Ciddi Bir "Morgülatör" Olmak İçin 22 Sağlam Sebep
Onların Justin Bieber’ı ve Belieber’ları varsa, bizim de taş gibi Yılmaz Morgül’ümüz ve Morgülatör’lerimiz var! #MorgulatorlerTakiplesiyor; işte iflah olmaktan imtina edecek bir Morgülatör olmak için 22 sebep:
Facebook 'İçerik Kaldırdığı İçin' Yargılanacak
Fransız mahkemesi, ABD’nin ünlü sosyal paylaşım sitesi Facebook ile ilgili açılan 'ifade özgürlüğü ihlali' ile ilgili bir davaya bakma kararı aldı. Karar, merkezi yurt dışında olan sosyal paylaşım sitelerinin yargılanması açısından içtihat oluşturacak.Fransız mahkemesi, davayı 21 Mayıs’tan itibaren esastan görüşmeye başlayacak. Mahkemenin kararı, merkezi yurt dışında bulunan sosyal paylaşım sitelerinin Fransa’da yargılanması açısından içtihat oluşturacak.Paris’teki duruşmada, Facebook’un avukatı Caroline Lyannaz, 'Şirketin merkezinin Kaliforniya’da olmasını gerekçe göstererek, davanın sadece ABD yargısının yetkisinde olduğu' görüşünü savunarak, bu yüzden başvurunun reddedilmesini talep etti.Şikayetçi tarafın avukatı Stephane Cottineau ise başvurunun 'Fransız yargısının yetki alanına girdiğini' savundu.Fransa’da 28 milyon kişinin söz konusu sosyal ağın kullanıcısı olduğunu hatırlatan avukat, mahkemenin yargılama yetkisini üzerine almaması halinde, bunun ileride olumsuz bir içtihat oluşturacağı görüşünü savundu.İsmi açıklanmayan başvuru sahibi, Facebook hesabının, duvarına ünlü ressam Coustave Coubert’in dünyaca ünlü 'dünyanın merkezi isimli erotik tablosunun resmini koyduğu gerekçesiyle engellenmesi sonrası, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle şirket aleyhine dava açmıştı.Fransa’da hükümet, terörü öven, ırkçı ve yabancı düşmanlığını körükleyen yayınların sosyal paylaşım sitelerinde daha kolay yasaklanması için uzun zamandır ABD’li ünlü sosyal paylaşım site şirketlerinin Fransa’da yasal olarak sorumlu bir adreslerini olmasını savunuyor.İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve geçen ay ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında bilişim suçları ile mücadelede daha etkili önlemler almak adına ilgili şirketlerin temsilcileriyle bir araya gelmişti.AA
Nvidia'dan Dünyanın En Gelişmiş Ekran Kartı: Titan X
Nvidia belki de tüm zamanların en iyi ekran kartı serisi olan Titan serisine yeni bir model daha ekledi. San Francisco'da düzenlenen Game Developers Conference (Oyun Geliştiricileri Konferansı)'da tanıtılan yeni Titan X, tıpkı serinin önceki modelleri gibi hepimize derin bir iç çektirecek gibi.Açık konuşalım, Nvidia'nın yeni bir ekran kartı çıkaracağını biliyorduk, ancak bunu GDC'de duymayı planlamıyorduk. Unreal Engine paneli yapılırken sahneye çıkan Nvidia CEO'su Jen-Hsun Huang hepimize bir süpriz yaptı ve Nvidia'nın Titan serisi ekran kartının yeni modeli olan Titan X'i duyurdu.Dikkat çeken kısım ise Huang'ın Titan X'i tanıtırken sarfettiği şu cümleydi; ''dünyanın en gelişmiş ve en iyi ekran kartı''. Evet, Huang Titan X'i bu şekilde tanıttı ki bizce de haksız sayılmaz. 12GB RAM ve 8 milyar transistör barındıran Titan X, şüphesiz serisinin ve sınıfının en iyi ürünü olacak.
