Moskovalı fotoğrafçı Katerina Plotnikova'nın son fotoğraflarından oluşan serisi, insanlar ve hayvanlar arasında çok uzun bir geçmişi olan fakat günümüzde maalesef unutulmakta olan güçlü bağı gözler önüne seriyor. Fotoğraflanan hayvanlar gerçek ve canlılar. Bu nedenle, Katerina'nın sanatını daha da çok takdir etmeliyiz sanırım. İşte birbirinden hoş, o 17 fotoğraf;
Apple, Çinli iPhone kullanıcılarının bilgilerini çalmayı hedefleyen ve yeni keşfedilen bir zararlı uygulamayı engelledi.Yazılım, Mac bilgisayarlar için Çin kaynaklı bir uygulama mağazasında yer alıyor. Uygulama bir kez yüklendiğinde kullanıcının iPhone ve iPad cihazına bağlanmasını bekliyor. Kullanıcı bu cihazlara bağlandığında da verileri çalıyor.Silikon Vadisi güvenlik şirketi Palo Alto Networks Çarşamba günü yaptığı açıklamada bu hack aracını ortaya çıkarmıştı. Haber The New York Times gazetesinde de yer almıştı.Apple yaptığı açıklamada, “Bir indirme sitesinde kullanıma açık olan ve Çin’deki kullanıcıları hedef alan bu zararlı yazılımdan haberimiz var. Yazılımın yer aldığı uygulamaların çalışmasını engelledik.” dedi.Palo Alto Networks yaptığı araştırmada Mac bilgisayarlara yönelik Çinli Maiyadi Uygulama Mağazası’ndaki 467 uygulamada bu zararlı yazılımı buldu. Şirket bu uygulamaların şu ana kadar 356 bin kez indirildiğini de kaydetti.Bu durum artık daha küçük ekranlı kişisel bilgisayarlar gibi kullanılan akıllı telefonları da dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar gibi tehlikelerle yüz yüze olduğunu gösterdi.Palo Alto Networks açıklamasında, WireLurker olarak isimlendirdiği bu zararlı yazılımın bir bilgisayar virüsü gibi iPhone cihazları etkileyebilecek ilk bilinen zararlı yazılım olduğunu ifade etti.Apple’ın iPhone’larda çalışabilecek yazılımlarda yaptığı sınırlamalar nedeniyle bu cihazlara yazarlı yazılım bulaşması oldukça zordu. Genelde kullanıcılar eğer Apple tarafından onaylanmışsa Apple’ın üretmediği bir yazılımı telefonlarını yükleyebiliyor ya da uygulama mağazasından indirebiliyor.Ortaya çıkan son durumda ise hackerlar iPhone ve iPad’lere doğrudan sızma yerine Mac bilgisayarları hack ederek dolaylı yoldan sızıyor.Apple açıklamasında kullanıcıları yalnızca “güvenilir kaynaklardan” yazılım indirmeleri konusunda uyardı.WSJ
Amazon, e-ticaret alanındaki başarısını ürünlere de taşımayı ilk olarak e-kitap okuyucusuyla başarmıştı. Amazon, şimdi de yepyeni bir akıllı hoparlör tanıttı.Amazon Echo ismi verilen akıllı hoparlör, aslında Siri ile çok benzer bir sistemle size hizmet veren, sözlü konuşmalarınıza cevap verebilen, müzik çalabilen ve evdeki herkese hitap eden teknolojik bir ürün olarak konumlandırılmış durumda.Amazon Echo aracılığıyla, anlık olarak bilgi, müzik, haberler, hava durumu gibi bilgileri dinleyebilmeniz mümkün oluyor. Tamamen eller serbest modda çalışan akıllı hoparlör, tüm odadaki sesleri dinleyerek komutlarınızı almak için hazır bulunuyor.Amazon Web Services’a, yani “buluta bağlı” olarak çalışacak Amazon Echo, böylece evin farklı odalarında kendine yer edinebilecek nitelikte bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. Amazon Echo ile ilk endişelerden birisi tabii ki ortam ses dinleme kaydı ve gizlilikle ilgili faktörler olacağa benziyor. Çünkü Amazon Echo sürekli olarak sesleri dinliyor ve içerisinde komutları almak için hazır olarak beklemede bulunuyor.Kolay kurulum, hızlı kablosuz bağlantı ve Bluetooth desteği ile evlerdeki yerini almayı hedefleyecek olan Amazon Echo’nun, Fire OS, Android ve iOS işletim sistemlerinde uygulamaları da bulunuyor. Böylece Amazon Echo’daki alarmları, müzikleri ve daha pek çok şeyi akıllı telefon üzerinden de yönetebilmek mümkün oluyor.Amazon Prime üyeleri için kısa bir süreliğine 99$’lık fiyattan satılacak Amazon Echo’nun şu andaki ön sipariş talebi 199$ ‘lık bir bedel karşılığında alınıyor.Webrazzi
İsveç'in ulusal finalidir. Bazı kişiler tarafından Pre-Eurovision yada İsveç'in Eurovision'u denir. Loreen, Sanna Nielsen gibi güçlü isimler Eurovision'dan önce bu zorlu yoldan geçmişlerdir. Anton Ewald, Janet Leon gibi isimler ise bu yoldan geçmiş ama Eurovision'a katılma şansı elde edememiştir. Şarkıları ile ortalama bir gencin 1 yıllık şarkı ihtiyacını karşılar.
