Kabile Haberleri

Kabile ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Kabile ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

14 Şubat Sevgililer Günü: 19. Yüzyıldan Tuhaf Aşk Hikayeleri
19. yüzyılda aşk, gazetelerde yayımlanan sansasyonel haberlere bakılırsa son derece dramatik ve tehlikeli olabiliyordu. Jeremy Clay (*) gazete arşivlerinden BBC için bu tür 10 aşk hikayesi seçti. Ömrü boyunca talih Jack McKenna'nın yüzüne gülmemişti. Karısı en iyi arkadaşıyla Amerika'ya kaçmış, kızı gribe yakalanarak hayatını kaybetmişti. Derken kendisi de grip oldu. Açlıkla arasında sadece cebindeki bir kaç şilin (o dönemin bir kaç kuruşu) kalmıştı. Sonunda şansı döndüğünde de, başına gelenler daha ziyade kötü bir şakayı andırıyordu. 1892'de Londra'nın Deptford mahallesindeki yoksullarevine gelen iyi giyimli bir kadın, Jack'i sordu. Jack'in odasına götürüldüğünde, Leeds Mercury gazetesinin haberine göre, ayaklarına kapanıp ondan kendisini affetmesini istedi. Bir zamanlar en iyi arkadaşıyla kaçan karısıydı bu. Birlikte kaçtığı adam altın arayıcılığından iyi bir servet edinmiş, sonra ölmüştü. Kadın geri dönmek ve ilişkilerine bıraktıkları yerden yeniden başlamak istiyordu. Fakat, hikaye Thomas Hardy romanlarına yakışacak bir sürpriz ile sonlandı. Geri döndüğü hasta kocasına bakarken kendisi grip olan kadın, hastalık zatürreeye dönüşünce öldü. Vasiyetinde 62 bin sterlinlik dev servetini kocasına bırakmıştı. Mahkumla sevgilisi, bir gece yarısı, cezaevi hücresinin parmaklıkları arasından birbirinin elini sıkıca tutarak evlendi. Kadın, aşkına kavuşmak için karanlıktan yararlanarak, cezaevi duvarının dibinde erkek kardeşinin omzuna basmak suretiyle sevgilisinin hücresinin penceresine erişebilmişti. North Eastern Daily gazetesinin 1885 tarihli bir sayısında bildirildiğine göre, tam rahip nikahı kıymışken 'küçük bir sıkıntı' yaşandı. 80 kiloluk gelin damadın parmaklıklar arasından uzattığı elini öperek ağlamayı sürdürürken, onu omzunda taşıyan kardeşi 'artık dayanamıyorum' demişti. 18 yaşındaki Mollie Downes, onun aşkı uğruna bir rakibini öldürmeye teşebbüs ile suçlanan sevgilisi James Fauntleroy'un karısı olmuştu artık. Bu durumda ertesi gün yapılacak duruşmada, öldürme teşebbüsünün tek tanığı olarak, kocası aleyhine ifade veremeye zorlanamayacaktı! Virginia'daki Marion kasabasında Fauntleroy'u yakalayan polis komiseri ertesi gün gizli nikah yoluyla nasıl faka bastırıldığını öğrenince yataklara düşmüş ve habere bakılırsa, 'alınan son bilgilere göre hâlâ koma sınırında' yatmaktaydı. 1892'de Las Vegas'da bir Meksikalı ile bir Amerikalı aynı kadına aşık olunca araları çok kötü bozuldu. Yangına körükle gidercesine, Meksikalı aşık bir de rakibini 'korkak bir milletin mensubu' olmakla suçlamaz mı? Büyüyen husumeti kökünden çözümlemek ve 'kızı kimin kapacağını' belirlemek üzere bir düello yapılacağı duyuruldu. Fakat bu öyle sıradan bir silahlı düello olmayacaktı. Amerikalı Meksikalıyı, kimin daha cesur olduğunu daha iyi ölçmek için, karanlık ve tarantulalar ve akrepler ile dolu bir odada kendisiyle başbaşa kalmaya davet etmişti. Western Mail gazetesi 'Meksikalı aslında reddetmek