onedio
"Benden Top Kapan Havalara Uçuyor"
Adını PTT 1. Lig’de duyuran, ertesi yıl ayağının tozuyla Spor Toto Süper Lig’de fırtınalar estiren Emmanuel Emenike, ülkemizdeki tüm futbolseverleri kısa zamanda etkilemeyi başarmıştı. Güç, hız ve dayanıklılığın üst noktada buluştuğu Nijeryalı, top ayağına geldiğinde kendi taraftarını heyecandan ayağa kaldıran, rakip taraftara ise korku salan haliyle ligin en dikkat çeken oyuncularından biri olmayı sürdürüyor. Geç kavuştuğu F.Bahçe’de ilk yılını şampiyonlukla kapatan Emenike, HABERTÜRK’e verdiği özel röportajda tüm soruları samimiyetle yanıtladı. İşte Emenike röportajı:‘HER ŞEY YOLUNDA’“Fenerbahçe’de iyi bir süreç geçirdiğimi düşünüyorum. Geride kalan 1.5 yıla baktığımda işler iyi gitti benim ve takım için. Her şey yolunda. Yine bu sürece baktığımda mutlu olduğumu söyleyebilirim. Tüm bunlar sebebiyle güzel bir 1.5 yıl geçirdim diyebilirim.”‘EN CİDDİ RAKİP BEŞİKTAŞ’“Beşiktaş’ın bu sezon en ciddi rakibimiz olacağını düşünüyorum. Bu sezon gerçekten çok iyi bir iş çıkardılar ve şu anda zirvedeler.”‘TOPU KAPAN RAKİP HAVALARA UÇUYOR’“Rakip stoperlerin bana karşı çok daha konsantre ve çok daha dikkatli oynadıklarının farkındayım. Savunma oyuncuları ne zaman benden top kapsa hem onların hem de taraftarının çığlıklar attığını ve çok mutlu olduklarını görüyorum. Bu durum beni daha çok motive ediyor. Çünkü o anları yaşadıkça, topu kaptıktan sonra o mutluluklarını gördükçe, ‘Ya ben hakikaten iyiyim galiba! Herhalde bu nedenle bağırıyorlar. Ben çok iyi bir oyuncuyum demek ki’ diye düşünüyorum. Diğer forvetler top kaptırdıklarında bu çığlıklar, bu sevinç olmuyor. Bunu görüyorum. Bu da elbette beni mutlu ediyor.”‘GEÇEN YILKİ ŞAMPİYONLUĞU UNUTAMAM’“Şampiyonluk kupasını kaldırdığımız an, son derece duygusal bir andı benim için. Bu benim ilk lig şampiyonluğumdu aynı zamanda. Ben Fenerbahçe’ye ve Türkiye’ye zaten şampiyon olmak için geldim. İlk yıl bu hedefimize ulaştık. Ve çok şükür o şampiyonlukla her şey çok iyi, çok güzel oldu benim için. Eksik parça tamamlandı. O şampiyonluktan dolayı çok mutluyum ve hayatım boyunca unutmayacağım. Umarım bu sezon da takımımla birlikte şampiyonluk yaşayabiliriz. Bunun için de hepbirlikte çalışıyoruz.”‘DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ’“Günden güne zorlaşan bir lig var aslında önümüzde. Her geçen gün, her geçen dakika bu lig daha da zorlu bir hal alıyor. İnsanlar belki ‘Fenerbahçe en zorlu, en önemli maçları geride bıraktı’ diyor ama bu lafların bizi etkilemesine izin vermemeliyiz. Önümüzdeki maçları da aynı şekilde, aynı ciddiyetle oynamalıyız. Tüm bu maçlara iyi bir şekilde konsantre olmalıyız. Şu an işler bizim için iyi gidiyor. Takım halinde iyi durumdayız ama buna kendimizi kaptırıp ‘Zorlu maçlar geride kaldı’ diye düşünüp bunun etkilemesine izin vermemeliyiz. Şampiyon olmamız için çok çalışmamız gerekiyor. Önümüzde çalışmamız gereken çok fazla zaman var.”‘BU FORMAYLA DEVLER LİGİ HAYALİM’“Öncelikli hedefimiz tabii ki bizim için de çok özel bir hedef olan 4. yıldızı takmak. Zaten Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılabilmek için de bu gerekiyor. Bunun için hem oyuncular hem teknik heyet çok çalışıyoruz. Eğer şampiyon olup Devler Ligi’ne gitme hakkını elde edersek bizim için çok iyi olacak. Bu benim hayallerimden biri. Ben daha önce de o seviyede oynadım ama Fenerbahçe ile de oynamayı çok istiyorum. Şimdiden ‘Şu kadar gol atarım’ diyemem. Zamanı geldiğinde bunu tekrar konuşuruz. Siz de göreceksiniz zaten sahada. Tek diyebileceğim; Şampiyonlar Ligi’ne gitmemiz halinde iyi bir iş çıkaracağıma eminim.”‘BENCİL OLMAM’“Kariyerimde çok asist yaptım. Çünkü ben her zaman takımın kazanmasını isteyen biriyim. Hep takımın mutluluğunu düşünürüm. Gol atmayı seviyorum ama asist yapmayı da seviyorum. Gol atmak için daha iyi pozisyonda bir arkadaşım varsa mutlaka ona pas vermeye çalışırım. Bencillik yapmamaya çalışıyorum ve bencil bir oyuncu değilim. Çünkü herkesin mutlu olmasını istiyorum. Çok asist yaptığımın en güzel örneği zaten geçen sene.”‘İSMAİL HOCA İÇİN EKSTRA ÇABA GÖSTERİYORUZ’“İsmail hocamızla iyi bir ilişkimiz var. Ben buraya geldiğimden beri büyük saygı duyuyordum ve o da bana saygı duyuyor. Bu yıl, geçen yıl farketmeden saygı ve sevgi içerisinde ilişkimiz devam ediyor. Çok iyi ve son derece çalışkan bir insan. O nedenle şu ana kadar hiçbir problemimiz olmadı. Her şey çok iyi gitti. Yardımcı antrenörken teknik direktörümüz olması onu kesinlikle değiştirmedi. Herkesi mutlu etmek için çok uğraşıyor. Etrafındaki herkes mutlu olsun istiyor. Futbolcular arasında ki dengeleri çok iyi sağlıyor. Siz de, taraftarlar da futbolcuların hepsinin mutlu gözüktüğünü görüyordur. Bu takım için çok çalışıyor, çok uğraşıyor... Herkesle saygı ve sevgi çerçevesinde güzel ilişkiler kurduğu için sahaya çıkan herkes onun için ekstra çaba sarf etmeye gayret ediyor.”‘BUNLAR FUTBOLUN DOĞASINDA VAR’“Gaziantepspor maçında tribünler ve kaptanımız Emre ile aramda bir olay yaşandı. Futbolda bu tarz şeyler olabiliyor. Özellikle Fenerbahçe gibi bir takımda oynuyorsanız ve kendi evinizde oynadığınız bir maçın 2. yarısında skor hala berabereyse böyle şeylerin olması son derece doğaldır. Çünkü o sırada kazanma mecburiyetimiz var. Kaptan ile yaşadığımız da bunla alakalı şeylerdi ve futbolun doğasında olan son derece normal şeylerdi. Bu konu artık geride kaldı ve çoktan çözüldü. Ama İsmail hocanın bu süreçteki etkisi gerçekten çok büyüktü. Benim o sürecin ardından kendimi geliştirmemi de o sağladı.”‘BOLT’U ÇAĞIRIN YARIŞALIM’“Usain Bolt’u gidip çağırın, onla yarışalım. Kimin kazanacağını görebilmeniz için onu çağırmanız gerekiyor. Gelmesi halinde ben onla yarışırım. (Gülerek)”‘SERT VE KATI BİRİ DEĞİLİM’ “Şakalaşmayı çok seven bir insanım. Etrafımda kim varsa mutlu etmek istiyorum. Özellikle takım arkadaşlarımla şakalaşmaya, onları mutlu etmeye çalışıyorum. Sürekli gülelim istiyorum. Bazen çok ciddi gözükebilirim. İnsanlar dışarıdan baktığında çok katı olduğumu düşünebilir. Ama o anlarda bile benim kalbim, içim öyle değil. Ben hiçbir zaman çok katı, çok sert, çok ciddi bir insan değilim.”HTSPOR.COM
