onedio
Beşiktaş'ta İzin Bitti
Beşiktaş , Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında İstanbul Başakşehir ile oynayacağı maçın hazırlıklarına 2 günlük aranın ardından başladı.Basına kapalı yapılan antrenman yaklaşık 1,5 saat sürdü.Antrenmana sakatlıkları bulunan Tolga Zengin ve Cenk Gönen ile milli takımlarda bulunan Olcay Şahan, Ersan Adem Gülüm, Gökhan Töre, Demba Ba, Pedro Franco, Veli Kavlak, Cenk Tosun, Kerim Frei ve Atınç Nukan ile izinli olan Ramon Motta, Alexander Milosevic ve Daniel Opare katılmadı. Jose Sosa ve Atiba Hutchinson bireysel çalışma yaptı.Teknik Direktör Slaven Bilic yönetiminde yapılan antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Isınma hareketlerinin ardından 5’e 2 pas çalışmasına geçen takım yarı sahada yapılan çift kale maçla antrenmanı tamamladı.Siyah-beyazlılar, İstanbul Başakşehir maçı hazırlıklarına yarın(26 Mart) saat 11.00 ve 16.00’da basına kapalı yapacağı antrenmanlarla devam edecek.Sporx
Beşiktaşlı Taraftarlar Milli Takım Kampını Bastı
A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmana gizlice giren iki Beşiktaş taraftarı, Emre Belözoğlu'na küfür ve hakaret içeren yazılar bulunan bir pankart açıp, Emre Belözoğlu'na küfür ettiler.Hollanda maçının hazırlıklarını Almanya'nın Marienfeld kasabasında sürdüren A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmanda şok bir olay yaşandı.
Fenerbahçe'den Beşiktaş'a "Haddinizi Bilin"
Fenerbahçe Kulübü, dün akşam BJK TV'de yayınlanan, derbi maçın ardından Emre Belözoğlu'nun Saracoğlu koridolarında Slaven Bilic'e yönelik sözleri üzerine bugün FB TV'den görüntülü bir açıklama yaptı.FBTV'de yayınlanan görüntülerde, 'Bilic veBeşiktaş'ın yaptıkları, 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırır' atasözünü hatırlatıyor' denildi.FB TV'de yer alan görüntülerde Slaven Bilic'in iki derbideki hareketleri aktarıldı. Bilic'in ilk olarak sezonun ilk derbisinde Alper Potuk'a fiziki müdahelede bulunduğu ve aynı maçta Caner'e sürekli bir şeyler söylediği ifade edildi.Kadıköy'de oynanan maçta da Emenike'nin formasını çıkararak saha kenarına geldiği sırada Bilic'in bilerek onun önünde durmaya çalıştığı ifade edilirken, BJK TV'de yayınlanan tünel görüntüleri de sansürsüz olarak verildi. Emre'nin Bilic'e kendisine Hırvatça söylediği 'Jebem Ti Majku' cümlesini tekrarladığı görüntüler yayınlandı.SİZ BİLİRSİNİZİşte o açıklama;Öncelikle belirtelim ki burada yer alan açıklamaları sınırlayan yegane şey, ait olduğunuz camiaya duyduğumuz saygıdan ibarettir.Kaybetme alışkanlığından doğan “Yenilgi yönlendirmelerinizi” dikkatle takip ediyor ve anlayışla karşılıyoruz.Derbi kazanamamanın,“Köy Takımı” olarak nitelenen takımdan 5 gol yiyerek Avrupa’dan elenmenin,Ya da size ait tek bir tuğlası dahi olmayan stadı söz verdiğiniz tarihte kombine satışı yaptığınız taraftarlarınıza teslim edememenin utancını ve hezeyanını görüyor, ve size hak veriyoruz.Ancak yaşadığınız her ne olursa olsun konu Fenerbahçe ve Fenerbahçe’nin değerleri olduğu zaman “Diline hakim ol” uyarımızı ciddiye almamanızı kabul edemiyoruz...Fenerbahçe kaptanına “Ahlaksızlık” ithamında bulunabilecek kadar ahlak konusunda özgüvene sahip olmanız takdire şayan olsa da, konu ahlak olduğu zaman, konuşacak en doğru kişinin kendiniz olacağını düşünmek konusundaki ısrarınızdan vazgeçmenizi bekliyoruz.Biliyoruz ki siz;Kendinizi,CamianızıYa da Fenerbahçe’yi bilemeyebilirsiniz.Ama bilmeniz gereken haddiniz ve diliniz...Yine de,Siz bilirsiniz...Sampiy10
Eşber Yağmurdereli: 'İlk Muhalif Tavrım Beşiktaşlı Olmaktı'
NEDEN EŞBER YAĞMURDERELİ?“Eski zamanlar tabii… Polis işkence ediyor, ben küfür ediyorum. Polis elektrik veriyor, ben ağzıma geleni sayıyorum polise. Acıdan kıvranıyorum. Bi ara aklıma o gün oynanan Beşiktaş-Zonguldakspor maçı geliyor. ‘Maç kaç kaç bitti’ diye soruyorum iniltiyle. ‘1-1’ diyo polis. Sonra işkenceyi bırakıp ‘Sen Beşiktaşlı mısın’ diyor, ‘heralde’ diyorum. Beni tezgahtan indiriyor. Çay söylüyor. Karşılıklı çay içip, coşkuyla hakeme, futbolculara, takım yönetimine bir güzel saydırıyoruz. Sonra polis beni tekrar tezgaha alıyor. Polis işkence ediyor, ben küfür ediyorum. Polis elektrik veriyor, ben ağzıma geleni sayıyorum.”EŞBER YAĞMURDERELİ KİMDİR?Yazar, senarist, şair, öykü yazarı, aktivist Yağmurdereli 1945 yılında Erzurum – Tortum’da dünyaya geldi. 1955 yılında görme yetisini yitirdi. 1963’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Arkadaşlarıyla “ Yeni Eylem ” adında bir dergi çıkardı. 1986 yılında bir yarışmada “Pek Firaklı Bir Dağ Masalı” adlı öyküsüyle ilk ödülünü kazandı.13 Mart 1978’de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi / Acilciler grubunun kurucusu ve lideri olduğu iddiasıyla tutuklandı. 1 Ağustos 1991’de “şartlı tahliye” yasasıyla ceza evinden çıktı. “Barış için 1 Milyon imza kampanyası”nın sözcülüğünü yaptı.8 Eylül 1991’de İnsan Hakları Derneği (İHD) mitingindeki konuşması nedeniyle 10 ay hapis cezasına mahkum oldu. Daha önce, “şartlı tahliye” edildiği için 10 aylık hapis cezası daha önceki cezasının geri kalanıyla birleştirildi ve 1997 yılında 22,5 yıl hapis için tekrar ceza evine konuldu. Kamuoyunda oluşan büyük tepki sonucunda, 9 Kasım 1997’de, ceza infazı 1 yıl süreyle ertelenerek serbest bırakıldı. Karar, 16 Aralık’ta geri çekilince, 1 Haziran 1998’de yeniden tutuklandı ve 18 Ocak 2001’de serbest bırakıldı.HAYATIMIN İLK MUHALİF CÜMLESİNİ KURDUM “BEN BEŞİKTAŞLI OLDUM” DEDİMNasıl Beşiktaş taraftarı oldunuz?Ben Erzurum’da maçlara giderdim herhalde sanıyorum 8-9 yaşlarındaydım, bir Brezilya takımı gelmişti Fluminense takımı gelmişti, Beşiktaş’la maçı vardı ve benim dayı