onedio
Petrol Yeniden Yükselişte
Aylardır düşüş eğilimini sürdüren Brent türü ham petrolün varil fiyatı, son 2 günde yaklaşık yüzde 12 yükselerek 55 doların üzerine çıktı. Fiyat yükselişinde ABD'deki petrol işçilerinin grevi etkili oldu.Brent türü ham petrolün varil fiyatı, Cuma günü yaklaşık yüzde 7 artarak haftayı 52,38 dolardan tamamladıktan sonra bugün de yükselişini devam ettiriyor. Güne Asya piyasasında 51,47 dolardan başlayan ve zayıf gelen imalat verileri ile 51,38'e gerileyen Brent petrolün varil fiyatı Avrupa piyasalarının açılmasıyla birlikte yükselişe geçerek yaklaşık yüzde 5 artışla 55,47 doları gördü. Aylardır düşüş eğilimini sürdüren Brent türü ham petrolün varil fiyatı, son 2 günde yaklaşık yüzde 12 yükselerek 55 doların üzerine çıkmış oldu.Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı da iki günde toplam yüzde 13 artış gösterdi. WTI, 50,15 doları gördükten sonra 49,70 dolar seviyelerine geriledi.Anadolu Ajansı 'na konuşan TEB Yatırım Stratejisti Işık Ökte, arz fazlasıyla 2014'de Brent petrolde 111'dan 57 dolara yüzde 49 satış yaşandığını belirterek, 'Bunun en büyük nedeni ham petrolde ABD üretiminin tarihi yüksek seviyelerde seyrettiği ortamdı' dedi.Ökte, Cuma gününden itibaren Brent petrolde yaşanan 6 dolarlık yükselişin arkasında da yine ABD bazlı bir hikaye yattığını ve bu hikayenin Brent petrolden çok Batı Teksas ham petrolünü ilgilendirdiğini dile getirdi:'ABD'de rafineri işçilerinin, ülkenin en büyük petrol firmalarıyla yapılan toplu iş sözleşmelerinin sonuçlanmaması nedeniyle 1980'lerden beri görülen en büyük grevi başlattıklarını izliyoruz. Royal Dutch Shell, Exxon Mobil ve Chevron'un başını çektikleri küresel lider petrol şirketleri ise düşen fiyatlar nedeniyle sendikaların istedikleri seviyede maaş zammı verebilmiş değiller ve 5 önerileri de sendikalar tarafından reddedildi. Rafineri grevinin ilk önce petrol fiyatlarını aşağı çekebilecek dinamiğe sahip olduğu konuşuldu ve hala grevin uzaması durumunda bu dinamik geçerli. Ancak kısa vadede, grevin rafineriden çıkan akaryakıt fiyatlarında yukarı yönlü baskı yapacağı beklentisi ile hem Brent hem Batı Teksas spot satın alınıyor.'Ökte, bir başka önemli dinamiğin de ABD'de çalışır durumdaki petrol sondaj kuyularının sayısında geçen hafta görülen sert düşüş olduğuna işaret etti:'ABD'nin lider petrol sondaj şirketlerinden Baker Hughes'un verisine göre geçen hafta 94 sondaj kuyusu kapandı. Bu da 1987 senesinden beri en yüksek sayıda sondaj kuyusu kapanışına işaret ediyor. Petrol analistleri operasyonel giderleri kesmek için en az verim alınan kuyuların kapatıldığını belirtirken, bunun petrol arzına da ileride negatif anlamda yansıyabileceği görüşünde birleşiyor'Kaynak: Anadolu Ajansı
16 Maddeyle Forbes 500 Garantili Tasarruf Planı
Malum şehir içi ulaşım ücretleri epey yüksek, yirmi dakikalık yol için bile 3-4 TL ödeyebiliyorsunuz. Ücretsiz şehir içi ulaşımı yalnızca bayramlarda değil, Allahın her günü tatmak için yönergeyi takip edin:-Otobüse binin, boş akbilinizi basın ve gelen boş akbil sesi sonrasında otobüse bakış atın.-Temsili uzatacağınız 10 TL'yi ısrarlarınıza rağmen almayacak (ısrar edeceksiniz çünkü gurur önemli, gururumuzu yitirmeyeceğiz) birini seçip, 'dostum akbilin varsa basabilir miyim' deyin. -İyi bir analiz yaptıysanız, paranızı almayacaktır. Eğer 4 TL bozuk uzatırsanız alabilir, 20 TL gibi üstünü hemen veremeyeceği değişik bir para uzatın. Cebinizde bir 20 TL her zaman olsun, onu full akbil olarak kullanacağız.
