onedio

İltica Haberleri

İltica ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İltica ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İklim Değişikliği İltica Gerekçesi
Yeni Zelanda, iklim değişikliği gerekçesiyle ülkeye iltica başvurusu yapan bir ailenin gerekçesini dikkate alarak bir ilke imza attı. Büyük Okyanus'un ortasında bulunan Tuvalu Adası'ndan Sigeo Alesana, eşi ve üç ile beş yaşlarındaki iki çocukları ile birlikte Yeni Zelanda'ya iltica başvurusu yapmıştı. Ailenin avukatı Carole Curtis'in verdiği bilgilere göre, aile Yeni Zelanda'da oturum hakkı kazandı. Göç mahkemesi, çocukların yaşlarından dolayı iklim değişikliğinin sonuçlarına bağlı olarak bir doğal afetle karşılaşma riskinin büyük olduğuna dikkat çekti. Ayrıca kararda ailenin yakınlarının da ülkede yaşadığı vurgulandı. 2013 yılında Kiribatili bir ailenin iklim değişikliğini gerekçe göstererek yaptığı iltica başvurusu reddedilmişti. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), iklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi nedeniye Kiribati, Maldivler, Marshall Adaları ve Tuvalu gibi ada devletlerinin varlığının tehlikede olduğu uyarısında bulunmuştu. © Deutsche Welle Türkçe
'Gülen'in Pasaportunun İptali Hukuka Uygun'
Danıştay 10. Dairesi, Gülen'in pasaportunu iptal eden Erzurum Valiliği işlemini iptal eden Erzurum 2. İdare Mahkemesinin kararını bozdu.Erzurum Valiliği, Fethullah Gülen'in hususi damgalı (yeşil) pasaportun, usulsüz yöntemlerle alındığı gerekçesiyle iptal etmişti.Erzurum Valiliğinin pasaportun iptaline ilişkin işleminin iptali istemiyle Erzurum 2. İdare Mahkemesinde dava açıldı. Erzurum 2. İdare Mahkemesi ise Gülen'in pasaportunun iptaline ilişkin Valilik işlemini iptal etti.Valiliğin, İdare Mahkemesi kararına itiraz etmesi üzerine dosya, Danıştay 10. Dairesine geldi.Danıştay 10. Dairesi, İdare Mahkemesinin kararını oy çokluğuyla bozdu.KarardanDairenin kararında, Pasaport Kanunu'nda kimlere 'hususi damgalı pasaport' verileceğinin hüküm altına alındığı, aynı kanunun ek 4. maddesinde de emeklilik veya istifa nedeniyle görevlerinden ayrılan devlet memurlarına, hizmet süreleri ve taşıdıkları unvan ve rütbeleri aynı ilk üç derece kadrolarına yükseltilen emsalleri gibi hususi damgalı pasaport alma olanağı tanıdığı belirtildi.Devletin belirli kademelerinde görev yapan, bu görevlerden istifa veya emeklilik nedeniyle ayrılan kamu görevlilerine hususi damgalı pasaport düzenlenmesini öngören ilgili yasa hükümlerinin, 'Emekli Sandığına tabi birinci, ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunmayı veya Emekli Sandığı iştirakçiliği yoluyla anılan kadro dereceleriyle ilgilendirilmeyi' şart koştuğu hatırlatıldı.Kararda, 'Emekli Sandığına tabi bulunmayan ya da Emekli Sandığından emekli olmayan veya kamu görevinden çekildikten sonra Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilip bu kurumdan emekli olan ve böylece Emekli Sandığıyla ilgisi kesilenlerin, anılan yasaya göre hususi damgalı pasaport almalarına olanak bulunmamaktadır' denildi.Dairenin kararında, Pasaport Kanunu'nun ek 4. maddesi hükmünden, sadece devlet memuriyetinden emekliye ayrılan veya istifa edip de sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesinden sonra oluşturulan Sosyal Güvenlik Kurumundan 5510 sayılı Kanun'un 4/A veya 4/B kapsamında emekli olmayanların yararlanabileceği vurgulandı.Danıştay 10. Dairesinin, benzer nitelikteki davalarla ilgili yaptığı temyiz incelemesinde verdiği kararların da bu yönde olduğu ifade edilen kararda, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında 1966-1976 yılları arasında çalışırken istifa eden bir davacının açtığı davadan da örnek verildi.Gülen'in ilk pasaport başvurusu 1990'daÇanakkale İl Müftülüğü emrinde vaiz iken, 20 Mart 1981'de istifa ederek devlet memurluğundan ayrılan ve böylece Emekli Sandığı ile ilgisi kesilen davacının, özel sektörde bir süre işçi