dediğim Nail abi beni aldı maça götürdü. O zamanlar Mithatpaşa’ydı, o zaman şimdiki İnönü Stadyumu’nun adı. Orada takımı izledim. Nail abi de anlatıyor “Baba Recep bu, Nazmi bu, Ercan bu” diye.Neyse Beşiktaş 2-1 yendi, çıktık vapurla gidiyoruz. Birden bire ben dedim, “Nail abi biliyor musun ben Beşiktaşlıyım” dedim. “Olamazsın”, dedi, “sen Fenerbahçelisin”. “Hayır” dedim, “ben Beşiktaşlıyım” O akşam yemeklerinde Fenerbahçe’nin konuşulduğu akşamlarda ben de bilip bilmeden Beşiktaş’ı dillendiriyordum, o şu anlama geliyordu: Oradan bir muhalif kimlik kazanıyorsunuz ve muhalif kimlik üzerinden bir söz hakkı kazanıyorsunuz ve sofrada yeriniz oluyor. Dolayı ile de muhalefet hem hoş bir iştir, hem de riskli bir iştir. Çoğunluk karşısında çoğunluğun genel geçer yargılarına ters bir şeyler savunuyorsunuz ama aynı zamanda farklılığınızı ortaya koymuş oluyorsunuz, deyim yerindeyse sürüden ayrıldığınız ortaya koyuyorsunuz. Bana dediklerinde “sen Fenerbahçelisin başka bir şey olamazsın”, ben de hayatımın ilk muhalif cümlesini kurdum. “Ben” dedim, “herkes gibi olmak istemiyorum, ben Beşiktaşlı oldum” dedim. Tabi zamanla bu muhalif kimliğin çok önemli bir katkısı oldu. Ben tam futbolu bilmiyorum ya, özelliklerini, şu bu, ben de bildiğim kadarıyla cevap vermeye çalışıyordum annem kızıyordu “çocuğu ağlatacaksınız” diye kızıyordu.Ondan sonra anladım ki muhalif olduğum zaman sırf muhalif olmak yetmiyor. Muhalif kimliğin hakkını verecek şekilde bir birikime sahip olmanız lazım. O akşam yemeklerinden öğrendiğim şey budur: Muhalif olmanın hakkını verecek kadar bir bilgiye, bir birikime sahip olmanız ve onun ötesinde de bir cesarete ve yüreğe sahip olmanız gerekiyor. Sadece bilgi de yetmez çünkü cesaretle yürekle desteklenmeyen bilgi malumattır, sırf cesarete dayan bir muhaliflik de Don Kişotluktur, yani küçük düşersiniz. Dolayısıyla bu Beşiktaşlı kimlik ile diğer kimliğim birlikte yürüdü ve bugün de Beşiktaşlı olmaya devam ediyorum.“BİR ARAP ŞEYHİ, BİR RUS OLİGARKI BEŞİKTAŞ’I ALIRSA BEŞİKTAŞLI OLURMUYUM BİLMİYORUM”Sizin Beşiktaşlı olduğunuz dönemdeki futbol ile şimdiki futbol aynı mı peki?Tabi benim çocukluğumda mahalli kümeler vardı, amatör gruplar vardı, sadece İstanbul’da büyük kulüpler vardı. Tabi ben Erzurum’da doğup büyüdüğüm için Erzurum’da 12 Mart, Palandöken gibi takımlar vardı. Bunlar bir ligden ziyade kendi aralarında maçlar yaparlardı. Ayrıca ben ilkokuldayken kalede dururdum okul takımında, okul takımı dediğim öyle çayırda çimende oynardık futbol…Öyle futbolla bir ilgim var ama esas Beşiktaş’a gelince durum çok farklılaşıyor. Erzurum’da doğdum büyüdüm ama benim annem İstanbulluydu, İstanbul’da Çamlıca’da evimiz vardı. Yazları dört ay Çamlıca’da evimizde geçerdi ve teyzem vardı, onun çocukları vardı, dört tane benden büyük ki dayı derdim ben onlara, en küçüğü benden 10 yaş kadar daha büyüktü ve bütün Kadıköy’de olduğu gibi onlar da Fenerbahçeliydi. Dolayısı ile de özellikle yaz akşamları, akşam yemeğinde bir miktar hayat pahalılığı konuşulurdu, daha çok futbol konuşulurdu ve Fenerbahçe tam bir fenomendi evde.Akşam yemeklerinde eski İstanbul evlerinde sosyal etkinliktir, herkes gündüz işe gider, sabah herkes işe gitme saatine göre ayrı kahvaltı yapar, akşamları da eve gelinir ve futbol konuşulurdu. Ama o günkü Beşiktaş bu günkü Beşiktaş mı? Elbette öyle bir şey yok. Artık bir futbol endüstrisi var bu endüstrinin içinde insanlar alınıp satılıyorlar. Ucuza alıp pahalıya satmaya çalışıyorlar ya da pahalıya alıp ucuza satıyorlar. Kulüp oradan zarar ediyor ama kulübün egemenleri de menajer dahil, bu işe bulaşanlar dahil, o farktan sebepleniyorlar.Bu kapitalizmin kurallarından biri. Bir de Türkiye’de futbolu yönetenler futbol takımlarının marka değerinden onları destekleyen milyonlarca insanın gücünden yararlanmak için ve özellikle bu gücü diyelim müteahhitse müteahhitliğinde, siyasetse siyasetinde ceplerine koyuyorlar milyonları. Geliyorlar kulüplerin başkanları oluyorlar ve ortaya herkesin bildiği gibi bir futbol oligarşisi çıkıyor ve oligarşik durum futbolun özelliğine de yansıyor.Diyelim ki mesela benim Beşiktaş için endişem şudur. İngiltere’de Fransa’da bakıyorsunuz petrol oligarkları Rusyadaki Sovyetler sonrası Sovyetlerin varlığı sırasında bir bürokrat olarak yönettiği değerleri Sovyetler ortadan kalktığı gün hanelerine geçirip birden bire dünyanın en zengin oligarkları haline gelmiş milyar dolarların sahibi olan adamalar parayı bastırıp bir futbol takımını alıp bunu hem kendi prestiji için kullanması hem de bir ticari değer olarak kullanması. Hep şöyle düşünüyorum bir Arap şeyhi bir Rus oligarkı Beşiktaş’ı alırsa ben Beşiktaşlı olur muyum bilmiyorum yani (gülüyor).Taraftar bunun neresinde?Taraftar desteklediği takımla kendi arasında bir ilişki kurup, bu ilişki üzerinden ürettiği sloganlarla muhalif bir kimliğe dönüştüğü andan itibaren, egemenlerin şiddetiyle karşılaşıyor. Bunun örneklerini çok gördük. Tribünlerdeki muhalif unsurların, tribün önderleri veya kulübün yöneticileri tarafından polise ihbar edilmesi gibi.. Futbolla yatıp kalkan bir toplumun ve özellikle de dediğim gibi toplumun en alt sınıflarını oluşturan insanların zaman zaman bir araya geldiklerinde tribünde kendilerine ilişkin sloganları haykıracakları zaman karşılaşacakları bir devlet şiddeti vardır. Türkiye’de bu böyledir. Bunu engellemek için de futbolda şiddeti bertaraf edeceğiz falan diyerek Passolig gibi şeyler icat edilir. Bu tamamen yurttaşın bireyin devlet tarafından kayıt altına alınması meselesidir yani burada şiddetin önlenmesinden ziyade fişleme durumu vardır.