Bursaspor'dan Sert Açıklama
Bursaspor Kulübü, 3-2 mağlup oldukları Beşiktaş karşılaşması sonrasında, resmi internet sitesinden sert bir açıklama yaptı.Yeşil-beyazlı kulübün yaptığı açıklama şöyle;“Puan cetvelleri ile ölçülebilen tek şey, sonuçlardır…O cetveller; haksızlıkları ve futbolu yönetenlerin adalet duygularını gizler, göstermez…O cetvellerin boyu da, vicdanlardaki sıralamayı ölçmeye yetmez.Özellikle 3 Temmuz süreciyle Türk toplumunun üzerine akan bataklığın ortasına yeşiliyle beyazıyla tertemiz bir bayrak dikmiş Bursaspor Kulübü, futboldaki kirliliğe isyan edip statlara gelmeyen, ya da bağrına taş basıp sevgisinin peşine düşerek tribündeki yerini alan temiz vicdanlarda oluşan puan cetvellerinin en üst basamağında olduğunu bilerek yoluna devam etmektedir.Futbolu masum ve adil bir oyun haline getirecek olan sadece yazılı kurallar değil, bu kuralları uygulama noktasında sorumluluğu olan insanlar ve kurumlardır. Biz sportif kuralların dışında etik değerlere de bağlı bir kulüp olarak, mücadelemizi ‘temiz futbol’ ilkesi ışığında sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz, ancak haksızlıkları dile getirmeyi de bir görev ve toplumsal sorumluluk olarak sürdüreceğiz.İstanbul Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş’la oynadığımız karşılaşma sırasında ve sonrasında yaşananlar, Bursasporumuza puan ve oyuncu kaybı olarak yansımış ama biraz evvel sözünü ettiğimiz vicdani puan cetvelinde en az bir puan daha yükselmemize neden olmuştur.Karşılaşmayı yöneten Mustafa Kamil Abitoğlu’nun, maç esnasında yaptığı en az iki önemli hata futbol kamuoyunda tartışılmaktadır.Bunlardan ilki; futbolcumuz Fernandao’nun rakibine yaptığı hareketi sarı kartla cezalandırması ve kırmızı kartını göstermemiş olması olarak değerlendirilmiştir.Bu kararın, maçın gidişatını nasıl etkileyeceğini değişik senaryolarla ele almak ve farklı ihtimaller üzerinden yürüyerek bir sonuca ulaşmak mümkündür ama, uzatma dakikalarının bitimine doğru oyuncumuz Şener Özbayraklı’nın rakibiyle girdiği ikili mücadelenin, haksız bir şekilde penaltı ve kırmızı kartla cezalandırılmış olmasının ortaya çıkarttığı sonuç ve senaryo tektir ve o da; bu haksız kararla karşılaşmayı 3-2 kaybetmiş olduğumuzdur.Bu maç, Bursaspor Kulübü olarak, bu sezon hakem hatalarıyla kaybettiğimiz ne ilk maçtır, maçlar bu duygu ve yeterlilikle yönetildiği takdirde ne de son maç olacaktır.Ancak bu kayıplar üst üste yazıldığında ortaya çıkan tablo, sportif ve ekonomik açılardan kabul edilemez ve korkunç boyutlarda olduğu gibi, camiamızda infial yaratacak düzeydedir. Ve bu durum haliyle oyuncu grubumuzla birlikte, teknik kadromuz ve en önemlisi camiamızın bütün fertlerinin adalet duygusunu yerle bir edip, sabrının limitlerini aşar hale gelmiştir.Maç bitiminde Beşiktaşlı oyuncuların ve özellikle Motta’nın sportmenlik dışı hareketleriyle birlikte, bazı Beşiktaşlı yöneticilerin tribündeki agresif tutum ve hakaretamiz davranışları ise tasvip edilemez, çirkin görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Ligde daha katedecek çok yolumuz olması ve Ziraat Türkiye Kupası’nda da kendine finali değil, kupayı hedef seçmiş bir kulüp olarak Bursaspor’umuzun tek beklentisi vardır ve o da; artık maçları ve futbolu yöneten tüm kişi ve kurumların daha dikkatli, özenli ve geçmişteki mağduriyetimizin farkına vararak adaletli karar vermeye başlaması gerektiğidir.Sevgi, saygı ve dürüstlüğün hakim olması gereken futbol ikliminde, nefretin egemen hale gelmesinde adalet duygusuna indirilen bu sayısız darbelerin hiç kuşkusuz çok önemli payı vardır.Eğer makus hale gelen futbol kaderimiz olumlu yönde değiştirilmek isteniyorsa, kulüpler, oyuncular ve antrenörlerden daha çok, hakemlere, nefret ateşini üfleyen medyaya ve futbolu yöneten kadroların iptidai, gerçeklikten ve sonuç almaktan uzak cezai yöntemleri artık yeniden gözden geçirmelerine gereksinim duyulmalıdır.Vicdanlarda oluşan puan cetveliyle, görünürdeki puan cetveli arasındaki farklılıkları ortadan kaldırma ve bu oyunun en önemli unsuru olan adaleti yeniden tesis etme görevini yerine getirmesi gerekenlere, maiyeti ‘uyarı’ olan bu açıklamamızı doğru ve objektif bir gözle okumalarını öneriyoruz.SaygılarımızlaBURSASPOR KULÜBÜ”AMK
Galatasaray Tribünlerinden "Siyah" Çağrısı
Balıkesirspor maçında Galatasaray tribünleri siyaha bürünecek, tribünde renksiz pankartlar açılacak.Geçtiğimiz günlerde vahşi bir şekilde öldürülen Özgecan Aslan cinayetine tribünlerin tepkisi devam ediyor. Bugün oynanacak Galatasaray-Balıkesirspor mücadelesi için Galatasaraylı taraftarlar sosyal medyada 'siyah giyinin' çağrısı yaparken, #Özgecan için pek çok pankart da hazırlandı. Ayrıca Galatasaray tribünlerinin 20. dakikada ıslık ve sloganlarla bu vahşeti kınaması bekleniyor.Eurosport
'Bilic'i Kesinlikle Bırakmayacağız'
Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Metin Albayrak Biliç ile ilgili yapılan 'başka takımla anlaştı 'söylentilerini sert bir ifade le yalanladı.Metin Albayrak DHA'ya yaptığı özel açıklamada teknik direktör Slaven Biliç'in sezon sonunda bırakıp gideceği yönündeki açıklamaların takımı karıştırmak için yapılan kasıtlı hareketler olduğunu söyleyerek bu söylentilerin zamanlamasını da manidar olarak değerlendirdi.Metin Albayrak 'Slaven Biliç ile şampiyonluğa koştuğumuz bir ortamda çıkartılan söylentilerin hangi amaca hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum,bizim ne şimdi ne sezon sonu hocamızı bırakma düşüncemiz kesinlikle yok ve olmayacaktır da.'diye konuştu.'Slaven Bilic'i kesinlikle ve kesinlikle bırakmayacağız'Albayrak taraftarların bu söylentiler inanmamasını isteyerek 'Takım olarak müthiş bir şekilde kenetlendiğimiz ,ligde lider durumda olduğumuz ,Avrupa Ligi'nde de Liverpool ile çıkacağımız önemli bir maç arefesinde bu tarz söylentilerin kasıtlı olarak çıkartılmasını şiddetle kınıyoruz ve değerlendirmesini futbol kamuoyunun iyi bir şekilde yapmasını istiyoruz.Taraftarlarımızı da böyle söylentilere kesinlikle inanmamaları konusunda uyarıyoruz.'Bu söylentiler takımı karıştırmak için ve zamanlaması çok manidar'Metin Albayrak bu söylentilerin kasıtlı olarak takımı karıştırmak için çıkarıldığını söyledi ve 'bu takımı iki yılda hocamız Biliç ile beraber oluşturduk ve uzun vadeli planlar yaptık.Şimdi niye bir anda yaptığımız her şeyi yıkalım ki ! Kendisi ile sezon bitiminde masaya oturacağız ve kesinlikle anlaşacağız.Biz hocamızı bırakmayacağız.Slaven Biliç ile daha önce bu konuları konuştuk ve kendisi ile 'hem şampiyonluğa hem Avrupa Kupasına odaklandığımız için sözleşme konusu ile meşgul olmayalım sezon sonu mutlaka anlaşırız' diyerek bu konuyu sezon sonuna bıraktık.Ama bir kez daha tekrarlıyorum bu söylentiler takımı karıştırmak için kasıtlı olarak çıkartılıyor.Biz Atiba'yı da bırakmayacağız ve kesinlikle yeni sözleşme yapacağız.' diyerek Slaven Biliç ve Atiba ile ilgli yapılan spekülasyonları net bir ifade ile yalanladı.'Beşiktaş hakemle kazandı algısı yaratmaya çalışıyor'Metin Albayrak ayrıca takımın bu sezon Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki şanssızlığını kırıp Bursaspor'u geriden gelerek yenmesinin önemli olduğunu belirtti.Albayrak maçın hakemi ile ilgili olarak yapılan eleştirilere 'hakem Fernandao'nun kırmızı kartını verse belki de maç orada kopacak.Ama her şey bizim attığımız penaltıya bağlanıp hakemle kazandığımız algısı yaratılmaya çalışılıyor.Üstelik Bursaspor'un attığı gol de net bir ofsayt.Bunlar değerlendirilmiyor ve Beşiktaş penaltı ile kazandı denilerek algı yaratılıyor.Bizim aleyhimize verilen kırmızı kartlara,penaltılara baksınlar ondan sonra konuşsunlar.'diye cevap verdi.Ali DANAŞ, İstanbul-DHA
Savcı Zekeriya Öz: 'Ergenekon Soruşturması Bana Tesadüfen Geldi'
Türkiye kamuoyunun Ergenekon davasıyla tanıdığı, 17-25 Aralık soruşturmalarını takip eden süreçte görevden uzaklaştırılan savcı Zekeriya Öz ilk mülakatını BBC Türkçe'ye verdi.Zekeriya Öz, Türkiye'de son yılların üzerine en fazla konuşulan, tartışılan savcısı.Türkiye Öz'ün adını Ergenekon davasıyla tanıdı.Operasyonların ardından kamuoyunun bir bölümüne göre derin devletin üzerine cesaretle giden bir savcı, diğer bir bölümüne göreyse bir siyasi operasyon adına hukuksuzluklara imza atan bir hukukçuydu.Bu dönemde hükümet, davaya ve davanın savcısı Öz'e açıktan destek çıkıyordu.Ergenekon'un ardından ODA TV davasıyla da gündemdeydi Öz.2013'e gelindiğindeyse, 17 Aralık tarihinde, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla soruşturma yürüten savcılardan sorumlu Başsavcı vekiliydi.Ergenekon ve ODA TV davaları döneminde hükümet tarafından örnek gösterilen Öz, 17-25 Aralık ardından hükümetin gözünde, hükümete karşı siyasi operasyonun parçası bir isme dönüşmüştü.Önce düz savcı olarak Bolu'ya atandı, daha sonra da hakkında başlatılan soruşturma tamamlanıncaya kadar görevden uzaklaştırıldı.Savcı Öz hakkında bugüne kadar çok şey konuşuldu, çok tartışıldı.Öz basında ilk kez BBC Türkçe'ye konuştu.Zekeriya Öz'e Ergenekon ve ODA TV davalarıyla ilgili detaylı sorular sorduk ancak Ergenekon ana davasının Yargıtay aşamasında olduğunu, ODA TV davasının ise sürdüğünü belirterek, bu sorular içinden sadece bu davaların içeriğini etkilemeyeceğini düşündüğü bazılarını yanıtlamanın doğru olacağını söyledi.Ergenekon'la ilgili bazı genel sorulara cevap verdi.17-25 Aralık operasyonlarından paralel yapı iddialarına, diğer birçok sorumuzu ise yanıtladı.Kamuoyu sizi Ergenekon davasıyla tanıdı. Biz de Ergenekon davasıyla ilgili bazı sorular sormayı çok isteriz. Sizin açınızdan hukuki anlamda bu dava hakkında konuşmanın bir mahsuru var mı?Ergenekon, ODA TV tarzı bu davalar şu an itibariyle derdest. Ergenekon bitti ama şu an itibariyle Yargıtay'da temyiz aşamasında. ODA TV davası devam ediyor. Bunların içeriğiyle ilgili şu aşamada konuşmak hem etik