Kıvanç ve Sevgilisi İlk Kez Aynı Karede!
Dizi ekibi,Kıvanç Tatlıtuğ ile Farah Zeynep Abdullah'ın romantik öpüşme sahnesinin damgasını vurduğu bölümü çekimlerin devam ettiği St. Petersburg’da izledi.kaynak:http://gecce.com/
Halı Saha Maçlarının Klasikleşen 17 Serzenişi
Halı saha maçları Türk erkeğinin en önemli sosyal aktivitesidir. Küçükken odasının duvarlarını sevdiği takımın posterleriyle donatan, evin içinde çoraptan top yapıp oynayan çocuk büyüyünce futbolcu olma özlemini bir nebze de olsa halı saha maçı yaparak dindirir. Halı saha maçlarının 0-0 biteni görülmemiştir, duyulmamıştır. Ve her defasında aynı serzenişlere sahne olur..
En Trend Oje Renkleri
Uzaktan bakınca siyah gibi ama yakından çok daha fazlası olan koyu tonlardaki ojeler bu sezon çok moda. kaynak:http://www.bellasugar.com/
Vücut Dili ve Gizleme Sanatı
Bazen bir bakış, bir hareket 1000 kelimeye bedeldir. Ve bu gerçek Joe Navarro’yu işinde oldukça meşgul etti. FBI’daki memuriyetinde uzman sorgucu görevi ona, insanların konuşmadan ne demek istedikleri konusunda ve yüz okuma tekniklerinde eksperlik kazandırdı. Emekli olduğunda ise bu yeteneğini poker dünyasına taşıyarak vücut dili konusundaki uzmanlığını gösterdi. Navarro’nun bazı ilginç görüşleri var: Çoğumuz gerek bir poker masasında, gerek ofiste, gerekse de evde kendimizi ele veriyoruz. İşte onun en önemli gözlemleri; Nasıl Öne Doğru Eğildiğine Dikkat Et. Herhangi bir şeyle ilgilendiğimizde, öne doğru eğilme ya da dik oturma hareketlerine meyilliyiz. Bir şeyle ilgilenmediğimizde ise bunun tam tersi geri çekilir ya da yayılırız. Navarro bunu poker oyuncularında çok gördüğünü söylüyor. Ayrıca bunun yönetim kurulu odaları ve yatak odalarında da oldukça sık yapıldığını belirtiyor. Gözlerini Denetle. Heyecanlandığımızda gözlerimiz büyür. İyi ya da kötü bir olay olması bu gerçeği değiştirmiyor. Eğer endişelendiğin bir konuda birini alt etmek istiyorsan amaçlı bir şekilde başka bir yere bakmalısın. Navarro’ya göre, başkalarının senin gözlerini okumasını önlemek için gözlerini sürekli bir hedefe kilitlemelisin ve bunun çalışmasını devamlı yapmalısın. Hareketsiz Dur. Başkalarının, senin hakkında sadece sana bakıyorlarsa bir fikir yürütmeleri mümkündür. Bunu önlemenin tek yolu ise: görünmez olmak. Peki görünmez olmanın en güzel yöntemi nedir? Bu aslında nerede olduğunuza bağlı. Poker masasında, kollarınız, bacaklarınız, boynunuz ve başınızı mümkün olduğu kadar sessiz tutmanız gerekmekte. İşyerinde ve evdekianlamı ise bağırıp çağırmalara karşı daha dayanıklı olarak gizemli birçekicilik kazanmaktır. Ne kadar sessiz olursanız o kadar iyidir. Özetle,FBI uzmanından gelen önerilerin hepsini sanırım anladınız. İstediğinizi eldeetmenin en iyi yolu sanırım vücut dilinizi en uygun şekilde kullanarak yukarıdaanlatılanları mümkün olduğunca gerçekleştirmek. Sabırlı olun. Sessiz olun. Enönemlisi is gözlemleyin. Buradan öğrendiklerinizi akıllıca sürekli test edin.Eğer doğru kartları oynarsanız, diğerlerinde hiçbir cevap yokken sizde olacak.
Dünyanın Bizi Yutmaya Çalıştığı 25 Çarpıcı An
Göçükler önceden engellenmesi zor olan bir doğal fenomendir. Bu felaketlerde evler, arabalar, hatta köprüler bile yok oluyor. 25 çarpıcı görselle bu doğa olayına yakından bakalım...
