Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tüm Yönleriyle Mümkün Olup Olamayacağı Bilim Çevrelerince En Çok Tartışılan Konu: Işınlanma

-

Star Trek filmleri bizlere ışınlanmanın basit bir şey olduğunu ve göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşebileceğini gösterdi. Peki durum gerçekten öyle mi? Filmlerde gördüğümüz bu senaryo gerçekten bir gün mümkün olabilecek mi?

Kaynak: http://www.sciencealert.com/watch-the-we...

Işınlanmanın mümkün olup olamayacağı hakkında fizik bilimi ne söylüyor?

Işınlanmanın mümkün olması için sizi ışınlayacak olan cihazın ilk önce tüm bedeninizi en küçük taneciğine kadar taraması, atomlarına ayırması ve bu atomları tekrar bir araya gelerek sizi oluşturacakları noktaya göndermesi gerekiyor.

Ve bu açıklama, bir takım soruları beraberinde getiriyor.

Diğer tarafta birleşen atomlar gerçekten siz misiniz, yoksa siz olduğunu düşünen bir kopyanız mı? Işınlanma gerçekleştiğinde, filmlerde gördüğümüz o makinenin içinde kalan bir orijinal versiyonunuz olacak mı? Eğer olacaksa hangisi "gerçek siz" olacak?

Bilimin bakış açısıyla ışınlanmanın mümkün olup olmadığının anlaşılması için tüm bu soruların cevaplanması gerekiyor.

Ünlü yazar Jennifer Ouellette, kuantum mekaniği açısından bakıldığında ışınlanmanın mümkün olmadığını belirtiyor:

"Bir düşünün: Bu süreçte tüm atomlarınızın taranıp yok edilmesi gerekiyor çünkü kuantum mekaniğine göre bir canlının klonlanması mümkün değil. Daha sonra yalnızca bedeniniz değil, sizinle ilgili tüm bilgiler yeni bir noktaya ışınlanacak ve bir grup yeni atom hatıralarınızla, kişilik özelliklerinizle ve doğum lekesine varıncaya kadar tüm fiziksel özelliklerinizle yeni bir siz meydana getirecek..."

Kısacası elimizde, belirli bir şekilde birleşmeleri beklenen bir yığın atom var...

Üstelik bu atomların yalnızca sizi meydana getirecek şekilde birleşmeleri de yetmiyor: Bu birleşmenin yaşayan, nefes alan, bilinçli sizi meydana getirmesi gerekiyor. Ayrıca ışınlanmanın istendiği zaman istendiği kadar gerçekleştirilebilmesi için bu sürecin defalarca kez tekrarlanabilir olması da şart...

Işınlanma düşüncesinin ortaya çıkardığı sorunlar bu kadarla da sınırlı değil...

Işınlanma olayını tecrübe eden kişi olduğunuzu hayal ederseniz, en küçük atomlarınıza kadar parçalanacağınız bu sürecin tamamında bilincinizin yerinde olmasının mümkün olmayacağını tahmin edebilirsiniz. Hatta seçilen yeni noktada yeni atomların oluşturduğu kopyanız hayatına mutlu mutlu devam ederken sizin sonsuza kadar "hiçliği" hissetmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Bu da gösteriyor ki ışınlanma, zannettiğimiz gibi yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek anlamına gelmiyor olabilir.

Az önce açıkladığımız bilgiler ışığında baktığımız zaman, ışınlanmanın teorik olarak tamamen yeni ve farklı bir bilinç durumu yaratmak zorunda olduğunu görürüz. Yeni bir noktaya taşınan bedeniniz, kişiliğiniz ve hatıralarınız tamamen siz olan, ama aslında ışınlanma makinesinin içinde bilincini kaybeden asıl sizin bir kopyası olan yeni bir siz meydana getirecek, kısacası bir yandan hem siz olacak, hem de olmayacaktır.

Peki bu bir problem mi?

Şu an için ışınlanma teknolojisi hakkında yürütülen fikirlerin bu teknolojinin inşasının mümkün olması durumunda ne gibi sonuçlar doğurabileceği bilinmiyor, yalnızca tahmin edilebiliyor. Ancak bilim insanlarının aklındaki tüm sorulara gelecekte cevap bulunabilmesi durumunda, küçük bir ihtimal olsa da ışınlanma mümkün olabilir. Geleceğe ışınlanıp bir baksak mı acaba?

BONUS: Konuyla bağlantılı eğlenceli bir kısa film: "One Minute Time Machine"

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
matrcomes

ahahahaha :D

birinci-tekil-birey

Skati vardı uzay yolunda... Kaptan körk buna "ışınla bizi skati" derdi ve garip bir efektle kaybolurlardı. Sonra da ışınlamanın boktan tarafı "sinek" filmiyle tanıştık (Yukarıdan 5.foto). Kabine jef goldblum abimiz dal şafak girerken o arada bi de sinek giriyordu sonra abimiz ufak ufak kocaman bi sinek oluyodu. Neyse geçelim abi bu işleri, paramız yok dolar aldı yürüdü, biz onlara bakalım.

erlik

Kalkıp az yürüyün. Bu kadar üşengeç olmayın.

alp_er

ışınlanma biz insanoğluna fazla ve gereksiz. önce insanlığı öğrenelim sonra insan olarak ışınlanırız.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimStar tv
Görüş Bildir