olmayabilir, hem de davayı etkilemeye yönelik algılama oluşabilir.Biz de o zaman davaların içeriğinden ziyade bazı genel sorular soralım.Evet, sorabilirsiniz.Ergenekon soruşturması nasıl başladıÇok kısaca Ergenekon davasının nasıl başladığını ve sizin sürece nasıl dahil olduğunuzu anlatabilir misiniz?2007 yılı, Haziran ayıydı. Ümraniye'de bir gecekonduda bombalar bulunmuştu. Bombalar bulunduğunda Ergenekon veya herhangi bir şey yoktu. Dosyanın da UYAP sisteminden bana verildiğini odama gidince öğrendim.Gözaltında üç kişi vardı. Bunların bir tanesi emekli astsubaydı. Daha sonra bu bombalarla irtibatlı üç dört kişi daha tespit edildi. Bu aşamadan sonra elde edilen deliller ardından, dördüncü, beşinci günü bir adreste yine, birçok bomba, Eskişehir'de bomba, plastik patlayıcı maddeler bulununca soruşturmayı biraz daha derinleştirme ihtiyacı hissettim.Tabi çıkan dokümanlar var bazı kişilerde. Ergenekon ismi ilk orada geçiyordu. Daha sonra Ergenekon'la ilgili ciddi araştırmalar yaptım, beş altı ay boyunca uğraştım. Emniyet'in eski arşivlerine baktım.Geçmişte bununla ilgili varsa soruşturmalar onların evraklarını buldum. Sonuç itibarıyla da Ergenekon ismi aslında yedi ay sonra duyuldu. Ocak ayında ilk büyük operasyon dediğimiz operasyonda duyuldu.Bu davanın bana verilmesinde iddia edildiği gibi herhangi bir seçim tarzı yoktur. Tamamen başsavcının dahi bilgisi olmadan UYAP sistemine attığı, sistemin otomatik dağıttığı bir soruşturmadır.Ergenekon'un, Türkiye'deki gizli bir yapılanma olduğunu, bu yapılanma içinde profesörlerden rektörlere kadar, askerlerden sivillere kadar, siyasetçiden belediye başkanına kadar, çok değişik kişi kurum ve sivil toplum örgütleriyle irtibatlarını ve onların bu yapı içinde olduğunu fark ettik ve bununla ilgili de soruşturmalar yürütüldü. Dört yıl boyunca da bu soruşturmalarda bizzat ben fiilen bulundum.Birçok dava açıldı. Sonuçta mahkeme beş yıl sonra karar verdi. İlk davadan itibaren beş yıllık bir süre içinde karar verdi. Birçok kişi çeşitli cezalara mahkum oldu. Bu karar Yargıtay aşamasındadır.'Radyodan duydum'Kamuoyunun bir bölümü bu davanın önceden planlandığını ve dava sürecinin de siyasi bir süreç olduğunu düşünüyor. Siz bu soruşturmanın tesadüfen size geldiğini ve dava başladıktan sonra bu kadar kapsamlı hale geldiğini mi söylüyorsunuz?Bu soruşturmanın tesadüfen bana geldiği dönem, Beşiktaş'taki görevimde üçüncü yılı doldurduğum için tayinimin çıkacağını beklediğim bir dönemdi. Akabinde bu olayları radyodan duyduk. Ümraniye'de 28 tane el bombasının bulunduğunu duyduk. Daha sonra adliyeye geldiğimizde dosyayı masamın önünde buldum.Bu dosyanın ilk başlangıcı da çok ilginçtir. Bu ihbar, Trabzon İl Jandarma'ya yapılıyor. Trabzon İl Jandarma, İstanbul İl Jandarma'ya bildiriyor. Onlar polis mıntıkası diye polise bildiriyor, polis gidiyor arama yapıyor. Daha sonra bombaları buluyorlar, bombalarla ilgili gözaltı ve arama kararı isteyecekler, Ümraniye savcılığı diyor ki, 'Bu işe özel yetkili savcılık izin versin, biz gece arama izni vermeyiz.' Bizim Beşiktaş'taki nöbetçi savcımıza geliyorlar, o da arama kararı veriyor. Üç kişiyi gözaltına aldırıyor.Ertesi gün başsavcı normalde bizde nöbette gelen olayları, nöbetçi savcıya verir ama çok olay gelirse de o savcıya değil diğer savcılara da verilir. Onun nöbetinde çok fazla olay olmuştu.Sabahleyin de bana geldi. Aradan iki gün geçti. İrtibatlı olduğunu düşündüğüm, bombalarla irtibatlı olduğuna dair deliller bulunan emekli bir askeri şahsı, Danıştay olayında da ismi geçmişti, bu şahsı gözaltına alması için emniyete talimat verdim. Onlar uygulamamak için bahaneler ileri sürdüler. Daha sonra, bu bahanelerden sonra yazılı talimat verdim, Cuma günüydü.Bu dosya Çarşamba bana geldi. İkinci, üçüncü günü, birden o dönemin başsavcı vekilimiz olan Turhan Bey (Çolakkadı) telefonla aradı. 'Bu dosyayı kim vermiş sana, bu dosya sana nereden geldi, benim imzam mı var, ben mi vermişim, nasıl vermişim, bu dosyayla ilgili her şey medyada yer alıyor' dedi.Ben de kendisine dosyanın bana iki gün önce geldiğini, dosyada hiçbir şey olmadığını yani sadece üç kişinin gözaltında olduğuna dair bir belge olduğunu, başka bir şey olmadığını, bir de arama kararı olduğunu, bunun dışında dosyayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı için, bizim bilgi verme ihtimalimizin de olmadığını söyledim. Daha sonra kendisi bana Ferhat Sarıkaya'dan beter olacağımı söyledi. Ben de 'Beni niçin aradığınızı anladım, bir şahsın gözaltına alınmasını istediğimiz için talimat verdiğim için beni aradığınızı anladım, benim için iş yapmayıp terfi etmektense iş yapıp sürülmek bir şereftir' dedim.'Sızıntılarla ilgili 200 suç duyurusu yaptım'Gizli tanıkların davadaki etkisi önemli tartışma başlıklarından biriydi. Bu tanıkların birçoğunun güvenilmez tanıklar olduğu iddia edildi. Ve bu tanıkların hem beyanlarının kendileri, hem de o