Yaşlılar İçin Bakım Sigortası Geliyor: Murat Bal Kritik Detayları Açıkladı
2027-2029 Orta Vadeli Program'a giren uzun dönemli bakım sigortası, milyonlarca yaşlı ve yakınını ilgilendiren yeni bir sosyal güvenlik modeli olarak gündemde. Sosyal Güvenlik Müşaviri ve Ekonomist Murat Bal, sistemin 65 yaş sınırı olup olmayacağını, primlerin kimden kesileceğini ve vatandaşın bu haktan ne zaman yararlanabileceğini değerlendirdi.
Türkiye'de 65 Yaş Üstü Nüfus 9,58 Milyona Ulaştı, Bakım Yükü Artıyor
Türkiye'nin nüfusu hızla yaşlanıyor ve bu durum sosyal güvenlik sisteminin gündemine yeni bir başlık taşıyor: uzun süreli bakım ihtiyacının finansmanı. Sosyal Güvenlik Müşaviri ve Ekonomist Murat Bal'a göre 65 yaş ve üzeri nüfus 2025'te 9,58 milyona çıktı ve toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1'e yükseldi. Bal, yaşlı nüfus arttıkça uzun süre başkasının desteğine ihtiyaç duyan kişi sayısının da artacağını, bu nedenle bakım yükünün tamamen ailelerin sırtına kalmaması için sürdürülebilir bir finansman modeli kurulmak istendiğini söylüyor.
Uzun dönemli bakım sigortası, klasik sağlık sigortasından farklı bir mantıkla çalışacak. Sistem, hastalığın tedavisinden çok kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu desteğe odaklanıyor; yemek yeme, giyinme, banyo yapma ve hareket etme gibi temel ihtiyaçlar bu kapsamda değerlendirilecek. Bal, modelin ayrıntılarının henüz netleşmediğini, ancak evde bakım, kurumsal bakım, hemşirelik desteği ve gerekli bakım ekipmanlarının kapsam dahilinde olabileceğini belirtiyor. Hangi hizmetin ne ölçüde karşılanacağı ise çıkarılacak mevzuatla şekillenecek.
Kriter Yaş Değil, Kişinin Bakıma İhtiyaç Duyup Duymadığı Olacak
Bakım sigortasıyla ilgili en çok sorulan sorulardan biri 65 yaş sınırı. Bal, sistemin yalnızca yaşlılarla sınırlı kalması gerekmediğini, yaştan bağımsız olarak uzun süreli bakıma ihtiyaç duyan herkesin kapsama girebileceğini söylüyor. Ona göre asıl belirleyici unsur yaş değil, kişinin günlük yaşam faaliyetlerini bağımsız yürütüp yürütemediği ve sürekli desteğe ihtiyaç duyup duymadığı olacak. Resmi değerlendirme kriterlerinin ise henüz kesinleşmediğini vurguluyor.
Sistemin en kritik sorularından biri de primin kim tarafından ödeneceği. Bal, çalışan, işveren ve devlet arasında şu an için kesinleşmiş bir prim paylaşımı bulunmadığını söylüyor. Ayrı bir sosyal sigorta primi oluşturulması durumunda bunun çalışan ve işverene ek maliyet getirip getirmeyeceğinin; prim oranına, devlet katkısına ve seçilecek finansman modeline bağlı olacağını belirtiyor. Bu nedenle bugünden net bir yüzde vermenin doğru olmayacağını ekliyor.
Peki sistem ailelerin cebini nasıl rahatlatacak? Bal'a göre amaç, özel bakıcı veya bakım merkezi için yüksek meblağlar ödeyen ailelerin bu maliyetin tamamını üstlenmesini önlemek; sistem kapsamındaki hizmetlerden yararlanan kişilerin masraflarının bir kısmı sosyal sigorta tarafından karşılanabilecek. Mevcut evde bakım desteğiyle yeni sistemin nasıl bir ilişki kuracağı ise nihai tasarımda belirlenecek.
Vatandaşın en çok merak ettiği soru ise sigortanın ne zaman devreye girecek. 2027-2029 OVP 6 Eylül 2026'da açıklandı ancak bu tarih, ödemelerin 2027'de başlayacağı anlamına gelmiyor. Bal, önce sistemin hukuki ve kurumsal altyapısının, kapsamının, prim-finansman modelinin ve hak sahipliği kriterlerinin belirlenmesi gerektiğini hatırlatarak bugün için kesin bir başlangıç tarihi vermenin mümkün olmadığını söylüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın