1 Mayıs Yasakları İstanbul'da Hayatı Durduracak
Taksim’in işçilere yasaklandığı 1 Mayıs’ta, kapatılan yollar ve toplu ulaşıma getirilen engellemelerle İstanbul’da günlük yaşam yarın durma noktasına gelecek. Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamasına göre, yarın İstanbul’da Karaköy, Eminönü, Sirkeci ve Beşiktaş iskeleleri kapatılacak; Yenikapı-Hacıosman metro hattı kapatılacak ve sadece Beylikdüzü-Topkapı metrobüs hattı hizmet verecek. Trafiğe kapalı olan caddeler Mecidiyeköy Ortaklar’dan itibaren Halaskargazi Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Sıraselviler Caddesi, Gümüşsuyu Caddesi, Taşkışla Caddesi, Taşkışla Tünel, Rumeli Caddesi, Abdulhak Hamit Caddesi. Trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar Yolcuzade İskender Caddesi’nden gelen akım Şişhane Meydan’dan Okçumusa Caddesi/ Bankalar Caddesi istikametine yönlendirilecek. Abide-i Hürriyet Caddesi’ne akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Hürriyettepe ışıklardan Cevahir Otel istikametine yönlendirilecek. Darülacize’den Hürriyettepe Işıklar istikametine gelen akım ve Bomonti Dere’den gelen akım Cevahir Otel önünden tekrar Darülacize Caddesine veya Bomonti yönüne yönlendirilecek. Mecidiyeköy’den Halaskargazi Caddesine akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Esentepe istikametine yönlendirilecek. Şişli yönüne giden akım, Ergenekon Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve Dolapdere’ye yönlendirilecek. Dolmabahçe’den Gümüşsuyu’na ve Küçük Çiftlik’e akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım sahil yönünden Karaköy’e verilecek. Adilbaba (Maçka taksi) yönünden gelen akım Teşvikiye Caddesi’ne yönlendirilecek, Teşvikiye Caddesi’nden Mete Caddesi’ne çıkan tünel kapalı tutulacak. Perşembe Pazarı’ndan ve Unkapanı’ndan gelen akım Şişhane’den kesilip Kasımpaşa yönüne yönlendirilecek, Tarlabaşı Bulvarı’na akım verilmeyecek. Dolapdere’den Yedikuyular-Divan istikametine akım verilmeyecek, Dolapdere Kavşağı’ndan (U) dönüşü yaptırılacak. Dolapdere Caddesi’nden Ömer Hayyam Caddesi’ne akım verilmeyecek, Teşvikiye Caddesi’nden gelen akım Nişantaşı Kavşağ’ından Rumeli Caddesine verilmeyip, Valikonağı alt başa yönlendirilecek. Süleyman Seba Caddesi’nden gelen akım Bayıldım Caddesi’ne verilmeyip sağa Teşvikiye Caddesi’ne yönlendirilecek. Boğazkesen Caddesi trafiğe kapatılacak, gelen akım Karaköy istikametine mecburi yön yapılacak. Mebusan Yokuşu trafiğe kapatılacak, Karaköy istikametine doğru mecburi yön yapılacak. Sıraselviler Caddesinden gelen akım, Cihangir Firuzağa Meydan’dan kesilerek Boğazkesen istikametine yönlendirilecek. ‘İhtiyaç halinde’Atatürk Bulvarı Ragıp Gümüşpala ayrımı-Ragıp Gümüşpala Caddesi Unkupanı ayrımı-Kadıköy İskelesi Önü Galata ayrımı- Ragıp Gümüşpala Caddesi Galata Köprüsü ayrımı ihtiyaç halinde kapatılacak. E-5 kuzey ve güneyden Mecidiyeköy giriş katılımları ihtiyaç halinde kapatılacak.
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.
Final Biletleri Satışa Çıkıyor
Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray ile Eskişehirspor arasında 7 Mayıs Çarşamba günü Konya'da oynanacak final maçının biletleri, yarın satışa sunulacak Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada, futbolseverlerin, fiyatları 100, 60 ve 40 lira olarak belirlenen biletleri, 'http://www.tff.org' üzerinden, Eskişehir Atatürk Stadı ve Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadı'nda açılacak gişelerden satın alabilecekleri bildirildi. Galatasaray'a ayrılan final biletlerin, 'www.tff.og' üzerinden ve Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadı gişelerinden satışa çıkartılacağı kaydedildi. HT Spor
"Yakışıklı Erkek Yoktur, Çirkin Erkek de Yoktur..."