Kaş Yapalım Derken Göz Çıkarmayalım
Estetik doğru yapıldığında cildi gençleştirir, ruhu yeniler diye belirten Bahçeşehir Dermamed Kliniği Medikal Estetik Hekimi, Dr.Gülen Altun, medikal estetik hakkında doğru bildiğimiz yanlışların yaygın olduğu belirtiyor.Medikal estetik tedavilerinin uzman hekimler tarafından yapılması gerekliliğinin altını çizen Dr.Gülen Altun, hastaların medikal estetik hakkında araştırma yapmasını ve mutlaka uzman kontrolünde bu süreçlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Dr.Gülen Altun, medikal estetik hakkında en sık bilinen yanlışları şöyle sıralıyor:“Hepimiz yaşlanmaya karşı koyarak yüzümüzün daha genç ve canlı görünmesini istiyoruz. Yüzümüzdeki çizgilerin azaltılarak daha gergin, genç ve sağlıklı görünmesi için bir çok tedavi uygulanmaktadır. Bunlar arasında botoks, son yıllarda en çok bilinen ve konuşulan tedaviler arasında yer alıyor. Ancak botoks ile ilgili bir çok yanlışın doğru sanıldığını görüyoruz. Yüzü gençleştirmek ve canlılaştırmak için yapılan her işlemin botoks olduğu yanılgısı yaygındır. Botoks, yüzün her bölgesinde uygulanabilen bir tedavi değildir. Botoks genellikle göz çevresinde, dudak kenarında ve alında oluşan mimik çizgilerinin azaltılmasında etkili olmaktadır. Bu nedenle, dolgun dudaklarının sırrı sanılanın aksine botoks uygulaması değildir. Dudaklara hacim verme işlemi dolgu tedavileri ile gerçekleştirilmektedir.Çok derin boyun kenarı çizgileri ve göz altı çizgilerinde de botoks uygulaması yapılabileceği düşünülmektedir. Ancak bu tarz derin çizgilerin tedavisi dolgu uygulamaları ile gerçekleştirilmektedir. Dolgu tedavileri ile çizgilerde anında fark edilen bir hafifleme ve akabinde de yok olma görülmektedir.Botoks çok ilerlemiş göz kapağı ve kaş düşüklüğünde uygulanabilen bir tedavi yöntemi değildir. Çok ilerlemiş göz kapağı ve kaş düşüklüğünde hastaların plastik cerrahiye yönlenmeleri gerekiyor. Bu nedenle, çok ileri yaşlarda, özellikle 65’in üzerindeki yaşlarda, botoks tedavisi etkili olmayacaktır. Dolayısıyla, erken yaşlarda botoks yapılmamalı düşüncesi de yanlıştır. Botoks işlemine erken yaşlarda başlamanın faydası vardır, çünkü kasların kasılması ne kadar erken yumuşatılırsa o kadar az kırışıklık oluşmaktadır.Bilinenin aksine, botoks işleminde yüzdeki tüm çizgileri yok etmek donuk ve doğal olmayan ifade oluşmasına sebep olur. Bu nedenle, botoks işlemi mutlaka kişinin yaşına, fiziksel özelliklerine göre kişiye özel olarak uygulanmalıdır. Aksi halde birbirinin aynı ifadeli yüzler ortaya çıkar ki, bu da kişiyi güzelleştirmek yerine daha yaşlı görünmesine sebep olacaktır. Botoksun etkisi geçtiğinde uygulanan bölgedeki kırışıklıklar tekrar ortaya çıkar ve fazlalaşır düşüncesi de yine doğru bildiğimiz bir yanlıştır.Botoks, sadece estetik amaçlar için uygulanmamaktadır. Aşırı terleme ve migren tedavisinde de botoks tedavisi tercih edilmektedir.”Dolgu tedavilerinde kullanılan hyaluronik asit ile ilgili de yanlış bilinen bilgiler olduğunu belirten Dr.Gülen Altun, “Hyaluronik asidin vücutta var olmadığı, ancak bu tarz tedaviler yolu ile vücuda enjekte edildiği düşünülüyor. Aksine, ciltte belirli bir miktarda hyaluronik asit bulunmaktadır. Yeni doğmuş bir bebeğin vücudunda da hyaluronik asit bulunmaktadır. Ancak, 20′li yaşlarda cilt daha az hyaluronik asit üretir ve bu düzey, yaş ilerledikçe iyice azalır. Bu süreçte yapılacak dolgular, cildi hızlı bir biçimde canlandırmak için en ideal çözüm olacaktır. Hyaluronik asit, dokuya bio molekül olarak en uyumlu maddedir, bu madde dışında kullanılan dolgu maddeleri cilt ile uyum sorunu yaşatabilir ” diye açıklıyor.