Nostalji İçin Görüşme Odasına: Biri Bizi Gözetliyor Evi Denince Akla Gelenler!
02 Melih ile 11 Eray arasında başlayan mücadele, bir hafta birinin diğer hafta birinin 1. olmasıyla iyice kızıştı.Tabii haliyle ülke de Eraycılar ve Melihçiler olarak ikiye bölündü. Bir tarafta sarı güneş gözlükleri, jöleli saçları, rahat tavırlarıyla Melih; diğer tarafta da evdeki birçok olayda sıkıntı çıkartan, mantıksal yaklaşımlarıyla dikkat çeken Filozof Eray...İkisi de İzmirliydi, ancak Melih Göztepeli, Eray Karşıyakalı! Yani Eray ve Melih'in tüm ülkeyi böleceği işin en başından belliymiş!
Apple Yıl Sonunda Akıllı Saat Pazarının Yüzde 55’ine Hakim Olabilir
Apple 9 Martta düzenleyeceği bir etkinlikle piyasaya çıkışı öncesinde Apple Watch’a dair son gelişme ve yenilikleri duyuracak. Bu etkinliğe doğru geri sayım devam ederken, Apple Watch’un göstereceği satış performansına dair çeşitli analizler de ortaya çıkıyor.Startegy Analytics tarafından yayınlanan rapora göre, Apple Watch’un sevkiyat rakamı 2015’in sonuna kadar 15 milyonu geçecek. Cihazın akıllı saat pazarındaki payı ise yüzde 55’e ulaşacak. Şirketin raporunda Apple Watch’un akıllı saat pazarının geri kalanını da ateşleyeceği ve yıl sonuna kadar toplamda 28.1 milyon akıllı saat sevkedileceği belirtiliyor.Apple’ın ilk parti Apple Watch üretimi için tedarikçilerden 5 milyon cihaz talep ettiğine dair haberler daha önce gündeme gelmişti. Apple Watch’un öncelikli olarak ABD’de satışa çıkacağı konuşulduğu için ilk partideki cihazların tamamının bu ülkede satılması muhtemel gözüküyor. Ancak Cupertino merkezli şirketin ABD pazarındaki gücü ve ülkedeki sadık hayranlarının çokluğu, bu rakamın da gelen talebi karşılamaya yeterli olmayabileceği yorumlarının yapılmasına neden oluyor. Apple’ın girdiği ürün kategorilerini deyim yerindeyse ”ihya etmesi” ise Apple Watch’un akıllı saat pazarına da ivme kazandıracağına dair öngörülerin gerçekleşmesi ihtimalini kuvvetlendiriyor.Teknoblog
Reklam
İstanbul'un Adeta Instagram İçin Tasarlanmış Gizli, Renkli ve Minimalist Mekanları
Bu güzel, renkli fotoğrafları çeken isim, mimar Yener Torun. Bugüne kadar hep tarihi dokusuyla, muazzam büyüklükteki camiileriyle aklımızda yer eden İstanbul, Torun'un çektiği fotoğraflarla renkli ve modern bir hale bürünebilir. Torun, çektiği mekanları İstanbul'da yaşayanların bile tanıyamadığını belirtirken, böyle renkli ve modern görünümlere sahip mekanları bulmak onun için adeta bir hazinenin peşini sürmek gibiymiş. İleride farklı ülkelerde, farklı şehirlerde de aynı projeyi devam ettirmek istediğini söyleyen Yener Torun,geçtiğimiz yazdan beri Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi şehirlerde de İstanbul projesinin benzerlerini oluşturuyor.Kendisinin çalışmalarını Instagram hesabından takip edebilirsiniz.