“ONLAR İÇİN PARA BAŞKA YERDE DÖNÜYOR TARAFTAR GÖZDEN ÇIKARILABİLİR”Tribünün boş kalmasını istemiyorlar da makbul taraftar istiyorlar sanki.Taraftar olarak baktığımız zaman bir para ödeyip oraya giriyor. Aslında o para kulüp için çok önemli değil. O parayı kolaylıkla gözden çıkarabilir. Onlar için para başka yerlerde dönüyor geliyor. Dolayısıyla stadyumdaki taraftarı gözden çıkarabilir hatta hiç taraftar olmasa, futbol sanal ortamlarda oynanabilecek hale gelse diyelimki kulüplerin gelirleri sade televizyon, reklam bir havuzda karşılansa bundan hem egemenler hoşnut olur, hem de kulüp yönetimleri pek de zarara uğramaz.Dolayısıyla futbolu insansızlaştırmak, sadece bir seyir unsuru haline getirmek, onun bir toplumsal arka planı olduğunu yok saymak ki o toplumsal arka plan tribün üzerinden kurulur ve zaten onun dışında bir anlamı yoktur. Dolayısıyla tribünü her zaman silebilirler. Bakın zaten tribünde ki seyirci sayısı giderek düşüyor. Kapitalizmin bugünkü kriz çözüş yöntemi üretimde yan yana bulunan insanları dağıtmak. Dolayısı ile muhalefet odaklarını ortadan kaldırmak. İnsan tanımı bir müşteri tanımı, o da bir birey. İnsanı birey haline düşürüp etkisiz hale getirmek sistemin genel anlayışı muhalefeti bu şekilde dağıtmak olduğu için altmış yetmiş kişinin stadda bir slogan söylemeleri siyaset felsefesi açısından onları rahatsız ediyor. Tribün taraftarlığı bu nedenle istenen birşey değil.Ben de Beşiktaş Çarşı’nın mensubu olarak stad varken, şimdi stad tamirde ya, Beşiktaş’ta Şairler Parkı var. Orada toplanıyoruz beş altı saat önce. Yaşgünü olanın yaşgünü kutlanıyor orada, siyasi muhabbetler dahil her muhabbet oluyor. Ondan sonra birlikte stada gidiliyor. O grup içinde stada gitseniz şunu görürsünüz bir taraftan maç izleniyor ama tribünde bir sohbet ortamı doğuyor. Tamamen bir toplumsal ilişki var orada. Bu futbol dolayımı ile oluyor ama insanların toplu hareket etme, eğlenme ihtiyacını karşılıyor. Tribünde doksan dakika oturuluyorsa onun öncesinde sırasında muhabbet oluyor. Doksan dakika bittikten sonra semte gidiyorlar, kafelerde oturuyorlar ve maçın galibiyet mağlubiyet ötesinde maçın kendine özgü havası yaşanıyor.Bir kamusal alan orası tabi. İnsanların toplu muhalefet yapmasını engelleyecek ortamları ve imkanları ortadan kaldırmak ve buna bağlı olarak futbolu sistem içine tamamen alarak iktisadi anlamda onu küresel pazarın unsuru konumunda tutmak yani futbolu insansızlaştırmak. Robotlar üretseler Messi gibi Ronaldo gibi oynasalar onlar ve robotlar arası maçlar aynı heyecanı yaratsa futbolcu denen insan unsurunu da çıkartabilirler. 22 kişi yerine 22 robot koyabilirler.“FUTBOL HAYATININ BİTMESİNİ İSTEMİYORSA SOLCU OLDUĞUNU AÇIKLAMAZ”Peki zaten giderek robotlaşmıyorlar mı? Canları acımasına rağmen sahada koşturulmaları, o psikolojik baskı, o ağrı kesiciler…Etin kemiğin içindeler ama robotlaşmış gibiler. Diğer yandan basına açıklama yapmayacaksın, konuşmayacaksın gibi yasaklar…Kamusal ifade özgürlükleri yok neredeyse.Kendinizi futbolcu olarak düşündüğünüzde dizkapağınızın arkasındaki doku yırtılmasının televizyonda dizi gibi konuşulması insanı rahatsız edebilir. Konuşma yasağı falan kağıt üzerinde yazılmış şeyler değil, kapitalizm şöyle emreder: ne işle uğraşıyorsan o işle uğraş, başka şeylere kafa takma! Burada da öyle. Çok örnek vardır. 1970’lerde Metin Kurt futbolculara sendika kurun dediler, futbol hayatını bitirdiler. Çünkü şöyle diyordu biz Roma İmparatorluğu zamanındaki gladyatörler gibiyiz, insanlar bizim yaptığımız mücadele üzerinden kendilerini tatmin ediyorlar diyordu. Bugün böyle bir çıkış da yapılamaz, futbolcu pazarı köle pazarı gibi değeri artıyor, eksiliyor. Aklı başında bir futbolcu futbol hayatının bitmesini istemiyorsa mesela bugün solcu olduğunu açıklamaz.BİLİC BEŞİKTAŞ’I AVRUPA ŞAMPİYONU DA YAPSA O SÖZ KARA KAPLI DEFTERE YAZILMIŞTIRBilic söyledi ama?Bilic buradaki şeye tabi değil, Avrupa’da söylenir bu. Bilic başarısız olsa hemen gönderirlerdi o sözün üstüne. Şimdi bile hala göndermeye çalışıyorlar. Bilic Beşiktaş’ı Avrupa Şampiyonu da yapsa o söz kara kaplı deftere yazılmıştır. Türkiye gibi ülkede teknik direktörün sosyalizmden bahsetmesi ne demek. Lucescu bir iki bir şey söyledi, onun çalışma odasında Che’nin fotoğrafı var diye adamı göndermek için ellerinden geleni yaptılar. Bunun çalışma ruhsatı iptal edilmeli diye adamı en başarılı olduğu zamanda gönderdiler. Bir Hakan Şükür örneği var, o da siyasete girmedi onu aldılar oraya koydular. Futbolculuk eğitimi, kültürü insanlarda siyaset karşıtı bir düşünce dünyası yaratıyor.Çarşı Gezi’de çok sevildi, bunu nasıl yaptı?Beşiktaş Çarşı’yı kamuoyuna çıkartan sloganlarındaki toplumsal karşılıktır. Van depremi sonrası soyunmaları, atkılarını stada atmaları gibi…Futbolun mizahını ortaya çıkması daha doğrusu futbol üzerinden mizahı ortaya çıkartması toplumda karşılık görüyor. Mizah rahatsız ediyor toplumda karşılığı olan herşey bir muhalif karşı çıkış unsuru olarak görüldüğü için egemenlerce tepki görüyor. Davalarında cüppe giydim ama yargılamaya katılmadım. Savunmaları gerçekten mizah. Sanık, “Bizim hükümet yıkacak kadar gücümüz olsa Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” dedi. Bu bitiriyor zaten olayı.