Demirören: "Gidişat Çok Tehlikeli"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, NTV Spor 'Yüzde Yüz Futbol' programında canlı yayında Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen'in sorularını yanıtladı.Yıldırım Demirören'in açıklamaları şöyle;'Sayın Zekeriya Alp'le biz haftada bir görüşürdük. İstifa edeceğinden hiçbir şekilde haberim yoktu. Tam bir yönetim kurulu toplantısına girerken istifa haberi geldi. Tarafsızlığın ve dürüstlüğn sembolü olan bir kişinin istifa etmesine üzüldüm. Bir yandan da sevindim, bize yeni bir konu açtı. Böyle bir ismin futboldan çekiliyorum dediği zaman herkesin şapkasını önüne alıp düşünmesi gerekiyor.''Artık yapacağımız konuşmaların nereye gideceğini düşünmemiz gerekiyor. Alp'e 'Hocam doğru ama yanlış yaptın' dedim. O da bana 'Başkanım kırgınlık yok. Belli dersleri çıkarırlar diye istifa ettim' dedi. Umarım futbolun aktörleri, duyumlarla kişileri yargılamaktan vazgeçerler.''Avrupa'nın hangi ülkesinde MHK Başkanı, hakemlerin hatasından dolayı istifa ettiriliyor. Türkiye'de hakem hataları değil hakemler tartışılıyor. Hep hakemlerin art niyetli olduğunu söylüyorlar. Ben de buradan bunu ispatlamaları gerektiğini söylüyorlar. Ben ve Federasyon hakemlerimizin arkasındayız. Duyum aldım diyerek hareket edemezler. Hakemlerimiz o sözleri söyleyenlerden daha karakterlidir.''Hakemlerimiz cesur olarak karar vermek zorundadırlar. Maç iptal etme yetkisini verdik, onlara o kadar güvendiğimiz için. Bir maçta ortalama en az 50 düdük çalınır. Maça göre 80'lere kadar çıkar. PTT de dahil hesaplarsak 1 haftada 1000'e yakın düdük çalınıyor. Bu düdüğü çalanlar futbolcular kadar koşuyor ve karar veriyor. Bizler 1000 düdükten 1 tane hatayı tartışıyoruz. İngiltere'de daha kötü hatalar görüyoruz. Hata tabii ki olacak. Herkes saygı ve iyi niyete uymak zorundadır.''CÜNEYT ÇAKIR ŞAİBELİDİR DİYEN İSPAT ETMELİ''Cüneyt Çakır şaibelidir diyen başkanın bunu ispat etmesi lazım. Ey başkan çık açıkla. Nedir şaibesi? Başkan olarak her demece cevap vermeye kalksam... İnsanlar kaostan beslenmeyi seviyor. Bunları kesmemiz lazım. Bizde spor programları kaos yaratmak için var. Futbolu tartışmamız lazım.''Ey Zekeriya'lar lafından bıktığımız için bunu bir sembol olarak göstermemiz lazım. Biz hakemlerimize maddi açıdan yapılmayanı yaptık. Hata yapan hakem belli bir sisteme göre ceza alıyor. Bize şeffaf olalım dedik.''MHK bir buzdağının içinde kapalı kalmış. Biz Federasyon olarak sanki hakemlerle oturuyoruz bu şampiyon olacak bu küme düşecek diye konuşuyoruz diye bir imaj yaratılıyor. Hata yapan hakemler daha dikkatli olsun. Hatasını kabullenmek zorunda. Zekeriya Alp'in televizyonda hakemleri değerlendirmesi kararını tüm hakemlere ben söyledim ve hepsi de kabul etti.''En kolay şey çalışan insanı eleştirmektir. Çoğu kişiyi bize yardım etmeye çağırdık, gelmediler. Türk futbolu 'biz' demeye başlarsa kurtulur.''İngiltere'de üç şampiyon var, İspanya'da iki, Almanya'da neredeyse bir tane var... Büyükler zaten her şekilde hakimler. Anadolu'da yapılan hatalar sadece yerel gazetelerde çıkıyor. Hiçbir büyük gazetede belki 1 dakika ayırıyorlar. Çok nadirdir. Anadolu'da büyük takımlara yapılan hatalar manşetlerde çıkıyor ve 1 hafta tartışıyor. Tabii ki hakem bu baskının altına girer. Programınızda 4 büyükleri tartışmadan program yapın. Yapamazsınız.''Her cezanın veriliş şekli değişiyor. Bir oyuncunun direkt gördüğü kırmızı kartın cezası değişiyor. İnsanlar ona sadece kırmızı kart olarak bakıyor ama onun altında yatan bir sebep var. Değişime karşı olanlar bizi eleştiriyor. Zekeriya Hocayla yaptığımı haftalık program nedeniyle bizi eleştirenler oldu. Dedim hocam doğru yapıyoruz devam... Niyetimiz ikinci yarıdan sonra Disiplin'i de çıkarmak. Çıksın o da anlatsın.''Biz buraya Türk futboluna bir şeyler yapma adına geldik. Talimatlarımızı da çok sertleştirdik. Bu sene sonunda Mali Kriterleri çıkartacağız. Kafamızı koyduk bu işe. Makyajlı bütçe ve bilançoları kabul etmeyeceğiz. Bu bize tepki yaratabilir ama bunu Türk futbolu için yapacağız. Kulüplerin borçlanmasına destek olamayız. Borç batağı içindeler. Bu sistemin değişmesi lazım.'Yabancı kuralına milli takım kriteri koyunca Melo gibi önemli bir oyuncu bile Türkiye'ye gelemiyor. Bu kriterler üzerine çalışıyoruz. Yabancı sayısını artırmak ne kadar doğru. Bizim kafamızdaki kriter şu; altyapı için belli bir adet kriteri koymak istiyoruz. Almanya'da 500 milyon euro para harcandı altyapı için. Kulüp başına senelik 7 milyon euroya denk geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmamız lazım. Bizim böyle yerlere girmemiz lazım.''Biz de pilot olarak buradaki okulu açtık. Türkiye'nin belirli yerlerinde oynayan çocuklar haftanın 3 günü buraya gelip hem eğitim alıyor hem idman yapıyorlar. Kulüpler maalesef şu anda bunun hiçbir yerinde değil. Altyapıdaki hocalarımıza bakın hatır için gelen hocalar. Kulüpler daha A Takıma para ödeyemiyor. Altyapı hocalarını biz yetiştirelim dedik. Burada sıkıntımız o takımı tutan hocalar çıkmıyor.''VOLKAN'IN YAPTIĞI HAREKET BAŞTAN SONA YANLIŞ''Her turnuvaya katılan, kalıcı milli takım yaratmamız lazım. Bu da uzun vadeli yatırımlarla olur. Milli takım tribünden de başlıyor. Milli taraftar kalmadı. En son yuhalanacak takım milli takımdı o bile yuhalandı. Hangi stattaysak o stadın takımının oyuncuları alkışlanıyor. Maçlara kendi takım formaları ile geliyorlar. Milli başarı tribünle başlar diyoruz, tribünler milli takımı yuhalıyor. Brezilya 7 tane yedi kimse yuhalamadı. Volkan'ın yaptığı hareket baştan sona yanlış. Kazakistan maçında sahadan çıkması, bırakması... Taraftarın yaptığı da yanlış. Tek bayrak tek ülkeyiz biz. Koşulsuz destek olması lazım.''BENİ AŞAĞIYA İNDİRMEYİN DEDİM''Bizim hedefimiz seyirci kalitesini artırmak. Bugün çoğu kimse maçlara ailesi ile gidemiyor. Arjantin'de insanlar parmak iziyle stada giriyor. Statlar hep full. Gündüz maçı oynansın diye Beşiktaş başkanıyken de söyledim. Ama yayıncı kuruluş devreye giriyor. Avrupa'da gündüz oynanıyor ama orada kriterler başka. Çin'de Brezilya'da izleniyor o maçlar.''Volkan çıktı diye takımı çekerim, beni aşağıya indirmeyin dedim. Takımdaşlık olarak yaptığı yanlıştı. Ama kimse milli takım forması giyen oyuncuya küfür edemez. Volkan'a hak veriyorum ama yanlış yaptı hele statı terk etmesi tamamen yalnız. Yabancı sayısı ile ilgili bir şey düşünmedik. Fatih Hocam çalışıyor hep beraber değerlendireceğiz.''HAMZA