onedio
Rusya'dan İlginç 'Selfie' Uyarısı: 'Bitlenirsiniz'
Rusya'da halk sağlığı konusunda tavsiyelerde bulunan kurum, saç bitinin yaygınlaşmasının önlenmesi için gençlerin selfie çekmekten kaçınmasını tavsiye etti.Rospotrebnadzor adlı kurumun Kursk bölge temsilciliği, insanların grup halinde cep telefonuyla fotoğraf çektirmelerinin saç bitinin daha geniş bir kitleye yayılmasında başlıca etmen olduğunu kaydetti.Kurum birbirine kafalar değecek kadar yaklaşmanın saçtaki bitlerin diğer insanların saçlarına atlayabilmesine neden olduğunu söyleyerek, saçlarında bit olan çocukların okula gitmelerinin doktorlar tarafından yasaklandığını hatırlattı.Uyarı sosyal medyada dalga konusu olurken, kurumun geçmişte yaptığı tartışmalı bazı uyarılar da gündeme geldi.Kurumun eski başkanı Gennady Onişenko daha önce kargaların kuş gribi yayan tüylü kurtlar olduğunu söyleyerek öldürülmelerini önermişti.BBC Türkçe
Tarihin En Büyük Dinleme Skandalı Beyazperdede
Edward Snowden ve onun ABD, Birleşik Krallık ve başka ülke hükümetlerinin kitlesel gözetleme faaliyetlerini ifşa etmesiyle ilgili Citizenfour adlı belgesel filmin ön gösterimi, Cuma günü Londra’da yapıldı. 114 dakikalık filmin, dünya ön gösterimi ise 10 Ekim’de New York Film Festivali’nde yapılmıştı.Belgeseli, Amerikalı ödüllü belgesel yönetmeni Laura Poitras yönetti. Poitras, Snowden’ın sarsıcı ifşaatları konusunda onunla bağlantıya geçen ve onun Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) belgeleri arşivini açtığı ilk kişiydi. Belgesel, Poitras, Kirsten Johnson, Katy Scoggin ve Trevor Paglen tarafından filme alındı. Film yapımcısı Steven Soderbergh ise üç baş yapımcıdan biridir.Belgeselin Birleşik Krallık’taki ön gösterimi, Britanya Film Enstitüsü’nün düzenlediği 58. Londra Film Festivali’nin bir parçasıydı. Londra’daki Curzon Chelsea’de ağzına kadar dolu bir salonda ve 18 Ekim’de yine başkentteki Hackney Sineması’nda gösterilen Citizenfour, “Özel Belgesel” olarak sunuldu. Curzon’daki gösterimi, yaşadığı şehir olan Berlin’den Skype üzerinden bağlantı kurulan Poitras ile yapılan bir soru-cevap oturumu izledi. Citizenfour ve soru-cevap oturumları, Birleşik Krallık’ın başlıca kent ve kasabalarında bulunan 70 sinemada, ülke çapında eş zamanlı olarak gösterildi.HER ŞEYİ GÖREN GÖZPoitras, soru-cevap oturumunda, Citizenfour’un, önceki filmleri “My Country, My Country” [Ülkem, ülkem] ve “The Oath” [Yemin] olan “11 Eylül üçlemesi”nin son filmi olduğunu açıkladı. Poitras 2013 yılı Ocak ayında, 11 Eylül sonrasında ABD’de yaşanan demokratik hak ihlalleri hakkında bir film hazırlama sürecinde, kendini başlangıçta sadece Citizenfour olarak tanıtan Snowden’dan şifreli e-postalar almaya başlamıştı.Film, Snowden’ın Poitras’a yazdığı ilk e-postaların birinde onu nasıl bilgilendirdiğini anlatıyor: “Şimdilik şunu bil, geçtiğin her sınır, her satın aldığın şey, yaptığın her arama, geçtiğin her baz istasyonu, edindiğin