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal şampiyonluk yemeğine neden katılmadığını açıklarken, merak edilenleri de yanıtladı.Çaykur Rizespor karşısında aldığı puanla şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe'de gece yapılan kutlamalara katılmayan Ersun Yanal'ın daha önceden belirlenmiş programı olduğu ve Antalya'ya gittiği ortaya çıktı. Başkan Aziz Yıldırım, yöneticiler ve futbolcuların katıldığı şampiyonluk kutlamasında yer almayınca hakkında çeşitli iddialar ortaya atılan Yanal, Skorer'den Cemal Ersen’e konuştu. Başarılı teknik adam niçin gecede olmadığını şu sözlerle açıkladı: 'Doğaçlama gelişen bir organizasyon olmuş. Planlanmış değildi. Benim de günler öncesinden yaptığım bir planım vardı. Gece Antalya'ya uçtum. Gitmeden önce sayın Başkanım Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu bey de aradılar. Onlara da aynı şeyi söyledim. İstanbul'da kalmış olsam tabii ki futbolcularımla bir arada olup eğlenmek isterdim. Bizim aramızda dargınlık kırgınlık olabilir mi? Bu tip dedikoduları çıkaranlar ayıp ediyor. Biz yakaladığımız başarının tadını çıkarmak isterken yaptıklarına bakın..' Gelecek sezon Fenerbahçe'yi çalıştırıp çalıştırmayacağına dair sorumuza ise Yanal şu yanıtı verdi: 'Başarının alternatifi olur mu? Başarılı mıyız. Evet. Ben de elbette devam etmek daha büyük başarılar kazanmak istiyorum. Başkanımız ve yöneticilerimiz de sanırım böyle düşünüyor. Kimse merak etmesin bizim aramızda problem olmaz. Son dönemlerde duyguğum bir söz var. Sana da söyleyeyim. Yakışıklı erkek yoktur. Çirkin erkek de yoktur. Başarılı erkek vardır. Sanırım anlaşıldı bu konu...'Eurosport
Reklam
20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz.  Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Nike'ın Dünya Kupası İçin Hazırladığı Mükemmel Reklam
Ronaldo, Neymar Jr. ve Wayne Rooney’ın yanı sıra Zlatan Ibrahimovic, Eden Hazard, Andrea Pirlo, Gonzalo Higuain, Gerard Pique, Andrés Iniesta, Mario Gotze, Thiago Silva, Thibaut Courtois, Tim Howard ve David Luiz gibi ünlü futbolcular da yer aldı. Kobe Bryant, Jon Jones, Anderson Silva, Irina Shayk ve Yeşil Dev’in de aralarında bulunduğu diğer sporcular ve özel konukların da yer aldığı reklam filmi, iki takım arkadaşının bir parkta ‘Kazanan Kalır’ oyunundaki mücadelesi ile başlıyor.İster dünyanın en iyi oyuncusu olsun ister Brezilya’da sokaklarda oynayanlar olsun tüm futbolseverleri oyuna tutkuyla bağladıklarını söyleyen Nike Pazarlama Kurulu Başkanı Davide Grasso, ‘Kazanan Kalır’ın her genç oyuncunun arkadaşlarıyla arasındaki rekabeti öğrenmesini, kahramanı olan oyuncuyla oynama veya onun gibi olmaya çalışma deneyimlerini anlattığını belirtti. Davide Grasso, şöyle devam etti: “Korkusuz, heyecanlı ve eğlenceli oyuna inanıyoruz ve işte bu da bizim benimsemek istediğimiz bakış açısı. Nike oyuncuları uçlarda oynuyor; çünkü bir şeyi benzersiz ve sıra dışı kılmak için doğru zamanı biliyor. Biz oyunları bu dakikalar için izliyoruz, bunlar bize kendi oyunumuzu yaratmada ilham verici oluyor. İşte ‘Her Şeyi Ortaya Koy’ bu demek oluyor. Eğer o riskleri almaya hazırsan, ne yapabileceğinin söylenmesine ihtiyaç yoktur.”
Reklam
Galatasaray'dan Muslera Açıklaması
Galatasaray, Muslera'nın yaşadığı sakatlık ile ilgili bir açıklama yaptı. İşte Galatasaray'ın resmi sitesinden yaptığı Muslera açıklaması; Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı’nın Spor Toto Süper Lig’in 31. haftasında Elazığspor ile oynadığı maçta 65. Dakikada sakatlanan oyuncumuz Fernando Muslera’nın sol dizi hiperekstansiyona zorlanmıştır. (Dizin geriye doğru şiddetli bir şekilde zorlanması.) Oyuncumuzun durumu yarın yapılacak MR sonrası netlik kazanacaktır.Maraton
Şampiyon Fenerbahçe!