ÇARŞI SOLCU BİR GRUP DEĞİL, FARKLI SİYASİ GÖRÜŞTEN İNSANLAR VAR ARASINDASiz Beşiktaş maçlarını şimdi nerede izliyorsunuz?Benim yıllardır gittiğim Tophane’de nargileci var. Deplasman maçlarını orada izliyoruz. Öbür zamanlarda Beşiktaş stadyumunda maç yapıldığı günlerde maçtan dörtbeş saat önce Beşiktaş’ta toplanıp oradan yürüye yürüye stada gidiyorduk. Birlikte bizim bir grubumuz var. Beşiktaşlı olmayan arkadaşlarım da gelir muhabbete dahil olur. Galatasaraylı Fenerli arkadaşlarım maçtan önce Şairler Parkı’na gelirler. Sloganları Park’ta tespit ediyoruz. Kollektif bir olay o. Mesela Beşiktaş Liverpool’a 8-0 yenilmişti . O zaman “Çarşı 9’a Karşı” demiştik (gülüyor) Bira içilirken yazdığımız slogan “Türkiye’de iki büyük var, biri Beşiktaş diğeri Büyük Rakı”. Şimdi bu sloganlar var ama oraya giden herkesi içki içiyor sanılmasın. İçimizde inanç sahipleri var. Toplumsal bir yan yana geliş var Beşiktaş Çarşı’da. Çarşı solcu bir grup değil, farklı siyasi görüşten insanlar var.GÜNDÜZ KOĞUŞTA TELEFON ÇIKARTMIYORUZ SAKLIYORUZ. ARADIM TRT’Yİ “MAÇ NE OLDU” DEDİM, “SORMA ABİ YA” DEDİ. BEŞİKTAŞ YENİLMİŞ MAÇ BİTMİŞ O ANDAHapishanedeyken nasıl takip ediyordunuz?Radyo varsa radyodan takip ediyorduk. Radyoda maç izliyoruz. Spiker maç anlatıyor. Beşiktaş mağlup birkaç dakika var maçın bitmesine ama abim, havalardan başladı, Afrika’daki safariye geçti, oradan Veliefendi çayırında at yarışlarının yapıldığı yerdeki piknikleri anlattı geçmişteki, yani maçtan koptuk. Ben de (gülüyor) gündüz koğuşta telefonu çıkartmıyoruz, saklıyoruz. Aradım TRT’yi “maç ne oldu” dedim, “sorma abi ya“dedi. Beşiktaş yenilmiş, maç bitmiş o anda. Telefonla öğrendik maç sonucunu.En beğendiğiniz radyo spikeri kimdir?Halit Ağabeydir, Halit Kıvanç. İki cümlesinden biri mizahtır. Onun için sanki öyle iyi anlatanlar vardır ki sanki sahnede stand up izliyormuşsunuz gibi. Sahada gördükleri onu tahrik eder. Mizaha doğru yönlendirir. O zaman çok daha keyif alırsınız gol yeseniz de keyif alırsınız. Takımınız gol yediğinde öyle bir cümle kurar ki olayın acısı azalır.PENALTI ATARKEN ADAM SIRTINI DÖNÜYOR GÖRMEMEK İÇİN KAÇIRIRLAR DİYE KALEYE FALAN BAKMIYORLARStadyumdaki maçlar?Stadyumda engelliler için bir yer ayrılmış durumda. Görme engelli veya yürüme engelli kişi bir arada oluyor. Senin yanındaki farklı rakip takımdan ise bu bir tepkiye yol açabiliyor. Stadyuma gittiğim zaman ben radyomla gidiyorum maça. Radyodan izliyorum tribünden maçı. Televizyondan deplasman maçlarını izlerken spiker ayrıntılı anlatmıyor, radyomla izliyorum. Radyo 15-20 saniye önce söylüyor. Televizyonda görüntü geç geliyor. Bir akın başlamış mesela, ben “go”l diyorum. Arkadaşlar benden 15-20 saniye sonra seyrediyor. Akın oluyor, tam gollük pozisyon..Top kornere gidiyor, ben “out” diyorum. “Yahu bir sabret” diyorlar. O yüzden pek benimle maç seyretmeyi sevmiyorlar. Televizyon geç veriyor radyodan. Ben de filmin sonunu söylememek için artık çaktırmıyorum, saygı duyuyorum televizyondan izleyenlere. Penaltı atarken adam sırtını dönüyor görmemek için kaçırırlar diye kaleye falan bakmıyorlar (gülüyor)Nasıl bir futbol seyircisiniz, sakin mi coşkulu mu?Benim tepkilerim falan öyle fevri değildir. Gol olunca “gol” diyorum, “attılar” diyorum, “tüh” diyorum, “gol yedik” diyorum. Zaman zaman biraz tepki küfre kaçabiliyor (gülüyor) Futbol taraftarlığı fanatizme kadar götürülmesi gereken bir şey değil tabi deseler ki bu adam fenerli onunla konuşmaz gibi. Başka bir takım taraftarına dost olmak istemez. Bu peşin yargıdır. Bu futbolun haddini aşan durumlar. Ben de, biz de, benim çevrem de böyle değil.O GOL, DESELERDİ Kİ MAÇ BU ŞEKİLDE BİTECEK ONA KARŞILIK HAYATIMDAN BİRKAÇ YIL ALSALAR VERİRİDİM YANİ O BİRKAÇ SAAT GEÇSİN DİYEUnutamadığınız bir galibiyet, gol var mı?İlk Milli Lig kuruldu. Yatılı okulda okuyorum. Okulda bir radyo var. Daha doğrusu bir salon var, eğlence salonu gibi. Orada bir hoparlör var, müdürün odasından radyoyu veriyorlar. Bir de okuduğum okulda tek Beşiktaşlı bendim. Beşiktaş’ın da en kötü yıllarıydı. Fener’in 7-0 yendiği falan olmuştu. Çok rahatsız ediyorlardı yatakhanede. Herkes bana yükleniyordu. Ondan sonraki sene Beşiktaş şampiyon oldu. Şenol Birol vardı, “Şenol Birol, Gol” diye slogan vardı. Fenerbahçe maçı var. Maçın 16. dakikasında Arif gol attı. Okul sessizliğe büründü. Birlikte oyun salonunda izliyoruz. Fenerbahçe akın falan yapıyor. Dayanamadım, en alt katta kalorifer dairesine indim. Arada saate bakıyorum ama biliyorum Fener bir gol atsa okul yıkılacak, o dört katlı bina yıkılacak. Saate baktım, maçın bitmesi lazım, kimsede çıt yok. Maç bir sıfır bitmiş. 59 ya da 60 yılı. Ondan sonra o sene Beşiktaş şampiyon oldu. Var ya okulun tek kralı bendim. Kimseyi konuşturmuyorum. O gol deseler ki maç bu şekilde bitecek deseler ona karşılık hayatımdan birkaç yıl alsalar verirdim yani o birkaç saat geçsin diye.Kaynak: Arat Saadetyan/vivaspor
"Beşiktaş'a Acıyorum, Fenerbahçe 3 Temmuz'a Baksın"
Kasımpaşa Kulübü Başkan Vekili Hasan Hilmi Öksüz, Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Mahmut Uslu'nun Kasımpaşa-Galatasaray maçıyla ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Beşiktaş'a da sert ifadelerle seslendi.Hasan Hilmi Öksüz, Mahmut Uslu'nun FB TV'ye verdiği röportajda 'Geçen haftaki maçta yine bir takım şeyler var. Şaibeli şeyler var. Biz bütün rakiplerimize saygı duyuyoruz. Diğerleri gibi şunu yaptılar, bunu yaptılar demiyoruz. Biz şunu diyoruz; konuşmalar var, devre arasında geç çıkmalar var' sözlerini, AA muhabirine değerlendirdi.Lacivert-beyazlı kulübün başkan vekili, Uslu'yu sözlerinden dolayı eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:'Ahlak dışı bir kullanım tarzı. Bunları normal insanlar yapamaz. Sen önce 3 Temmuz'da yaşananlara bakacaksın, ondan sonra konuşacaksın. Bunlar arsız, yüzsüz olduğu için konuşuyor. Türkiye'de futbolun gelişmesini istiyorsak, büyük kulüplerin bu yöneticilerini önce terbiye etmemiz gerekiyor. Millet olarak terbiye etmemiz gerekiyor. Bu kadar olmaz. Sen beni utanmadan suçlayacaksın... Seni yarın mahkemeye versem ne diyeceksin orada? Hangi bilgiyle ve ispatlasavunacaksın?'Büyük kulüplerin yöneticilerinin bu tarz açıklamalarının Türk futbolunu geriye götürdüğünü savunan Öksüz, '3 Temmuz'da yaşananları bütün dünya biliyor. Ben onlara ne diyeyim ki? Önce edebin, terbiyenin, ahlakın ne olduğunu öğrenmeleri gerekiyor. Bunları öğrenmedikleri takdirde her zaman aynı şeyleri yapacaklardır. Bir insanın nasıl hitap edeceğini ve nasıl iddia da bulunacağını, bunların öğrenmeleri gerekir. Bunları öğrenmedikleri için zaten Türk futbolu yerlerde sürünüyor' şeklinde konuştu.'Bunlar ne yapmak istiyor?'