Big Bang Theory'den Leonard Nimoy'a Saygı Duruşu
The Big Bang Theory bu haftaki bölümünde, geçtiğimiz hafta aramızdan ayrılan, diziye sesiyle konuk olmuş, Star Trek'in ikonu Leonard Nimoy'a saygı duruşunda bulundu. Big Bang Theory'nin Sheldon'ının da kahramanı olan Nimoy, 2012'de bir bölümde sesiyle diziye konuk olmuş ve Sheldon ile Mr. Spock figürü aracılığı ile konuşmuştu.Dizinin bu haftaki bölüm sonunda, dizinin yaratıcısı Chuck Lorre'in isminin yer aldığı bölüm yerine, Leonard Nimoy'un siyah beyaz bir fotoğrafının ve kendisine yazılan teşekkür mesajının yer aldığı bir görüntü yer aldı.
Reklam
Florence and The Machine’den İki Yeni Şarkı Daha
Yeni albümleri How Big How Blue How Beautiful’dan şarkıların haberlerini küçük ve özel konserlerde çalarak veren Florence and the Machine, albümden iki yeni şarkı “Third Eye” ve “St. Jude”u ilk kez dün gece Londra’daki bir etkinlikte çaldı.Şarkılar, video ve ses kaliteleri pek iyi olmasa da dinleyicilerin çektiği Youtube videolarından fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Albümden daha önceden “What Kind of Man” ve albümle aynı ismi taşıyan “How Big How Blue How Beautiful” dinleyebilmiştik. Beklenen albüm ise 2 Haziran’da Republic Records üzerinen dinleyiciyla buluşuyor.BantMag
Dolar/TL 2.64'ü Aşarak Rekor Tazeledi
Erdoğan'ın açıklamaları ve MB'nin dolaylı faiz artışı ile 2.58 seviyesine inen dolar, ABD'den gelen olumlu istihdam verileriyle 2.6475'i görerek rekor kırdı.ABD'de Şubat ayı işsizlik oranı yüzde 5.5 olarak açıklandı. Bu, ABD açısından tahmin edilen yüzde 5.6 oranından olumlu. Tarım dışı istihdam artışı da 240 bin kişi olarak tahmin ediliyordu. O da beklentilerin üzerinde, 295 bin kişi olarak açıklandı. Bu rakamların ardından öğle saatlerinde Türk Lirası karşısında değer kaybetmeye başlayan dolar yeniden yükseldi ve 2.58'den 2,64'ün üzerine çıktı, 2.6475 ile rekor kırdı.Erdoğan: Faiz lobisinin çalışmasıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da cuma namazı çıkışında dolardaki artışla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dolar kurundaki aşırı yükselişle ilgili olarak 'faiz lobisi'ni suçladı. Erdoğan şunları söyledi:'Her şeyden önce şu anda dolar, avro, faiz bunları etraflıca ele aldığımızda karşımıza çıkan durum şudur: Bir defa burada faiz lobisinin malum bir çalışması var. Ortaya bazı iddialar atmak çok yanlıştır. Şunu açık ve net söyleyeyim: Şu anda özellikle faiz lobisi veyahut da dolara aşırı derecede yatırım yapanlar yaya kalabilirler.''Merkez Bankası'nı köşeye sıkıştırıyorlar'Erdoğan spekülasyon vasıtasıyla Merkez Bankası'nın köşeye sıkıştırılmak istendiğini ve Erdem Başçı ve Ali Babacan ile görüşeceğini de söyledi:'Burada yapılan spekülasyon doları piyasadan çekelim, Merkez Bankası'nı köşeye sıkıştıralım... Merkez Bankası’nın tavrı önem arz ediyor. MB Başkanı ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın talepleri var. ABD dönüşü kendileriyle değerlendirmeler yapacağız.''Dolar karşısında ne varsa değer kaybediyor'GCM Menkul Değerler Araştırma Direktörü Erdoğan Turan, 'Erdoğan'ın ılımlı açıklamaları bir