onedio
Yeni Apple Store Hakkında Bilmedikleriniz
Apple Avrupa Kıdemli Mağazalar Direktörü Wendy Beckman, yaptığı sunumda Türkiye'deki ikinci mağaza olan Apple Store Akasya Acıbadem'i böyle tanıttı.Apple'ın Türkiye'deki ikinci resmi mağazası olan Apple Store Akasya Acıbadem , şirketin dünya genelinde 444. mağazası olarak Cumartesi günü saat 10:00'da ziyarete (ve tabii alışverişe) açılacak.Açılış öncesi bir toplantı düzenleyen Apple Avrupa Kıdemli Mağazalar Direktörü Wendy Beckman , sunumunda yeni mağazayla ilgili bilinmeyenlerin üzerinden geçti.Buna göre Apple Store Akasya'da dalgıç, karikatürist ve fotoğrafçı gibi farklı eğitimleri bulunan 80 kişi çalışıyor. Farklı uyruklardan olan bu ekiple İspanyolca , Almanca ve Bulgarca ’nın da bulunduğu 10 farklı dilde hizmet veriliyor.Mağazayı ziyaret eden tüketiciler, internete bağlanabilen 125 adet iPad, iPhone, Mac ve iPod ürünününü birinci elden tecrübe edebiliyor. Mağazada Apple ürün ailesinin yanı sıra geniş bir aksesuar yelpazesi de ziyaretçileri bekliyor.Ücretsiz kablosuz internet hizmetinin sunulduğu Apple Store'dan bir Mac, iPhone, iPad ya da iPod satın alan müşteriler, mağazadan çıkmadan önce aldıkları ürünün hazır ve çalışabilir hale gelmesi için ücretsiz kurulum hizmeti talep edebiliyor.Apple ürünleri hakkında randevuyla katılabileceğiniz ücretsiz günlük bilgilendirici atölyeler düzenlenirken, ' One to One ' kişisel eğitimler yılda 199 TL 'den fiyatlandırılıyor.Çocuklar da unutulmamışApple Store'da çocuklar için özel olarak tasarlanmış çeşitli programlar sunuluyor. Örneğin, Okul Gezisi ve Apple Kampı; çocukların düşünmelerini, öğrenmelerini ve yaratıcılıklarını kullanmalarını sağlamak için imkan sağlıyor. Okul gezisi ile çocuklar farklı projeler yaratıp, bu projelerini mağazayı bir sahne gibi kullanarak başarılarını aileleri, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla paylaşabiliyor.Yaz dönemindeki Apple Kampı ile 8-12 yaş arasındaki çocukların hayallerini hayata geçirme fırsatı yakalayacakları 3 günlük atölyeler sunuluyor. Çocuklar kendi filmlerini yapmayı öğrenecek veya kendi çizimleri ve ses efektleriyle tasarladıkları interaktif kitaplar da oluşturabilecekler. Ve her atölye, Apple Yaz Kampı Gösterimi ile biterek çocukların tamamlanmış projelerini öğrenciler ve öğretmenleri ile paylaşmalarını sağlayacak.ShiftDelete.Net
Türkiye Sosyal Medya Kullanımında Dünya Lideri
Google, Türkiye’nin de dahil olduğu 46 farklı pazarda internet kullanım alışkanlıklarını ölçtüğü ve karşılaştırdığı Tüketici Barometresi araştırmasının bu yılki sonuçlarını duyurdu. Kapsadığı ülkelerdeki internet kullanıcılarının dijital, mobil, video ve alışveriş alışkanlıkları hakkında içgörüler sağlayan raporda bu yıl Türkiye, sosyal medya kullanımı konusunda dünyada ilk sırada yer alıyor.İncelemeye dahil edilen ülkelerin sonuçlarının ayrı ayrı görüntülenebildiği rapora göre, Türkiye’deki internet kullanıcılarının sosyal medya kullanım oranı yüzde 92, dünya genelinde ise bu oran yaklaşık yüzde 40. Sosyal medya kullanımı konusunda lider olan Türkiye’yi yüzde 86 ile Arjantin ve yüzde 84 ile Brezilya ve yüzde 83 ile Çin takip ediyor. Aşağıdaki grafik dünya genelinde sosyal medyayı en çok kullanan ülkeleri gösteriyor.Webrazzi
