Ülkece Sahip Olduğumuz Büyük Bir Travma: Çocuğu Olmayan Akrabaya Evlatlık Verilmek

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Son olarak minik Ceylin Atik cinayeti ile gündeme gelen bir konu, çocuğu olmayan bir akrabaya evlatlık verilmek. Son günlerde bu durumun yaratabileceği travmalar tartışıladursun; bu konu aslında nesillerdir farklı sorunlara yol açıyor. Neredeyse her sülalede bir tane örneği bulunan akrabaya evlatlık verilme durumunu ele aldık.

Çocuğu olmayan bir akrabaya kendi çocuğunu vermek, ülkemizde çok sık karşılaşılan bir durum.

Çocuk sahibi olmak isteyen ancak olamayan ailelerin imdadına yakın akrabalar yetişiyor. Çoğu zaman kardeşler, bazen de kuzenler arasında yapılan bu alışveriş, genellikle yeni doğmuş bebeklerin çocuk sahibi olamayan aileye verilmesi ile gerçekleşiyor.

Günümüzde çok yaygın olmasa da, geçmişte çok sık yaşanan bir durum olduğu için toplumsal bir konu.

Pek çok insanın aile hikayelerinde böyle bir durum var. Bu durum pek çok farklı şekilde gerçekleşebiliyor. Bazen çok fazla çocuğu olan aile, plansız dünyaya gelen yeni bebeğe bakamayacağı için bir akrabasına veriyor, bazen de çocuğu olmayan akraba için özel olarak hamile kalınıyor.

İnsanlar neden böyle bir durumu yaşamayı tercih ediyor?

Evlatlık edinmenin yasal zorlukları, çocuk sahibi olamayan ailenin kendi genlerine sahip bir bebek istemesi ve inançsal sebepler insanları bu yola itiyor. Çocuk veren taraf ise çocuğu olmadığı için üzülen akrabaya acıyor, üzülüyor ve dışlanmış hissetmesini istemiyorlar. Ayrıca çocuklarını veren veya vermek zorunda kalan aileler çocuklarının bir yakınlarının yanında güvenli ve iyi olacaklarını düşünüyor.

Bu elbette yasal bir durum değil ve taraflar genelde bunu gizliyor.

Şöyle ki, planlı hamileliklerde bebeği alacak olan taraf da genelde hamilelik taklidi yapıyor ve bebek doğar doğmaz evde doğurmuş gibi yaparak nüfusuna geçiriyor. Böylece hem yasal durumu çiğnemeyi başarıyor, hem de çevrenin öğrenmesini engelleyebiliyorlar.

Bazı aileler gizliliğe gerek duymuyor ve çocuk belli bir yaşa geldiğinde açıklıyorlar, bazıları ise ömür boyu gizliyor ve çocuklar gerçeği ancak ebeveynlerinin ölümünden sonra öğreniyor.

İki durum da çocuk açısından pek iyi değil. Burada yetiştirme yurdundan evlatlık edinilen çocuğun bunu öğrenmesinden çok daha farklı bir durum söz konusu. Çocuk muhtemelen tanıdığı ve hatta görüştüğü halasının/teyzesinin annesi veya dayısının/amcasının babası olduğunu öğrenip büyük bir şok geçiriyor.

Muhtemelen öz kardeşleri de olan çocuk, biyolojik ailesine karşı öfke besliyor. Evlatlık verildiği için kendini suçluyor.

"Neden onları vermediler de beni verdiler? Demek ki beni sevmiyorlar." gibi düşüncelere kapılan çocuk yeni ailesi ne kadar iyi olursa olsun dışlanmış ve sevgisiz hissetmeye başlıyor.

Biyolojik anne-baba için de zor bir durum.

Yeni doğurduğu bebeğinden sırf bir yakını da çocuk sahibi olma hissini tatsın diye ayrılmak, suçluluk duygusu ve özlem; bu konuda ön plana çıkıyor. Sürekli öz çocuğunu görmek, özlemek ve belki de hayat boyu gerçeği söyleyememek de ayrı bir sorun.

Yine de ebeveynler bu tercihi bilinçli yaptıkları için asıl olan çocuğa oluyor.

Kararından vazgeçenler, çocuğunun öz ailesiyle görüşmesini istemeyenler, kavga edenler; olan yine çocuğa oluyor. Üstelik hayat her zaman beklendiği gibi de gitmeyebiliyor; örneğin dayısına evlatlık verilen bir çocuk büyürken babası bildiği dayısını kaybedebiliyor. Yeniden evlenen yengesi çocuğu istemeyip öz ailesine geri gönderebiliyor ve yıllar sonra bir araya gelen aile bireyleri birbirlerine alışmakta zorlanabiliyor. Bunun gibi pek çok çeşitli ve karmaşık durum mevcut.

Bu uygulama nesilden nesle geçtikçe toplumda tedavisi olmayan yaralar açabiliyor.

Bu tür travmalar yaşayan çocuklar büyüyüp çocuk sahibi olduklarında büyüdükleri ortama bağlı olarak ya çok iyi bir ebeveyn oluyor ya da çocuklarına davranışlarında tutarsızlıklar yaşıyorlar. Ruhlarında açılan derin yaraları kendi çocuklarıyla dolduranlar olduğu gibi, ömür boyu bu boşlukla yaşayanlar da çoğunlukta.

