Milyonlarca takipçisi bulunan Twitter, mobil kullanıcılarını rahatsız edebilecek bir uygulamaya imza atmak üzere. Sosyal medya devi, artık kullanıcıların telefonlarına yüklediği uygulamaları izleyecek.Twitter’ın kullanıcıların cep telefonlarına yüklediği uygulamalara göz dikmesinin sebebi ise tamamen “duygusal.” Buna göre yüklediğiniz uygulamalar, Twitter zaman tünelinizde size hitap edebilecek reklam ve önerilerle karşılaşmanızı sağlayacak. Şirketten gelen açıklamaya göre, Twitter sadece uygulama isimlerini alacak ve kullanıcıların uygulama içinde ne yaptığını veya uygulamayı nasıl kullandığını izlemeyecek. “Uygulama takip özelliği” gelmeden önce ise Twitter kullanıcılarına bilgilendirme mesajı gönderecek.Söz konusu uygulama henüz henüz kullanıma girmedi ancak nasıl kapatacağını şimdiden sizlerle paylaşalım. Twitter’ın sizi takip etmesini istemiyorsanız aşağıdaki basit işlemleri uygulayabilirsiniz.Android için:1. Taşma simgesine dokunun.2. Ayarlar öğesine dokunun.3. Ayarlamak istediğiniz hesaba dokunun.4. Diğer altında, Twitter’ı uygulamalarıma göre kişiselleştir ayarını değiştirebilirsiniz.iOS için:1. Ben sekmesindeki dişli simgesine dokunun.2. Ayarlar öğesine dokunun.3. Ayarlamak istediğiniz hesaba dokunun.4. Gizlilik altında, Twitter’ı uygulamalarıma göre kişiselleştir ayarını değiştirebilirsiniz.LOG
Türkiye'de yoksulluk sınırı, Kasım ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.0 artışla 4 bin lira sınırına dayandı.Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı' araştırmasının Kasım ayı verilerine göre, ağırlıklı olarak taze sebze fiyatındaki artıştan kaynaklı olarak, bir önceki aya göre yüzde 1.61 artışla, dört kişilik ailenin açlık sınırı 1.225 liraya, yoksulluk sınırı da 3.990 liraya çıkarak 4 bin liraya dayandı.Geçen yıl Kasım ayında açlık sınırı 1,065 lira, yoksulluk sınırı da 3,470 lira seviyesindeydi. Bu veriler ile açlık ve yoksulluk sınırları bir yılda yüzde 15.0 düzeyinde yükseldi.SEBZE MEYVEDE YÜKSELİŞ SÜRÜYORTürk-İş'in aylık raporunda, bu yıl yaz aylarında beklendiği kadar mevsimsel düşüş yaşanmayan yaş-sebze ve meyve grubundaki fiyat artışının, sonbahar-kış şartlarıyla birlikte hızlı yükselişe devam ettiği belirtildi.Bu gelişmelere bağlı olarak Ekim ayında 2.82 lira olan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı Kasım'da yüzde 10.3 artışla 3.11 liraya çıktı. Ortalama sebze kilogram fiyatı yüzde 16.7 artışla 3.50 liraya yükselirken, Ekim ayında 2.55 lira olan ortalama meyve kilogram 2.33 liraya geriledi. Raporda, bu ay ceviz, fındık, yumurta ve çay fiyatlarında da artış izlendiği belirtildi.BİR KİŞİNİN YAŞAM MALİYETİBekar bir işçi için aylık net asgari ücretin 891 lira olduğunun hatırlatıldığı ve Kasım ayında tek kişinin yaşama maliyetinin 1,448 liraya yükseldiğinin vurgulandığı raporda, şu değerlendirme yapıldı:'Gelecek yıl için geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere önümüzdeki ay toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Anayasa'da da yer aldığı üzere, asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ekonomik durumu da göz önünde bulundurmak durumundadır.'ZORUNLU HARCAMALARDA HIZLI ARTIŞDört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının bir önceki yılın aynı ayına göre 160 lira ve yaşam maliyeti ise 519 lira artış gösterdiğine işaret edilen Türk-İş raporunda, 'Bir işçinin, sadece kendisi için yapması gereken gıda harcaması tutarı bir önceki yıla göre 46 lira, temel ihtiyaçları için yapması gereken toplam harcama ise 276 lira artış gösterdi' denildi ve şu değerlendirmeye yer verildi:ORTALAMA KİRA 615 LİRA'Devletin resmi verilerine göre, ülke genelinde ortalama kira tutarı günümüzde ayda 615 liradır. Ancak işveren ve hükümet temsilcileri tarafından -işçi kesimi temsilcilerinin muhalefetiyle- belirlenen asgari ücret günümüzde sadece 891 liradır. Özel kesimde bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda/zorunda olan milyonlarca işçi bulunuyor. Yapılacak düzenlemeyle bu milyonlara yüzbinlerce göçmen ve sığınmacı çalışan da eklenecek. Bu ücret politikasıyla, insanların çaresizliği istismar ediliyor. Bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda olan milyonlarca işsiz, düşük ücret temelinde sürdürülmek istenen rekabetin ve karlılığın gerekçesi yapılmak isteniyor.'DHA
Roman yazarı Nikesh Shukla ve grafik sanatçısı Nick Hearne aralarında Nikesh'in yeni romanı 'Meatspace'in tanıtımı için düşünürlerken akıllarına birden bu fikir gelmiş. 'Uzaya et gönderme' fikri, gerçekten müthiş :) Doğu Londra'da bulunan Tayyabs adındaki bir lokantadan da destek aldıktan sonra koyulmuşlar yola. Artık onlar için gerekli şey bir helyum balonu ve bir kamera. Bunları da hallettikten sonra iki kafadar pirzolayı 25.000 km yukarı, uzay boşluğuna gönderiyorlar. İzliyoruz...