Öncelikle tanıştıralım stumbleupon.com Kendisi ile tanışıklığım eskiye dayanır. Efendim kendisi üyelerinin ilgi alanlarına uygun web siteleri ve içerik bulur. Basitce yapabileceğiniz kayıt işleminden sonra ilgi alanlarınızı seçiyorsunuz ve Stumble tuşuna her bastığınızda coşuyorsunuz. Basıyorsunuz coşuyorsunuz! Basıyorsunuz coşuyorsunuz!İşte size stumbleupon.com içerik kısmından Music seçildiğinde karşılaşmanız mümkün olan 10 güzel müzikli içerik! Hepsi hunharca keşfetmenizi bekliyor.
Akıllı telefonların en büyük sorunlarından batarya ömrü yavaş yavaş çözülmeye başladı. İşte dev bataryası ile Android’in şarj kralı Gionee Marathon M3.Akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri sürekli dillendirilen şarj problemi artık yavaş yavaş çözülmeye başladı. Telefonların büyüyen ekranları ile birlikte büyüyen bataryalar bir nebze de olsa şarj sorunun çözülmesine yardımcı oluyor. Batarya büyütme işini biraz abartan Gionee, 33 gün bekleme süresi sunan bir Android telefon geliştirdi. Firma, bu telefonun 3G'deyken 32 saate varan konuşma süresi, 33 günlük de bekleme süresi sunduğunu belirtiyor.Geçtiğimiz günlerde tanıtılan Oppo R5 ’e kadar dünyanın en ince telefonunu da üreten Gionee firması, şimdide Marathon M3 ile dikkat çekmeyi başarıyor. Artık standart hale gelmiş 5 inçlik bir ekrana sahip olan Marathon M3’ün içinde tam 5000 mAh’lik batarya bulunuyor.Tamamen şarja odaklandı!Telefon üretilirken tamamen şarj süresine odaklanılmış. Cihazın ekranı daha az şarj tüketsin diye 720p seviyesinde tutulmuş. Tabiki büyük bataryanın da bazı dezavantajları bulunuyor. Telefonun ağırlığı 180 gram ve kalınlığı 10 mm ’den fazla. Genelde 5 mm seviyesindeki telefonları ile tanıdığımız Gionee, batarya için bu kalınlığı tam iki katına çıkartmış.Teknik özellikleri nasıl?1 GB RAM’e sahip olan Marathon M3, dünyanın en büyük ikinci mobil çip üreticisi Mediatek’in 1,3 GHz saat hızında çalışan 4 çekirdekli MT6582 işlemcisi ile çalışmakta.Akıllı telefon 8 MP’lik kamerası ile 720p çözünürlüklü videolar çekebilirken, 8 GB hafızaya ve 128 GB micro SD kart desteğine sahip. Cihazın fiyatı ise yaklaşık 210 dolar.ShiftDelete.Net
Hepinizin bildiği gibi popüler mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp'a 'mavi tık' özelliği çok kısa bir süre gelmişti ve paylaşmıştık. 'Mavi tik' ile ilgili en iyi çözüm, aslında gelen mesajı yanıtlamaktan geçiyor :) Yine de yeni bir mesaj geldiğinde karşı tarafa 'okundu' bildirimi göndermeden mesajları okumanın yolu var.WhatsApp'tan yeni bir mesaj geldiğinde hem iOS hem de Android'de bildirim merkezinde uyarısını (mesaj önizlemesini) göreceksiniz. Buna tıklamazsanız, okundu bildirimi gitmiyor.Aşağıdaki iki basit yöntem, muhtemelen bir çoğunuzda aktif. Yine de bilmeyenler için eklemiş olalım.
