Yunanistan'da Türk Filmleri Rüzgarı
Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, birçok ünlü ismin katılımıyla başladı.Kültür ve Turizm Bakanlığının sponsorluğunda, Atina Büyükelçiliği, Pire Başkonsolosluğu, Dünya Kitle İletişim ve Araştırma Vakfı işbirliğinde hazırlanan etkinlikte 23-29 tarihleri arasında birçok film gösterime girecek. Film haftası, Yunanistan Film Arşivi ve Film Müzesi binasında , Türkiye-Yunanistan ortak yapımı, 'Ben O Değilim' filminin gösterimiyle başladı.Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Türk Sineması’nın 100. Yılı dolayısıyla Atina’da Türk filmlerini tanıtmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.'AYNI DUYGULAR İÇİNDEYİM'Açılış töreninde kameraların en çok ilgilendirdiği oyunculardan biri olan Hülya Koçyiğit, “Ben eskiden Atina’ya filmimin galasına katılmıştım ve Yunanlılar büyük ilgi göstermişlerdi. Bugün de böyle bir etkinlikte aynı duygular içindeyim” dedi. Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras, sanatın halkları birbirlerine daha çok yaklaştırdığını belirtti. Uras, son yıllarda Türk dizilerinin Yunanistan’da inanılmaz bir ilgi ile izlendiğinin altını çizdi. Sürgün filminin oyuncusu Saadet Aksoy ise, “Burada çok sıcak bir karşılama bizi bekliyordu. Benim burada bulunma nedenim Sürgün filmi. Bunu söylemek istedim çünkü bunun ayrı bir sebebi var. Biz filmde buraya çok yabancı olmayan bir hikaye anlatıyoruz” dedi.Türk filmleri haftasında klasik Türk filmleri Gelin, Anayurt Oteli, Selvi Boylum Al Yazmalım,Yol, Masumiyet ve aynı zamanda ödüllü filmler olan Gözümün Nuru, Ben O Değilim, Küf, Kosmos, Dedemin İnsanları, Yozgat Blues, Daire, Kelebeğin Rüyası, Sürgün filmleri de gösterime sunulacak.İHA
İstanbul'da Her Öğrencinin Mutlaka Bulunması Gereken 10 Mekan
İstanbul'da öğrenci olmak bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir. Şehrin akıl almaz tarihi mirası, modern canlılığıyla birleşince size hayatınızın en güzel 4 yılını yaşatır. Peki İstanbul'da bulunduğunuz bu 4 yıl boyunca mutlaka gitmeniz gereken mekanlar nelerdir? İstanbul'da öğrenci iseniz bu mekanlara çoktan defalarca gitmişsinizdir yoksa hiç vakit bekletmeden hemen şimdi keşfe başlamalısınız.
Fazıl Say'dan 'Türkiye Hükümeti'ne Açık Mektup'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki konserin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO) yeni sezon programından çıkartılmasının yankıları sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken, Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini sormuştu. Fazıl Say Çin'de turnesi sırasında  'Türkiye Hükümeti'ne açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı ve 'Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu?' ifadelerini kullandı. İşte o mektup;'Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer;Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserim Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...Ne zaman gerçekten 'güçlü' olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan 'İstanbul Senfonisi' eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan 'yasakçı' tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu 'yasakçı' tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta 'bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim' diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, 'Türkiye'de iyi sanat yapılıyor' dedirt tüm dünyaya.Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, 'gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım' diyebil. 'Gelin beraber büyüyelim' diyebil. Korkma bundan.Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. 'Kimdir bu?' diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.Saygılar,'