Rumeli Hisarı Açıkhava Tiyatrosu Cami Oluyor
Açıkhava Tiyatrosu’nun bulunduğu bölgede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) öncülüğünde Boğazkesen Mescidi’nin ana duvarının inşasına başlandı. Tarihî Açıkhava Tiyatrosu’nun yerine inşa edilecek mescidi, şehir plancısı Ayşegül Başak Kutlu, Agos için değerlendirdi.Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi öncesinde yaptırılan ve günümüzde müze ve Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılan Rumeli Hisarı’ndaki restorasyon sırasında, Açıkhava Tiyatrosu’nun yer aldığı bölümde, 14. yüzyılda inşa edilen Boğazkesen Mescidi’nin minaresi ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine, İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 7 Ekim 2009’da, tarihî mescidin minaresinin, duvar ve sarnıç kalıntılarının mevcut durumlarıyla muhafaza edilmesine karar verirken, mescit 1. grup kültür varlığı olarak tescil edildi. Ardından da Açıkhava Tiyatrosu’nun bulunduğu bölgede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) öncülüğünde Boğazkesen Mescidi’nin ana duvarının inşasına başlandı. Tarihî Açıkhava Tiyatrosu’nun yerine inşa edilecek mescidi, şehir plancısı Ayşegül Başak Kutlu, Agos için değerlendirdi.Mescidin kamusallığı tartışmalı“Türkiye’de son dönemde kentsel yenileme çalışmaları kapsamında yoğunluklu olarak cami, türbe ve medreselerin ihya edildiği apaçık ortada. Özellikle yandaş yerel yönetimler yıkılmış, yanmış veya herhangi başka bir nedenle harap duruma gelmiş türbe, cami ve medreseleri ihya ederek sergilediği “göstermelik” korumacı yaklaşımla iftihar ediyor. Ancak, dikkat çekici olan, yok olmanın eşiğinde çok sayıda kültürel miras olmasına rağmen, bu yapay korumacılık, varlığını yalnızca dinî yapılar üzerinden gösteriyor.”Sorular ve kuşkular“15. ve 18. yüzyıllar arasında varlığını sürdürmüş olan ve günümüze yalnızca minare gövdesi ulaşabilen Boğazkesen Mescidi’nin ihya projesi, içinde pek çok soru işareti barındıran bir konu. İlk olarak Rumeli Hisarı’na yapılacak herhangi bir müdahalenin, hele ki bu bir rekonstrüksiyon projesi ise, alandaki fiziksel bütünlüğü bozmaması gerekir. Şimdiki Rumeli Hisarı Açıkhava Tiyatrosu’nun yerinde bulunan Boğazkesen Mescidi’nin restitüsyon projesinin olmaması, alandaki mimari bütünlük açısından şüpheyle karşılanıyor. Yeniden inşa edilecek olan mescidin, neye göre ve nasıl inşa edileceği başlı başına bir soru işareti. Ayrıca, yeniden inşa edilen mescidin kamusallığı da tartışmalı. Belirli bir ücret verilerek girilen Açıkhava Müzesi’nin içinde yapılacak mescidin kullanıcı kitlesi kim olacak? Ya da etrafı sac levhalarla çevrilip gizliden gizliye yürütülen daha kaç projeye şahit olacağız? Ve son bir soru olarak da, Bakanlar Kurulu’nun 8 Temmuz 2013 tarihli 2013/5118 no’lu kararı ile ‘riskli alan’ ilan edilen Rumeli Hisarı’nı, gelecekte neler bekliyor?”Vartan Estukyan | AGOS
Ulaşımda Dayanışma İçin 'Yoldaş Araba' Yola Çıktı