'Bir taşla ne yapılabilir?' diye kendimize sorduk ve araştırdık. Gerçekten de bir sürü seçenek çıktı önümüze, biz de yapımı kolay ve şık görünenleri bir araya getirdik.
Bildiğiniz gibi Google yeni mail uygulaması Inbox’u geçtiğimiz günlerde tanıtmıştı. Ancak üyelik için davetiye almanız gerekiyordu. Google bundan önceki yeni ürünlerinde uyguladığı davetiyeli giriş sistemini bu kezde es geçmedi.Bir kısımımız Google Inbox davetiyesini zaten aldılar. Ancak davetiye alamayan ve Inbox kullanamayan kullanıcılar için, Google 1 saatlik garantili “Happy Hour” organize etmiş.Google, twitter hesabından yaptığı bir paylaşım ile bu gece -Türkiye Saatine Göre- bu gece 01:00 – 02:00 saatleri arasında inbox@google.com adresine davet istediğine dair bir mail atanlara, gece 03.00’te davetiye göndereceğini duyurdu.
2015 hükümet programına göre istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilecek. Şirketler, kadrolu eleman çalıştırmak yerine günlük ve saatlik işçi kiralayacak. Sendikalar, alın terinin alınıp satılacağı gerekçesiyle düzenlemeye tepkili. 11. Cumhurbaşkanı Gül, 2009’da Meclis’ten geçen yasayı emeğin istismarına yol açabileceği uyarısı yaparak veto etmişti.Hükümet, beş yıl önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veto ettiği ‘kiralık işçi’ düzenlemesini hayata geçirmek için yeniden düğmeye bastı. Resmî Gazete’de yayımlanan 2015 hükümet programına göre istihdam bürolarına işçi kiralama olarak ifade edilen ‘geçici iş ilişkisi kurma’ yetkisi verilecek. Böylece şirketler, kadrolu eleman çalıştırmak yerine istihdam bürosundan işçi kiralayacak. Hükümet, düzenlemenin istihdamı artıracağını savunurken sendikalar, getirilmek istenen yeni düzeni ‘kölelik, işçi simsarlığı’ şeklinde niteleyerek karşı çıkıyor. Sendikacılara göre çalışanların günlük ve saatlik olarak kiralanacağı yeni sistem emek sömürüsüne yol açacak. İstihdam büroları, işçinin alın teri üzerinden kâr edecek. Kiralık işçi çalıştıracak işverenin, bu pozisyonlar için daimi istihdama yanaşmayacağına dikkat çekiliyor. Bu durumda kadrolu istihdam azalacak, iş güvencesi ortadan kalkacak. İşçi kısa süreli olarak değişik işyerlerinde çalıştığı için kıdem tazminatı alamayacak. Gül de veto gerekçesinde düzenlemenin ‘eşitlik ve işçinin korunması’ esaslarına uymadığına dikkat çekmiş, işçilerin emeğinin istismarına yol açabileceği uyarısını yapmıştı.Hükümetin yeni dönemde getirmeye çalıştığı sistemde, özel istihdam bürolarına, işe aldıkları kişileri işverenlere kiralama hakkı veriliyor. Özel istihdam bürosu, kendisinden işçi talep eden firmalara işçi servis edecek. İşçi ihtiyacı olan fabrikalar, kadrolu işçi çalıştırmak yerine özel istihdam bürolarından diledikleri sayıda işçiyi, belli gün ya da saat için kiralayacaklar.Hükümetin yeni dönemde getirmeye çalıştığı sistemde, özel istihdam bürolarına, işe aldıkları kişileri işverenlere kiralama hakkı veriliyor. Özel istihdam bürosu, kendisinden işçi talep eden firmalara işçi servis edecek. İşçi ihtiyacı olan fabrikalar, kadrolu işçi çalıştırmak yerine özel istihdam bürolarından diledikleri sayıda işçiyi, belli gün ya da saat için kiralayacaklar. Kiralanan işçi, süresi dolduğunda o işyeriyle ilişiği kesilecek. Bu durumda işçi, bağlı olduğu özel istihdam bürosunun kendini yeni bir işverene kiralamasını bekleyecek. Kiralık işçinin belli bir adresi, semti, bölgesi olmayacak. Bir işyerinde 3 ay, diğerinde 5 ay, öbüründe 10 gün gibi sürelerde çalışmak zorunda kalabilecek. Beğenilmeyen işçi kiralandığı büroya geri yollanacak.Kiralık işçi düzenlemesi, 2015 Hükümet Programı’nda yer aldı. Programa göre, AB normları çerçevesinde özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi uygulamaları yaygınlaştırılacak. Bu amaçla bürolar aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesi için mevzuat değişikliği çalışmaları sürdürülecek. Bu çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İŞKUR birlikte yürütecek. Hükümet Programı’ndaki ifadelere göre sosyal taraflardan görüş alma sürecinin tamamlanmasını takiben özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesine yönelik mevzuat çalışmaları yapılacak.