beyanlarının ciddiye alınış şekli eleştirildi. Gizli tanıkların Ergenekon davasındaki etkisi nedir?Her davada gizli tanık olabilir. Bu davada da belki yüzlerce kişi geldi, gizli tanık olmak isteyen oldu. Biz hemen hemen yüz kişi dinlemişsek, bunların 5-6 tanesine veya 10 tanesine itibar etmişizdir. Hiçbir zaman da hiçbir dosyada, ben hatırlamıyorum da, bir gizli tanığın sırf beyanlarına istinaden hiçbir operasyon yapılmaz. Gizli tanık bir olay anlatır, o olay doğruysa, onun adli belgeleri varsa geçmişe yönelik çalışmaları yapılır. O beyanları destekleyici bilgi, belge vermişse, soruşturmalarda deliller o yöndeyse ona yönelik çalışmalar yapılır.Ben Ergenekon sürecinde bir gizli tanık beyanından hiç kimsenin gözaltına alındığını bilmiyorum.Ergenekon ve Oda TV davaları sürecinde gizli kalması gereken bazı bilgilerin bazı medya organlarına yansıdığını gördük. Kamuoyunun bir bölümü bu durumdan savcıları sorumlu tuttu. Siz ortaya çıkan bu tablonun nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?Zaman zaman bu konularla ilgili geçmişte iddialar oldu. Hakkımızda soruşturmalar da açılmış olabilir ve incelemeler yapılmış olabilir. Ancak yanlış hatırlamıyorsam şahsım olarak soruşturmanın gizliliğini ihlalle ilgili 200 tane suç duyurusunda bulunduğumu hatırlıyorum. O dönem itibariyle bütün gazeteler vardı. Yani o dönem bu soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kimse, hangi gazete ise, hangi kanal ise...Bizim asıl işimiz bu değil ama bunlarla ilgili bütün mahkemeler, suç duyurusunda bulunduğumuz için bize soruyordu. 'Bu soruşturmanın içeriği ile ilgili midir, değil midir' diye soruyorlardı. Bazen de öyle haberler çıkıyordu ki, hiç bizim dosyamızda yok ama onlarla ilgili de davalar açılmış... Biz ciddi bir soruşturma yapıyoruz ama bir yandan da her gün 10-15 tane böyle mahkemeye veya savcılığa cevap veriyorduk.'Erdoğan'ın bu davanın savcısıyım demesinden rahatsız oldum'Hükümet sizce Ergenekon davası döneminde yargıyı etkiledi mi?Yargıyı etkileyici çok ciddi bir tavırları ve baskıları olmadı. Girişimler oldu veya hukukun prensiplerini bilmeden bazı açıklamalar oldu. 'Ben bu davanın savcısıyım' diyerek aslında bizim adli mecrada yürütülmüş bir davanın sanki siyasi bir ayağı varmış gibi olduğunu vurguladılar. Biz bayağı sıkıntıya girdik ama siyasetçiler hukuktaki bu davaların tarafsızlık şeylerini belki çok ayrıntılı bilemeyebilirler. Veya kötü niyetle de yapmamış olabilirler. Onları ben bilmiyorum. Bunun dışında yargıyı etkileyecek bir şey olmadı. Sonraki süreçlerde bu tür şeyler, girişimler olmuş olabilir. İlerleyen süreçlerde, belirli şeyler duydum ama ben oradan ayrıldıktan sonra.Siz, sayın Erdoğan'ın bu açıklamasından kişisel olarak rahatsız mı oldunuz?Bir savcı olarak biz hiçbir partinin, hiçbir kişi ve kurumun savcısı değiliz. Cumhuriyetin savcısı olarak görev yapıyoruz. Tamamen tarafsız, tamamen bağımsız... Yaptığımız bütün işlemler, bütün soruşturmalar, soruşturma içindeki işlemlerin tamamı itiraza, denetime, temyize, her türlü kontrole tâbi. Biz bu şartlarda işlem yapıyoruz. Ama yaptığımız işlemin başkası tarafından sahiplenilmiş olması adli olarak yürüyen bir işin sanki siyasi bir mecrada yürütülüyormuş gibi bir algı oluşmasına sebep oldu. Bu da tabii beni şahsen rahatsız etti. Çünkü soruşturmaları kanunlar için, bu millet için, bu devlet için, kamu adına, bu Cumhuriyet için yapıyoruz. Kimsenin keyfi veya şahsi talimatıyla bir savcının böyle bir şey yapması mümkün değil.'Hükümet davayı istifade ettiği için sahiplendi'Recep Tayyip Erdoğan'ın Ergenekon davasını destekler birçok açıklamasının olduğunu biliyoruz. Bunun yanında doğrudan sizden övgüyle bahsettiği sözleri de olmuştu. Hatta kendi özel (makam) aracı sonradan size verildi. Bugünse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve hükümetin gözünde siz hükümeti darbe ile devirmeye teşebbüs etmiş bir ekibin mensubusunuz. Sizce ne oldu da size yönelik bu tavırda böylesine keskin bir dönüş oldu?Biz Ergenekon'dan önce terör davalarına baktık, o dönem itibariyle CIA ajanı, MOSSAD ajanı tarzı suçlamalara maruz kaldık, Ergenekon'dan önce AK Parti düşmanı diye şikayet edildik. Bizzat başsavcımız 'AK Parti düşmanı olduğun için şikayet ettiler' dedi. Ergenekon'da da AK Partili diye şikayet ettiler.Ben yaptığım bir soruşturmanın ne siyasi sonuçlarını düşünürüm bir savcı olarak, ne de toplumdaki algının nasıl gelişeceğini. Biz sadece kanunu eşit olarak herkese uygulamak gibi bir mükellefiyet içerisindeyiz. Bunun dışında toplumsal algı, işte siyasal düşünce bizi bağlamaz. Yani beni bağlamadığı gibi normalde hakim, savcıları da bağlamaz. O dönem itibariyla dediğim gibi bu davalar Türkiye'nin önünü açtı. Türkiye'de cinayetler bıçak keser gibi kesildi. Faili meçhuller durdu. Ekonomik ciddi düzelmeler sağlandı ve belli yerlerde bu dava ile ilgili övücü sözler; siyasetçiler, bakanlar, başbakanlar