Hayatındaki erkeğin kadın ruhundan anlayabilmesini bekleyenbir kadın, biiyoruz ki en derin düşlerinde boğulup yitmiş bir kadındır. Zira buduruma sahip bir erkeğin var olabilmesi, fotoğraf çekmeyen bir Japon turistinvar olabilmesi olasığıyla neredeyse eşittir. Bunun yanında kadınlarla bir aradayaşamak yeterince zorken, bu zat-ı muhteremlerin hayatında ciddi yer tutan vekimliğini tanımlamakta çokça kendilerinin bile zorlandığı aksesuarları,eşyaları, terimleri derledik. Varsa sizin de eklemek istediğiniz, bekleriz :)
Akıllı telefon pazarındaki rekabet Ubuntu işletim sistemine sahip yeni modellerle artıyor.Aslında açık kaynak kodlu işletim sistemi olan Ubuntu, şimdi de akıllı telefonlara geliyor. Daha önce de denenen ancak başarısız olan Ubuntulu telefon önümüzdeki günlerde kullanıma sunuluyor.İspanya merkezli BQ firması tarafındanAvrupa’da piyasaya sürülecek olan orta seviye Aquaris E4.5 isimli Ubuntu işletim sistemli telefonun fiyatı yaklaşık 169.90 euro olacak. 4.5 inç ekranı bulunan akıllı telefonun ekran çözünürlüğü 960x540 piksel çözünürlüğünde. 8 Megapiksel ana kamera, 5 Megapiksel ön kamera, 1 GB RAM, 8 GB dahili bellek telefonun diğer özellikleri arasında yer alıyor.Telefonda Facebook, Twitter ve Amazon gibi ön yüklü uygulamaların bulunacağı açıklandı. Ancak uygulama geliştirilmesi konusunda ne gibi adımlar atılacağı ya da atılan adımların nasıl bir sonuca ulaşacağı şimdilik bilinmiyor.3 işletim sistemi varGünümüzde mobil cihazlarda en çok kullanılan işletim sistemi Google’ın geliştirdiği Android. Onu Apple’ın iOS’u takip ediyor. Microsoft’un Windows Phone işletim sistemi de sektörde yer alıyor. Ubuntu’nun bu ekosistemde nasıl yer alacağı ve uzun soluklu olup olmayacağı belirsizliğini koruyan bir konu.Kaynak: Ubuntu
Vancouver’da yaşayan evli çift Andreas Kunert ve Naomi Zettl'ı bu denli özel kılan şey duvar tasarımları, duvar resimleri, şömine vb. çalışmalar için antik çağ taş sanatını tercih etmiş olmaları. Çalışmalarında kullandıkları çakıllar, taşlar ve dekoratif elemanlarla yarattıkları antik çağ esintili duvar enstalasyonları gerçekten görülmeye değer. Kunert işine olan tutkusunu, “taşa eklemli bir biçim vermek için tutku duyuyorum' diye açıklıyor. Naomi Zettl ve Andreas Kunert kesinlikle hayran kalınacak işlere imza atıyorlar. İşte o işlerden bazıları:
Bizler gibi sıradan insanlar için havaalanlarında en çok el konulan şeyler losyon, parfüm veya diş macunundan öteye gidemez. Fakat öyle insanlar var ki, artık cesareti nereden buluyorlarsa, havaalanlarında çok garip şeylerle yakalanıyorlar. Kilo kilo uyuşturucudan yavru kaplanlara, bıçaklardan tarantulaya, insanların havaalanlarında nelerle yakalandıklarını görünce siz de 'yok artık' diyeceksiniz.
Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı kapsamında, G-20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nın ilki, 9-10 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın makamından yapılan yazılı açıklamaya göre, Babacan başkanlığındaki toplantıya, G-20 üyesi ve davetli ülkelerin G-20 Bakanları ve Merkez Bankası başkanlarının yanı sıra ilgili uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri katılacak.Toplantıda, küresel ekonomik görünüm, riskler ve uygulanan politikalar hakkında görüş alışverişinde bulunulacak. Toplantıda ayrıca, kapsamlı büyüme stratejilerine yönelik uygulama planları, yatırım ve altyapı konusuna ilişkin öneriler, finansal düzenleme reformlarının uygulanmasında sağlanan ilerlemeler, IMF 2010 Kota ve Yönetim Reformu'na ilişkin gelişmeler ve uluslararası vergi konuları ele alınacak.Bu konulardaki çalışma oturumlarında ilgili gündem maddelerine ilişkin G-20 taahhütlerinde sağlanan ilerlemeler ile bundan sonra atılması gereken adımlara odaklanılacak.G-20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nda ele alınacak hususlara yönelik teknik istişare ve hazırlıkları gerçekleştirmek üzere, G-20 Müsteşarları ve Merkez Bankası başkan yardımcıları da 8-9 Şubat 2015 tarihlerinde kendi aralarında toplanacaklar.Söz konusu toplantılar sırasında Başbakan Yardımcısı Babacan, birçok konuk Bakan ve Merkez Bankası başkanı ile ikili görüşmelerde bulunacak.G-20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nın ardından toplantıya ilişkin bir sonuç bildirgesi yayımlanacak, bildirge toplantının hemen akabinde kamuoyu ile paylaşılacak.Bloomberght
Fransız ressam Gauguin'in Tahitili iki kızı resmettiği tablosu 300 milyon dolara satılarak 'en pahalı sanat eseri' rekorunu kırdı.Fransız ressam Paul Gauguin'in Tahitili iki kızı resmettiği 1892 tarihli tablosu, 300 milyon dolara (yaklaşık 741 milyon TL) satılarak 'en pahalı sanat eseri' rekorunu ele geçirdi.Basel'deki Kunstmuseum'da sergilenen tablo, İsviçreli koleksiyoner Rudolf Staechelin'a aitti.'Nafea Faa Ipoipo' (Ne Zaman Evleneceksin) adlı eserin Katar'da bir müzeye satıldığı iddia edildi.
Gün geçmiyor ki farklı kulvarlarda oldukça beğenilen serilerin dizisi ekranlara yansıtılmasın. Bu konu hakkında bu kadar çok isyankar olmamızın nedeni ise; sizlerin de tahmin edeceği üzere bu işin suyunun çıkmış olması. Artık sürekli önemli oyun karakterlerini, serilerini farklı kulvarlarda görür olduk. Ki yapılan duyurular ve sızıntılarda bunu görmeye devam edeceğimizin göstergesi.Bugün itibariyle ortaya atılan bir iddia da bu durumdan biri. The Wall Street Journal’ın haberine göre efsanevi oyun serisi The Legend of Zelda’nın Netflix tarafından bir “live-action” dizisi için kolları sıvadığı yönünde. Bu duruma üzülsek mi sevinsek mi karar veremedik işin açıkcası. Sanırım buna dizi yayımlandıktan sonra karar verebileceğiz. Şimdilik elimizden gelen tek şey Netflix tarafından hazırlanacak olan The Legend of Zelda dizisinin iyi hazırlanacağını ümit etmek.Netflix ve Nintendo dizi hakkında açıklama yapmaktan çekiniyor, fakat bu çekingenliklerini birkaç güne bozacaklarını düşünüyoruz. Konu hakkında daha fazla bilgi geldikçe sizlere aktarmaya devam edeceğiz.Süper Karga
Işık hızının 300.000 km/saniye olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir ışık yılı olarak adlandırılan mesafenin de ışığın 1 yılda aldığı yol olduğunu çoğumuz biliyoruz. Bu video Güneş'ten çıkan bir ışık taneciğinin Güneş sistemindeki seyahatini gösteriyor. Dünya'ya yaklaşık 8 dakikada ulaşan Güneş ışığının Jüpiter'e ulaşması yaklaşık 45 dakika sürüyor. Uzay'daki mesafelerin nasıl aklımızın sınırlarını zorladığına dair güzel bir demonstrasyon olmuş.