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında 2013-2014 sezonunun şampiyonu olmayı garantiledi. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı lacivertli takımın cezası nedeniyle kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçta Fenerbahçe, Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kalmasına rağmen bitime üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. VOLKAN NET GOLÜ ÖNLEDİ Karşılaşmanın 75. dakikasında Çaykur Rizespor gole çok yaklaştı. Savunma arkasına atılan topa hareketlenen Deniz, ceza sahasında Volkan'la karşı karşıya kaldı. Sert vuruşunda milli kaleci topu çelmeyi başardı. KUYT DA ÇIKTI Ersun Yanal, maçın 72. dakikasında sıra dışı bir değişikliğe imza attı. Genelde doksan dakika oynattığı Dirk Kuyt'ı oyundan alarak yerine Alper Potuk'u oyuna soktu. 65'TE WEBO OYUNA GİRDİ Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, 65. dakikada oyuna müdahele etti ve sarı kartı bulunan Emenike'yi kenara alarak yerine Webo'yu sahaya sürdü. EMENIKE NET FIRSATI KAÇIRDI Maçın 62. dakikasında Fenerbahçe Emmanuel Emenike ile gole çok yaklaştı. Kale sahası çizgisinin hemen önünde topla buluşan Emenike, net pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top farklı bir şekilde dışarı gitti. RİZESPOR KALESİ ABLUKADA Fenerbahçe mücadelenin ilk 30 dakikalık bölümünde Çaykur Rizespor kalesini kuşatma altına aldı. Üst üste gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe'de, Raul Meireles, 30. dakikada ceza sahasında dönerek yaptığı vuruşta topu ağlara gönderemedi. DÜNYA REKORU KIRILDI Fenerbahçeli kadın ve çocuk taraftarlar 50 bin 537 kişilik tribünlerin tamamını doldurdu. Bu kadın taraftarlar açısından bir rekor oldu. Şampiy10
Reklam
Volkan Demirel Rekora Koşuyor
Fenerbahçe'nin tecrübeli file bekçisi Volkan Demirel 19. şampiyonlukla birlikte tarihe geçmeye hazırlanıyor.Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel adını sarı lacivertli kulübün tarihine altın harflerle yazdırmaya hazırlanıyor. Beş şampiyonluğa bir yıldızın verildiği ligimizde, Fenerbahçe ile beşinci şampiyonluğuna hazırlanan Volkan Demirel, 19. şampiyonlukla birlikte sarı lacivertli takımın formasındaki yıldızlardan birinin altına imzasını atacak. Rüştü Reçber'in Barcelona'ya transferiyle birlikte Recep Biler ile girdiği forma rekabetinden galip ayrılan Volkan, o tarihten bu yana yaşanan dört şampiyonlukta takımın kalesini koruyordu. 19- şampiyonlukla birlikte Fenerbahçe'de dört şampiyonluk yaşayan Rüştü Reçber'i geride bırakacak olan Volkan Demirel, bu özelliğiyle kulüp tarihinin en fazla şampiyonluk yaşayan kalecisi ünvanına da kavuşacak. Toni Schumacher, Rüştü Reçber, Cihat Arman ve Engin İpekoğlu gibi unutulmaz isimlerin yanı sıra hala Spor Toto Süper Lig'de forma giyen Oğuz Dağlaroğlu ve Serdar Kulbilge gibi isimlerle de şampiyonluk kazanan Fenerbahçe'nin en çok şampiyonluk kazanan kalecisi olacak olan Volkan için 19. şampiyonluk şüphesiz diğerlerinden çok daha anlamlı olacak.eurosport
Alex de Souza: ''Fener Gol Gol Gol. Şampiyonluk Geliyor!''