umut olmuştu ama o da elimizden alındı' diyor. Al Jazeera'ye konuşan Turan'a göre önümüzdeki hafta ve Mart ayı oldukça çalkantılı olacak:'Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ile kur 2,58'in altına indi. ABD verisi çok güçlü geldi. Bu, Mart 2000'den bu yana en yüksek rakam. Şu anda dolar karşısında ne varsa kaybediyor. Bu veri, Haziran'da faiz artışı için erken düşüncesini çok ciddi sildi. ABD ekonomisinde FED'in faiz artışının ana sebebiyse ve bu nokta da çözülürse demek ki faiz artışı gelecek.'Turan'a göre bundan sonra yönümüzü ABD'ye çevireceğiz çünkü dünyanın gittiği yer belli, rüzgara karşı durulmaz.'Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları yükseliş hızını kesti'Al Jazeera'ye konuşan Gedik Yatırım Yurtiçi Piyasa Müdürü Eral Karayazıcı da Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarının kurda çok ciddi gerilemeye neden olduğunu ancak ABD verisinin tabloyu değiştirdiğini anlatıyor:'Cumhurbaşkanı'nın konuşması sonrasında diğer gelişen piyasalarda bir şey yokken dolar bir anda Türkiye'de düşmeye başladı. Türkiye için pozitif habere aç kaldı çünkü piyasa. Ardından gelen ABD tarım dışı istihdam verisi Amerikan Merkez Bankası'nın 17-18 Mart'taki toplantısında faiz artışı konusunda 'sabır' ifadesini kaldırması ihtimalini güçlendirdi.'ALB Menkul Değerler Analisti Volkan Kuğucuk'a göreyse siyasilerin yumuşatıcı açıklamaları tüm piyasalarda değer kazanan doların Türkiye'de yükseliş hızını kesti. Kuğucuk, 'Erdoğan'dan ılımlı açıklamalar gelmeseydi, tarım dışı istihdam verisinin ardından dolar/tl'de 2.65 seviyelerinin aşılabilirdi' diyor.Merkez Bankası'ndan dolaylı faiz artışıDolara yönelik önemli hamle ise Merkez Bankası'ndan geldi. Merkez Bankası piyasaya bankaların nakit ihtiyacının 5 ila 6 milyar altında para sürerek, gecelik borçlanma faizlerinin 10.3'ten 10.6'ya çıkmasını sağladı. Direkt faiz indirimine gitmeyen Merkez Bankası bu yolla dolaylı faiz artışı sağladı.Perşembe günü 2,60 TL sınırını aşıp 2.6290 lira düzeyine yükselen dolar, Cuma gününe 2.61 liranın üzerinde başladı. Dolar 2.6110 - 2.6120 lira aralığında hareket ederken, bu gelişmelerin ardından 2,61 TL seviyesinden hızla aşağı yöneldi ve 2.58 TL'ye indi. ABD istihdam verileri açıklanana kadar da bu seviyelerde kaldı.Türk Lirası Ocak ayı sonundan itibaren tüm gelişmiş ülke para birimlerinde olduğu gibi değer kaybediyor ve Brezilya Reali ile birlikte en çok değer kaybeden para birimi.Bir ayda yüzde 7.3 yükseldiDoların 2.2365 lira düzeyinde bulunduğu Aralık ayı başından bu yana geçen üç aylık sürede kazancı ise yüzde 17.5 düzeyinde gerçekleşti.Türkiye Merkez Bankası’nın dolardaki yükselişi önlemek için ilk başvurduğu yol olan döviz satım ihaleleri şimdiye kadar etkili olamadı. Merkez Bankası'nın kullanabileceği diğer silah ise faiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın düşmesini istediği faizin akıbetine ilişkin karar 17 Mart'ta.Neden?ABD Merkez Bankası (Fed) kendi ekonomik sıkıntılarının üstesinden gelmek için piyasaya çok fazla dolar sürdü ve yatırım yapılması amacıyla faizleri düşük tuttu. ABD