İzmir’den bir grup yurttaş, ulaşımda dayanışmayı teşvik etmek adına “Yoldaş Araba” isimli bir proje başlattı.Projeye ilişkin Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Lokali’nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan proje destekçilerinden Emine Beğer, İzmir’in caddelerinde önümüzdeki günlerde ön camında 'Yoldaş Araba' çıkartması olan araçlar görülmeye başlanacağını ifade ederek, “Durakta beklerken göreceğiniz bu araçlara hiçbir ücret ödemeden binebilecek ve sürücünün güzergâhı boyunca şehirde istediğiniz yere kadar yolculuk yapabileceksiniz” diye konuştu.Beğer, bu arabaların tamamen gönüllü bir paylaşım hizmeti vereceğini dile getirirken, işi gereği kendi aracını kullanmak zorunda olan, ama bu mülkiyeti hemşehrileri ile paylaşmak isteyen gönüllü sürücülerin taleplerinin 'Yoldaş Araba' fikrini doğurduğunu vurguladı.'AMAÇ, KENT VE DAYANIŞMA KÜLTÜRÜNÜ YÜKSELTMEK'Beğer, sözlerini şöyle sürdürdü:“Bu proje ile amacımız, kapitalizmin bizleri yalnızlaştıran ve bireyselleştiren çabalarına karşın, inatla kent ve dayanışma kültürünü canlandırmak ve yükseltmek. Ayrıca bu yolla kent içinde kördüğüm haline gelen toplu ulaşımda vatandaşlarımızın mağduriyetlerini bir nebze olsun giderebileceğimize inanıyoruz.'Projeye dâhil olmak ve 'Yoldaş Araba' çıkartmalarını almak isteyen sürücüler, bu çıkartmaları şimdilik Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile Ziraat Mühendisleri Odası Lokaline başvurarak alabilecekler.'Sürücüler, başvuru sırasında ruhsat ve kimlik bilgilerini ileterek bir form dolduracaklardır. Bu küçük bürokratik uygulamanın tek amacı, kötü amaçlı kullanım olasılığını en aza indirerek, yolcular açısından güvenilir 'Yoldaş Araba sürücüleri profili yaratmaktır.'Bireyselleşmenin yerine ortaklaşmayı ve dayanışmayı koyan Yoldaş Araba modelinin önce kentimizde ve sonra her yerde yaygınlaşması umuduyla, yurttaşlarımızı bu projeyi sahiplenmeye ve paylaşmaya çağırıyoruz.”PROJEYE DİSK VE TMMOB'DAN DESTEKProjeye destek olmak amacıyla toplantıya DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın da katılırken, Sarı ve Yalçın böyle bir projeyi anlamlı bulduklarını ve projenin üyeleri tarafından desteklenmesi ve yaygınlaşması doğrultusunda çalışmalar yapacaklarını dile getirdiler.Projenin web sayfasına www.yoldasaraba.net adresinden ulaşılabilecek.Kaynak: yurtsuz.net
Hırvatistan Yoksulların Borcunu Sildi
Hırvatistan hükümeti ülkenin en yoksul kesiminin tüm borçlarının silindiğini açıkladı. 'Yeni başlangıç' olarak adlandırılan borç silme uygulaması 60 bin kişiyi kapsıyor ve iç pazarda tüketimin canlandırılmasının temel amaç olduğu ifade ediliyor.Silinen borçlara tüm banka borçları, ödenemeyen faturalar ve kamuya olan borçlar da dahil. Toplamda 26,5 milyon euroluk borcun silineceği tahmin ediliyor.Hırvat hükümetinin 'Yeni başlangıç' planından faydalanmak isteyenlerin ise belli kriterleri yerine getirmesi gerekiyor. Aylık hanehalkı geliri 130 eurodan yüksek olanlar plana dahil edilmedi.Ayrıca herhangi bir mülk sahibi olanlar ya da birikimi bulunanlar da borç silme planından yararlanamıyor.Planı açıklayan Hırvatistan Başbakan Yardımcısı Milanka Opaciç, 'Yoksul kesime borç yükünden kurtularak hayata yeni bir başlangıç yapma fırsatını sunuyoruz' dedi.BBC Türkçe
Türkiye’de 4 Milyon Hektar Alan Tarım Dışı Kaldı