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali projesiyle adından söz ettiren Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki Güneş Enerjisi Santrali’nin kurulumunu başarıyla tamamladı. Anel Grup, bu proje ile Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ünü karşılayacak.Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin yapımını tamamladı. Proje, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali projesi olmasıyla dikkat çekiyor.Türkiye’de bugüne kadar yapılan en büyük kapasiteli fotovoltaik güneş enerjisi santrali projesi olarak da adlandırılan, çevre ve canlı hayatına son derece duyarlı olan Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp güneş enerjisi santrali ile yılda 4 bin ton karbon salınımının önüne geçilecek ve Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ü karşılanacak. Ayrıca santral, yıllık 8,5 GWh elektrik üretimi sonucunda yıllık yaklaşık 2,25 milyon m3 doğalgaz tüketimini önleyecek.Yılda 8,5 GWh Büyüklüğünde Elektrik EnerjisiTurgut Özal Tıp Merkezi’ne yılda 8,5 GWh büyüklüğünde elektrik enerjisi olarak katkı sağlayan güneş enerjisi santrali, görsel kirliliği de minimize edecek şekilde tasarlandı. Taşıyıcı sistem üzerinde bulunan, yerden sadece 1,8 metre yüksekliğe sahip olan güneş panelleri, bölgede meydana gelen sert rüzgâr yükünü karşılayacak şekilde projelendirildi. Anel Grup, imalat aşamasında 90 yerel saha çalışanına istihdam sağlayan güneş enerjisi santrali projesinin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 7 tam zamanlı çalışanı da bünyesine kattı.Diğer üniversitelere ve kurumlara örnek teşkil edecek nitelikte öncü bir projeye imza attıklarını belirten AnelEnerji Proje Yöneticisi Enver Kır, “Lisanssız elektrik üretimine ilişkin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilen bu projemiz, üniversite kurumu tarafından yaptırılan Türkiye’deki en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali olma özelliğini taşıyor. Ayrıca ihtiyaç fazlası enerjinin satışı yapılarak kar elde etmek amaçlanmadığından, üniversitelere tanınan haklar gereğince 1 MW üzerinde kurulu güce sahip tek lisanssız santral. AnelEnerji olarak, birçok açıdan örnek teşkil edecek bu projenin önemini benimsedik ve santralde kullanılan tüm ekipmanlar için yüksek verimliliğe sahip ürünleri tercih ederek kurulumun her aşamasını büyük bir titizlikle tamamladık. Ayrıca projemizde, santral sahası içerisinde inşa edilen idari binada bulunan Scada sistemi odası ile kapsamlı veri izleme, kaydetme ve haberleşme yapılıyor. Proje bu özelliği ile de farklılıklarından birini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.TechnoLogic
Bildik bir koku çocukluk anılarımıza kadar götürür bizi. Beynimizde neler oluyor da bunları düşünüyoruz?Büyükannemin evindeki oyuncak dolabının kendine özgü bir kokusu vardı. Tarif edemeyeceğim bir koku. Şimdi arada bir burnumda o kokuyu duyarım. Kokuyla birlikte bazı anılar da canlanır, kaybolduğunu sandığım anılar; büyükannem, onun evine gidişim, oradaki oyuncaklarla oynayışım… Peki, nasıl oluyor da kokular unuttuğumuzu sandığımız anıları canlandırabiliyor?Nöroloji biraz dedektif hikâyesi gibi bir şey; nedeni bulmak için ipuçları aramak gerekiyor. Ama ipuçlarını incelemeden önce, bu konudaki mevcut bilgiler ne ona bakalım.Koku alma duyusu en eski duyudur; havadaki ve sudaki kimyasal maddeleri algılamak için gelişen, bakterilerin bile sahip olduğu ilkel duyulara kadar uzanır. Görme, işitme ve hatta dokunma duyusundan önce, canlıların etraflarındaki kimyasallara tepki verebilmesi