2014 - 2015 Sezonunun En İddialı 12 Yeni Yabancı Dizisi
Her sezon olduğu gibi TV'nin iddialı kanalları yeni dizi siparişlerinde gecikmiyorlar. Çoğu Premiere yaptı bile. Bakalım hangileri yeni bağımlılığımız olurken, hangileri sezon sonunu göremeden rating kurbanı olup, iptal edilecek?Not : Kısa özetler kaynak : beyazperde
'Türkiye ABD'yi Dinlemediği İçin Amerikan Basını Türkiye Aleyhine Yazıyor'
Dünyaca ünlü filozof, dilbilimci ve tarihçi Noam Chomsky , ABD basınında Türk hükümeti aleyhinde haberlerin sıklıkla yer almasının nedeni olarak “Türkiye’nin ABD öncülüğünde IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyona katılmamasını” gösterdi.“1990’da Güneydoğu’da korkunç olaylar olur, binlerce köy yıkılıp boşaltılırken ve bunların hepsi ABD silahlarıyla yapılırken hiçbir haber yapılmadı burada. 2003’de çok ilginç bir şey oldu. ABD Irak işgalinde Türkiye’nin desteğini istedi ve hükümet ABD yerine kendi halkını dinleyerek reddetti. O zaman Türkiye’de insan hakları ihlalleri haberlere girmeye başladı. Çünkü Türkiye ABD’nin talimatını izlememişti” değerlendirmesinde bulunan Chomsky “Şimdi de Türkiye oluşturulan koalisyonla birlikte hareket etmediği için benzer şey yaşanıyor” dedi.“Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB ülkelerinin “ırkçı” davranarak Türkiye’yi birliğe almak istemediğini” kaydeden Chomsky, “Avrupa Birliği ırkçı bir biçimde şunu çok açık ortaya koydu ki Türkiye ne yaparsa yapın AB’ye alınmayacak. Hep insan hakları ihlallerini öne sürdüler. Türkiye’yi üye olarak görmek istemediler. Türkiye’de de ilerleme durdu” ifadelerini kullandı.Chomsky'nin Amerikan medyası ve Türkiye'ye ilişkin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:-Türkiye ABD medya gündeminde pek fazla yer almıyor. Gezi protestoları ya da Soma’da madencilerin ölümü gibi çok büyük olaylar ya da trajediler dışında.Sadece Türkiye değil hiçbir ülke haber olmuyor burada zaten.-Ama yine de Çin, Hindistan, Brezilya Türkiye’ye oranla daha çok haber oluyor.Birkaç yıllık New York Times arşivlerini taradım. İsrail çok haber oluyor. Ancak ‘ABD’nin çıkarı’ söz konusuysa diğer ülkeler haber oluyor. Türkiye’nin haberleştirilmesi ise oldukça ilginç bir durum sergiliyor.-Bugünlerde CNN ‘Türkiye nerede?’ sorusunu soruyor. ‘Biz yıllardır ekonomik, askeri yardım yapıyoruz. Nerede Türkiye? Bu savaş zaten onların savaşı, bizim savaşımız değil. Biz değil onlar savaşmalı’ vurgularını işitiyoruz sıklıkla .Şimdiye dek Türkiye sadece ABD politikası ile ilişkili olarak haberleştirildi. 1990’da Güneydoğu’da korkunç olaylar olur, binlerce köy yıkılıp boşaltılırken ve bunların hepsi ABD silahlarıyla yapılırken hiçbir haber yapılmadı burada. 2003’de çok ilginç bir şey oldu. ABD Irak işgalinde Türkiye’nin desteğini istedi ve hükümet ABD yerine kendi halkını dinleyerek reddetti. Türkiye’de nüfusun % 95’i karşıydı. Ve o zaman burada medya korkunç saldırı başlattı Türkiye’ye karşı. O zaman Türkiye’de insan hakları ihlalleri haberlere girmeye başladı. Çünkü Türkiye ABD’nin talimatını izlememişti. Şimdi de Türkiye oluşturulan koalisyonla birlikte hareket etmediği için benzer şey yaşanıyor.-Türkiye’de Meclis’ten müdahale onayı ve yetkisi çıktı gerçi şimdi öncekinden farklı olarak.Ama yine de çok istekli değiller.-Evet. Gazetecilerin ve haberciliğin Türkiye’deki durumu da oldukça kötü son yıllarda.Yıllar önce bir mahkeme için gittiğimde medyanın çok açık olduğunu, TV kanallarının bana sorular sorduklarını ve epey iyileşme olduğunu gözlemiştim. Ama şimdi öyle değil. Ancak bana göre olan şey şu. Avrupa Birliği ırkçı bir biçimde şunu çok açık ortaya koydu ki Türkiye ne yaparsa yapın AB’ye alınmayacak. Hep insan hakları ihlallerini öne sürdüler. Ama Türkiye ne zaman testten geçse yine durum değişmedi. Türkiye’yi üye olarak görmek istemediler. Almanya, Fransa çok ırkçı davrandılar, ABD’den bile beterler bu konuda. Türkiye’de de ilerleme durdu.