Özellikle maçtan sonra Veysel Sarı hakkında sosyal medyada ve kamuoyunda yapılan yorumlarla ilgili kulüp olarak resmi internet sitelerinden açıklama yaptıklarını ve oyuncularını savunduklarını hatırlatan Öksüz, sözlerine şöyle devam etti:'Bunlar ne yapmak istiyorlar? Bir de 'Biz her kulübe saygı gösteririz' diyorlar. Koskoca takımların başkanları ve yönetim kurulundaki insanların bu tarz beyan vermeleri Türk futboluna ne kazandırıyor? Siz koskoca Fenerbahçe Kulübü olarak bir derbi maçında tribününüzde devasa yazılarla 'Fenerbahçe Cumhuriyeti' yazacaksınız, diğer taraftan çok daha ağır bir ifade kullanacaksınız. Bu ifadeyle kime, ne mesaj veriyorsunuz?''Beşiktaş'a acıyorum'Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi Fırat Aydınus'un geçen sezon Kadıköy'de kendilerinin oynadığı maçı da yönettiğini hatırlatan Öksüz, sözlerini şöyle tamamladı:'Beşiktaş'a biraz acıyorum. Beşiktaş, geçen sene Fırat Aydınus'un yönettiği Fenerbahçe-Kasımpaşa maçından daha azını yaşadı. Beşiktaşlılar, geçen sene Kasımpaşa-Beşiktaş maçında Donk'un hareketinden dolayı kıyamet kopararak, maçı hiçbir nedene dayanmaksızın iptal ettirdiler. Bütün bunlara baktığımızda ben bu büyük kulüplere acıyorum. Bunlar zavallı insanlar. Bunlar Türkiye'de futbolu yöneten değil körükleyen insanlar. Türkiye'de eğer hakemler yanlış yapıyorsa herkesin bunun arkasında durması lazım. Geçen sene Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel'le bizim maçlarda yaşadıklarımız ile derbide saha içinde ve kenarında yaşananlar ortada. Niye kimse bir şey diyemiyor? Bunları çok merak ediyorum.'AA
Çarşı Grubu, Emre Belözoğlu'na Tepki Gösteren Mesaj Yayınladı
Beşiktaş taraftar grubu Çarşı, Emre Belözoğlu'na tepki gösteren bir mesaj yayınladı.Süper Lig Süleyman Seba Sezonu'nun 25. haftasında oynanan Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde misafir takım olan Beşiktaş'ın teknik direktörü Slaven Bilic ile saha içinde tartışan ve daha sonra bunu devre arasında koridorlara taşıyan Emre Belözoğlu'nun görüntüleri yayınlandı. Başkan Fikret Orman'ın da yayınlanacak diye dile getirdiği görüntüleri BJKTV dün akşam ekranlara taşımıştı.https://twitter.com/forzabesiktas/status/580492681903738880Yayınlanan görüntülerde ortaya çıkan Emre Belözoğlu'nun tehdit içerikli sözleri üzerine, Beşiktaş'ın ünlü taraftar grubu Çarşı da resmi internet sitesinden tepki içeren mesaj yayınlandı. Emre Belözoğlu'na yönelik tepki amaçlı mesajda şu ifadelere yer verildi:'Saldırganlığın, toprağa bağlı faşizmin hortladığı, dışarıdan gelenin düşman gösterildiği an, burası İstanbul değil, burası vicdandır. Bilic'e saldırı, her şeyden önce misafirperverliğimize, insanlığımıza zarardır, Emre'nin neresinden dönülürse ülke sporunun her branşında vasfı 'sporcu' olan her insana kârdır.'Cihan
Reklam
Emenike: "Beni Sevmiyorlar"
Fenerbahçe tribünlerinin tepkisi onu bitirmişti. Emenike, “Bana neden bunu yaptılar. Her şeyimi sahaya vermeye çalışıyorum. Beni sevmiyorlar. Tekrar sahaya çıksam, yine küfür edecekler, tepki gösterecekler. Ben nasıl oynayayım” diye isyan etti.Fenerbahçe’de, Beşiktaş derbisinin galibiyet sevincini oyundan çıkmak isteyerek ve devre arasında stadı terk ederek gölgeleyen Emenike’nin durumunun bundan sonra ne olacağı merak konusu...Nijeryalı yıldız önceki gece neler yaşadı, Kadıköy’deki maça damgasını vururken, devre arasında soyunma odasında neler konuştu, gelin hep birlikte bakalım...Hürriyet'ten Ahmet Ercanlar'ın haberine göre, golcü son derece üzgündü. Arkadaşları onu sakinleştirmeye çalışıyor ancak o bir türlü ikna olmuyordu. Bir köşede söyleniyordu; “Beni sevmiyorlar. Her şeyimi vermeye çalışıyorum” diye...“FAYDALI OLAMAYACAKSAN ÇIKARIYORUM”Nijeryalı’nın bu tavrına karşın teknik direktör İsmail Kartal son derece sakindi. Emenike’ye bunun bir futbol gerçeği olduğunu anlattı. Sahaya odaklanmasını istiyordu ama Emenike bir türlü sakinleşmiyordu. Konuşmaya devam etti:“Sahaya çıkacağım ve en küçük hatamda beni yine yuhalayacaklar. Yine küfür edip tepki gösterecekler. Ben nasıl oynayayım?”Kartal, “Eğer faydalı olacağına inanmıyorsan seni çıkarıyorum. Oynamak için hazır hissetmeyen futbolcuyu sahaya süremem” dedi ve Webo’yu sahaya sürdü.Evinde bile F.Bahçe formasıyla oturuyorduTribünlerle sezon başından beri sıkıntılar yaşayan Emenike’nin duygusal patlamasında geçmişinde yaşadığı sıkıntılı günler de var. İşte Emenike’nin bilinmeyenleri..Yoksul bir ailenin çocuğu. Karın tokluğuna başladığı Türkiye kariyerinde en dipten, zirveyi gördü. Bugün geldiği noktayı kendisi de bir mucize olarak görüyor.Nijerya’da amatör bir takımdayken, Güney Afrikalı gözlemciler onu keşfedip ülkelerine götürdüler. Türk menajerler onu buraya getirdiğinde sevinçten ağlıyordu.Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nde beğenilmedi. Adresi Karabükspor oldu. Karabük’e gidene kadar açlık ve kalacak yer sıkıntısı yaşadı.HER GOLE 100 KONTÖREmenike, kulüp başkanı ile attığı her gole karşılık 100 kontör karşılığında anlaştı. Her golünden sonra kontörünü alıp, ailesini arayabiliyordu.Yıllık 300 bin dolarlık sözleşme imzaladı. Bunu duyan Nijerya’daki akrabaları Karabük’e geldi. Bir evde 10’dan fazla kişi ile birlikte yaşadı.Kazandığı tüm parayı ailesine gönderiyordu. 