için koku alma duyusu gelişmiştir önce.Görmek, insan gözündeki dört ışık duyargası ile mümkündür. Buradaki alıcı işlevi gören hücreler, ışığı beynin anlayacağı dilden elektrokimyasal sinyallere dönüştürür. Dokunma duyusu ise en az dört tür basınç ve ayrıca sıcak, soğuk ve acıyı algılayan çeşitli alıcılara bağlıdır.Fakat bunlar koku alma duyusunun yanında gölgede kalır. Çünkü insanda koku almayı sağlayan 1000’den fazla alıcı vardır. Bunlar yaşadığımız sürece yenilenir ve alışkın olduğumuz kokulara göre değişir. Bu karmaşık yapı çok sayıda farklı kokuyu birbirinden ayırmamızı sağlar.Ancak ayırabildiğimiz kokuların hepsi için bir isim bulamayız. Belki de hakkında en az konuştuğumuz duyumuz koku almadır. Bir şeyin nasıl göründüğünü ya da duyulduğunu iyi tarif edebilir, ama iş kokuya gelince onu bağlantı kurduğumuz şeyle ifade etmeye çalışırız; örneğin, çiçek gibi, ıslak köpek gibi, vs. olarak tanımlarız. Yani kokuyu, o kokuyu yaratan nesneyle ifade ederiz: “Hindistan cevizi”, “taze ekmek” gibi.Bu bilgileri tekrarladıktan sonra, şimdi de önemli ipuçları neler diye bakalım? Beyinde kokuları işleme koyan ve “koku alma soğanı” olarak adlandırılan bölge, beyin çıkıntısı (hipokampüs) ile yan yanadır. Denizatı şeklindeki bu soğan, beyin zarından (korteks) gelen tüm bilgilerin toplandığı yerdir. Nörologlar hipokampüsün yeni olaylar için hafıza yaratmada önemli bir işlevi olduğunu tespit etti.Beyninin bu bölgesi hasara uğrayan kişiler hatırlamada zorluk çeker. Bisiklet sürme gibi yeni becerileri ve kişilerin isimleri gibi yeni bilgileri öğrenseler de bunlara dair hafıza oluşturamazlar. Bu aralıklı “epizodik hafıza”, işte benim büyükannemin evine yaptığımız ziyareti hatırlarken söz konusu olan hafızanın ta kendisi. Koku alma soğanı, yani kokunun beyindeki yeri, bu tür hafızanın kaynağı olan hipokampüsün yanında olduğu için kokular bazı anıları çağrıştırıyor diyebiliriz.Fakat bu ipucu ne kadar güçlü olsa da dolaylı ve duruma bağlıdır aslında. O yüzden ikinci bir ipucu sunmak gerekir.Duyular arasında kokunun özgün özelliği doğrudan beynin derinliklerine gitmesidir. Oysa örneğin görme ve işitme duyuları gözde ve kulakta, yani ilgili organlarda başlar ve beynin diğer bölgelerine geçmeden önce, aktarma merkezi işlevi gören talamus a, yani ara beynin orta bölümüne geçer.Koku alma duyusu ise talamusa uğramadan doğrudan koku alma soğanına gider. Talamusta duraklamanın diğer duyular açısından nasıl bir işlev gördüğünü bilmiyoruz; ama diğerlerinin oluşturduğu sinyallerin beyindeki işlem merkezinden “daha uzakta” olduğunu söyleyebiliriz.Kokuları kelimelere dökmenin zorluğu bundan kaynaklı olabilir mi? Ya da derinlerde saklı kalmış anıların canlanmasını tetikleyebilir mi? Araştırmalar, olay ve olguları kelimelerle ifade etmenin hafızaya yararı olduğunu gösteriyor; fakat bu aynı zamanda konuyla ilgili duyguların azalmasına da yol açıyor. Anılarımızdan söz ederken olayı ve onun yarattığı deneyimi de hatırlamaya başlarız.Büyükannemin oyuncak dolabına dönersek… Çocuk burnumun koku alıcıları dolabın kokusunu almış. Hiç isim bulamadığım bu koku doğrudan beynime hareket edip deneyimleri kodlayan bölgenin yanına yerleşmiş. Orada, dolapla ilgili, kelimelere hiç dökülmemiş, bilinçli olarak hatırlaması güç ama yine de hafızamda yer etmiş diğer anılarla karışmış. Yıllar sonra bugün o kokuyu aldığımda o çocukluk günleri geri geliyor işte.Tom Stafford | BBC Future