istiyordu, fakat korkak diye damgalanma kaygısı ağır basınca kabul etti' diyor. Ve irade savaşı başladı. Western Mail, 'Kapılar kapatıldı ama kısa bir süre sonra Meksikalının 'Isırıldım, ölüyorum' çığlığı duyuldu. Kapılar açılınca Meksikalı sendeleyerek çıktı ve yere devrildi' diyor. Amerikalı sapasağlam ve muzaffer bir şekilde odadan çıkarken Meksikalının da aslında ısırılmadığı sadece elini duvardaki bir çiviye taktığı anlaşılmıştı. Gelin öpülmedi, balayına çıkılmadı. İlelebet mutluluk içinde yaşanmadı. Kasvetli nikah törenini cenaze töreni izledi. 1881 yılında Bradley adlı bir kişi Florida'da bir cesetle evlendi. Bradley, Utahlı bir gezgin satıcıydı. Seyahatleri sırasında rüyalarının kadınıyla tanışmıştı, fakat kadın ölüm döşeğindeydi. Bu durum Bradley'i yıldırmadı, evlilik teklif etti, kadın da kabul etti, hemen düğün planları yapıldı. Ne var ki, kadın nikah günü gelmeden ölüverdi. Illustrated Police News adlı dergi, 'İşte hikayenin en ilginç ve doğruyu söylemek gerekirse en tatsız ve uygunsuz kısmı da burada başlıyor' diyor. Bradley aşkının mezara evlenmeden gitmesine izin vermeyeceğini söylemiş. Bu durumda tabut taşıyıcıların omuzlarında ve nedimeler eşliğinde kiliseye götürülüyor, rahip ölen kadını Bradley ile karı koca ilan ediyor. Büyüklük önemli değil. Yeni evli Hedley çiftinin bu görüşte olduğu kesin. Adam 1.80cm boyunda, eşi 80cm. Kayıtlara göre 1891'de Amerika'da South Shields'de, ateşle kıvranan bir bir hastanın kabuslarından fırlamışı andıran bir düğünle evlenmişler. Nedime, 250 kiloyu aşkın Satanella adında 'ateşyiyen' bir kadındı. Damadın nikah şahidi 2.13cm idi, nikahtaki en küçük boylu davetli ise 72cm boyunda bir kadındı. Aslında davetlilerin tümü gelinle damat gibi, turneye çıkmış bir sirkin çalışanlarıydılar. Bazen ne yapsanız olmaz. Hangi klişeyi tercih ettiğinize bağlı olarak ilk heyecan söner, alevler sönükleşir, ateş küllenir. Aşkın kötü bir özelliğidir sönümlenmek. Fakat Victoria dönemi İngilteresi'nde çok zengin değilseniz boşanma bir seçenek değildi. Lancashire bölgesinden bir demiryolu işçisinin bıktığı karısından kurtulmak için neden bu eski İngiliz adetine başvurduğu haklı çıkarılamazsa da bu bağlamda açıklanabilir. Karısını en yüksek teklifi verene satmak üzere açık artırmaya çıkardı. Daha da aşağılayıcı olan açık artırmayı kadınla paylaştığı evde yapması oldu. Rotheram Independen t 1879 tarihli haberinde, 'İncil'de Süleyman'ın bir kadının yakuttan daha kıymetli olduğunu söylemesine ve izleyicilerin sayısının kabarıklığına rağmen, en yüksek teklif yalnızca 4 peniydi' diyor ve sürdürüyor: 'Açık artırmayı düzenleyen kadını alana üç çocuğu da verebileceğini söylediyse de alıcı kabul etmedi ve çocuklar satılmadı. Kadının ise yeni evine giderken halinden gayet memnun göründüğü dikkat çekti.' Alıcı, çiftin kapı komşularıydı. Eski hikaye. Oğlan kıza rastladı, birbirlerine aşık oldular, evlendiler. Ama bundan sonrası farklı. Kiliseden eve kadar öfkeli bir kalabalık tarafından kovalandılar. Damat seyyar kömür satıcısıydı, eşi bir kaç hafta önce ölmüştü. Manchester Courier , 1890 tarihli sayısında 'Adamın ölen eşinden çocukları yeni