Filipinler'de Karaya Vuran Dev Ağızlı Köpekbalığının Dehşet Verici Görüntüsü
Binlerce çeşit ve her boydan canlının yaşadığı okyanuslar bizler için her zaman korkutucu olmuştur. Geçtiğimiz hafta Filipinler'de bulunan Marigondon'un sahillerinde yakalanan dev ağızlı köpekbalığı, okyanuslarda başımıza gelebileceklerin en ciddi göstergelerinden bir tanesi. Bu canavarı görünce belki de günlerce gözünüze uyku girmeyecek.
İç Çamaşırı Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bir tişört bile alırken kumaşına, kalitesine ve modeline bakarız. Ama çoğu zaman iç çamaşırına bu kadar bile özen göstermiyoruz. Oysaki tenimize en yakın giysiler olarak hangi iç çamaşırını giydiğimiz gerçekten önemlidir… Hem sağlık, hem de rahatlık açısından iç çamaşırı / camasirim.com seçimi doğru yapılması çok önemli. Özellikle yaz aylarında terleme ve bu nedenle hem sağlık hem de konfor açısından rahatsızlık hissetme riski çok yüksek. Peki, hangi iç çamaşırını almamız gerektiğini nasıl mı bileceğiz? İşte cevabı…• Sizi sıkan, rahatsız eden bir iç çamaşırı giyinmek oldukça kötü bir durumdur. Ne kadar güzel olursa olsun mutlaka içinde rahat davranabileceğiniz bir iç çamaşırı seçmelisiniz.• Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.• Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sütyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.• Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.• İç çamaşırında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.• Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.• Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sütyen ve külotun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha çekici hissederler. Nasıl bir kumaştan yapıldığına dikkat etmemiz gerek iç çamaşırı satın alırken, öncelikle kumaşına dikkat etmek gerekir. Bunun için tabii ki pamuklu kumaşlar önerilir. Özellikle hassas cilde sahip olan kişilerin buna mutlaka özen göstermeleri gerekir.   Vakıf Gureba Hastanesi’nden Dermatoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Nahide Onsun, bazı kadınlarda iç çamaşırının, lastik yerinin deriyle temas ettiği bölgede alerji meydana geldiğini vurguluyor. Hatta bu bölgelerde baskı nedeniyle kaşıntı veya kızarıklık da oluşabiliyor. Bu nedenle kişiler, neye alerjilerinin olduğunu ve hangi iç çamaşırların kendilerine uygun olduğunu önceden belirlemeli.İç çamaşırların vücudu rahat ettirecek nitelikte olmalarına dikkat etmek gerekir. Çamaşırların vücudu sıkması durumunda, o bölgedeki yağ dokusunda bazı kayıplara yol açabilir. Bunun yanında, baskı oluşan deri bölgelerinde temastan dolayı egzama gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Eğer sütyen lastikleri sizi sıkıyorsa, almayın! Herkesin göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle uygun sütyen seçerken, çok sıkı olmamasına ve lastiğin tene temas etmemesine dikkat etmek gerekir. Çünkü eğer lastik açıktaysa, lateks alerjileri meydana gelebilir.   Fanilaya gelince, bunlar her şeyden önce kış aylarında vücudu soğuktan korur. Günümüzde gençler fanila giymekten pek hoşlanmaz. Fanilalar ayrıca dıştan giyilen giysilerin tene temasını engeller. Özellikle pamuk içeren kaliteli çamaşırlar kullanırsanız, bu, vücudunuzu bir zırh gibi kavrar ve dışarıdan giydiğiniz sentetik kıyafetlerin teninize temasını engeller.  Özellikle hastalıklarda slipe dikkat! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Taşdemir, kadınların özellikle külot seçiminde hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “En sık görülen jinekolojik sorunlardan biri, vajinal enfeksiyonlar. Şiddetli kaşıntı, yanma hissi, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı, kötü kokulu akıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara işaret eder. Böyle sorunlarla karşı karşıya olan kadınların, doktor tedavisinin yanı sıra, çamaşır seçimine de dikkat etmeleri gerekiyor.”   Doç. Dr. Nahide Onsun, vücudu fazla sıkmayan slip kullanılmasını öneriyor ve şu noktalara dikkat çekiyor; “Fazla sürtünmeden dolayı kadınların ter bölgelerinde tahriş egzamaları meydana gelebilir. Kullanılan iç çamaşırlar tamamen pamuk olmasa da, pamuk oranının yüksek olması gerekir. Ancak kişinin hiçbir şikayeti, herhangi bir maddeye reaksiyonu yoksa naylon iç çamaşırı da kullanabilir.” Ancak yaz aylarında özellikle naylon içeren iç çamaşırlardan uzak durmak önem taşıyor. Çünkü terleme nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülüyor.    