onedio
Apple Music Türkiye Fiyatları Belli Oldu
Apple’ın 8 Haziran 2015 Pazartesi günü düzenlediği Dünya Geliştirici Konferansı’nda tanıttığı Apple Music’in Türkiye fiyatları belli oldu.ElmaDergisi'nin paylaştığı habere ve iOS 8 beta 4'ün ardından yaptıkları kontrollere göre ortaya çıkan fiyatlar şöyle:Bireysel kullanıcı: 9.99 TL6 kişiye kadar aile paylaşımı: 14.99 TL
68'inde Motosikletle Almanya Turu Yaptı
-Zonguldak'ta, emekli maden teknikeri, 4 çocuk ve 5 torun sahibi 68 yaşındaki Bilal Lenger, motosikletle 6 bin 700 kilometre yol kat ederek Almanya'ya gidip geldi. Geçen yıl hacca giden ve çevresinde 'Motorcu hacı' lakabıyla tanınan Bilal Lenger, 'Kaskımı çıkarınca 'Dedeymiş' diyorlar. Ben de 'Bırakın nüfus kağıdında yazan yaşa, benim ruhum genç' diyorum' diye konuştu.Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan emekli maden teknikeri Bilal Lenger'in motosiklet tutkusu 50 yıl önce başladı. 18 yaşından bu yana motosiklet kullanan, yurt içinde bir çok motosiklet festivaline katılan Bilal Lenger, geçen 15 Mayıs'ta ilk kez motosikletle yurtdışına gitti. Bulgaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya üzerinden 2 günde Almanya'ya ulaşan Bilal Lenger, Münih'te Zonguldaklı gurbetçilerle buluştu. Orada motosiklet tutkunlarıyla bir araya gelen ve 7 şehir gezen Bilal Lenger, 10 Haziran'da turunu tamamlayarak yine motosikletle Zonguldak'a döndü.Gidiş geliş 6 bin 700 kilometre yol kat eden Lenger, motosikletin kendisi için bir tutku olduğunu söyledi.Geçen yıl eşiyle hacca gitmesi nedeniyle çevresinde, 'Motorcu hacı' lakabıyla tanınan Bilal Lenger, 1964-1969 yılları arasında üniversite eğitimi gördüğü Almanya'ya 46 yıl sonra ilk kez gittiğini söyledi. Bilal Lenger, '2 günde Almanya'ya gittim. 7 şehir gezdim. Okul yıllarımdaki arkadaşlarımı gördüm. Akrabalarımı ziyaret ettim. 6 bin 700 kilometre yol yaparak Zonguldak'a döndüm' dedi.Çevresinde kimsenin kendisine ismiyhe hitap etmediğini anlatan Bilal Lenger, şöyle konuştu:'Motor sevgisi bende vazgeçilmez bir hobi. Çevremde bana 'Motorcu hacı' derler. Hacca gitmeden önce de sakalım nedeniyle öyle derlerdi. Ama motora bindiğimde yaşım otomatik 35'e iniyor. Öyle hissediyorum. Geçen yıl çok şükür hacca gittim. Hacı olduğumu duyunca insanlar biraz şaşırıyor. Hacı veya hoca da olsam bu benim bir hobim. Bazen festivallere gidince kaskı çıkarınca şaşırıyorlar ve 'Yaşlı adammış, dedeymiş' diyorlar. Beni genç zannettiklerini söylüyorlar. Ben yine genç olduğumu söylüyorum. 'Bırakın nüfus kağıdındaki yazan yaşa, benim ruhum genç' diyorum.'Lenger, bundan sonraki hedefinin ise Zonguldak Motosiklet Kulübü'ndeki arkadaşlarıyla İtalya turu yapmak olduğunu söyledi.Kaynak: Gerçek Gündem 
Murat Saraçoğlu: Karagül 42 Ülkeye Satıldı Ama Benim Buradan Kazancım Sıfır Lira