Michelin lastiklerinin, o tatlı lastik adam maskotunu biliyorsunuz değil mi? Peki bir zamanlar afişlerinde puro içerken lanse edildiğini biliyor muydunuz? 115 yıllık maskot, dünyanın en eski ve sevilen marka sembollerinden birisi. Fakat Bibendum'un yani bizim bildiğimiz tabirle Michelin'in lastik adamının ilk fotoğrafları çok korkutucu. Bibendum, şirketin kurucuları Edouard ve André Michelin kardeşler tarafından tasarlandı. Şirketin geçmişine göre, Edouard 1894 yılında Lyon'daki bir otomobil fuarında bir lastik yığını farkediyor ve kardeşi André'ye tıpkı bunun kolları ve bacakları olmayan bir insana benzediğini söylüyor. Bu olaydan birkaç yıl sonra André, Marius Rossillon adında ticari işler yapan bir çizerin pek kabul görmemiş bir çizimine rast geldiğinde, Lyon'daki lastik yığınını hatırlıyor.Marius'un çiziminde, elinde kadeh tutan bir adam Latince bir kadeh kaldırma sözü olan “Nunc est bibendum” diyordu. André, çizer Marius Rossillon'dan çizimdeki adamın yerine Michelin'in lastik adamını koyup, kadehteki içkinin yerine de kırık cam parçaları ve çiviler koymasını istedi. Altına da şu yazılar eklendi: “C'est à dire: À votre santé. Le pneu Michelin boit l'obstacle.” Yani, 'Şimdi kadeh kaldırma vakti: Sağlığınıza. Michelin lastikleri tüm engelleri yok eder.'
Kıyafetlerle ilgili korkunç dönemleriniz olmuş olabilir. Fakat şunu bilmelisiniz ki, Kraliçe Beyonce bile bu konuda zamanında sıkıntılar çekmiş. İşte karşınızda Beyonce'nin hiç görmediğiniz halleri.
Demek ki bazı alışkanlıklar hiç değişmiyor. Onları neden giydiririz ya da aksesuarlara boğarız, o da bilinmez. Ama ne yazık ki şu fotoğraflara bakıp 'şirin' dememek de elde değil.
Her ayrılık acı dolu ilk fazını atlattıktan sonra, 'umrumda bile değilsin, zaten hiç sevmemiştim ki' moduna giriverdiğinde kendini şarkı sözlerinde bulmayı tadacaktır. Nispetli şarkılara işaret parmağını sürekli sallayarak eşlik edenler, el hareketleriyle şarkıya klip çekenler, şarkının en vurucu kısmını bağırarak söyleyenleri görürseniz, bilin ki onlar sevgilisinden yeni ayrılanlar ve bunu henüz atlatamayanlardır. Türk popunu da oldukça geliştiren bu sistemin nadide 16 örneğiyle karşınızdayız;
Standard & Poor's, BDDK'nın Bank Asya yönetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devretme kararının, Türkiye'nin kredi notunu etkilemeyeceğini bildirdi.WASHINGTONUluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) Bank Asya yönetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devretme kararının, Türkiye'nin kredi notunu etkilemeyeceğini bildirdi.S&P'den yapılan yazılı açıklamada, Bank Asya yönetiminin TMSF'ye devrinin Türkiye'nin kredi notuna herhangi bir etkisi olmayacağı belirtildi.'Bu kararı, bankacılık sektöründeki sistematik risklere ya da Türkiye'nin düzenleyici kuruluşlarının politikleşmesine işaret etmeyen istisnai bir durum olarak değerlendiriyoruz' ifadelerine yer verilen açıklamada, Türk bankacılık sektöründe sistematik risk ihtimali görülmediği kaydedildi.Kredi derecelendirme yöntemlerinin bankacılık sektörünün sağlığına ilişkin çeşitli ölçütleri kapsadığı vurgulanan açıklamada, Bank Asya'nın, bankacılık sektöründeki toplam varlığın yüzde 0,1'inden azına sahip olması nedeniyle kararın, Türk bankacılık sistemini kötü etkilemesinin mümkün olmadığı ifade edildi.AA