-ABD’de nitelikli, derinlikli haber bulmak mümkün oluyor. Fox TV’de değil elbet ama New York Times gibi diğer ana akım yayın organlarında bile bu mümkün. Ama bu duruma rağmen Ferguson olaylarının temsilinde de gördüğümüz gibi ırkçı ifadelere rastlayabiliyoruz. New York Times’da çıkan ve çok eleştiriye uğrayan bir yazıda, polis tarafından öldürülen Michael Brown’ın bir melek olmayıp uyuşturucu kullandığı ve zaten okulda da başarılı olmadığı gibi kurbanı suçlayan ifadeler yer aldı. Gizli bir ırkçılık devam ediyor yani. Kişisel olarak eğer ırkçılık karşıtı güçlü bir siyah örgütlenmesi olmasa aralarında dayanışmayla bu tür olayları etkili bir biçimde protesto etmeseler daha kötü şeyler de olabileceğini düşünüyorum.Doğru.. Boston’da kırmızı metro hat banliyölere gitmez. Batı tarafı banliyölerine Arlington ve Lexington’a kadar genişletilsin metro diye önerildi bir ara. Lexington liberal, ilerici bir yer aslında. Ama reddedildi. Çünkü eğer izin verilseydi, o zaman şehir merkezindeki siyah bir çocuk metroya binip Lexington’a gelebilecekti.-Lexington’dakiler buna ne diyor eğer ilerici görüştelerse?Konuşmazlar bunun hakkında. Okullardaki ırksal ayrışmaya karşı İrlanda ve siyahları birbirine getirme çabası oldu. Ama banliyöleri dışladılar. Siyah banliyöler ve zengin banliyöler bir araya gelmiyor. Bu tür şeyler pek haberleştirilmiyor… Boston’da çok büyük bir siyah nüfus yok ama Philadelphia’da mesela çok siyah var ve büyük süpermarket yok siyahların yaşadığı yerde. Her şeyin daha pahalı olduğu küçük dükkanlar var. Ama uyuşturucuya karşı açılan ve siyah erkekleri hedefleyen ırkçı savaş en ilginci. Hapishanelerde çok büyük bir siyah nüfus var. 1980’den beri uyuşturucuyla savaş siyahları hedefledi ve onları suçla ilişkilendirdi. İç savaştan sonra sokağın köşesinde siyah bir erkek beyaz bir kadına baktı diye bile suçlandı. Hapishanedeki siyah nüfus köle gibi kullanılmıştır endüstri tarafından. 2. dünya savaşında bu bitti. 1950 ve 1960’larda görece daha iyi işler bulup sendikaya girebildiler, ev aldılar ve çocuklarını okula gönderdiler. Ama neo-liberal dönemde sendikalar zayıfladı ve ücretler düştü. Cezaevlerinde yine siyah nüfus hala (elbette Hispanikler de) emek gücü olarak kullanılıyor.-Nüfus istatistikleri ABD’de önümüzdeki yıllarda siyah ve Hispaniklerin çoğunluğu oluşturacağını söylüyor. Bu bir fark yaratır mı?Hayır. Beyazlar azınlık oluyor, evet. Başta Hispanikler, siyah, Asyalı nüfus hızlı büyüyor. Güney’deki aşırı tepkisel hareketin artış nedeni de bu. Artık azınlığız ve burası bizim ülkemiz değil diyorlar. Öyle diyorlar. Almanya da öyle. Merkel ne diyor, sarışın ve mavi gözlü olmayı reddediyorlar, asimile olmuyorlar diyor Türklere. Avrupa inanılır gibi değil. Çok daha ırkçı. Danimarka’da olan çok ilginçti hatırlarsanız.-Muhammed karikatürlerinin çizilmesiyle başlayan olaylar mı?Evet. Ama tarihi çok ilginç. % 7 Müslüman orada. Kültür bakanının Müslümanlara karşı açıklamasından çok kısa bir süre sonra bu gazete Muhammed’le alay eden karikatürleri yayınladı. O tarihten 2 yıl önce aynı gazete İsa’yla alay eden karikatürleri yayınlamayı reddetmişti. Bu İslamofobi işte.-Teknolojinin alternatif amaçlarla kullanılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Burada Snowden açıklamaları oldu NSA hakkında mesela. Türkiye’de de yolsuzlukların ortaya çıkması ve en azından dolaşıma sokulmasına tanık olduk.İki tarafı var konunun. Bu teknoloji aynı zamanda ırkçılara da olanak sunuyor. İnternetle olan şey şu, kişiler internette kendininkilere benzeyen pozisyonlar almaya itiliyor. New York Times, evet çok eleştiri alır ama, okuduğunuzda pek çok görüşü görebilirsiniz. Ama internette insanların yaptığı, kendi görüşlerinin ifade edildiği yerlere gitmek. Eğer ilericiyseniz Democracynow seçmeniz ya da sağda iseniz Fox seçmeniz başka bir görüşü duymamanıza yol açıyor. Sadece kendi görüş açıları daha güçlenmiş oluyor, çünkü duydukları bu.-Pew Research Internet Project tarafından gerçekleştirilen bir araştırma da sessizlik sarmalının hala geçerli olduğunu ortaya koymuş. Snowden’ı sosyal medyada pek kimse tartışmak istemiyor mesela. İnsanlar zaten ancak kendi görüşleriyle uyumlu olan ortamlarda konuşuyor.Ben de kendi çevremdeki çocuklarla bir araştırma yaptım. Pek umursar gözükmüyorlar.*Noam Chomsky ile 7 Ekim 2014 tarihinde ağırlıkla Amerikan medyası ve ırkçılık üzerine yaptığımız söyleşinin kısaltılmış çevirisidirMine Gencel Bek / T24
