Tüm Zamanların En Büyük Dolandırıcısı Sülün Osman'ı Yakından Tanımak İster misiniz?

-

1923'te İstanbul'da doğan Osman Ziya Sülün başta kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları, tramvaylar olmak üzere birçok kamu malını ve tarihi eseri halka satarak ya da kiraya vererek büyük paralar kazanmış. Çevirdiği işler ve yaptığı savunmalarla fıkra gibi bir hayat yaşayan Sülün birçok filme ve kitaba da konu oldu.

1. İlk kurban ev sahibi.

Kiracısı tarafından dolandırılmak birçok ev sahibinin başına gelmiştir ama söz konusu Sülün Osman olunca insan detayları fazlasıyla merak ediyor ama bu konuda fazla bir bilgi yok. Birçok kişinin dedesiyle, babasıyla bir dönem yolu kesişmiştir Sülün'ün. Bu konuda bilgisi olan varsa yorum bırakabilir :)

2. Dolmabahçe Sarayı önünde saat ayarlama parası.

Sülün Osman birkaç arkadaşıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'nın önüne gidip beklermiş. Etraf kalabalıklaşınca arkadaşlarına saatlerini ayarlatır sonra da onlardan saat ayarlama parası alırmış. Duruma anlam veremeyen insanların arasından, bir süre sonra dayanamayıp ''Ne yapıyor bu adam?'' diye soranlar mutlaka oluyormuş. Bunun üzerine her Türk insanı gibi ''Ne kadar kazanıyorsun sen buradan?'' diye muhabbete giren vatandaşlara da geçmiş oluyormuş :) .

3. Taksim Meydanı'na paspas...

Dolmabahçe Sarayı önündeki numarasına benzer bir numara bu da aslında. Önce Taksim Meydanı'na paspas serip oradan geçenlerden 'Burası benim' diyerek para alıyor, daha sonra ''Ne kadar kazanıyorsun sen buradan'' diyenlere komple Taksim Meydanı'nı satıyormuş.

4. ''Kusura bakma hakim bey. Memlekette Galata Kulesi'ni satın alacak eşekler olduğu sürece ben bu kuleyi satarım'''

Galata Kulesi'ni de sahiplenen Osman, mahkemede kendisini bu sözlerle savunmuş. Doğru söze ne denir ki?

5. Tarzan Çetin'in evini satmaya çalışması ve ilk dayağı.

Sülün, Tarzan Çetin'in ormandaki klübesini satmaya kalkınca durumu fark eden Tarzan Çetin'den büyük bir dayak yemiş. Neredeyse hastahanelik olan Sülün ''Daha önce böyle dayak yememiştim'' demiş.

6. Falcılık ve Büyücülük denemeleri.

Zamanla kamu malları üzerindeki fikirleri tükenince bir kere de şansını medyumluktan yana kullanayım demiş ve evlenemeyen kadınları kesin olarak evlendirdiği iddiasıyla sektöre giriş yapmış.

7. Gittiği barda eğlendiği kadınları dolandırması

Sülün, bir barda kadınlarla tüm gece yiyip içip eğlendikten sonra, hesabın o kadınlara ait olduğunu söyleyerek bardan çıkmış. Kendisinin Sülün Osman olduğunu anlayan kadınlar, bizi de satar diyerek korkudan olayın çok üzerinde durmamışlar. Bunun üzerine Sülün Osman ''Adım çıkacağına canım çıksaydı'' demiş :D.

8. Galata Köprüsü'nü satışı ve yakalanışı...

Önceki yöntemlerinden bir farkı yok. İnsanlar köprüden geçiyor, arkadaşları para ödeyince insanlar ''Ne yapıyor bu adam?'' diye sormadan gördüklerini yapıyor ve ardından Galata Köprüsü'ne de talip çıkıyor. Bu olay daha sonra Türk filmlerine konu oluyor. Fakat Sülün Osman'ı yakalatan olay da bu oluyor.

9. Hapishanede ''Alınteri ile Yaşamak'' konulu konferans bile vermiş.

Hemen hemen her röportajında dolandırmaya çalıştığı insanların herhangi birileri ya da fukara olmadıklarını, kolay yoldan para kazanmaya çalışan ve hatta kendisini doladırmaya çalışan kişiler olduğunu belirten Ziya Osman Sülün, 20 Nisan 1962’de hapisteyken 'Alınteri ile Yaşamak' konulu konferans vermiş:

Aziz Nesin'e açtığı dava.