HOCA İÇİN İZİN İSTENDİ''Abdurrahim Bey, önce Terim'i aramış. Terim başkanımzdan izin alın demiş. Hamza Hoca ile görüşmek istiyoruz dediler, tabii dedim. Hamza Hoca'ya gitmek istiyor musun, yapabilecek misin? diye sorduk. Hocam yapabileceğim inanıyorum dedi. Biz de olun açık olsun dedik. Albayrak'a da 3 günde mağlubiyet olunca sakın kurtlara kaptırma, arkasında durun dedim. İnşallah başarılı olur.''Uzun vadeli yola çıkınca herkesin sabretmesi lazım. Fatih Hoca da gelince biz Avrupa, Dünya şampiyonu olacağız demedi. Biz de böyle bir istemedik. Biz kalıcı milli takım yaratmazsak, kalıcı çözümler üretmezsek bir şeye yaramaz. Biz kalıcı neler yapabiliriz bunlara bakmamız lazım. Fatih Terim bana göre rahat bir ortamda çalışıyor.''BİZ YARIN GİDERİZ, KORKUMUZ YOK''Bizde hoca ortalaması 1,5 yönetim ortalaması 2 sene. Zaten o istikrarı sağlayamazsanız başarı gelmez. Kadrolarda değişiyor. Burası bir de atlama, zıplama yeri. Hamza Hoca mesela? Bir yere gitmek isteyen birisine de gitme diyemeyiz.''Keşke Hamza Hoca, Tolunay Hoca kalsaydı. Federasyonda ücret sorunu yok zaten. Biz yarın gideriz korkumuz yok. Bir şeyler yapalım gidelim. Riva, okul, Passolig bunlar çok önemli adımlardır. Şimdi eski futbolcular için lokal, bakımevi yapıyoruz. Bunları yapmamız lazım. Biz federasyon tarihinde ilk defa amatörlere 34 milyon lira harcayan federasyonuz.''ELEŞTİRİYE AÇIK BİR İNSANIM''Türkiye'de ismi en çok bilinen isimlerdenim. Yeter Yıldırım Demirören tezahüratı beni rahatsız etmiyor. (Gülerek) Bizler yönetim olarak ne yaptığımızı biliyoruz. O olgunluktayız. Çünkü çalışıyoruz. Çalışan insan hata yapar. Çalışmayan insan da eleştirir. Ben eleştiriye açık bir insanım. Eleştirilerden ders de çıkartırım. Hata yapınca da söylerim.''Futbola siyasi müdehale yok. Dünyanın en demokratik ülkesinde bile federasyon başkanları hükümetlere yakın olmak ister çünkü onlarla işiniz vardır. Bana ya da TFF'ye kimsenin karıştığı yok. Böyle kurumlar birbirlerine yakın olmak zorundadır.''Bugün kulüplerimiz bakanlıktan hep bir şeyler bekliyor. Yeni yapılan statlar hep devlet tarafından yapılıyor. Her sıkıştığımızda bakanlığa gidiyoruz. Vergi olunca hemen Başbakanımıza Cumhurbaşkanımızı Spor Bakanımıza gidiyoruz. En büyük şansımız futbolu seven bir Cumhurbaşkanımız var.''GİDİŞAT ÇOK TEHLİKELİ''Alt liglerin seyahat masraflarını biz karşılıyoruz. 2. ve 3. Lige tesis yenileme yardımı yapacağız. 90.000'e yakın maçı idare ediyoruz. Türkiye genelinde bakın aldığımız sert kararlarla küfür, olaylar çok azaldı.''Kulüpler futbol oynayamayacak hale gelecek. Çok rahat borçlanıyorlar. Ben de bu hataları yaptım. UEFA'dan çok sert yaptırımlar gelecek. Maalesef bunlar başımıza gelecek. Mali olarak çok tehlikeli durumdalar. Gidişat olarak çok tehlikeli gidiliyor. Mali kriterlerin üzerine basa basa bizim tarafımızdan kontrol edileceğini söylüyorum.''KALBİ MELEK GİBİ İNSANDIR''İbrahim Kızıl, kalbi melek gibi insandır. Yaptığı açıklamalar son derece yanlış. Şenol Hoca'nın bugün yaptığı açıklamalar gibi açıklamalar nedeniyle gitti. Bunların yapılmaması lazım. Futbolun babasıdır federasyon... Böyle şeyler söylenmesin.''Bi kararlar alırken kimseye art niyetli kararlar almadık. Böyle konuşmalarla bir şey ele geçmiyor. O camiada sanki federasyon o camiaya kötüymüş gibi gösteriliyor. Ben Bursalıyım. Bursaspor başkanıyla aram çok iyidir. Başkanlar saygı çerçevesinde bazı demeçler verecektir tabii. Ama art niyet aramadan. Bizim Bursaspor'a neden art niyetimiz olsun?'Milliyet
Yıldırım'dan Yarsuvat'a Yalanlama
Duygun Yarsuvat'ın 'Cemaat, Aziz Yıldırım'dan 50 milyon dolar istedi. Yıldırım parayı vermeyince 3 Temmuz şike operasyonu başlatıldı' şeklindeki iddiasına Fethullah Gülen'in avukatının ardından Aziz Yıldırım'dan da yalanlama geldi.Fenerbahçe’nin resmi internet sitesinden Aziz Yıldırım imzasıyla yayınlanan açıklamada konuyla ilgili şu ifadeler kullanıldı:“Bugün Milliyet Gazetesi’nde Atilla Gökçe imzasıyla yayınlanan haber üzerine bu açıklamayı yapmak zarureti hasıl olmuştur.Kamuoyunun bilmesi gereken husus, haberde yer aldığı üzere 50 Milyon Dolar ile ilgili, Aziz Yıldırım olarak benim hiç kimse ve hiçbir grupla herhangi bir diyaloğum olmamıştır.Kamuoyuna duyurulur.”Aziz YILDIRIMFenerbahçe Spor Kulübü BaşkanıAçık Mert Korkusuz
"Fenerbahçeliyim. O Tweetleri Arkadaşlarım İçin Yazdım"
ZİRAAT Türkiye Kupası'nda 9-1 yenilen FBM Makina Balçova Yaşamspor'un karşılaşmadan önce attığı tweetlerle Galatasaray'ı hırslandırdığı öne sürülen kaleci Engin Kaya, 'Maça bu kadar asılacaklarını tahmin etmiyorduk. Zaman olsaydı, daha fazlasını atacaklardı' dedi.Fenerbahçeli olduğunu, tartışılan tweetleri Galatasaraylı arkadaşları için yazdığını söyleyen kaleci Engin, 'Arkadaşlarımla twitter üzerinden birbirimize espri yaparız. Ben de haftalar önce Galatasaray, Başakşehir maçında 4 gol yiyince twitter hesabından arkadaşlarıma geyik muhabbeti yaptım' diye konuştu. İlk yarı 5-1 bittikten sonra Galatasaraylı futbolcuların kendilerine, 'Medyaya öyle demeçler verirseniz sonuç da böyle olur' dediğini söyleyen genç file bekçisi, şöyle devam etti:'Maçın ikinci yarısı oynanırken, Hamit Altıntop bile hala arkadaşlarına, (Saldırın) diyordu. Bizim kadromuzdaki 25 futbolcunun 16'sı ilk kez profesyonel ligde forma giyiyor. Sahaya çıkan ilk 11'imizin büyük bölümü 19-20 yaşındaydı. Kupada Balıkesirspor ve Elazığspor'u eleyince insanlarda haliyle bir beklenti oluştu. Ama Galatasaray' bu kadar hırslı oynayacağını ve maça bu kadar asılacağını beklemedik.'DHA
Gülen'in Avukatı Duygun Yarsuvat'ı Yalanladı