Suda Doğum Hakkında Bilmedikleriniz
Suda doğum , son zamanlarda insanların bu konudaki bilgilerinin artışı ile beraber popülerliği arttırmış bir yöntemdir. Bu yöntem için ilaç kullanmaya ya da suni sancı yöntemlerine gerek kalmamaktadır. Suda doğum un tercih edilme sebeplerinin arasında sezaryen oranını düşürmesi de gelmektedir. Ayrıca önceleri çoğunlukla ev ortamında mümkün olan bu teknik artık hastanelerde suda doğum havuzlarının bulunmasıyla beraber tercih edilmesi daha kolay bir yöntem olmuştur. Ayrıca kadınların doğum esnasında çektikleri acıları azalttığı söylenen bu yöntem kadınlar için muhteşem bir tercih olmaktadır.Nasıl gerçekleşir?Annenin sancılarının başlaması ile birlikte başlar. Özel bir kıyafet giydirilen anne yaklaşık 36-38 derece su bulunan havuza girer. Suyun ısısı ve temizliği son derece önemlidir. Bebek kesesindeki sıvı kan yada idrarla kirlenen su belirli aralıklarla değiştirilmelidir. Su ısısının 36-38 dereceler arasında kalmasına da dikkat edilmelidir. Doğum sırasında herhangi bir anestezi yada suni sancı uygulamalarına gerek yoktur. Bu anne ve bebek sağlığı için önemli bir artıdır. Sıcak suyun gevşetici etkisi sayesinde anne ve bebek yakından takip edilir. Bu sırada bebeğin kalp atışları da sürekli izlenmektedir. Suda doğum ile ilgili korkulan bebeğin kafasının küvete çarpması yada nefes alamaması gibi çekinceler son derece yersizdir. Bebeğiz zaten anne karnında sıvı bir ortamda yaşadığını unutmamalıyız. Bebeğin nefes alması gereken zaman ise kordonu kesildikten sonradır bu işlem yapılırken de bebeğin kafası sudan çıkmış durumda olacaktır.
Genç Kadınları Lider Pozisyonlarına Taşımak İçin Neler Yapmalı?
PwC, 2014 Dünya Kadınlar Gününde “Gelecek kuşakta çeşitlilik – Yarının kadın liderlerini geliştirmek” başlıklı bir rapor yayınladı Şirketler genç kadınları lider pozisyonlarına taşımak için neler yapmalı? PwC, 8 Mart 2014 Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlarının işyerinde yükselmesini sağlayacak doğru ortamları yaratmak için şirketlerin neler yapması gerektiğine ilişkin bir rapor yayınladı. “Next generation diversity – Developing tomorrow’s female leaders” (Gelecek kuşakta çeşitlilik – Yarının kadın liderlerini geliştirmek) adlı raporda Milenyum kadınlarını şirketlere çekmek, elde tutmak ve geliştirmek adına büyük önem taşıyan altı temel konu ele alınıyor. Rapordaki kilit konular şöyle sıralanıyor. Günümüz kadınları şirketler için büyük önem taşıyor, çünkü onlar önceki kuşaklara kıyasla daha eğitimliler ve iş gücüne daha fazla katkıda bulunuyorlar. Milenyum kadınları önceki tüm kuşaklardan daha yüksek öz güvene sahip ve kariyer fırsatlarına daha fazla önem veriyor. Çeşitlilik konusunda iyi bir geçmişi olan işverenlerle çalışmak istiyor. Milenyum kadınları kuşağı, iş hayatında eşi benzeri olmayan şirket kültürü değişikliklerine neden olabilir. Milenyum kadınları, düzenli olarak geribildirim almayı bekliyor; teknik konularda oldukça bilgili olsalar da, geribildirim görüşmelerini yüz yüze yapmayı tercih ediyor. Bu kuşağın Milenyum kadınlarının uluslararası deneyim talebi çok fazla. Onlar için işveren ve sektör imajı ve itibarı çok büyük önem taşıyor. PricewaterhouseCoopers International Ltd.’nin Başkanı, Dennis Nally şunları söylüyor: “Çeşitlilik bizim için en önemli konulardan biri, işte bu yüzden Milenyum kadınlarına odaklanmak istiyoruz. Her yıl tüm dünyadaki okullardan