Fazıl Say'dan 'Türkiye Hükümeti'ne Açık Mektup'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki konserin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO) yeni sezon programından çıkartılmasının yankıları sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken, Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini sormuştu. Fazıl Say Çin'de turnesi sırasında  'Türkiye Hükümeti'ne açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı ve 'Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu?' ifadelerini kullandı. İşte o mektup;'Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer;Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserim Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...Ne zaman gerçekten 'güçlü' olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan 'İstanbul Senfonisi' eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan 'yasakçı' tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu 'yasakçı' tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta 'bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim' diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, 'Türkiye'de iyi sanat yapılıyor' dedirt tüm dünyaya.Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, 'gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım' diyebil. 'Gelin beraber büyüyelim' diyebil. Korkma bundan.Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. 'Kimdir bu?' diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.Saygılar,'
Reklam
Christian Bale, Steve Jobs’u Canlandıracak!
Oscar ödüllü oyuncu Christian Bale, Walter Isaacson’un biyografik romanından uyarlanan filmde Steve Jobs’u canlandıracak.Çocukluk yıllarından bu yana sinemanın içerisinde yer alan oyuncu The Dark Knight serisi ile tüm Dünya’da büyük bir hayran kitlesine ulaştı. Christian Bale, 2011 yılında The Fighter filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarını kazanmıştı.Yönetmenliğini yine Oscar ödüllü Danny Boyle’un yapacağı filmin senaryosunu The Social Network filmiyle En İyi Senaryo Oscarını kazanan Aaron Sorkin yazacak. Bol Oscar ödüllü bir kadrosu bulunan filmin vizyon tarihi ise henüz açıklanmadı.
Reklam
Bilgisayarlar Öğrenme Biçimini Değiştiriyor mu?
Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde.“Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.”Socrates bu sözleri bir Mısır kralının ağzından aktarıyordu. Söz konusu teknoloji ise Yazı idi.İki bin yıl sonra bugün teknoloji değişmiş durumda ama benzer diyaloglara tanık oluyoruz hala. Facebook, akıllı telefon, video oyunları… Hepsinin zararlarından söz ediliyor: Konsantrasyonumuzu bozuyor, dersleri olumsuz etkiliyor, vb.Bilgi teknolojisinin günlük davranışlarımız üzerindeki olumsuz etkileri konusunda şüphe yok; ancak bilgisayarların beynimize zarar verdiğine dair veri de yok. Aslında belki de bizi daha akıllı kılıyor.Teknolojinin zihni geliştirme potansiyeli, 21 Ekim’de New York’ta düzenlenen Dünyayı Değiştiren Fikirler Zirvesi ’nde Google araştırma bölümü başkan yardımcısı Alfred Spector’un konuşma konusuydu. Basit bazı uygulama programlarının bile düşünme ve öğrenme biçimimize katkıda bulunacağını vurguluyordu Spector. “Bugünkü bilgi teknolojisi benim gençlik yıllarımdakinden kat kat ilerde ve bunun eğitimi de etkileyeceğine inanıyorum,” diyordu.Heveslileri açısından teknoloji