Görüş Bildir

Yurt Dışında Hem Okuyup Hem de Yaşayabilmek Mümkün mü? Paris'te Sadece Üniversite Bursu ile Geçinen Bir Türk

Haberler
> Yurt Dışında Hem Okuyup Hem de Yaşayabilmek Mümkün mü? Paris'te Sadece Üniversite Bursu ile Geçinen Bir Türk

+90 YouTube kanalının Yurt Dışında Okumak serisinin bu haftaki konuğu Alper Aslan, nasıl Fransa'ya gittiğini, Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde burslu yüksek lisans yaparken neler yaşadığını ve ardından gelen doktora süreci ile birlikte gözlemlediği Fransız toplumunu anlatıyor.

Alper Aslan, Gazi Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği bölümünü birincilik ile bitirmiş başarılı bir öğrenci ve 7 yıldır Fransa'da yaşıyor.

2013 yılında Gazi Üniversitesi'nden mezun olan Alper, bölümü birincilikle bitirmenin yanı sıra yüksek onura da layık görülmüş. Üniversiteye başladığından beri üniversitelerde çalışmak gibi bir hayali olan Alper, bölümü gereği Fransa ya da başka bir Frankofon ülkesinde bu hayalini gerçekleştirebileceğini düşünmüş ve buna göre çalışmaya başlamış.

Yurt dışına gitmeden önce Fransızca'yı çok iyi öğrenmeyi amaç edinmiş ve haftanın 5-6 günü Fransız Kültür Merkezi'nde vakit geçirmeye başlamış.

Yurt dışına gitmeden önce Fransızca'yı çok iyi öğrenmeyi amaç edinmiş ve haftanın 5-6 günü Fransız Kültür Merkezi'nde vakit geçirmeye başlamış.

Kültür merkezinde kitap okuyup, film izleyerek dilini geliştirirken yine oraya gelen Fransızlar ile hep iletişim halinde olmuş ve okulda da derslerine çok sıkı çalışmış. Yurt dışına nasıl gidilir sorusunun cevabını bulmak için bu yaptıklarının çok büyük etkisi olduğunu söylüyor.

Yurt dışına sadece zenginler ve ayrıcalıklı insanlar gider görüşünün değişmesi gerektiğine inanıyor.

Gerçekten buna inanarak ve farklı işler yaparak bu inancı kırmanın ve yurt dışına gitmenin mümkün olduğunu belirtiyor. Aslan, ''Önemli olan gerekli girişimleri, başvuruları yapmak.'' diye de ekliyor.

Fransa'ya ilk olarak uluslarası bir program ile gelen Alper Türkiye'den seçilen tek kişi olmuş.

2013 yılında programa kabul edilen Alper, Strazburg kentine gitmiş ve ilk defa lisans sürecindeki o yorgunluğun sonucu almış olmak kendisini çok mutlu etmiş. Bir yıllık program boyunca 5 ayrı okulda 800-900 Euro bandında maaşlı olarak çalışmış, bunun yanı sıra Fransız hükümetinin verdiği yardımlardan da yararlanmış ve çok rahat geçinebilmiş. Fransa'da enflasyon düşük olduğu için stüdyo dairesinin kirasını ödüyor, yeme içmesini karşılayabilmiş.

Yüksek lisans için 7 üniversiteden kabul alan Alper Sorbonne Üniversitesi'ni seçmiş ve Fransız Hükümet Bursu'na başvurmuş.

Yüksek lisans için 7 üniversiteden kabul alan Alper Sorbonne Üniversitesi'ni seçmiş ve Fransız Hükümet Bursu'na başvurmuş.

Üniversiteden kabul alsa bile maddi açıdan önüne çıkan engel doğrultusunda direkt olarak bursa yönelen Alper, yüksek lisansın ilk yılı için burs almaya hak kazanmış ve bursu ikinci yıl için de devam etmiş.

Burs ile yeme-içme, barınma ihtiyaçlarını karşılamış ve oldukça pahalı bir şehir olan Paris'te bu para yaşaması için ona yetmiş.