Türkiye’de baklagil üretim yetersizliği ve ithalata olan bağımlılık her geçen yıl perçinlenerek adeta yapısal bir sorun haline geldi.Bunu farkeden hükümet geçtiğimiz haftalarda bu alanda prim ve destekleri artırmak üzere bir takım kararlar aldı. Peki Türkiye’de ne oldu da üretici baklagil üretiminden son yıllarda hızlı bir şekilde çekildi?Bloomberg HT Editörü İrfan Donat'ın analizine göre bunun birçok sebebi var.Geçtiğimiz haftalarda Ziraat Mühendisleri Odası’nın gerçekleştirdiği “Türkiye Ziraat Mühendisliği 8’inci Teknik Kongresi”nde bu konu da gündeme geldi. Yapılan sunumda baklagil üretiminde yaşanan düşüş ve artan ithalatın ana nedenleri, izlenen politikalar ve yapısal sorunlar şöyle sıralandı:1 – Türkiye’de üretim maliyetlerinin yüksekliği genel bir sorun.Üretimde kullanılan girdilerdeki fiyat yüksekliği bezginliği artırıyor. Bu sadece baklagiller için değil tüm tarım ürünleri için geçerli. Akaryakıt, gübre, ilaç, tohum gibi temel üretim araçlarında dışa bağımlı olan Türkiye’de girdi fiyatları sürekli artarken çiftçinin ürettiği ürünün fiyatı aynı oranda artmıyor. Üretici para kazanamadığı için de üretimden kaçıyor. Türkiye’de tarım dışı kalan 4 milyon hektar alan bunun kanıtı niteliğinde.2 - Türkiye’de 1980’li yılların ikinci yarısında uygulanan destekleyici politikalar, baklagil üretimine önemli bir ivme kazandırdı. 1990’lı yıllarda uygulanan tam tersi politikalar ise baklagil üretimini olumsuz etkiledi. Baklagiller, 1994 yılında destekleme kapsamı dışında bırakılınca üretimin azalması yönünde sonuçlar ortaya çıktı. Alımının tamamen durdurulması ve yerine herhangi bir baklagil pazarlama politikası oluşturulamaması ile birlikte üretici, pazarlama sorunu yaşadı. Ürettiği ürün elinde kalanlar baklagil ekim alanlarını, fiyat garantisi olan ve üretimi daha kolay olan diğer ürünlere kaydırarak baklagil üretiminden kaçtı.3- Baklagil üretiminde işçilik maliyeti diğer alternatif ürünlere göre daha yüksek. Bu da üreticiyi zorluyor. Hasat, çoğunlukla işçiler tarafından elle toplanarak yapılıyor. Alternatif ürünlerde bu maliyet kısmen daha düşük. Üretim maliyetinin artması, verim düşüklüğü sonucu Türkiye’deki üreticiler dünya fiyatları ile yarışamıyor.4- Üretici tercihini makinalı hasat yapılan ürünlerden yana kullanıyor. Tarımda uygulanan yanlış politika ve yüksek maliyetler nedeniyle daha az zahmetli, maliyeti düşük, insan işgücüne daha az gereksinim duyulan ürünlere yöneliş var. Bu durum baklagil üretimi açısından gelecekte de büyük bir tehlikeye işaret.5- Kaliteli ve verimli tohum kullanımı yok denecek kadar düşük. Devlet ve tohumculuk firmaları baklagillerin üretimine ilgisiz. Bu yüzden kaliteli ve verimli tohum bulmak zor. Çok düşük miktarlar karşısında da üretici kendi yetiştirdiği üründen tohumluk ayırıyor. Bu da verim düşüklüğüne neden oluyor.6- Baklagil üretiminin iklim koşullarına sıkıca bağlı olması sorun oluşturuyor. Son yıllarda çok tekrarlanan kuraklık en çok baklagil üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye’de iklimsel verilere ilişkin öngörüler kısa süreleri kapsadığından, üreticilere gelecekte yapılacak yönlendirmeler söz konusu olmuyor.7- Türkiye baklagil üretiminde sorunlar ve darboğazlarla uğraşırken; Kanada, ABD ve Avustralya 1990’lı yıllardan sonra baklagil üretimine çok önem verdi. Bu ürünlerde araştırma çalışmalarına büyük kaynaklar aktararak altyapı oluşturdu. Elde edilen bulguları üretime aktarıp üretim ve ihracatlarını arttırdı. Türkiye’de kuru tarım alanlarında daha çok eski toprak işleme teknikleri uygulanmakta, sulu koşullarda ise bölgeden bölgeye, hatta çiftçiden çiftçiye değişen uygulamalar yapılmakta. Böylece, toprak işleme, ekim zamanı ve sıklığı, sulama, gübreleme, hastalıklarla savaşım ve hasat–harman gibi yetiştirme tekniği uygulamalarında yetersiz kalıyor. Bu nedenle birim alan verimi düşerken, üretim maliyeti artıyor.