Reklam
Reklam
Lost'un Yönetmeni Kocaeli'de
'Lost' dizisinin Amerikalı yönetmeni Bobby Roth, TRT'de yayınlanacak 'Filinta' dizisinin bazı sahnelerini çekmek amacıyla Kocaeli'ye geldi.TRT ekranlarında yayınlanacak 'Filinta' dizisinin bazı sahnelerini çekmek amacıyla Türkiye'ye gelen Lost dizisinin Amerikalı yönetmeni Bobby Roth, İzmit ilçesinde basın mensuplarıyla buluştu.Sekapark Film Platosu'nda düzenlenen basın toplatısına Roth'un yanı sıra yönetmen Kudret Sabancı, senarist Altuğ Küçük ile oyuncular Serhat Tutumluer, Mehmet Özgür, Onur Tuna, Naz Elmas, Damla Aslanalp ve Kayra Şenocak katıldı.Roth, projeden dolayı çok heyecanlı olduğunu belirterek, Türkiye'ye gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.Film ya da dizilerin çekildiği şehre önemli değerler kattığını anlatan Roth, 'Teşvik verilerek yatırımlar, o şehre çekiliyor. Los Angeles'da yatırımcılara vergi yardımı yapılıyor. Bu teşviklerden sonra Kanada'ya, Florida'ya giden yatırımlar, Los Angeles'a geri geliyor. Lost'u Hawai'de çekerken orada yaşayan halkın, şehrin çok hoşuna gitti, şehrin enerjisini yükseltti' diye konuştu.Roth, çekecekleri dizinin Amerikalıların ilgisini Türkiye'ye yöneltebileceğini kaydetti.Dizinin yapımcılarından Bülent Turgut da dizinin, türünün ilk örneği olacağını, ekranlarda farklı duracak proje hazırladıklarını vurguladı.Turgut, 'İşin arka planında yaptığımız çalışmalardan öte oldukça güçlü bir hikayeyle yola çıktık. Osmanlı adaletini anlatabilmek için polisiye türünde ilk denemelerden biri olacak. Oldukça akıcı, görsel açıdan Türk televizyonlarının alışık olmadığı bir içerik olacak. İçeriğin kendisi de çok dinamik. Melodramalardan farklı olarak bir taraftan koca bir İstanbul'u anlatan proje, bir taraftan da polisiye hikayesi' ifadesini kullandı.Yönetmen Kudret Sabancı da hikayenin kendisini en cezbeden durumunun anlatım dili olduğunu belirtti.Yapımın farklı anlatım dili olacağına değinen Sabancı, şunları kaydetti:'Dönemin kendi içinde çok farklı fantastik durumu var. Hikayenin geçtiği döneme baktığımız zaman dünyada sanayi devriminin yeni yapıldığı, buharın, mekaniğin hayatımıza girdiği dönemden bahsediyoruz. Şu ana kadar yapılmış en iyi aksiyon dizisi olacak ve olmaya devam ediyor. Bir sürü şeyi ilk defa göreceğiz.'AA
Yumurtayla Rus Ruleti Yapmak | Bradley Cooper vs. Jimmy Fallon
Jimmy Fallon'ın talk show programına konuk olan ünlü oyuncu Bradley Cooper, Fallon'ın ilginç oyunlarından birini oynamayı da kabul etti. 12 tane yumruta olan kutudaki yumurtalardan sadece 4'ü dolu olan oyun bir Rus Ruleti olmasa da, yeterince heyecanlı.
Reklam
21 Gözalıcı Tasarımı ile Modanın Büyük Üstadı Oscar de la Renta'ya Veda
82 yaşındaki büyük modacı Oscar de la Renta kanserle olan savaşına yenik düştü ve geçtiğimiz gün evinde hayata gözlerine yumdu. Moda dünyasında 50 yıldır söz sahibi olan ve bir çok ünlü ismin en çok kullandığı ve sevdiği marka olarak tanınan kendiyle aynı isimli markası onun ardından da kalbini yaşatmaya devam edecek.İşte size en dikkat çekici Oscar de la Renta elbiseleri ile ünlü isimler.