evliliği onaylamadı' diyor, ama bu cümle duyguları ifade etmekte yetersiz kalıyor gibi. Çift kilisedeki nikah töreninden çıktıktan sonra kendilerine konfeti yerine çürük yumurtalar fırlatan ve hakaretler yağdıran bir kalabalığın hücumuna uğruyor. O itiş kakış içerisinde damat yüzüne bir yumruk da yiyor. Bir kadın, gelinin başlığını çekip koparıyor. Damat gelini kucağında taşımaya falan imkan olmadığını kavrıyor, çift mümkün olduğunca hızla kaçmaya başlıyor. Gazete, sokaklarda sabaha kadar olayların devam ettiğini yazıyor. Hamelin, 1893'de Madagaskar'a göçettiğinde aklında yalnızca orkidelere duyduğu aşk vardı. Bu merakı yüzünden yerli bir kabilenin şefinin kardeşini orkideler konusunda kendisine rehber edinmişti. Bir gün orkide aramak üzere vahşi ormanlara gittiler, ama sadece Hamelin dönebildi. Liverpool Echo gazetesinin haberine göre rehberi vahşi bir hayvan tarafından öldürülmüştü. Kabile şefinin olayların gelişiminden memnun kalmadığını söylemek yanlış olmaz. Şef orkide aşığı İngilize iki seçenek sundu. Ya ölen kardeşinin yastaki eşiyle evlenecek ya da yağlara bulanarak yakılacaktı. Hamelin'in çok düşünmesi gerekmedi, ama o da bu anlaşmaya bir koşul ekledi. Artık kayınbiraderi olacak olan şefin, krallığını kendisinden başka bütün Avrupalı orkide meraklılarına yasaklamasını sağladı. ''Trajik ve gülünç'' arasındaki çizgi çok incedir. 1888'de çok aşık ama çok zeki olmayan iki genç bu çizgiyi aştı. Oğlan 17, kız 13 yaşındaydı. Gençliğin o aşırı sabırsızlığıyla evlenmeyi beklemektense ölmenin daha iyi olduğuna kanaat getirmişlerdi. Budapeşte'deki gümrük binasının arkasında birliktelerine veda öpücüklerini verdikten sonra bu tutkulu aşkın sonunu getirmek üzere Tuna nehrine doğru yürüdüler. Kız kendisini nehre attı, oğlan tabancasını çekti. Fakat kız, nehre düşünce yüzebildiğini hatırladı. O yüzerek kıyıya yaklaşırken, kalbi kırık sevgilisi de silahı kendisine doğrultmuş, üç kere ateş ettiği halde hiç birini tutturamamıştı. Tamworth Herald gazetesinin haberine göre bahtsız çift 15 dakika sonra ailelerine teslim edildiler. Eski İngiltere krallarından 8. Henri'yi saymazsak, beş evlilik hakikaten ciddi bir rekor. 19- yüzyıl kapanırken Fransa'da bir kadın beşinci kez dul kalıyordu. Her bir kocasının başına bir felaket gelmişti. Birincisi kendini asmış, ikincisi kendini yakmış, üçüncü suya atlayarak intihar etmiş, dördüncü de birinci gibi kendini asmıştı. Kadınla beşinci evliliği için nikah kıyan adamın bu durumda biraz kaygılanmış olması muhtemel. Ve öyleyse haksız da değildi çünkü 1901'de o da kendini astı. Neden hepsi de ölmek istemişti? Western Gazette 'de yer alan haber buna bir açıklama getirmiyor. (*) Jeremy Clay, Burglar Caught by a Skeleton (İskelet tarafından yakalanan hırsız) romanının yazarıdır.BBC Türkçe
Dünyanın En Acı Veren Dövmesi
Etiyopya'nın Bodi ve Surma kabileleri gelenekleri ile herkesi şaşırtıyor. Kabile üyelerinin vücutlarına yaptıkları bu yara izleri bir olgunluk göstergesi olarak sayılıyor.. Her genç erkek ve genç kız ne kadar acı verirse versin bu yara izlerini yaptırıyor. İşte o kabile üyeleri ve onların büyük önem verdikleri yara izleri.
