Türk Dizi Tarihine Damgasını Vuran Ezel’in Gelmiş Geçmiş En İyi Yapımlardan Biri Olduğunun Kanıtları

-

Tekrar tekrar dönüp izlediğimiz, birden fazla sahnesinde gözyaşlarına boğulduğumuz, Ramiz dayının unutulmaz sözleriyle aklımıza kazıdığımız Ezel'in başarısının sırrını anlatıyoruz...

“Adı Ömer’di, bir tamirhanede çalışıyordu…”

2009’da başladıktan sonra yayınlandığı iki yıl boyunca her bölümü büyük bir ilgiyle izlenen ve bağlamından kopmadan tüm hikâyeyi doğru bir kurguyla vermeyi başaran Ezel dizisi Ömer, Eyşan, Cengiz ve Ali’yi anlatıyordu. Ömer askerden döndükten sonra Eyşan’la evlenecekti ama Cengiz, Eyşan ve Ali’nin kurdukları tuzak Ömer’in kendisini önce hapishanede, sonra da bambaşka bir kimlikle aralarında bulmasına neden oldu. Ezel küllerinden doğmuştu ve hapishanede tanıştığı Ramiz dayının desteğiyle intikamını alacaktı. Ama işler o kadar da kolay değildi elbette...

Ezel'e dönüşen Ömer, söylediği yıkıcı cümleler aklımıza kazınan Ramiz dayı, güzelliğiyle hepimizin başını döndüren Eyşan, Cengiz ve Kerpeten Ali...

Diziye sonradan katılan Kenan Birkan ve rol aldığı birkaç bölümde devleşen Sekiz karakterini de unutmamak lazım tabii ki. İşte karakterleriyle, kurgusuyla, derin hikâyesiyle hepimizi ekran başına kilitlemeyi başarmış Ezel dizisinin gelmiş geçmiş en iyi yapımlardan biri olduğunun kanıtları...

Her şeyden önce Ezel dizisinin anlatacak çok sağlam, derin ve detaylarıyla kendine hayran bırakan bir hikâyesi vardı.

Başı sonu belli, her şeyiyle çok doğru bir şekilde işlenmiş, kurgusu çok sağlam olan bu yapımın temellerinin düzgün atılmasının en önemli nedeni hiç kuşkusuz hikâyesiydi. Diğer tüm hikâyesiz, çatısız dizilere inat Ezel’in senaryosunun ilk cümlesinden itibaren son sahnenin nasıl olacağı belliydi. Burada senarist Kerem Deren’i anmadan olmaz elbette…

Rejisiyle, oyuncu kalitesiyle ve müziğiyle bir bütündü.

Teknik yönü çok kuvvetli olan ve Türk dizi kuşağına görüntü yönetmenliği anlamında bambaşka bir soluk getiren Ezel’in oyuncu kalitesi tartışılmazdı. Hem Ömer’i hem de Ezel’i bir araya getirerek karmaşık duygularını bütünüyle yansıtan Kenan İmirzalıoğlu, cümleleriyle hepimizin içini sızım sızım sızlatan Tuncel Kurtiz, güzelliği ve şeytani zekasıyla başımızı döndüren Cansu Dere, yeteceği ve kıvraklığıyla kendini gösteren Yiğit Özşener, resmen gözleriyle oynayan Barış Falay, diziye sonradan katıldıktan sonra hikâyenin aslını öğrenmemizi sağlayan Haluk Bilginer, Kıvanç Tatlıtuğ, Rıza Kocaoğlu ve diğerleri… Hatırladığımızda içimizi burkan müziğini de unutmayalım.

İzleyicide derin duygular uyandıran, bambaşka bir dünyayı gösteren ve yoğunluğuyla ekran başına kilitleyen diyalogları vardı.

Özellikle Ramiz dayıyı canlandıran Tuncel Kurtiz’in sesi her duyduğumuzda tüylerimizi diken diken ediyordu, hatırlarsınız…

Çok net bir şekilde, her bölümün sonunda şaşırmamızı ve bir sonraki haftayı iple çekmemizi sağlayacak bir sahne bulunuyordu.

Sahnelerin sonunu göremediğimiz, bir sonraki sahnede tahmin etmeye çalıştığımız bölümlerdeki geri dönüşler, geleceğe gidişler ve karakterlerin geçmişinden parçalar her seferinde ekran başına kilitliyordu. Dramatik yapıyı doğru bir temel üzerine dolduran bu sahneler her seferinde diziyi neden tekrar tekrar dönüp izlediğimizin de kanıtlarından sadece bir tanesiydi.

Yalnızca tek bir karaktere yoğunlaşılan bölümler dizinin senaryosu, kurgusu ve karakterlerinin üzerine ne kadar çok çalışıldığını gösteriyordu.