tarafından söylenip, sahiplenilmiş oldu. Ancak tabii bu dava onlar sahiplendiği için olmadı. Ama onlar bu davadan biraz da siyasi olarak istifade ettikleri için veya istifadelerine, menfaatlerine uygun düştüğü için bunlar bu davayı sahiplendi.Peki sizin Ergenekon davası döneminde AKP hükümetini desteklemeniz söz konusu muydu? Eğer öyleyse neden bu desteği sonlandırdınız?Ben bir Cumhuriyet savcısı olarak göreve başladığım 1995 yılından beri hiçbir siyasi partinin destekçisi ve sempatizanı olmadım. Konjonktür gereği seçimlerde her vatandaş gibi oyumuzu kullanmışızdır ondan sonra hiçbir siyasi kimlik bizim içim önem arz etmez. Benim hiçbir zaman AK Parti'ye destek vermem gibi bir şey olmamıştır. Hiçbir partiye olmadı.Tuncay Özkan'ın tweetini RT'lemesiSon dönemde sosyal medyayı yoğun olarak kullanmaya başladınız. Hatta dönem dönem Ergenekon ve ODA Tv sanıklarına benzer söylemlerle hükümeti eleştirdiğinizi görüyoruz. Bu, kamuoyunun bir bölümü açısından ilginç bir görüntü yaratıyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?Hükümeti eleştirme bâbında değil de, benim genelde üzerinde durduğum konular demokratikleşme, demokrasinin yaygınlaşması, temel hak ve özgürlüklerin her insanın bilerek ve şuurlu olarak bu hakları kullanmasını temini, yargının bağımsız olmasıdır.17 Aralık'tan sonra bazı gazeteciler, hakkımda asılsız tweetler atmaya başladı. Ben de baktım tekzip yazmak veya prosedür uzun sürüyor, onlara anında cevap verdim. Sonra da baktım halkın ciddi bir teveccühü var. İnsanların gerçekten çok sevdiğini ve attığım tweetlere değer verdiğini fark ettim. Zamanla ortaya çıkan hukuksuzluklarla ilgili ve hukukun nasıl olması gerektiğiyle ilgili tweetler paylaşmaya devam ettim. Aynı zamanda hukuksuzlukları kime karşı, kimin için yapıldığına bakmaksızın, ayrım gözetmeksizin, yaptım. Veya doğru söylediğini, gerçeği ifade ettiğini düşündüğüm kişilerin üzerindeki etiket, isim kim olduğuna bakmaksızın da bunların kamuoyuyla paylaşılması veya ben bu görüşü beğeniyorum veya bu insan böyle demiş, böyle dediyse doğru olabilir veya doğru olmayabilir ama bu böyle demiş. Retweet yapmanın zaten şeyi odur, ben buna katıldım, katılmadım değil, bir kişinin görüşünün kamuoyunda duyulmasını sağlamak.RT ederken kimin yazdığından ziyade içeriğine bakarak mı RT ediyorsunuz?Ben içeriğine bakarım, bazen beni sevmediğini düşündüğüm bir kişinin dahi tweetlerini retweet yapabilirim.Geçtiğimiz günlerde Tuncay Özkan'ın hükümeti eleştiren bir tweetini RT ettiniz. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası istediğiniz birinin tweetini belli ki içeriğine de katılarak RT etmeniz ilginç bir tablo ortaya çıkarmıyor mu?Ben hiç bir dosyada, önüme gelen dosyada, dosyasına baktığım kişiyi kendime düşman olarak görmüyorum. Ben işimi yapıyorum, profesyonelce bu işleri yapıyoruz. Karşımızdaki kişinin kim olduğuna bakmıyoruz. Daha sonra da o dosyayla bütün irtibatımızı koparıyoruz. Dosya elimizden çıktıktan sonra o kişiler bizim düşmanımız değil.Yarın: Savcı Zekeriya Öz, Gülen cemaati hakkında neler söyledi?Mahmut Hamsici - BBC Türkçe
Beşiktaş'tan Tolga İçin Açıklama
Beşiktaş Doktoru Ertuğrul Karanlık, Bursaspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Tolga Zengin’in sağlık durumu hakkında BJK TV’ye açıklamalarda bulundu.Karanlık’ın açıkmaları şöyle:'Kalecimiz dünkü maçın ilk dakikalarında bir sakatlık yaşadı. Ambulansla hastaneye götürdük. MR çektirdik. Durumunu tesiste değerlendirdik. Dizindeki iç bağında bir problem olduğunu tespit ettik. Tolga’nın kramponu maçta çime takılıyor ve oyuncumuzun dizi dönüyor. Oyuna devam etmesi mümkün değildi. Soyunma odasında durumuna baktım ve çapraz bağlarında sıkıntı beklemediğimi söyledim.Tolga’da iç bağ zedelenmesi var. Orta dereceli bir sakatlık bu. En kısa zamanda takıma geri vermek istiyoruz.''Ramon Motta'da pubis şüphesi vardı'Motta'da pubis şüphesi vardı. Sol pubiste yüzde 90 iltihap vardı. Bu durum koşmasına ve şut çekmesine engel çıkarıyordu. İğnelerle tedavi yaptık. Dün de maçtan önce bir çalışma yaptık. Ağrılarının olmadığını öğrendik ve iltihabının çözüldüğünü görünce oynamasına karar verdik.'Sporx
TFF'den Önemli Değişiklik
Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada Disiplin Talimatnamesinde önemli bir değişikliğe gidildiği ifade edildi.TFF Yönetim Kurulu'nun 13.02.2015 tarih ve 57 sayılı toplantısında aldığı karar ile Futbol Disiplin Talimatı'nın 36. maddesinde değişiklikler yapıldı.Futbol Disiplin Talimatı'nın 36. maddesinde yapılan değişiklik ile futbolcuların, kulüp yöneticilerinin, görevlilerinin ve diğer kişilerin her türlü iletişim araçları, sosyal medya, her türlü basın yayın organı ve sair şekilde müsabaka hakemleri ile sportmenliğe veya spor ahlakına aykırı olarak irtibat kurmaları yasaklanmış olup; ayrıca sportmenliğe ve spor ahlakına aykırı şekilde kendisi ile irtibat kurulan başta hakem, gözlemci, temsilci, saha komiserleri olmak üzere müsabaka görevlilerine, görevlilere bu durumu derhal TFF'ye bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.Sporx