her arkadaş, ziyaret ettiğin her site ve yazdığın her satır, ulaşımı sınırsız olan ama koruması sınırsız olmayan bir sistemin ellerinde.”Snowden, “Sonunda kaynak belgeleri yayınlarsan, büyük olasılıkla benim bu olayla ilişkili olduğum hemen görülecek. Senden sadece Amerikan halkına ait olan bu bilgiyi sağlama almanı istiyorum.” diye ekliyor.2013 yılı Mayıs ayı sonunda, Poitras ve sonrasında Guardian’da gazeteci Glenn Greenwald ve diğer bir Guardian muhabiri Ewen MacAskill, Snowden ile görüşmek için Hong Kong’a gitmişti. Poitras, Hong Kong’ta bir otel odasında, Snowden’ın kimliğini açıkladığı Guardian’daki söyleşisini kaydetmişti.HAREKETLİ SAHNELERFilm, bu olayı belgeliyor ve Snowden ile otel odasında çekilen etkileyici yeni kamera görüntülerini ve röportajları içeriyor. Snowden, Poitras ve Guardian muhabirleri, onun elindeki malzemeyi ve onu insanlar ile acilen paylaşmak gerektiğini tartışıyor.Citizenfour, bu malzemelerin halka açıklanmasının ardından ilerleyen saatlerde ve günlerde, Snowden’ın yazgısı ABD güvenlik/istihbarat güçleri tarafından ele geçirilmesi ve hapsedilmesi tehdidiyle nazik bir durumdayken yaşanan gerilimleri ve kaygıları çarpıcı biçimde yansıtıyor. Hareketli sahneler, Snowden’ın, kadın arkadaşının Amerikan yönetimi tarafından sorguya çekildiğini öğrendiğinde, onun eylemlerinin ABD’deki ailesi ve kadın arkadaşı üzerindeki etkisine ilişkin büyük kaygısını gösteriyor.EN BÜYÜK BASKI SİLAHISnowden, bir yerde, “İnsanlık tarihindeki en büyük baskı silahını inşa ediyoruz” diyor.Bizzat Poitras’ın ve diğer gazetecilerin yazgısı, temel haklara yönelik saldırının, Snowden’ın belgelerinin yayımlanmasından sonraki 18 ay içinde ne ölçüde artmış olduğunu gözler önüne sermektedir.Belgeselin yapımcısı, Londra’daki gösterime neden katılamadığına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, orada bulunmayışının nedenini, “Çünkü Britanya yasaları, Birleşik Krallık Terörizm Yasası ve Devlet Sırları Yasası bu tür bir yapıtı yayımlamayı gazeteciler için son derece tehlikeli kılıyor. Filmde görmüş olduğunuz gibi, Gleen’in arkadaşı David Miranda saatlerce gözaltında tutuldu ve avukatım bana ‘Birleşik Krallık’a gitme’ tavsiyesinde bulundu. Bu yüzden orada değilim.” sözleriyle açıkladı.ASSANGE’A ALKIŞRejisör, filmin yapımına katkıda bulunan ve avukatların önerisiyle gösterime katılamayan diğerlerine de kişisel olarak teşekkür etti: “Öncelikle, orada bulunamayan Sarah Harrison’a [WikiLeaks’in yasal savunma temsilcisi] ve Julian Assange’a [WikiLeaks’in kurucusu] teşekkür etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, Edward Snowden’a siyasi sığınma sağlayan şey onların çabasıydı ve onlar bu yüzden büyük bir övgüyü hak ediyorlar.”Londra’daki izleyiciler, Harrison ile Assange’ın yanı sıra WikiLeaks’in salondaki temsilcileri için tezahürat yaptılar ve onları alkışladılar.Poitras, gösterime katılan ve kimi soruları yanıtlayan