çeşitli yetenekleri işe alıyoruz, bunlar arasında binlerce milenyum kadını da bulunuyor. İşe aldığımız kadınların başarılı olması ve liderliğe hazırlanması için gerekli ortamı sağlamak istiyoruz.” PwC Türkiye Şirket Ortağı Beste Gücümen ise, şunları ekliyor: “Sürdürülebilir değişikliği yakalamak için lider rolünü üstlenen kadınlara odaklanmak yeterli değil. Liderlik seviyesinde çeşitlilik konusuyla ilgilenmeliyiz ancak aynı zamanda çalışanlarımıza ilk aşamadan itibaren destek vermeliyiz. Bunun için öncelikle Milenyum kadınlarını çekme, geliştirme ve elde tutma yollarını daha iyi anlamalıyız.” PwC tarafından hazırlanan “İş Dünyasında Kadınlar Endeksi” nin (Women in Work) ikincisi de yayınlandı. Endeks, 27 OECD ülkesini, kadınların ekonomik gücüne ilişkin beş kilit göstergeyi biraraya getiren bir ölçüte göre; erkeklerle gelir eşitliği; iş hayatında kadınların sayısı ve erkeklere oranı; kadınlarda işsizlik oranı; ve tam zamanlı kadın çalışanların oranı olarak sıralıyor Endekste, Kuzey ülkeleri başı çekmeye devam ediyor; Norveç, kadınların işsizlik oranının düşük olması ve kadın- erkek arasındaki gelir farkının az olması nedeniyle birinci sırada olmayı sürdürürken, Danimarka ve İsveç sıralamada onu takip ediyor. Bu üç ülke, sıralamanın ilk yapıldığı yıl olan 2000 yılından bu yana Endekste her yıl ilk üçte yer aldı. Ekonomik kriz, Güney Avrupa ülkelerindeki oranları ise kötü etkilemeye devam ediyor. 2012 yılında Portekiz, İspanya ve Yunanistan’da kadın- erkek gelir farkı büyüdü ve kadınların işsizlik oranı arttı. Bu durum, bu ülkelerin ekonomik gücünün azaldığını gösteriyor. Endekste yer alan iki Asya ülkesi, Kore ve Japonya’nın ise diğer OECD ülkelerine yetişmek için önünde uzun bir yol var. Her ne kadar bu iki ülke 2000 yılından bu yana reel rakamlarda ilerleme kaydetmiş olsa da, diğer ülkeler daha belirgin kazançlar elde etti. Bu ülkelerin zayıf performansının altında yatan nedenler ise kadın- erkek gelir farkının nispeten daha yüksek ve kadınların işgücüne katılım oranının ise daha düşük olması. Hollanda ve İrlanda ise beş basamak yükselerek geçtiğimiz yıldan bu yana Endekste en büyük ilerlemeyi kaydeden iki ülke oldu. Kadın-erkek gelir farkının düşük olması bunda büyük rol oynadı. Editöre notlar 1- “ Developing tomorrow’s female leaders”( Yarının kadın liderlerini geliştirmek) raporunu adresinden indirebilirsiniz. 2- PwC’nin Dünya Kadınlar Günü faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için adresini ziyaret edebilirsiniz. 3- Çeşitlilik hakkında daha fazla görüşe PwC’nin Toplumsal Cinsiyet Gündemi bloğundan ulaşabilirsiniz.4- PwC’nin İş Dünyasında Kadınlar Endeksi (WWI) OECD’den ve ulusal istatistik ofislerinden elde edilen verileri kullanarak kadınların ekonomik gücünü yansıtan beş kilit ölçütün ağırlıklı ortalamasından meydana geliyor. · Kadın- erkek gelir farkı (%25 ağırlık) · Kadınların iş gücüne katılım oranı (%25 ağırlık) · Kadın ve erkeklerin iş gücüne katılım oranlarındaki fark (%20 ağırlık) · Kadınlarda işsizlik oranı (%20 ağırlık) · Tam zamanlı işe sahip kadın çalışanların oranı (%10 ağırlık). 6- Sonraki sayfada yer alan tablo PwC’nin İş Dünyasında Kadınlar Endeksi sıralamaları ve hesaplamanın yapıldığı dört yıla ilişkin 27 OECD ülkesinin puanlarının ayrıntılarını gösteriyor: 2000, 2007, 2011 ve 2012. Ülkeler en güncel endeks olan 2012 endeksinin puanlamalarına göre sıralanmıştır.