Reklam
Hamsik: "Trabzonspor Karşısında Hata Lüksümüz Yok"
Napoli'nin yıldız oyuncusu Marek Hamsik, Palermo maçının geride kaldığını artık Trabzonspor maçını beklediklerini belirtti.Napoli'nin Palermo'ya 3-1 mağlup olduğu maçın ardından açıklamalarda bulunan Slovak oyuncu mağlubiyetten dolayı üzgün olduklarını belirterek 'Palermo maçında hata hakkımızı kullandık, hatalarımızın bedelini de ödedik. Ama şimdi önümüze bakacağız, Trabzonspor'a karşı oynayacağımız ilk maçı bekliyoruz' şeklinde konuştu.Palermo maçının 54. dakikasında oyundan çıkmak zorunda kalan Hamsik'in Trabzonspor maçına yetişip yetişmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı.Eurosport
NBA All-Star 2015'in Kazananı Batı Karması Oldu
Birçok rekorun kırıldığı maçta Batı Karması, Doğu Karması'nı 163-158 mağlup ederken, maçın MVP'si Russell Westbrook oldu.Madison Square Garden'da gerçekleştirien All-Star 2015 organizasyonu pek çok şova sahne oldu. Doğu'da Marc Gasol, Batı'da ise Pau Gasol'un ilk 5 başladığı mücadelede hava atışını iki kardeş gerçekleştirdi. Hava atışını kazanan Marc Gasol'un takımı ilk etapta bulduğu üçlüklerle ilk çeyreği 47-36 önde kapatırken, ikinci çeyrekte Doğu farkı kapattı ve ilk yarı 83-82 sona erdi.Hızlı başlayan üçüncü çeyrek eşitlikle geçilirken, maçın son bölümünde özellikle James Harden ve Stephen Cury'nin etkili oyunu Batı Karması'na galibiyeti getirdi. 41 sayı ile Maçın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçilen Russell Westbrook ilk yarıda attığı 27 sayı ile bir yarıda en çok sayı atan oyuncu rekorunu eline geçirirken, bir maçta en çok sayı atan oyuncu rekoru ise 42 sayı ile Wilt Chamberlain'de kaldı. Toplam 321 sayının atıldığı maç All-Star tarihinin en çok sayı atılan maçı olarak da tarihe geçti.Eurosport
Reklam
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
Şampiyonlar Ligi'nde 2. Tur Heyecanı Başlıyor
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2. tur heyecanı, yarın oynanacak maçlarla başlayacak.'Devler Ligi' 2. turunda yarın ve 18 Şubat Çarşamba günü 4 karşılaşma yapılacak. Şampiyonlar Ligi'nde 2. tur ilk karşılaşmaları, 24-25 Şubat tarihlerinde oynanacak müsabakalarla tamamlanacak. İkinci tur karşılaşmalarının rövanşları ise 10-11 Mart ve 17-18 Mart tarihlerinde oynanacak.Şampiyonlar Ligi'nde tamamı TSİ 21.45'te başlayacak 2. tur ilk maçlarının programı şöyle:Yarın:Paris Saint-Germain-ChelseaShakhtar Donetsk-Bayern Münih18 Şubat Çarşamba:Schalke 04-Real MadridBasel-Porto24 Şubat Salı:Manchester City-BarcelonaJuventus-Borussia Dortmund25 Şubat ÇarşambaArsenal-MonacoBayer Leverkusen-Atletico MadridEurosport
Sporun Manşetleri | 16 Şubat 2015
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Reklam
Göktürk Ural Tokat Olayını Anlattı
Galatasaray Liv Hospital'ın genç ismi Göktürk Ural, tokat skandalı hakkında ilk kez konuştu.Türkiye Basketbol Ligi'nin güçlü takımı Galatasaray Liv Hospital'da yaşanan tokat olayında yaşananlar hakkında önemli bir açıklama geldi. Başantrenör Ergin Ataman, tokat attığı Göktürk Ural, 360 kanalındaki Telegol programına verdiği röportajda çarpıcı ifadeler kullandı. Genç oyuncu, olay esnasında hiç kimsenin tecrübeli koç Ataman'ı durdurmaya çaba göstermediğini ifade etti, 'Sadece tokat kısmını anlatıyorum. Söylediklerini söylemiyorum' diye konuştu.İşte Sarı-Kırmızılı basketbolcunun verdiği demeçler:'Kendimi zor tuttum''Hiç kimse bir şey demedi. Ben haksız duruma düşmemek için bir şey demedim. Kendimi zor tuttum. İki tane tokat attı. Direk yüzüme vurdu. Hiç beklemiyordum. Vurduktan sonra şok oldum. Hala ertesi gün bile inanamadım.''Neler söylediğini söylemiyorum''Başka bir yerime vurmadı. Ben tokat çıtkı diye tokat kısmını anlatıyorum. Söylediklerini söylemiyorum. Ben sözleşmemi fesh etmedim, şu an sözleşmem duruyor. Genç takımla çalışıyorum.''Ataman özür dilemedi''Türkiye Basketbol Federasyonu'na gittim ve şikayet ettim. Bana kadro dışı olduğumu söyledi. Dilekçede küfür ettiğini ve iki tokat attığını belirttim. Aileme bir küfürü olmadı. Arayıp özür dilemedi. Galatasaray Kulübü'nden aradılar.''Olay devre arası yaşandı''Ben de anlamadım kimsenin bu duruma tepki vermemesini. Buna çok şaşırdım. Benim takımda öyle bir vasfım yok. Ben 2-3 dakika oynuyorum. Elimden geleni de yapıyorum. Benim karakterimde saygısızlık yapmak yok. Ben doğuştan beri Galatasaraylıyım. Bu olay devre arası yaşandı. İkinci yarı sahaya çıktım. İkinci yara süre almadım.''Yabancılar şaşırdı''Carlos Arroyo o maçta yoktu, bu durumu görmedi. Diğer yabancılar da 'Böyle bir şey olmaz' dediler. Bütün herkes olayı canlı gördü. Herkesin içerinde yaşandı bu olay. Babanmla aldığımız bir karar sonrası TBF'ye gittik. Kimse bize bir öğüt vermedi. Doktordan bir rapor almadım. Çok şaşkınım zaten.'Fanatik