ekonomisinde gerçekleşen iyileşmenin ardından piyasaya para sürmekten vazgeçen ABD yakın zamanda da faizleri yeniden yükseltmeyi planlıyor. Bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri faiz açısından cazip konumlarını kaybetmelerine ve doların yeniden gelişmiş ülkelere dönmesine sebep oluyor.Bu olumsuz gelişmelerin yanında Türkiye’de yaklaşan seçimler, siyasi iktidar ile Merkez Bankası arasında devam eden faiz tartışmaları, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik eleştiriler, Türkiye’nin düşen ihracat ve yükselen işsizlik verileri, bu değer kaybının en fazla yaşandığı ülkelerden birinin Türkiye olmasına sebep oluyor.Bugünün verileri ve etkileriBu sabah Türkiye 2014, 15 yaş üstü işsizlik verileri açıklandı. İşsizlik oranı yüzde 0,2 artarak 9,9 oranında çıktı. Ayrıca TÜİK'in açıkladığı Ocak ayı perakende satış hacmi rakamlarına göre, tüketim bir önceki aya göre yüzde 0,3 düştü. Bu verinin eklenmesiyle oluşan yıllık tüketim rakamı ise yüzde 4 artış gösterdi. Bu veriler Türkiye’de işsizliği ve tüketimi ortaya koymaları açısından önemli.Kaynak: Al Jazeera
Elif Şafak'ın 'Baba ve Piç' Romanı Sahneye Uyarlandı
Elif Şafak’ın Türkiye’de çok tartışılan Baba ve Piç adlı romanı İtalya’da tiyatroya uyarlandı. Serra Yılmaz’ın da başrollerinde yer aldığı eserin Floransa’daki prömiyeri büyük ilgi gördü.Floransa’daki Rifredi Tiyatrosu, Tarkan, Sezen Aksu ve Baba Zula şarkılarının eşlik ettiği, ezan sesinin duyulduğu, aşurelerin pişirilip, tarifinin verildiği, Türk ve Ermeni mutfağının vazgeçilmez lezzetleriyle sofraların kurulduğu bir temsile; Baba ve Piç’e ev sahipliği yaptı. Böylece Elif Şafak’ın bir romanı ilk kez tiyatro sahnesine uyarlanmış oldu.
Reklam
Blackberry Kızaklı Bir Model Üretecek
Parlak günlerini mumla arayan cep devi BlackBerry, şimdi de sürpriz bir yeni modelin peşinde!BlackBerry, eski popülerliğine kavuşmak için yeni atılımlar yapmaya devam ediyor. MWC 2015 sırasında Leap isimli yeni modelini tanıtan şirketin, tamamen dokunmatik ekrana sahip ancak arkasında kızaklı fiziksel klavyesi olan bir telefon modeli üzerinde de çalıştığı ortaya çıktı.BlackBerry , yeni telefona Slider ismini taktığını da vurguladı. Cihazın detayları henüz belli değil ancak BlackBerry, bu yıl için en azından bir adet, sıra dışı bir telefon çıkaracaklarının altını çizdi. Slider'ın da o model olması bekleniyor.Slider'ın ne zaman piyasaya çıkacağına dair bilgi de henüz yok. Geçmişte, kapaklı ve kızaklı telefon modellerine gösterilen yoğun ilgiyi düşünecek olursak, BlackBerry Slider ile, diğer modellerine oranla daha fazla ilgi toplayabilir.Chip
Maria Tiurina'dan İnanılmaz Detaylarıyla İnsanın Aklını Başından Alan 2 Farklı İllüstrasyon Projesi
İngiliz illüstratör Maria Tiurina'nın işleri gerçekten görülmeye değer. Çizimlerindeki detaylar insanı gerçekten hayrete düşürüyor. Tiurina hayata bakışını şu şekilde açıklıyor, ' Seyahat etmek, görmek, hissetmek ve tecrübeleri biriktirmek.' Sanatçı aşağıdaki projelerin her birini tamamlamak için ortalama 2 ay çalışmış. Ortaya çıkan işi görünce, insan bu durumu fazla şaşırmıyor.
