dan daha az bir kullanım oranına imza atarak listede çok gerilere düştü. Araştırmanın en önemli kısımlarından birisiyse, aktif Facebook kullanımındaki düşüşü bir nevi gün yüzüne çıkarması zira katılımcılardan yüzde 72'lik kısım ilkbahar dönemi Facebook kullanıyorken, aynı gençlerden sadece yüzde 40'ı sonbaharda halen Facebook kullandığını belirtti. Fakat aynı dönemler içerisinde Instagram kullananların miktarındaki azalma sadece yüzde 3 olarak beyan edildi. Moor Insights & Strategy'den analizci Patirck Moorhead ise durumu 'Facebook için çok kötü bir değişim' şeklinde nitelendirdi ve sözlerine çok kritik bir cümle ile devam etti; 'Facebook'un rakipleri, her dönem yeni fikirler ve farklı başlıklarla gündeme geliyorlar ve bunlar gençleri facebook'tan uzaklaştırıyor.'
Nobel Edebiyat Ödülü'nün bu seneki seçimi, son birkaç senedir görülmeyen bir sorgulamaya tabi tutuluyorFransız yazarın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması, Avrupa basınında şaşkınlıkla karşılandı. İngiliz yazar ve gazeteci Emma Brockes, ödülün açıklanmasının hemen ardından İngiliz Guardian gazetesinin web sitesinde yayınlanan ve sosyal medyada yoğun biçimde yazısında, Modiano'dan ziyade yıllardır Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen Amerikalı yazar Philip Roth'a odaklandı. Brockes, mizahi bir dille 'Modiano'nun Nobel'iyle ilgili gerçek skandal, Roth'un gerçek bir kaybeden olması' başlığını attığı yazısında, Nobel Edebiyat komitesinin seçimleriyle ilgili önemli noktalara odaklandı. Komite üyelerinin ödülü 'Amerikan kültürel hegemonyasını kırmak için bir fırsat' olarak gördüğünü ifade eden Brockes, Nobel Edebiyat Ödülü'nün popüler olmayanı öne çıkarmaya çalışan bir kurum olduğunu yazdı. Yazar ayrıca mizahın farklı kültürler arasında çevirilmesi en zor olan yazım biçimi olduğunu ve bu yüzden Nobel favorisi birçok ismin şansını kaybettiğini öne sürdü.Norveç'in önde gelen gazetelerinden Dagbladet de Modiano'nun ödülünü 'Çok garip bir Nobel seçimi' başlığıyla vererek, yazarın eserlerinin 1988'den beri Norveççeye çevrilmediğini vurguladı. Gazetenin edebiyat muhabiri Fredrik Wandrup, 2008'de ödülün yine aynı nesilden Fransız bir yazar olan Jean-Marie Gustave Le Clezio'ya verildiğini hatırlatarak, akademinin başka seçilecek birçok aday arasında oyunu Modiano'dan yana kullanmasını 'hayalgücü eksikliği' olarak yorumladı.İtalya'nın en güçlü gazetelerinden La Stampa ise Patrick Modiano'nun başka yayınlar tarafından vurgulanmayan bir yönüne odaklandı: Gazete yazarla ilgili profilinde, Modiano'nun İtalyan asıllı bir Yahudi olan babası, Nazi İşgali esnasında Nazi yanlısı Fransız Vichy hükümeti ve Nazilerle işbirliği yaptığını, Modiano'nun da romanlarında babasının bu hatırasıyla savaştığını öne sürdü.Milliyet Sanat
Birikmiş borçlara faizde kısmi af getiren ve 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlayan bir yasa olarak sunulan torba yasada, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu vergisinin sessizce artırıldığı ortaya çıktı. Hürriyet’ten Şükrü Kızılot’un bugünkü köşesine taşıdığı üzere, bu cihazların ithalatındaki ÖTV ve KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edilecek. Bunun sonucunda ithal maliyeti yüzde 16 oranında artacak.Bandrol ücreti KDV ve ÖTV’ye eklenecek11 Eylül 2014’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürülüğe giren 6552 sayılı Torba Yasa, ‘ af yasası ‘ olarak biliniyordu. Zira öne çıkarılan maddeler, birikmiş vergi, SGK prim borçları ve diğer borçlara faizde kısmi af getirilmesi, 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlanması, hayali paraya ve şirketten çekilen paralara af getirilmesi olmuştu.Ancak Torba Yasa’yla 67 yasada değişiklik yapıldı; bu değişikliklerden biri de, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu gibi bandrole tabi ithal ürünlerin vergilerinin artırılması yönünde. Yeni düzenlemeyle, bugüne dek ithal sonrası alınan bandrol ücretleri ithalat aşamasında alınacak. Dolayısıyla, bandrol ücreti ithalattaki KDV ve ÖTV matrahına dahil olacak.Kızılot, ” Dolayısıyla ithal maliyetinde 21 birim, oran olarak da %16’lık bir artış olacak. Bandrol ücreti yüzde 6, ÖTV oranı %20 olan radyo ve/veya TV yayınları almaya yarayan cep telefonlarında yüzde 6 olan bandrol ücreti, ÖTV ve KDV matrahına eklenince ithal maliyeti de yaklaşık artacak ” diye yazdı.Hürriyet yazarı, bandrol ücretinin navigasyonlu araçlara da yansıyacağına dikkat çekti.Diken
Rihanna'nın olacağı konusundaki dedikoduları merak ederken yapımcılar serinin yeni filmi için Bond kızı olarak Fransız model ve oyuncu Léa Seydoux ile anlaşma yaptıklarını duyurdu. Gelecek filmde Daniel Craig’e eşlik edecek güzel yıldız 29 yaşında olmasına rağmen başarılı bir kariyere de sahip.Bir çok ünlü yönetmen ve oyuncuyla çalışan Fransız aktristin oyunculuğu kadar modelliği ve bir ticaret kadını olması da onu başarıya taşıyan unsurlar arasında gösteriliyor. Zira Léa Seydoux, Woody Allen, Ridley Scott ve Brad Bird gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalışmıştı ve bu sırada önde gelen giyim markalarının katalog yüzü olarak boy göstermişti. Ayrıca yeni Bond kızı Seydoux tüm bu başarılarının arasına iki büyük Fransız film ve prodüksiyon yapım şirketinin de Başkan ve Yönetim Kurulu Başkan’lığını sığdırıyor. Rol aldığı 'Mavi En Sıcak Renktir' filmi 2013 yılında Cannes Altın Palmiye ve FIPRESCI ödülüne layık görüldüğünü de hatırlatalım.
Google üzerinden hastalık ve rahatsızlıkla ilgili çokça arama yapılıyor. Görülen bazı semptomlar, hastalar ya da yakın çevreleri aracılığıyla internet üzerinde aratılıyor. Bilinçli yapıldığında, kimi zaman belli bir rehber niteliği taşırken, kimi zaman da yorum farkı sebebiyle pek çok insan için tehlikeli hale gelebiliyor. Etkisi fiziksel olmasa bile, hastalıkla ilgili yapılan aramalarda insanlar psikolojik olarak arama sonuçlarından etkilenebiliyor.Reddit’e sızan bir ekran görüntüsüne göre, Google arama sonuçlarında bir doktora danışma özelliğini yakında devreye alacak. Google Helpouts gibi çalışacak olan özelliğin, arama sonuçlarında belirli arama kelimeleri üstünden çalışması bekleniyor. Böylece bir hastalıkla veya belirti ile ilgili arama yaptığınızda, “doktora danışma” butonu da aktif oluyor.İlgili aramayı yaptıran hastalar, bir doktorla yüz yüze konuşabiliyor. Video chat aracılığıyla o aramayla ilgili alanda bilgi sahibi bir doktora danışabileceğiz konu hakkında, uzman bir kişiden bilgi alabiliyorsunuz. Özellikle sağlıkla ilgili konularda forum, blog ve benzeri ortamlarda sağlıkla ilgili bilgi paylaşımı, tavsiye ve bilgisiz kişilerce yapılan teşhisler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.
