Yılmaz Erdoğan'ın Eşsiz Tiyatro Oyunu "Bana Bir Şeyhler Oluyor"

7PAYLAŞIM

Harika oyuncu kadrosu ve anlamların ötesinde işlenmiş konusu ile Yılmaz Erdoğan'ın kalıplara sığmayan din, insanlık,  sevgi, komedi ve hüzün anlayışını harmanladığı  'Bana Bir Şeyhler Oluyor' oyunu, konusu ve ayrıntılarıyla hayran bırakan sözleri.

Baş rollerde her zaman ki gibi Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan bir de Altan Erkekli yer alıyor.

Zaten bu üç dev isim oyunculukları ile büyük hayran kitlesine sahip. Bir de BKM nin değerli oyuncu kadrosu ile müthiş keyifli bir oyun izliyoruz. Özge Özberk'in isimsiz gazeteci kızı canlandırdığı, Ersin Korkut'un tabir yerinde ise yoldan geçtiği bir oyun.

Konusundan biraz bahsetmek gerekirse,

Dar gelirli bir ailenin 2001 krizinde tüm yatırımını kaybetmesi sonucu babaları Hilmi Duran'ın üzüntüden şoka girmesini ve ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kaldırılarak elektro şok ile kendine getirilmesini, fakat geri geldiğinde şokun etkisinde tanrı ile konuşmaya başlayınca etrafındaki herkesin onu önce deli sonra hoca ilan etmeleri sonucu başlarına gelen trajikomik olayları anlatıyor. Oyunu izlerken kah gülüyor kah ağlamamak için burun deliklerimizi titretiyoruz. Konusu incelikle işlenmiş esprileri anlamaya çalışırken bile beyin jimnastiği yapabileceğimiz hakkını veren bir trajikomedi.

2003 senesinde izleyiciler ile buluşan bu güzel oyun, BKM'de sahnelendi. Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği ve aynı zamanda oyuncu kadrosunda bulunduğu bu oyun, insanları anlatmak istedikleriyle ve eşsiz replikleriyle oldukça etkiledi.

IMDb: 8,2/10

Tanrı ile konuşma gibi derin bir kavramı işleyiş biçimi harika. Büyük ilgi ve tepki çekeceğini düşünmüş olmalı ki Yılmaz Erdoğan, en derin ön yargıları bile kırabilecek hoşgörü anlayışı ile yaklaşmış bu konuya.

Yer geldiğinde paranın önemsizliğine dem vurmuş, yeri geldiğinde sözleri ile farklılıkların göreceliğine.

Oyun izlendiği her döneme her jenerasyona hitap ediyor. Oyuncuların ağzından dökülen her kelime geçmiş ve gelecek sorgulatıyor resmen.

Oyunun sonunda ki mahkeme sahnesinde önce gülüyoruz ağlanacak halimize, sonra bizi kendimize getiriyor sayın Erdoğan. Belki şimdiye kadar düşünüp üstünde durmadığımız çoğu duyguyu tekrar gözden geçirmemize ve farklı bakış açısı ile bakmamıza yardımcı oluyor.

Demet Akbağ'ın sahneden neredeyse hiç inmediği ve her zaman ki dobralığı, yaşadığı olaylara karşı sağlam duruşlu anne karakterini bize yansıtıyor.

Ve tabii Altan Erkekli'nin gözleri yaşartan sözlerin kalbimize işlemesine sebep olan oyunculuğu. Ne diyebiliriz ki izlenilebilecek en güzel kişisel gelişim oyunu belki de .

Akıllara Kazınan Replikleri

“Endişelenmeyin!
Korkunun korkusudur endişe.
Başımıza korkulacak bir şey mi geliyor korkusu..
zaten yeterince ağır korkularımız var bir de endişeye gerek yok” dedi..
- Kim dedi?
- Tanrı dedi.."

"Anlatacaklarım var!
Vaaz vermek değil niyetim duyduğumu söylemek.
Söylemeye değer şeyler duyuyorum zira.
Belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sade ama sade anlatmak için…
Sen anlat dedi Tanrı bana; anlaşılsın diye değil, hiçbir mükafat istemeden anlat…
Çünkü bir mükafattır artık bir anlatıcıya; doğru düzgün anlaşılmak!
Sen anlat dedi…
Sen sade anlat!
Umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat…
Ders verme dedi kimseye, çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene.
Çırakları olan bir çıraktır usta olsa olsa…
Sen anlat dedi bana Tanrı, sen sade anlat…"

Pek değerli yazar Yılmaz Erdoğan'ın bu güzel eserinde gülerken düşündük düşününce üzüldük belki ama en önemlisi izlerken çok şey öğrendik.

Kalemine sağlık ,

bu ve bunun gibi zamanın çok ötesinde düşünürlere...

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
pascal___21

On defa izlemisimdir genede hala gulerim izlerken.

aaabbbcccddd

Yılmaz Erdoğan hayatta olan en güçlü, en iyi yazarlardan biri. Kıymetini bilmek lazım.

simge-kutlu

Müthiş bir eser. Hatırladım şimdi yine izleyeceğim :);)

muhalif-kursad-zafer

Yılmaz Erdoğan'ın sahneye koyduğu koyabildiği son siyâsi içerikli oyunudur muhtemelen; çünkü Cebimde Kelimeler'de de dönemin koalisyon hükûmetiyle bi' güzel dalgasını geçebilen Erdoğan'ı bir daha hiç politik mizah yaparken görmedik, ha yaptıysa ve ben görmediysem o da benim hatâm olsun artık..

sefa-doner

Doksanların sonu iki binlerin başında Yılmaz Erdoğan efsaneydi. Bir Demet Tiyatro,Vizontele,sen hiç ateş böceği gördün mü gibi çok güzel yapıtlara imza attı lakin sonradan çok güzel hareketler bunlar gibi mesajı olmayan ergen şakaları dolu çalışmalar yakışmadı.

noblesseraizel

Izin vermediler. Keyfinden vazgeçmedi ki engellendi.

Görüş Bildir