İşçi kiralama düzeninde istihdam büroları, verilen hizmet karşılığında aldıkları ücretin bir kısmı ile işçinin maaş ve sigortasını karşılarken, bir bölümü kendilerine kalacak. Sendikaların ‘kölelik düzeni’ olarak ifade ettiği düzenlemeyle istihdam büroları işçi üzerinden kâr sağlayacak. Kiralık işçi düzenlemesi 2009 yılında Meclis’te kabul edilmiş ancak 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilmişti. Gül veto gerekçesinde kiralık işçi düzenlemesinin ‘eşitlik ve işçinin korunması’ esaslarına uymadığına dikkat çekmiş, işçilerin emeğinin istismarına yol açabileceği uyarısını yapmıştı. Aynı düzenleme daha sonra da hükümet tarafından gündeme getirilmiş ancak sendikaların girişimi üzerine Gül yine devreye girerek bu düzenlemeyi önlemişti.İşçi kiralama sisteminde çalışanın maaş, kıdem tazminatı, iş güvenliği, sigorta primi gibi yükümlülüklerini işveren yerine özel istihdam büroları üstleniyor. İstihdam büroları aracılığıyla işe alınma süresi bir yılda en fazla altı ay olacak. İşveren 6 aydan uzun süren işler için işçi kiralama yöntemine başvuramayacak. Ancak evde görülen temizlik işleri, hasta, yaşlı ve çocuk bakım hizmetlerinde süre sınırlaması olmayacak. Kiralık işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan toplam işçi sayısının da yüzde 20’sini geçemeyecek. Hükümet ise düzenlemenin istihdamı artıracağını ileri sürüyor. Uygulama sayesinde yeni istihdam alanları açılacağını savunuyor.Zaman - İSA YAZAR
Mobil platformlarda Office‘i ücretli olarak sunan Microsoft, stratejisinde değişikliğe gitti ve bu sayede artık iPad, iPhone ve Android platformlarında ücretsiz olarak Office uygulamasına erişmek mümkün.Dropbox ile kurulan stratejik partnerliğin hemen ardından yapılan değişiklikle mobil Office uygulamasında dosyaları düzenlemek ve depolamak ücretsiz hale geliyor. Dropbox ile yapılan anlaşma çerçevesinde dosyalar Dropbox üzerinde kolayca saklanabiliyor. Ayrıca iPhone için bugün itibariyle Office’in indirmeye sunulduğu belirtiliyor.Bilgisayar ile aynı deneyimi mobile aktarmak istediğini belirten Microsoft, kullanıcılarına tüm platformlarda aynı deneyimi yaşatmak istediklerini dile getiriyor.Eğer servisin tamamen ücretsiz olacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü ücretsiz özellikler yalnızca kısıtlı imkanlar sunuyor. Office 365′ı iş yerlerinde kullanmak ve dosyaları düzenleyebilmek için üyelik almak gerekiyor. Dolayısıyla aylık ücret ödemek durumunda kalınıyor. Hal böyle olunca Microsoft için yeni bir gelir kapısı açıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.Office Mobile iOS versiyonu için buraya, Android versiyonu için ise buraya tıklamanız yeterli.LOG
70 kuşağının olgunluk çağında tanıştığı, 80 kuşağının çocukluğunu tükettiği, 90 kuşağının ise sonuna ucundan yetişebildiği NES oyunlarını Micro Genius'lar başta olmak üzere değişik konsollarla az oynamadık. Oyunlardan bazıları arkadaşımızla rekabet etmemizi sağlarken, bazıları da mücadeleye beraber katılmamamızı sağladığından arkadaşlıklarımızı pekiştiriyordu. Kısacası büyük zevkle oynadığımız bu oyunları arkadaşımızla aynı anda oynadığımız zaman zevkin doruklarına çıkıyorduk. Şimdi o yıllara kısa bir dönüş yapalım.