Reklam
İran Uzaya Uydu Gönderdi
İran uzaya yeni bir uydu gönderdiğini duyurdu.İran Savunma Bakanlığı, ‘Fecr’ adlı uydunun ‘Sefir-i Fecr ‘(Fecr Elçisi) adlı uydu taşıyıcısıyla uzaya gönderildiği ve başarılı bir şekilde yer yörüngesine yerleştirildiğini açıkladı.Yeryüzünden 450 kilometre kadar yüksekliğe yerleştirilen uydunun, yer küresi yüzeyinden net görüntü çekebildiği kaydedildi.İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, söz konusu uydunun tüm tasarım ve üretim aşamasının yerli mühendislerce yapıldığını belirtti.Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani söz konusu uydunun bugüne kadar İran’ın uzaya gönderdiği dördüncü uydusu olduğunu kaydederek, ülkesinin İslam dünyasında uzaya uydu gönderebilen ilk ülke olduğunun altını çizdi. DHA
Reklam
Ges Kurulum  Maliyeti ve Getirisi
Geleceğin en çok para kazandıran riski olmayan işlerden biridir. Elektrik üretimi yapmak, ister kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamak ve fazlasını devlete satmak olsun isterseniz işletmenizin giderlerini düşürmek adına enerji giderlerinden tamamen kurtulmanın yolu kendi elektriğinizi kendiniz üretmenizdir. Böylelikle hem zamlardan kurtulursunuz hemde bütün ihtiyacınızı bedavaya karşılarken elektrik kesinti derdi olmaz. Üstelik yazlık veler gibi yerlerin çatılarına sistem kurarak size para kazandırır.Özelikle geniş çatıları olanlar için kaçırılmayacak bir yatırım olup diğer yatırımlara göre üstünlükleri vardır. Hareketli parça olmadığından bakım maliyetleri çok azdır. işçilik istemez, etrafı kirletmez ve diğer enerji kaynaklarına göre yatırım maliyeti sisteme bağlı olduğu içinde çok büyük paralar bağlamanıza gerek kalmıyor. Tabi ki bu yatırımın amacı tamamen gelir getirmesi için işletmeci, yatırımcı mantığı içinse o zaman talep, yer ve montaj fiyatlara dahil oluyor. Ancak küçük yatırımcılar da ufak miktarlarda yatırım yaparak zamanla sisteme ekleme yapmaları da söz konusudur.Ges sisteminin maliyeti sisteme göre değişmekle birlikte Küçük bir yatırımla ortalama aylık 2000 TL civarında kazanç sağlamak isteyenler için aşağıda örnek bir hesaplama yapılmıştır.40 KW X günlük 6.5 Saat güneş/gün Işığı = 260 KW günlük üretim X 30 Gün 7800 KW Aylık üretim X 0.11 € = 858€Aylık Gelir 858 € bunun TL ye çevirir isek ve 2.7 TL ye çarptığımız zaman = 2316 TL Aylık bir miktar elde etmiş bulunuyorsunuz.Elbette bu Rakamlar tahminidir, Yer tespiti ve ölçümler yapıldıktan sonra kesin detaylar ortaya çıkar.Maliyetine gelince Anahtar teslim 46.000€ maliyet oluyor buda bir konut yada otomobil fiyatı demektir. Bu durumda kendini amorti etme sürelerini kendinizde hesaplayarak görmeniz mümkündür. Birde yıllık % 7 elektrik zamlarını ve tüfe olayını da eklerseniz konut yatırımına göre en az 4 kat karlıdır. Bununla birlikte ortalama hesap olup solar enerjisinden elektrik üretmek isteyenlerin ayrı bir hesap yaptırmaları gerekiyor.
Bedük Hard Rock Cafe Istanbul Sahnesini Kırıp Geçirmeye Geliyor!
Geçtiğimiz haftalarda sahnesinde Moğollar’ı ağırlayarak Istanbul’daki 1. Yıldönümünü kutlayan Hard Rock Cafe Istanbul 2015 yılında da ücretsiz canlı müzik konserlerine hız kesmeden devam ediyor.2004 yılında müzik hayatına ilk adımı “Nefes Almak Zor” albümü ile atan Bedük, dinleyicilerin hafızasınaise “Automatik” şarkısı ile sarsıcı bir giriş yaptı. Soundu ve klipleri ile her zaman dinleyicisine farklı bir deneyim sunan Bedük, son albümü olan “ON” ile elektronik müzik severleri heyecanlandırmaya devam etti. Hayran olunan sahne performansları ile de sık sık sevenleriyle buluşan Bedük, Dream TV iş birliği ile 5 Şubat Perşembe akşamı 22:00’da girişin ücretsiz olacağı Hard Rock Cafe Istanbul sahnesinde olacak.