Fenerbahçe, 19. şampiyonluğunu ilan etmek için artık saatleri sayıyor. Kutlamalar için sabırsızlanan Fenerbahçe taraftarına ise eski bir dosttan mesaj var. Süper Lig'de en yakın rakibi Beşiktaş'ın 12 puan önünde zirve koltuğunda oturan Fenerbahçe'de şampiyonluk heyecanı en üst seviyeye çıkmış durumda. Öyle ki Fenerbahçe bugün Rizespor karşısında 1 puan kazansa bile ligin bitimine 3 hafta kala şampiyonluğunu ilan edecek. Fenerbahçe camiası ise şampiyonluğu Şükrü Saraçoğlu'nda resmi bir şekilde kutlamak için artık saatleri sayıyor. Ancak şampiyonluğu bekleyen biri daha var. Alex de Souza ... Alex, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmesini sabırsızlıkla beklediğini resmi Instagram sayfasından paylaştığı bu fotoğrafla gösterdi. Eurosport
Reklam
Sabri Sarıoğlu'nun Bilinmeyenleri
Galatasaray’ın kaptanı Sabri Sarıoğlu, futbol hayatı ve özel yaşantısına dair önemli açıklamalar yaptı.Galatasaray'ın kaptanı Sabri Sarıoğlu Hürriyet'e verdiği röportajda ilginç ifadeler kullandı; “Sözleşmemi yanlış biliyormuşum” Sözleşmemle ilgili yanlış bir bilgi var. ‘15 maçta ilk 11 veya 30 maçta forma giyme’ şartı diye bir madde var. Zaten 18-19 maç ilk 11 oynadım ve sözleşmem otomatik olarak uzadı. Açıkçası ben de yanlış biliyordum ama 2-3 ay önce kulüp menajerimiz Cenk Ergün bana gösterdi. Kulübümle de sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Benle çalışmak isterlerse seve seve imza atarım. İstemezlerse de başka bir takım da oynarım. 3 ay sonra 30 yaşına gireceğim. Daha 5-6 yıl futbol oynayacak enerjiye, kondisyona ve kafa yapısına sahibim. Bu nedenle de yüzden sonrası için hiçbir plan yapmadım. İngiltere rüyası Avrupa’ya gitmeyi düşündüm. Takım olarak bir hedefim olmadı fakat lig olarak İngiltere’de oynamak isterdim. Ancak her zaman “Galatasaray’ın menfaatlerini düşünerek hareket etmek istiyorum” dedim. Bana Avrupa’nın önemli takımlarından ciddi teklifler de geldi. Fakat o günün şartlarında uygun bulmadım. Galatasaray’da kaldığım ve Avrupa’ya gitmediğim için de hiçbir zaman pişmanlık duymadım. “Türk hocalar duygusal” Hiçbir zaman ayrımı yapmadım ama Türk antrenörler olaylara biraz daha duygusal bakabiliyor. Yabancılarla fark olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan futbolcuya bakıştır. “En çok Ribery zorladı” Çok sayıda yetenekli ve kaliteli futbolcu ile oynadım ancak Ribery ayrı bir yere sahip. Fransa ile oynadığımız hazırlık maçında harika oynamıştı ve beni çok zorlamıştı. Onunla aynı takımda da oynayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika bir futbolcu ve çok sevdiğim bir insan. Favori yazarı Ahmet Ümit Futboldan arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu Rapsodisi’ni okudum. Daha çok tarihi ve polisiye kitaplara ilgi duyuyorum. En son izlediğim film ise Russell Crowe, Jennifer Connelly ve Emma Watson’ın başrollerini oynadığı Nuh: Büyük Tufan. Fakat film beklentilerimi karşılamadı. ‘Esprilerden hiç rahatsız olmuyorum’ Yaptığı isabetsiz ortalardan reklam üretilen Sabri Sarıoğlu, “Senaryoyu okuduğumda fikir hoşuma gitti. Kendimle barışık bir insanım” diyor. En unutamadığım maç... Bordeaux maçını unutamam Hırvatistan ile oynadığımız Euro 2008’deki çeyrek finaldini unutamam. G.Saray ile ise gol attığım ve 4-3 kazandığımız Avrupa Ligi’ndeki Bordeaux maçı... Galatasaray formasıyla çıktığım her maçın ayrı bir anlamı oluyor. 3Puan
Sabri Sarıoğlu'nun Bilinmeyenleri