'Karagül' adından en fazla söz ettiren dizilerden biri. Rating ve hasılat rekorlarıyla hep gündemde. Dizinin yönetmeni Murat Saraçoğlu ile 'Karagül'ü konuştuk. Murat Saraçoğlu Karagül’ün başarısını yapımcıdan başlayarak doğru ekibi oluşturmakta görüyor. Karagül’ün 42 ülkeye satıldığını söyleyen Saraoğlu buralardan kazancının sıfır lira olduğunu söylüyor.Filmlerinizi seyrettim, Karagül dizisini iki sezondur seyrediyorum. Film çekmek daha özgür bir şey ama dizi için bu söz konusu değil, karışanı çok, seyircinin haftalık algısı, yapımcının baskısı, hem senaristin hem de yönetmenin üzerinde büyük bir yük olmalı. Sizin filmlerinizin her birinin isabet kaydetmesini buna bağlayabilir miyiz?Film, yönetmenin kendini var ettiği asıl mecradır. Televizyon dünyasında “film yönetmenin dizi yapımcınındır” denir. Bir yere kadar katılıyorum bu saptamaya, ancak yönetmenin inanmadığı ve onaylamadığı bir şeyin iyi sonuç vermesini beklemek fazlaca iyimserlik olur.Karagül dizisinde bir ekip ruhu ile çalıştığınızı okudum daha önceki röportajlarınızda çünkü oradaki kadronun çoğu ile birlikte birçok kez çalışmışsınız. Bazı yabancı yönetmenler filmlerinin müziklerini yaptırdıkları müzisyeni bile hiç değiştirmiyorlar hatta onu bazen oyuncu olarak da görebiliyoruz. Karagül dizisinin başarısı, sizi bir orkestra şefi olarak düşünürsek, bu ahengi yakalamanızda diyebilir miyiz?Karagül’ün başarısını yapımcıdan başlayarak doğru ekibi oluşturmakta bulabiliriz. Ne bir eksik ne de fazla; bütün birimler ruhunu kattı bu diziye. ‘Nasıl olsa bir ağa dizisi çekiyoruz’ diye düşünüp işin kolayına kaçmadık. Her detaya günlerce kafa yorduk. Kendal’ın teknesinden, Ebru’nun fularına, Asım’ın vücut dilinden, konaktan çıkınca ne tarafın Halfeti ne tarafın fabrika yolu olduğuna kadar.Rüyalar, edebiyatta ve filmlerde karakterlerin bilinçaltını yansıtması bakımından çok önemli. Karagül dizisinde rüyalara çok yer veriliyor. En son Özlem’in rüyasına tanıklık ettik. Konağın fertleri el birliğiyle özlemin bebeğini var ettiler ve bebek şöminede yanarken uyandı. Karakterin ruh halini vermek açısından hem zor hem de dizi süresinde özet geçmek bakımından kolaylık rüyalar, siz ne düşünüyorsunuz?Karagül rüyalarına kafa yormayı ekip olarak çok seviyoruz. Ama itiraf edeyim böyle bir konseptte fantastik öğeler kullanarak mana oluşturmaya çalışmak büyük riskti. Aslında bırakın rüyaları Karagül’ün senaryosundan yükselen manayı yorumlamaya çalıştığımız görsel dilin totalinde bu risk vardı. Yüksek kareler, rüyalar, efektler, müzikteki senfonik anlayış seyirciyi yabancılaştırabilecek şeyler. Ama öyle olmadı. Karagül bu anlamda ‘dozlar’ dizisidir.Kitabınız “Salacak ve Harem”, henüz okumadım ama anladığım kadarıyla mekan üzerinden yola çıkmış bir kitap, Karagül dizisi için de çok güzel bir şey söylemişsiniz, “Halfeti, birinci kahramanımız” demişsiniz. Bunu da gayet güzel kullanıyorsunuz. Şerif Sezer’in oğlunu alıp yollara düştüğü sonra bir çukurun başında hesaplaştığı sahneler muhteşemdi. Siz sezgisel bir insansınız sanki. Nesneleri kapsayan onları yansıtan, yanılıyor muyum?Mekanla ilgili saptamanız beni mutlu etti, çünkü çektiğim işlerde mekanın turistik ya da fonda beliren bir öğe olmasına değil hikayeye yardımcı temel unsurlardan biri olmasına çabalıyorum.“MEMLEKET’İN VİZYONU 2016 BAŞINI BULACAK”“120” filminizi yeni seyrettim, “Yangın Var” filminizi daha önce seyretmiştim. Oralarda da mekanlar ve insanlar bir bütün. Son filminiz “Memleket” de yine mekan duygusunun insandaki yansımasının hikayesi. Ne zaman vizyona girecek?Memleket’in vizyonu 2016 başını bulacak sanırım. Öncesinde kendimizi ifade etmek istediğimiz başka mecralar var.Bir yönetmenin filmin hem yapımcılığını, senaristliğini üstlenmesi, filmin bütünlüğünü yansıtması, akışın kopmaması açısından sanki ideal ama bizim ülkemizde böyle yapımlar az, siz bu konu da ne düşünüyorsunuz?Yönetmenin kendi senaryosunu çekmesi ve yapım koşullarına hakim olması güzel ama bence yönetmen sadece filmine odaklanıp güvendiği bir yapım ortamında sanatıyla uğraşabiliyorsa bu güzel.