Girişimcilerin Acun Ilıcalı’dan Öğrenebileceği 9 Şey
Merhaba değerli Girişimciler, Girişimci Adayları!Türkiye’de televizyon izleyici kitlesinin neredeyse 7’den 70’e herkesin bildiği / tanıdığı bir isim olan Acun Ilıcalı’ya, bu yazımızda farklı bir açıdan bakacağız. Spor spikerliğinden başlayıp, televizyon kanalı satın almaya kadar giden bir yolun hikâyesini girişimcilere uyarlayarak bazı gözlemlerimizi paylaşacağız.Girişimcilik basit anlamı ile ‘’kişilerin kendi işini kurması’’ anlamına gelir lakin girişimcilik çok geniş bir kavram olduğundan ötürü sadece bununla da kısıtlamamak gerekir.Acun Ilıcalı’nın diğerlerinden ayrılan özelliklerinden biri de Girişimcilik kavramını tam anlamı ile ele almasından kaynaklı olabilir.  Kendisinin hayat hikayesini Wikipedia üzerinden bu yazıdan alıntılayarak eklemek istedim. Her satırının bizler için önemli olduğunu düşünüyorum.İnternet sektöründeki birçok arkadaşımızın bileceği üzere Acun aynı zamanda internete yatırım yapan iş adamları arasındadır. Kendisinin Acunn adında portal tarzında bir web sitesi, Özel Tasarımlı Tişörtler, Telefon Kılıfları ve Kapakları - Sekiz.com adında tişört satışı yapan bir web sitesi bulunmaktadır. Bu bilgilerle birlikte Acun Ilıcalı’yla alakalı bu yazımızın internet girişimcileri tarafından da ilgi ile okunacağını umuyorum.Özellikle son 4-5 yıldır, arkadaş ortamlarımızda, iş ortamlarında, internette, gazetelerde, televizyonlarda, kısaca aklınıza gelecek her yerde girişimcilik ile alakalı, iş başarısı ile alakalı, tabiri caizse bir yerlerden bir yerlere ulaşma durumları ile alakalı örnekler verirken birçoğumuzun kullandığı veyahut kullanıldığını duyduğu isimlerin başında Acun Ilıcalı gelmektedir. Ailemizin Acun’u, okulumuzun Acun’u, iş yerimizin Acun’u… Çoğumuz bu ifadeleri ya kullandık ya da işittik. Peki, bu ismi sürekli işitmemizin sebebi nedir? Hayatımızda bu kadar yer almasının, sürekli gözümüzün önünde olmasının sebebi nedir? Acun’un hangi özelliklerini örnek almalıyız? Dilerseniz gelin madde madde inceleyelim.Baştan belirtmekte fayda görüyorum ki Acun Ilıcalı’dan örneklemelerle hazırlamış olduğumuz bu yazımızda Umur Birand’ın sunduğu 32. Gün programı ile birlikte Acun Bey’in katılmış olduğu bir başka programdan da alıntılar yapılmış, sözleri buralardan birebir alıntılanmıştır.Girişimcilerin Acun’dan Öğrenebileceği 9 Madde Nedir?
