Türk Sigaralarının ABD'yi Kasıp Kavurduğu Yıllardan 17 Reklam Afişi
ABD'de 20. yüzyılın başı itibariyle paketlenmiş sigaralar büyük bir yaygınlık kazandı. Mad Men dizisini takip edenlerin de bileceği üzere sigara endüstrisi o yıllarda reklam ajanslarının en büyük müşterileriydi. 1900'lerin başından Birinci Dünya Savaşı'na kadar en popüler tütün ise Türk tütünüydü. Genellikle ABD'ye göç eden Osmanlı Ermeni ve Rumlarının kurduğu tütün şirketleriyle bu ilgi arttı. Bu sigara markalarının hem isimlerinde, hem reklam kampanyalarında Türk kültürüne ve Doğu'ya dair ögeler kullanılıyordu.Aşağıda göreceğiniz sigara markaları ve reklamları çoğunlukla 1900-1920 arasındaki döneme aittir.
Westeros'un Tahtına Oturup Yedi Krallığın Başına Geçse Zerre Sırıtmayacak 15 Yan Karakter
- NOT: Hafif SPOİLER içerebilir. -George R. R. Martin önüne geleni öldürüyor. Artık bu adam tamam, ölmez bu. Tahta bu geçsin dediğimiz kim varsa; ya öldü, ya da 10 bölüm boyunca 10 saniye bile görünmedi. Artık bu gidişle yoldan çevrilen birine, abi gel şu tahta otur yedi krallığı sen yönet denmesi muhtemel. Ama onlara kalana kadar; ana karakterler birer birer dökülürken, bir şekilde 5 sezondur yaşayan yan karakterler var. Biz de bunları sizin için derledik.İşte 'Westeros'un Tahtına Oturup Yedi Krallığın Başına Geçse Zerre Sırıtmayacak 15 Yan Karakter'
Okul Öncesi Yaştaki Miniklerin Huzurevi Ziyareti Hepsinin Hayatında İzler Bıraktı
'Kuşaklararası Öğrenme Merkezi' (ILC) ismindeki çocuk bakım kuruluşu, Seattle'daki St. Vincent Dağı bölgesinde, 400 ileri yaştaki sakinle işbirliği yapmış ve 5 yaşındaki miniklerin birçok etkinlik faaliyetiyle, bu sakinlerle etkileşim kurması sağlanmış. Temel amaç ise çocukların yaşlılığı öğrenmesine yardım etmekmiş. Program, özellikle yaşlanma sürecini öğrenmeyi, engelli insanları kabullenmeyi, yaşlı insanlara karşı olan korkularını azaltmayı ve koşulsuz sevgiyi çocuklara aşılamak istiyor.
Popüler Olandan Uzak Kalmayı Tercih Edenlerin Yaşaması Muhtemel 14 Sıkıntı
Bir şey popüler olduğunda, mesela herkes bir kitabı okumaya başladığında, herkes bir filmden bahsettiğinde, herkes dövme yaptırmaya başladığında ondan uzaklaşan, popüleri reddeden insanlar vardır. Hatta bu sensin biliyoruz. Ama böyle davranmanın olumsuz yansımaları olduğunun farkında mısın? Belki farkındasın ama değilsen gel biz hatırlatalım.
Görmekten Korktuğumuz Gelecek: 2065 Yılında İstanbul Nasıl Gözükecek?
İtalyan mimar ve tasarımcı Gabriele Boretti, bizlere öyle bir 2065 tasarlamış ki, moralimizi yüksek tutmak biraz zor olacak. Venedik Bienali kapsamında yaptığı bu çalışmada İstanbul'un gelecekteki halini kartpostal stili bir tasarımla sergiledi. Boretti, görmemek için gözlerimizi kısabileceğimiz bu tasarımlarla aslında yaşadığımız şehirlerde neye nasıl önlem alabileceğimizin sinyallerini de veriyor. Haliç, Avrupa Yakası, Boğaziçi Köprüsü, İstanbul Boğazı ve şehrin görüntüsüne yeni eklenmiş sayılabilecek plazaları da kapsayan olağanüstü tasarımlarla İstanbul'un 2065'teki haline bakalım.(Her tasarımın başında yazılı olan İngilizce başlıklar, İtalyan mimarın eserlerine verdiği isimlerden oluşuyor.)
Karizmatik Duruşlarıyla Siyasete Damgasını Vuran 10 First Lady
Ocak 2015'te Yunanistan başbakanı seçilen Aleksis Çipras'ın eşi olan Peristera Baziana, sol siyasetten gelen bir kadın. Çipras ile lise yıllarında tanıştıklarından beri beraber olan çiftin resmi nikahları yok. Baziana, Atina Üniversitesi'nde Bilgisayar ve Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi ve aynı zamanda 2 erkek çocuk annesi. Baziana'nın güçlü duruşu, son zamanlarda kulaktan kulağa yayılan bir duyumla da iyice pekişti. Çipras'ın IMF ile anlaşması durumunda Baziana'nın onu terk etmesinden korktuğu haberi dünyaya yayıldı. İkisi de sol hareketten gelen çiftin arasında böyle bir anlaşmazlığın doğma ihtimali de mantıklı gelmiyor değil. Gençlik yıllarındayken Komünist Parti üyesi olan çiftin beraberlikleri de siyasetin tam kalbinde yaşıyor.
Onedio Kırmızı Çizgileri ve Dikkat Edilmesi Gereken Toplumsal Hususlar
Değerli Onedio editörleri! Yepyeni bir Onedio Akademi içeriğiyle karşınızdayız. Bu içeriğin konusu, toplumsal hassasiyetler ve kırmızı çizgilerimiz üzerinden olacak. Yani bir bakıma Onedio'nun hümanizmini belirleyeceğiz. Bildiğimiz üzere ülkemiz ve kullanıcı kitlemiz, birbirinden farklı, renkli ve değerli kültürlerden, siyasi görüş ve etnik kökenlerden gelmekte. Bizler de bu farklılıklara olabildiğince hassas bir şekilde yaklaşarak hem insani yanımızı öne çıkarmalı hem de empati yapmayı kavramalıyız. Öncelikle belli başlı kırmızı çizgileri belirleyeceğiz. Benim gözden kaçırdığım hususlarda da içeriği eklemeler yaparsanız çok sevinirim.