Trevor Paglen’a da teşekkür etti. O, Paglen’ın, “[Britanya hükümetinin] Bude ve Menwith Hill istasyonunda gördüğünüz gözetleme tesislerinin görüntülerini çeken olağanüstü fotoğrafçı” olduğunu söyledi.Citizenfour belgeselinin nasıl yapıldığını açıklayan Poitras, şunları belirtti: “2004 yılında, bir film dizisi olacağını bilmeden, Irak Savaşı hakkında bir film yaptım. ABD’nin farklı bir yol izleyebileceğini düşünüyordum. Bugün bulunduğumuz yola sürüklendiğimizi düşünmemiştim. O filmin ardından hala yazıyordum ve Guantanamo’nun [Körfez Hapishanesi] hala açık olduğuna çok şaşırdım; bu 2005 yazındaydı. Guantanamo hakkında bir film yapmam gerektiğini düşündüm; çünkü onun hala açık olması gerçekten ulusal bir utançtı. Böylece The Oath filmini yaptım.”“O film üzerinde çalışırken, bunun bir film dizisi olacağını biliyordum ve son bölümünde hikayeyi ülkeye götürmek istedim; 11 Eylül’den sonra Bush’un [Başkan George W. Bush] yaptığı ilk şeylerden biri iç gözetlemeydi. Onlar, Askeri Güç Kullanım İzni’ni çıkardılar ve ardından ABD’de iç casusluk yapmak için sunucuları devreye soktular. … 11 Eylül’ün hemen ardından hedefe yerleştirilen insanlar ABD’deki Müslüman Amerikalılar idi ama bu sonradan genişlemeye başladı. ”Poitras, konuşmasını, “kişisel olarak, 2006 yılında izlenme listesine konuldum ve ABD’ye her seyahatimde durdurulmaya ve sorgulanmaya başladım. Böylece, onun, herkes ama aynı zamanda bir gazeteci olarak benim durumumdaki biri için oluşturduğu tehlikelerin ve tehditlerin farkına vardım.” diyerek sürdürdü.Citizenfour, Birleşik Krallık’ta Artifical Eye ve BRITDOC Vakfı tarafından dağıtıma sokuluyor ve 31 Ekim’den sonra Film4 ortak yapımı olarak Britanya sinemalarında gösterilecek. Karasal yayın yapan televizyon kanalı Channel 4, filmi 2015 yılı başlarında gösterecek.Robert Stevens – Toplumsal EşitlikToplumsol.org
Müslümanlara Özel Telefon: BQ İstanbul
Rusya’da Müslümanlara özel bir akıllı telefon piyasaya sürülecek. “Namaz alarmı”, “Kur’an meali” gibi uygulamaları bulunacak olan telefonun kasım ayında çıkması bekleniyor.Tataristan ve Rusya Müslüman Kadınlar Birliği Başkanı Nailya Ziganshina, Müslümanlara özel olarak çıkarılacak olan telefonun, kasım ayından itibaren satışa çıkacağını duyurdu. Kullanıcılarına, konumlarına göre güncel olarak namaz vakitlerini sunacak olan telefonun içerisinde,Arapça metnin yanında dört farklı Rusça Kur’an meailini hafızasında barındıracak.Rengi ve tasarımıyla İslami öğeleri bünyesinde bulunduran cihazın uygulama menüsünde, sureler arasında hızlı bir geçiş sağlanıyor. Böyle bir telefonun piyasaya sürülecek olmasından dolayı oldukça mutlu olduğunu söyleyen Ziganshina, “Mucitlerimizin boş durmayıp Müslümanların hayatını kolaylaştırmak için çeşitli icatlar düşünmelerinden ve böyle telefonların ortaya çıkmasından memnunum' dedi.Rusya’da birçok satış noktasında bulunacak olan telefon, düşük bir fiyatla satışa sunulacak.