Anonymous'a bağlı olduğu düşünülen bir grup, yeniden aktif hale gelen Pirate Bay'in 'FBI tuzağı' olabileceği uyarısında bulundu. Pirate Bay ise iddiaları reddetti.Yaklaşık iki ay kapalı kaldıktan sonra 1 Şubat'ta yeniden aktif hale gelen torrent sitesi Pirate Bay'in, yasadışı içerik indirmeyi göze alacak kullanıcılar için risk barındırdığı öne sürüldü.Twitter üzerinden uyarıda bulunan TheAnonMessage adlı grup, FBI'ın Pirate Bay aracılığıyla yasadışı dosya indirenleri takip ettiğini savundu. Grubun attığı tweet'te FBI'ın dolaylı olarak Pirate Bay'i ele geçirdiği ve siteye giren IP'leri takibe aldığı belirtildi.Pirate Bay hakkında yapılan güvenlik uyarıları FBI ile de sınırlı değil. ABD merkezli CloudFlare firması tarafından sunulan hizmetleri kullanan Pirate Bay'in, ABD'li istihbarat kurumlarına da davetiye çıkardığı öne sürülüyor.Pirate Bay iddiaları reddettiHakkındaki güvenlik endişelerini reddeden Pirate Bay ise CloudFlare'in sayfada yaşanan aşırı trafiği önlemek için kullanılmak zorunda olduğu belirtti.Pirate Bay'den yapılan açıklamada, CloudFlare hizmetlerinin geçici olarak kullanıldığı ve sunuculardaki aşırı trafiği kontrol edebilmek için yararlanıldığı ifade edildi.Pirate Bay'e yakınlığı ile bilinen Torrent Freak sitesi, FBI hakkındaki suçlamaların 'tamamen asılsız' olduğunu savunurken, ABD merkezli bir hizmeti kullanmanın güvenlik açığına neden olabileceğini doğruladı. İçerik dağıtımı için ağ hizmetleri sunan CloudFlare, web içeriğinin dünyanın dört bir yanına hızla ulaştırılmasını sağlıyor.Pirate Bay'in eski operatörlerinin birçoğunu devre dışı bıraktığına inanılıyor. Bu durum sayfadaki zararlı ve tehlikeli içeriğin artabileceği endişesi de doğuruyor. Pirate Bay ise zararlı olduğu düşünülen içeriğin temizlenmesi için sayfaya bir bildiri tuşu ekledi.Kaynak: Al Jazeera
Apple’ın bünyesine kattığı yeni bir patent , Touch ID ‘nin yeteneklerinin çok daha gelişeceğine ve parmak izini okutmanın çok daha kolaylaşacağına işaret ediyor.Yayınlanan patent görselinde 4 ayrı parmak izinin kaydettirilebildiği görülüyor. Touch ID ile temelde aynı olan teknoloji, ekranın her bölgesinde parmak izinin taranabilmesine olanak sağlıyor. Bu sayede geliştiriciler bu özelliği kullanarak parmak izi sistemini uygulamalarının içine entegre edebiliyor. 4 parmağın aynı anda okutulabilmesiyle çok daha karmaşık güvenlik önlemlerinin alınabileceği sistemle birlikte uygulamaların yalnızca cihaz sahibinin dokunuşuyla açılabileceği belirtiliyor.