Galatasaray’ın kaptanı Sabri Sarıoğlu, futbol hayatı ve özel yaşantısına dair önemli açıklamalar yaptı.Sarı-kırmızılı taraftarların ‘Sabri Reis’ diye çağırdığı kaptanlarından Sabri Sarıoğlu, temmuzda 30 yaşına basacağını belirterek, “5-6 yıl daha oynamayı istiyorum. Kendimde o enerjiyi buluyorum. Galatasaray da isterse son noktayı burada koymak istiyorum” dedi. Sabri’nin röportajından öne çıkan kısımlar şunlar oldu: “Sözleşmemi yanlış biliyormuşum” Sözleşmemle ilgili yanlış bir bilgi var. ‘15 maçta ilk 11 veya 30 maçta forma giyme’ şartı diye bir madde var. Zaten 18-19 maç ilk 11 oynadım ve sözleşmem otomatik olarak uzadı. Açıkçası ben de yanlış biliyordum ama 2-3 ay önce kulüp menajerimiz Cenk Ergün bana gösterdi. Kulübümle de sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Benle çalışmak isterlerse seve seve imza atarım. İstemezlerse de başka bir takım da oynarım. 3 ay sonra 30 yaşına gireceğim. Daha 5-6 yıl futbol oynayacak enerjiye, kondisyona ve kafa yapısına sahibim. Bu nedenle de yüzden sonrası için hiçbir plan yapmadım. İngiltere rüyası Avrupa’ya gitmeyi düşündüm. Takım olarak bir hedefim olmadı fakat lig olarak İngiltere’de oynamak isterdim. Ancak her zaman “Galatasaray’ın menfaatlerini düşünerek hareket etmek istiyorum” dedim. Bana Avrupa’nın önemli takımlarından ciddi teklifler de geldi. Fakat o günün şartlarında uygun bulmadım. Galatasaray’da kaldığım ve Avrupa’ya gitmediğim için de hiçbir zaman pişmanlık duymadım. “Türk hocalar duygusal” Hiçbir zaman ayrım yapmadım ama Türk antrenörler olaylara biraz daha duygusal bakabiliyor. Yabancılarla fark olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan futbolcuya bakıştır. “En çok Ribery zorladı” Çok sayıda yetenekli ve kaliteli futbolcu ile oynadım ancak Ribery ayrı bir yere sahip. Fransa ile oynadığımız hazırlık maçında harika oynamıştı ve beni çok zorlamıştı. Onunla aynı takımda da oynayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika bir futbolcu ve çok sevdiğim bir insan. Favori yazarı Ahmet Ümit Futboldan arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu Rapsodisi’ni okudum. Daha çok tarihi ve polisiye kitaplara ilgi duyuyorum. En son izlediğim film ise Russell Crowe, Jennifer Connelly ve Emma Watson’ın başrollerini oynadığı Nuh: Büyük Tufan. Fakat film beklentilerimi karşılamadı. ‘Esprilerden hiç rahatsız olmuyorum’ Yaptığı isabetsiz ortalardan reklam üretilen Sabri Sarıoğlu, “Senaryoyu okuduğumda fikir hoşuma gitti. Kendimle barışık bir insanım” diyor. En unutamadığım maç... Bordeaux maçını unutamam Hırvatistan ile oynadığımız Euro 2008’deki çeyrek finali unutamam. G.Saray ile ise gol attığım ve 4-3 kazandığımız Avrupa Ligi’ndeki Bordeaux maçı... Galatasaray formasıyla çıktığım her maçın ayrı bir anlamı oluyor. Eurosport
Reklam
İstanbul'da Lale Devrini Yaşayabileceğiniz 8 Mekan
Beykoz Korusu ya da Abraham Paşa Korusu ,   İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan koru İstanbul Boğazı sırtlarında, Beykoz ile Paşabahçe semtleri arasında geniş bir arazi üzerine yayılmıştır. Boğaz'a bakan yamaçlardan başlayarak içlerde Riva'ya kadar uzanır. Doğuda doğal ormanlarla bütünleşir. Koru adını, Mısır Hıdivi Mehmet Ali Paşa'nın yakın adamlarından olan Ermeni kökenli Erem Amira'nın torunu Abraham Paşa'dan (1833-1918) almaktadır. Abraham Paşa, dönemin Osmanlı padişahı Abdülaziz'le dostluk kurmuş ve bir rivayete göre padişahla oynadığı bir tavla oyununda galip gelmesi üzerine bu korunun bulunduğu geniş araziyi kazanmıştır. :) Abraham Paşa'nın mülkiyetindeyken, koru Fransız bahçe uzmanları tarafından düzenlenmiş, içinde köşkler, kuşhaneler ve havuzlar inşa edilmiştir. Türkiye ikliminde doğal olarak yetişmeyen, yurtdışından getirilmiş egzotik bitki ve ağaçlar dikilmiştir.İki büyük yapay mağara, beş havuz, kayalarla oluşturulmuş 3 yapay çağlayan bulunan korudaki havuzlardan birinin içinde küçük bir yapay ada vardır. Günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan koru, halkın ziyaretine açıktır. İçinde iki otopark, iki kır kahvesi, bir restoran, iki sera, açık spor alanları, çocuk parkı, oturma terasları ve piknik alanları bulunmaktadır. Koruda bulunan ağaçlar arasında sekoya, kırmızı yapraklı karaağaç ve Japon saforası gibi nadide türler bulunur. Bunların yanı sıra çok miktarda at kestanesi,çınar,ıhlamur,meşe, erguvan ve akasya türü de bulunur. Bu özelliklerinin yanı sıra Lale festivali kapsamında Beykoz Korusu'na 16 farklı türde toplam 250.000 lale dikildi. Bu görsel şöleni kaçırmayın :)