Edebiyatta “Büyülü Gerçekçilik” akımının öncüsü olan Gabriel Garcia Marquez’in arşivi Teksas Üniversitesi’ne satılınca, Kolombiya ayağa kalktı. Hükümet, “Bazı eserleri kalacak” açıklaması yapmak zorunda kaldı.“Büyülü Gerçekçilik” akımının öncüsü, Gabriel Garcia Márquez’in, aralarında Fidel Castro ile birlikte yürüttükleri siyasal çalışmanın notları da bulunan arşivinin, Teksas Ünversitesi’ne satılmasına ülkesinde tepkiler sürerken, ünlü yazara ait bazı orijinal eserlerin Kolombiya Ulusal Kütüphanesi’nde kalacağı açıklandı.Kolombiya tepki gösterdiKolombiya Kültür Bakanı Mariana Garcés Córdoba, Marquez’in arşivinin ülke dışına çıkmasının, önemli bir kayıp olduğunu fakat yazarın ailesinin isteği üzerine buna izin verdiklerini kaydetmişti. Ancak Kolombiya Ulusal Kütüphanesi’ne ait Twitter hesabından yapılan açıklamada Nobel ödüllü yazarın, Yüzyıllık Yalnızlık romanının daktiloda yazılmış orijinal sayfaları ile yazara ait birkaç kitabın, ülkesinde kalacağı duyuruldu.Márquez’in arşivinin yurtdışına satılmasına hükümetin izin vermesine yönelik tepkiler de artıyor. Yazar Eduardo Márceles, Kolombiya RCN Radyosu’na yaptığı açıklamada, arşivlerin uluslararası açık artırmaya çıkarılmasını ve Kolombiyalılara en azından bu arşivleri satın alma şansı verilmesi gerektiğinin altını çizdi. NYT
Altın Palmiye ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan, 2003'ten bu yana çektiği fotoğrafları, Dirimart Galeri'de sergiliyor. 'Bakmak Üzerine' adlı sergi, fotoğraflara konu olan öznelerin izleyicilere bakışlarına odaklanıyorNişantaşı'nda bulunan Dirimart Galeri, Altın Palmiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın, küratörlüğü Heinz Peter Schwerfel tarafından üstlenilen sergisini ağırlıyor. İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger'in aynı adlı kitabına göndermeyle 'Bakmak Üzerine' adını alan sergi, ağırlıklı olarak Ceylan'ın 2003'ten bu yana çektiği fotoğraflarından oluşuyor. Büyük boyutlu dokuz fotoğrafın yer aldığı serginin önceki akşam gerçekleşen açılışında konuştuğumuz küratör Heinz Peter Schwerfel, 'Bu sergideki fotoğraflar, bakmak teması üzerine seçildi. Sergideki fotoğraflarda yer alan özneler direkt olarak, çarpıcı biçimde, izleyiciye bakıyor. Burada 'bakmak' kelimesini iki farklı şekilde kullandık, özneler izleyiciye izleyiciler de öznelere bakıyor. Bu seçkide insanlara odaklanmak ve bakmak üzerine bir oyun oynamak istedim. İlk başlarda insanların bakışından çok etkilenmiştim. Çok güçlü bir şekilde size bakıyorlar. İnsanlardaki bu duyguyu yakalamak manzara fotoğraflarına göre çok daha zor bir iş. Bir başka açıdan da bu fotoğrafların August Sander'ı bana hatırlatan bir yönü var. Sander, yüzyılın başlarında güncel insanları çekti ama bu insanlar tarih sahnelerinden fırlamış gibi görünüyordu. Nuri Bilge Ceylan'ın fotoğraflarını gördüğümde hemen aklıma bu geldi ve onun da çok hoşuna gitti bu bağlantı. Böylece seçkiyi bunun üstüne kurduk,' diyor. Küratör Schwerfel, Nuri Bilge Ceylan'ın sineması ve fotoğrafları arasındaki bağı da şöyle özetliyor: 'Hem sinemasında hem de fotoğraflarında zamansızlık hakim. Ne zaman çekildiğinin önemi yok, filmlerinde de bu zamansızlık önemli. İkincisi filmlerinde insan ruhunun farklı yönlerine farklı katmanlarına ve belirsizliğe odaklanıyor. Örneğin, 'Kış Uykusu' filminde üç saat boyunca izlediğiniz adamı aslında o kadar da anlamadığınızı anlıyorsunuz sonunda. Fotoğraflarındaki karakterleri de böyle belirsizlik içinde ve anlaşılması zor.'Nuri Bilge Ceylan için katalog metnini kaleme alan güncel sanatçı Shirin Neshat, metinde, 'İster tek bir kare fotoğrafıyla ister filmlerinden biriyle Nuri Bilge Ceylan, izleyicisini son derece yoğun bir şekilde duygulandırabilen anlatılar yaratma yeteneğine sahip bir sanatçı,' diyor. Sergi 23 Aralık'a dek Dirimart'ta görülebilir.FİSUN YALÇINKAYA | Milliyet Sanat