Daktilo, bir klavye aracılığıyla harekete getirilen harfleri mürekkepli bir sistem yardımıyla kağıda basarak yazı yazan makine.İlk yapılışı 1839'da Teroitli William Austin Burt tarafından gerçekleştirildi. Tipograf adı verilen bu makine elden daha yavaş yazıyordu. Bundan sonraki denemeler pek başarılı olamadı. Aradan 40 yıl geçtikten sonra Sholes 1868'de ilk pratik daktiloyu yaptı. Remington'un 1878'de yaptığı daktilo ise bir dikiş makinesinın üzerine yerleştirilmişti. Şaryo dikiş makinesinin pedalına benzeyen bir pedalla döndürülüyordu. Makine ise silik ve büyük harf yazabiliyordu. Bu mahsurlarının yanında büyük ve pahalı olması piyasaya sürülmesine engel oldu. Remington, Royal Smith gibi Amerikan firmaları yanında İtalyan Underwood-Olivetti, Alman Olympia, Adler ve Triumph ve İsveç Facit firmaları da daktiloların yapımında görülen çeşitli kusurları yavaş yavaş düzelterek bugün kullanılan daktiloya benzeyen makineler yaptılar.Sholes'in yaptığı makineyi inceleyen Thomas Edison, elektrikle çalışabileceğini söyleyerek üzerinde çalışmaya başladı. Edison, çubuğun elektromıknatısla hareket ettiği elektrikli daktilo makinesi yaparak 1872'de patentini aldı.Çeşitli deneme ve üzerinde yapılan çalışmalardan sonra 1930 yılında seri halde elektrikli makinelerin satışına başlandı. Piyasada tutunması, seri iş yapması bunun üzerinde firmaların çalışmasını sağladı.Kaynak:VİKİPEDİ
NASA, Ay'da saklı olan çok yüksek miktardaki suya erişmek istiyor. NASA'nın Ay'daki suya ulaşmak için iki ayrı proje üzerinde çalıştığı belirtildi. Ay'daki buz halindeki suyun bulunduğu bölgeleri tespit etmek için 2017 ve 2018'de iki görev düzenleneceği açıklandı.NASA, Ay'aki buz halindeki sudan yararlanabilmek için 'Lunar Flashlight' ve 'Resource Prospector Mission' adı verilen iki ayrı proje başlattı. 2017 ve 2018 yıllarında iki uzay aracının Ay'a gönderilmesini içeren proje kapsamında, Dünya'nın uydusundaki suyun nasıl elde edileceği planlanacak.Ay'da su bulunduğu 2009 yılında yapılan uydu gözlemleriyle kesinleşmiş, 2010 yılında ise 600 milyon ton buz halinde su olduğu açıklanmıştı. Lunar Flashlight projesinin başında yer alan Barbara Cohen, 'Eğer Ay'a insan göndereceksek içmek, nefes almak ve roket yakıtı gibi tüm ihtiyaçlar için suya ihtiyacımı var. Ay'daki suyu kullanmak uzay görevlerini çok daha kolaylaştıracak' ifadesini kullandı.Lunar Flashligth uzay aracının, Aralık 2017'de NASA'nın derin uzay görevleri için geliştirdiği 122 metrelik Space Launch System roketiyle fırlatılması planlanıyor. Ateşleme, geliştirilen en güçlü uzay roketi için de bir deneme özelliği taşıyacak. Ay'a ulaşmasından itibaren ilk altı ay içinde yüzeyi inceleyecek olan Lunar Flashlight, ardından yüzeye 20 km yaklaşarak bir yıl daha gözlem yapacak. Söz konusu irtifada Ay üzerinde 80 tur atacak olan uzay aracı, buz halindeki su kalıntılarına ait harita çıkaracak.Cohen, amaçlarının yüzeye yakın olan su kaynaklarını tespit etmek olduğunu, böylece zor olmayacak madencilik işlemleriyle suya ulaşmayı istediklerini belirtti. Astronotlar için kesintisiz su kaynağı oluşturabilecek buz stokları, roket yakıtının ana girdisi olan hidrojen ve oksijenin de elde edilmesini sağlayabilir.Gözlem yüzeyden devam edecekAy'da su aramak için fırlatılacak ikinci uzay aracı olacak Resource Prospector Mission (RPM), Lunar Flashlight'ın ardından yüzeyde incelemelere devam edecek. İniş yeri henüz belirlenmeyen uzay aracı, taşıyacağı nötron spektrometresiyle 1 metre derinliğe kadar su yoğunluğunu analiz edebilecek.Space.com'a konuşan RPM projesinde yer alan Tony Colaprete, 'uzay aracıyla Ay toprağında suyun dağılımını tespit edeceklerini ve nasıl çıkaracaklarını planlayacaklarını' belirtti. Colaprate, böylece enerji tasarrufu yaparak suya erişebileceklerini ifade etti.NASA, Ay'da yapılacak su taraması ve madenciliği çalışmalarından elde edilecek tecrübeyi 2020'den itibaren Mars'ta kullanmayı planlanlıyor. Mars 2020 uzau aracının, karbondioksit zengini atmosferden oksijen üreteceği açıklanmıştı. Böylece astronotların Mars'taki oksijen sorununa çözüm bulunması amaçlanıyor. Al Jazeera