Antalya Altın Portakal Film Festivali Başladı
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce bu yıl 51’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılış gecesi, Antalya EXPO Center’da düzenlenen kırmızı halı töreniyle başladı. Yeşilçam’ın Haldun Dormen, Yusuf Sezgin, Eşref Kolçak, Yılmaz Köksal, Yusuf Sezgin, Gülsen Tuncer gibi ünlü isimleri davetlilerle birlikte yürüdü.'SANATTA ÖZGÜRLÜK’Yeşilçam’ın unutulmaz iki kadın ismi Filiz Akın ve Fatma Girik, açılış gecesinde kırmızı halıdan el ele yürüyerek geçti. Akın, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 51’inci yılıyla birlikte Türk sinemasının 100’üncü yılının kutlandığını hatırlatarak, 'Çok onurluyum, gururluyum' dedi.Festivalin düzenlendiği ilk yıl da Antalya’da olduğunu hatırlatan Akın, 51’inci festivalde sansür bağlamında ortaya çıkan tartışmalara ilişkin de 'Sanatta özgürlük' dedi. Akın, Kobani’ye destek eylemlerinde yaşanan şiddet olaylarını ise 'Gönül ister ki barış ortamında ve huzur içinde olsun. Birtakım üzücü olaylar yaşıyoruz. Sanat hepsinin üstesinden gelecektir eminim. Uzlaştırıcı olacaktır diye düşünüyorum. Bu tür olaylar sadece sanata değil her şeye gölge düşürüyor' diye konuştu.'SANSÜRE KARŞI YÜRÜYÜŞTE 4 KİLO VERDİM’Fatma Girik, yeniden Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde olmanın açılışında bulunmanın hoş bir duygu olduğunu belirterek, '57 senedir film çekiyorsun ve hala Filiz Akın’sın, Fatma Girik’sin. Hala kırmızı halıda yürüyor, bunu yaşıyoruz' dedi.Girik, festivaldeki sansür tartışmalarına ise 'Ben sansüre karşıyım. Gençliğimde senelerce Ankaralara yürüdük. 3.5, 4 kilo zayıfladık. Sansür yeniden hortladıysa ne kadar kötü bir şey. Ben buraya genç arkadaşlar için geldim. Biraz da onlara destek olmak için buradayım' diye konuştu.Fatma Girik, Kobani olaylarına ilişkin de 'Dışarıda bunlar olurken burada böyle lay lay lom olmuyor. Sanat her şeyin üstesinden gelecek. Hangi kadın, hangi canlı ister böyle bir şey olsun' diye konuştu.Leman Sam’ın Kurban Bayramı’nda attığı tweet’i de hatırlatan Girik, 'Leman Sam bir şey söyledi. Kadına neler söylediler. Böyle hoş değil ki bunlar. Yani nedir, neyi paylaşamıyorsun ki' dedi.'FESTİVAL HUZUR İÇİNDE GEÇSİN’Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Yılmaz Erdoğan da diğer jüri üyeleriyle birlikte geceye katıldı. Kırmızı halıda soruları cevaplandıran Erdoğan, şöyle konuştu: 'Ülke o kadar zor bir yerden, yine zor bir zamandan geçtiği için memleketimizin en önemli sorununun şu anda sinema ya da festival olmadığını bilerek konuşmak geliyor içimden. Dolayısıyla bir an önce sokaklarımıza huzurun gelmesini diliyorum. Festivalin de aynı huzur içinde geçmesini diliyoruz bütün arkadaşlarla beraber.'Erdoğan, festivalde yaşanan sansür tartışmalarının jüri üyeliklerinden istifayı getirdiğinin hatırlatılması üzerine 'Herkesin istediği tavrı koyma hakkı var. Bu hakkı kullanan arkadaşlar var. Bunu istifa eden arkadaşlara sormanız gerekir' dedi.FESTİVAL YAPILMAYA DEVAM ETMELİUlusal Uzun Metraj’ın bir diğer jüri üyesi Ebru Ceylan, ülkenin içinde bulunduğu durumun zaten çok moral bozucu olduğunu belirterek, 'O yüzden özellikle festival küçük sorunları dert etmeden çok büyük sorunların yanında her zamanki gibi yapılmaya devam etmeli. Tam da böyle bir zamanda yapılmaya devam etmeli gibi geliyor bana' diye konuştu.'PERDE İNMESİN’Geceye eşi Ebru Türel’le birlikte katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, kırmızı halıda, 'İnsanların özellikle sanatın birleştirici gücüne en çok ihtiyaç olduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla biz bugün ‘Perde inmesin’ dedik. Bu önemli etkinliği devam ettirmeye karar verdik' dedi. Türel, Türkiye’nin sanatçıların birlik, beraberlik ve barış mesajlarına ihtiyaç olduğunu belirterek, festivalin bu açıdan çok büyük bir fırsat sunduğunu söyledi.Emre BAYLAN - DHA
iCloud'dan Sonra, Snapchat de Hacklendi!