“ALTERNATİF DAĞITIM AĞLARI OLUŞTURULMALI”Türk filmleri kendi ülkesinde yeterince itibar görmüyor sanki, seyirci filmin farkına varmadan bir bakıyorsunuz, film vizyondan kalkmış. Bizde neden tanıtım ve dağıtımda bu kadar tekelcilik var? Para getirmeyen bir iş bu tarafı ya da sorun ne?Dağıtımcılar basit bir yaklaşımla filmin ne olduğuna değil tıpkı bir süpermarketin rafında bekleyen konservelerde olduğu gibi kimlerin daha çok bu ürünlere rağbet ettiğine bakıyorlar. Bu tek tip ve sadece satıştan ibaret sisteme karşıyım. Alternatif mecralar ve dağıtım ağları oluşturulmalı. “Başka Sinema” organizasyonu bu alternatif için güzel bir girişim.Festivallerde bir sürü yabancı film seyrediyoruz, festivalleri düzenleyenler birbirlerini sabote ediyorlar, aynı zamanlarda oluyor mesela, üstelik Türk filmleri de çok az oluyor aralarında. Oysa bir senede çok fazla film çekiliyor, sinemacılar mı festivallere itibar etmiyor, yoksa festival düzenleyen mi Türk filmlerine, hangisi? Yoksa seyirci yabancı film mi görmek istiyor sizce?Bu sorunun ana fikrine katılmıyorum. Türkiye’de önemli festivaller, Türk filmlerinden oluşan ulusal yarışmalarıyla kendilerini var ediyorlar. Sıkı takip etmek alternatiflerin çoğalması açısından çok önemli.“KARAGÜL 42 ÜLKEYE SATILDI AMA BENİM KAZANCIM SIFIR LİRA”Müzik sektörü çok daha erken organize olmuş haklarını yasal manada korumak açısından, film sektörü ise bu konuda daha yeni adım attı. Çok sesliliğin nedeni bu sektörde kolların çok fazla olması mı? Neden organize olup haklarını yasallaştıramıdılar? Mekanda film çekerken zabıtaya bile hesap vermek zorundalar.Valla bu kanayan yaramız. Kanunla ilgili büyük sıkıntılar var ama temelde hepimizin bir araya gelmesi şart. Hatta öyle olmalı ki sektör sezonun en verimli döneminde yayını durdurmalı. Ama bütün herkes. Yoksa bir şey değişmez. Güzel gelişmeler var ama kimse yerinden kıpırdamadığı için sonuca yürünemiyor. Karagül 42 ülkeye satıldı ve oralarda da raiting rekorları kırıyor. Ama örneğin benim buralardan kazancım sıfır lira.“İKİ TARAFLI BİR ÇARESİZLİK”Yazarlar gibi senaristlerin de bir süre sonra yaratım sürecinde inişe geçmeleri doğal bir süreç, biriktirmeleri gerekiyor ama bizde hep aynı senaristlerin uzun soluklu benzer işleri aynı kanallarda dolanıp duruyor. Bu sizce sağlıklı bir şey mi? Seyirci ve senaristin ruh sağlığı açısından soruyorum?Elbette değil, yazanın da çekenin de oynayanın da robot olmadığı malum. Ama reklam kazanç dengesi bahane edilerek süreler uzadıkça uzuyor. Artık içerik kalitesi ikinci planda, temel mesele istenilen uzunlukta yayın bandını kanala gönderebilmek. Seyirci de karakterlere inanmışsa eğer, sıkılsa da bir alışkanlıkla yayını son reklama kadar izliyor. İki taraflı bir çaresizlik hüküm sürüyor kısacası.