Türkiye, Sahte Üründe Çin'i Takip Ediyor
Türkiye, Sahtecilik ve Korsanla Mücadele İçin İş Dünyası Hareketi raporuna göre, ilaçtan, gıdaya, kozmetikten elektronik eşyaya kadar, 10.8 milyar dolara ulaşan sahte ve korsan ürün pazarıyla, Çin’in ardından bu alanda ikinci sırada yer alıyor.Kaçak kaçak akaryakıt ve sigaranın bu rakamı dahil olmadığnı hatırlatan Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, bunlara kaçak ev korsan ürünler eklendiğinde vergi kaybının ise 10 milyar doları bulduğuna dikkat çekti.Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, yalnızca Gümrük Muhafaza ekiplerinin 2014 yılında ele geçirdiği kaçak ürünlerin piyasa değerinin 1 milyar 584 milyon 787 TL olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, 'Dünyanın birçok ülkesinde olmadığı kadar kanun maddesi var. Kaçakçılık Kanunu diye bir kanunumuz var. Olayları, kanunla bağlantılı olarak görmemek lazım. Polisiye tedbirlerle, ceza maddeleriyle çözmek zor. Bu tür suçlarda, hapis cezasını tek başına yeterli görmüyoruz. Ekonomik suçlara ekonomik ceza ve hapis cezası, ikisi birlikte düşünülmeli. Kimse yasal olmayan ürünü almaktan çekinmiyor, asıl sorun burada. Yasalarımızda, insan sağlığına zararlı madde ticaretiyle ilgili hükümler de var. Bundan da ayrıca cezalandırılabilirler' dedi.Sahte ve korsan ürünlerin sadece ülke ekonomisi için vergi kaybı değil, aynı zamanda markalar için de büyük sorun olduğunu belirten Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu ise 'İnsanlar korsana yöneliyorsa bu da gelişen teknolojiyle alakalı. Örneğin, internetten film ya da müzik indirene ceza verilecek denildi. Ama nasıl takip edeceksiniz, birçok teknolojik yöntem var. Teknoloji hukuktan önde gidiyor, hukuk sonradan yakalamaya çalışıyor. Taklit suçunun şikayete bağlı olmaktan çıkarılıp, taklit markalı ürünlerin tıpkı fikir ve sanat eserleri kanununda olduğu gibi, emniyet güçlerince takip edilebilir hale getirilmesi suçu azaltabilir' şeklinde konuştu.İZMİR’DE KORSAN SAVAŞIİzmir Emniyeti de sahte, taklit, korsan ve kaçak ürünlerle mücadelesini sürdürüyor. 2014 yılında Güvenlik ve Kaçakçılıkla Mücadele şubelerince yapılan operasyonlarda çok miktarda ürün ele geçirildi. Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi bin 739 olayda 2 bin 226 kişi hakkında işlem yaptı. 3 milyon 827 bin paket sigara, 512 bin sahte bandrol, 970 bin 848 adet makaron,710 bin 894 litre akaryakıt, 3.5 ton çay, 4 bin 73 adet telefon, 249 bin adet de elektronik eşya ele geçirdi. Güvenlik Şube Müdürlüğü ise marka kanununa muhalefet suçuna yönelik 169 olayda 235 kişiye işlem yapıp 104 bin 651 adet sahte-taklit ürün ele geçirdi. Fikri ve Sınai Haklar Kanunu’na muhalefet suçundan ise 183 olayda 253 kişiye işlem yapıp toplam 37 bin 303 adet korsan CD, kitap gibi ürünler ele geçirdi. Ayrıca, 2014 ve 2015’in ilk ayında yaklaşık 180 bin adet sahte ilaç ve cinsel içerikli ürün ele geçirildi.TÜRKİYE’DE TAKLİT VE KAÇAK ÜRÜNLERGümrük Muhafaza ekiplerinin 2014 yılında ele geçirdiği kaçak ürünlerin piyasa değeri 1 milyar 584 milyon 787 TL’ye ulaştığı açıklandı. Çay ve akaryakıtta kaçak oranının yüzde 10’lar civarında olduğu tahmin edilirken vergi kaybının 10 milyar doları bulduğu belirtildi. 2013 yılında 17,4 milyon litre kaçak akaryakıt, 108,2 milyon paket kaçak sigara, 397 bin 490 adet kaçak cep telefonu 135 bin 191 şişe kaçak içki ele geçirildi.DHA