Fethullah Gülen'in avukatı Nurullah Albayrak, cemaatin Aziz Yıldırım'dan istediği 50 milyon doların verilmemesi üzerine şike sürecinin başladığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanladı.Albayrak, Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat’ın ortaya attığı iddianın hukukçu biri tarafından dile getirilmesinin tam bir hezeyan olduğunu söyledi. Albayrak iddianın Galatasaray’a 12 Aralık’ta kesilen vergi cezasından sonra yapıldığına dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı’nın ‘bitaraf olan bertaraf olur’ sözlerini hatırlattı.Albayrak’ın açıklamaları şöyle:“Bugün bir gazetede, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı tarafından; ‘Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istendiği, bu paranın verilmemesi üzerine de soruşturma yapıldığı’ şeklinde bir iddiada bulunulduğu ileri sürülmüştür.Bu iddia kesinlikle doğru değildir. Doğru olmayan bu iddianın hukukçu olan bir kişi tarafından dile getirilmesi ise tam bir hezeyandır.Ayrıca, bu iddianın 12 Aralık 2014 tarihinde Galatasaray Spor Kulübüne kesilen vergi cezasından sonra dile getirilmiş olması da oldukça düşündürücüdür.Son günlerde Cumhurbaşkanı tarafından sıkça dile getirilen ‘Tarafsız olan bertaraf olur, tarafınızı seçin’ tehdidi nedeniyle kamuyla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi olan bir kısım kişi ve kurumların müvekkilim ve Camia mensupları aleyhine iddialarda bulunulmasının ‘zorunluluk’ haline getirildiğini üzülerek görmekteyiz.Açık bir iftira olan bu iddia nedeniyle tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı bildiririz.” Açık Mert Korkusuz
WSJ: 'Erdoğan Medyaya Saldırıyor'
ABD'nin Wall Street Journal gazetesinin bugünkü iki baş yazısından birisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, diğeri ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrılmış. Erdoğan ile ilgili yazıda 14 Aralık operasyonu ele alınıyor ve 'Türkiye'nin Cumhurbaşkanı ülkesini otoriterliğe bir adım daha yaklaştırdı' deniyor.'Gözaltına alınanlar arasında Hizmet hareketine yakınlığıyla bilinen Zaman gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca da vardı' denen yazıda gözaltı gerekçesinin 'devletin egemenliğini baskı ve cebir yoluyla ele geçirmek' olduğu hatırlatılıyor.Yazıda, 'Gözaltına alınan isimler Erdoğan ve yakın çevresini kapsayan yolsuzluk soruşturmasına dair haberler yapıyorlardı' deniyor.Fethullah Gülen önderliğindeki Hizmet hareketinin bir zamanlar Erdoğan'ın yakın müttefiki olduğu söylenen yazıda, iki grubun 'ülkedeki laik elitleri saf dışı bırakmak için zamanında çok sayıda kişiye dayanaksız suçlamalar yönelttiği' vurgusu da yer alıyor.Bir yıl önce kamuoyunun öğrendiği yolsuzluk sorulturmasıyla Gülen hareketi ve hükümet arasındaki iplerin koptuğu ifade edilen yazı şöyle devam ediyor:'Erdoğan tüm iddiaları reddetti ve binlerce yargı ve emniyet yetkilisinin atamansı süreci başladı... Son gözaltılar ise yolsuzluk operasyonunun yıldönümünden hemen önce gerçekleşti. Erdoğan 'İhanetlerin peşinden gidiyoruz. Maşaları, muhbirleri ortaya çıkarıyoruz. Türkiye'nin düşmanları tarafından kurulan tuzakları bozuyoruz' diyordu. Bu sözler kulağa paronayakça gelebilir. Ancak Türkiye'nin Cumhurbaşkanı bu konuda son derece ciddi.'Yazıda, dün başlayan ve Beşiktaş taraftar grubu Çarşı'nın Gezi Parkı protestoları sırasında darbe girişiminde bulunduğu iddialarına dayanan davaya da dikkat çekiliyor ve '35 taraftar suçlu bulunurlarsa müebbet hapis cezası almaları söz konusu' deniyor.Yazı şöyle devam ediyor:'Tüm bu gelişmeler Türkiye'deki demokrasinin -tabi ortada hâlâ öyle bir şey kaldıysa- geleceği açısından endişe verici soru işaretleri doğuruyor. Erdoğan ve Gülen arasındaki mücadele İslamcıların iç çekişmesi olabilir. Ancak bu mücadelenin kurbanı ifade özgürlüğü ve medya oluyor. Erdoğan'ın Batı karşıtı söyleminin de artarak devam etmesi de NATO üyesi olan, AB'ye üyeliği hedefleyen bir ülke açısından iç açıcı değil.'ABD Başkanı Barack Obama'nın uzun süredir Türkiye ile kurulan stratejik ortaklığı övdüğü ifade edilen yazı şöyle sonlanıyor:'Belki de Obama'nın bu yakın dostunu yetki istismarları konusunda kamuoyu önünde uyarma zamanı gelmiştir. Türkiye hâlâ büyük ölçüde laik bir ülke ve ülkenin samimi demokratları ABD'nin desteğini kullanabilir. Öte yandan, basın özgürlüğünü rahat bir şekilde yaşayabilen meslekdaşlarımız da Türkiye'deki gazeteciler adına birkaç söz söylemeli. Özellikle de şu anda cezaevlerinde bekleyenler adına.'BBC Türkçe
Reklam
Yılın Sporcusu Robben
Louis van Gaal yılın antrenörü, Bayern Münih'in yıldızı Arjen Robben yılın sporcusu seçildi.Hollanda'da Manchester United takımında teknik direktörlük yapan Louis van Gaal yılın antrenörü, Bayern Münih'in yıldızı Arjen Robben yılın sporcusu seçildi.Hollanda Olimpiyat Komitesi ile Hollanda Spor Federasyonu tarafından düzenlenen geleneksel programda, ülkenin başarılı sporcuları ve takımları ödüllendirildi.Brezilya'da düzenlenen 2014 Dünya Kupası'nda Hollanda Milli Takımı'na 3'üncülük kazandırdıktan sonra Manchester United'ın başına geçen van Gaal, yılın antrenörü ödülünü FIFA kokartlı hakem Bjorn Kuipers'in elinden aldı.Ödül törenine katılıp katılmama konusunda tereddüt yaşadığını, çünkü futbol dünyasından kişilerin bu kapsamda pek seçilmediğini kaydeden van Gaal, sonuçta aday gösterildiği için programa geldiğini kaydetti. Tecrübeli teknik adam, aldıkları bu ödülün Hollanda futbolu ve milli takım için harika olduğunu vurguladı. Tecrübeli teknik adam, 2009'da da ülkesinde yılın antrenörü seçilmişti.Bayern Münih'in lig maçı olduğu için programa katılamayan Robben'in ödülünü ise babası aldı. Programa canlı bağlanan Robben, beklemediği bu ödüle layık görüldüğü için mutlu ve gururlu olduğunu ifade etti.Robben ve van Gaal'in yanı sıra Hollanda Milli Takımı da yılın takımı kategorisinde ödüle layık görüldü. Milli takımın ödülünü de Manchester United forması giyen Robin van Persie aldı.Sürat patencisi Ireen Wüst'ün Soçi'de düzenlenen 2014 Kış Olimpiyat Oyunları'ndaki başarısıyla yılın en iyi kadın sporcusu seçildiği programda, Fomula 1 pilotu Max Verstappen de yılın genç sporcusu ödülünü kazandı.Goal
Bursaspor'da Güneş Patlaması!
Yeşil-Beyazlı ekibin teknik patronu Şenol Güneş, 1-1 eşitlikle sona eren Karagümrük maçının ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nu hedef aldı.Maçın ardından hayli sinirli olduğu gözlenen Güneş, “Maçı suni çime verdiler iki milli oyuncum sakatlandı. Kim verecek bunun hesabını? Milli takıma gitme hakkı serbest olsun. Eğer o oyuncular burada sakatlanıyorsa, kendi hakkı olabilmeli. Bizim konuşma hakkımız yok, bir şey konuşsak ceza alacağım. Eğer 3 dakika uzatma veriyor, sedye 5 kere sahaya giriyorsa, hiçbir şey konuşmayalım. Bu şartlarda ellerinden geleni yaptı çocuklar. Taraftarımızdan özür dileriz. Sakatların durumunu federasyona sorarsınız, ben konuşursam ağır konuşacağım çünkü” diye konuştu.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Derbi Nerede Oynanacak?