Hayatı ve dolandırıcılıkları birçok filme konu olan Sülün Osman, Aziz Nesin'e bir kitabında Sülün Osman'dan bahsettiği için dava açmış. Kitapta geçen bir söz Sülün Osman'ın manevi duygularını rencide etmiş :D .

10. Zeki Alasya'nın Sülün Osman ile Yaşadığı Anısı

Zeki Alasya, Haldun Taner ve Sülün Osman... Tam bir fıkra değil mi?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
birinci-tekil-birey

Zeki ustayı da andık iyi oldu... Ve ustanın dediği gibi eğer öyle bir salak varsa ve mahkemeye gelirse dayak yemesi lazım.... Tamam da, gelelim bizim köprülere: Köprüyü halkın parasıyla yaptırıp yapana taahhüt vererek (günde şu kadar araç geçecek) taahhüt karşılanmayınca yine halkın parasıyla (köprüyü görmeyenler de dahil) taahhüdü yerine getirmek... Sülün Osman solda sıfır be kardeşim.

srpennywise

ahhah ağzımdan aldın hacı. biz en büyük salağız kullanmadığımız köprünün parasını ödüyoruz

meksus

Bu ülkeden bir halt olmaz hacı, bir millet eğer dolandırıcılara sempati duyuyor, hikayelerini okumaktan zevk alıyor,vay be helal olsun diyorsa, o iş bitmiştir, bir ülkenin gelisebilmesi, halkın refah seviyesinin yükselebilmesi için, insanların birbirlerine saygı göstermesi, adaleti doğruluğu gözetmesi gerekir, ama işte böyle bir toplumda herkes birbirine kazık atma sevdasına düşer, herkes sahtekarlık yapma amacı güder, sonra devlet dairesine gidince de benim verdiğim vergiyle maaşını alanlar, benim işimi halletmiyor diye dert yanar, millet sıra beklerken memur bilgisayardan oyun oynar, öncelikli ahlaklı olmak lazım, insanları böyle dolandırıcılara özendirmemek lazım

erhan-eyidogan

rezil,iğrenç yaratıklar !!! hiç mi insanlık yok sizde ha ? nedir bunlar ha nedir ? nasıl yollarsınız bu pislikleri o tertemiz insanlara ? onlar kalem istiyor, kitap istiyor,okul istiyor,okumak istiyor.onlara yardım elini uzatacağınıza bir de utanmadan sıkılmadan alay ediyor,onları küçük görüyorsunuz. aslında alay edilecek,küçük görülecek biri varsa o da sizlersiniz; hiçbir şeye yaramayan,asalak gibi yaşayan sizler... utanacağınızı bilsem,yüzünüze tükürmek isterdim ama,ondan da anlamazsınız ki siz !!!!!

fitman-cruiser

Asgari ücretin şu an 4000 tl olması lazım.

meksus

Yanıt üçünüze birden beyler, hayırdır ne saçmalıyorsunuz

myenen

hakket reşat, hiç bişe anlamadım 3 yorumdan :)

esen-miray-yilmaz

Hayatını film yapmak lazım aslında. Ama eski Kemal Sunal filmleri tadında çekecek bir yönetmen olmalı. Süper komedi filmi olur.

lusss

Ülkenin komedi anlayisida değişti o filmlerin sıcaklığı yakalanmıyor kemal sunal gibi bir oyuncuda yok şuanda

esen-miray-yilmaz

O zaman komedi anlayışı bana göre bir hayli düşüşte. Neye güldüğün zekanı gösterir, bence şimdi ki komedi filmleri sadece bel altı vuran garibeler. Beni güldüremüyorlar...

yb-yavuz

Hayır.

erlik

Eskiden insanların lakap olayına hastayım. Sülün Osman. Tarzan Çetin vs. Babamında bu şeklide bir sürü arkadaşı vardı. Bu bizim nickname olayı yalan. Lakaplar ama efsane. Kişiyle yaşıyor. Not: liseliler gaza gelmeyin Mc. DJ falan sayılmıyor.

Başlıklar

İstanbulkadınlarolay
Görüş Bildir