Reklam
2015 Yılı İçin Etohum Girişimleri Belli Oldu
Türkiye’nin önde gelen girişim hızlandırma programlarından Etohum, 2015 yılı için bünyesine katılan girişimleri açıkladı. Geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen ve Hasan Aslanoba, Fırat İşbecer, Selçuk Saraç, Erdil Yaşaroğlu gibi isimlerin konuşmacı olarak yer aldıkları Girişimcilik Zirvesi 2015 etkinliğinde Etohum’un 2015 yılı girişimleri de duyuruldu.Etohum 15’te daha önce sektörde adı geçen çok sayıda girişime rastlamak mümkün. Diğer yandan girişimler arasında yalnızca bir tane e-ticaret projesi yer alıyor, 2 girişim de ‘sosyal ağ’ kategorisinde değerlendirilebilir. Geriye kalan 13 girişimin tamamının online bir servis ya da hizmet olduklarını söyleyebiliriz.Etohum 15 girişimini haberimizin devamında bulabilirsiniz, bunun dışında Etohum 40‘a giren girişimlerse 2015.etohum.com adresinde listeleniyor. Etohum’un yatırım ekosistemine girmeye hak kazanan girişimler, aynı zamanda Startup Turkey etkinliğinde de yer alacaklar.
Nissan'dan Karla Mücadele Aracı: Juke Nismo RSnow
Eğer karlı bir yolda mahsur kaldıysanız, Nissan’ın yeni canavarı Juke Nismo RSnow size bu konuda yardımcı olabilir. Japon otomobil şirketi Nissan’ın karlı yollarda kullanılmak amacıyla tasarladığı Juke Nismo RSnow, Nismo modelinin özel bir versiyonu olarak karşımıza çıkıyor.Finlandiya’da gerçekleşecek buzda sürüş etkinliği için geliştirilen Juke Nismo RSnow, tank  benzeri devasa büyüklükteki lastikleriyle göze çarpıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan bu araçta,  Xtronic CVT (Continuously Variable Transmission) otomatik şanzıman kullanılıyor. American Track Truck’ın Dominator Track sistemini kullanan araç, turbo benzinli 1,6 litre DIG-T motorla 218 beygir güç ve 280 Nm tork üretiyor. Juke Nismo RSnow’un saatteki maksimum hızı ise 100 km.
Reklam
"Küçük Emrah"ın Cimri Olmasının 12 Sebebi
Gerçekte durum nedir, ne değildir bir bilgimiz yok. Emrah'tan borç isteyip de alamadık gibi bir durum söz konusu değil, ancak medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Emrah'ta bir cimrilik söz konusu. Sırf aylık kira geliri, reklamlardan aldığı paralar dudak uçuklatıyor ancak harcamaları bununla doğru orantılı değil. Peki Emrah neden bu kadar cimri? Sizler için konunun detaylarına indik.
Reklam
İsveç'te Çipli İnsan Dönemi Başladı
İsveçli bir şirket tarafından geliştirilen yeni teknolojiyle birlikte 'çipli insan' devri başladı. Artık şirket çalışanları vücutlarında bulunan çiplerle işe giriş çıkış yapacak ve birçok işini bu çipler sayesinde halledecekİsveç'te bir teknoloji şirketi çipli insan dönemini başlattı. Şirket geliştirdiği elektronikçipi insanın derisinin altına yerleştiriyor. Deri altına yerleştirilen çiple birlikte kişi birçok işini halledebiliyor. Ancak çipin yakılmasından sonra kişinin tüm hareketleri takip edilebiliyor. Şirket müşteri bulmaya da başladı.