Beşiktaş ile Galatasaray arasında Spor Toto Süper Lig'in 16. haftasında yapılacak derbi maç Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacak.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, 4 Ocak 2015 Pazar günü Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacak karşılaşmanın biletlerinin yarın satışa çıkacağı bildirildi.Açıklamada, yarın saat 14.00 itibarıyla Passolig kart sahipleri için satışa sunulacak biletleri almak isteyen Passolig kart sahiplerinin, biletleri www.passo.com.tr, N'Kolay satış noktaları ve Vodafone Arena Kombine Satış Merkezi'nden kartlarına yükleyebilecekleri kaydedildi.Passolig kartı olup, kartı henüz eline ulaşmayan taraftarların, Galatasaray karşılaşmasına bilet yüklemeleri halinde tek seferlik geçici kartlarını Vodafone Arena Kombine Satış Merkezi'nden teslim alabilecekleri ifade edildi.Maç günü saat 11.00 itibarıyla Atatürk Olimpiyat Stadı bilet satış gişesinden Passolig kart sahiplerine bilet yüklemesi ve tek maçlık giriş kartı dağıtımlarının başlayacağı, yüzde 50 ve üzeri engelli taraftarların, maç günü bilet satış gişesinden Passolig kartlarına ücretsiz olarak bilet yüklemesi yaptırabilecekleri bildirildi.Derbinin bilet fiyatları şöyle:Batı VIP: 120 TLBatı Tribün: 60TLDoğu Tribün: 50 TLKuzey Tribün: 25 TLGüney Tribün: 20 TLLigtv
Hamzaoğlu'nun Müthiş İstatistiği
İtalyan teknik direktör Cesare Prandelli döneminde 16 resmi maçta 15 gol atan Galatasaray, halefi Hamza Hamzaoğlu yönetiminde çıktığı 5 maçta 21 kez ağları havalandırdı.Ziraat Türkiye Kupası’nda deplasmanda Spor Toto 3. Lig ekiplerinden FBM Makina Balçova Yaşamspor’u 9-1 yenerek tarihinin en farklı galibiyetlerinden birini elde eden Galatasaray, yeni teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu ile büyük bir çıkış yakaladı.Sarı-kırmızılı takım, sözleşmesi feshedilen İtalyan teknik direktör Cesare Prandelli’nin yerine göreve getirilen Hamza Hamzaoğlu yönetiminde sergilediği futbol ve elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkati çekti.Prandelli yönetiminde farklı skorlarla kaybettiği maçlar sonrası eleştirilerin hedefi olan Galatasaray, Hamza Hamzaoğlu ile kazandığı farklı galibiyetlerle taraftarının yüzünü güldürdü.İtalyan teknik direktör Cesare Prandelli döneminde 16 resmi maçta 15 gol atan “Cim Bom”, halefi Hamza Hamzaoğlu yönetiminde çıktığı 5 maçta 21 kez ağları havalandırma başarısı gösterdi.Sarı-kırmızılı ekip, İtalyan teknik adam yönetiminde çıktığı maçlardan 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 7 mağlubiyetle ayrıldı, Hamzaoğlu ile 4 galibiyet ve 1 mağlubiyet yaşadı.Prandelli’nin başında bulunduğu sırada Galatasaray, en farklı galibiyetini 2-0’lık skorla Bursaspor karşısında alırken, en farklı yenilgilerini ise 4-0’lık skorlarla Borussia Dortmund ve İstanbul Başakşehir maçlarında tattı.Hamza Hamzaoğlu idaresindeki Galatasaray ise en farklı galibiyetlerini 9-1’lik FBM Makina Balçova Yaşamspor ve 5-0’lık Torku Konyaspor karşısında elde etti, en farklı yenilgisini ise 4-1 sonuçlanan Arsenal maçında yaşadı.Hamzaoğlu’nun performansıGalatasaray, Hamza Hamzaoğlu yönetiminde Spor Toto Süper Lig, Ziraat Türkiye Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde olmak üzere toplam 5 karşılaşmaya çıktı. Bu maçlarda Akhisar Belediyespor’u 2-1, Torku Kanyaspor’u 5-0, Eskişehirspor’u 4-2 ve FBM Makina Balçova Yaşamspor’u 9-1 yenen sarı-kırmızılı ekip, Arsenal’e ise 4-1 mağlup oldu.Prandelli’in karnesiGalatasaray, İtalyan teknik adam Cesare Prandelli yönetiminde 16 resmi maça çıktı. TFF Süper Kupa, Spor Toto Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki bu maçların 6’sını kazanan sarı-kırmızılı takım, 3’ünden beraberlik, 7’sinden de mağlubiyetle ayrıldı. “Cim Bom”, Prandelli ile çıktığı maçlarda 15 gol atarken, kalesinde ise 29 gol gördü. Açık Mert Korkusuz
Beşiktaş Aşkına Lizbon'a Gitmedi
Beşiktaş altyapısının her aşamasında oynadı, A takıma Denizli tarafından alındı. 1 sene boşta kaldı. Sporting Lizbon'un teklifini 'İlle de Kartal' diye reddetti. Ve Atınç Nukan sonunda hedefe ulaştıBazı maçlar vardır, tabelaya yansıyan skordan fazla anlamlar taşır... Kimi takımın havasını değiştirir, kimi geriye büyük miraslar bırakır. Tıpkı Gaziantep-Beşiktaş maçı gibi. Kartal 3 puanı aldı, 5'te 5 yaptı ama bunlardan da önemli olan Türk futbolunun yepyeni bir stoper kazanması oldu. Atınç Nukan’dan söz ediyoruz. Beşiktaş'ın 21 yaşındaki 1.96’lık ‘kulesi’nden... Peki kim bu Atınç? Nerede yetişti, nasıl karşımıza çıktı? HABERTÜRK, Gaziantep’te taraftara üçlü çektirirken gözleri dolan genç yeteneğin öyküsünü mercek altına aldı...20 Temmuz 1993 doğumlu Atınç, Beşiktaş’ın kapısından içeri girdiğinde henüz 13 yaşındaydı. 2006 yılında Küçükçekmecespor’dan Ömer Gülen yönetimindeki Beşiktaş minik takımına gelen Atınç, daha sonra sırasıyla yıldız, genç, süper genç ve A2 takımlarında oynadı.KADERİ DERBİYLE DEĞİŞTİ Zaman zaman işler istediği gibi gitmedi. Kendi yaş grubunda kadroya giremediği günlerde genç takımın ara grubunda oynamak zorunda kaldı. Taa ki 2009-2010 sezonuna kadar. O sezon Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli idi. A2 Takım’ın başında ise Sarp Yiğit vardı. Ümraniye’de oynanan A2 Ligi maçında Beşiktaş ile F.Bahçe karşı karşıya geliyordu. İşte şans tam da o anda güldü Atınç’ın yüzüne. A2 Takım’ın as stoperi olan ve şu an Rizespor forması giyen Sezer Öztürk’ün sakatlığında hocası Atınç’ı ilk 11’e almış, bir de özel bilgi vermişti: Mustafa Denizli de maçı izleyecek. Göster kendini... Atınç mesajı aldı, balkondan maçı izleyen Denizli’nin gözüne girmeyi başardı.DE NİZLİ İLE A TAKIM’AMustafa Denizli’nin talimatıyla bir sonraki idmana A Takım ile birlikte çıkan Atınç Nukan için adeta rüyaları gerçek olmuş gibiydi. 16’sında profesyonel oldu, 2009-10 sezonunun 33. haftasında bir dev adım daha attı. 7 Mayıs 2010’daki Manisaspor maçında Rıdvan Şimşek’in sakatlanması sonrası teknik direktör Denizli, 44. dakikada ‘Haydi’ dedi. Atınç, hem de İnönü Stadı’nın büyüsünde ilk kez A Takım’la sahaya çıkmanın gururunu yaşadı. Türkiye Kupası’nda da zaman zaman forma giyen Atınç artık “Geliyorum” diyordu.HAVUTÇU İLE 11’EAncak Mustafa Denizli’nin vedası, O’nun gelişimine ciddi bir darbe vurdu. Bernd Schuster’in şans vermediği 1.96’lık yetenek, kısa süren Tayfur Havutçu döneminde yeniden A Takım’a döndü. İnönü’deki Eskişehir maçında ilk kez 11’de sahaya çıkma mutluluğuyla tanıştı. Dile kolay; Guti, Quaresma, Fernandes gibi yıldızlarla aynı kadrodaydı. Ligin son haftasındaki Gaziantep maçına 11’de çıkarak 2010-11 sezonunu tamamladı.1 SEZON BOŞTA KALDI2011-12 sezonunda Carlos Carvalhal’in şans vermediği Atınç Nukan, 2012-13’te de Samet Aybaba tarafından ikinci plana atıldı! 33 yaşındaki Escude’nin transferiye önü kapanmıştı! Aybaba O’nu görmüyordu ama Avrupa’nın yetenek avcıları potansiyelinin farkındaydı! Portekiz’in 3 büyük kulübünden Sporting Lizbon kapısını çaldı. Belki de hayatının en kritik kararını verdi, “Ben Beşiktaş’ta oynayacağım” diyerek reddetti! Bu karar, ilk başta pahalıya patladı Kartal’ın kulesine! A2 takımına bile alınmadı, 1 sezon boşta kaldı. İdman açığını Belgrad Ormanları’nda koşarak kapatmaya çalıştı! Ama ne futbola ne de Beşiktaş’a asla küsmedi.BİLİC’LE YENİDEN DOĞDUAtınç Nukan için şans Slaven Bilic’in gelişi oldu. Bilic, genç stopere en büyük eksiğini söylerken, “Ben de senin gibi A Takım’da şans bulamıyordum. 1 sezon takımdan ayrıldım, oynayacağım bir yer buldum ve daha sonra Hırvat Milli Takımı’nın bankosu oldum. Hiçbir zaman küsme” dedi. Bunun üzerine geçen yıl Spor Toto 2. Lig takımlarından Dardanel’e kiralandı. Burada kendini geliştiren Atınç’a güvenen Beşiktaş’ın hocası, genç yıldızı takıma çağırdı.FUTBOL BABA MESLEĞİAslında Atınç Nukan’ın futbolla olan ilişkisi eski bir kaleci olan babası Şenol Nukan’dan geliyor. Davutpaşa, Karagümrük ve Kasımpaşa gibi kulüplerde kalecilik yapan baba Nukan, Atınç’ın henüz yolun başında olduğunu belirtirken, oğlunu şöyle anlatıyor: “Atınç’ın güzel bir özelliği var. Hiçbir zaman pes etmedi. Kadroya alınmadığı dönemlerde çok çalıştı. Boşta kaldığı sezon haftada 2 gün Belgrad Ormanı’na gidip koşuyor, ardından fitness çalışıyordu. İnşallah emeğinin karşılığını alacak. Çünkü Beşiktaş’ı çok seviyor. Bu nedenle hiçbir yere gitmedi.”HTSPOR/Kartal YİĞİT
Reklam
Sercan Yıldırım'a Hapis Şoku!