devrimi başladı bile. Son yıllarda öğrenmeyi kolaylaştıran uygulama programlarının sayısında büyük artış oldu. Oyun yoluyla yabancı dil öğreten Duolingo adlı uygulamayı bugün 40 milyon kişi kullanıyor. Beynin öğrenme ve unutma biçimine dair bilgimiz arttıkça Memrise ve Cerego gibi yabancı dil dahil birçok konuda kullanılan bu tür programlar da yaygınlaşıyor.Spector, üç önemli ilke temel alındığı sürece çok daha büyük gelişmelerin ufukta olduğuna inanıyor. Spector ilk olarak, öğrencinin düşünme ve öğrenme biçimine uyarlanmış bir öğretim metodunun öneminden söz ediyor. Bu metodu kullanan özel öğretmenden ders alan ortalama bir öğrencinin başarı durumunda büyük bir gelişme kaydedildiğini gösteren araştırmalara dikkat çekiyor. “Özel öğretmenin yerine teknolojinin geçtiğini düşünelim; böylece eğitimde başarı oranının hızla yükselmesi mümkün olacaktır.”Memrise ve Cerego adlı programlar, bilgiyi hatırlama ve unutma biçimini takip ederek bu stratejiyi belli oranda kullanıyor. Fakat zamanla çok daha gelişkin programlar üretilebilir ve bir zamanlar sadece zengin çocuklarının yararlandığı eğitim olanakları çok daha geniş kitlelere açılabilir.Spector ayrıca video oyunları tasarımcılarının, çalışma ve öğrenmeyi sıkıcı olmaktan çıkarma yollarını çoktan keşfettiklerini söylüyor. “İnsanlar saatlerce video oyunları oynuyor, bu özellik eğitimde kullanılabilir,” diyor Spector. New York’taki Rochester Üniversitesi’nden Daphne Bavelier, ilgi çekmenin yanı sıra, dikkati yoğunlaştırma yoluyla üç boyutlu ortamların da “algısal öğrenmeyi” kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu hafıza müzik enstrümanı veya yabancı dil öğrenmede kullanılıyor ve normalde çocukluk döneminin ardından kapanıyor.Spector son olarak da öğrenciler arasında etkileşimi arttırmak üzere sosyal ağların kullanılabileceğini belirtiyor. “Fakültede öğrendiğim kadar öğrenci arkadaşlarımdan da öğrendim,” diyor Spector. Gerçekten de Memrise gibi programların popülaritesi biraz da bilgi paylaşımına olanak tanımasından kaynaklanıyor.Spector bütün bunların bugün hayali gibi gelebileceğini, ama bunları yapacak teknolojinin var olduğunu, sadece biraz daha cazip hale getirilmeleri gerektiğini söylüyor.Spector bu tür programların toplumda köklü değişiklikler getireceğine, hatta okulların bile belki ortadan kalkacağına inanıyor. Belki de üniversitede geçirilecek süre kısaltılacak, uzaktan eğitim yöntemleri devreye girecek, ya da öğrenciler hangi dersleri görecekleri konusunda daha çok söz sahibi olabilecektir.Fakat Spector da fazla çaba göstermeden öğrenmenin şimdi farkında olmadığımız ve beklenmedik olumsuzlukları da olabileceğini kabul ediyor.Konferanstaki başka bir konuşmacının ifade ettiği gibi “İnternet dünyayı düzleştirdi… İstediğimiz her şeyi öğrenme olanağı tanıdı. Bugün akıllı telefonu olan bir genç, on yıllar önce devlet başkanlarının bildiğinden daha fazlasını biliyor.”David Robson BBC Future