Bireysel emeklilikle ilgili yanlış bilinen ya da en çok kafa karıştıran 7 noktayı Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü M. Uğur Erkan, The Wall Street Journal Türkiye için yanıtladı.Bireysel emeklilikte farklı risk seçenekleri bulunuyor. Yüksek riski seçersek bireysel emeklilikten zararlı çıkma ihtimali var mı?Bireysel Emeklilik Sistemi’ne yatırılan katkı payları katılımcıların tercih ettiği emeklilik yatırım fonlarında değerlendiriliyor. Sistemde farklı yatırım tercih ve alışkanlıklarına sahip katılımcı profillerine uygun çok sayıda fon seçeneği sunuluyor, böylelikle katılımcılar kendi risk profillerine en uygun fonlarla sisteme girmenin güvenine sahip oluyor. Sisteme girişte herhangi bir fon dağılımı tercihinde bulunmayan istemeyen katılımcılar için standart fon seçeneği mevcut. Ayrıca katılımcılar fon dağılımı değişikliği hakkını kullanarak yılda azami altı kez olmak üzere fonlarını değiştirebiliyor.Tercih edilen fonların içerdikleri varlıkların kazanç ya da kayıpları katılımcıların birikimlerini belirliyor. Yatırım tercihlerinin piyasadaki dönemsel hareketlere göre değil, emekliliğe kadar olan süre göz önüne alınarak planlanması beklentilerin karşılanması açısından çok önemli. Anadolu Hayat Emeklilik olarak, katılımcılarımıza bireysel emeklilik sözleşmelerinin yaşam döngüsü paralelinde, emekliliğe kalan süreye paralellik arz edecek şekilde, genç yaşta risk - getiri potansiyeli daha yüksek hisse senedi ağırlıklı ve değişken getirili fonlara, emekliliğe kalan süre azaldıkça sabit getirili yatırım enstrümanı içeren, dengeli ve düşük riskli fonlara yönelmeleri ve bu yöntemle Sistemden en fazla verimi sağlayacakları hakkında genel bilgilendirme yapıyoruz.Emekli olmak üzere olan bir yakınıma bireysel emeklilik yaptırıp kısa bir süre içinde devlet katkı payıyla paramı çekebilir miyim? Devlet katkısını alabilmek için sistemde ne kadar kalmalıyım?Kişi dilediği herhangi biri adına katkı payı yatırabilir, ancak sözleşmeler başkasına devredilemez. Dolayısıyla kişinin emekli olmak üzere olan yakını, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yatırılan katkı payları için ödenecek devlet katkısına hak kazanacaktır. Devlet katkısından yararlanabilmek için katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişinin katılımcının kendisi olma koşulu aranmamaktadır. Emeklilik hakkını kullanan kişiler sistemden ayrıldığında, devlet katkısı hesabında bulunan birikimlerin tamamına hak kazanabilmektedir.SGK’lıyım. Bireysel emekliliğe girdiğim için SGK’dan çıkmak zorunda mıyım? SGK’daki primlerimi yeni bireysel emeklilik hesabıma aktarabilir miyim?Bireysel Emeklilik Sistemi, sosyal güvenlik sisteminin alternatifi değildir, sistemi tamamlayıcı niteliktedir. Sisteme katılanların Sosyal Güvenlik Kurumu’yla olan ilişkileri değişmeden devam eder. Fiil ehliyetine sahip herkes Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı olsa da, olmasa da sisteme dâhil olabilir.Sosyal güvenlik ve bireysel emeklilik sistemlerine yapılan ödemeler birbirinden bağımsızdır ve haklar ile kazanımların sistemler arası aktarılması mümkün değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndaki emeklilik hakları da, bireysel emeklilik hesabına aktarılamaz.Bireysel emeklilik anlaşması yaptığım kurum iflas ederse ne olur? Birikimlerim devlet güvencesi altında mı?Katılımcıların bireysel emeklilik hesapları, emeklik