5 kardeş olmalarına rağmen kuzenleri ve diğer aile fertleri ile tüm ailesinin geçimini futbolla sağladı.Karabükspor’da oynarken tek hayali Fenerbahçe forması giymekti. Hatta bir Fenerbahçe forması satın alıp evin içinde giydiği de anlatılır.“O BENiM KÜÇÜK ÇOCUĞUM”İçine kapanık ve güvenmediği insanlarla asla diyalog kuramıyor. En yakın dostu eski Fenerbahçeli Joseph Yobo. Takımdaki ağabeyi ise Bekir İrtegün...İsmail Kartal, Emenike için, “O benim küçük çocuğum” diyor. Bunu denemesinin nedeni Nijeryalı’nın aşırı duygusal bir insan olması ve gözyaşlarını gizleyememesi...Samandıra’da içine kapanık olarak bilinmesine rağmen en kötü şakaları da yapan isim. Kameraları ve foto muhabirlerinin makinelerini alıp saklıyor.Emenike’yi tanıyanlar onu şöyle tarif ediyor; “Eğer bir ortamda sevginin ve samimiyetin olmadığını düşünüyorsa mutlaka kendisini dışlanmış ve kötü hisseder. Olumsuz etkilenir...”Sabah Londra’ya uçtuF.Bahçe’nin, Beşiktaş derbisinde stadı terk eden yıldızı Emmanuel Emenike, dün sabah Londra’ya gitti. İsmail Kartal’ın milli maç arası nedeniyle futbolculara iki gün izin vermesi üzerine Emenike, İstanbul’dan ayrıldı.Sabah saatlerinde TK 1987 sefer sayılı uçakla Londra’ya uçan Emenike, InterContinental Park Lane Otel’e yerleşti. Emenike’nin, yarın İstanbul’a dönmesi bekleniyor.Duygusaldır kendisini ispatlamak isterKarabükspor’da birlikte çalıştığı Nijeryalı golcünün, artık Fenerbahçe’ye verim sağlayamayacağını belirten tecrübeli teknik adam, “Ancak, onun derbide yaptıkları yanlış” dedi.Emenike, Türkiye’de yıldızını Karabükspor’da parlatmış ve bir anda Fenerbahçe’nin radarına takılmıştı... O dönem Nijeryalı yıldızın hocalığını yapan Yücel İldiz’e, golcü oyuncuyu sorduk ve şu cevapları aldık...Çok güçlü. Bizde sürekli çıkıştaydı. Önemli olan yanındakilerdi. Yasin onun sayesinde gol kralı oldu.Duygusal ve kırılgan bir çocuk. İlk geldiği zaman uyum sorunu yaşadı. Sahada ne diyorsanız yapar.“MORALSiZSE, NEMRUTLAŞIR”İdman kaçırmaz. Ancak, ekstra çalışmayı da hiç sevmez. Derbide o golü kaçırdığı anda, birikimle protestolara uğradı. Emenike’nin buna karşılık yaptıkları, doğru değildi.Morali bozulunca nemrutlaşır. Türkiye’ye geldiğinden beri kendini ispat etme çabası içinde. Bunun için çok uğraştı. “Ben Cape Town’dan geldim” diye övünürdü.Gördüğüm kadarıyla bu haliyle artık verimli olamaz. Ancak, kalan 9 haftada takımın ona ihtiyacı var. Milli takım arası onun için avantaj.Hürriyet
"Emre'ye Futbolcu Demeye Dilim Varmıyor"
Beşiktaş Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Metin Albayrak, derbi maçın devre arasında teknik direktörleri Slaven Bilic'e yönelik sözlerinde dolayı Fenerbahçeli oyuncu Emre Belözoğlu'na sert tepki gösterdi.Spor Toto Süper Lig'de oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin devre arasında, soyunma odası koridorunda Fenerbahçeli oyuncu Emre Belözoğu'nun Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic'e yönelik sarf ettiği sözler, siyah-beyazlı kulübün resmi televizyonunda yayınlandı.Soyunma odasına gidilen koridorda yaşanan gerginlikle ilgili çekilen görüntüler, siyah-beyazlı yönetim kurulu üyesi Metin Albayrak'ın da katıldığı özel bir programda kamuoyuyla paylaşılırken, sakinleştirilmeye çalışılan Emre'nin, Bilic'e yönelik sarf ettiği bazı ifadeler üzerinde konuşuldu.Fenerbahçe Kulübü'nün böyle bir hadisenin yaşandığı yönündeki haberi yalanladığını kaydeden Albayrak, 'Artık konuyu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. O kadar insan var, gözlemci görüyor, kameralar çekiyor. Hepsi şahit oldular. Federasyon gözlemcisinin olaya şahit olduğunu arkadaşlarımızdan öğrendim. İşte görüntüler ve deliller. Resmen tehdit var. Artık futbolcu demeye dilim varmıyor. Utanıyorum. Saha içindeki küfrünü de itiraf ediyor' ifadelerini kullandı.Derbi karşılaşmasının hakemi Fırat Aydınus'a yönelik de ciddi eleştirilerde bulunan Albayrak, şöyle konuştu:'Hakem sahanın otoritesidir. Hiçbir camiaya mensup olmadan, birilerine yandaşlık yapmadan, gördüğünü çalacak. Bu derbi maç, hakemlik adına yüz karasıdır. Buradan sesleniyorum. Üç maymunu oynamasınlar. Cesur olsunlar. Öleceklerse de cesurca ölsünler. Eyyamcılık yapmasınlar. Hiçbir şey olmamış gibi hakeme de 8,2 puan vermişler. Bu maç Avrupa'da oynansa puanı ne olurdu bilmiyorum?. Bu küfürlerin cezasız kalacağını hiç düşünmüyorum. Hiçbir şey görmemiş, hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar. Mevcut durum, Türk futbolunun içinde bulunduğu yanlış yönetimin acizliği. Eğer Fırat Aydınus, onurlu, gururlu bir arkadaşsa, kişiliği, karakteri varsa, hakemliği bıraksın.'Derbi maçta dördüncü hakemin, küfür edildiği ve kırmızı kart olması gerektiği yönünde Aydınus'u uyardığını ancak bu uyarının dikkate alınmadığını öğrendiklerini dile getiren Albayrak, Merkez Hakem Kurulu'ndan hakem konuşma kayıtlarını istediklerini aktararak, 'Biz adil olmayan hiçbir şey istemiyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, kulübümüzün de eski başkanı. Yıldırım Demirören çıksın, bu işi temizlesin' değerlendirmesinde bulundu.A Spor
Reklam
BJK TV, Emre Belözoğlu'nun Görüntülerini Yayınladı
BJK TV, Fenerbahçe-Beşiktaş maçının devre arasında koridorda yaşanan olayları yayınladıDerbideki olayların yankısı sürüyor... Beşiktaş Kulübü, resmi TV kanalı BJK TV'den maçın devre arasında Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu'nun siyah-beyazlıların hocası Slaven Bilic'e yönelik söylediklerini yayınladı.