Reklam
Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar Aynı Filmde
Kuzu’ filmiyle 51. Antalya Altın Portakal’da en iyi film dahil 6 ödül kazanan yönetmen Kutluğ Ataman’ın “Hiç bitmeyen bir aşk hikayesi, erotik bir masal” olarak tanımladığı yeni filmi ‘Oryantalya’nın başrolünde Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar oynayacak.Radikal’in haberine göre; Usta yönetmen Kutluğ Ataman, 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film dahil altı ödül kazanan ‘Kuzu’nun yanı sıra yeni projesi ‘Oryantalya’yla gündemdeydi. Festival kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Antalya Film Forum’a seçilen projelerden biri de yönetmen Kutluğ Ataman’ın yeni film projesi ‘Oryantalya’ydı. Ataman, Antalya Film Forum’un Sunum/ Pitching bölümünde yer alan ‘Oryantalya’yı uluslararası yapımcı ve dağıtımcılara sunarken filmin başrolünde Hülya Avşar ve cinsiyet değiştirme ameliyatıyla gündeme gelen oyuncu Rüzgar Erkoçlar’ın oynayacağını açıkladı.Antalya Film Forum’un katalogunda ‘Oryantalya’nın konusu şöyle özetlendi: 19 yaşındaki yakışıklı Mazlum fakir olduğu için sevdiği Vicdan’la evlenmesine izin verilmez. Vicdan’ın ailesinden öç almak için en yakın arkadaşı, Vicdan’ın ikiz erkek kardeşi Civan’ı öldürdüğünde yanlışlıkla Vicdan’ı öldürdüğünü anlar. Mazlum, bu büyük ihanetinin verdiği suçluluk duygusundan kaçmaya çalışırken kendini tekrardan bu aşkın başladığı 70’li yılların savaş sonrası şehrinde bulacak, aynı hayatı sonsuza dek yaşayacaktır.Yönetmen görüşü bölümünde Ataman, ‘Oryantalya’yla ilgili şu bilgileri verdi: “Oryantalya aşk ve tutkunun neden olduğu bir cinayetin hikayesini anlatır. Tutku, hikayenin kahramanı Mazlum’un işlediği cinayetin bir cezası olarak onun yakasını asla bırakmaz ve onu ölümsüzlüğe mahkum eder.Mazlum sonsuza kadar sevmeye, sevdiğini yeniden öldürmeye ve onu tekrar bulup sevmeye mahkumdur. ‘Oryantalya’ aynı anda geleceğe ve geçmişe doğru ilerleyen bir hikaye anlatır. Kişilikler ve hikayeleri sarmal bir şeklinde gelişen zaman içerisinde her iki yöne doğru ilerler, sarmal çatıdan dolayı seyahatleri boyunca tekrardan buluşur, tekrardan sever ve birbirlerini tekrardan katlederler. Bütün bu çıldırmışlığa rağmen hikaye, neden ve sonuç ilişkisi mantığını korur ve kendi içerisinde bütün bir erotik masal anlatır.”Katalogdaki yapımcı görüşü bölümünde ise “Bu hikayenin ana aktörü cinselliktir. Eşcinsel ve hetoroseksüel erotizm, arzu ve seks binaların duvarlarından akacak ve sıcak asfalttan yüzeye çıkacak” ifadeleri yer alıyor.2016 yılında çekilmesi planlanan ‘Oryantalya’nın çekim mekanı olarak ise Kuzey Kıbrıs’taki Maraş bölgesi seçilmiş. Katalogdan aktaralım:“Hikaye, 70’li yıllarda savaştan sonra terk edilmiş gerçek bir Akdeniz şehrinde gerçekleşir. Türk ordusu tarafından kapatılmış ve mühürlenmiş şehre o tarihten bu yana geçiş izni verilmemiştir. Şehir 70’li yıllarda kalmıştır. Hala el sürülmemiştir ve erotik bir hikaye için mükemmel bir mekandır. Bu şehirde çekim yapmak için özel bir iznimiz bulunmaktadır.”HT
Reklam
İnsan Bedeni Hakkında Ulaşılmış 22 Şaşkınlık Verici Bilgi
İnsan bedeni bilinmezliklerle dolu bir deniz sanki. Ama bilimin ve çeşitli tecrübelerin ortaya çıkardığı bir takım ilginç bilgilerde var bu harikalar diyarı hakkında. İçeriğimizde derlediğimiz bu küçük ama şaşkınlık verici bilgiler, ilk duyduğunuzda size muhakkak 'olamaz!' dedirtecek.