şirketlerinin mali bünyesinden bağımsız olarak Takasbank nezdinde saklanır. Emeklilik şirketlerinin iflas etmesi durumunda katılımcı Takasbank’ta saklanan birikimini bir diğer emeklilik şirketine aktararak sistemde kalmaya devam edebilir.Bireysel emeklilik yaptırdıktan sonra maddi sıkıntı çektiğim zaman dondurmak mümkün müdür? Cezai yaptırımı var mıdır?Kişinin mali durumunda beklenmedik gelişmeler olabilir. Bu dönemlerde katkı payı ödemeye ara verilebilir. Vadesinde ödenmeyen katkı payının ödeme tarihini takip eden 3 ay içinde, ilgili hesaba herhangi bir ödeme yapılmaması durumunda, ilgili sözleşmede ödemeye ara verildiği kabul edilir ve dördüncü aydan itibaren ara verilen her tam ay için iki Türk Lirasını aşmayacak şekilde ara verme kesintisi uygulanır.Bir kurumda açtığım bireysel emeklilik hesabını başka bir kuruma taşımak mümkün müdür? Geçmek istediğim kurum erken çıkış bedelini karşılar mı?Katılımcı mevcut şirketindeki emeklilik sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren en az 2 yıl geçtikten sonra tüm birikimlerini ve kazanılmış haklarını başka bir emeklilik şirketine aktarabilir. Başka şirketten aktarımla düzenlenmiş sözleşmesinin tekrar aktarıma konu olabilmesi için ise ilgili şirkette en az 1 yıl kalması gerekir. Aktarımla kurulan yeni emeklilik sözleşmesi için giriş aidatı alınmaz.Diyelim ki bireysel emeklilik açtırdım ve sürem dolmadan vefat ettim. Varisim portföyüme ödeme yapmaya devam etmek zorunda mı? Cezai yaptırım olmadan paramı erken çekebilir mi?Emeklilik sözleşmesi devam ederken yaşam kaybı durumunda, emeklilik sözleşmesi sona erer. Katılımcının hesabında vefat tarihine kadar oluşmuş devlet katkısı dâhil birikim tutarlarının sistemde elde edilen yatırım getirisine isabet eden kısmı üzerinden %5 oranında gelir vergisi kesintisi tahsil edilir ve varsa lehtara, yoksa kanuni varislere ödenir.ÇAĞAN KOÇ | WSJ Türkiye
Elvan Dalton - LondraLondra'da tamamen mizah amaçlı yapmış olduğumuz bir video çalışmasıdır. Biz yaparken çok eğlendik. Eğer sizlerde beğenirseniz kamera arkası görüntülerini paylaşmaktan mutluluk duyarız. Şunu da belirtelim video'da bulunan insanların hiç biri arkadaşımız değildir tamamen sokaktan çevirdiğimiz insanlardır ve hepsi ilk defa 'merhaba' dışında bir Türkçe kelime / cümle kurdular.
Kedinizi evde tek başına bırakıp işe, okula gittiniz de, acaba evde o şimdi ne yapıyor olabilir hiç düşündünüz mü? Uslu uslu oturuyordur değil mi? Kesinlikle canım.
Bilindiği üzere cep telefonu veya tablet gibi elektronik cihazların üretim bilgileri, söz konusu cihazın üzerinde yer almak zorunda. Ancak cihazların tasarımını kötü yönde etkileyen bu etiketler artık tarih olmak üzere.Teknoloji firmaları ürettikleri ürünün IMEI numarası, seri numarası gibi bilgileri bir etiket şeklinde cihazın herhangi bir yerine koymak durumundalar. Bu etiket, kapağı çıkarılamayan yekpare cihazlarda dış kısımda, kapaklı cihazlarda ise pil üzerinde veya kapağın iç kısmında görünür bir şekilde yer almak zorunda. Amerika’da artık bu can sıkıcı durum, Obama’nın geçtiğimiz gün imzaladığı “Elektronik Etiket Yasası” ile birlikte tarihe karışıyor.Yasaya göre bundan sonra söz konusu bilgiler, elektronik cihazların içinde yazılım şeklinde yer alacak. Böylece akıllı telefon ve tabletler artık daha “temiz” bir görünüme kavuşmuş olacak. Elektronik etiket uygulamasının diğer ülkeler tarafından da örnek alınması bekleniyor.LOG