Orman: "MHK'nın Fırat Aydınus'u Cezasız Bırakmaması Lazım"
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Fenerbahçe derbisi ile ilgili bomba açıklamalar yaptıBeşiktaş Başkanı Fikret Orman, Fenerbahçe derbisi ile ilgili bomba açıklamalar yaptı. İşte Orman'ın açıklamaları'İnanılmaz derecede üzüntülüyüz. Camiamız da üzüntülü. Bugün yapacağım açıklama Fenerbahçe maçı ile ilgili değildir. Şimdi yapacağım açıklamaların Fenerbahçe maçıyla hiçbir alakası yoktur. Bazı konulara bu maçın sonucu ne olursa olsun açıklık getirilmesi taraftarıyım. Hakem maçı yönetmek için değil de idare etmek için gelmişti. Kararlarını günü kurtarmak için aldı. Ne şama dokunsun ne şişe dokunsun diye yönetti maçı. 29 numaralı oyuncu üstünü çıkarıyor, oyundan çıkıyor. Sonra tekrar geliyor. Bunların hepsi kural hatasıdır. Kural diyor ki hakemin izni olmadan çıkamaz ama çıkıyor. Hakemin izni olmadan giremez diyor ama giriyor. Gözlemci görmemiş diyorlar. Tavuk Karası var herhalde gözünde. Hepimiz gördük.''20 numaralı oyuncu hiçbir camiaya yakışmayacak şekilde benim hocama 1-2-10-20 defa küfür ediyor. Dördüncü hakem baş hakeme “küfür var kırmızı kart” diyor. Baş hakem “İşine bak” diye cevap veriyor. Bu belgeler bizim elimizde var. Takım kaptanım Tolga olaya müdahil olmak için geliyor, sarı kart gösteriyor. Rakip kaleci geliyor benim 3. kalecimle kavga ediyor. Onun da sarı kart görmesi gerekiyor. Biz lehimize olan hataları bile kamuoyuna açıklayan bir kulübüz.''Biz büyük bir camiayız. Taraftarlarımızdan inanılmaz derecede tenkit görüyoruz. MHK'nin Fırat Aydınus'u cezasız bırakmaması lazım. Derbinin hakemi tam anlamıyla maçı yönetmek için değil maçı idare etmek için çıkmıştı sahaya. Emre Belözoğlu'nun yaptığı ahlaksızlıktır. Fenerbahçeliler, Beşiktaşlı bir oyuncu Fenerbahçe'nin hocasına gitse küfür etse ne hisserderse onu hissediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Emre'nin ceza alması için Disiplin Kurulu'na müracaatta bulunacağız. Böyle bir adamın kaptanlık yaptığı Milli Takım'a oyuncularımızı da göndermemeyi düşündük. Ancak bu milli bir olay değildir, yapmadık. 'Mili Takım kaptanının Emre olduğu yere futbolcu göndermeyin' diyenler oldu... Biz sıcak bakmadık. Formamızda ay-yıldız var. Koridorlarda olan olayların kayıtları bizde var. (Emre - Bilic tartışması) Bunları yayınlayacağız. Herkes gerçeği görsün.''Biz gelip geçiciyiz, bu hareketler dostluklara zarar veriyor. Bir taraftar küfür edince kulüpler ceza alıyor. Oyuncu yapınca niye ceza verilmiyor. Hem hakem hem de Emre hakkında kurumlar gereğini yerine getirmelidir. Yine açıklama yapacaklar 'Yok öyle demek istemedi, böyle dedi.' Kimse bize küfür edemez. Önümüzde 9 hafta var. Biz bu takımla buraya geldik. Şampiyonluğu alacağımıza inanıyoruz.'Haber Türk
TFF'nin Emre ve Bilic Kararı
Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, Fenerbahçe ile Beşiktaş derbisinin ardından Emre Belözoğlu ve Slaven Bilic hakkında kararını verdi.Beşiktaş yönetimi, derbinin ardından Emre Belözoğlu'nun Slaven Bilic'e küfürleri nedeniyle ceza alması gerektiğini birçok kez dile getirirken, siyah-beyazlıları şoke eden bir karar alındı.TFF Hukuk Müşavirliği, saha içerisinde ve koridorda, Emre Belözoğlu ile Slaven Bilic arasında yaşanan olaylar nedeniyle herhangi bir sevke gerek görmedi. Böylece iki ismin de PFDK'lık olma durumu ortadan kalkmış oldu.Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında sezonun ilk yarısında oynanan derbide Emre Belözoğlu ile Slaven Bilic arasında gerginlik yaşanmış ancak iki isim yine PFDK'ya sevk edilmemişti.Öte yandan TFF Hukuk Müşavirliği, Fenerbahçeli Alper Potuk ile Beşiktaşlı genç kaleci Günay Güvenç arasında yaşanan gerginlik nedeniyle iki ismi PFDK'ya sevk etmeyi gerek görmedi.Habertürk
Reklam
Aziz Yıldırım, Emenike'ye Sahip Çıktı
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım çok tartışılan Emmanuel Emenike'ye sahip çıktı.Beşiktaş derbisinden taraftarın tepkisine kızıp saha ortasında formasını çıkaran ve oyundan çıkmak isteyen Nijeryalı golcüye Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım sahip çıktı. Kulüp işleri için Ankara'da olan Yıldırım, 'Bizim gündemimizde sadece Çaykur Rizespor maçı var. Emenike bizim oyuncumuzdur ve kimse ipini çekemez. Aynı şeyi daha önce Alves için de yapmışlardı ama kimseye fırsat vermeyiz' ifadelerini kullandı.Dün izinsiz olarak apar topar Türkiye'den ayrılıp Milano'ya gittiği iddia edilen Emenike'nin şu anda Londra'da olduğunu da belirten Aziz Yıldırım, 'Bunlar bilinçli yapılıyor. Emenike şu anda Londra'da ve üstelik izinli gününde bizden izin alarak gitti. Bu ve 'Bir daha bu formayı giyemez. Takımdan gönderilecek' gibi dedikodular, Fenerbahçe'yi karıştırmak için çıkarılıyor. Ancak kimsenin buna gücünün yetmeyeceğini bir kez daha vurguluyorum. Fenerbahçe'nin değerleri hakkında Fenerbahçeliler'den başka kimse kara veremez. Şu anda hiçbir sorunumuz yok. Bizim tek düşüncemiz kalan maçlarımızı kazanıp sezonu şampiyon olarak kapatmaktır' şeklinde konuştu.Habertürk
Fenerbahçe PFDK'ya Sevk Edildi
Fenerbahçe, Beşiktaş maçında 'talimatlara aykırı hareket' nedeniyle PFDK'ya sevk edildi.PFDK'ya sevk edilen diğer takımlar;Hukuk Müşavirliği'nce 24.03.2015 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na yapılan sevk raporları aşağıda belirtilmiştir.1- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 22.03.2015 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş. - BEŞİKTAŞ A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'talimatlara aykırı hareketi' nedeniyle Yayın Talimatının 12/3 maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.2- SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübü'nün 21.03.2015 tarihinde oynanan SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR - ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca, 'saha olayları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi ve 'usulsüz seyirci alınması' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 49. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.4- MERSİN İDMANYURDU Kulübü malzemecisi NEVZAT DEMİR'in 21.