olarak çalışıp, 1 Şubat 1990'da Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık bağlanmak suretiyle emekliye ayrıldıktan sonra yani işçi emeklisi olduktan sonra 7 Kasım 1990 hususi damgalı pasaport verilmesi istemiyle emniyete başvurduğu belirtildi.Diyanet İşleri Başkanlığınca aynı gün 7 Kasım 1990'da, Emniyet Genel Müdürlüğüne Gülen ile ilgili, '6. derece kadrodan 5. derecenin 7. kademesinden maaş almakta iken, Başkanlığımız Çanakkale Merkez Vaizliğinden 20 Mart 1981 tarihinde emekliye ayrılan Fethullah Gülen'in bugün görevde olan emsalleri 3. derecenin 1. kademesinden maaş almaktadırlar' şeklinde bilgi verildiği hatırlatılan kararda, bu yazıya dayanılarak aynı gün Emniyet Genel Müdürlüğünce davacı adına Pasaport Kanunu'nun ek 4. maddesi uyarınca hususi damgalı pasaport düzenlendiği belirtildi.Terör Dairesi, pasaport talebini uygun gördüPasaport düzenlendikten sonra Gülen'in yurt dışına çıkmasında sakınca olup olmadığı konusunun da araştırıldığı kaydedilen kararda, Terörle Mücadele Daire Başkanlığının 13 Kasım 1990 tarihli yazısıyla davacının 'pasaport talebinin yerine getirilmesinin uygun görüldüğü'nün Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanlığına bildirildiği aktarıldı.Gülen'in değişik tarihlerde yaptığı başvurular üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığının 7 Kasım 1990 tarihli yazısına dayanılarak, hususi damgalı pasaportunun süresinin uzatıldığı ifade edilen kararda, bu pasaportun, Gülen'in avukatının 24 Mayıs 2011'de yaptığı başvuru üzerine iptal edilerek, Gülen adına 2 Haziran 2011 tarihli hususi damgalı pasaportun düzenlendiği belirtildi.Bazı basın yayın organlarında 3 Mart 2014'te, 'gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerle Gülen'e hususi pasaport verildiği' yönünde yer alan iddialarla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğünce araştırma başlatıldığı anlatılan kararda, araştırma sonucunda 26 Mart 2014 tarihli raporda, 'Diyanet İşleri Başkanlığının 11 Kasım 1990 tarihli yazısında yer alan bilgilerin davacının özlük dosyasında yer alan bilgilerle örtüşmediği, yazıdaki bilgilerin gerçeği yansıtmadığı'nın tespit edildiği kaydedildi. Bunun üzerine, davacı adına düzenlenen 2 Haziran 2011 tarihli hususi damgalı pasaportun Erzurum Valiliğinin 28 Mart 2014 tarihli işlemiyle iptal edildiği anlatıldı.Geçirdiği hizmet süresi hususi pasaporta yetmiyorÇanakkale Merkez vaizi iken, 20 Mart 1981'de istifa ederek devlet memurluğundan ayrılan ve böylece emekli sandığı iştirakçiliği sona eren Gülen'in, istifadan sonra özel sektörde çalışıp 1 Şubat 1990'da Sosyal Sigortalar Kurumunca aylık bağlanmak suretiyle işçi emeklisi olduğu hatırlatılan kararda, şu tespitler yapıldı:'Emekli Sandığından emekli olmayan veya kamu görevinden çekildikten sonra Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilip, Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli aylığı bağlanmak suretiyle Emekli Sandığı ve devlet memurluğu kadro dereceleriyle ilgisi kesilen davacının, Pasaport Kanunu'nun hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin hükümleri kapsamında bulunmadığı açıktır. Davacının ve Diyanet İşleri Başkanlığının gerçeğe uygun olmayan beyanlarına dayanılarak 7 Kasım 1990 tarihli düzenlenip daha sonra 2 Haziran 2011'de yenilenen hususi damgalı pasaportun iptal edilmesine ilişkin Erzurum Valiliği işleminde Pasaport Kanunu'na aykırılık görülmemiştir. Sigorta emeklisi olmayıp Emekli Sandığıyla ilgisini devam ettirmesi halinde de davacının, en son 6. derecenin 7. kademesinde iken ayrıldığı devlet memurluğu görevinde geçirdiği hizmet süresi itibarıyla da emsali ancak 4. derecenin 1. kademesinde olacağı için Pasaport Kanunu'nun ek 4. maddesinden yararlanması mümkün değildir.'Hizmet cetvelinin incelenmesinden, ilkokul mezunu davacının, 10 Temmuz 1959'da ilk defa 'Edirne Merkez Üç Şerefeli Cami imam-hatibi' olarak göreve başladığı, istifa