Efkan Ala'ya Ait Olduğu İddia Edilen Ses Kayıtları Yayınlandı
İçişleri Bakanı Efkan Ala ve İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok arasında geçtiği iddia edilen bir telefon görüşmesinin ses kaydı sızdırıldı.Youtube’daki ‘BAŞÇALAN’ hesabından yayınlanan ses kaydının, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Selami Altınok’la, söz konusu tarihte Başbakanlık Müsteşarı olan Efkan Ala arasında geçtiği iddia ediliyor. İddiaya göre Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş’ı ifadeye çağırması üzerine Efkan Ala’yı arayan Selami Altınok, ne yapması gerektiğini danışıyor. Efkan Ala’nın; “Hiçbir kere, ifade mifade yok kardeşim”, “Yazıyı çöpe at, tanımıyoruz de”, gibi ifadeleri üzerine alt rütbeli memurların sıkıntıya gireceğini söyleyen Altınok, başsavcıyla görüşmeyi öneriyor. Altınok’un fikrini benimseyen Efkan Ala ise, kendisinin de Adalet Bakanı’yla görüşeceğini belirttikten sonra Altınok’a; “De ki, ben gönderirim Emniyetten adamları, seni alır getiririm; burada çete kurdunuz diye” söylüyor. Altınok’a valiyi de aramasını söyleyen Efkan Ala, tereddüt etmemesini de tembihliyor. Zete
İstiklal'in Yeni Bir Tiyatrosu Var: Kabile Tiyatro
Sürekli değişen gündemin başımızı döndürdüğü, iktidarın insana, sanata ve düşünceye nefes aldırmadığı şu süreçte salim kafayla bir şey düşünmek, gözünü kapatmak bile zorken Barış Yücedağ, Mahir Akgündoğdu onca gündemin arasında yüzümüzü gülümseten bir şey yaptı. Bu ikili İstiklal'in tam göbeğinde, Galatasaray Lisesi'nin az ilerisinde Kabile Tiyatro adında bir sahne kurdu.  Sanatın ve sanatçının hırpalandığı, sanat kurumlarının tek tek kapatıldığı şu günlerde yirmi yaşların ortalarında bir yandan sanat öğrenimine devam eden bu iki insan için her şey çok zor görünse de Barış Yücedağ'ın yazdığı Kabile Tiyatro'nun da ilk oyunu olan 'NRD' oyunundan ve mekan içerisindeki samimiyetten de anlaşılıyor ki; Hiçbir şey zor değil ve onlar için bu daha başlangıç. Oyunun yazarı Barış Yücedağ ile ayaküstü  bile sohbet ettiğinizde oradaki o enerjiyi hemen anlıyorsunuz.  Zaten mekanın en güzel özelliklerinden biri de bu, oyun bittiğinde kapılarını kapatan bir mekan değil. Oyun sonrası sıcağı sıcağına oyunun ve dünya meselelerinin konuşulduğu, zaman zaman yazar ve oyuncuların da dahil olduğu tatlı sohbetlerin gerçekleşmesi. 'NRD' ise gerçekten çok farklı bir oyun, hem metin ve metnin koyduğu diyaloglar olarak farklı hem de rejinin yarattığı dünya açısından farklı bu arada oyundaki birbirinden izlenesi oyunculuklar da işin bonusu ve bizim seyrettiğimiz yanı oluyor. Üç oyuncununda ayrı ayrı tebriği hak ettiklerini söyleyebilirim.  Daracık bir alanda gösterdikleri performans ne olursa olsun büyük bir alkışı hak ediyor. Oyunun içeriği hakkında bir şeyler yazmayı denesem de beceremedim, herkesin (bunu gerçekten söylüyorum.) kendinden bir şeyler bulacağı zaman zaman gülmekten kopacağı zaman zaman ise gözleri doldu dolacak hale geleceği bir oyun var karşınızda. Bu da ayrı bir başarı, metin olsun, sahnedeki iş olsun bize bambaşka ayak basmadığımız dünyadan sesleniyor gibi olsa da insanla bağını iyi kurmuş bir iş görüyoruz. 'NRD'yi ve Kabile Tiyatro'nun gelecek zamanlardaki diğer işlerini kesinlikle görmelisiniz.  'NRD' 6 Haziran Cuma Saat: 20:00'da Kabile Tiyatro'da Oyunun Yazarı: Barış Yücedağ Yönetmen: Rusudan Savaneli Oyuncular: Mehmet Kadir Osmanoğulları, Pınar İnandım, Samet Denizdurduran Diğer tüm detayları aşağıdaki hesaplardan öğrenebilirsiniz:https://www.facebook.com/kabiletiyatro https://twitter.com/kabiletiyatro https://twitter.com/bayuce Adres:Evliya Çelebi Mh. Meşrutiyet Cd No:31 D:5 34430 İstanbul 34430 Beyoğlu
En Güzel 15 Babalar Günü Hediyesi
Özel günlerde hediye seçimi sizin içinde sancılı bir sürece dönüşüyorsa yaklaşan babalar gününde babanıza, strese girmeden, ağız tadıyla harika bir hediye verebilirsiniz. Erkekler beğenilerini kadınlar kadar dile getirmediği için sizin de babanız için babalar günü hediyesi seçerken zorlanmanız oldukça doğal.. Anneler günüyle babalar günü birbirine çok yakın olduğu için babanıza alacağınız hediyenin, anneler gününde annenize verdiğiniz hediyeden aşağı kalır bir yanı olmaması gerekir ki babanız kıskançlık krizlerine girmesin :) Eee hadi, dengeleri sağlayacak babalar günü hediyelerimizle tanışın.