Balıkesirspor'da forma giyen Sercan Yıldırım'a Bursa'dan ödeme taahhüdünü yerine getirmediği iddiasıyla 3 ay hapis cezası çıktı. Sercan Yıldırım olayın kendisi adına atılan imzalardan kaynaklandığını, gerekenin yapılacağını söyledi.Borcundan dolayı icralık olan Balıkesirsporlu Sercan Yıldırım, verdiği ödeme emrini yerine getirmediği için mahkemelik oldu. Bursa 1. İcra Mahkemesi taahhüdü ihlal ettiği iddia edilen futbolcuya üç ay hapis cezası verildi.Kararın Yıldırım’a tebliğ edileceği, genç futbolcunun borcunu ödemesi halinde cezanın kalkacağı açıklandı.Balıkesirspor'da forma giyen Sercan Yıldırım, borcundan dolayı hakkında verilen hapis cezası kararına ilişkin, 'Hakkımda verildiği öne sürülen 3 ay hapis cezası kararı, haberim olmadan atılmış bazı imzalarla alakalı olayın devamıdır' dedi.Bursa'da, ailesinin yaşadığı eve yaklaşık iki ay önce icra memurlarının geldiğini ve bazı eşyalara haciz işlemi yaptığını belirten Yıldırım, 'Konuyla ilgili o dönem de bir açıklamada bulunmuştum. Söz konusu borç, Bursa'da geçmiş yıllarda ortak olarak açtığımız bir restorandan kaynaklanmıştı' diye konuştu.Yıldırım, kendi adına, hiçbirinden haberi olmadan atılmış bazı imzaların söz konusu olduğunu vurguladı.Avukatının konuyu takip ettiğini dile getiren Yıldırım, 'Burada dolandırıcılık, sahte evrak, tefecilik bile söz konusu ancak mahkeme böyle bir karar vermiş. Avukatımla görüştüğümde, itiraz hakkımızın bulunduğunu ve bu konuda gerekenin yapılacağını söyledi. Sonuç itibarıyla hakkımda verildiği öne sürülen 3 ay hapis cezası kararı, haberim olmadan atılmış bazı imzalarla alakalı olayın devamıdır. Hayatta her insanın başına her olay gelebilir. Herkesin de bunu saygıyla karşılaması gerekiyor. Haberleri görünce sanki Sercan Yıldırım hemen cezaevine girecek gibi algılanıyor. Hukuksal mücadelemizi kaybedersek zaten söz konusu borcu da öderiz. Bu olayla ilgili hukuksal mücadelem sürecek ancak daha önce de söylediğim gibi sadece futbolumla anılmak istiyorum. Bu konuda da herkesten anlayış bekliyorum' dedi.Sercan Yıldırım, geçmişe değil, sadece geleceğe baktığını sözlerine ekledi.İHA
Alex Jübile İçin Geliyor
Fenerbahçe taraftarı, Alex de Souza’yı İstanbul’da son bir kez seyretme fırsatı bulacak.Sarı-lacivertli ekipten ayrıldıktan sonra formasını giydiği ilk kulüp olan Coritiba’da aktif futbol yaşamına nokta koyan ünlü yıldız için F.Bahçe’nin bir jübile yapıp yapmayacağı tartışılıyordu.Bu noktada devreye giren Fener’in eski yöneticisi Sadettin Saran, Alex’e İstanbul’da bir jübile yapmak için hazırlıklara başladı. Mayıs ayında Olimpiyat Stadı’nda yapılması planlanan törende Sambacı’nın birlikte top koşturduğu arkadaşlarından oluşan takımın, Dünya Karması’na karşı mücadele etmesi planlanıyor.Şampiy10
"Gülen Grubu, Aziz Yıldırım'dan 50 Milyon Dolar İstedi"
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için
Reklam
''Dişlerimi Hala Hissetmiyorum''
Hastanede kaldığı bir hafta boyunca sıvı gıdalarla beslenen Mustafa Pektemek, Milliyet'e özel açıklamalar yaptı.Beşiktaş’ın, Trabzonspor’la oynadığı maçta Belkalem’le kafa kafaya çarpışarak ilk yarıyı kapatan golcü oyuncu yüzündeki kırıklar nedeniyle ilk günlerde kendisine sadece sıvı gıdalar ve serum verildiğini söyledi, “Makarnayı bile yeni yeni yemeye başladım ama dişlerimi hâlâ hissetmiyorum” dedi.Beşiktaş ile Trabzonspor arasında önceki hafta Konya Torku Arena’da oynanan lig maçında Belkalem ile kafa kafaya çarpışarak sezonun ilk yarısını kapatan Mustafa Pektemek dün taburcu olurken, Milliyet’e özel açıklamalar yaptı.Burnu ve elmacık kemiği birkaç yerden kırıldığı için ameliyatın ardından bir hafta boyunca hastanede kalan siyah-beyazlı futbolcunun bu süreçte sadece sıvı gıdalarla beslendiği ortaya çıktı. Hastanede kaldığı 1 haftanın geçmek bilmediğini kaydeden Mustafa, “Allah’a şükürler olsun ki, taburcu edildim. Hastanede kaldığım 7 gün bana çok uzun geldi. İnsan hastane odasında yalnız başına kaldığı zaman zor saatler yaşayabiliyor. Ama ne mutlu ki sevenlerim çokmuş. Takım arkadaşlarım attıkları gollerden sonra benim formamla sevindiler. Kulüpten her gün arayıp sağlık durumumu sordular, ziyaretime geldiler. Bütün bunlar bana büyük moral kaynağı oldu” diye konuştu.Mustafa Pektemek yüzündeki kırıklar nedeniyle beslenme düzeninin tamamen değiştiğini de söyledi.