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır. 'Etkileyici 5 Film Müziği' serimizin bu bölümünde, bilimkurgu film müziklerini sizler için seçtik
İnsanları kedi ve köpek sevenler olarak ikiye ayıranlara inat, hayvan sevgisinin farklılıklarına inanmayanlardan olmama rağmen kedilere olan özel ilgiyi anlıyor ve kişisel olarak paylaşıyorum. Hiç kuşkusuz bu ilgiyi besleyen filmleri seviyor ve özel olarak da takip ediyorum. Sinema insanları da bizlerin kedilere bu özel ilgisini paylaşıyor olmalılar ki bu güzel hayvanları çok özel ve güzel sahnelerle ölümsüzleştirmişler. Kedilerle güzelleşen filmleri sıraladığım bu listenin öznel olduğunu, çok daha güzel filmlerle bu listenin genişletilebileceğini belirtmek ister; yorumlarda buluşmayı beklerim. Bu listenin amacı; naçizane, kedi sevmeyen insanları bu filmler aracılığıyla; belki de, kedi sevgisini aşılamak, kimileri nefretle ifade edilen korkuya sahip olanların bu duygularını yenmesini sağlamaktır.İyi seyirler.
Muğla’nın tarihi Rum evleriyle dikkat çeken 5 bin yıllık geçmişe sahip Kayaköy'ün, 23 Ekim’deki ihaleyle 49 yıllığına özel bir şirkete kiralandığı iddia ediliyor. İhaleyle köyün bir şirkete verildiğini ancak şirket hakkında kendilerine bilgi verilmediğini belirten CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, soru önergesi verdi. Avukat Bora Sarıca da ihale şartnamesinde yer alan 'köyün kiralanmasıyla' ilgili maddenin iptali için dava açacaklarını belirtti.İlerihaber'den Rıfat Doğan'ın haberine göre; Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında geçen yıl imzalanan protokol kapsamında hazırlanacak projeyle 300 yataklı bir otel yapılması planlanan Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Kayaköy’ün bir bölümüne inşaat serbertisi getirilirken, ihaleyi kazanan firma aşamalı olarak tarihi evlerin restorasyonunu da üstlenecek.İmzalanan protokol sonrasında geçen 23 Ekim'de yapılan ihaleyi Anemon adlı bir firmanın aldığı iddia edilirken, ihalenin yapıldığını ve köyün bir şirkete kiralandığını belirten CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, iki bakanlığın firma ismini açıklamadığını bu nedenle konuyu TBMM'ye taşıdığını kaydetti. Aldan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in cevaplaması istemiyle verdiği soruönergesinde “Kayaköy’de otel yapımı için izin alan firmalar hangileridir ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında 2013’te imzalanan protokol kapsamında köyün imara açılması planlandığı, 3. Derece Sit Alanı ilan edilen Kayaköy için bazı firmalara otel yapımı için izin verildiği iddiaları doğru mudur” diye sordu.DAVA AÇILACAKÖte yanda konuyu yakından takip eden Avukat Bora Sarıca ise bilgi edinme kanunu çerçevesinde yaptıkları başvuru sonucu ihale şartnamesinde “köyün 49 yıllığına bir şirkete kiralanabileceği” ibaresinin yer aldığını belirtti. Sarıca, ihalede yer alan bu maddenin iptali için dava açacaklarını kaydetti.KÖY YAPILAŞMAYA AÇILMIŞSarıca ayrıca Kayaköyle ilgili daha önce hazırlanan 1/5 bin ölçekli imar planında köyün “turizm ticaret alanı” olarak gösterildiğini, bu plana karşı da yargıya başvuracaklarını belirtti. Sarıca, ihaleyi alan firmanın ismini öğrenmek için bilgi edinme yasası kapsamında