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri
Osmanlı padişahları denilince genellikle gözümüzün önüne gürleyen ve savaş meydanlarında kılıcını çekip cengaverlik yapan siyasi-askeri liderler gelir. Oysa gayet tabiidir ki, onların da her insna gibi duygusal-estetik bir hayatları vardı.
İsrail'in Gazze'ye Yaptığı 10 Operasyon
360 km2'lik bir alandan ibaret olan Gazze, batıda Akdeniz, güneyde Mısır ve diğer yönlerde İsrail ile çevrili .  2014 verilerine göre 1 milyon 816 bin 379 kişinin yaşadığı Gazze'nin yüzde 44,7'si 0-14 yaş aralığında ve yüzde 98'i Müslüman. Maruz kaldığı blokaj yüzünden temel sağlık ve gıda maddelerine erişimi kısıtlı olan Gazze, İnsani Yoksulluk Endeksi'ne göre dünyanın en yoksul 24. ülkesi konumundayken, dünyada en fazla çocuk ölümünün gözlendiği bölgelerden de bir tanesi. 6 ile 59 ay arasında yaşları değişen her beş çocuktan birinin kronik yetersiz beslenme ile karşı karşıya olduğu Gazze'de yaşayan her 2 kadın ve çocuktan bir tanesi de anemi ile hastası.Filistinli otoriterilere göre Gazze'ye gelen medikal yardım malzemelerinin ve ilaçların çoğunun süresi geçmiş durumda ve hastaneler yetersiz.  Gazze ekonomisi de uygulanan abluka yüzünden ağır bir durumda. 2014 yılında yayınlanan bir Avrupa Birliği raporuna göre: 'Bugün Gazze toplumu ve ekonomisi insani bir krizle karşı karşıya. Günde 16 saate varan elektrik kesintileri yüzünden kanalizasyon ve su sistemleri çalışmıyor, temiz su kaynaklarına erişim kısıtlı, tıbbi malzemelere ulaşılamıyor, yapı malzemelerinin yoksunluğu çekiliyor. İşsizlik ve fiyatların arttığı Gazze'de gıda kaynaklarına erişim de risk altında.'
1900'lü Yıllarda Kuzey Amerika'daki Kızılderilileri Gösteren Arşiv Niteliğindeki 16 Fotoğraf
1906 yılında, Amerikalı fotoğrafçı Edward S. Curtis Kuzey Amerika yerlileri (Kızılderililer) ve kültürleri üzerine bir çalışma yapmak için finansçı JP Morgan'dan 75.000 dolarlık bir ödeme aldı. Bu çalışma Kızılderililerin kabile hayatı, barınmaları, bölge krokileri, geleneksel törenleri, besin kaynakları gibi birçok konuyu kapsıyordu. 20 ciltlik bilgi ve 1.500 'den fazla fotoğraf ile çalışmasını tamamlayan Curtis bu güne kadar Kızılderililerle ilgili yapılan tüm çalışmaların dayanak noktası olmuştur.