Son olarak herkesi derinden sarsan Ceylin Atik cinayetinin katil zanlısının benzer bir durum yaşadığı ortaya çıkmıştı.

1 yaşındayken halasına evlatlık verildiği öğrenilen katil zanlısının hayatı boyunca bu travmayı atlatamadığı ve çocuklara karşı düşmanlık beslediği öne sürüldü. Cinayetin dışında kendi çocuklarını da peş peşe kaybetmesi ve şu an hayatta olan tek çocuğunun da defalarca kolunun kırılması şüpheleri beraberinde getirmişti.

Bu elbette aynı durumu yaşayan herkes ağır psikolojik sorunlar yaşıyor demek değil.

Yine de bu durumu yaşayan herkesin önemli şekilde etkilendiğini kimse inkar edemez. Umarız günümüzde önemli ölçüde azalan bu çarpık uygulama tamamen son bulur ve tüm çocuklar sağlıklı bir aile ortamında büyür.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
selenk.

Çocuğu verebilir eğer yokluk fakirlik gibi sebepler varsa çocuk özannesi sokakta dilenirken yanında durmak yerine teyze hala amca vs. Vs. Gibi akrabalara verilebilir, verilsin demiyorum ama hayat bu her an herşey olabilir. Ama benim kızdığım nokta o çocuğun annesi olmadığı bile bile ona ANNE dedirtmek! Memlekette nenesinin dedesinin yanında büyüyen binlerce çocuk var. Hiç biri çıkıp bana dede değil baba de diyor mu? Demiyor. Teyzeyse teyzeliğini, halaysa halalığını bilecek. Zaten o senin yeğenin evlatlık alsanda almasanda ona anne şefkatiyle yaklaşmak zorundasın. Dıyeceksin ki ben senin teyzenim sana ben bakıyorum nokta. Bu normal evlatlık alımlarından çok daha farklı etik olmayan iğrenç bir durum. Bir insan nasıl kendini unutacak kadar bu kadar sapkınlasabilir anlamıyorum.

hipergrafi

İsterse doğar doğmaz verilsin bebek hisseder bence annesinden ayrıldığını. O kuzular merada nasıl yüzlerce koyunun arasında annesini tanıyıp ona sığınıyorsa insan bebeği de esas annesini bilir ve onu arar, onu ister. Ana rahminde kaldığı süreçte annesinin adımlarının ritmini ezberliyor, onun sesini duyuyor, ana rahminden çıkar çıkmaz önce onun kokusunu alıyor, üşüyüp korktuğu ilk nefesle ciğerleri yandığı o ilk anda doktor annesinin göğsüne bırakıyor onu, gördüğü ilk yüz annesinin yüzü, o soğukta hissetiği ilk sıcaklık annesinin teni. Bunlar ana rahminin dışındaki yeni dünyada tanıdık olan tek şeyler. Yerine yenisi gelirse farkı o saniye hissedecektir. Vakit geçtikçe tabi ki alışır yeni annesine ama ilk günler hep kafası karışık ve ürkek ve beklenti içinde olur.

changeyourdestiny

Benim annem 2.5 yaşında teyzesine verilmiş ve kardeşlerinden ayrı şekilde istanbulda büyümüş.Teyzem ve dayım ise köyde anneannem ve dedem ile birlikte.Böyle bi karar alınmasındaki sebep ise annem ve dayımın peşpeşe doğmaları.Tabi yokluk köy yerinde fakirlik zor.Anneme kaç yaşında söylemişler bunu annem hatırlamıyor.Bu yüzden küçük yaşta söylediklerini varsayıyoruz.Ama teyzesine anne diyor yıllardır.Biz de anneanne diyoruz.Annemin verilen teyzesinin çocuğu olmamış.Bu yüzden diğer teyzeleri yerine o.Ama ne şekilde olursa olsun çok sakıncalı bi durum.Çocuğun ve ailenin diğer çocukları etkilenebilir.Günümüzde yok denmiş ama belli olmaz.Bir yasa çıkartılabilir belki

klinikpsikolog

Bunu ilk annemden duymuştum, halası istemiş anneannem vermemiş tabi. Korkunç gelmişti ilk anlattığında bayağı da yapılıyormuş meğer! Sonra bir arkadaşımdan duydum tüylerim ürperdi.

aysegul-cemre-kalender

Annem bu durumun kurbanı. Dedemin ablasına yani halasına verilmiş.21 yaşına gelinceye kadar söylememişler. O da babamla evlenmek isteyince halası, annesi zannettiği kişi, vermek istememiş, gerçek dedem ve anneannem karışınca gerçekler ortaya çıkmış. Üstelik küçük falanda değilmiş, 5 yaşındaymış verdiklerinde. Annem hatırladığı ufak tefek şeyleri anlatıyor bazen. Bazı geceler ağlardım diyor, korkudan altını ıslatırmış çoğu gece. Artık büyüyüpte unuttuğu zaman gerçek annesinin resimlerini gördüğünde neden bu kadar benziyorum ona diye soruyormuş hep. Bize yakın bile değil, şuradan şuradan akrabamız diye geçiştiriyorlarmış. Çok zor. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Annem gene iyi yürekli kadın hepsiyle görüşüyor. Benim gibi kinci biri olsa...

Başlıklar

KatilTercihhamilehamilelik
Görüş Bildir