LYS Hakkında Bilmen Gereken Her Şey
etiket
LYS nedir?Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), ÖSYM’nin üniversiteye girmek isteyen adaylar için hazırladığı sınav sisteminin ikinci aşamasıdır.LYS’ye girme koşulu nedir?2014 YGS’ye girmiş olup herhangi bir YGS puanı baraj kabul edilen 180 ve üzerinde olan adaylar 2014 LYS’ye girebilir. LYS’ye girmek isteyen adayların 21-30 Nisan tarihleri arasında kayıt yaptırmaları gerekmektedir.LYS’de kaç sınav var? Hangi günler hangi sınavlara girmem gerekiyor?LYS’de 5 adet sınav bulunmaktadır. Bunların içerikleri ve tarihleri aşağıdaki gibidir.LYS-1, Matematik Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. MF veya TM puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Matematik testi 50 sorudur ve 75 dakika sürecektir. Geometri testi 30 sorudur ve 60 dakika sürecektir.LYS-2, Fen Bilimleri Sınavı olarak geçmektedir ve 21 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerini içerir. MF puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerinden her biri 30 sorudan oluşmaktadır ve cevaplama süreleri 45er dakikadır.LYS-3, Edebiyat-Coğrafya Sınavı olarak geçmektedir ve 22 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Edebiyat ve Coğrafya-1 testlerini içerir. TM ve TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Edebiyat testi 56 sorudur ve 85 dakika sürecektir. Coğrafya-1 testi 24 sorudur ve 35 dakika sürecektir.LYS-4, Sosyal Bilimler Sınavı olarak geçmektedir ve 14 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir. Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testlerini içerir. Tarih testi 44 sorudur ve 65 dakika sürecektir. Coğrafya-2 testi 14 sorudur ve 20 dakika sürecektir. Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testi 32 sorudur ve 50 dakika sürecektir. İstisnai olarak lisede Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf olan veya farklı müfredat ile okuyan öğrenciler Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile ilgili soruları çözmeyecek onun yerine Felsefe Grubu sorularından 8 ek soru çözeceklerdir.Adayların kendilerine ait olmayan gruptaki soruları çözmeleri onlara ek puan getirmeyecektir. LYS-5, Yabancı Dil Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 14:30’da başlayacaktır. İngilizce, Almanca ve Fransızca testlerini içerir. DİL puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Aday sadece başvurusunda bildirdiği tek bir testi yapacaktır.  Dil testi 80 sorudur.Bu sınavların ağırlıkları nelerdir?LYS’nin ağırlığı ham puan içerisinde %60’tır. Her puan türü için LYS’deki testlerin ağırlığı değişmektedir. Testlerin ağırlıkları hakkında detaylı bilgi edinmek için buraya tıkla. LYS puanlarım nasıl hesaplanıyor? Yerleştirme puanı nedir?LYS puanları ham ve yerleştirme puanı olarak ikiye ayrılır. Ham puan YGS ve LYS’de yaptığınız netler üzerinden hesaplanır. En büyük LYS ham puanı 500, en düşük LYS ham puanı ise 100’dür. Adayın bir alandan (MF, TM, TS veya DİL) LYS puanının hesaplanabilmesi için o puan türüne ait testlerden en az ikisinden 0.5 net yapmalıdır.İpucu! LYS tahmini puanlarını hesap makinemizi __kullanarak hesaplayabilirsin.