Dr. Onsun, özellikle kalçaların arasına giren ve pantolonda izi belli olmasın diye tercih edilen slipleri fazla tercih etmemek gerektiğini belirtiyor. Bu slipler, eğer giyilen pantolon sentetikse veya sentetik karışımından oluşuyorsa ve kişinin sentetiğe karşı duyarlılığı varsa, ciltte yine bazı egzamaların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Ancak Dr. Onsun, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda buna bağlı rahatsızlık yaşanmayabildiğini de söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor; “Bizim iç çamaşırlara bağlı en çok gördüğümüz rahatsızlık, sütyen ve külotların lastikleriyle ilgili ortaya çıkanlar.” Her renkli iç çamaşırı kullanmayın Renkli iç çamaşırı alırken, kumaşı renklendirmek için kullanılan boyalara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı boyamalarda, içeriğinde kanserojen madde bulunan boyalar kullanabiliyor. Bu nedenle aldığınız iç çamaşırların doğal boyalarla renklendirilmiş olup olmadığını öğrenin. Günümüzde birçok ünlü firma, iç çamaşırların renklendirilmesinde kullandıkları boyaların kanserojen madde içerip içermediğini belirtiyor. Boya maddesi kadar, iç çamaşırların yıkanması da büyük bir özen gerektiriyor. Deterjanlara karşı alerjisi olan kişiler, az miktarda deterjanla bile rahatsızlık hissedebiliyorlar. Böyle durumlarda kullanacağınız deterjanın özelliğine ve yıkadıktan sonra çamaşırı iyi durulamaya dikkat özen gösterin.NASIL bir ürün kullanırsam vücut şeklimi daha düzgün gösterir?   Çocuksu ve düz hatlılar: Gece elbisenizin içine büstiyer giyerek daha dolgun hatlı bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bunun yanında,vücut hatlarınızı daha düzgün gösterecek korse çeşitleri de deneyebilirsiniz. Vücut yapınıza uygun bir korse seçtiğiniz halde, istediğiniz görünüme sahip olabilir, bedeninizi olduğunuzdan daha ince gösterebilirsiniz
Reklam
Bazen Hayvanlarla Uğraşılmaması Gerektiğini Gösteren 19 Komik Fotoğraf
Her canlı gibi hayvanlar da zaman zaman agresifleşebiliyorlar.. Eğer doğal yaşam alanlarına girip, onları rahatsız ederseniz yandınız! 'Ölü taklidi yapmak' ayılar üzerinde etkili olabilir ama akbaba gibi leş yiyen hayvanlara yakalanmayın.. İşte doğada, bir grup sinirli hayvana yakalanan insan ve komik fotoğrafları.
Reklam
Asyalı Kızların Evde Estetik Ameliyat Yaparcasına Değişmelerinin 21 Örneği
Asyalı kızların kendilerini bir türlü beğenememeleri artık modaya yön veren başlıca unsurlardan biri oldu. Onlar sayesinde gözü büyük gösteren lensler, çekik göz kapaklarını yuvarlak hale getiren yapışkan bantlar, cildi çok daha beyaz gösteren kremler icat edildi. Hoşnutsuzluklarıyla kozmetolojiye yön veren bu kızların güzelliğine kanıp onlara nikah basmadan önce sizi uyarabileceğimiz 21 örnek;
Çocuk Şarkılarının Gerçek Anlamlarını Düşünürken 6 Adımda Beyni Yakmak
- Portakalı soydumGüzel. Başlangıç için bir sorun yok. Bizim de ailecek severek yaptığımız bir eylem.- Başucuma koydumKarınca gelebilir. Çok hijyenik değil. Ayrıca hazır soymuşken neden yemedik biz bu mereti?- Ben bir yalan uydurdumBir tuhaflık çıkacağı belliydi zaten senden.- Duma Duma DumOha hangi ara Çarlık Rusyası’na Duma’lara gitti olay? Tam nerede koptu kayış acaba?
Reklam
Dünyanın En Sıkışık ve En Rahat Trafiklerine Sahip 20 Şehri
Büyük şehirlerde yaşayanlar en berbat trafiğin kendi şehirlerinde olduğunu düşünüyorlardır. Baştan söyleyelim, en sıkışık trafiğe sahip şehirler arasında İstanbul da mevcut. Bu liste Castrol Magnatec'in oluşturduğu 'Stop-Start' (Dur-Kalk) verilerinden oluşuyor. Castrol bu verilere de, TomTom navigasyon kullanıcılarının arabayı durdurup, kaldırışlarının hesaplandığı bir sistemden ulaşıyor. Sistem 78 ülkede uygulanmış ve ortaya da aşağıdaki sonuçlar çıkmış. Şehirlerin yanından göreceğiniz rakamlar, bir aracın bir sene içerisinde yaptığı dur-kalk işlemi. Böylece o şehrin trafiği hakkında da bizlere bir fikir vermiş oluyor.