Yoksulluk Sınırı 4 Bin Liraya Dayandı
Türk-İş'in araştırmasında, Ekim ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 205, yoksulluk sınırı da 3 bin 926 lira olarak hesaplandı.Türk-İş tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan 'açlık ve yoksulluk sınırı' araştırmasının ekim ayı sonuçları açıklandı.Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 205 lira 43 kuruş, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 926 lira 47 kuruş olarak belirlendi.BİR KİŞİNİN YAŞAM MALİYETİ BİN 426 LİRATek kişinin yaşam maliyeti de, ekim ayı itibarıyla bin 426 lira 5 kuruş olarak hesaplandı.Araştırmaya göre, bir işçinin ailesi dikkate alınmadan sadece kendisi için yapması gereken harcama tutarı, yılbaşına göre 235 lira arttı.Dört kişilik ailenin sadece gıda harcaması tutarı yılbaşına göre 124 lira, yaşam maliyeti ise 403 lira artış gösterdi.Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin ''gıda için'' yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,29 oranında arttı. Yılın ilk on ayı itibarıyla artış oranı yüzde 11,45 olarak gerçekleşti.Gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 13,26, yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 13,44 olarak hesaplandı.Milliyet
Reklam
6.5 Milyon İşçiye İyi Haber
Anayasa Mahkemesi'nin Sendikalar Yasası'nın bazı maddelerini iptal etmesiyle KOBİ'lerde çalışan 6.5 milyon işçiye 'sendika tazminatı' geri geldi. Belediyeler başta olmak üzere şehir içi ulaşımı ile 200 bin banka çalışanına ise 'grev hakkı' tanındı. Bundan sonra şehir içi ulaşımında 'grev nedeniyle' belediye otobüsleri, şehir hatları vapurları çalışmayabilecek; bankalarda 'bu iş yerinde grev vardır' pankartı asılabilecek. İşte milyonlarca vatandaşı ve çalışanı ilgilendiren o kararlar...Hürriyet’ten Aysel Alp’in haberine göre Anayasa Mahkemesi (AYM), geçen hafta CHP’nin başvurusunu karara bağladı. CHP, 2012 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzasıyla yasalaşan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun bazı hükümlerini iptal etti.EN AZ 13 BİN LİRA EKSTRA TAZMİNATAYM’nin iptali milyonlarca çalışanın yüzünü güldürürken, banka patronları başta olmak üzere KOBİ’leri ve belediye başkanlarını üzdü. Mahkemenin en kritik kararlarından birini 30′un altında işçi çalıştıran iş yerlerine dair oldu. Mahkeme, bu iş yerlerinde sendikaya üye olma, sendikal toplantılara katılma gerekçesiyle işten atılan çalışanlara, ‘sendikal tazminat verilemez’ hükmünü iptal etti. Böylece bu iş yerlerinde çalışanlar da ‘sendikal’ gerekçeyle işten atılsalar bile, mahkeme kararıyla bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere ‘sendikal tazminat’ alabilecekler.Bu tür iş yerlerinde çalışan yaklaşık 6.5 milyon işçinin, ‘asgari ücretli’ gösterildiği göz önüne alındığında, bir işçi sendikal faaliyeti nedeniyle işten atılırsa, mevcut kıdem ve ihbar tazminat hakkına ek olarak, mahkemeye başvurması halinde bir de ‘sendikal tazminat’ alabilecek. Bu tazminat tutarının 1 yıllık ücretinden az olamayacağı hükmü dikkate alındığında, asgari ücretli bir çalışan tüm haklarına ek olarak, 1071 liralık brüt ücretin 12 ile çarpılması sonucu, 12 bin 852 liralık da ‘sendikal tazminatı’ alabilecek. Mahkemenin, 1 yıllık süreyi daha fazla da artırabileceği göz önüne alındığında sendikal tazminat tutarı daha da yükselebilecek.TOBB BASTIRMIŞ, TÜRK-İŞ’TE BAŞKAN DEĞİŞMİŞTİ2012 yılında Meclis’te kabul edilen 6356 Sayılı Sendikalar Yasası’nın 6.5 milyon işçiye sendika yolunu kapatan maddesi büyük tartışmalara neden olmuştu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bastırmasıyla