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDU - GAZİANTEPSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'talimatlara aykırı hareketi' nedeniyle Akreditasyon Talimatının 6. maddesi ile Futbol Disiplin Talimatı 46. maddesi uyarınca, 'hakareti' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi uyarınca ve 'sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 36. maddesi uyarınca 24.03.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.5- DENİZLİSPOR Kulübü teknik sorumlusu MEHMET ALTIPARMAK'ın 22.03.2015 tarihinde oynanan DENİZLİSPOR - KAYSERİSPOR PTT 1.Lig müsabakasında 'hakareti' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi uyarınca 24.03.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.6- OSMANLISPOR FUTBOL Kulübü'nün 20.03.2015 tarihinde oynanan OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ - ALBİMO ALANYASPOR PTT 1. Lig müsabakasındaki 'usulsüz seyirci alınması' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 49. maddesi uyarınca, 'talimatlara aykırı hareketi' nedeniyle 2014-2015 Sezonu PTT 1. Lig Müsabakaları Statüsünün 9/3 'a' maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi uyarınca ve 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.7- MANİSASPOR Kulübü futbolcusu ÜMİT YASİN ARSLAN'ın 22.03.2015 tarihinde oynanan MANİSASPOR - ŞANLIURFASPOR PTT 1. Lig müsabakasındaki 'hakareti' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi uyarınca 23.03.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.Radyospor
Reklam
"Fenerbahçe Hakemleri Baskı Altına Alıyor"
Fenerbahçe’nin 1-0 kazandığı Beşiktaş derbisinin ardından sarı lacivertlilerin genel sekreteri Mahmut Uslu, G.Saray’ın 2-0 geriden gelip 3-2 kazandığı Kasımpaşa maçına gönderme yapmıştı. “Şaibe var, ikinci yarıya geç çıkmalar var” diyen Uslu’ya yanıt Galatasaray 2. Başkanı Hamdi Yasaman’dan geldiYasaman şunları söylediŞike dolayısı ile hâlen yargılanıyor. Dava sürüyor. Bunun etkisinden kurtulamamışlar. ‘Bizi tutmayan hakem buraya giremez’ dediler. Adam dinlendiriliyor, hakem evine rızık götüremiyor. O baskıyla F.Bahçe’ye tarafsız yönetim gösteremiyor.“EMRE EFELENiYOR, KULÜBÜ BiR ŞEY YAPMIYOR”Sahada formanı çıkarırsan bunun cezası sarı karttır. Bir oyuncunun o kadar maçı durdurma hakkı yok. Adam dışarı çıkıyor, kaldırıp içeri atıyorlar. Neredeyse ilk yarı 10 dakika oyun duruyor. Oyuncu girip çıkarken futbolcu hakemden izin alır. Bana göre burada kural hatası yapılmıştır. Hakem tüm yaşananlara seyirci oldu. Emre’nin efelenerek sahanın öbür tarafından Bilic’in üzerine yürümesi, dayılanması kabul edilebilir bir şey değil. Hakem buna da seyirci kaldı. Fenerbahçe’ye bir şey yapamıyorlar.“FENERBAHÇE BU TAKTiĞi HEP UYGULUYOR”Fenerbahçe bu hakem hatalarını kapatmak için Galatasaray’a saldırıyor. Çünkü kazandıkları maçın ardından hakem hatalarının konuşulmaması adına hamle yapıyorlar. Mahmut Uslu, asılsız, afaki ithamlarda bulunuyor. Kasımpaşa maçında herhangi bir şey olmadığı gibi tüm dikkatleri buraya yöneltip, G.Saray’ı lekelemeye çalışıyorlar. Bu yıllardır F.Bahçe’nin getirdiği ve yıllardır süren bir taktik...Haber Türk
136. Doğum Gününde Tebessüm Ettiren Anıları ile Hiciv ve Ney Üstadı Neyzen Tevfik
etiket
Neyzen, sadece ney üflemez çok güzel bağlama da çalardı. Ama teklifle sazı eline alan bir adam değildi. Atatürk’e bile çalmamış. İnsanın demi gelmezse sazın da demi iyi olmaz derdi. Bir akşam Beşiktaş’ta meyhaneye gittik. Uzak masalardan birinde bir başçavuş, iki polis oturmuş. O kadar gürültülü konuşuyorlardı ki sesi bizim masada bile çınlıyordu. Kalktı yerinden Neyzen baba, gitti o masaya oturdu. adamlar ona da rakı koydular. Garsonu çağırıp rakısına su ekletti. Bir süre sonra o masadaki sesler alçaldı. Yanımıza geldi. ‘Siz de rakıyı sulu için. Ben rakının sulusunu severim, insanın değil’ dedi.
Reklam
F.Bahçe'den Emenike Açıklaması
Fenerbahçe , Beşiktaş maçındaki hareketleri olay olan Emmanuel Emenike için basında yer alan söylentilerin üzerine açıklama yaptı.İŞTE FENERBAHÇE'NİN AÇIKLAMASı'Futbolcumuz Emmanuel Emenike adına bazı sahte hesaplar açılarak bu hesaplardan bir takım paylaşımlar yapılması üzerine açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur.Emmanuel Emenike’nin resmi twitter hesabı @E29EMENIKE’dir. Bu hesap dışında, açılmış olan sahte hesaplara itibar edilmemesini kamuoyundan rica ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'Sporx
TFF'den Fırat Aydınus Açıklaması
Türkiye Futbol Federasyonu, resmi siteden yaptığı açıklamayla Fırat Aydınus'un derbi sonrası yazılı ve görsel basına hiçbir açıklama yapmadığını duyurdu.Resmi siteden yapılan açıklama şöyle;'Spor Toto Süper Lig'de dün oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakası sonrasında, maçı yöneten Üst Klasman Hakemimiz Fırat Aydınus hakkında görsel ve yazılı basında bazı iddialar yer almıştır.Hakemimiz, UEFA ve TFF talimatları çerçevesince müsabaka bitiminde herhangi bir açıklama yapmamıştır. Bunun yanı sıra kendisinin herhangi bir sosyal medya hesabı bulunmamaktadır.'Skorer
Beşiktaş'tan Tolgay Arslan Açıklaması
Dün akşam oynanan derbide Emre Belözoğlu ile kafa kafaya çarpıştıktan sonra oyuna devam edemeyen Tolgay Arslan'ın sağlık durumuyla ilgili açıklama yapıldı.Beşiktaş Kulübü'nün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şu şekilde;'Futbolcumuz Tolgay Arslan, Fenerbahçe ile oynanan maçta bir rakibiyle kafa kafaya çarpışmış ve oyuna devam edememişti.Sağlık kontrolü için Acıbadem Kadıköy Hastanesi’ne getirilen Arslan’ın burada tomografisi çekildi ve herhangi bir bulguya rastlanmadı.Tedbir amaçlı Acıbadem Fulya Sports Sporcu Sağlığı Merkezi’nde bir gece kontrol altında tutulan Tolgay Arslan, bugün taburcu edildi. 'Eurosport
Beşiktaş'ta Tolga Zengin Sezonu Kapattı
Fenerbahçe derbisinde sakatlanan Tolga Zengin sezonu kapattı. Sağ arka adele tendonu kopan Tolga'nın ameliyat olacağı belirtildi.Uzun süreli sakatlığının ardından Club Brugge maçında sahalara geri dönen ve Fenerbahçe derbisine de ilk 11'de başlayan kaleci Tolga Zengin, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yeniden sakatlanmış ve 44. dakikada yerini genç oyuncu Günay Güvenç'e bırakmıştı. Milli file bekçisinin, bugün çekilen MR sonucu durumu netleşti.Deneyimli eldiven, sezonun kalan 9 haftasında siyah-beyazlı takımı yalnız bırakacak. Galatasaray ve Fenerbahçe ile şampiyonluk yarışı veren Beşiktaş, sezonu Cenk Gönen ve Günay Güvenç ile tamamlayacak.Ligtv
Reklam