İpucu! LYS programlarında girmeyi düşündüğünüz bütün testlerden en az yarımşar net yapmak normalde girmeyeceğiniz alanını puanını çok yükseltecektir. Örneğin, bir MF adayının LYS-1 ve LYS-2’ye girmesi gerekmektedir. TM ile iki ortak testi olduğu için TM puanı da hesaplanmaktadır. Eğer aday LYS-3’e de girer ve oradaki testlerden de yarımşar net yaparsa TM puanları LYS-3’e girmediğinde alacağından çok daha yüksek olacaktır.Uyarı! YGS puanları LYS puanları için bir gösterge olsa bile YGS puanları bir LYS puanını hesaplamakta kullanılamaz.Yerleştirme puanı ise ham puanın üzerine eklenen okul başarısıdır. Adayın okul not ortalaması kullanılarak adaya 30 ila 60 puan arasında bir başarı puanı eklenir. Böylece en yüksek yerleştirme puanı 560 olurken en düşük yerleştirme puanı 130 olur.Uyarı! Aday bir önceki sene bir programa yerleşmiş ise okuldan gelen başarı puanının sadece yarısını alır. Diğer bir deyişle bu adaylar yerleştirmede 115 ile 530 puan arası almaktadırlar.Ek puan nedir?Ek puan ise özel başarısı olan adaylara (ör. TÜBİTAK başarısı) veya teknik liselerin ve meslek liselerinin ilgili programlarına (ör. İmam Hatip Lisesi – İlahiyat, bütün programlar için ÖSYS kılavuzu Tablo 3A’ya bakabilirsiniz) geçişlerinde uygulanır. Okul birincilerine ise bazı programlarda özel kontenjan ayrılır. Ayrıca sanatta ve spor dallarında üstün yetenekli adaylar için de istisnalar bulunmaktadır.Uyarı! Okul birincileri sadece mezun oldukları sene girdikleri sınavda okul birincisi kontenjanından yararlanabilirler.Baraj puanı nedir?Baraj puan adayın çoğu 4 yıllık lisans programlarına girebilmek için ilgili puan türünden almaları gereken en az puandır. LYS programları için baraj 180 puandır.Yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen lisans programları ile Teknoloji, Sanat ve Tasarım, Turizm Fakülteleri lisans programlarının M.T.O.K. kontenjanlarını tercih edebilmek için veya yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen programlar dışındaki lisans programlarını tercih edebilmek için LYS’den barajı aşmak gerekmektedir.Uyarı! Adaylar LYS’de barajı geçemeseler bile YGS puanı ile öğrenci kabul eden programlara başvurabilirler.Uyarı! Bazı 4 yıllıklar (Yüksekokullar) YGS puanı ile öğrenci kabul ettiklerinden LYS baraj puanı bu programları etkilemez.Kontenjan nedir? Taban puan nedir? Başarı sırası nedir?Kontenjan bir programın almayı taahhüt ettiği aday sayısıdır. Örneğin; Galatasaray Üniversitesi Hukuk programının 2013’teki kontenjanı 26'dır.Uyarı! 2014 yılı için kontenjan değişiklikleri temmuz ayının başında yayınlanacaktır ve sitemizde güncellenecektir.Taban puan bir programın en son sırada aldığı adayın programa ait olan puan türünde aldığı puanı gösterir. Örnek verecek olursak 2013 yılında Galatasaray Üniversitesi Hukuk programı TM-2 puanıyla 26 kişi almıştır. Programın aldığı 26. kişinin TM-2 puanı olan 524.63928 o programın taban puanıdır.Adayların puanları hesaplanırken aynı zamanda her puan türü için sıralamaları da hesaplanır. Başarı sırası bir programın ait olduğu puan türünde en son aldığı adayın kaçıncı sırada olduğunu gösterir. Aynı örneği kullanarak Galatasaray Üniversitesi Hukuk programına 26. sıradan giren aday TM-2 puan türünde 87. olmuştur. Programın başarı sırası da 87’dir.İpucu! Hesap makinemiz __puanın yanı sıra sıralama da vermektedir.Uyarı! Her sene için taban puanlar ve başarı sıraları değişiklik gösterir. Örneğin bir sene 300 puanla alan bir programın başarı sırası 90 bin iken diğer bir sene başarı sırası yine 90 bin civarındayken taban puanı 280 binler olabilir.İpucu! Sonuçlar açıklandıktan sonra bir önceki senenin taban puanı yerine başarı sırası ile karşılaştırmak daha doğru sonuçlar verecektir.