Reklam
"Gökhan Töre'nin Emre Gibi Psikolojik Yardıma İhtiyacı Var"
Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını değerlendirdi.Arka arkaya maçlar yapan Beşiktaş, Gaziantep maçının pazartesi gününe alınmasını talep etti ama bir karşılık bulamadı. Eksiklere ve yorgunluğa rağmen sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu durumlarda federasyonun bir esneklik göstermesi gerekmez mi?Federasyonun, Galatasaray'a yaptığı neydi? Belçika'dan dönüp takımı Gaziantep'e gönderdiler. Federasyonun neyi nasıl yaptığına akıl erdirmek güç!..Buna karşılık Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu var. Biri sakatlandığı zaman yerine herhangi bir adam gelmiyor. O sakatlananın yerine Beşiktaş formasını rahatça giyebilecek bir adam geliyor. Yerli, yabancı...Düşün; iki tane milli santrforun var. Biri yerli milli, öbürü yabancı milli... İkisi de aynı hafta sakatlanıyor ama üçüncü santrforun bunlardan aşağı kalan yanı yok. Türkiye'nin en iyi forvetlerinden biri Cenk Tosun Beşiktaş'ta... Orta sahadaki adamları öyle… Savunmadakiler öyle…Mesela bu hafta Motta sakatlandı. Ben Beşiktaşlı olsam 'İyi oldu' derim. Çünkü bana sorarsan; İsmail Köybaşı, Motta'dan iyi...Gökhan Töre'nin ilk yarıda Şenol Can'a dirsek atması maça damgasını vurdu. Çağatay Şahan'ın çarpma olarak değerlendirip, oyunu devam ettirmesi büyük tepki çekti. Bu karar maçın kaderini ne kadar etkiledi?Maçın kader anıydı. Birinci yarıda maç 0-0'ken Beşiktaş 10 kişi kalsa!..Tabii çok şey değişirdi. Beşiktaş'ın kendi yöneticisi bile 'Dürüst olmamız lazım; ben olsam atardım' dedi.Gökhan Töre'nin aynen Fenerbahçeli Emre gibi psikolojik bir yardıma ihtiyacı var. Bu çocuk başına gelenleri tek başına sırtlayacak güçte değil. Gökhan Töre'nin neredeyse arka arkaya olay çıkartmadığı hafta yok!İyi bir topçu ama 'Beni şutlayın' diye bastırıyor! İyi bir doktora götürüp, profesyonel yardım almasını sağlamak lazım. Yoksa kaybediyoruz Gökhan Töre'yi...İŞTE O YAZININ DEVAMI...Beşiktaş-Galatasaray maçının hangi statta oynanacağı da çok konuşulan konular arasındaydı. Beşiktaş, Konya'daki stattan memnun kaldıktan sonra derbiyi Konya'da oynama arzusundaydı. Galatasaray yöneticileri önce olumlu yanıt verdi, ardından vazgeçtiler!Galatasaray şaşkın! Galatasaray'ı kimin yönettiği belli değil, her kafadan bir ses çıkıyor.Ben Galatasaray'da yetkili olsam; Konya'da oynamayı tercih ederim. Çünkü Galatasaray iyi futbol oynama yolunda hızlı adımlar atan bir takım... İyi futbol oynayan takım, kendisine güvenen takım; iyi saha ister, iyi hava şartları ister.Olimpiyat Stadı futbol oynamanın yasaklanması gereken bir stadyum aslında...Biz 'Olimpiyat'ta oynamak istiyoruz' diyen Ali Dürüst açıkça şunu söylüyor: 'Biz Galatasaray olarak bu maçta beraberliğe razıyız. En berbat koşullarda oynansın ki maç, Beşiktaş bir şey yapamasın biz de aradan sıyrılırız!' Bunun anlamı bu!..Galatasaray, Konya'daki sahada nasıl top oynayacağını gösterdi. Olimpiyat'ta oynanması Beşiktaş'ın lehine...Fenerbahçe'nin Sivas'ı yendiği karşılaşmada büyük bir hakem hatası yaşandı. Sarı-lacivertli takımın attığı ilk golde bariz ofsayt vardı. Aslında son dönemde hakemlerle ilgili şikayetler de artmaya başladı. Hakem hatalarının asgariye indirilmesi için ne yapılması gerekiyor?Akla hayale gelmez bir hata!.. Ben bunca yıldır futbol seyrediyorum, bunca yıldır futbol yorumculuğu yapıyorum; böyle bir şey görmedim. Abartılı olmasın ama öbür taraftaki yan hakem dahi ofsaydı görebilirdi! Arkadaki 6. hakem görebilirdi, durduğu yerden orta hakemin kendisi görebilirdi. O kadar açık ve net!.. Bir kişi de değil, dört kişi birden ofsayt!.. Ve de bir metre ofsayt!!! Piero'sunu çekmişler; 86 santim ofsayt çıkmış.'Bu ofsaydı ben görmedim; veremiyorum' diyen bir hakem olamaz.Orada suç sadece yan hakemin değil; aynı zamanda orta hakemin... Re'sen düdük çalabilirdi.O maç Türkiye ligi için o kadar kritik ki... Birisi şampiyonluğa oynuyor, birisi de kümede kalmaya oynuyor. Maçın 3. dakikasında Sivas gibi bir takım böyle bir gol yerse ondan sonra iflah olur mu!..Neticeyi etkileyen, skoru değiştiren hakem hataları felaket bir şekilde artmaya başladı.Ahmet Çakar, Sabah gazetesindeki köşesinde yazmış. 'Bu Zekeriya Alp ile olacak iş değil. Yaptığı salı toplantıları hakemleri hırpalamak, zayıflatmaktan başka bir işe yaramıyor. Ama öte yandan düzelmeleri yolunda da herhangi bir katkıda bulunmuyor. Hakemler çok kötü yönetiliyor' diye...Bu pozisyonun dışında başka tartışmalı anlar da vardı. Emre ve Meireles'in pozisyonlarında Sivas penaltı bekledi.İki tane penaltı vardı. Net... Öteden beri söylüyorum; bu inancımda değişiklik yok. Üç büyükler özellikle kendi sahalarında oynadığı zaman hakem de yanlarında yer alıyor. Fenerbahçe sahada 14 kişiydi. Resmen...14 kişi olmasına gerek de yoktu. Bu gördüğüm en kötü Sivaslardan bir tanesiydi ama ne olursa olsun, sen 3. dakikada akıllara seza bir hakem tokadı yersen iyi olsan da bir şey yapamazsın.Fenerlilere kart çıkarılmıyor, Sivaslılara çıkarılıyor. Penaltılar verilmiyor. Yani tam bir hakemlik komedisi!!!Böyle olunca da maçı yorumlamak da zor. Hatırla, Roberto Carlos hafta içinde maçın hakemlerinin böyle olacağını adeta tarif etti. 'Saracoğlu'na gidiyoruz, orada nasıl hakemler bulacağımızı biliyoruz' dedi.Fenerbahçe kamuoyunda bu defa genel anlamda beğenildi.Maçın genelinde Fenerbahçe'nin iyi futbol oynadığını söylemek mümkün değil. Tabelacı olsam bile söyleyemem ki ben tabelacı değilim. Savunması çok kötü... Fenerbahçe iyi oynasa o maç 10-0 biterdi. Atılan gollere bak; Sivas kalecisinin hediyesi gibi goller...Galatasaray, Konya'yı 5-0 mağlup ederek adeta büyük bir patlamaya imza attı. Aslında maçın zorlu geçmesi bekleniyordu ama Konya, son dönemde çıkışta olan Galatasaray karşısında varlık gösteremedi.Aykut Kocaman'ın gelişinden sonra Konyaspor kendi sahasında ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biriydi. Galatasaray'ın da Hamza ile kıpırdanma içinde olduğu ortadaydı. Ama Arsenal maçındaki durum da meydanda...Onun için maç öncesi bana bir Galatasaraylı olarak 'Beraberliğe razı mısın?' diye sorsalardı; 'Evet' derdim. Öyle bir görüntü vardı ama Galatasaray'ın en kolay maçlarından biri oldu. Hatta bu sezona bakarsan; Galatasaray'ın kazandığı en kolay maçların ilki oldu.Bunda tabii Galatasaray'ın girdiği pozisyonları gole çevirmesi etkili oldu. Galatasaray'ın kaleyi bulan 8 şutu var; 5'i gol... Galatasaray'ın böyle bir şut isabet yüzdesi yok. Galatasaray'ın bu kadar şut attığı bir maç yok.Hamza'nın gelişi ile takımda ortaya çıkan durum şu: Hücum futbolu oynuyorlar. Hem kadronun kuruluşu hücuma dönük hem oynanan futbol anlayışı hücuma dönük. Hücum futbolu oynamak da sanki hücum oyuncularını psikolojik olarak etkilemiş, gol pozisyonlarında onları daha akılcı, daha doğru vuruşlar yapmaya sevk etmiş gibi...Hepsi bir araya geldi ve beklenmedik kolaylık da bir maç ortaya çıktı.Bu maç gelecek maçlara örnek olur mu; göreceğiz. Ben hem Fenerbahçe'nin 4-1'ini hem Galatasaray'ın 5-0'ını fazla güvenilmesi gereken maçlar olarak görmüyorum.