Erkeğe Alınacak Sevgililer Günü Hediyeleri
14 Şubat' a az bir zaman kaldı. Bu özel günde erkek arkadaşımız ya da eşimiz için alacağımız hediyenin telaşı çoktan başladı. Tüm vitrinlerde indirimler, değişik seçenekler görüyoruz ancak klasikleşmiş hediyelerden sıkılanlar için birbirinden şık, lezzetli ve göz alıcı Sevgililer Günü Hediyeleri alternatiflerine zahmetsizce sahip olabileceğiniz önerilerimiz var.
Reklam
Müşterilerinin Hikayelerine Göre Sürreal ve Kübist Dövmeler Yapan İki Sanatçının 20 Şaheseri
Kübizm en parlak dönemini  20. yüzyılın başlarında yaptı. Fakat iki sanatçı bu akımı tekrar canlandırmak için uğraşıyor. Tabi başka insanların derisini tuval olarak kullanarak bunu yapıyorlar. Jade Tomlinson ve Kev James, Expanded Eye'ın arkasındaki iki sanatçı, bir zamanlar devrimsel nitelikteki bir akıma modern bir anlayış katıyorlar. İnternet sitelerinde yaratıcılık aşamasıyla ilgili çok güzel bir açıklamaları var. ''Yaptığımız her bir kendine özgü dövme, konseptlerin bizim yaptığımız görsel yorumundan ve kişilerin önemli anlamlar yüklendiği hikayelerden oluşuyor. Her bir dizaynda, tam anlamıyla kağıttan deriye aktardığımız bir sanat parçasına dönüştürebilen kişisel detaylara elimizden geldiğince önem verdik.'' İkilinin tarzı özellikle çizgi ve geometrik dövmelere ilgisi olan insanlar için ne kadar modern olabileceğini gösterir nitelikte.
Kadınlarda Stres – Astım – Reflü Üçgeni
Günümüzde şehir hayatı ve stresin etkisiyle, çocukluk çağında hiçbir şikayeti olmayan bireyler, yetişkinliklerinde aniden astım hastası olabiliyorlar. Astıma bir de stres kaynaklı bir diğer hastalık olan reflü eklenirse, hastalar için durum içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Stresi yatıştırmak için tüketilen çikolata, kola, kahve gibi besinlerin astım ve reflü ataklarını daha çok alevlendirdiğini söyleyen Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, erkeklerin yaklaşık yüzde 5’i, kadınlarınsa yüzde 8’inde görülen astımla başa çıkmanın yollarını anlattı.Astımın görülme sıklığı tüm dünyada giderek artarken hastalığın kadınları daha çok etkilediği özellikle dikkat çekiyor. Bu durum tesadüf değil, astım hastalığında stres faktörü önemli bir yer tutuyor ve genel anlamda kadınlar, erkeklere oranla daha fazla psikolojik sorun ve stres yaşıyorlar. Stres, bağışıklık sistemine getirdiği olumsuz yük ile yalnızca astıma değil, aynı zamanda alerjik nezle ve alerjik egzama gibi alerjik hastalıklara; depresyona, reflüye, yeme bozukluğuna ve obeziteye de neden olabiliyor.Stres Arttıkça Astım ve Reflü Alevlenmeleri ArtıyorPsikosomatik denilen, diğer bir deyişle yaşanan stres ve psikolojik sorunlarla beynin istemeden vücuda zarar verdiği hastalıklardan kabul edilen reflü, mideden yukarı asit kaçması ile görülüyor. Önce yemek borusuna ardından soluk borusuna çıkan asit, akciğerlerde aşırı bir hassasiyet yaratıyor ve astıma sebep oluyor. Astımsa doğası gereği reflüyü arttırıcı bir özellik taşıyor. Reflü arttıkça astımın kötüleştiğini, astım kötüleştikçe reflünün arttığını söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak, bu iki hastalığın birbirini sürekli tetiklediğini belirtiyor.Sorunları Çözmek Astımı İyileştiriyorAstım şikayetleri ile doktora başvuran ve hastalığının altında psikolojik sorunların yattığından şüphe edilen hastalarda stres yaratan nedenin açığa çıkarılması ve bu yönde gelişme sağlanması astımın iyileşmesine yardımcı oluyor. Bu süreçte hastada reflü varsa beslenmesi buna uygun olarak düzenleniyor.