İpucu! Bütün programların kontenjanları, taban puanları ve başarı sıralarını incelemek için sitemizdeki Tablo 4’e __bakabilirsin.LYS’ye nasıl hazırlanacağım? Programların taban puanları belli ama o puanlara erişebilmem için kaç net yapmam gerekiyor? LYS’ye hazırlanmak için Faydalı Bilgiler bölümünde Üniversiteye Hazırlanırkenkategorisindeki yazılara göz atabilirsin.Bunun dışında LYS’ye hazırlanmak için Akıllı Çalışma Sistemi’nden faydalanabilirsin. Akıllı Çalışma Sistemi netlerini arttırabilmen için en hızlı yollardan biri. Ayrıca Akıllı Çalışma Sistemi’nin içerisinde 8.000’in üzerinde soru bulunuyor.Bunun yanı sıra LYS programlarının kaçar net istediğini öğrenmek istiyorsan KAÇ NET’i kullanabilirsin. KAÇ NET binlerce LYS programı için hangi testlerden kaçar net yapman gerektiğini gösterir.Ayrıca her zaman için Soru bölümünden bize ve diğer üyelere aklındaki soruları sorabilirsin.LYS sonuçları ne zaman açıklanır? Tercih dönemi ne zaman?Belli bir süresi olmamasına rağmen ÖSYM sonuçları sınavların bitiminden yaklaşık bir hafta on gün kadar sonra açıklamaktadır. Tercih dönemi LYS sonuçları açıklandıktan yaklaşık bir hafta sonra başlar ve on gün kadar sürer. Ondan yaklaşık bir hafta sonra da adayların hangi programlara yerleştiği belli olur.2013 yılında son LYS 23 Haziran’da yapılmış olup 1 Temmuzda LYS sonuçları açıklanmıştır. Tercih dönemi 8-18 Temmuz arası gerçekleşmiş olup yerleştirme sonuçları 25 Temmuz’da açıklanmıştır.Kaç tercih hakkım var? Belli bir sıralama yapmam gerekiyor mu? Puanlarını tutturduktan sonra istediğim tercihe yerleşebilir miyim?Aday tercih listesine en fazla 30 program ekleyebilir ve bu programları kendisi için önem sırasına göre yukarıdan aşağıya doğru sıralamalıdır. Aday puanının tuttuğu ilk tercihine yerleştirilir. Örneğin aday 5 tercih yapmış ve 2., 4. ve 5. tercihlerine girmeye hak kazanmışsa 2. tercihine yerleştirilir. İpucu! Tercih listeni en doğru şekilde oluşturmak için TUTAR MI?’yı __inceleyebilirsin.YGS ve LYS sonuçlarımı paylaşmanın en güvenli yolu nedir? ÖSYM internet şifremi rehber öğretmenime vermem güvenli mi? Kontrol kodu nedir?ÖSYM, internet şifrelerinin rehber öğretmenler dahil olmak üzere kimse ile paylaşılmaması konusunda adayları ciddi bir şekilde uyarmaktadır. Rehber öğretmenlerin adayın şifresini çalmaları beklenmez ama aday şifrelerini adayın kendisi kadar sıkı korumayabilirler.ÖSYM sınav sonuçlarının başkalarıyla güvenli bir şekilde paylaşılması için kontrol kodu uygulamasını geliştirmiştir. Sınav sonuç belgelerinin en altında yazan bu kod ile adayın internet şifresini paylaşmadan sonuç belgesini paylaşmasını mümkün kılmaktadır.Ayrıntılı bilgi için ilgili yazımızıokuyabilirsin.Uyarı! ParlakBirGelecek bazı ürünleri (ör. KAÇ NET, TUTAR MI) için adayın kontrol kodunu istemektedir ama sitenin hiçbir yerinde adayın ÖSYM internet şifresi istenmemektedir.Puanım tercih listemdeki hiçbir programa yetmezse ve hiçbir yere yerleşemezsem ne olur?Aday ek yerleştirmede tekrar tercih yapabilir veya bir sonraki sene sınava tekrar girebilir.Ek Yerleştirme nedir? Ne zaman başlar?Yerleşemeyen adaylar ek yerleştirme dönemde ilk tercih döneminde tercih edilmediği için boş kalan, tercih edip de yerleşen adayların kayıt yaptırmadığı için boşalan kontenjanlar ile yeni açılan programlar için tekrar tercih yapabildikleri dönemdir. Ek yerleştirme dönemi, o seneki tercih ve yerleştirme dönemi bittikten sonra başlar, 2013 yılında Eylül sonuna doğru gerçekleşmiştir.Eğer bu sene bir yere yerleşirsem seneye sınava tekrar girdiğimde bir kaybım olur mu? Peki ya yerleştiğim programa kayıt yaptırmazsam?Aday kayıt yaptırmış olsun veya olmasın bir önceki sene bir yere yerleştiyse okul başarısından gelen puanı 50% oranında kesintiye uğrar. Bir programa yerleşip kayıt da yaptırdıktan sonra başka bir programa geçmek istersem tekrar sınava mı girmem gerekir?Üniversite öğrencileri belli koşullar altında sınava girmeden yatay geçiş ile başka programlara geçebilirler.İki yıllık bir programdan dört yıllık bir programa tekrar YGS ve LYS’ye girmeden geçmek mümkün müdür? İki yıllık program mezunları veya mezun olma aşamasında olan öğrenciler bazı programlar için dikey geçiş sınavı ile dört yıllık programlara YGS veya LYS’ye girmeden kaydolabilirler.
Reklam