iCloud faciası daha hafızalardan yeni silinmişken şimdi de fotoğraflı sohbet uygulaması olan Snapchat hacklendi veiCloud'da olduğu gibi  ünlü isimlerinde bulunduğu çıplaklık içeren fotoğraflar internete sızdırılmaya başlandı.Bu olayla birlikte Snapchat fotoğrafları anlık olarak aktarmadığı bu fotoğrafları veritabanında sakladığı da ortaya çıkmış oldu.Armood
Sedat Peker'den İlginç Davutoğlu İddiası!
Yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Sedat Peker, kişisel internet sitesinden açıklamada bulundu.MHP yönetimine eleştiriler getiren Sedat Peker, açıklamasında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eski ülkücü olduğunu ve okul başkanlığı yaptığını ifade etti.Sedat Peker, MHP yönetimine ilişkin açıklamalarının ardından kendisine eleştiride bulunanlara yanıt verdiği yeni açıklamasında önemli bilgilere yer verdi. Peker, “Başbakan Davutoğlu eski ülkücü ve okul başkanı” dedi.Sedat Peker, açıklamasında şunları söyledi“Sayın Davutoğlu’nun AK Parti’nin başına getirilme sebebi olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin oylarına yönelik bir yol izleyeceklerinin en bariz göstergesi olduğunu söylediğimde ve Sayın Davutoğlu’nun eski ülkücü olduğunu, okul başkanlığı yaptığını yazdığımda bazı detaylı açıklamalar yaptıktan sonra da bu çalışmanın MHP tabanında karşılık bulabileceğini söylediğimde MHP üst yönetimi ve onların yakını olan gazeteciler beni AK Parti’ye el altından çalışmakla suçladılar. Ancak son günlerde kendilerine yakın gazetecilerde köşe yazıların da bu konuya değinip MHP üstü yönetimini dikkatli olmaları konusunda uyarıyorlar.”İnternethaber
Reklam
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta dram, bilim-kurgu, aksiyon ve romantik komedi türünde 5 film vizyona girecek.'Ölümcül Oyun'Başrollerinde Kate Hudson, James Franco ve Anna Friel'in bulunduğu 'Ölümcül Oyun' izleyici ile buluşacak.Marcus Sakey'in aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Henrik Ruben Genz var.Gerilim türündeki filmde, senelerce tüm maddi birikimlerini çocuk tedavisi için kullanan ve maddi anlamda zor günlerden geçen Tom ve Anna çifti, ölü bulunan kiracılarının apartman dairesinde buldukları parayı borçları için kullanma konusunda tereddüt etmez. Ne var ki bu karar, adım adım belaya bulaşma süreçlerini tetikleyen ilk adım olur.'Evrim'Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman'ın oynadığı 'Evrim' bilim-kurgu meraklılarını sinema salonlarına çekmeye aday.Filmin yönetmenliğini 'Kara Şövalye', 'Başlangıç', 'Kara Şövalye Yükseliyor' gibi başarılı yapımların ünlü yönetmeni Wally Pfister üstleniyor.Bilim-kurgu rollerinde pek oynamayan Johnny Depp'in başrolünde olduğu filmin senaryosu Jack Paglen'e ait. Dr. Will Caster rolünde izleyici karşısına çıkan Depp, insan duygularının etkilendiği tüm bilgiler ve hareketlerin bir bilgisayar tarafından da yapılabilmesi için yapay zeka çalışmaları yapan ünlü bir bilim adamını canlandırıyor. Radikal grupların bir numaralı hedefi haline gelen Caster, bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süper bilgisayara entegre eder. Fakat terörist grup, Will'in hala hayatta olduğunu fark edince super-bilgisayarı yok etmek için harekete geçer.'Kayıp Kız'Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris ile Tyler Perry’nin oynadığı 'Kayıp Kız' filminin yönetmen koltuğunda David Fincher var.Fincher'ın, satış rekorları kıran Gillian Flynn'in gerilim romanından beyaz perdeye uyarladığı film, modern medya kültürümüzdeki güvenilmez sözler ve kaçınılmaz aldatmalar arasındaki bir Amerikan evliliğini konu alıyor.Hikayenin merkezindeki çift, eski bir New Yorklu yazar olan Nick ve karısı 'havalı kız' Amy. Beşinci evlilik yıldönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick, şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy ise ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir.'Sihirli Ay Işığı'Woody Allen'ın yönettiği ve Emma Stone, Colin Firth ile Marcia Gay Harden’ın oynadığı 'Sihirli Ay Işığı' romantik komedi türünde bir film.1920'lerin Güney Fransa kıyılarında geçen film, usta bir sihirbaz tarafından sahtekarlıkla suçlanan bir medyumun öyküsünü anlatıyor. Hikayenin 1920’lerde geçmesinin yarattığı romantizm ve Fransa’nın güneyindeki yerlerin ışıl ışıl görüntüsü, filme doğal bir sihir katıyor.'Seçilmiş'Jeff Bridges, Meryl Streep, Brenton Thwaites, Alexander Skarsgard, Katie Holmes ile Taylor Swift'in oynadığı 'Seçilmiş' rahat ve mutluluk dolu bir dünyada yaşayan genç bir adam olan Jonas’ın (Brenton Thwaites) etrafında dönüyor.'Gerçeği arayan özgürlüğü bulur' sloganıyla yola çıkılan yapımın yönetmen koltuğunda 'Ajan Salt', 'Dead Calm', 'Tehlikeli Oyunlar', 'Açık Tehlike' ve 'Kemik Koleksiyoncusu' gibi filmlerin yönetmeni Phillip Noyce var.Fantastik ve bilim-kurgu türündeki film, Lois Lowry’nin aynı adı taşıyan genç yetişkin romanından uyarlama. 1994’te 'Newberry Madalyası' kazanan roman, dünya çapında 10 milyondan fazla satmıştı.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Reklam
Scarlett Johansson da Dizi Rüzgarına Teslim
Scarlett Johansson, Pulitzer’li yazar Edit Whartson’ın The Custom Of Country romanının 8 bölümlük uyarlamasında hem başrol oyuncusu hem de yapımcı oluyor.Ünlü yönetmen Luc Besson’un ses getiren filmi Lucy’nin yıldızı Scarlett Johansson, yakında kariyerindeki ilk televizyon dizisine başlayacak. Amerikalı Pulitzer Ödüllü yazar Edith Whartson’nın The Custom of the Country romanı, sekiz bölümden oluşan bir mini dizi şeklinde yayınlanacak. Johansson aynı zamanda, dizinin yapımcılığını da üstlenecek. Dizide romanın baş karakteri Udine Spragg’ın, New York’un şatafatlı yaşamına ayak uydurmaya çalışması ve kocasının kuzeniyle yaşadığı yasak aşk sonrasında, boşanmış bir kadın olarak toplum tarafından dışlanılması anlatılacak. BBC | Taraf
Melih Gökçek'ten Atilla Taş'a 'Sütçü' Davası
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medyada yaptığı yorumlarla fenomen haline gelen sanatçı Atilla Taş'a dava açtı.İfade vermek için emniyete giden Atilla Taş, Twitter'da; 'Memleketin polisini savcısını böyle işler için uğraştırmaya ne gerek var başganım? Bundan sonra siyasi içerikli tweet atmiicam. Melih başgan gözümü çok korkuttu. Penguenlerin yumurtlama mevsimlerinden bahsedicem hep' sözleriyle Melih Gökçek'in kendisini dava ettiğini açıkladı.Melih Gökçek, Atilla Taş'ın **'Konya bir ülkedir, Kenya'ya komşudur. Sütçü imam aslında sütçü nine'dir. Melih Gökçek'te sütçüdür. Ankara'yı sağmaktadır'** tweetinden dolayı şikayetçi oldu.Cumhuriyet
Amazon.com İlk Fiziksel Mağazasını New York'ta Açıyor
Online e-ticaret devi Amazon.com, ilk fiziksel mağazasını New York’ta, ünlü Empire State binasının hemen karşısında açmaya hazırlanıyor.Bugüne dek, hem offline markaların online mağazalarını açma haberlerine alışmışken, bu sefer Amazon gibi bir e-ticaret devinin fiziksel mağazasını açması bizim için ilgi çekici bir gelişme.Wall Street Journal’de yer alan habere göre, Amazon açtığı ilk fiziksel mağazasını aynı gün teslimat özelliği için destek amacıyla kullanacak. Örneğin Amazon.com üzerinden sabah sipariş veren bir New York’lu, akşamüstü yolunun üstündeki Amazon mağazasından ürününü teslim alarak evinin yolunu tutabilecek.Fiziksel olarak çok da devasa bir mağaza olmayacak olan bu Amazon.com lokasyonu, sadece sınırlı sayıda ürünün teslimatı için kullanılacak. Özellikle yaklaşan noel dönemi öncesi Amazon.com’un bu lokasyonu açması bekleniyor. Amazon’un mağazaya sadece sınırlı sayıda ve özel ürünleri getireceği, önünde uzun sıralar oluşacak ikonik bir mağaza yaratacak olması da kuvvetle muhtemel.Webrazzi
Reklam
'The Endless River' Pink Floyd'un Son Çalışması Olacak