Alper'in Fransa'da yaşadığı en büyük sorun ise arkadaşlıklar...

Fransızlarla arkadaşlık kurmanın çok zor olduğunu söyleyen Alper, genel olarak Fransızların birbiri ile de çok zor arkadaş olduğunu söylüyor. Bu yaşam tarzı oldukça sıcakkanlı olan Türk kültüründen gelen Alper için biraz zor olmuş.

Bir diğer sorun ise Fransız mutfağının pahalı olmasıymış.

Bir diğer sorun ise Fransız mutfağının pahalı olmasıymış.

Niş yemeklere sahip olan Fransız mutfağında yemek yemek sanıldığı kadar ucuz olmadığı için Alper genellikle evde kendi yemeğini kendi yapıyormuş. Bu da Fransa'da kaldığı süreçte karşılaştığı bir diğer zorluk. Aynı zamanda evde yaptığı yemekler ile Türkiye'ye olan özlemini de gideriyor.

Yüksek lisansı başarıyla bitirdikten sonra Tours Üniversitesi'nde burslu olarak doktora yapmaya başlamış.

Fransa'da doktora yapmak için herhangi bir sınava gerek olmadığını sadece çalışmak istediğiniz hocayı bulmanız ve doktora tezi projenizi iletmeniz gerekiyor. Eğer hoca çalışmak ister ve projeyi orijinal bulursa doktoraya başlayabiliyorsunuz.

Fransa'da eğitime dair pek çok şeyin farklı ve iyi olduğunu gözlemleme şansı elde etmiş. Türkiye'deki ezberci sistemden eser olmadığını söylüyor.

Fransa'da eğitime dair pek çok şeyin farklı ve iyi olduğunu gözlemleme şansı elde etmiş. Türkiye'deki ezberci sistemden eser olmadığını söylüyor.

Bunlardan ilkinin öğretmenin öğrenciyi düşünmeye sevk etmesi olduğunu söylüyor. Türkiye'deki ezberci sistemin aksine öğrencilerin kendi düşüncelerini yaratmaya çalışması, kendi kendini idame ettirmeyi öğrenmesi konusunda farklılaşıyor. Fransa'da öğrencinin eğitim süresince pek çok katkısı bulunuyor.

Fransa'da Türk vatandaşlara ve Müslümanlara karşı bir görüşün genelde olmadığını söylüyor ve herhangi bir ayrımcılık ile karşılaşmamış.

Fransa'da Türk vatandaşlara ve Müslümanlara karşı bir görüşün genelde olmadığını söylüyor ve herhangi bir ayrımcılık ile karşılaşmamış.
www.milleworld.com

Sadece işinizi yapıyor ve kimseye zarar vermiyorsanız, içinde olduğunuz ülkenin kanunlarına uyuyorsanız herhangi bir zararla karşılaşmayacağınızı da belirtiyor.

Üniversitede akademisyen olarak devam etmek isteyen Alper'in ilk tercihi Fransa fakat Türkiye'de bir üniversitede de çalışabileceğini söylüyor.

Üniversitede akademisyen olarak devam etmek isteyen Alper'in ilk tercihi Fransa fakat Türkiye'de bir üniversitede de çalışabileceğini söylüyor.

Yüksek lisans ve doktorayı Fransa'da yaptığı için Fransa'nın bilimsel kültürünü aldığını söyleyen Alper bundan dolayı ilk tercih olarak Fransa'yı düşünüyor ve ekliyor: ''Fransa dünya görüşümü, kimliği, yaşama şeklimi ve neredeyse her şeyi etkileyen bir süreç oldu.''

Alper Aslan'ın Fransa'ya dair tüm hikayesini de buradan izleyebilirsiniz:

Bunlar da ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
33
12
2
2
2
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
RÜMEYSA YILMAZ

Okuduğum her satırda vayyy be dedim. Yolun açık olsun. Umarım emeklerinin karşılığını layığıyla alırsın.

Gizem Yenikler

Bravo.