Çikolata, Kahve, Alkol Tüketimine DikkatStresle mücadele yöntemi olarak, özellikle kadınlar tarafından çok tüketilen ve mutluluk hormonu endorfin salgılattığı bilinen çikolata konusunda ise astımlı hastaların çok dikkatli olması gerekiyor. İster sütlü ister bitter olsun çikolatanın içeriğindeki kafein mide başını gevşetiyor ve midede asit salgısını artırıyor. Kilo aldırmayacağı düşünülerek tüketilen kakao oranı yüksek çikolatalar ise daha fazla sorun yaşanmasına neden oluyor çünkü kafeinin kaynağı kakao. Benzer şekilde kahve, kola ve alkol de reflüyü arttıyor. Astım ve reflü hastalarının özellikle stresli anlarında tetikleyici nitelikteki tüm bu gıdalardan uzak durmaları gerekiyor. Özellikle yaklaşan sevgililer gününde çikolata tüketimine bu açıdan dikkat edilmesinde fayda var.Sağlıklı Psikoloji, Huzurlu Ortam, Doğru Nefes ŞartProf. Dr. Yonca Tabak, stres, astım, reflü üçgenindeki hastaların çok hassas davranması gerektiğini bir kez daha vurguluyor ve ekliyor: ‘Psikosomatik hastalık grubunda yer alan astımın sağlıklı bir psikolojiden olumlu etkilendiği de göz önünde bulundurulduğunda kadınların en doğal psikolojik rahatlama yöntemi olan nefes alma çalışmalarına katılmalarında fayda var. Çünkü karından başlayan, diyafram nefesi bol oksijen alımına neden olan doğru nefes, beyinde doğal bir antidepresan, mutluluk verici etki yaratıyor. Artık tıp dünyasında, çocuk astımı tedavisinde başarılı olunması için annenin ve babanın psikolojik durumunun düzeltilmesinin de önemle üzerinde duruyoruz. Biz çocuk astım alerji uzmanları, bir yandan çocuğun astımını tedavi ederken diğer yandan annenin nefesini açarak ev içindeki ruhsal stresin giderilmesi yolunda çalışmalar yapıyoruz’.
Reklam
Kediler Neden Sürekli Kendilerini Yalar?
Hayvanların çoğu yeni doğmuş yavrusunu yalar. Bunun nedeni, hem doğum kalıntılarını temizlemek, hem yavruyu psikolojik olarak rahatlatmak, hem sindirim ve solunum faaliyetlerinin başlamasına yardımcı olmak, hem de idrar yapması için yavrunun bedenini harekete geçirmektir. Kedi ise diğer hayvanlardan farklı olarak hayatının üçte birini kendini yalayarak geçirir.Kedi kendini yalarken ilginç bir şekilde her zaman aynı sırayı takip eder. Önce dudaklarını yalar, sonra önayaklarından birinin içini ve kenarını iyice tükürüklenene kadar ıslatır, ardından da bu ayağına daireler çizerek burnunu sürter. Bu işlem bittiğinde ayağını tekrar tükürükler, kulağını, kulağının arkasını, gözlerini, yanağını, çenesini oğuşturur ve bu işlemin aynısını diğer taraf için de tekrarlar. Başını bitirdikten sonra da, omuzlarını, göğüs kısmını, genital bölgesini, arka ayaklarını ve kuyruğunu daha uzun süre ve daha sert darbelerle yalar.Peki kediler kendini yalamaya neden bu kadar çok mesai ayırıyor? Çünkü tek dertleri temizlenmek değil. Bu kadar uğraşın ardında başka amaçlar da var. Madde madde sıralayayım.- Öncelikle, tüylerindeki parazitleri, kirleri, yabancı cisimleri ayıklar.- Kedinin tükrüğünde antiseptik maddeler vardır. Özellikle de yaraları sterilize ederek daha çabuk iyileşmelerini sağlar.- İnsanlar tarafından ellendiğinde yalanarak insan kokusunu yok eder. Çünkü kedilerin en önemli iletişim araçlarından biri kokudur. Bu nedenle de kedi gibi kokmak zorundadır. Aksi takdirde, diğer kedilerin tepkisini çekebilir. - Tüylerini düzleştirir. Böylece hem soğuğa hem de sıcağa karşı korunmuş olur. Çünkü tüylerin karışık olması kürkünün izolasyon işlevini azaltır.- Açık havada yalandığında, tüylerini araladığı için, güneşten aldığı D vitaminini artırmış olur. Bilim insanları psikolojik sorunlar yaşayan kedilerde kendini yalamanın arttığını gözlemlemiş. Kedi eğer ilgi eksikliği yaşarsa, mesela eve başka bir kedi veya bebek gelirse, kapalı bir yerde tutulursa ve bir sebepten cezalandırılırsa hırsını yalanmaktan çıkarıyormuş. Keza yaşlılık da yalanmayı artıran bir etkenmiş.
Reklam