50 yıllık efsane grup Pink Floyd, 'The Endless River' adlı yeni albümlerini önümüzdeki ay yayınlayacak. Ancak grup üyeleri bunun son çalışmaları olduğunu duyurdu.Gruptan Nick Mason ve David Gilmour , yeni Pink Floyd albümü hakkında BBC televizyonuna verdiği söyleşide, 'Kasım ayında yayınlanacak çalışmanın son albümleri olduğunu' söyledi. Her iki grup üyesi de 'The Endless River' albümünden sonra grubun yeni bir şarkı yayınlamayacağını belirtirken, Gilmour, 'Bu bizden duyacağınız son şey' dedi.Muhabirin 'Yayınlanmayı bekleyen başka şarkılarınız da var mı?' sorusuna 'Hayır' diye cevap veren Gilmour, 2008 yılında hayatını kaybeden Rick Wright ile yaptıkları bazı deneme kayıtlarını yeni bir solo albüm olarak yayımlayabileceğini şu sözlerle ifade etti:'İleride yayınlamayı planladığım solo albümüme Rick'in çaldığı sololara da yer vereceğim ama bu bir Pink Floyd albümü olmayacak.'Grubun 10 Kasım'da çıkması planlanan yeni albümünde 'Talkin' Hawking' adlı bir şarkı da bulunuyor. Bu şarkının bir kısmına ünlü fizikçi Stephen Hawking de eşlik ediyor.T24
Yunanistan'ın Meşhur ‘Eylemci Köpeği’ Loukanikos Öldü
Yunanistan’da ekonomik krize karşı alınan tasarruf tedbirlerine karşı eylemlerin yüzü haline gelen ve polislere havladığı görüntüleriyle uluslararası üne kavuşan ‘ eylemci köpek ‘ Loukanikos hayatını kaybetti.Adı Yunanca ‘ sosis ‘ anlamına gelen Loukanikos, 2010 yılında neredeyse her eylemde görülünce manşetlere çıkmış, TIME dergisinin her yıl düzenlediği ‘ yılın kişisi ‘ anketinde 2011’in en ünlü 100 kişisinden biri olarak gösterilmişti.Ancak Loukanikos, polis şiddetine ve biber gazına maruz kalması nedeniyle sağlığı bozulmuş, iki yıl önce bir aile tarafından evlat edinilerek ‘ emekliye ayrılmıştı ‘.Loukanikos’un ölüm haberi, köpeğin meşhur olduğu eylemlerde başı çeken sosyalist SYRIZA partisine yakın Avgi gazetesi tarafından duyuruldu. Buna göre, Loukanikos’un uyurken kalbinin aniden durması sonucu hayatını kaybetti.Loukanikos’un eylemler sırasında gösterdiği cesaretten etkilenen Amerikalı söz yazarı ve müzisyen Davis Rovics, köpeğe ithafen bir şarkı da yazmıştı.Diken
Reklam
Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la Dalga Geçti
Cem Yılmaz'ın son filmi Pek Yakında 'nın ilk 3 günlük gişe rakamı, beklentileri karşılayamadı. Vizyona girdiği ilk gün 62 bin kişinin izlediği filme, hafta sonunda ise 398 bin 864 kişi gitti. Cem Yılmaz, bu gişe rakamıyla da yaklaşık 4 milyon 820 liralık hasılat elde etti.Şimdilerde turne için ABD'de olan Cem Yılmaz'ın son filminin gişesi, ünlü komedyen kadar ezeli rakibi Şahan Gökbakar'ın da merak konusuydu. Recep İvedik 4 'le Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmine imza atan Şahan, gişe rakamlarını öğrenince sosyal medyadan Cem Yılmaz'la dalga geçti.Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la dalga geçtiŞahan Gökbakar, Instagram'da önce Güzide Kasacı'nın 'ha ha ha ha haay' videosunu sonra da şu mesajı paylaştı;'Bazen yaptigin ve canlandirdigin yuzlerce karakter arasindan bir tanesi efsane olur. Milyonlarca fanatigi,hastasi, seveni olur. O kadar buyuk bir ilgi duyulur ki sinemaya girdigi hafta sonu uzuuun kuyruklar olur, kapi pencere kirilir.1.7 milyona yakin seyirci 3 gunde (cuma,c.tesi,pazar) filmini izleyiverir. Sana rekor ustune rekor kirdirir. 7.5m seyirci seni zirveye tasir.Tabi hangi basari cezasiz veya belasiz kalmis ki? Baslarlar sana satasmaya,keyfini kacirmaya calisirlar,yapilan isi asagilamaya calisirlar,oynadigin tiplemeyi sana karsi kullanarak asagilamaya calisirlar, zeka seviyeni tartismaya acarlar, sadece oynadigin bir tiplemeyle senin entellektuel durumunu degerlendirirler, kalite seviyeni kafalarince belirlerler, kufurbazlikla, bayagi ve ucuz espriler yapmakla suclarlar. Bunlari duymazsin, cevap vermez gecer kendini sevenlerine emanet eder yurursun, bu sefer senin sevenlerine oynarlar. Seni simarik, sonradan gorme, paranin bozdugu, bi tarafi havalanmis gibi gostermeye calisirlar..Zor yani anliycaginiz... Iste yillardir sizlerin varligi, sevgisi ve destegi sayesinde butun bu dikenlere basmadan yuruyorum. Tek amacim var, tek. GULMEK,GULDURMEK.Sizler istediginiz surece de devam edecegim.Zor ama deger....Sevgilerimle...'