Reklam
Şimdinin Tonton Teyzeleri Olan, Geçmişin En Hızlı ve Asi Kadın Motorcuları
Bugün, sokakta motosiklet kullanan bir kadın görme sıklığımız oldukça düşük. Fakat eski zamanlarda bu oranın daha yüksek olduğunu söyleseler de inanmamız güç olurdu. ama gerçekten de öyleymiş, değil motosikleti düz yolda süren; plajda, ilginç pistlerde hatta ayakta bile motosiklet süren kadınlar için 1940'lara 50'lere gidiyoruz.
Kentsel Dönüşüm Piyangosuna Bayraktar’tan Yalanlama
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve ailesinin 2 yıl önce 42 milyon liraya aldığı Koşuyolu’ndaki 10 dönümlük arsa tek bir binayla kentsel dönüşüme sokulduğu, yaklaşık 50 milyon lira vergi muafiyeti sağlanan arsadan Bayraktarların 114.4 milyon lira gelir elde edeceği, 2 yıllık kârın ise 72.4 milyon lira olduğu bugün basına yansımıştı. Habere Erdoğan Bayraktar cephesinden yalanlama geldi. Yapılan açıklamada ''Şu andaki mevcut olan kentsel dönüşüm uygulamasının Bayraktar İnşaat'a sağlayacağı bir muafiyet ve bir mali fayda da bulunmamaktadır. Haber içeriğinin Bayraktar İnşaat ve şahsım Erdoğan Bayraktar ile alakasız olmasına rağmen, fotoğraflarım ve ailemin ismi kullanılarak haber yapılması, kasıtlı ve basın ilkeleriyle çatışan bir habercilik anlayışıdır' deniliyor.Hürriyet'ten Gülistan Alagöz'ün haberi şöyleydi. “İstanbul Koşu-yolu’ndaki 10 dönüm arsada tek bir bina vardı, içinde de bir kişi oturuyordu. Bu riskli bina sayesinde yeni işimiz kentsel dönüşüm projesi oldu. Gayrimenkul projemizden 80 milyon dolar (208 milyon lira) ciro bekliyoruz. Bunun yüzde 55’i arsa sahibinin. Kentsel dönüşümde en büyük pay arsa sahibine düşüyor. İnşaatı yapan firmalar ufak karlarla ilerliyor. Ne yazık ki kapitalizm böyle bir şey.” Bu sözlerin sahibi Ofton İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun. Projeyi diğer gayrimenkul projelerinden farklı kılan nokta ise arsanın sahibi. Arsanın sahibi eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ailesi.Hürriyet’in arsa ile ilgili sorularını yanıtlayan Altun, “Projede arsa sahibi Bayraktar İnşaat. Gizlimiz saklımız yok bu. Geçen yıl Bayraktar İnşaat ile anlaştık” yanıtını verdi.Bayraktar’ın Koşuyolu Emin Bey Sokak’taki yaklaşık 10 dönümlük arsayı 22 milyon dolara aldığı ilk önce basına yansımıştı. Daha sonra Bayraktar Hürriyet’e verdiği bir demeçte, olayı doğrulamış ve aile şirketlerinin ‘masum bir yatırım’ı olarak tanımlamıştı. Ancak dün Oftan İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun’un açıklamaları Bayraktarlar’ın yaptığı yatırımın iki yılda net 72.4 milyon lira kazandığını ortaya çıkardı.  Erdoğan Bayraktar ve ailesinin ortak olduğu Bay­rak­tar İn­şa­at’ın 10 dönümlük ar­sa­yı ün­lü işada­mı Se­la­hat­tin Be­ya­zı­t’­ın oğ­lu Meh­met Mu­rat Be­ya­zı­t’­tan 2013’te satın almıştı. Şirket, arsa için 22 milyon dolar yani o günkü kurlarla 42 milyon lira ödemişti.Arsa sahibi olan Bayraktar İnşaat, arsada proje geliştirecek Ofton İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle 2014’ün ikinci yarısında anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre arsa sahibi Bayraktar İnşaat, proje satışıyla elde edilecek gelirin yüzde 55’ini, müteahhit firma Ofton İnşaat ise yüzde 45’ini alacak. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Altun, ‘Elysium Elit Koşuyolu’ adını verdikleri projeden dün 80 milyon dolar hasılat beklediklerini, anlaşmaya göre bunun 44 milyon dolarını arsa sahibine vereceklerini açıkladı. Arsayı 42 milyon liraya alan Bayraktarlar, 44 milyon doların karşılığı bugünkü kurla 114.4 milyon lira kazanacak. Böylece sadece bir arsadan iki yılda net 72.4 milyon lira kâr etmiş olacak. Bu arada projenin tüm masraflarını müteahhit firma üstlenecek. Ayrıca projenin masrafının ‘kentsel dönüşüm’ avantajı kullanılarak azaltıldığı da ortaya çıktı.   50 MİLYON AVANTAJ İsmail Hakkı Altun, arsanın içinde tek bir bina ve tek bir oturum olduğunu ve bu yapı riskli olduğu için kentsel dönüşüm kapsamına girdiklerini söyledi. Yani yaklaşık 10 dönümlük bir arazi tek bir bina ile kapsama sokuldu. Bu şu anlama geliyor; Bir proje kentsel dönüşüm kapsamına girince KDV oranı yüzde 18 değil yüzde 1 oluyor. İnşaatı yapan firma belediye ve ruhsat harcı, iskan öncesi ve sonrası harcı, damga vergisi ve noter harcı ve tapu harcı ödemiyor. Çünkü 2012’de çıkan ve halk arasında kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ dönüşüm yapan inşaat firmalarına avantaj sağlıyor. Eğer arsa dönüşüm kapsamına girmeseydi, müteahhit firma yaklaşık 50 milyon liralık vergi yüküyle karşılaşacaktı. Bu durumda Bayraktar’a verilen yüzde 55’lik hasılat da azalacaktı. Böylece, Bayraktar kendi bakanlık döneminde uygulamaya soktuğu ‘kentsel dönüşüm’den önemli bir kazanç elde etmiş oldu.MİLYONLUK KÂRA GİDEN YOL NASIL AÇILDI2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ çıktı.Bayraktar İnşaat Koşuyolu’ndaki 10 dönüm arsayı 2013 yılında satın aldı.Bayraktar ailesi 2014’ün ikinci çeyreğinde Ofton İnşaat ile anlaştı.Arsadaki tek bina depreme karşı riskli ilan edildi. Proje  kentsel dönüşüm kapsamına alındı.MASUM YATIRIM DEMİŞTİErdoğan Bayraktar, bakanlığı döneminde şirketinin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını Hürriyet Gazetesi’ne verdiği açıklama ile doğrulamıştı. Bayraktar, 21 Temmuz 2014’te yayımlanan haberde şu ifadeleri kullandı:  “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki. Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır.”
Reklam
Mars'ın Uzun Zamandır Sularla Kaplı Olduğu Ortaya Çıktı
Mars’ta hayat olup olmadığıyla ilgili çalışmalarını tüm hızıyla yürüten NASA, gezegende su olup olmadığı hakkında açıkladığı yeni bilgiler ile herkesi şaşırttı. Şimdilerde su izine rastlanamayan Mars’ın bir zamanlar sularla kaplı olduğu belirtiliyor.NASA bilim insanlarının belirttiğine göre kızıl gezegende yılar öncesinde Arktik Okyanusu’ndakinden bile daha fazla su alıyordu. Bu sular, gezegenin tamamını kaplıyordu ve derinliği ise 137 metreye ulaşıyordu. Araştırmacıların belirttiğine göre Mars’ta bulunan bu büyük su kitlesi zamanla uzayın derinliklerinde kayboldu. Kızıl gezegende eskiden böylesine büyük bir su kütlesinin olması, yaşamın var olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bilim insanlarının şimdi ise gezegenin zamanla suyun yüzde 87 ‘sini nasıl kaybettiği üzerinde çalışmalar başlattığı ifade ediliyor.
Reklam