ettiği tarih itibarıyla hizmet cetveline göre 6. derece kadroda bulunduğu, hizmet süresi itibarıyla emsalinin ise 4. derecenin 1. kademesinde olacağının anlaşıldığı belirtildi.Kararda, 'Sonuç olarak, sigorta emeklisi olmasının yanı sıra görevdeki emsalinin de dördüncü derecede bulunması karşısında, davacıya hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin işlemin iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır' denildi.Bundan sonra ne olacak?Danıştayın bozma kararı, Erzurum 2. İdare Mahkemesine gönderildi. Mahkeme, dosyayı inceleyerek yeniden karar verecek. İdare Mahkemesinin, bozma kararına uymayarak, ilk kararında direnmesi halinde dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gelecek. Kurul kararlarına karşı temyiz yolu bulunmuyor.Aylin Sırıklı, AA
Çipras, Türkiye Sınırındaki Dikenli Telleri Kaldırmak İstiyor
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın partisi SYRIZA, Türk-Yunan sınırındaki dikenli telleri kaldırmak istiyor.SYRIZA’nın Yönetim Kurulu Üyesi Giorgos Chondros, Avusturya’nın başkenti Viyana’da APA ajansına verdiği demeçte ”Demokratik bir ülke için böyle bir sınır duvarı utanç vericidir” dedi.AB’nin mülteci akınını önlemek için kurduğu Frontex oluşumu bünyesinde 2012 yılı sonunda bitirilen Meriç sınırındaki 12 kilometrelik dikenli çelik tellerin yanlış mesaj verdiğini söyleyen Chondoros “Yunanistan, Avrupa’nın bir kapısıdır” dedi.Dikenli tellerle örülü sınır duvarı, mültecileri daha tehlikeli olan deniz yoluna yönelmek zorunda bıraktığı için insan hakları örgütlerince eleştirilmişti. Chondros, Yunanistan’ın sıkı mülteci politikasını sonlandıracağını söylerken, yeni Yunan hükümetinin, Yunanistan‘da doğan herkese Yunan vatandaşlığı vereceğini duyurdu. İltica sürecinin de kolaylaştırılacağını söyleyen Chondros “İltica politikası temelden yeniden düzenlenecek. Sadece Yunanistan için değil, tüm Avrupa için yeni bir mesaj vereceğiz” dedi.Chondros partinin yönetim kurulu üyesi ve çevre sağlığı sözcüsü olarak görev yapıyor.DHA
Dünya 60 Milyona Seyirci
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, 60 milyona yakın insanın evlerinden kaçmak zorunda kaldığını, ancak uluslararası toplumun gerekli adımları atmadığını belirtiyor. Bugün Dünya Mülteci Günü. BMMYK Küresel Eğilimler Raporu’na göre, 2014 sonunda evlerinden kaçmaya zorlanmış kişi sayısı 60 milyona ulaştı; yalnızca 126 bin 800 kişi ülkelerine geri dönebildi. Mültecilerin yarısından fazlası ise çocuk.  Uluslararası toplum İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en kötü mülteci krizine karşı gerekli adımları atmıyor.
Fransa, Wikileaks Kurucusunun İltica Talebini Reddetti
Fransa hükümeti, Wikileaks kurucusu Julian Assange'ın iltica talebini reddetti.Cumhurbaşkanı François Hollande'ın makamından yapılan açıklamada Assange'ın iltica için bir mektup gönderdiği, derinlemesine incelenen talebin reddedildiği belirtildi. Açıklamada, 'Bay Assange yakın bir tehdit altında değil. Ayrıca Avrupa'nın yakalam emrine muhatap.' denildi.Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'a açık bir mektup yazan Assange, hayatının tehlikede olduğunu belirterek Fransa'ya sığınmak istediğini belirtmişti.İsveç'in cinsel suçlardan yargılamak üzere tutuklanmasını istediği Assange, 3 yıldır Ekvador'un Londra Büyükelçiliği'nde kalıyor. Julian Assange, İsveç'e teslim edilmesi durumunda bu ülkenin kendisini ABD'ye göndereceğini ve Amerikan diplomatik yazışmalarını ifşa etmesi sebebiyle idamla yargılanacağını düşünüyor.CNN Türk
'Sığınmacılar Ülkelerine En Yakın Yerlerde Kalsınlar'
Avusturya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Kosova, Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Slovenya içişleri ve dışişleri bakanları, ortak deklarasyona imza attı. Metindeki ifadelerden biri şöyle: Uluslararası korumaya ihtiyacı olanlar, mümkün olduğunca ülkelerine en yakın ülkelerde koruma almalı.