Türk Futbolunun "Unutulmaz" Kadife Ayakları
'Baba Hakkı''Hava soğuk' diye forma üzerine baklavalı süeter giyerek maça çıkabilen, bunu hakeme de federasyona da kabul ettirebilen bir otorite.Fatih Karagümrük'ten transfer olduğu 1931 yılından itibaren tam 17 yıl başarıyla Beşiktaş formasını terletmiştir. Bir rivayete göre İngilizlerin dev kulübü Arsenal'den gelen teklifi Beşiktaş sevgisi yüzünden reddetmiştir.
Reklam
Cem Yılmaz: 'Türkiye'de Kendimi Özgür Hissetmiyorum'
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kendisini Türkiye'de özgür hissetmediğini söyleyerek, savaş şartlarındaki gibi devamlı mücadeleyle hak elde edildiğini, bunu hiç medeni bulmadığını ifade etti.TÜRKİYE'DE HER ŞEY DEVAMLI YIKILIP YENİDEN YAPILIYORStandartCY isimli gösterisi için bulunduğu New York'ta Hürriyet Gazetesi'ne konuşan Cem Yılmaz, Türkiye'nin değiştiğini söyleyerek, 'Bizim memleketin olumlu tarafı da bu, olumsuz tarafı da... O kadar çabuk değişiyor ki! Devamlı bir tansiyon var. Bazı insanlar çok kural olunca sevmiyor, ama kural iyidir. Bak mesela, açık havadayız ama şu brandanın altındayız diye sigara içemiyoruz, iki adım ötede içebiliyoruz ama. Bunun gibi... Türkiye'de ise her şey devamlı yıkılıp yıkılıp yeniden yapılıyor. Bu da aşırı bir yorgunluğa neden oluyor. Eşitlik, özgürlük, medeniyet gibi kelimeler de anlamını yitiriyor.' diyor ve soruyor: 'Herkes ileriye bakıyor, ama hangi yöne?' HOYRATIZ, ÇÜNKÜ FİKRİN DÖVÜŞÜLEREK KAZANILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZTürkiye'de kendisini özgür hissetmediğini ifade eden Yılmaz, 'Allahtan benim bir alanım, alanlarım var. Oysa insan olağan haliyle özgür hissetmeli. Bunun için illa kahramanlık yapmasına gerek kalmamalı. Senin doğal hakkın olmalı... Nedir lan, savaş şartlarındaki gibi devamlı mücadeleyle hak elde etme meselesi? Bana hiç medeni gelmiyor! Dediğim gibi, kuralı severim ama kuralların da çok iyi düşünülmüş olması lazım. Medeniyetin ölçüsü bu. Sebebi sosyolojiyle, ekonomiyle, pozitif bilimlerle açıklanmış kuralları kabul ederim. Bu ülkede insanlar birbirlerine karşı çok hoyrat. En belirgin özelliğimiz bu. Çünkü fikrin dövüşerek kazanıldığını düşünüyoruz. Ben bu dövüşme meselesini üç yaşından beri anlamlı bulmuyorum. Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek... Bu kısmını halledersek sonra düşüneceğiz, o üzümden şarap mı yapalım yoksa şıra mı? Dinamik bir memleket olması çok iyi, ama bağcıyı dövme, dövmeyelim...'Gösterisindeki Central Park'la ilgili yaptığı 'Kocaman parkınız var ama bir şeyi eksik. Hiç TOMA'sı yok.' esprisi üzerine de konuşan Cem Yılmaz, 'O kadar belirgin bir sembol ki, laf etmeden duramadım! Düşünsene, şu anda hepimiz dünyanın rantı en yüksek şehrindeyiz. Ama onların aklına o parka bir şey yapmak gelmiyor. Bu yüzden Amerikalıları çok ayıpladım! Gidecek çok yolları var. Gerçekten ekonomiyi hiç bilmiyorlar. Bak, birkaç yıl önce batmalarının nedeni de bu.' diyerek yine espri yapıyor.Gezi olaylarını 'Patlama' olarak tanımlayan Yılmaz, şunları söylüyor: 'Benim tanıdığım birçok insan birey olarak çok rencide olduğu için reaksiyon gösterdi. 