başvuru yaptıklarını da kaydetti.Kayaköy (Levissi) için UNESCO tarafından 2 kilise ve çok sayıda şapel ile sivil mimarlık örneği 736 bina “Anıtsal Yapı” ilan edilmişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı rüya köyün turizme ve imara açılmasına karar vermişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında 2013 yılı başlarında imzalanan protokolle Kayaköy’de tarihi kalıntıların yer aldığı bölge turizme açılırken, diğer bölgeye de kısmi inşaat serbestliği getirilmişti. Yeni düzenleme sonrasında Kayaköy’de 220 dönümlük araziyi kapsayan projenin toplam maliyetinin 30 milyon TL olarak öngörülüyor.Haber yayına hazırlanana kadar iddialarla ilgili ulaşmaya çalıştığımız Anemon firması yetkililerinden yanıt alamadık.İlerihaber
Yurdum insanının trajikomik olayları ve bu olaylara bakış açıları gün geçtikçe tuhaf bir hal alıyor. İnsan bunları görünce de hem gülüyor hem de içten içe üzülüyor.
Oluşumunu henüz tamamlamış bir yıldızın etrafında oluşan gezegenlerin görüntüsü Alma radyo teleskobu tarafından ilk kez bu kadar net şekilde görüntülendi.Fotoğraflarda disk şeklinde geniş bir toz ve gaz topluluğu içerisinde bulunan koyu renk halkalar net bir şekilde görülüyor.Merkezde yer alan HL Tau isimli güneş benzeri yıldız bir milyon yıldan genç ve Taurus yıldız kümesi içerisinde dünyadan 450 ışık yılı ötede.Alma teleskobunun yeni yüksek çözünürlüklü teknolojisi gezegenlerin oluşumunun bu denli net görüntülenmesini mümkün kıldı.Gezegenler devasa büyüklükteki toz kümelerinin içinde oluştuğu için gözle görülebilir ışık altında görüntülenmeleri mümkün olmuyor.Alma teleskobu birbirlerinden 15 kilometre mesafede bulunan antenlerden aldığı sinyalleri karşılaştırarak belirlediği çok daha uzun dalgaboylarını kullanarak görüntüleri elde edebildi.Teleskobun Eylül ayından bu yana kullanımda olan yüksek çözünürlüklü son teknolojisini test edebilmek için antenler HL Tau yıldızına çevrildi. Bilim adamları bu sayede bu zamana kadarki en detaylı hali ile kendilerini bir 'protogezegensel diske' bakarken buldular.Oxford Üniversitesi'nden astrofizikçi Dr .Aprajita Verma 'Bence bu olağanüstü' diye konuştu.Verma 'Bu, Alma'nın ne kadar heyecan verici olacağını gösteriyor, inanılmaz bir alet olacak' diye konuştu.Alma ile çalışan kurumlardan biri olan Avrupa Güney Gözlemevi (ESO)'nin yönetcisi Profesör Tim de Zeeuw 'Gezegenlerin oluşumuna dair bugüne kadar bildiklerimiz teoriye dayanıyor. Bu denli detaylı görüntüler ise şimdiye kadar sadece bilgisayar simülasyonları ya da sanatçıların çizimleriyle oluşturuluyordu' diyor.Verma da Alma'nın elde ettiği bu görüntülerin yeni ve önemli bir delil olduğu konusunda hemfikir. Özellikle de HL Tau yıldızının yeni olduğu düşünüldüğünde.Verma bu görüntülerle gezegen oluşumunun hali hazırda elde olan delillerden yola çıkarak düşünülenden daha hızlı olduğunun görüldüğünü söylüyor.'Bu, maddeler katılaşıyor demek. Bu gerçekten çok erken bir evrede görebildiğimiz bir gezegen sistemi' diyor.'Bu halkalar gezegenler, astroidler ve kuyruklu yıldızlar oluşturacak... ve yıldız evrimleştikçe, bunlar soğuyacak oturacak ve daha net birbirinden daha ayrı nesneler oluşacak, tıpkı şu anda güneş sistemimizde gördüğümüz gibi.'BBC