Veri depolama ve aktarımında sıkça kullandığımız USB bellekler yeterince iyi bir güvenlik sağlamıyor ve bu da özel verilerin korunmasını güçleştiriyor. Toshiba ‘nın şifre panelini kendi üzerinde barındıran USB bellekleri ise belleğin sahibinden başkasının verilere ulaşmasını neredeyse olanaksız hale getiriyor.Üzerinde 0’dan 9’a kadar rakamlar olan bellekte bir de cihazın kilidini açıp kapatmaya yarayan bir kilit tuşu yer alıyor. Söz konusu USB belleğin şifresi tanımlandıktan sonra işlem yapılmak istendiğinde tanımlanan şifre giriliyor ve belleğe erişim sağlanabiliyor. Cihazın bilgisayarla bağlantısı kesildikten sonra ise otomatik olarak güvenlik sistemi tekrar aktif hale geliyor. Rakamların üst kısmında yer alan LED ışıklar aracılığıyla kilidin açık olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabiliyor. Eğer şifre 10 kez üst üste yanlış girilirse belleğin içindeki tüm veriler otomatik olarak siliniyor ve bu sayede kötü niyetli kişilerin verilere ulaşması engellenmiş oluyor.Daha çok devlet kurumlarında kullanılması amacıyla geliştirilen bu USB belleğin 4 GB, 8 GB, 16 GB ve 32 GB olmak üzere 4 farklı sürümü bulunuyor. Cihazın farklı kapasiteye sahip modellerinin fiyatları 60 dolar ve 180 dolar arasında değişiyor.LOG
Selanik Belediye Başkanı Atatürk'ün evi olarak tanıtılan evin Atatürk'ün gerçek evi olmadığını öne sürdüSelanik Belediye Başkanı Yiannis Boutaris, bugüne kadar bilinen evin Atatürk'ün doğduğu ev olmadığını, gerçek evinin Selanik yakınlarındaki Langada’da bulunduğunu öne sürdü. Selanik’teki bilinen evin Atatürk’ün büyüdüğü ev olduğunu belirten Boutaris, 'Biz Selanik’teki evin çevresini düzenliyoruz. Langada Belediye Başkanı oradaki evi tanıtmak istiyor. Doğduğu ve büyüdüğü ev bağlantısı kurmak istiyoruz. Atatürk Türk olabilir, ama önce Selanikli. Büyük bir şahsiyet. Turizm için değil, Selanik’in Osmanlı geçmişi bir gerçektir, biz tarihi ortaya çıkarmak ve tanıtmak istiyoruz. Düşmanlıklar sona ermeli' dedi. Selanik Belediye Başkanı Yiannis Boutaris İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ı makamında ziyaret etti. Boutaris ve Demirtaş, İzmir-Selanik arasında direk uçak seferleri, feribot seferlerinin çok yararlı olacağını, bunun için karşılıklı olarak girişimlerde bulunulması gerektiğini söyledi. Boutaris, 'İnsanlar İzmir ve Selanik arasında iş yapmak için gidip gelmeli. Bu yolu açmak istiyoruz. İş olanaklarını tanıtmak istiyoruz. İTO’nun katkısı önemli' dedi.Boutaris, Selanik yakınlarındaki Langada’da Atatürk’ün gerçekten doğduğu düşünülen evin bulunduğunu söyledi. Selanik’teki evin çevresinde düzenlemeler yapmaya başladıklarını belirten Boutaris, 'TÜRSAB da destek verecek. Çünkü bizim paramız yok. Langada Belediye Başkanı da Atatürk’ün doğduğu evi ortaya çıkarmak ve tanıtmak istiyor. Doğduğu ev ve büyüdüğü ev olarak bağlantı kurmak istiyoruz. Atatürk büyük bir şahsiyet. Türk olabilir ama ilk önce Selanikli. Tarihi hatırlamak, tanıtmak istiyoruz. Bu çalışmaları turist toplamak için yapmıyoruz. Tarihi ortaya çıkarmak gereklidir. Selanik’in Osmanlı geçmişi bir gerçek. Bunu tanıtmalıylız. Düşmanlıkların ortadan kalkması gerekli. Selanik’te İslam Sanatları ve Osmanlı Sanatları koleksiyonu sergisi açmak istiyoruz. Bu bir kültür hazinesidir' ifadelerini kullandı. Demirtaş, İzmir’de kruvaziyer turizmini geliştirmek için yıllarca ayak bastı barasını İTO’nun ödediğini söyledi. Kruvaziyer gemilerin Selanik’e uğramadıklarını belirten Boutaris ise daha şehirde yapacak çok işleri olduğunu, limanla ilgili sorunlar da bulunduğunu söyledi. Boutaris, espriyle karışık İTO’nun Selanik Belediyesi danışmanı olabileceğini söyledi. Demirtaş da bunun üzerine Kordonboyu’nun Pasaport bölgesinde yat limanı ve düzenleme projelerini Boutaris’e gösterdi. Boutaris, Selanik için de benzer proje olduğunu belirtti. Kaynak: DHA