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne Nejat Birecik Atandı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik getirildi.Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik atandı.DT'den yapılan yazılı açıklamada, vekaleten yürüttüğü Genel Müdürlük görevinden isitifa eden Mustafa Kurt'tan boşalan makama Nejat Birecik'in getirildiği bildirildi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevlerini yerine getiren Birecik'in, bugüne kadar TRT Kültür-Sanat Başdanışmanlığı görevini sürdürdüğü belirtildi.Birecik'in özgeçmişi ise şöyle:Nejat Birecik 1963'te doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı'ndan 1990 yılında mezun oldu. Dormen Tiyatrosu, Tiyatro Stüdyosu gibi özel tiyatrolarda çalışan Birecik, 2003-2007 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yerine getirdi. 2007-2009 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini vekaleten yürüten sanatçı, 2009-2012 yılları arasında ise aynı görevi asaleten sürdürdü. 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Stratejist Müşavir görevini Genel Sanat Yönetmeni kadrosuyla sürdüren sanatçı, son olarak TRT Kültür Başdanışmanı görevini yerine getirmekteydi.Ödenekli tiyatrolardaki idari görevlerinin dışında pek çok televizyon dizisi ve sinema filmi çalışmaları da bulunan sanatçı; 2008 yılında Memed Meşa Selimoviç'in eseri 'Derviş ve Ölüm' ile iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine önemli katkılar sağladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye koyduğu 'Rita' isimli oyunla 2008 yılında 'Direklerarası En İyi Reji Ödülü'ne layık görülen Birecik, pek çok atölye çalışmasına da katıldı. Evli ve 1 kız çocuğu babası olan Nejat Birecik, çok yönlü bir sanatçı olarak tanınıyor.AA
Sabiha Gökçen Havalimanı Yüzde 100 Malezyalıların Oluyor
Sabiha Gökçen Havalimanı hisselerinin tamamı Malezyalı şirket Malaysia Airports Holdings'in oluyor.TAV, Limak Holding'in elindeki yüzde 40'lık hisse için geçen ay 285 milyon euroluk teklif yapmıştı. Ancak, yüzde 60 hisseye ve kalan hisseler için öncelikli satın alma hakkına sahip olan Malaysia Airports Holdings'den bu hakkı kullanacağını açıkladı.TAV'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamada, MAHB'ın ön alım hakkını kullanmaya karar verdiğini Malezya Borsası'na yaptığı açıklama ile beyan ettiğine işaret edilerek, 'MAHB tarafından Satıcılar'a ön alım bildiriminin usulüne uygun yapıldığı ve söz konusu ön alım haklarının geçerli olarak kullanıldığı tespit edildiği takdirde, şirketimiz söz konusu işleme taraf olmayacaktır' denildi.MAHB'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, şirket Limak Holding'e 285 milyon euro ödeyerek Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 100'üne sahip olacak.MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı AŞ'nin Limak Holding'in elindeki yüzde 40 hissesi için öncelikli satın alma hakkını kullanmaya karar verildiği belirtildi.MAHB'ın Malezya Borsası'na yaptığı açıklamada yüzde 40 hissenin 285 milyon euro nakit karşılığında şirketin bağlı ortaklığı Malaysia Airports tarafından satın alınacağı belirtildi.2015 başında tamamlanması beklenen satış işlemleri sonucunda Sabiha Gökçen hisselerin yüzde 100’ünü elinde bulunduracak olan MAHB, havalimanının tek işletmecisi olacak.Satın alma için en uygun finansman modeli üzerinde araştırmalarını halihazırda sürdüren MAHB, kararın alınmasının ardından konuyla ilgili bir duyuru yapacağını belirtti. MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen'in kalan yüzde 40 hissesinin alınması nedenleri de şöyle sıralandı:'Malaysia Airports'un Türkiye ve Avrupa’da havalimanı işletmecisi olarak konumunu ve