Sayfa sayfa çalışıldığı çok aşikar olan karakterlerin her biri oldukça derin ve karmaşıktı. Derin yaraları, içsel hesaplaşmaları, geçmişleri ve gelecekte yaptıklarıyla tüm karakterler sağlam temeller üzerine oturtulmuştu. Özellikle tek bir karaktere yoğunlaşılan bölümlerde bunu net bir şekilde görebiliyorduk.

Basit bir hikâyeden, bir intikamdan yola çıkmasına rağmen neredeyse edebi olabilecek bir eser konumuna geldi.

Çünkü karakterler çok iyi işlenmişti, diyaloglar ve içsel hesaplaşmalarla ortaya çıkan monologlar duygu bombardımanına sebep oluyordu, kurgusu insanaın bir sonraki bölümü heyecanla beklemesine neden oluyordu.

Çok tutmasına ve son sahnesi izlenme rekorları kırmasına rağmen hiçbir şey sündürülmedi, her bölümde seyircinin heyecanını kaybettirmeyecek detaylara yer verildi ve sürükleyiciliği hiçbir zaman son bulmadı.

Özellikle ilk sezonunu değerlendirdiğimizde, dizinin tek bir boş sahnesi bile olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hiçbir katkısı olmayan gereksiz sahneler yerine dramatik yapıya uygun tempoyu besleyen sahnelerin kullanıldığını hatırlarsınız siz de…

Ve son olarak aşkı, sevgiyi, nefreti, şefkati, intikamı, kardeşliği, dostluğu, yoldaşlığı çok net bir şekilde anlattı bize Ezel…

Türk dizi tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yapımlarından biri olan Ezel’in başarısının sırrı da her duyguyu bir arada verebilmesiydi elbette.

BONUS: Bir söylentiye göre Kenan İmirzalıoğlu ile Cansu Dere dijital platform Netflix'te yayınlanacak bir dizi için bir araya gelecek. Bu ikiliyi hepimiz özledik sanki, siz ne dersiniz?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Biz vazgeçmemeyi Ramiz'Den, affetmeyi Ezel'Den, sevgiyi Tefo'Dan, cesurluğu da Kerpeten Ali'Den öğrendik

Gizli Kullanıcı

KADRO 10 , SENARYO 10, KALİTE 9.

Gizli Kullanıcı

BADE'Den dolayı puanı kırdım

sertac-bigun

"Ali-Cengiz oyunu" sözünü bu dizide net bir şekilde görebilirsiniz. He birde 2.sezonun sadece dayının gençliği olduğu sahneler tek video da var. (6saat) Bu arada kolajlayanın da eline sağlık emeğe saygı diyelim.

r2d2

Dizinin asıl kötüsü yakışıklı Serdar'dı amk, Cengiz'inde, Ali'nin de ve hatta Ömer'inde açıklarını kullanıp planı kurdu, Bahar'ı Eyşan üzerinde kullandı ve olaylar başladı.. Ramiz dayı'nın gençliğine bakınca aslında Kenan Birkan'a yaptığı ile Cengiz'in Ömer'e yaptığı arasında bir fark yok.. İkisi de en yakın arkadaşlarının sevdiğine yürümüş.. Ramiz'i burada iyi gösteren Semiha'nın, Kenan ile beraberken Ramiz'e aşık olması. Yanlış hatırlamıyorsam Kenan bir ihanet ile bunu öğreniyor hatta Ramiz tarafından bıçaklanıp ölüme terkediliyordu. Bu sebebe dizi de 2 kişi intikamında haklıydı.. İkisi de sevdikleri için hayatlarının darbesini almış olan, Kenan ve Ezel.

Gizli Kullanıcı

semiha kim lan selma olmasın o

Gizli Kullanıcı

bu arada reiz cengiz de az değil amk :)

r2d2

Semiha yankı diye hatırladım aq

xcomso

ilk sezon 1. bölümden finaline kadar kusursuzdu 2.sezon vasattı ne yani ali peygamber gibi adamdı eyşan gariban sevgiliydi bütün suçlu cengiz miydi amınakoyim dizinin sonunda bir de ezel"le eyşan"ı evlendireydiniz tam olurdu olan bahar'a oldu anasınısatiyim

Gizli Kullanıcı

reyis çok kişi öldü be ve 2. sezon biraz boş tu ama efsane dizi

ferhat-onur

Ali suçluydu ama alinin sebebi vardı eyşanda kardeşi için bi tek cengiz kıskandığı için eyşana göz koydugu için am uğruna sattı ki en yakın kardeşi gibiydi o aliye karşı babasını kullandı eyşana kardeşini bi cengize bişey demediler nerdeyse dünden razıydı aq

Görüş Bildir