“FİLM ÖNCELİKLE HİKAYEDİR”Son bir soru sormak istiyorum. Ben eskiden filmin, hayatın bir anını, karesini alıp, onu resmetmek olduğunu sanırdım. Sonra biri, yönetmenin adını unuttum o demiş ki tıpkı resim gibidir film çekmek, algıladığınızı, kendi gerçeğinizle sahneye yansıtmak. Bu sizin gerçeğinizdir, doğru olması gerekmez. Siz bu konuda ne diyorsunuz?Film çekmenin bunlarla birincil derecede bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Film öncelikle hikayedir. Yönetmen hikayesini anlatır ve izleyenlerin bundan etkilenmesini ister. Senaryo, oyuncular, kamera, ışık vs… bu hikayenin anlatılmasında sadece birer enstrümandır. Hikaye anlattığınızı unutursanız kamera, ışık vs.. derken milyon tane detay içinde kaybolup gidersiniz.Cevaplarınız için çok teşekkür ederim. Umarım bundan sonra tıpkı “Memleket” gibi kendi içinizden çıkan senaryosunu kendinizin yazdığı gönlünüzce filmleriniz olur seyirciye ulaştırdığınız.İlginize ve okuyucuya çok teşekkür ederim…Zuhal Özden / Demokrat Haber
6 Adımda Google Pagespeed ve Mobile Usability Takip Dokümanı Oluşturma
Google'ın 2 ay öncesinden duyurusunu yaptığı, 21 Nisan 2015 tarihinden itibaren yayında olan 'Mobile Friendly' (Mobil Uyumlu / Mobil Dostu) güncellemesiyle birlikte tüm web camiasında mobil siteleri elden geçirme ihtiyacı oluştu. İyi de oldu bence, bazı büyük kurumların websiteleri bile mobilde kullanılamaz haldeydi. Piyasada ufak da olsa bir aydınlanma oldu.Mobil sitenizin mobil dostu olup olmadığını anlayabilmeniz için Google'ın oluşturduğu güzel güzel rehberler var, Türkçe ve İngilizce versiyonlarına linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz.Bu içerikte Google'ın sunduğu Pagespeed (Sayfa Hızı) ve Mobile Usability (Mobil Kullanılabilirlik) puanlarını birden çok web sayfası için tek seferde kontrol edebilmenizi sağlayacağım. Tek yapmanız gereken adımları takip etmek.
Microsoft Bing’in Arama Trafiğini Standart Olarak Şifreleyecek
Bu yazdan itibaren Bing’i kullanmak biraz daha güvenli hâle gelecek. Microsoft’tan yapılan açıklamada arama motorundaki trafiğin bundan böyle varsayılan olarak şifreleyeceğini açıkladı. Yaklaşık 1,5 yıldır şifrelenmiş aramayı isteğe bağlı olarak sunan Microsoft, nihayet söz konusu özelliği tüm Bing kullanıcıları için standart olarak sunacak.Microsoft, web yöneticilerinin ziyaretçinin Bing üzerinden geldiğini görmesini sağlayacak referansları vermeyi sürdüreceğini ancak ziyaretçinin kullandığı arama teriminin gösterilmeyeceğini belirtti. Pazarlamacılar ise Bing’in reklamverenler için hazırladığı araçlar sayesinde popüler arama terimleri ve sonuç sıralamaları gibi istatistikleri görmeye devam edebilecekler. Microsoft, pazarlamacılara sunulan araçların kullanıcı gizliliğine aykırı bir durum yaratmadığını vurgulamayı ihmal etmedi.Teknoblog
Reklam
Hangi Game of Thrones Karakteri Senin Sevgilin Olmalı?
etiket
Yeni sezon 16 Temmuz'a başlıyor! Dizinin karakterleri kimi zaman üzdü kimi zaman heyecanlandırdı kimi zaman aşık etti. Peki kimler aşık etti? Game of Thrones karakterlerinden hangisi senin sevgilin olmalı? Hadi bakalım.
Reklam
Akrabalık İlişkileriyle İlgili Beyninizi Yakacak 5 Mantık Sorusu
etiket
Anneler, düğünlerdeki ve diğer akraba içi cemiyetlerdeki engin tecrübeleri nedeniyle akrabalık ilişkilerini saptamakta oldukça deneyimlidirler. Ancak bu sorular, onları bile zorlar muhtemelen. Bakalım siz, annelerinizin tecrübeleri olmadan ve sadece mantığınızı kullanarak bu karmaşıklığı çözebilecek misiniz....