Dilmen: "Bilic'in Yerine Sergen Gelecek"
Yorumcu Rıdvan Dilmen, Beşiktaş - Bursaspor maçı sonrasın yaptığı yorumda Slaven Bilic'in İngiltere'ye gideceğini yerine Sergen Yalçın'ın geleceğini söyledi.İşte Rıdvan Dilmen’in sözleri“Slaven Bilic çok başarılı bir teknik direktör. Bu duyduğum bir şey yanlış da olabilir ama Bilic’in anlaştığı ve İngiltere’ye gideceği, Sergen Yalçın’ın da gelecek sezon Beşiktaş’ın teknik direktörü olacağı konuşuluyor.”MOTTA’YA YÜKLENDİ“Türkiye’de Gökhan Gönül’den sonra yerli olarak en başarılı oyuncusu tartışmasız Şener’dir ama bugün çok etkili değildi. Özellikle Gökhan Töre ona çok ters geldi. Beşiktaş’ta Ramon Motta’nın en iyi performansı buysa Beşiktaş sol bek alsın. Yabancı kontenjanı da açıldı Motta kenara oturabilir.”Açık Mert Korkusuz
Reklam
Karşıyaka, Efes Karşısında Farklı Kazandı
Türkiye Basketbol Ligi'nin 19. haftasında Pınar Karşıyaka-Anadolu Efes'i  92-84 mağlup etti.Karşılıklı basketlerle başlayan müsabakada Anadolu Efes, 6. dakikayı 9-8 önde geçti. Rakibi karşısında 6-0'lık seri yakalayan Pınar Karşıyaka, 8. dakikada 14-9 üstünlük kurduğu ilk periyodu Soner Şentürk'ün son saniyede attığı basketle 20-13 önde tamamladı.İkinci periyodun başında Bjelica ve Krstic'le farkı 3 sayıya (22-19) kadar indiren Anadolu Efes karşısında toparlanan Pınar Karşıyaka, kurduğu baskıyla 8-0'lık seri yakaladı. 15. dakikada farkı 11 sayıya kadar çıkaran (30-19) Pınar Karşıyaka, son 4 dakikaya da 32-24 üstün girdi. Son bölümde daha etkili olan Anadolu Efes karşısında üstünlüğünü koruyan ev sahibi ekip, devreyi 41-39 önde bitirdi.Üçüncü periyodun ilk 4 dakikasında Dixon'la etkili olan Pınar Karşıyaka, 24. dakikayı 51-48 üstün geçti. 25. dakikada Huertel'in 3 sayılık basketiyle 53-53'lük eşitliği yakalayan Anadolu Efes'in öne geçmesine izin vermeyen Pınar Karşıyaka, son dakikasına 63-59 önde girdiği 3. periyodu 63-62 üstün tamamladı.Final periyodunun başında 65-65'lik beraberliği yakalayan rakibi karşısında savunmada etkili olan Pınar Karşıyaka, 9-0'lık seriyle son 6 dakikaya 9 sayı farkla (74-65) üstün girdi.Savunmadaki etkili oyununu sürdüren Pınar Karşıyaka, bitime 3 dakika kala farkı 11 sayıya çıkardı: 82-71.Kalan bölümde de üstünlüğünü koruyan Pınar Karşıyaka, müsabakadan 92-84 galip ayrıldı.Pınar Karşıyaka: 92 - Anadolu Efes: 84Salon: KarşıyakaHakemler: Mehmet Keseratar, Mehmet Serdar Ünal, Mehmet KarabilecenPınar Karşıyaka: Dixon 18, Diebler 22, Strawberry 7, Gabriel 9, Palacios 13, Barış Hersek 4, İnanç Koç, Erkan Veyseloğlu 5, Cemal Nalga 10, Soner Şentürk 4Anadolu Efes: Doğuş Balbay 2, Janning 17, Cedi Osman 7, Saric 13, Lasme 8, Krstic 10, Furkan Korkmaz 3, Heurtel 15, Emircan Koşut 5, Bjelica 41. periyot: 20-13Devre: 41-393. periyot: 63-62Öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan unutulmadıMüsabakadan önce Mersin'de öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan için parkede üzerinde 'Kalbin nur, mekanın cennet olsun' yazılı pankart açıldı. Karşıyakalı taraftarlar ve her iki takımın basketbolcuları bu pankarta karanfil bıraktı.Karşıyakalı taraftarların tezahüratlarıyla müsabakadan önce Özgecan için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunda bazı tezahüratların yapılması üzerine ikinci kez saygı duruşu yapıldı, ardından İstiklal Marşı okundu.Bazı Karşıyaka taraftarları müsabakayı Pınar Karşıyaka Başantrenörü Ufuk Sarıca'nın maskeleri ve genellikle tercih ettiği takım elbiseyle izledi.Sağlık sorunları nedeniyle bir süre maçlardan uzak kaldıktan sonra yeniden göreve başlayan müsabakanın başhakemi Mehmet Keseratar'a, Karşıyaka Spor Kulübü tarafından çiçek verildi.LİG TV
Abdullah Avcı: "Oyun Beni Tatmin Etmedi"
İstanbul Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Trabzonspor'a deplasmanda 3-2 yenildikleri karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu.Karşılaşmayı ve oynadıkları oyunu değerlendiren Abdullah Avcı, 'Oyun beni tatmin etmedi. Trabzonspor'un silahı duran top. Bununla ilgili çalışmamıza rağmen korner oldu, faul oldu. İkinci yarı daha dengeli bir maç vardı. Golden önce 3-2 öne geçebilirdik. Takım savunması anlamında dalgalı bir profil çizdik. Oyun felsefemizden vazgeçemeyiz. Vazgeçersek çok zor durumlara düşeriz. Bugün çok mu zor duruma düştük, hayır. Bir takım denemeler yaptık. Bursaspor ve Trabzonspor ile yarışımız devam edecek. Başka takım bu yarışa katılacak mı bu yarışa göreceğiz' diye konuştu.Haberturk
Reklam
Messi, Ronaldo'yu Yakaladı