Şiddet Mağduru Kadına İltica Hakkı Geliyor
Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu, bugün yürürlüğe giren Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi, şiddete uğrayan kadınları korumak için mülteci olma hakkı tanıyor.Kadına karşı şiddetin önlenemediği Türkiye, çözümü uluslararası sözleşmede arayacak. Avrupa ülkelerince üzerinde mutabakata varılan ve ilk imzayı da Türkiye’nin attığı ‘Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’ bugünden itibaren yürürlüğe girdi.  Sözleşmede şiddet mağduru kadına, mülteci olma hakkı ve ikametini değiştirme hakkı tanınıyor. Milliyet'ten Mithat Yurdakul'un haberine göre, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, yönetmelikler, panik butonları gibi uygulamalara rağmen kadına yönelik şiddeti önleyemeyen Türkiye, Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı oldu. Bugün yürürlüğe giren sözleşme Mayıs 2011’de Avrupa Konseyi ülkelerince İstanbul’da imzaya açıldığı için bu ismi taşıyor. Arnavutluk, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya sözleşmeye imza koydu. Son olarak Andora parlamentosundan da onay alan sözleşme, bugün itibarıyla geçerli hale geldi. Sözleşmede yer alan hükümler özetle şöyle: Devlet önlem alacak Sözleşmeye taraf devletler, şiddet gören kadınlara mülteci olma hakkı verebilecek. Bu anlamda sözleşme küresel ölçekte kadına şiddetle mücadeleyi öngörüyor. Devlet, ölüm riski ve durumun aciliyeti göz önüne alınarak her türlü önlem alınacak. Kolluk kuvvetlerinin, mağdurlara yönelik her türlü şiddete acil ve yerinde müdahale etmesi için çok daha etkin önlem almaları sağlanacak. İhbar mekanizmasının işleyişi hızlandırılacak. Yargı, polis ve sağlık birimlerinin eğitimine bütçe ve zaman ayrılacak. 90 dakika yayın Şiddet mağduruna ikametini değiştirmesi için destek verilecek. Mağdur korunacak ve psikolojik destek alacak, devlet tarafından geçici maddi destek verilecek. Kadına yönelik şiddete yataklık edenler de cezalandırılacak. Devlet radyo ve televizyonlarında her ay en az 90 dakika toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yayın yapılacak. İlk ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda dersler konulacak. Zorla evlendirmelerin suç sayılması için gereken hukuki, idari ve cezai önlemler alınacak. Mağdurların faillerden tazminat talep etmesi konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılacak. Kaynak: Milliyet
Türkiye'den Almanya'ya Tehlikeli Göç Yolculuğu
Ortadoğu'dan Avrupa'ya ulaşmak için yola çıkan binlerce mülteci ve göçmenin yeni bir yaşama giden yolu bugünlerde Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Almanya ve diğer AB ülkelerine uzanıyor. Bu, Ege denizinin iri dalgalarını küçük teknelerle göğüsleyerek başlanan, Balkanların insan kaçakçılığı çetelerinin eline düşüren, tehlikelerle örülü bir yolculuk.BBC muhabirleri, bu yolculuğun her aşamasının izini sürdü ve göçmenlerin nelerden geçtiğini anlattı.
Merkel'in Türkiye Ziyaretinden Notlar ve Uzman Görüşleri
Dün İstanbul’a gelen Merkel, önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ardından Cumhurbaşkanı RecepTayyip Erdoğan’la bir araya geldi. Başbakan Davutoğlu ve Alman mevkidaşı Merkel, Suriye sorunu, mülteci krizi ve AB-Türkiye ilişkilerini konuştu. Türkiye'nin 6 yeni fasıl açılması talebi var ancak Merkel ilk üç fasla sıcak bakıyor.  Merkel, işbirliği karşılığında vize muafiyeti ve mali yardıma ise yeşil ışık yaktı.