Linshof adındaki bir Alman markası, bugün kadar pek görmemiş olduğumuz 80 GB depolamalı i8 modelini duyurdu. İşte Linshof'un güçlü teknik özelliklere sahip incecik telefonu.Bugüne kadar çok çeşitli tasarıma sahip telefon görmemize rağmen, 8 kenarlı telefonları pek fazla gördüğümüz söylenemez.Alman bir marka olan Linshof ise, 8 kenarlı i8 modelini duyurarak, şaşırtıcı bir atılım yapmış gibi görünüyor.Güçlü ÖzelliklerGüçlü teknik özellikler sunan Linshof i8, çoğunlukla 80 GB depolama, 8 çekirdekli işlemci, 8 kenarlı ve lüks tasarımıyla dikkat çekiyor.Linshof'un i8 modeli, önde 5 inç boyutunda Full HD çözünürlüklü SuperAMOLED ekran, 13 Megapiksel arka ve 8 Megapiksel ön kameralara sahip.Cihazda 2.1 Ghz hızına sahip gerçek 8 çekirdekli bir işlemci bulunuyor. Ayrıca cihaz 140 gram ağırlığına rağmen 3100 mAh boyutunda bir çıkarılamayan bataryaya da sahip.Lollipop ile Geliyor!Android 5.0 Lollipop ile duyurulan Linshof i8, paylaşmış olduğumuz görsellerden de göreceğiniz gibi, bildirim çubuğunun aşağıda bulunduğu Süper-Responsive olarak nitelendirilen Linshof UI arayüzüne sahip.Lüks görünümlü ve ince ekran çerçevesiyle başarılı bir tasarıma sahip olan Linshof i8 modeli, 380 Dolar fiyata sahip.2015 yılının ilk çeyreğinde satışa çıkacak olan Linshof i8 modelinin hangi ülkelerde satışa çıkacağı ise şimdilik bilinmiyor.Linshof'un Tableti de Var!Ayrıca Linshof'un benzer teknik özelliklere sahip 10 inç boyutunda 4:3 ekrana ve 9000 mAh bataryaya sahip Performance Tablet adında bir tableti de bulunuyor.Linshof Performance Tablet'inde 2015 yılının ilk çeyreğinde 360 Dolar fiyat ile satışa sunulması bekleniyor. ShiftDelete.Net
Daha önceden Türkiye ile birlikte pek çok ülkeye açılacağını açıklayan Xiaomi'nin Türkiye'ye geleceği tarih netleşmeye başladı. Peki, Xiaomi ne zaman Türkiye'ye gelecek?Dünya'nın en büyük dördüncü ve Çin'in en büyük telefon üreticisi olan Xiaomi, çok yakında daha geniş pazarlara açılacak.Daha önce, geçtiğimiz Nisan ayında 'Xiaomi Türkiye'ye Geliyor!' başlıklı haberimizde sizlerle paylaştığımız gibi, Türkiye dahil pek çok ülke pazarına açılacağını açıklayan Xiaomi, nihayet en bir tarih paylaştı.Bugün itibariyle Xiaomi Başkanı Hugo Barra, yaptığı açıklamada, Xiaomi'nin 2015 yılı planları hakkında bilgi verdi.Açıklamasında Xiaomi'nin, ilk olarak Brazilya pazarına açılacağını belirten Hugo Barra, 2015 yılının ilk yarısında, Türkiye, Tayland, Rusya ve Meksika pazarlarına da açılacaklarını belirtti.Önümüzdeki Haziran ayına kadar Türkiye'ye geleceği belli olan Xiaomi'nin ilk olarak Mi4 adındaki son amiral gemisi modelini, ülkemize getirmesi bekleniyor.Hugo Barra ayrıca açıklamasında Android Lollipop güncellemesi hakkında da basitçe bilgiler verdi.2015 yılının başında güncellemelerin başlayacağını belirten Barra, üst modellerin güncelleneceğini belirtirken, detay vermekten kaçındı.ShiftDelete.Net
Masanın üzerinde duran patates kızartmalarına karşı koymak oldukça zor. Hal böyle olunca kendi patateslerinizi başkalarından korumak da bir o kadar zorlu oluyor. McDonald’s’ın patatesleri korumak adına hizmete soktuğu Fry Defender uygulaması, patateslerinizi kötü niyetli kişilerden korumayı sağlıyor.Uygulamanın kullanımı oldukça basit. Patateslerin hemen yanına yerleştirilen telefonda uygulamayı açarak hazır hale getiriyor ve beklemeye koyuluyoruz. Eğer biri patatese erişmeye çalışırsa telefonun ön kamerası sayesinde hemen yakalanıyor ve fotoğrafları telefona kaydediliyor. Ayrıca alarm aktif oluyor ve kullanıcıya da haber veriliyor.McDonald’s’ın patateslerini tanıtmak için kullandığı bu ilginç uygulama, McDonald’s Kanada uygulamasının içine gömülü olarak geliyor ve şimdilik başka ülkelerde kullanılamıyor.
Eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazideki hafriyatta çıkan tarihi sarnıç iş makinası ile gömülürken yakalandı.Radikal Gazetesi'nden Ömer Erbil'in haberine göre, Şişli Halaskargazi’deki 15 dönümlük arazi üzerine yapılan otel inşaatının hafriyatında büyük bir tarihi yapının izlerine rastlandı. Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastırı ve Mektebi Vakfı’na ait eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazinin hafriyatında çıkan tarihi yapı iş makinaları ile yok edilmeye çalışılırken son anda duyarlı bir vatandaşın ihbarı ile kurtarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzesi arkeologları ihbar üzerine alana gittiklerinde Bizans dönemi sarnıç olduğunu tahmin ettikleri yapının yok edilmek üzere olduğunu tespit ettiler. İnşaat durdurularak Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunuldu.İstanbul’da Pangaltı Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait olan arazi üzerinde bulunan ve 1946 yılında inşa edilen İnci Pasajı geçtiğimiz Mayıs ayında yıkılmıştı. Vakfa ait yaklaşık 15 dönümlük arazide kültür varlığı olarak onaylanan okul ve kilise dışındaki dükkânlar ile birlikte Yeşilçam filmlerinin tarihi mekânı İnci Sineması da 2 ay önce yıkıldı.Otel inşaatı için başlanan hafriyat bir süredir devam ediyordu. Önceki gün yapılan çalışmalar sırasında büyük bir kemerli tarihi yapının tonozlarına rastlanıldı.Duyarlı vatandaş farkettiBir süre bekleyen iş makinası daha sonra alelacele tonozun üzerini örtmeye, kapatmaya çalıştı. Bu sırada duyarlı bir vatandaş bu çalışmayı kameraya çekti. Kamera görüntülerinde de tarihi kemerin bulunduğu yerin içini hafriyatla doldurmaya çalışıldığı açıkça görülüyor. Daha sonra gece devam edecek çalışmalar sırasında kimse görmeden sarnıç yok edilecekti. Çünkü 2863 sayılı yasa gereğince tarihi bir yapıya rastlanıldığında derhal iş makinasının durdurularak en yakın müzeye haber verilmesi gerekiyor.Bunu her müteahhit bildiği gibi, müzeye haber verilirse orada arkeolojik kazı başlatılacağı ve işin uzayacağı da tahmin ediliyor. Bu nedenle tarihi yapının üzeri 'kimse görmesin' diye kapatılmak istendi. Duyarlı vatandaş İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'ne görüntülerle birlikte ihbarda bulundu.Arkeoloji Müzesi devreye girdiMüze arkeologları inşaat arazisine gitti. İş makinasının tarihi yapıyı tahrip ettiğini, içini hafriyat atıklarıyla doldurduğunu tespit etti. Hafriyatı durdurdu. Tarihi yapının sağa ve sola oldukça derinlemesine büyük olduğunu gördü. Ancak tarihi yapıyı tam olarak tanımlayabilmek için derhal arkeolojik kazı yapılması gerektiğini raporuna yazdı.Bizans dönemi sarnıcı olabileceği tahmini yapıldı. Müze yetkilileri de İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunarak inşaatın durdurulup, arkeolojik kazı izni verilmesi istendi. Şimdi Koruma Kurulu’nun vereceği karar bekleniyor.Hafriyat sırasında tarihi yapıya rastlanıldığında derhal koruma kurulu ve en yakın müzeye haber verilmesi gerektiğini belirten müze yetkilileri, arazide tahrip edilen başka yapılar da olabileceğini ve bu durumun 2863 sayılı yasaya göre suç olduğunu ifade ettiler.Arazi, 2013 yılında yapılan plan değişikliğiyle “Turizm Tesis Alanı” olarak kabul edilerek emsal 3, yükseklik serbest bırakıldı. 15 bin metrekarelik arazinin inşaat alanı 45 bin metrekareye ulaştı. Yapılan plan değişikliği Halaskargazi Caddesi üzerinde yapı, nüfus ve trafik yoğunluğunu artırdığı aynı zamanda silüeti etkilediği gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi Planlama Müdürlüğü, Belediye Meclisi’ne olumsuz görüş bildirmişti. Ancak buna rağmen plan değişikliği kabul edilmişti. Değişikliğe CHP’li meclis üyeleri ret oyu vermişti.Ömer Erbil | Radikal
-Türkiyede müzik mi yapluyooo yeeaa,-Abi adamlar bir solo yazıyor, üüff üf. -Bitirdiler hocam müziği bu memlekette, yok yani. Vs.. vs..Gibi klişelere tokat gibi grup. Belki biraz iddaalı bir giriş ama, dinleyici olarak müzik piyasasıyla ilgiliyseniz bana hak verebilirsiniz. -2001'de İzmit'te kurulduk.Uzunca bir süre Körfez manzarasına çaldık.Sık sık kadro değişiklikleri yaşadık ve uzunca bir süre sessizlik içinde bekledik. Artık hareketlenme zamanı geldi... Artık İstanbul'dayız. Üçlümüzü kurduk ve yolumuzda ilerliyoruz... 2008'de ilk albüm, 2013 te ikinci albüm ve 2014'te bir ölüm.Grubun vokali ve çağlama adlı enstrümanın mucidi, virtüözü Ömür Kılıçaslan, sabaha karşı dengesini kaybederek evinin balkonundan aşağıya düşüp, can veriyor. Geriye bize bu listeyi yapmak ve yer yer tasavvuf'a değinen inceden sözleri anlayıp, reggae altyapılı, çağlama soloları ve gümbür gümbür bass riffleri ile yakaladıkları modern soundu dinleyip, yetinmek kalıyor.