etkinliğini artırmak. Malaysia Airports'un dünya standartlarında bir havalimanı işletmecisi olarak pozisyonunu güçlendirmek. Uzun vadeli ve istikrarlı büyüme potansiyeli barındıran bir varlığa sahip olmak. Gelecekteki kazançları çeşitlendirmek.''YENİ BAŞARILARA İMZA ATACAĞIZ'Malaysia Airports Holdings Genel Müdürü Datuk Badlisham Bin Ghazali bir yazılı bir açıklama yaparak, İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) ve LGM’nin tamamının başarılı şekilde satın alınmış olmasının, MAHB için önemli bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu belirterek, şöyle konuştu:'Bu satın alma ile MAHB hem kıymetli bir uluslararası değere kavuşmuş hem de Türkiye’deki varlığını güçlendirmiş oldu. Aynı zamanda, bu satın alma, Türkiye’deki ISG yönetiminin sergilediği olağanüstü performansa ve yaptığımız bu stratejik yatırıma olan güvenimizin bir göstergesidir. Umuyoruz ki MAHB olarak, ISG ve LGM’nin ortaklaşa gerçekleşecek operasyonları ile yeni başarılara imza atacağız.''GÜVENİM SONSUZ'İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO'su Gökhan Buğday, MAHB'nin ISG'deki kalan hisseleri satın alma kararından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, 'Bugüne kadar oldukça başarılı bir ortaklığımız oldu, bundan sonra da aynı işbirliği içinde ISG'yi uluslararası bir başarı hikâyesine dönüştüreceğimiz konusunda güvenim sonsuz' dedi.Aynı zamanda ISG'nin 2014'ün ilk dokuz aylık döneminde yüzde 29 büyüme kaydettiğini de belirten Buğday, ISG'nin son 12 ayda 22 milyon yolcu sayısına ulaştığını, tamamının MAHB tarafından satın alınması ile havalimanını parlak bir gelecek beklediğini belirtti.MEVCUT YÖNETİM KORUNACAKMAHB tarafında yapılan yazılı açıklamada ayrıca, satın almanın ardından ISG tamamen MAHB’ye ait bir kuruluş haline gelmesine rağmen mevcut yönetim yapısında herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:'Havalimanı, bugüne kadar olduğu gibi Türkiye’deki yönetim kadrosu tarafından yönetilecek ve mevcut yönetim ISG Yönetim Kurulu’na raporlamaya devam edecek. MAHB, geçmiş dönemde, yeni terminaldeki iş akışlarının planlanması ve operasyonların eski terminalden yeni terminale aktarımı sürecine yakından dahil olmuş hatta kilit operasyonlarda kendi personelini dahil etmişti. Ancak operasyonların istikrara kavuşması ve başarılı Türk personelin işe alınmasını ve ilgili konularda eğitilmesini takiben kendi personelini geri çekmişti.''DİREKT İLETİŞİME KATKI SAĞLANMIŞ OLACAK'Açıklamada ayrıca, İstanbul Sabiha Gökçen, yeni terminalinin Kasım 2009’da faaliyete geçmesinin ardından, yolcu sayısı bakımından Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olduğu belirtilerek, 'ISG aynı zamanda düşük-maliyetli havayolu şirketleri tarafından, 2013 yılı da dahil olmak üzere üst üste Avrupa’nın En İyi Havalimanı ödülüne layık görüldü. MAHB’nin düşük maliyetli ve tam-hizmet veren havayolu firmaları konusundaki deneyim ve uzmanlığı göz önünde bulundurulduğunda MAHB tarafından gerçekleştirilen bu satın alma ile havalimanının bu güçlü performansı hızlanarak artacak. Buna ilaveten, bu anlaşma ile Türkiye ve Malezya sermaye piyasaları ve ekonomileri arasındaki direkt iletişime katkı sağlanmış olacak' denildi.DHA
Reklam
Çalışan Apple I Bilgisayar 905 Bin Dolara Alıcı Buldu