Onedio Retro Kuşağı: 30 Madde ile Türk Pop Müziğinin "Enerji Formatlı" Efsanesi Erol Büyükburç
Bir hayatlık kariyerine 33 film, 20 fotoroman, 6 taş plak, 5 uzun oyun, 75 tane 45'lik, 9 kaset, 200'e yakın ödül ve 1800 beste sığdıran Erol Büyükburç, bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en unutulmaz ünlüleri arasında yer alıyor. Yaratıcı, yenilikçi ve çok yönlü kişiliğiyle herkesi kendine hayran bırakan Erol Büyükburç, Türk müziğine getirdiği yeniliklerden dolayı her zaman hatırlanmaya devam edecek. Biz de, bu içeriğimizde onun hayatını sizlerle paylaşmak ve başarılarla dolu bir müzik kariyerine giden o yolu aydınlatmak istedik:
Reklam
Reklam
Hastane Personelinin Gece Yarısı Çektiği Tüyler Ürpertici Hayalet Fotoğrafı
Hayaletlerin, ölü ruhların var olup olmadığı veya varsa bile insanlara gözüküp gözükmediği her zaman bir tartışma konusu olmuştur. Bu tür doğaüstü olaylara inan insanların çoğu, buna inanmak için bir kanıta ihtiyaç duymazken, inanmayanlar ise daima bir kanıt ararlar. Bu kanıtlarda ''genellikle yalan'' çıkan fotoğraflar veya videolar şeklinde olur. İşte Andrew Millburn isimli bir hastane çalışanı da bu çektiği fotoğrafta bir hayalet olduğunu iddia ediyor. Bakalım sizleri inandırabilecek mi?
Türkler En Çok Hangi Rüyaların Anlamlarını Arıyor?
Rüyamızda ne görsek, koşarak bilgisayar başına geçip arama motorlarında gördüğümüz rüyaların anlamlarını arıyoruz. Bu fikirden yola çıkan Yandex, Türkiye’de ilginç bir araştırmaya imza atmış. 2014’ün Ocak ayından 2015 Nisan ayına kadar geçen 16 aylık süreyi baz alan Yandex’in analizinde Türklerin rüyalarında en çok ne gördüğü listelendi.Buna göre Türkiye’de rüyalar hakkında en çok aranan “Rüyada yılan görmek” oldu. Bu aramayı takip edenler ise “Rüyada altın görmek” ve“Rüyada köpek görmek” olurken, “Rüyada fare görmek” ve “Rüyada ağlamak” da rüya aramaları hakkında yapılan analizde ilk 5’e girdi.En çok aranan ilk 5 ifade arasında olmasa da yapılan araştırmada “Rüyada hamile olduğunu görmek”, “Rüyada at görmek”, “Rüyada inek görmek”, “Rüyada saç kestirmek”, “Rüyada ayakkabı kaybetmek”, “Rüyada dişinin çıktığını görmek” gibi enteresan aramaların da sıkça yapıldığı paylaşılan bilgiler arasında yer aldı.Yandex aramalarına göre Türklerin en çok gördüğü rüyalar şu şekilde;Rüyada yılan görmekRüyada altın görmekRüyada köpek görmekRüyada fare görmekRüyada ağlamakRüyada hamile olduğunu görmekRüyada deniz görmekRüyada balık görmekRüyada para görmekRüyada bebek görmek
Reklam
Türkiye'nin En Büyük Sanayi Kuruluşu 2014'te de Tüpraş Oldu
İstanbul Sanayi Odası'nın 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2014 araştırmasının sonuçları açıklandı. Buna göre, önceki yılın birincisi Tüpraş 37.5 milyar lira üretimden satışlar ile yine birinci, önceki yılın ikincisi Ford Otosan da 10.5 milyar lira üretimden satışlar ile yine ikinci olurken, önceki yılın dördüncüsü Oyak Renault 8.8 milyar lira üretimden satışlar ile üçüncülüğe yükseldi.Fortune Türkiye'de yer alan habere göre sıralamada dördüncü sırayı, önceki yılın beşincisi Arçelik 8.5 milyar liralık üretimden satışlar ile alırken, önceki yılın üçüncüsü Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) 6.7 milyar lira ile beşinciliğe geriledi ve ilk 10'a giren tek kumu kuruluşu oldu.Bu kuruluşları, 6.4 milyar lira üretimden satışlar ile İçdaş Çelik, 6.2 milyar lira üretimden satışlar ile İskenderun Demir Çelik, 6.1 milyar lira üretimden satışlar ile Ereğli Demir Çelik, 6.0 milyar lira üretimden satışlar ile Tofaş ve 5.7 milyar lira üretimden satışlar ile Aygaz izledi.Böylece, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu sıralamasının ilk beşinde Tüpraş, Ford ve Arçelik ile 3 ve bunlara ek olarak Tofaş ve Aygaz ile ilk 10'da da 5 Koç Grubu şirketi yer almış oldu.
Reklam