'Ama Gezi'de bilmediğiniz çok şey var' kısmına ise pek inanmıyorum. Madem öyle, birinin de o bilmediğımiz şeyleri çıkıp anlatması gerekmiyor mu? Bilelim o zaman... Fikri ne olursa olsun herkesin kabul edebileceği şeyler var: Nezaket, fikri anlama çabası... Gezi sürecinde 'Ben nazik miyim? İnsana önem veriyor muyum?' sorgulamasını yaşadık. Onun dışında siyaset, politika o kadar sıkıcı ki...' BAKANLIK DESTEĞİ ALACAĞIMA MARKA SPONSORU ALMAYI YEĞLERİMAldığı sponsorluklara yönelik eleştirilere de değinen Cem Yılmaz, 'İnsanlar diyor ya 'Filmin bazı yerlerinde ürün yerleştirme var, bence çok kötü' diye. Oysa bu saflığı bozmakla ilgili bir durum değil, gerçekle ilgili bir konu. James Bond Aston Martin arabasına atlayıp gittiği zaman 'Hiç yakıştıramadım' diyor musun? Zaten Bond'un çıkışı o. Adam (Ian Fleming) Bond'u yazarken Aston Martin'e binmeli diye yazmış. Çıkışı öyle... Sonuçta biz bir şeyler deniyoruz. Kötü niyetle yapmıyoruz. İnsanlar işin ekonomik kısmından haberdar değil. Olsalar iyi olur! Ne yaparsan yap, en ekonomik haliyle bile film çok pahalı bir iş. Ayrıca herkes bir yerlerden destek alıyor. Bazısı Kültür Bakanlığı'ndan bazısı bir markadan. İkisinin arasındaki saflık sorunu, birinin ticari bir ürün diğerinin kültürel bir yatırım olması. Fark bu. Açıkçası Kültür Bakanlığı'ndan katkı alacağıma markadan almayı tercih ederim. Çünkü Kültür Bakanlığı başka bir sorumluluk gerektiriyor. Marka da sorumluluklar veriyor ama çok da şeytani değil.' diyor.haberler.com
Şevval Sam: 'Annem Yanlış Anlaşıldı'
“Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır, IŞİD beni şaşırtmıyor” şeklindeki tweeti nedeniyle tepki çeken Leman Sam’a, kızı Şevval’den destek geldi. Bayramda Kıbrıs’ta sahneye çıkan Şevval Sam, İstanbul dönüşü havaalanında habercilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı.Sam, söz konusu tweet’in yanlış anlaşıldığını vurgulayarak şunları söyledi:'140 karaktere sığacak kadar bir cümle kurduğundan, onu yanlış anladılar. Annem, kurban ibadeti hakkında değil, kestiği koyun başını kızının eline verip fotoğraf çektiren vatandaşın fotoğrafını gördükten sonra bunları yazdı. Ama maalesef içlerindeki kini yaymak isteyen, linç politikası güden insanlar var.'Cenker Tezel / Hürriyet
Leman Sam'a Dini Değerleri Aşağılamaktan Suç Duyurusu
Eskişehir’de Avukat Turgay Balaban, twitter hesabında, 'Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır. IŞİD beni şaşırtmıyor.' diyen Sanatçı Leman Sam hakkında savcılığı suç duyurusunda bulundu. Avukat Balaban, savcılığı sunduğu 3 sayfalık dilekçesinde, Sanatçı Saman’ın ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını bu bağlamda Sam’ın sözlerinin kamu barışını bozduğunu, toplumu kamplara ayırdığını bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak suçunu işlediği iddiasıyla yargılanması istemiyle hakkında dava açılmasını istedi. Savcılığın söz konusu başvuruyu kabul etmesi halinde Sanatçı Sam hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle ceza davası açılabilecek.CHA
Dünyanın En Zor "Hangisiyle 'Evlenirdin, Sevişirdin, Kavga Ederdin' Anketi"
etiket
Anketi çözerken beyniniz yanabilir. Dikkat!.. Lütfen her soru için o 3'lüden birini seçin. Yani hem evleneceğiniz hem kavga edeceğiniz kişiye aynı kişiyi işaretlemeyin. Not: Bu anket tamamen mizah amacıyla yapılmış olup, kimseyi aşağılama amacı gütmez. Cevaplarınız anonimdir! Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım ne yapardım' diye düşününüz :) İyi eğlenceler! 
Reklam