Reuters’ın haberine göre New York’ta gerçekleştirilen bir müzayede satışa çıkan ve hala çalışan Apple 1, 905 bin dolara alıcı buldu. Müzayeden önce Apple 1’in 300 bin ile 500 bin dolar arasında bir fiyata satılması bekleniyordu.Anakartın yıllar önce Steve Jobs’ın garajında Steve Wozniak tarafından üretilen ve The Byte Shop’a satılan 50 anakarttan biri olduğuna inanılıyor. Zamanında yaklaşık 200 tane üretilen Apple 1’in orijinal satışı fiyatı ise 666,66$’dı.MacRumors
'Sıkı Dostlar'dan 'Simpsons'a 250 Milyonluk Dava
'Goodfellas' filminde Frankie Carbone'yi canlandıran Frank Sivero, 'Simpsons'taki bir karakterin tamamen kendi yarattığı karakterden çalındığı iddiasıyla 250 milyon dolarlık dava açtıMartin Scorsese'nin 1990 yapımı 'Sıkı Dostlar' (Goodfellas) filminin aktörü Frank Sivero, 'Simpsonlar' dizisine 250 milyonluk dava açtı. Davanın gerekçesi ise 'Simpsonlar' dizisindeki Louie'nin, Sivero'nun filmde canlandırdığı karakter Frankie Carbone ile aynı olması.Louie karakteri 'Simpsonlar'da ilk olarak 1991 yılında göründü. 556 bölümün 15'inde yer alan Louie karakteriyle ilgili olarak açılan davanın belgelerine ulaşan Deadline, dün 12 sayfalık dava dosyasından bölümler paylaştı.Sivero'nun dava dosyasında, 'Dizinin yapımcısı James L. Brooks, Sivero'nun canlandırdığı karakteri çok iyi biliyordu ve bu nedenle de dizideki Louie karakteri Frankie Carbone'den etkilenilerek ortaya çıktı,' ifadeleri yer aldı.Dosyada ayrıca Sivero'ya, 'Simpsonlar'ın yapımcısı olan Gracie Films tarafından 1995 - 96 yıllarında birlikte film yapma konusunda söz verildiği de iddia edildi.Milliyet Sanat
Reklam
Bundan Yirmi Yıl Sonra İstanbul'da Görmemiz Muhtemel 28 Şehir Manzarası
Gezi parkı, Etiler polis okulu, Validebağ korusu, Fethi paşa korusu, vs. derken İstanbul'daki tüm yeşil alanların, parkların, dinlenme yerlerinin iyi paralara (!) bir bir elden çıkarılması, imara açılması sonrasında, bundan 20 yıl sonra İstanbul'da görmemiz muhtemel şehir manzaralarının bir ön gösterimini yapmak istedik.
Türkiye'de Tahıl ve Meyve Üretimi Azaldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılında tahıl ve meyve üretiminin azaldığını, sebze üretiminde ise hafif artış olduğunu açıkladı.TÜİK’in Bitkisel Üretim 2′nci Tahmin verilerine göre, üretim miktarları bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 6,5 ve meyvelerde yüzde 6,2 azalırken sebzelerde ise yüzde 0,7 arttı.TÜİK verilerine göre. 2014 yılında üretim miktarları tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 59,6 milyon ton, sebzelerde 28,7 milyon ton ve meyvelerde 17,1 milyon ton olarak gerçekleşti.TÜİK verilerine göre, tahıl üretim miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,7 azalarak 32,7 milyon tona düştü.Buna göre buğday üretimi yüzde 13,8 azalarak 19 milyon tona, arpa üretimi yüzde 20,3 azalarak 6,3 milyon tona, çeltik üretimi yüzde 7,8 azalarak 830 bin tona gerilerken, mısır üretimi yüzde 0,8 artışla 6 milyon tona çıktı.Baklagillerin önemli ürünlerinden nohut üretimi yüzde 11,1 azalarak 450 bin tona, kırmızı mercimek yüzde 16,5 azalarak 330 bin tona gerilerken, yumru bitkilerden patates üretiminin yüzde 5,4 artarak 4,2 milyon tona çıktığı tahmin edildi.Yağlı tohumlardan ayçiçeği üretimi ise yüzde 7,4 artarak 1,6 milyon tona çıktığı öngörüldü.TÜİK verilerine göre tütün üretimi yüzde 22,2 