bir gece yarısı tasarıya eklenen değişiklikle ilgili olarak, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş ile birlikte TOBB ve TİSK’le ‘gizli bir protokol’ imzalamakla suçlanmıştı. Türk-İş Yönetim Kurulu bu protokolü gerekçe göstererek Kumlu’ya ‘istifa’ baskısı yapmış ve yaklaşık 1 yıl sonra Kumlu, Türk-İş Başkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı.BAŞKANLAR ÜZÜLDÜ, ÇALIŞANLAR SEVİNDİMahkemenin kararlarından bir diğeri de belediye başkanlarını üzerken, şehir içi ulaşım sektöründe çalışan işçileri sevindirdi. Mahkeme, bankacılık ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde grev ve lokavt yapılamayacağına ilişkin kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı buldu. Buna göre şehir içi ulaşımında çalışan binlerce işçiye de ‘grev hakkı’ geldi. Böylece belediye başkanları ile toplu sözleşme masasında anlaşamayan işçiler, ‘grev hakkını’ kullanarak, kent içi ulaşımı durdurabilecek. Belediye otobüsleri, şehir hatları vapurları ‘grev nedeniyle’ çalışmayabilecek.Kaynak: Sözcü
TOMA Üreticisi Katmerciler'in Hisseleri Yine Uçtu
Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) üreticisi Katmerciler Ekipman'ın borsada hisseleri yine uçtu. Bugün günlük yüzde 13,4 yükseliş yaşayan hisselerin 17 günlük yükselişi yüzde 50'ye dayandı.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Kobani protestolarının ardından '1 TOMA zarar görürse 10 TOMA alırız' sözlerinin ardından yükselişe geçen TOMA üreticisi Katmerciler Ekipman'ın borsada hisseleri bugün de tutulamıyor.Bugün yüzde 13,47 yükselişle 3,37 liraya kadar yükselen Katmerciler Ekipman hisseleri son 17 günde yüzde 48.6 yükseldi. Şirketin piyasa değeri ise 84 milyon liraya fırladı.'TOMA İHALESİ YAPILDI' İDDİASIHisselerin yükselmesine sebep olan faktörlerden biri ise geçen hafta 65 TOMA için ihaleye çıkıldığı haberleriydi.Cumhuriyet gazetesinden Çiğdem Toker'in yazısına göre Kamu İhale Kanunu'nun (KİK) kapsamı dışında tutulan bu ihale davet usulü ve açık eksiltme yöntemiyle yapıldı.Kulislere göre ihalede en uygun teklifi yine eski AKP Milletvekili İsmail Katmerci'nin firması verdi. İhale bedeli ise 40.6 milyon TL'ye kadar ulaştı.Çiğdem Toker'in yazısına göre Emniyet Genel Müdürlüğü; 20, 20 ve 25 olmak üzere üç parti halinde satın alınması planlanan 65 TOMA ihalesini geçen hafta yaptı. En düşük teklifler; ilk 20'lik partide 620, ikinci 20'lik partide 610, üçüncü 25'lik partide ise 600 bin TL olarak Katmerciler tarafından verildi.sondakika.com
Reklam
Reklam
6 Madde ile Türkiye'nin 2017'den İtibaren Envanterine Katacağı F35 Savaş Uçağı
etiket
Savaştaki her amaç için farklı uçak geliştirmenin masraflı olmasından dolayı tek bir uçağın tüm görevleri yerine getirmesi amacıyla tasarlanan bir savaş uçağıdır. Aynı zamanda ABD'nin son insanlı savaş uçağı projesidir.Uçağın üretim projesinde 9 ülke yer almıştır bu ülkeler içinde Türkiye de bulunmaktadır. Türkiye elindeki F-16'ları bu uçak ile takviye edip değiştirecektir. Uçak F-22'de kullanılan teknolojilerden faydalanılarak üretilmiştir. Radardaki izi F-22 kadar küçük olamasa bile günümüz uçaklarından düşüktür. Bunu sağlamak için silah istasyonları gövdenin içine saklanmıştır.Tek kisilik ve tek motorludur.
Oyunlarda Gözümüzden Kaçan 22 İlginç Detay
etiket
Çoğu zaman oyunun gidişatına dalıyoruz ve küçük ayrıntıları fark etmiyoruz. Oyun yapımcılarının oyunlarda gizledikleri bazı zekice detaylar var ki, dikkat etsek bile bunları görmek biraz zor bizler için.İşte dünyanın en çok oynanan oyunlarından bazı seçmeler;
Reklam