Öteki taraftan Arsenal maçını aradan cımbızlarsak Eskişehir, Akhisar ve Konya maçlarına baktığımızda bir 'toparlanmadan söz edebiliriz' miyiz?Hala erken... Bu erken kararları Trabzon için de vermişlerdi; Trabzon'un durumu ortada... Galatasaray'da gözle görülür bir düzelme var. Özellikle yerli futbolcularda...Bunun en bariz görüntüsü şu; Galatasaray 4-4-2 oynuyor. Ortada iki tane santrfor -Umut ve Burak- var.Kanat kombinasyonlarını bu taktik içinde orta sahanın ve savunmanın kanatlarında oynayan adamlar ikili ataklarla geliştirirler. Galatasaray'ın sağında Sabri ve Emre Çolak oynuyor. Solda Telles ve Sneijder oynuyor. Galatasaray hangi kanattan daha tehlikeli, daha fazla akın yapar? Hangi kanat daha fazla gol pozisyonu yaratır?Sneijder solu en azından isim olarak parlatıyor.Sabri ile Emre; Telles ile Sneijder'e fark attı! Bırak Türk Milli Takımı'nı, Galatasaray da bile oynatılmayan iki adam sağ kanatta; Brezilya Milli Takımı'nın beki ile Hollanda'nın en iyi oyuncularından biri sol kanatta ama sağdan gelen akınlar sola fark attı!Bu da beraberinde başka bir soruyu getiriyor: İtalyan hocalar, yerli oyuncuları küstürmüşlerdi; şimdi de yabancılar da mı bir sorun var?Melo da bir durgunluk hissediliyor sanki...Melo, Arsenal maçının en iyisiydi. Konya maçında sahada yoktu. Telles döküldü. Ben hayatımda bu kadar kötü bir Telles görmedim. Resmen 'Adamlar soldan gelecekler' diye korkuyorduk ki ben başından beri Telles ve Bruma'nın oynatılması ve kazanılması gerektiğine inanıyordum. Hala da inanıyorum ama onların da fırsat verildiği zaman bunu değerlendirmeleri lazım.İşte Sabri'ye bir fırsat verildi; A2 takımından geldi ve 11'e yerleşti. Telles gibi bir adam kendisine verilen fırsatı böyle mi kullanır!Daha önce Hamzaoğlu'na verdiğiniz öğütler arasında Melo önemli bir yer tutuyordu. 'Melo tercihi belirleyici olacak' demiştiniz. Hamzaoğlu'nun Melo'lu bir takımı tercih ettiğini görüyoruz. Buna karşılık Konya maçında Bruma kenardaydı. Bu seçim sahaya nasıl yansıdı?Bruma, Arsenal maçında çok kötü oynadı. Melo da sahanın en iyisiydi. Bir de gözle gördüğün var. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile kıran kırana bir puan mücadelesi veriyor. Son yıllarda olmayan bir mücadele bu...O zaman Hamzaoğlu'nun doğru yerde doğru seçimi yaptığını söyleyebilir miyiz?Yapacak bir şey yok. Ben de Hamza Hamzaoğlu'nun yerinde olsaydım; Bruma'yı değil, Melo'yu düşünürdüm. Ama şu Melo'yu gördükten sonra da yeniden düşünürümTelles de dediğiniz gibi son iki maçta döküldü.Galatasaray iyi takım olacaksa iyi bir Bruma ve iyi bir Telles'e ihtiyacı var.O zaman ilk söylediğinize dönersek; Hamzaoğlu'nun yabancıları da sarıp sarmalaması gerekiyor.Evet. Yabancıları kazanırsa maddi manevi kazancın olur. Bir de bunları iyi paraya satarsın. Emre Çolak harikalar yaratıyor da kime satacaksın Emre Çolak'ı!.. Avrupa'da Emre'ye talip olacak takım var mı?Bruma'nın, Telles'in şimdiden talipleri var. Galatasaray gibi boğazına kadar borca batmış bir kulübün transfer pazarını düşünmesi lazım. Bir yandan bu var bir yandan da hata affetmeyen, kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var. Avrupa'dan elendikten sonra Galatasaray'ın başka mücadele edeceği bir alan yok.Hamza hocanın kazandığı isimlerin başında Emre Çolak geliyor. Siz Emre'de bir gelişme görüyor musunuz?Emre, İtalyanların zamanında fırsat verildiğinde de takımın en yararlı adamlarından biri oluyordu ama İtalyanlar, yüz vermediler nedense!.. 'Fatih Terim'in adamı' diye herhalde yüz vermediler! Emre görev adamı; Emre büyük bir futbolcu değil.Golü güzeldi.Ramsey'in golü gibi… Ayağına oturursa olur.Selçuk da doğru yerde ve doğru zamanda topu çıkardı.Öyle topların biz hem de Emre tarafından tribünlere atıldığını çok gördük. Bazen sen de iyi oynarsın, şansın da yerinde olur ve top da ayağına oturur. Bana sorarsan; Emre hakkında bu hafta çıkan abartılı övgülerin baş sebebi o gol...Topu ayağına öyle oturtursan herkes senden bahseder. Ramsey'e topu kimin verdiğini hatırlayan var mı? Galatasaraylılar verdi. Topu açmak isterken adamın önüne attılar. Adamın da ayağına oturacağı varmış.Sneijder kaç tane şut attı? Sneijder'in bir tane kaleyi tutan şutu yok. Şöyle bir Avrupa'da, herhangi bir gazeteciye sorun bakalım; hangisi iyi şut atar; Sneijder mi, Ramsey mi? Ramsey'in iki golü var, Sneijder'in yok. Bazen olmayınca olmuyor, bazen de olunca oluyor.Galatasaray'da unutulan isimlerden bir tanesi de Trabzonspor'dan alınan Olcan Adın…Olcan'ın alınması yanlış. Trabzon'dan alınan iyi adam bana sorarsan; Yasin. Yasin geleceği olan bir adam... Aklını başına devşirirse, kendini bu işe ciddi ciddi verirse ve hoca da ona inanırsa Galatasaray, Yasin'den çok şey kazanır.Olcan'dan fazla bir beklentiniz yok anladığım kadarıyla...Bir an evvel satılmasında fayda var. Olcan küçük takımın büyük futbolcusu... Trabzon da o yüzden vazgeçti zaten...Takım düzelmeye başladı ama Galatasaray'daki mali kriz derinleşmeye devam ediyor.Bir de 40 milyon lira ceza geldi. Vuran vuruyor!Özellikle basketbol şubesi büyük darbe yedi bu mali kriz nedeniyle... Oyuncular teker teker gidiyorlar.Galatasaray basketbol şubesi bitik. Bu hafta maça çıkacak 5 kişi bulunur mu; bilemiyorum! Şiddetle ve çok hızlı bir şekilde sponsora ihtiyacı var Galatasaray'ın... Çünkü Liv Hospital 5 milyonluk sponsorluğunu 1 milyona indirmiş. Kulüpte 5 kuruş para yok.Ergin Ataman'ın 'Ünal Aysal basketbola sponsor olsun' diye bir teklifi var. Bence en mantıklı ve en akılcı teklif... Ünal Aysal basketbola sponsor olur ve iyi bir Galatasaray Basketbol Takımı ortaya çıkarsa kulüpte ve camiada kaybettiği itibarını da bir ölçüde kurtarır.Sabah
PES 2015'e Beşiktaş Ekleniyor
Oyun dünyasının sevilen futbol yapımlarından Pro Evolution Soccer 2015'e gelecek olan yeni güncelleme ile birlikte ülkemizin başarılı takımlarından Beşiktaş, oyuna eklenecek.PES 2014 ile birlikte büyük bir hayal kırıklığı yaratan Pro Evolution Soccer serisi, kuşkusuz bu yıl ki oyunuyla, oyunculara kendini affettirebilmesi için büyük yeniliklerle oyun dünyasına adım atması bekleniyordu. Nitekim öyle de oldu.Her ne kadar PES 2013'deki başarısını tekrarlayamasa da PES 2014'teki birçok hatasından ve eksiğinden yoksun olarak futbol oyuncularının beğenisine sunuldu. Bu yıl da FIFA 'nın gerisinde kalmaktan kendini alıkoyamayacak gibi gözüken yapım, yine de oyunculara en iyi oyun deneyimini yaşatmak istiyor.
Hamzaoğlu'ndan Pandev ve Sinan Yorumu
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Balçova Yaşamspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.İşte Hamza Hamzaoğlu'nun açıklamaları;'Oyuncularımız oyundan keyif almaya başladı ve bizim de onlardan istediğimiz tek şey bu. Balçova Yaşamspor'a saygı duymamız gerekiyordu. Hakemin son düdüğüne kadar ne var ne yok sahaya koymalarını istedik. Birçok arkadaşımız bugün iyi performans sergiledi. Bizim bütüğn takımın iyi oynamasına ihtiyacımız var. Hepsine teşekkür ediyorum, mücadelelerinden dolayı. Skor 2. planda, goller de güzeldi. Tebrik ediyorum. Balçova'ya da bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum''PANDEV FİZİK OLARAK İYİ DEĞİL''Pandev'in zaten yetenekleri tartışılmaz. Kadromuzda önemli denecek bir oyuncu. Şu anda fizik olarak iyi olduğunu söyleyemem. Bundan sonraki maçlarımızda belki lazım olacak, bilemiyorum süreç neler gösterir. İyi goller attı, ama fizik olarak istediğimiz seviyede değil, ama çalışıyor.''SİNAN GÜMÜŞ, GELECEK...''Sinan gelecekte önemli bir oyuncu olma potansiyeline sahip. Gol atması da iyi oldu onun adına. Oyuna giren, kenarda oturan, bizi televizyondan da izleyen oyuncu arkadaşlarımdan memnunum, Allah razı olsun herkesten.'Maraton
Reklam