azalarak 70 bin tona gerilerken, kütlü pamuk üretimi yüzde 4,4 artışla 2,4 milyon tona çıktı. Bunun yanında, şeker pancarı üretimi de yüzde 2,3 artarak 16,9 milyon tona yükseldi.Sebze ürünleri üretim miktarının 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,7 artarak yaklaşık 28.7 milyon tona çıkacağı tahmin edildi.Sebze ürünleri alt gruplarında üretim miktarları incelendiğinde, yumru ve kök sebzeler yüzde 4,9 azalırken, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde yüzde 2,3, meyvesi için yetiştirilen sebzelerde ise yüzde 1,4 artış olacağı öngörüldü.Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden domateste yüzde 1,5, hıyarda yüzde 5,6 artış olurken, sivri biberde yüzde 3,3, dolmalık biberde yüzde 6,9, kuru soğanda yüzde 7,1 azalış olduğu tahmin edildi.TÜİK verilerine göre, meyve ürünlerinin üretim miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,2 azalarak 17,1 milyon ton oldu.Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, elmada yüzde 21, şeftalide yüzde 4,5, kirazda yüzde 10,1, kayısıda yüzde 65,4 azalış, muzda yüzde 17,6 ve zeytinde yüzde 5,5 artış gerçekleşti.Turunçgil meyvelerinden mandalina üretimi yüzde 12,1 artarken, sert kabuklu meyvelerden fındık üretimi yüzde 25, ceviz üretimi yüzde 13,9 azaldı.Üzüm üretiminde yüzde 4,1 ve incirde ise yüzde 0,5 artış oldu. DHA
Reklam
Maliye Bakanlığı Gelir Uzmanlığı Alımlarını 'Sözlü Sınav' ile Yapacak
Maliye Bakanlığı, yeni vergi uzmanlarını sözlü sınav yaparak seçecek...Maliye Bakanlığı bu kez de, personel alımı yönetmeliğinde yaptığı değişik ile tartışmaların odağı haline geldi. Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'ın haberine göre, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, binlerce üniversite mezunu işsizin merakla beklediği “gelir uzmanı” alımı sınavlarında değişikliğe gitti. Değişiklik Resmî Gazete’nin dünkü sayısında yayınlandı. Yönetmelikte yapılan değişiklik ile, gelir uzmanlığı alımlarında yazılı sınav şartı kaldırıldı. Böylece, sadece sözlü sınav ile idare gelir uzmanı alabilecek. Bu durum, milyonlarca memur adayının tepkisine neden oldu. Mevcut sistemde, Gelir İdaresi Başkanlığı KPSS sınavında belirli puanı tutturan memur adayları için uzmanlık sınavı düzenliyordu. Bu sınavda başarılı olanlar ise yeniden sözlü sınava alınıyordu. Yani üçlü sınav sistemi ile adaylar, gelir uzmanı olma hakkı elde ediyorlardı. Yeni düzenleme ile idare isterse, KPSS’de belirli bir puanı tutturan adayları sözlü sınav ile gelir uzmanı olarak atayabilecek.Kaynak: Taraf
Zengin Olmadığınızın Kanıtı Niteliğindeki 15 Hareket
Eğer aşağıda sıralanan durumlar size tanıdık geliyorsa ya zengin değilsiniz ya da hayatınızın bir döneminde mutlaka mali sıkıntılar yaşamışsınız ki bu durumlara aşinasınız... Not : Ekşi sözlükteki ilgili başlıktan yararlanılmıştır. https://eksisozluk.com/fakirlik-belirten-hareketler--3373032
Tüm Kadınların Mutlaka Bilmesi Gereken 8 Basit ve Kurtarıcı Saç Modeli
Dışarı çıkarken kıyafet seçmekten daha zor bir şey varsa o da saçlara şekil vermektir kesinlikle. Belki kuaförler sizin de zamanınızın çoğunu öldürdüğünüz favori mekanlarınızdan, fakat para vermeden kolayca yapılan saçları kim istemez ki?İşte, evden çıkmadan önce az bir vaktinizi ayırarak yapabileceğiniz 8 kolay ve şık saç modeli;
Reklam