Reklam
Fazıl Say Sansürü Meclis'e Taşındı
Piyanist Fazıl Say'ın Kültür Bakanlığı'nca sanüsürlenmesi üzerine tepkiler sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini soruyor.Piyanist ve besteci Fazıl Say ’ın Kültür Bakanlığı tarafından sansüre uğramasına yönelik tepkiler sürüyor.Özerk Sanat Konseyi (ÖSK) Say’ın eserinin Kültür Bakanlığı’nın baskısı sonucu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarılmasını “Ancak otoriter rejimlerde görülen bir engelleme” olarak nitelendirdi.“Sanatı “halkçı-elit”, sanatçıyı “yandaş-muhalif” diye ayrıştıran, sanat eserlerini ideolojisine göre yeniden biçimlendirebileceğini sanan, özgürlüğü erke övgü olarak algılayan bu yasakçı, bölücü, sansürcü ve gerici zihniyeti şiddetle kınıyor, bu baskıcı anlayışa teslim olmayı reddediyoruz.”ÖSK Bakanlık’ın hangi “sanatsal yetersizlikler” sebebiyle programdan çıkarıldığını, hangi “sanatsal yeterliliğe” dayanarak bu kararı verdiğini sordu.Say’a bir destek de HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ’den geldi. Tüzel TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında şunları söyledi:“Osmanlı'nın torunları, günümüz hükümdarları, despotluk ve baskılardan vazgeçmiyor. Bu kez hedefte, dünyanın tanıdığı, onur duyduğumuz piyanist Fazıl Say var. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2014-2015 programında yer alan Fazıl Say eserleri, Bakanlığın isteği doğrultusunda çıkartılmıştır.“Ambargo, sansür, görevden alma, bu Hükûmetin kültür ve her alanda topluma yaklaşımıdır. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürleri de istenmeyen insan ilan edilmişti. Kültür Bakanlığının sevdiği eserler, sanatçılar, sevmedikleri var. Hani, kimsenin görüşüne, hayatına, felsefesine karışılmayacaktı? Ama hem karışırlar hem de halkla buluşmasını engellerler. Baskıların, yasakların, sansürün adı olan AKP rejimi artık son bulmalı diyoruz.”Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da bugün verdiği soru önergesinde Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'e bu sansürü sordu.Ağbaba soru önergesinde şu soruları yöneltti:CSO’nun 2014-2015 sezonu için Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserlerin yer aldığı doğru mudur?Gönderilen listede olmasına rağmen, “Bakan Onayı” ile çıkan CSO’nun 2014-2015 yıllık programında, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmediği doğru mudur?Bu iddia doğruysa, 2014-2015 yıllık programında Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmeme sebebi nedir? Fazıl Say’ın hükümetinize yönelik olan muhalif tutumu bu kararı vermenize neden olmuş mudur?Hükümetinize muhalif olan diğer sanatçıların eserlerini de benzeri şekilde ilgili programlardan çıkarmayı düşünüyor musunuz?Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları, yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bu dönemde CSO’nun yeni sezon için bakanlığa gönderdiği programda Fazıl Say’ın ‘İstanbul Senfonisi’, ‘Hermiyas-Yunus Sırtındaki Çocuk’ ve piyano konçertosu ‘Su’ adlı eserleri de bulunuyordu.Ancak sanattanyansımalar.com’un haberine göre CSO’ya sözlü olarak Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın Bakan Ömer Çelik tarafından onaylanmayacağı bildirildi.Açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı, program onaylandı ve açılış konseri gerçekleşebildi.Sanatçının menajeri Ceylan Karaca olayı doğrularken Kültür Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama gelmedi.Bianet
Renee Zellweger'in Yeni Hali Şaşırttı!
Bridget Jones serisinin ünlü ismi Renee Zellweger'i görenler şok oldu.Aylardır basından uzak duran Renee Zellweger, yeni haliyle tanınmayacak hale geldiği konuşuluyor.Renee Zellweger'in birçok estetik ameliyat geçirdiği söylendi.Renee Zellweger ismi Bridget Jones serisi ile ünlenmişti.45 yaşındaki ünlü oyuncu Renee Zellweger, geçirdiği estetik ameliyatlar sonrası tanınamaz hale geldi.Aylardır basından uzak yaşayan Renee Zellweger, 2000'li yıllardaki küt sarı saçları ve dolgun yanakları ile fenomen haline gelmişti.Uzun zaman aradan sonra Los Angeles'ta bir gecede görüntülenen Renee Zellweger, yeni hali ile şok etti.Renee Zellweger, estetil iddialarını ise kesinlikle kabul etmiyor.Çizgisiz alnının yanı sıra kaşlarında da bir operasyon geçirdiği sinyalini veren Renee Zellweger'in yeni hali ise Cameron Diaz'a benzetildi.Ünlü oyuncu Renee Zellweger'in hayranları ise yüzüne ne yaptırdığını merak ediyor.Renee Zellweger, törene erkek arkadaşı Doyle Bramhall ile katıldı.Manşettv
Reklam
Reklam