Barcelona-Levante maçında 3 gol atan Messi, 23. üçlemesini yaparak Real Madridli Ronaldo'nun rekoruna ortak oldu.İspanya Birinci Futbol Ligi'nin (La Liga) 23. haftasında Barcelona'nın Levante'yi 5-0 yendiği maçta 3 gol kaydeden Lionel Messi, ligdeki 23. üçlemesini (hat-trick) yaparak bu alandaki rekorun sahibi Real Madridli Cristiando Ronaldo'yu yakaladı.Barcelona, La Liga'nın 23. haftasında konuk ettiği Levante'yi, Messi, Neymar ve Luis Suarez'in golleriyle 5-0 mağlup etti. Arjantinli forvet oyuncusu Messi, 38, 59 ve 65'inci (penaltıdan) dakikalarda attığı gollerle Barcelona ile çıktığı resmi maçlardaki üçleme sayısını 31'e yükseltti.27 yaşındaki futbolcu böylece ligdeki üçleme sayısını 23'e çıkararak Alfredo Di Stefano ve Telmo Zarra'yı geride bıraktı, bu alandaki alandaki rekorun sahibi Real Madridli Cristiando Ronaldo'yu da yakaladı.Ligdeki 300. maçına çıkan Messi, gol sayısını 269'a yükseltti. Bu sezonki gol sayısını ise 26'ya çıkaran Arjantinli futbolcu, 28 golle gol krallığı yarışının zirvesindeki Ronaldo'ya biraz daha yaklaştı.AA, Hüseyin Burak Demirer
Ersun Yanal: "Artık Yukarıya Tırmanmamız Gerekiyor"
Başakşehir'i sahasında 3-2 ile geçen Trabzonspor'da teknik direktör Ersun Yanalmaçtan sonra Lig Tv mikrofonlarına konuştu.Ersun Yanal karşılaşmayı değerlendirirken, 'Ligin en az gol yiyen ve takım savunmasını iyi yapan takımı ile oynadık. Hücumdaki iştahımızı top rakibe geçtikten sonra, özellikle yediğimiz ilk goldeki acemiliği içeride de eleştirdim. Yediğimiz birçok golün bu tutumdan kaynaklandığımı düşünüyorum. Belki birkaç gol daha atabilirdik ama aynı şeyi defansif olarak yapsaydık daha net bir sonuç alabilirdik. Artık yukarıya tırmanmak gerekiyor. Bu seriyi devam ettirmeliyiz.' şeklinde konuştu.Başarılı teknik adam UEFA Avrupa Ligi'nde oynanan Napoli maçına da değinirken şunları dile getirdi:'3 kulvardaydık 1 tanesinden elendik. Bu ritmi yakalamak için bazı destekler vardı. Bu desteklerin zamanı önemliydi. Sakatlıklar ve Afrika Kupası bizi bu konuda engelledi. Bu ritmde problem yaşattı. Yavaş yavaş toparlandık. Napoli'nin gücü ortada. Biz de ülkemizi temsil ediyoruz. Ülke puanı ve kendi vizyonumuz için önemli bir noktadayız. Bu turda tutunmaya çalışacağız.'Sporx
Tolga'dan Beşiktaş'a Kötü Haber
Beşiktaş'a Bursaspor maçında sakatlanan Tolga Zengin'den kötü haber geldi.Bursaspor'u ağırlayan Beşiktaş'ta maçın ilk bölümünde dizinden yaşadığı sakatlık sonrası Tolga Zengin oyunu terk etmek zorunda kalmıştı.Tolga'nın sağ diz yan bağlarında yırtık olduğu ve 4 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtildi.Tolga, siyah beyazlıların UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool ile oynayacağı maçlarda forma giyemeyecek.
Avni Aker'de Fırtına Esti
Spor Toto Süper Lig'de, İstanbul Başakşehir'i ağırlayan Trabzonspor, sakatlık ve cezalar nedeniyle as oyunculardan çıktığı maçta 3-2’lik skorla galip ayrılarak 3 puanın sahibi oldu.Ziraat Türkiye Kupası'na veda eden Trabzonspor, ligde bu akşam İstanbul Başakşehir'i konuk etti. Bordo-mavililer kazanıp hem kupa şokunu atlatmak hem de UEFA Avrupa Ligi'nde önümüzdeki perşembe günü Napoli ile oynayacağı 2. tur ilk maçı öncesi moral bulmak için çıktığı maçta Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 3-2'lik skorla galip ayrıldı. 2-2 berabere kaldı.Bordo mavili takımda, Bosingwa, Belkalem, Yusuf Erdoğan, Waris, Onur Recep Kıvrak, grip geçiren İshak Doğan ile cezalı oyuncular Erkan Zengin, Cardozo ve Salih Dursun olmak üzere 9 futbolcu kadroda yer alamadı. Karadeniz temsilcisinde savunmanın solunda İshak Doğan'ın yerine Musa Nizam forma giydi. Sağ bekte Salih Dursun ve Bosingwa'nın yokluğunda orta saha oyuncusu Fatih Atik, görev yaptı. Forvette ise Cardozo'nun yerinde Ziraat Türkiye Kupası'nda Medicana Sivasspor'a karşı 2 gol atan Yatabare oynadı.ZEKİ YAVRU YEDEK BAŞLADILigin 7. haftasında Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 4-4 biten Gaziantepspor maçının ardından kadro dışı bırakılan ancak geçen hafta Fenerbahçe maçı öncesi affedilen Zeki Yavru da yedek kulübesinde yer aldı. 23 yaşındaki futbolcu, 12 hafta sonra maç kadrosuna alındı. İstanbul Başakşehir'de ise kart cezalısı Semih Şentürk, kadroda yer almadı.İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLERSüper Lig'in en az gol yiyen takımına karşı sahaya çıkan Fırtına, ilk yarıda 14.dakikada Mehmet Ekici ve 24.dakikada Sefa Yılmaz'ın attığı gollere karşı Başakşehir 18.dakikada Mahmut Tekdemir ve 26.dakikada Edin Visca'nın gollerine engel olamadı. Karşılıklı atılan 2 golle takımlar soyunma odalarına 2-2'lik eşitlikle gitti.ÖZER HURMACI'DAN HARİKA GOLKarşılaşmanın sonucunu da belirleyen gol Mehmet Ekici'nin mükemmel şutuyla ağlarla buluşturduğu topla geldi. Mücadelenin 53.dakikasında ceza yayı sol çaprazına sokulan Kevin Constant pasını ceza yayı sağ çaprazındaki arkadaşı Özer Hurmacı'ya göndermeyi başardı. Özer bekletmeden vuruşunu yaptı ve savunmaya çarpan top kalenin sol tarafından filelerle buluştu.Trabzonspor topladığı 33 puan ile 5. sırada bulunurken, İstanbul Başakşehir ise topladığı 32 puan ile 6. sırada yer aldı.Ayrıca Trabzonsporlu taraftarlar, öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı unutmadı. Bordo mavili taraftarlar maç öncesi 'Özgecan'ın katili idam edilsin' diye tezahürat yaptı.Fotomaç
Reklam