'iPad Küçük Çocuklarda Gelişimi Engelleyebilir'
'Küçük yaşta bir çocuğu oyalamak için iPad kullanmak çocuğun davranışlarını kontrol yetisinin gelişmesini engelleyebilir.'Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi'den bir grup uzmanın yaptığı araştırma, ayrıca taşınır elektronik cihazların çok küçük yaştan itibaren yoğun şekilde kullanılmasının çocukların gelişimi ve davranışlarında tahminlerin çok ötesinde etkiler yapabileceğini söylüyor.Uzmanlar televizyon ve videonun çocuk gelişimindeki olumsuz etkisi hakkında bu kadar veri varken, taşınır elektronik cihazların okul öncesi çocuklar tarafından kullanımının bu kadar yaygın olmasının bunların çocuk beyni üzerindeki etkileri konusundaki toplumsal farkındalığın yetersiz olduğuna işaret ettiğini söylüyorlar.Araştırmayı yürütenler çocuğu oyalamak için tablet ya da akıllı telefon kullanmanın çocuğun sosyal-duygusal gelişimine büyük hasar verebileceği, davranışlarını kontrol etme becerilerini geliştirmesini engelleyebileceği uyarısında bulunuyor.Araştırmalar yetersizAyrıca üç yaşın altındakilere interaktif ekranlı cihazlar kullandırmanın çocuğun matematik ve fen bilimleri için ihtiyacı olan becerileri geliştirmesini engelleyebildiğini gösteren deneyleri hatırlatıyorlar.
RTÜK'e Yapılan Ahlak Şikâyetleri Katlandı
RTÜK verilerine göre 2013 yılında 15 bin 862 olan genel ahlak şikâyetleri, 2014 yılında 31 bin 768’e çıktı; bir yılda bu konuda yüzde 101 oranında artış yaşandı.Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) istatistikleri, genel ahlak konulu şikâyetlerin yüzde 101 arttığını, bununla birlikte ırkçılık, cinsiyet, mezhep ayrımcılığına karşı daha yüksek sesle karşı çıkıldığını ortaya koydu. RTÜK’ün 2014 Yılı Vatandaş Bildirimleri Yıllık Değerlendirme Raporu’nda şu tespitler yer aldı:2014 yılında RTÜK’e toplam 121 bin 138 şikâyet yapıldı. 2013 yılına göre şikâyet oranı yüzde 2.30 arttı.Genel Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesine Aykırılık kriterine ilişkin 2014 yılında 31 bin 768 yani yüzde 15 oranında şikâyet gelirken, bir önceki yıl ile kıyaslandığında yüzde 101 oranında ciddi bir artış gösterdiği tespit edildi. “Kişilik Haklarını İhlal ve İftira-Hakaret” konulu kritere 2014 yılında gelen bildirimlerin bir önceki yıla oranla yüzde 64 oranında azaldığı görüldü.Irkçılık dikkat çekti“Kişiye Yönelik Şikâyet (Sunucu ya da katılımcı)” konulu kriterin 2014 yılı şikâyet sayısı 2013 yılı ile kıyaslandığında yüzde 37 oranında artış gösterdi. Ayrıca “Irak, renk, dil, din, tabiyet, cinsiyet, özgürlük, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep vb. Konularda Ayrımcılık Yapmak” kriterine yönelik şikâyetler 2013 yılında 1.230 olarak gerçekleşirken, 2014 yılında bu sayı yüzde 844 oranında artarak 11 bin 613’e ulaştı.2014 yılında gelen vatandaş şikâyetlerinden cinsiyetlere göre dağılımda erkekler şaşırttı. Kadınların daha çok televizyon izlediği gerçeği ortadayken, yayınlardan şikâyet etme konusunda erkekler kadınları ikiye katladı. 2014 yılında RTÜK’e toplam 121 bin 138 şikâyetten yüzde 63’ü erkeklerden, yüzde 34’ü ise kadınlardan geldi. Yüzde 3 ise cinsiyet sorusunu yanıtsız bıraktı.En çok şikayet edilen ilk 5 kanal ise ATV, Kanal D, Show TV, star TV ve STV olarak sıralandı. ATV “Kertenkele” dizisiyle “Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesi”ne aykırılıktan ilk sırada yer alırken, Kanal D “Reklamlar”dan reklamın netiliğine aykırılıktan ikinci sıraya yerleşti. Show TV ise “Bu Tarz Benim” adlı Yarışma programı nedeniyle “Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesine” aykırılıktan üçüncü oldu. Star TV, “Eyvah Düşüyorum” programı, STV ise “Şefkat Tepe” adlı dizi.Önder Yılmaz, Milliyet
Reklam